Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şarj Altyapısı

Kapsül Haber Ajansı - Şarj Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şarj Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Toplu Taşımada Yeni Dönem: Dysons Australia Veri Odaklı Sistemle Standartları Yükseltti Haber

Toplu Taşımada Yeni Dönem: Dysons Australia Veri Odaklı Sistemle Standartları Yükseltti

Toplu taşıma sektöründe dijitalleşme hız kazanırken, Avustralya merkezli Dysons Australia dikkat çeken bir dönüşüme imza attı. Şirket, teknoloji altyapısını sadeleştirerek ve veri odaklı yeni bir platforma geçiş yaparak toplu taşımada yeni bir standart oluşturdu. Consat Telematics ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Dysons, araç filosundaki teknoloji sağlayıcı sayısını 13’ten 6’ya düşürürken, tüm operasyonlarını tek bir entegre platformda toplamayı başardı. Parçalı Sistemlerden Tek Platforma Geçiş Dysons Australia’nın dijital dönüşüm süreci, CIO Mark Brown’ın göreve başlamasıyla hız kazandı. Yapılan analizlerde, şirketin 60’tan fazla uygulama ve 13 farklı teknoloji sağlayıcıyla çalıştığı, sistemlerin ise birbirinden kopuk olduğu belirlendi. Bu durumun operasyonel verimliliği düşürdüğünü gören şirket, radikal bir karar alarak tüm sistemi yeniden yapılandırdı. Amaç: Veri bütünlüğü sağlamak Operasyonları sadeleştirmek Geleceğe uyumlu bir altyapı kurmak Consat Telematics ile Stratejik Ortaklık 20’den fazla teknoloji sağlayıcının değerlendirildiği süreç sonunda, Consat Telematics teknik kapasitesi ve veri altyapısı sayesinde tercih edildi. Yeni sistem ile birlikte: Araç takibi (real-time) Telematik veriler Yolcu sayımı Sürücü destek sistemleri Elektrikli araç yönetimi tek bir platform altında birleştirildi. Eğitim Süresi 10 Günden 2 Güne Düştü Yapılan dönüşüm kısa sürede somut sonuçlar verdi. En dikkat çeken gelişmelerden biri: Sürücü eğitim süresinin 10 günden 2 güne düşmesi oldu. Bu gelişme, hem operasyonel maliyetleri düşürdü hem de personel adaptasyon sürecini hızlandırdı. Dysons CIO’su Mark Brown, sistemin başarısını şu sözlerle özetledi: “En büyük filoya sahip olmayabiliriz ama kesinlikle en iyi veriye sahibiz.” Veri ile Yeni İş Modelleri Yeni platform sadece operasyonları iyileştirmekle kalmadı, aynı zamanda Dysons’a yeni fırsatlar da sundu. Şirket, elde ettiği yolcu verilerini kamu otoriteleriyle paylaşarak: Yeni iş birlikleri kurdu Finansman fırsatları yarattı Kamu ile entegrasyonu güçlendirdi Elektrikli Araç Geleceğine Hazır Dysons Australia’nın dönüşüm sürecinde en kritik başlıklardan biri de elektromobilite oldu. Yeni sistem sayesinde: Elektrikli araç takibi Şarj altyapısı entegrasyonu Enerji yönetimi tek merkezden kontrol edilebiliyor. Bu da şirketi, gelecekteki sürdürülebilir ulaşım çözümleri için güçlü bir konuma taşıyor. Toplu Taşımada Yeni Model Dysons CEO’su Andrew Jakab, bu dönüşümün yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda stratejik bir değişim olduğunu vurguladı: “Doğru iş ortaklarıyla çalışmak, müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlıyor.” Uzmanlara göre Dysons’ın attığı bu adım, toplu taşıma sektöründe veri odaklı ve entegre sistemlerin yeni standart haline geleceğinin güçlü bir göstergesi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eroğlu Global Holding’ten Yenilenebilir Enerji Atılımı Haber

