Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şap Hastalığı

Kapsül Haber Ajansı - Şap Hastalığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şap Hastalığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor Haber

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor

Dünya genelinde yaklaşık 1,6 milyar sığır bulunurken, Türkiye’de sığır varlığı 2025 yılı sonunda 17,5 milyonu aştı. Bu büyüklük, yalnızca sığır sağlığını değil; hayvancılığın sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve üretimin devamlılığı açısından da önemli bir başlık haline getiriyor. Sınır aşan hayvan hastalıkları, iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç küresel risklerin başında gelirken, yeni teknolojiler ve yapay zekâ destekli yetiştiricilik uygulamaları da bu sorunlara yönelik çözüm arayışlarının önemi bir parçası haline geliyor. Sığır sağlığının geleceğini belirleyen bu gündem Eylül ayında İstanbul’a taşınacak. Dünyanın sığır ve diğer geviş getiren hayvan sağlığı alanındaki en önemli bilimsel buluşması olan 33. Dünya Buiatri Kongresi (WBC 2026), 6-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İlk kez 1960 yılında düzenlenen kongre, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’ye gelecek. 84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor Haber

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor

84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir'de Çiftçiye Buzağı Kiti ve Dezenfektan Desteği Haber

İzmir'de Çiftçiye Buzağı Kiti ve Dezenfektan Desteği

Büyükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan 3 bin 500 çiftçiye bağışıklığı güçlendirecek ürünlerin yer aldığı buzağı kiti ve dezenfektan dağıtımı yapıldı. Kınık’tan başlayan dağıtımlar diğer ilçelerde devam ederken, çiftçiler hastalıklara karşı bilgilendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, artan girdi maliyetlerinin yanı sıra şap hastalığı ve buzağı ölümleriyle mücadele eden çiftçileri yalnız bırakmadı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kentin et ve süt varlığını tehdit eden hastalıklarla mücadele için büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu ilçelerdeki çiftçilere dezenfektan ve buzağı kiti desteğinde bulundu. Kınık’ta başlatılan dağıtımlarda buzağıların hijyenini ve bağışıklığını artırmaya yönelik hazırlanan paketler çiftçilere ulaştırıldı. Hazırlanan kitlerde biberon, emzik, göbek klipsi, bağışıklık sistemini destekleyici ağız pastası, sağım öncesi ve sonrası meme daldırma kabı, meme dezenfektanı, kova ve toz dezenfektana yer verildi. Türkiye’nin süt üretiminde lider kenti İzmir’de, Beydağ, Bayındır, Ödemiş, Tire, Kiraz başta olmak üzere büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu ilçelerdeki toplam 3 bin 500 çiftçiye buzağı kiti desteği sağlandı. Buzağı ölümleri Türkiye’de yüzde 20 oranında Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, şap hastalığı ve buzağı ölümlerine dikkat çekerek, “Şap hastalığı, çift tırnaklılarda görülen son derece bulaşıcı bir hastalıktır. Et ve süt ürünlerinde düşüşlere ve ciddi ticari kısıtlamalara neden olmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, öncelikli hedefimiz, ülkemizde ve ilimizde yoğun olarak görülen şap hastalığına karşı bir önlem almaktı. Bunun dışında, buzağı kayıpları ise ülkemizin en büyük problemlerinden birisi. Buzağı kayıplarında ölüm oranı dünyada yüzde 3-4’lerdeyken Türkiye’de bu oran maalesef yüzde 15-20’lerde. Bu oranın bu kadar yüksek olmasının en önemli sebeplerinden birisi, buzağıların doğduktan sonra bakımlarının yeterince hijyenik ortamlarda yapılmaması ve bağışıklık sistemlerinde eksiklikler olması” diye konuştu. “Buzağı kitinin yanında çiftçiyi hastalıklara karşı eğitiyoruz” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla şap hastalığı ve buzağı ölümlerine karşı hızlı bir önlem aldıklarını ifade eden Bülent Üngür, “Hazırladığımız buzağı kitlerini ve toz dezenfektanlarını üreticilerimize ulaştırmak için dağıtıma başladık. İzmir’de yaklaşık 1 milyon civarında büyükbaş hayvan var. Büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin lider şehirlerinden biri olan İzmir’imizde, özellikle et ve süt veriminde düşüşe yol açan bu hastalığa karşı önlem almamız gerekiyor. Bundan dolayı da Kınık ilçemizde başladığımız buzağı kiti dağıtımına İzmir’in diğer ilçelerinde de devam edeceğiz. Buzağı kitiyle birlikte, çiftçilerimizi bu konuda eğitiyoruz ve bilgilendiriyoruz. Hazırladığımız broşürlerle de buzağı kiti içeriğinin nasıl kullanılacağına dair bilgilendirme yapıyoruz” dedi. “Üretim yapmak şu an zor” Kınık Osmaniye Mahalle Muhtarı Gülşen Pınar ise yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çok iyi bir çalışma oldu. Şap hastalığı oldukça yaygın. Bu nedenle köylerimiz ve hayvan yetiştiricilerimiz için çok faydalı oldu, teşekkür ediyoruz. Desteklerin özellikle küçük üreticilere yönelik olması çok daha anlamlı. Üretim yapmak artık oldukça zor, her şey çok pahalı. Şap hastalığı da ilerlemiş durumda. Bu destekler gerçekten çok iyi oldu” dedi. “Şap şu an her tarafımızı sardı” Kınık Kocaömer Mahalle Muhtarı Hasan Yıldız da desteklerden memnuniyet duyduklarını belirterek, “Çok güzel destekler. Daha önce de arı desteği almıştım, bu desteklerin devam etmesini istiyoruz. Şap hastalığı şu an her tarafı sarmış durumda. Bu hizmet tam zamanında yapıldı. Hayvan giriş çıkışları da denetlenirse hastalığın önüne geçmek daha kolay olur. Sıkıntıların geçeceğine inanıyoruz. Hizmetler güzel, devamını diliyoruz” dedi. “Süt ucuz, yem pahalı; bir de hastalık çıktı” Kınıklı üretici Özcan Doğan çiftçinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekerek, “Biz çok memnun kaldık, teşekkür ederiz. Keşke herkes çiftçisine böyle sahip çıksa. Hayvancılık iyi değil, kötü gidiyoruz. Süt bugün çok ucuz, yem pahalı. Masraf çok. Bununla beraber bir de hastalık çıktı. Şu an hayvanlarımız hazır yiyor, dışarı salamıyoruz. Meralarımız var ama şap hastalığından dolayı dışarı salamıyoruz. İşin içinden çıkamıyoruz. Tarım Bakanımız görmüyor mu bu durumları? Büyükşehir’in verdiği bu kitler çok güzel” ifadelerini kullandı. “Bu yardımları bekliyordum” Dağıtılan kitlerin üretici için önemli bir maliyeti önlediğini söyleyen Özcan Doğan, “Biz bunları veterinerden parayla alsak çok büyük para. Bu yardımları bekliyordum. Ne yapalım elimiz kolumuz bağlı. Süt zaten para etmiyor. Hayvancılık bitti. Kınık’ın Kocaömer Mahallesi’nde 3 kişi kaldık” diye konuştu. “Destekler çok iyi” Muzaffer Çimen ise “Bizim sıkıntımız sütün para etmemesi, yemin pahalı olması. Buna bir çözüm getirilmesi lazım. Bu destekler çok iyi” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanlar Açıkladı: Şap Hastalıklı Hayvanın Yoğurdu Nasıl Anlaşılır? Tüketici Ne Yapmalı? Haber

