Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sarı Nokta

Kapsül Haber Ajansı - Sarı Nokta haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sarı Nokta haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Göz Muayenesi İhmal Edilmemeli Haber

Göz Muayenesi İhmal Edilmemeli

Prof. Dr. Şener, “Göz hastalıklarında erken tanı, görmeyi korumanın en önemli adımlarından biridir. Glokom, sarı nokta hastalığı, diyabete bağlı retina hasarı ve katarakt gibi birçok hastalık, erken dönemde fark edildiğinde tedavi süreci daha etkili yönetilebilir. Bu nedenle göz muayenesi yalnızca görme bulanıklığı başladığında değil, düzenli aralıklarla yapılmalıdır” dedi. Göz hastalıkları sinsi ilerleyebilir Görme sağlığı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ancak birçok kişi göz muayenesini yalnızca gözlük ihtiyacı ya da belirgin görme kaybı ortaya çıktığında gündemine alıyor. Oysa bazı göz hastalıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor ve fark edildiğinde kalıcı hasara yol açabiliyor. Özellikle glokom, diyabete bağlı retina hastalıkları ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi rahatsızlıklar erken dönemde sessiz seyredebiliyor. Ani görme azalması, bulanık görme, ışık çakmaları, göz önünde uçuşmalar, gece görüşünde bozulma, gözde ağrı, kızarıklık veya ışık hassasiyeti gibi belirtiler ise ihmal edilmemesi gereken uyarılar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Şener, “Göz hastalıklarının bir kısmı hastanın günlük yaşamında belirgin bir şikâyet oluşturmadan ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli muayene, hastalığı henüz tehlikeli evreye gelmeden yakalamak açısından kritik önem taşır. Görme kaybı geliştikten sonra değil, görmeyi koruyacak aşamada harekete geçmek gerekir” diye konuştu. Yapay zekâ destekli muayene erken tanıyı güçlendiriyor Göz sağlığında teknolojik gelişmeler, tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaratıyor. Yapay zekâ destekli görüntüleme ve analiz sistemleri; hastanın göz yapısını, retina ve sarı nokta durumunu, kornea özelliklerini ve biyometrik parametrelerini kısa sürede değerlendirerek hekimlere tanı sürecinde önemli veriler sunabiliyor. Prof. Dr. Şener, yapay zekâ destekli teknolojilerin özellikle erken teşhis açısından önemli bir yardımcı rol üstlendiğini belirterek, “Geleneksel muayene yöntemlerinin ötesine geçen yeni nesil teknolojiler, hastanın göz yapısını çok sayıda parametre üzerinden analiz edebiliyor. Retina, sarı nokta, kornea ve glokom açısından risk oluşturan bulgular, ileri evreye gelmeden değerlendirilebiliyor. Tıbbın geleceği veriye dayalı öngörü; ancak bu verilerin doğru yorumlanması hekim tecrübesiyle mümkündür” dedi. Yapay zekâ destekli analizlerin, yalnızca hastalıkların tespitinde değil, aynı zamanda lazer ve premium lens gibi cerrahi uygulamalara uygunluğun değerlendirilmesinde de yol gösterici olabildiğini belirten Prof. Dr. Şener, hastaya en uygun tedavi planının belirlenmesinde teknolojik veriler ile hekim deneyiminin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Düzenli muayene, görme kaybına karşı en güçlü adım Dünya Görme Günü kapsamında toplumun göz sağlığı konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirten uzmanlar, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubunda düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekiyor. Gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemleri ve yapay zekâ destekli analizlerden de yararlanılarak hastalıklara erken dönemde müdahale edilebiliyor. Prof. Dr. Şener, Dünya Görme Günü vesilesiyle yaptığı çağrıda, “Göz sağlığı ertelendiğinde sonuçları yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. Bugün, düzenli göz muayenesini hatırlamak ve görme sağlığını korumak için önemli bir fırsat. Görmeyi korumanın yolu, şikâyet beklemeden muayene olmak ve erken tanının gücünden yararlanmaktır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göz Sağlığını Korumanın 10 Yolu    Haber