Eroğlu Global Holding’ten Yenilenebilir Enerji Atılımı

Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına hız veren Eroğlu Global Holding, bu alandaki yapılanmasını elektrikli araç istasyonu alanında faaliyet gösteren FastGo ile güçlendirdi. FastGo, elektrikli araç şarj istasyonları alanında lisans alan ilk şirketler arasında yer alıyor. Türkiye genelinde yaygın ve erişilebilir bir şarj altyapısı kurma hedefiyle yola çıkan FastGo, 2025 yılı sonu itibarıyla Ege Bölgesi başta olmak üzere; turizm merkezleri ve transit geçiş noktalarını kapsayan 20’den fazla yeni istasyonu devreye aldı. Farklı İhtiyaçlara Uygun Şarj Seçenekleri FastGo, farklı kullanım alışkanlıklarına göre şekillenen şarj çözümleriyle elektrikli araç kullanıcılarına esnek bir deneyim sunuyor. Site otoparkı gibi araçların uzun süre park edildiği alanlarda tercih edilen çözümlerin yanı sıra yolda olan ve kısa sürede şarj ihtiyacı duyan sürücüler için daha hızlı şarj imkânları da FastGo ağında yer alıyor. Yaklaşık 30–45 dakika gibi kısa sürelerde şarj olanağı sunularak, kısıtlı zamana sahip kullanıcılar için süreç daha pratik hale getiriliyor. Uzaktan Kontrol Altyapısı FastGo Web Sistemi, şarj altyapısının kesintisiz çalışmasını sağlamak için istasyonların 7/24 uzaktan izlenmesine ve yönetilmesine imkân tanıyor. Bu sayede olası teknik ihtiyaçlar erken aşamada tespit edilirken, birçok müdahale uzaktan gerçekleştirilebiliyor. Fiziksel müdahale gereken durumlarda ise gerekli parçalar kısa süre içinde temin edilerek bakım ve onarım süreçlerinin hızlıca tamamlanması sağlanıyor. Ticari İşletmeler için Katma Değer FastGo, bireysel kullanıcılarla birlikte ticari işletmelere de değer katıyor. Alışveriş merkezlerinden otellere, plazalardan kamu ve sağlık kurumlarına kadar farklı sektörlerden işletmeler, FastGo çözümleriyle ziyaretçilerine ve çalışanlarına ek bir hizmet sağlıyor. İşletmeler aynı zamanda mevcut alanlarını daha işlevsel hale getirebiliyor. 2026’da Daha Geniş Kapsama Alanı Fast Go, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerdeki varlığını artırarak kullanıcılarla daha fazla noktada buluşmayı hedefliyor. 2026 itibarıyla yaklaşık 30 ilde hizmet vermeyi ve istasyon sayısını bir önceki yıla kıyasla iki katına çıkarmayı öngören FastGo, mevcut altyapısını dengeli ve kademeli biçimde güçlendirerek elektrikli araç sahiplerine kolay erişilebilir ve güvenli şarj imkânı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araçların Geleceğini Menzil ve Şarj Altyapısı Belirleyecek  Haber

