Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Satın Alma

Kapsül Haber Ajansı - Satın Alma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Satın Alma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda Sektörünün Geleceğine  Foodist İstanbul’da Yön Verilecek Haber

Gıda Sektörünün Geleceğine Foodist İstanbul’da Yön Verilecek

Foodist İstanbul 2026, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gıda sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek; üreticileri, ihracatçıları, ulusal ve uluslararası satın alma yetkililerini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye'nin gıda ihracatına yeni fırsatlar sunacak. 60 Ülkeden 2.000’in Üzerinde Karar Verici Foodist İstanbul’da Buluşacak Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Kuzey Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan uluslararası alım heyeti programı kapsamında 60 ülkeden 2.000’in üzerinde satın alma profesyoneli ve karar verici İstanbul’da ağırlanacak. İşlenmiş meyve ve kuruyemişten temel gıdalara, çikolata ve şekerlemelerden yağlara kadar fuarda sergilenen ana ürün kategorilerinde ticaret potansiyeli yüksek pazarlara odaklanan program; Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyanın farklı bölgelerinden profesyonel alıcılarla buluşturacak. Uluslararası heyetler arasında gıda perakende ve dağıtım sektörünün önde gelen oyuncuları, global E-Ticaret ve Horeca firmaları yer alıyor. Türkiye’nin ihracat potansiyelinin en yüksek olduğu ABD, Kanada, İngiltere, İspanya, Almanya, Hollanda, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Azerbaycan, Japonya, Güney Afrika ve Kolombiya’nın da aralarında bulunduğu 60 ülkeden satın alma profesyonelleri, Foodist İstanbul kapsamında yeni iş fırsatları için İstanbul’da bir araya gelecek. Bununla birlikte Türkiye’nin önde gelen gıda perakende zincirleri, e-ticaret platformları ve otel gruplarının satın alma profesyonelleri B2B Meeting Alanı’nda katılımcı firmalarla planlı ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecekler. Böylece Foodist İstanbul, uluslararası pazarlara açılmak isteyen üretici ve ihracatçı firmalar için doğrudan ticari temas imkânı sunacak. Foodist Forum & Show Kitchen ile Sektörün Gündemi Sahneye Taşınıyor Fuarda dört gün boyunca düzenlenecek Foodist Forum & Show Kitchen etkinlikleriyle sektörün gündemi farklı başlıklarla sahneye taşınacak. Akademisyenler, kamu temsilcileri, sektör kuruluşları, üreticiler, ihracatçılar, horeca profesyonelleri ve şeflerin buluşacağı Foodist Forum & Show Kitchen, güncel gelişmelerle birlikte sektörün geleceğine ilişkin de yeni perspektiflerin ortaya konulduğu bir buluşma noktası olacak. Foodist Forum’da Gıda Sektörü Ele Alınacak Foodist Forum’un 13 oturumunda söz alacak 40 konuşmacı ile Türkiye’nin gıda ihracatından dijitalleşmeye, gıda güvenliğinden sürdürülebilirliğe, rejeneratif tarımdan gıda teknolojilerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren önemli başlıklar ele alınacak. İlk Günün Gündeminde Gıda İhracatının Geleceği Var Foodist İstanbul’un 1 Eylül’de başlayacak etkinlik programında ilk günün öne çıkan başlığı ihracat vizyonu olacak. Başkanlar Oturumu’nda TİM, TGDF ve ihracatçı birliklerinin başkanları, Türkiye’nin gıda ihracatındaki mevcut konumunu ve küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmak için atılması gereken adımları değerlendirecekler. İlk gün aynı zamanda gıda sektörünün küresel ticaretteki konumunun yanı sıra yeni pazar fırsatları ve ihracat stratejileri açısından da önemli mesajlara sahne olacak. 2 Eylül’de Dijitalleşme ve Değişen Tüketici Davranışları Gündemde Olacak Foodist Forum’un ikinci gününde odağa, gıda sektörünün hızla değişen rekabet dinamikleri alınacak. Tüketici alışkanlıkları başlığında NielsenIQ’dan Merve Gökmen, değişen tüketici davranışlarını ve pazar araştırmalarının sektöre sunduğu içgörüleri paylaşacak. “Dijital raflarda rekabet” oturumunda ise PTT AVM’den Hüseyin Tamalı ve Migros One’dan Arda Bayar, e-ticaretin ve algoritmaların alışveriş alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğünü OneIngage Strateji ve İç Görü Direktörü Tahir Emre Kaşlı moderatörlüğünde ele alacaklar. Günün bir diğer