Uzmanlar Açıkladı: Şap Hastalıklı Hayvanın Yoğurdu Nasıl Anlaşılır? Tüketici Ne Yapmalı?

Son dönemde hayvancılık sektörünün gündemini meşgul eden Şap Hastalığı (Şap), tüketicilerin süt ve süt ürünleri, özellikle de yoğurt ve peynir gibi temel gıdaların güvenilirliği konusunda endişelenmesine neden oluyor. Peki, şap hastalığı taşıyan bir hayvandan üretilmiş yoğurt, görünüş veya tat olarak anlaşılabilir mi? Şap Hastalığı Nedir ve İnsan Sağlığına Etkisi Öncelikle en önemli bilgi: Şap Hastalığı, büyükbaş ve küçükbaş hayvanları etkileyen viral bir enfeksiyon olmasına rağmen, insanlara bulaşma riski (zoonoz riski) çok düşüktür ve bu hastalıktan dolayı ciddi bir salgın riski beklenmemektedir. Uzmanlar, şap hastalığı olan hayvandan elde edilen sütün veya yoğurdun tadında, kokusunda veya görünümünde belirgin, ayırt edici bir değişiklik olmayacağını belirtiyor. Bu nedenle, yoğurdun durumunu sadece duyusal analizle anlamak neredeyse imkansızdır. Şap Hastalığı Yoğurtta Nasıl Etkisiz Hale Gelir? Gıda Güvenliği otoriteleri, süt ürünleri tüketicilerini rahatlatan kritik bir noktaya dikkat çekiyor: Pastörizasyon ve Kaynatma: Şap virüsü, ısıya karşı dayanıksızdır. Süt, 70°C ve üzeri sıcaklıklara ulaştığında (pastörizasyon veya kaynatma işlemi sırasında) virüs büyük ölçüde yok olur. Fermentasyon: Yoğurt, sütün fermentasyonu (mayalanması) ile üretilir. Bu süreçte oluşan düşük pH (asitlik) seviyesi de virüsün canlılığını sürdürmesini engeller. Sanayi Üretimi: Market raflarındaki endüstriyel olarak üretilmiş (pastörize) yoğurtlar ve sütler, uygulanan ısıl işlemler sayesinde güvenle tüketilebilir. Risk, genellikle pastörize edilmemiş çiğ süt ve bu sütten evde yapılan ürünlerde daha yüksektir. Tüketici Olarak Nelere Dikkat Etmelisiniz? Şap tehdidine karşı tüketicilerin yapması gerekenler, hijyen ve kaynağı doğrulama konularına odaklanmalıdır: Lisanslı Ürünleri Tercih Edin: Her zaman Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenen, lisanslı ve kayıtlı işletmelerin pastörize ürünlerini tercih edin. Çiğ Süt Riskini Yönetin: Çiğ süt alıyorsanız, kaynağının güvenilir olduğundan emin olun ve kullanmadan önce mutlaka iyice kaynatın. Ambalajı Kontrol Edin: Ürünün son kullanma tarihini ve ambalaj bütünlüğünü kontrol edin. Unutulmamalıdır ki, yetkililer şap hastalığının yayılmasını engellemek için karantina ve aşılama çalışmaları yürütmektedir. Tüketicinin yapması gereken en iyi şey, panik yerine bilinçli tercihler yapmaktır.