Elektrikli Araçların Geleceğini Menzil ve Şarj Altyapısı Belirleyecek 

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın küresel otomotiv pazarlarında tüketici eğilimlerini analiz ettiği Mobilite Tüketici Endeksi’nin yeni sayısı, dünya çapında elektrikli araç satışlarında bir yavaşlamaya işaret ediyor. Endekse göre; tüketicilerin önemli bir bölümü içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) yönelirken, tüketiciler elektrikli araç sahipliğini de yeniden değerlendiriyor. Araştırmaya göre tüketiciler; menzil kaygısı, şarj altyapısındaki yetersizlikler, yüksek batarya maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle elektrikli araçlara sahip olma düşüncelerini yeniden gözden geçiriyor. Bununla birlikte; ABD’de her yıl düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2026, yeni nesil elektrikli araç modellerine gösterilen büyük ilgiyi gözler önüne serdi. Ancak, otomotiv sektörüne yön veren dünyaca ünlü markaların elektrikli modellerinin fuarda öne çıkmasına rağmen, bu ilginin satışlara aynı ölçüde yansımadığı görülüyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kısmı, içten yanmalı motorlu araçlara yöneliyor Endeks sonuçları, tüketici tercihlerinde net bir değişimi ortaya koyuyor. Buna göre; küresel otomobil tüketicilerinin yarısı (%50’si) önümüzdeki 24 ay içinde içten yanmalı motora sahip araç satın almayı planlıyor. Elektrikli araç (EV) tercihinin %14’e, hibrit seçeneğinin ise %16’ya gerilediği görülüyor. Aynı zamanda; potansiyel EV alıcılarının %51’i satın alım planlarında değişiklik olmadığını belirtirken, %36’sı jeopolitik gelişmeler nedeniyle satın alma kararını ertelediğini veya yeniden değerlendirdiğini belirtirken bataryalı elektrikli araç (BEV) satın alma talebinin tüm büyük pazarlarda gerilediği görülüyor. ABD’de teşvik politikalarındaki değişimler ve emisyon hedeflerindeki revizyonlar da bu eğilimleri etkiliyor. Aynı zamanda büyük çaplı otomobil üreticileri, tüketici talebindeki değişime yanıt olarak içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) ve hibrit modellere yeniden ağırlık veriyor. Menzil ve şarj altyapısı endişesi, elektrikli araç satın alımında en büyük engeller arasında yer alıyor Endekse göre; tüketicilerin %29’u menzil kaygısını, %28’i ise yetersiz şarj altyapısı ve yüksek batarya değişim maliyetlerini elektrikli araçlara geçişin önündeki temel engeller olarak görüyor. Mevcut BEV sahiplerinin %32’si de menzil konusunda endişe taşıyor. Şarj deneyiminde öne çıkan sorunlar ise istasyon bulma zorluğu (%39), uzun bekleme süreleri (%37) ve yüksek şarj maliyetleri (%32) olarak sıralanıyor. Bununla birlikte; potansiyel BEV alıcılarının üçte biri, araçtan şebekeye enerji aktarımı gibi yeni çözümlere açık olduğunu belirtiyor. Bağlantılı ve otonom özelliklerde güvenlik öncelikli hale geliyor Endeks sonuçlarına göre otomobil tüketicileri; bağlantılı araç teknolojilerine ilgi gösteriyor ancak öncelikler güvenlik, navigasyon, bakım ve araç sağlığı hizmetleri etrafında şekilleniyor. Konfor, eğlence ve ileri seviye otonomi ise bu temel beklentilerin gerisinde kalıyor. Anket katılımcılarının %39’u bağlantılı hizmetlerin yüksek maliyetini önemli bir engel olarak değerlendirirken, %60’ı düşük otomasyon seviyeleriyle kendini daha rahat hissediyor. Seviye 3 ve üzeri otonomiyi konforlu bulanların oranının ise yalnızca %26 olduğu görülüyor. Satın alma sürecinde bayiler hâlâ belirleyici bir konumda yer alıyor Endeks sonuçlarında dikkat çeken bir başka verinin de bayiliğe verilen önemin olduğu görülüyor. Dijitalleşmenin artmasına rağmen bayiler, araç satın alma sürecinde hâlâ kritik bir rol oynuyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kesimi (%41’i), hâlâ satın alma işlemini fiziki olarak tamamlamayı tercih ediyor. Geçen seneki endeks verilerinde bu oran %61 idi. Ayrıca elektrikli araç satın almayı düşünen tüketiciler, özellikle şarj altyapısı, batarya ömrü ve yeni teknolojiler konusunda daha fazla rehberlik ihtiyacı duymaları nedeniyle bayi etkileşimine daha fazla önem veriyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, İleri Üretim ve Mobilite Sektör Lideri Arda Karaçelebi, endeks sonuçlarıyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Elektrikli araçlar, önemli bir dönüşüm eşiğinde bulunuyor. CES 2026’da elektrikli araçların öne çıkmasına rağmen tüketici tercihleri, karar süreçlerinde hâlâ güven ve ekonomik dengelerin belirleyici olduğunu gösteriyor. EY Mobilite Tüketici Endeksi’ne göre; şarj altyapısının yaygınlaşması, servis ağlarının güçlenmesi ve ikinci el değerine ilişkin netliğin artması, elektrikli araçlara olan güveni hızla artıracak temel unsurlar arasında yer alıyor. Tüketiciler bugün farklı teknolojileri karşılaştırarak daha bilinçli tercihler yapıyor; bu da tek tip bir yaklaşım yerine, farklı ihtiyaçlara hitap eden güç aktarma çözümlerinin önemini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde yazılım tanımlı araçlar, bağlantılı özellikler ve gelişmiş sürücü destek sistemleri; güvenliği artıran, daha kişiselleştirilmiş ve katma değerli bir kullanıcı deneyimi sunarak tüketici kararlarında daha belirleyici hale gelecek. Bence dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da bağlantılı araç teknolojisi ile elektrikli araç teknolojilerinin hemen hemen aynı zamanlarda artan bir trend yakalaması nedeniyle aslında birbirinden bağımsız olarak hareket edebilecek iki teknolojinin trend ve algı olarak birbirini besleyerek güçlendirmesi. Ancak bu trendlerin yakın zamanda biraz ayrışacağını ve otonom teknolojilerinin elektrikten bağımsız güçlü bir trend olarak takip edileceğini düşünüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Candela P-12’den Tarihi Yolculuk: Dünyanın En Uzun Elektrikli Deniz Seferi Tamamlandı Haber