önemli gündemi ambalaj inovasyonu olacak. ASD Başkanı M. Zeki Sarıbekir, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Dr. Orhan Irmak; ambalajın yalnızca ürünü koruyan bir unsur olmaktan çıkarak marka, tüketici ve satış deneyiminin önemli bir parçasına dönüşümünü Xsights Pazar Araştırmaları Departmanı Lideri Yakup Peker moderatörlüğünde değerlendirecekler. Gıda güvenliği de yapay zekâ ve dijital teknolojiler perspektifinden ele alınacak. Prof. Dr. Osman Sağdıç, Dr. Hakan Başdoğan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan; dijital izlenebilirlik ve yapay zekâ uygulamalarıyla birlikte gıda sektöründe ortaya çıkan yeni kalite standartlarını Doç.Dr. Necati Çetin’in moderasyonunda gündeme taşıyacaklar. 3 Eylül’de Sürdürülebilirlik ve Teknoloji Öne Çıkacak Foodist İstanbul’un üçüncü gününde sektörün geleceğini belirleyen iki temel başlık, sürdürülebilirlik ve teknoloji, farklı oturumlarla ele alınacak. “Sofrada Dönüşüm” oturumunda Nil Tibukoğlu, Sinem Topçu ve Aslıhan Denge; Semra Sevinç moderatörlüğünde gıda israfının azaltılması, sorumlu mutfaklar ve doğru bilginin tüketici davranışlarındaki rolü üzerine değerlendirmelerde bulunacaklar. “Geleceğin Gıdası” oturumunda ise Prof. Dr. Hami Alpas moderatörlüğünde rejeneratif tarım, Ar-Ge ve bitkisel üretimdeki inovasyonlar konuşulacak. HORECA sektörünün gündeminde ise artan maliyetlere rağmen kalite standartlarının nasıl korunabileceği olacak. Soner Kesgin, Umut Karakuş ve Tolga Atalay, “Maliyet Kıskacında Kalite” başlığı altında sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları ve çözüm yollarını paylaşacaklar. Oturumu Defne Ertan Tüysüzoğlu modere edecek. Günün teknoloji başlığında ise TAT Gıda’dan Çiğdem Şahin; robotik, otomasyon ve dijital fabrikaların gıda üretimindeki dönüşümünü ele alacak. Foodist Show Kitchen’da Gastronomi Sahneye Taşınacak Foodist İstanbul’un etkinlik programının bir diğer önemli ayağını ise Foodist Show Kitchen oluşturacak. Dört gün boyunca 12 mutfak şovunda 37 şefin yer alacağı sahnede gastronomi, inovasyon ve sosyal katılım bir araya gelecek. Show Kitchen programında geleneksel Türk mutfağı da modern yorumlarla sahneye taşınacak. “Zeytinyağlılar” ve “Türk Kruvasanı: Tereyağlı Simit” gibi şovlar, geleneksel lezzetlerin çağdaş gastronomi anlayışıyla yeniden yorumlanmasına odaklanacak. Down Şefler Mutfakta Programın dikkat çeken başlıklarından biri de “Down Şefler Mutfakta” olacak. Sosyal kapsayıcılığın gastronomi üzerinden görünür kılınacağı oturumda Down sendromlu şefler mutfakta yer alarak gastronominin birleştirici ve kapsayıcı gücünü ortaya koyacak. “Gerçek Gıdanın Hikayesi” oturumunda ise gastronominin kaynağına, toprağa ve üretime odaklanılacak; iyi yemeğin hikâyesinin mutfaktan önce toprakta başladığı vurgulanacak. Foodist İstanbul’dan Gıda Sektörüne Sosyal Fayda Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün gündemini konuşmanın yanı sıra toplumsal faydaya da katkı sağlayacak. Program boyunca katkı sunan konuşmacılar, şefler ve markalar adına Türkiye’nin 7 bölgesine yayılan TİDER Gıda Bankacılığı Ağı üzerinden ihtiyaç sahibi ailelerin temel gıda ve ihtiyaçlara erişimine destek olunacak. Bu yönüyle Foodist İstanbul, gıda sektörünün üretim, ticaret ve gastronomi eksenindeki gücünü sosyal dayanışmayla bir araya getirecek. İhracat vizyonundan dijital rekabete, gıda güvenliğinden sürdürülebilir tarıma, yapay zekâdan robotik üretime ve geleneksel gastronomiden sosyal kapsayıcılığa uzanan kapsamlı programıyla Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturacak ve gıdanın geleceği dört gün boyunca İstanbul’da konuşulacak. Dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle hazırlanan Foodist İstanbul 2026, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde Türkiye'nin üretim gücünü uluslararası ticaretle buluşturarak hem sektörün küresel görünürlüğünü artırmayı hem de gıda ihracatına uzun vadeli katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar gıda sektörünün bugünü değerlendirdiği, geleceği tartıştığı ve yeni iş birlikleri için bir araya geldiği sektörün buluşma noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel, 2026 İçin Ciro Hedeflerini Yükseltti Haber