Göz Sağlığını Korumanın 10 Yolu  

Dünya Görme Günü, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek amacıyla tüm dünyada her yıl Ekim ayının ikinci Perşembe günü kutlanıyor. Bu yıl 08 Ekim 2026 tarihinde kutlanan Dünya Görme Günü, göz sağlığı konusunda farkındalık yaratmak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kişinin önlenebilir veya henüz tedavi edilmemiş bir görme bozukluğundan etkilendiğini hatırlatan Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör şunları söyledi: “Göz sağlığı, genel sağlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Gözlerimizi ihmal etmeden korumamız gerekiyor. Dünya Görme Günü’nde biz Türk hekimleri de toplumda göz sağlığı bilincini artırmak için çalışmalar yürütüyoruz.” Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Körlüğü Önleme Ajansı iş birliğiyle düzenlenen etkinlikler ve farkındalık çalışmaları kapsamında, göz hekimleri ve uzmanlar her bireyin göz sağlığını koruması için bilinçlendirme faaliyetleri yürütüyor. Türk Oftalmoloji Derneği, Türkiye’de en sık görülen göz hastalıklarının başında katarakt, glokom, makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı), diyabete bağlı göz sorunları ve çocuklarda göz tembelliği, şaşılık ve miyopi geldiğini vurguladı. Bu hastalıkların büyük bölümü, düzenli kontroller ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabiliyor. Prof. Dr. Kıvanç Güngör, “Düzenli göz muayeneleri, görme kayıplarını önlemede en güçlü silahımızdır” diyerek erken teşhisin önemine dikkat çekti. Gözlerimizi korumanın 10 yolu Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör, herkesin göz sağlığını korumak için aşağıdaki on kuralı uygulaması ve çevresindekileri bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı: 1. Gözlerinizi sevin, göz sağlığınıza önem verin Doktorunuzun önerileri doğrultusunda belirli aralıklarla göz muayenelerinizi yaptırın. Görme yetinizde bir problem olmasa bile, belirli aralıklarla göz kontrolleri yaptırmanız, şikayetleriniz gelişmeden önce hastalığın erken aşamada tespit edilmesi ve önlenmesinde yardımcı olacaktır. Ayrıca göz muayenesi ile sadece göz hastalıkları değil sistemik ve nörolojik hastalıkların tanısı da konabilmektedir. 2. Sağlıklı ve dengeli beslenin. Sağlıklı beslenmek göz sağlığı için de önem taşımaktadır. Göz sağlığını destekleyen vitamin ve mineralleri içeren besinler (A, B, C, D ve E vitaminleri, çinko, omega-3 yağ asitleri) tüketin. 3. Sigara kullanmayın. Sigara kullanımı katarakt ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu riskini artırdığı için sigaradan uzak durun. 4. Gözlerinizi UV Işınlarından Koruyun. Dış mekanlarda güneş gözlüğü kullanarak zararlı ultraviyole ışınlardan korunun, çıplak gözle güneşe direk bakmaktan kaçının. 5. Gözlerinizde kaşınma veya tahriş olduğunda temizliğe dikkat edin. Ellerinizi yıkamadan gözlerinize dokunmayın ve göz hijyenine özen gösterin, makyaj malzemelerinizi başkaları ile paylaşmayın. 6. Ekran karşısında 20/20/20 kuralını uygulayın: Ekrana uzun süre bakmak göz kuruluğu, göz yorgunluğu ve baş ağrısına sebep olur. Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunce gözlerinizi kapatarak gözyaşı dağılımını sağlayın ve 20 saniye boyunca, 6 metre uzaktaki bir noktaya bakarak gözlerinizi dinlendirin. Ayrıca çocuklarda uzun süreli özellikle yakından tablet, telefon kullanımı miyopi gelişmesi ve artması riskini beraberinde getirmektedir. 7. Koruyucu gözlük veya ekipman kullanın: Odun kesme, kaynak gibi tehlikeli işler; sporlar veya kimyasal işler yaparken uygun göz koruyucu ekipman kullanın. 8. Diyabet ve Hipertansiyon gibi hastalıkları kontrol altında tutun. Toplumda sık görülen diyabet ve hipertansiyon gibi sistemik hastalıklar, göz sağlığınızı doğrudan etkileyerek körlüğe kadar gidebilir bu nedenle sistemik hastalıklarda göz kontrolü büyük önem taşımaktadır. 9. Çocuklarda göz sağlığına dikkat edin. Görme duyusunun geliştiği, öğrenildiği çocukluk döneminde düzenli göz muayenelerini ihmal etmeyin. Ailede olan göz problemlerinin kalıtım ile geçebileceğini unutmayın. Çocuklarınızın, günde en az iki saat dış ortamda vakit geçirmesini teşvik edin. Bu miyopi riskini azaltır. 10. Uzun süreli göz makyajından ve eski kozmetik ürünlerden kaçının. Göz makyaj malzemelerinizi zamanında değiştirin, son kullanma tarihlerine dikkat edin ve fırçalarınızı düzenli olarak temizleyin. Bu yaklaşım göz enfeksiyonlarını ve alerjik reaksiyonları önlemeye yardımcı olur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalitesiz Güneş Gözlüğü Katarakt Riskini Artırabiliyor Haber