Candela P-12’den Tarihi Yolculuk: Dünyanın En Uzun Elektrikli Deniz Seferi Tamamlandı

Elektrikli deniz taşımacılığında menzil ve altyapı sınırları aşılmaya başladı. Dünyanın ilk elektrikli hidrofoil yolcu feribotu Candela P-12, İsveç’in Göteborg kentinden Norveç’in başkenti Oslo’ya uzanan 160 deniz millik seferi başarıyla tamamlayarak, bir elektrikli yolcu gemisiyle gerçekleştirilen en uzun deniz yolculuğu rekorunu kırdı. Hidrofoil Teknolojisi Oyunun Kurallarını Değiştiriyor Candela P-12’nin başarısının arkasında, gövdenin altına yerleştirilen bilgisayar kontrollü su altı kanatları (hidrofoil) bulunuyor. Bu sistem, tekneyi suyun üzerine kaldırarak sürtünmeyi büyük ölçüde azaltıyor ve enerji tüketimini geleneksel gemilere kıyasla yaklaşık yüzde 80 düşürüyor. Bu sayede P-12, 20 knot üzerindeki hızlarda uzun mesafeleri düşük enerjiyle kat edebiliyor. En Hızlı Elektrikli Yolcu Gemisi Stockholm’de toplu taşımada halihazırda kullanılan Candela P-12, 25 knot servis hızına, Testlerde 30 knot üzeri maksimum hıza, Tek şarjla 40 deniz miline kadar menzile ulaşabilen dünyanın en hızlı elektrikli yolcu gemisi konumunda. Norveç’teki Sistemlerle Net Karşılaştırma Oslo’da kullanılan mevcut elektrikli feribotlar, genellikle kısa ve sabit hatlarda çalışıyor. Örneğin Oslo’nun en hızlı elektrikli yolcu feribotu m/s Baronen, yalnızca 10 deniz millik bir hatta hizmet veriyor ve her sefer sonunda megavatlarca kapasiteli batarya konteynerlerinin değiştirilmesine ihtiyaç duyuyor. Bu batarya değiştirme altyapısının maliyeti ise yüz milyonlarca Norveç kronunu buluyor ve sistemin yaygınlaşması gecikmeler nedeniyle sınırlı kalıyor. Standart Şarjla Uzun Yol Candela P-12 ise bu pahalı altyapıya ihtiyaç duymuyor. Yolculuk sırasında gemi, İsveç’te mevcut DC hızlı şarj istasyonlarından, Sabit altyapının olmadığı noktalarda ise taşınabilir 360 kW’lık mobil şarj sistemiyle şarj edildi. Mobil sistem, bir Ford F-150 Lightning elektrikli pick-up tarafından çekildi. “Asıl Gizli Maliyet Şarj Altyapısı” Candela proje mühendisi Gabriele De Mattia, yolculuğun önemini şu sözlerle özetledi: “Elektrikli gemilerde asıl gizli maliyet, şarj altyapısıdır. Megavat seviyesinde şarj sistemleri, bazı bölgelerde geminin kendisi kadar pahalıya mal olabiliyor. Candela P-12’nin farkı, hızlı şarj olabilmesi ve her yerde çalışabilmesi.” Üç Günde, 200 Euro’nun Biraz Üzerinde Sefer üç gün sürdü ve çeşitli duraklarda tanıtım ile şarj molaları verildi. Yolculuğun sonunda Oslo’da yetkililer ve medya tarafından karşılanan Candela P-12, dikkat çekici bir veriyi de ortaya koydu: ???? Dünyanın en uzun elektrikli deniz yolculuğunun toplam elektrik maliyeti 200 Euro’nun biraz üzerinde kaldı. Elektrikli Denizcilikte Yeni Dönem Artan maliyetler nedeniyle Norveç’te elektrikli denizcilik projelerine yönelik eleştiriler yükselirken, Candela P-12’nin gerçekleştirdiği bu sefer, daha esnek, daha ucuz ve daha verimli bir alternatifin mümkün olduğunu net biçimde ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Schneider StarCharge Fast 720 ile Yüksek Güçlü, Yüksek Verimli EV Şarjında Yeni Bir Dönemi Başlatıyor Haber