Besicilerin Su Faturasının Yüzde 50’si Kayseri Büyükşehir’den Haber

Besicilerin Su Faturasının Yüzde 50’si Kayseri Büyükşehir’den

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın başkanlığında başlayan Büyükşehir Belediyesi Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda 96 madde görüşülerek karara bağlandı. Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Kasım ayı Meclis Toplantısı Büyükşehir Belediyesi Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç başkanlığında Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 59 asıl ve 37 ek olmak üzere toplam 96 gündem maddesi görüşülerek karara bağladı. ‘Kayseri’de hayvancılığı desteklemek amacıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın TÜRKVET sisteminde hayvancılık yaptığına dair aktif işletme kaydı olan, T.C. kimlik veya işletme numarası ile uyumlu su aboneliği bulunan şahısların yıllık 3 bin ton su tüketim bedeline kadar yansıtılacak su faturalarının yüzde 50’sinin 31 Aralık 2026 tarihine kadar Kayseri Büyükşehir Belediyesi bütçesinden karşılanması talebi’ meclis üyelerince görüşüldü. Hayvancılıkla uğraşan üreticilere sunulan su faturasına yüzde 50 destek projesi kapsamında 2025 yılında sunulan katkıya dair bilgiler veren Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, yaklaşık bir yılda 9 bin 554 aboneye 16 milyon 529 bin TL’lik su faturası desteği sağladıklarını kaydetti. KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan da projenin hayata geçtiği günden bu yana üreticilere sağlanan desteğin 38 milyon 500 bin lirayı bulduğunu söyledi. “Üretene Minnettarız ve Hizmetkârız” Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi CHP Akkışla Meclis Üyesi Kasım Aydoğan, Şap hastalığı ile ilgili yaşanan soruna çözüm üretme noktasında destek talebi üzerine, Şap hastalığı ve benzeri hayvan hastalıkları konusunda da üreticilere ilaç desteği verebileceklerini belirterek, “İlaç konusunda yardımcı olalım. Yeter ki üreten olsun. Üretene minnettarız ve hizmetkârız. Meclisimizden bu konuda bir tereddüt oluşmaz, destek çıkar” dedi. Büyükkılıç, Kayseri’de 400 binin üzerinde büyükbaş, 1 milyonun üzerinde de küçükbaş bulunduğunu ifade ederek, üreticileri desteklediklerini söyledi. Açıklama ve konuşmaların ardından Başkan Büyükkılıç, talebi oylamaya sunarken talep, oy birliği ile kabul edildi. ‘Mülkiyeti Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ait, Melikgazi İlçesi, Altınoluk Mahallesi, 7193 ada, 6 parselde bulunan sosyal tesisin Kayseri Spor Etkinlikleri Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş. (Spor A.Ş.)’ye tahsis edilmesi talebi’ de meclis üyelerince görüşülerek karara bağlandı. İlgili gündem maddesine dair açıklamalarda bulunan Büyükkılıç, “Altınoluk bölgemize tesisimiz hayırlı, uğurlu olsun. İnşallah o bölgede sosyal, kültürel bağlamda 6 bin metrekare büyüklüğünde güzel bir tesis ortaya çıktı, tamamlandı. Biz tahsis edelim, arkadaşlarımız da orada hizmetleriyle bölge insanlarını buluştursun” dedi. Talep, meclis üyelerince oy birliği ile kabul edildi. Başkan Büyükkılıç, mecliste alınan kararların hayırlı olması temennisinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.