Kalitesiz Güneş Gözlüğü Katarakt Riskini Artırabiliyor

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Optisyenlik Programından Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirdi. Güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ediyor Yaz aylarıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.” diye konuştu. Koyu cam her zaman daha fazla koruma sağlamıyor Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, şöyle devam etti: “Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır.” Her mevsimde aynı güneş gözlüğünü kullanmak doğru değil Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve “Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu. Farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Güneş gözlüğü cam kategorilerinde cam koyuluğu kategori 0'dan kategori 4'e doğru artmakta olup günlük kullanım için en yaygın tercihler kategori 2 ve kategori 3 camlardır. Kategori 4 camlarla araç kullanılması önerilmemektedir. Bu nedenle İstanbul'da mart ayında kullanılan bir güneş gözlüğü ile temmuz ayında kullanılan güneş gözlüğünün cam kategorisinin aynı olması her zaman doğru bir tercih değildir. Tek bir güneş gözlüğünü dört mevsim kullanmak çoğu zaman yeterli görsel konforu ve korumayı sağlamayabilir. Hatta güneş ışığının daha az olduğu dönemlerde gereğinden koyu cam kullanılması, göze ulaşan ışık miktarını azaltarak görme performansını olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde aynı mevsimde farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir. Örneğin temmuz ayında İstanbul ve Trabzon gibi farklı iklim özelliklerine sahip şehirlerde, optimum görsel konfor ve koruma sağlayacak cam kategorileri farklılık gösterebilir. Kısacası, nasıl ki tek bir ayakkabıyla dört mevsimi geçirmek mümkün değilse, tek bir güneş gözlüğüyle de her mevsimde aynı görsel konforu ve korumayı sağlamak mümkün değildir.” Kategori 4 camlarla araç kullanılmamalı Dr. Özdemir, kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirterek, “Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.” dedi. Büyük çerçeveli gözlükler daha etkili koruma sağlayabiliyor Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.” diye konuştu. Güneş gözlüğü güvenilir satış noktalarından alınmalı Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, “Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her Güneş Gözlüğü Gözleri Korumuyor! Haber

Her Güneş Gözlüğü Gözleri Korumuyor!

UV koruması bulunmayan güneş gözlüklerinin gözleri korumak yerine zarar verebileceğine dikkat çeken Optisyenlik Programından Dr. Naz Esin Başkan Özdemir, yanlış ürün seçiminin göz sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabileceği konusunda uyardı. Dr. Özdemir, uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın katarakt, kornea hasarları ve sarı nokta hastalığı riskini artırabileceğini belirterek, “Güneş gözlüğü estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Optisyenlik Programından Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirdi. Güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ediyor Yaz aylarıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.” diye konuştu. Koyu cam her zaman daha fazla koruma sağlamıyor Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, şöyle devam etti: “Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır.” Her mevsimde aynı güneş gözlüğünü kullanmak doğru değil Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve “Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu. Farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Güneş gözlüğü cam kategorilerinde cam koyuluğu kategori 0'dan kategori 4'e doğru artmakta olup günlük kullanım için en yaygın tercihler kategori 2 ve kategori 3 camlardır. Kategori 4 camlarla araç kullanılması önerilmemektedir. Bu nedenle İstanbul'da mart ayında kullanılan bir güneş gözlüğü ile temmuz ayında kullanılan güneş gözlüğünün cam kategorisinin aynı olması her zaman doğru bir tercih değildir. Tek bir güneş gözlüğünü dört mevsim kullanmak çoğu zaman yeterli görsel konforu ve korumayı sağlamayabilir. Hatta güneş ışığının daha az olduğu dönemlerde gereğinden koyu cam kullanılması, göze ulaşan ışık miktarını azaltarak görme performansını olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde aynı mevsimde farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir. Örneğin temmuz ayında İstanbul ve Trabzon gibi farklı iklim özelliklerine sahip şehirlerde, optimum görsel konfor ve koruma sağlayacak cam kategorileri farklılık gösterebilir. Kısacası, nasıl ki tek bir ayakkabıyla dört mevsimi geçirmek mümkün değilse, tek bir güneş gözlüğüyle de her mevsimde aynı görsel konforu ve korumayı sağlamak mümkün değildir.” Kategori 4 camlarla araç kullanılmamalı Dr. Özdemir, kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirterek, “Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.” dedi. Büyük çerçeveli gözlükler daha etkili koruma sağlayabiliyor Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.” diye konuştu. Güneş gözlüğü güvenilir satış noktalarından alınmalı Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, “Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Kalitesiz güneş gözlükleri ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanımının önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Özdemir, “Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılması; katarakt gelişim riskinin artmasına, kornea hasarlarına, göz yüzeyinde tahriş ve hassasiyete, sarı nokta bölgesinde hasara ve görme kalitesinde bozulmalara neden olabilir. Özellikle çocuklar, açık havada çalışan bireyler ve güneşe uzun süre maruz kalan kişiler risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.” dedi. Çocukların gözleri daha fazla korunmalı Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, “Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluk mutlaka dikkate alınmalıdır.” diye konuştu. Güneş gözlüğü bir moda ürünü olmanın çok ötesinde Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Tüketicilerin yalnızca fiyatına, markasına veya görünümüne göre değil; UV korumasına, standartlara uygunluğuna ve satın aldıkları satış noktasının güvenilirliğine göre seçim yapmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.