Schneider Electric, Schneider StarCharge Fast 720 ile Yüksek Güçlü, Yüksek Verimli EV Şarjında Yeni Bir Dönemi Başlatıyor

2025’in ilk dokuz ayında AB’deki yeni otomobil tescillerinin %16’sı elektrikli oldu. Bu durum, AB’nin 2035 benzinli ve dizel motor yasağına yaklaşırken kaydettiği ilerlemeyi net biçimde ortaya koyuyor. Schneider Electric, şarj cihazları, gelişmiş yazılım ve altyapıyı kapsayan; orta gerilim ve alçak gerilim (MV/LV) panolarının yanı sıra enerji depolama sistemlerini de içeren kapsamlı, yenilikçi çözümler sunarak bu elektrifikasyon geçişini destekliyor. Yüksek Güç, Yüksek Verimlilik 720 kW’a kadar güç sağlayan Schneider StarCharge Fast 720, enerjiyi dinamik olarak ileterek aynı anda 12 araca kadar şarj imkânı sunar. Schneider Electric’in gelişmiş yük yönetimi sayesinde sistem, şarj kapasitesini gerçek zamanlı araç talebine göre –elektrikli kamyonlar, elektrikli otobüsler veya binek otomobiller için– tahsis eder; verimliliği artırır ve sürücülerin yolculuklarına zamanında devam edebilmeleri için uygun seviyede şarj almalarına yardımcı olur. Sektör standartlarının üzerinde, %97’lik verimlilik oranına sahip Schneider StarCharge Fast 720, çok yüksek bir verim sunarken kullanıcılar yerden tasarruf sağlayan bir tasarımdan faydalanır. 600A’ya yükseltilebilen 380A nominal çıkışıyla Schneider StarCharge 720, altyapının en yoğun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yüksek çıkış gücü sağlar. Maksimum Esneklik için Merkezi Olmayan Mimari Schneider StarCharge 720; 360 kW’tan 720 kW’a uzanan bir mimariyle esneklik, verimlilik ve altyapı ihtiyaçlarını karşılama konusundaki kararlılığa örnek teşkil eder. Bu esneklik, şarj noktası operatörlerinin değişen ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayarak taşımacılıkta elektrifikasyona geçişi daha verimli hâle getirir. Schneider StarCharge Fast 720, tamamen merkezi olmayan bir mimariye de sahiptir. Güç dönüşümü ve kontrol dâhil tüm bileşenler, tek bir entegre kabin içinde yer alır. Bu tek kabinli, entegre tasarım, şebeke bağlantılarını azaltır, kurulum ve bakımı basitleştirir, dağıtıcı üniteler arasında dinamik yük dengelemesini mümkün kılar ve ihtiyaçlar geliştikçe ölçeklenebilirlik sağlar. Gürültü oluşturan unsurların güç kabininde toplanması sayesinde EV sürücüleri için daha sessiz bir deneyim de yaratır. Bu merkezi olmayan yaklaşım, saha sahiplerinin, güç kabininin 80 metrelik yarıçapı içinde herhangi bir yere iki çıkışlı altı adede kadar dağıtıcı ünite yerleştirmesine olanak tanır; böylece aynı anda 12 araca kadar şarj sağlanabilir. Sonuç, kompakt bir alan kullanımı ve şarj altyapısı yerleşiminde benzersiz bir esneklik olup, her sahaya uygun yıldız konfigürasyonlarına imkân verir. Maksimum Çalışma Süresi için Kapsamlı Bakım Sağlam ve kuruluma uygun olan Schneider StarCharge Fast 720, hem operatörler hem de sürücüler için kullanım kolaylığına öncelik verir. Tüm yaşam döngüsü boyunca uçtan uca destek, maksimum çalışma süresi için bakımı kolaylaştırır. Kurulumdan kişiye özel bir bakım planına kadar; 7/24 yardım hattı, hızlı yedek parça temini ve acil sevk dâhil olmak üzere operatörler kesinti riskinden uzak, gönül rahatlığıyla operasyonlarını sürdürebilir. Schneider Electric’in EcoStruxure Energy Asset Portal’ı üzerinden uzaktan izleme de maksimum çalışma süresinin sağlanmasına ve bakım maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olur. Gelişmiş denetim yetenekleri, onu güvenilir, esnek ve geleceğe hazır EV şarj altyapısı arayan işletmeler için ideal bir seçenek hâline getirir. Schneider eStar CEO’su Anthony Song şöyle dedi: “Taşımacılık sektöründe artan eMobilite talebini karşılamak için esnek, akıllı, araç parklarına uyum sağlayabilen ve tüm araç türleri için verimli bir şarj altyapısı inşa etmek kritik öneme sahip olacak. Merkezi olmayan mimarisi, yüksek güç çıkışı ve sektör lideri verimliliğiyle, müşterilerimizin tüm yol kullanıcıları için bugün ve yarının ihtiyaçlarını karşılayan ölçeklenebilir bir şarj ağı çözümü kurmalarını mümkün kılıyoruz.” Schneider Electric e-Mobility Direktörü Hakan Kurtulmuş ‘‘Uydu tipi olarak adlandırılan bu sistemlerin, önümüzdeki dönemde pazara yön vereceğine inanıyoruz. Ankara Taymek Dinlenme Tesisleri’nde, Türkiye’nin hava-hava soğutmalı ilk 720 kW gücündeki ürünümüzün kurulumunu başarıyla tamamladık ve bu alanda bir ilke imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Schneider eStar ailesi olarak, DC şarj çözümlerinde Türkiye pazarındaki liderliğimizin getirdiği sorumlulukla, şarj ekosistemine yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla artırmaya devam edeceğiz.’’ dedi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor Haber

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor

Elektrikli araç pazarı Türkiye’de ve dünyada hızla büyürken, şarj altyapısı da yeni bir evreye giriyor. Türkiye’de kurulan ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj, ekosistemin oluşumunda öncü rol üstlenmiş bir marka olarak, bu yeni dönemin ihtiyaçlarını okuyarak dönüşümde aktif rol almayı hedefliyor. Enerjisa Enerji’nin tamamına sahip olduğu Eşarj, elektrikli araç kullanımını daha erişilebilir ve cazip hale getirme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımlarla, pazarda önemli bir deneyim birikimi oluşturdu. Bugün Eşarj, Türkiye genelinde yaklaşık 1.500 istasyon ve 2.500’e yakın soketle faaliyet gösterirken, şarj altyapısının yaklaşık yüzde 85’ini hızlı (DC) şarj istasyonları oluşturuyor. Bu yapı, kullanıcıların günlük kullanımda ve uzun yolculuklarda ihtiyaç duyduğu pratikliği destekleyen bir şarj deneyimi sunuyor. Bir kahve süresinde sorunsuz şarjlanma Eşarj’ın yaklaşımı, yalnızca hızlı büyümeye değil; çalışırlık, süreklilik ve kullanıcı deneyimine odaklanıyor. Yaklaşık 200 operatörün faaliyet gösterdiği pazarda, güvenilir ve sorunsuz bir şarj deneyimi kullanıcılar için giderek daha belirleyici hale gelirken; Eşarj, güçlü operasyonel yapısı, geniş teknik ekibi ve stabil dijital altyapısıyla bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Genel kullanım koşullarında, DC şarj istasyonlarında araçların yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ortalama bir kahve molası süresinde ulaşabilmesi, bu yaklaşımın sahadaki yansıması olarak öne çıkıyor. Aydilek: “E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik” Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç pazarının çok hızlı büyüdüğünü belirten Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, sektörün geleceği hakkında şunları söyledi; “Uluslararası projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda satılan araçların büyük bir bölümünün elektrikli olacağını gösteriyor. Bu büyüme, şarj altyapısında da yalnızca daha fazla istasyon kurmayı değil; daha sağlam, daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı zorunlu kılıyor. Bugün şarj altyapısı, ikinci fazına girmiş durumda. Artık sadece ‘kaç istasyon var’ sorusu değil; bu istasyonların ne kadar çalışır olduğu, nasıl işletildiği ve kullanıcıya ne kadar güven verdiği konuşuluyor. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de EPDK’nın hayata geçirdiği lisans düzenlemeleri. Lisanslama süreciyle birlikte sektör daha net kurallara kavuşurken, operasyonel kapasite, finansal dayanıklılık ve marka itibarı çok daha belirleyici hale geliyor. Eşarj olarak 2 milyon 650 bin şarjlanmayı aşmış durumdayız. Sektörün ilk oyuncularından biri olmanın getirdiği deneyimle, bu dönüşümü uzun süredir öngörüyoruz. Amacımız hızlı büyümenin ötesinde; kullanıcıların yolda kalmadığı, hizmetin kesintisiz sürdüğü ve her noktada aynı güven duygusunun yaşandığı bir şarj ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönemde elektrikli mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsurun da bu güven ve sürdürülebilirlik yaklaşımı olacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üçay Mühendislik’ten Sıfır Karbon Binalar İçin Entegre Enerji Çözümleri Haber

Üçay Mühendislik’ten Sıfır Karbon Binalar İçin Entegre Enerji Çözümleri

Türkiye’nin enerji verimliliği ve sürdürülebilir teknoloji alanındaki öncü şirketlerinden Üçay Mühendislik, sıfır karbon bina hedeflerine ulaşmak için akıllı ve entegre çözümleri kamuoyuyla paylaştı. Sıfır karbon binalara yönelik dönüşümde ısı pompaları, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç şarj altyapılarının kritik rol oynadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, "Güneş enerjisi sistemleri sıfır karbon bina konseptinin temel bileşenlerinin başında geliyor. GES çözümleri; binaların kendi enerjisini üretmesine, ihtiyaç fazlasını şebekeye geri satmasına ve uzun vadeli maliyet avantajı elde etmesine imkân tanıyor. Bir diğer önemli sistem olan ısı pompaları ise doğadaki mevcut enerjiyi kullanarak yüksek verimle çalışırken hem konut hem ticari yapılarda karbon salımını ciddi ölçüde azaltıyor” dedi. Elektrikli araç kullanımındaki artışın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sıfır karbon stratejisinin merkezine yerleştiğini vurgulayan Şakacı, GES ile entegre çalışan akıllı şarj istasyonlarının sürdürülebilir ulaşımın temel unsurlarından biri hâline geldiğini kaydetti. “Sıfır karbon bina ve e-mobilite dönüşümünün liderlerinden olmak istiyoruz” Üçay Mühendislik olarak “enerjide verimlilik, çevrede sürdürülebilirlik” yaklaşımını benimsediklerini ifade eden Şakacı, Türkiye’de sıfır karbon bina ve e-mobilite dönüşümünün liderlerinden biri olmayı hedeflediklerini söyledi. Mesken tipi GES kurulumları ve elektrikli araç şarj istasyonu başta olmak üzere akıllı bina teknolojilerine yönelik tüm çözümleri alanında uzman mühendislik ekipleriyle uçtan uca gerçekleştirdiklerini vurgulayan Şakacı, sensör destekli otomasyon teknolojileri sayesinde iklimlendirme sistemlerinde gerçek zamanlı enerji optimizasyonu sağladıklarını ve kullanıcı dostu kontrol sistemleriyle gereksiz enerji tüketiminin önüne geçtiklerini vurguladı. Sıfır karbon yaşam modeli: ZeroHouse Üçay Mühendislik’in sürdürülebilirlik vizyonunun amiral projelerinden olan ZeroHouse’un şirket tarafından geliştirilen bütünleşik bir mühendislik yaklaşımı olduğunu vurgulayan Turan Şakacı, ZeroHouse’u, enerji tüketiminden ulaşım çözümlerine kadar tüm süreçleri kapsayan ve karbon izini minimuma indirmeyi hedefleyen yenilikçi bir bina modeli olarak tanımlıyor. Turan, “ZeroHouse konseptinde, yapıların ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçları ısı pompası sistemleri, VRF teknolojileri ve yerden ısıtma çözümlerinin birlikte kullanılmasıyla yüksek verimlilik sağlanıyor. Gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda elektrikli araç şarj altyapısı da konseptin ayrılmaz bir parçası olarak projeye entegre ediliyor. Konsept kapsamında gereken elektrik enerjisi fotovoltaik paneller aracılığıyla güneşten üretiliyor; böylece fosil yakıtlara bağımlı olmayan, kendi enerjisini üreten ve karbon salımını sıfırlayan bir yapı modeli ortaya çıkıyor” dedi. Şakacı, ZeroHouse’un yalnızca bugünün değil, geleceğin standartlarını belirleyen bir yaklaşım olduğunu belirterek, projenin hem çevresel sürdürülebilirliği desteklediğini hem de kullanıcılarına uzun vadeli tasarruf ve enerji bağımsızlığı sağladığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks, Solutrans 2025’te Taşımacılığın Karbonsuz Geleceğine Yön Veriyor Haber

Renault Trucks, Solutrans 2025’te Taşımacılığın Karbonsuz Geleceğine Yön Veriyor

Renault Trucks, müşterilerini enerji dönüşüm süreçlerinin her aşamasında desteklemeye devam ediyor. Bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığından inşaat, çevre hizmetleri, şehir içi dağıtım ve lojistiğine kadar tüm kullanım alanlarının ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor. Bu yıl Solutrans fuarında Renault Trucks, küresel ölçekte karbon salımının azaltılmasına yönelik geliştirilen stratejilerin temelinde elektrikli mobilitenin olduğunu vurgularken optimize edilmiş dizel çözümleri ve entegre eko-döngüsel yaklaşımıyla bu stratejiyi nasıl tamamladığını da ziyaretçilere aktaracak. Ayrıca araç yenileme, geri dönüşüm ve yenilenmiş parça kullanımı gibi sürdürülebilir uygulamalarını da paylaşarak, taşımacılık sektöründe çevresel sorumluluğu ve verimliliği bir arada sunan bütünsel vizyonunu ortaya koyacak. İnovasyon ve 360° destek odaklı bir tasarım Etkileyici bir tasarıma sahip olan Renault Trucks standı, ziyaretçilere aşağıdaki konuları keşfetme fırsatı sunacak: - E-kargo bisikletinden Renault Trucks E-Tech Master hafif ticari araçlara, E-Tech D dağıtım kamyonlarından E-Tech T çekicilere kadar tam elektrikli Renault Trucks E-Tech serisi - Yakıt tüketimini ve CO₂ emisyonlarını azaltan Renault Trucks T Smart Racer ve optimize edilmiş içten yanmalı motorlar - 360° destek hizmetleri: finansman (RTFS), kiralama, filo yönetimi ve servis sözleşmeleri (Clovis), şarj altyapısı (Mobilize, Izivia, Bump, Chargepoly, Milence), araç yenileme ve döngüsel ekonomi girişimleri Renault Trucks, Solutrans'ta inovasyon kapasitesini ve daha sürdürülebilir bir mobiliteye olan bağlılığını gösteren üç yeni aracını da tanıtacak. Bu üç model önemli dönüm noktalarını temsil ediyor: - Elektrikli uzun mesafe taşımacılığında yeni bir adım - Şehir içi dağıtım ürün gamındaki gelişim - Operasyonel mesleki uygulamaların özel ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış yeni bir hafif ticari araç İş birliğine dayalı bir ekosistem Taşımacılığın dekarbonizasyonu kolektif bir çaba olduğundan Renault Trucks, lider iş ortaklarıyla çalışmayı tercih ediyor: Clovis (kiralama, servis sözleşmeleri, filo yönetimi), Renault Trucks Finansal Hizmetler (finansman ve sigorta çözümleri), Kleuster (kargo bisikletleri), Milence (kamu şarj altyapısı) ve Mobilize, Izivia, Bump ve Chargepoly (özel şarj). Birlikte, filo performansına ve sürdürülebilirliğe adanmış eksiksiz bir ekosistem oluşturuyorlar. Geleceği anlamak, fikir alışverişinde bulunmak ve planlamak için fırsatlar Renault Trucks Basın Toplantısı 19 Kasım Çarşamba, saat 10:00 – Hall 4, Stand D104 Christophe Martin, Renault Trucks Fransa Genel Müdürü Fuar boyunca Renault Trucks uzmanları, sektörün önemli konularında çeşitli konferanslara katılacak ve bu konferanslara öncülük edecekler: Enerji dönüşümü: yeni enerjiler, yeni kullanım alanları, yeni çözümler 19 Kasım Çarşamba – saat 14:00 Olivier Metzger, Renault Trucks Fransa Alternatif Enerjiler Direktörü Sürdürülebilirlik: araç dönüşümü, yenileme, geri dönüşüm 20 Kasım Perşembe – saat 14:00 Pierre Masclet, Renault Trucks Fransa Yenilenmiş ve Kullanılmış Araçlar Direktörü Şehir içi lojistik: teknolojik yenilik ve yeni stratejiler 20 Kasım Perşembe – saat 15:00 Christophe Martin, Renault Trucks Fransa Genel Müdürü

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.