Henkel, 2026 İçin Ciro Hedeflerini Yükseltti

Henkel CEO'su Carsten Knobel'e konu hakkındaki görüşlerini, "Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları İş Birimlerimizin bir kez daha hem fiyat hem de miktar bakımından olumlu gelişme kaydetmesiyle organik satış büyümesi sağlandı. Yılın ilk yarısında, markalarımız, teknolojilerimiz ve inovasyonlarımız da dâhil olmak üzere geleceğimize önemli yatırımlar yapmayı sürdürürken, genel olarak çok güçlü bir iş performansı sergiledik. İki iş birimimizi önemli ölçüde güçlendirecek, toplam değeri yaklaşık 5 milyar Euro olan beş satın alma üzerinde anlaşmaya vardık. Bu, büyüme gündemimizi sürdürülebilir bir şekilde ilerletme kapsamında attığımız bir diğer önemli adım." şeklinde ifade etti. Carsten Knobel görüşlerini “Yılın ilk yarısındaki güçlü performansımıza dayanarak, hem Grup hem de Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi için ciro beklentilerimizi yükselttik. Grup düzeyinde, önceki hedefimiz olan yüzde 1 ile 3 aralığına kıyasla, bugün yüzde 1,5 ile 3,5 oranları arasında organik satış büyümesi bekliyoruz.” sözleriyle sürdürdü. OLAPLEX’in satın alınmasıyla Henkel, premium saç bakım segmentindeki varlığını güçlendirdi. Yıllık satış rakamlarına yaklaşık 370 milyon Euro katkıda bulunan premium saç bakım markası OLAPLEX’in satın alınmasıyla Henkel, premium saç bakım segmentindeki global varlığını daha da güçlendirmiş ve profesyonel saç bakım alanında dünyanın ikinci büyük şirketi konumuna gelmiştir. Oldukça cazip olan premium saç bakım pazarında, önümüzdeki yıllarda yaklaşık yüzde 5 oranında yıllık bileşik büyüme kaydedilmesi beklenmektedir. OLAPLEX, bilimsel temellere dayanan ve yüksek performanslı ürünlerden oluşan portföyüyle kendini kanıtlamış bir premium saç bakım markasıdır. Henkel, portföyünü sıvı teknolojilerin ötesine doğru genişletiyor. Yıllık yaklaşık 270 milyon Euro değerinde satışa sahip olan ATP Adhesive Systems’in satın alınmasıyla Henkel, portföyünü sıvı teknolojilerin ötesine doğru genişletiyor ve yüksek performanslı, su bazlı ve özel amaçlı bantlar için yeni bir büyüme platformu oluşturuyor. Bu, yıllık yaklaşık yüzde 7 oranında büyümesi beklenen son derece cazip bir pazar anlamına geliyor. Bu satın alma, Henkel’in inovasyon kapasitesini de güçlendirmekte, cazip çapraz satış fırsatları yaratmakta ve Grup’un sürdürülebilir yapıştırıcı çözümleri pazarındaki konumunu daha da sağlamlaştırmaktadır. Yılın İlk Yarısında Başarıyla Hayata Geçirilen Birleşme ve Satın Almalarla Büyüme Stratejisi Henkel, kısa süre önce duyurduğu satın almalarla birlikte toplam 5 milyar Euro yatırım yapıyor ve yaklaşık 1,6 milyar Euro değerindeki yıllık toplam satışla iş hacmini büyütüyor. Bugüne kadar Henkel, beş satın alma sürecinin dördünü başarıyla tamamlamış bulunuyor: Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi’nde Wetherby Laroc ve ATP Adhesive Systems, Tüketici Markaları İş Birimi’nde ise Not Your Mother’s ve en yeni olarak OLAPLEX. Yapıştırıcı İş Birimi’nde Stahl Group'un satın alınmasının ise 2026 mali yılının ikinci yarısında tamamlanması öngörülüyor. 2026'da, satın alımların, satışlara yaklaşık 700 milyon Euro katkıda bulunması bekleniyor.[1] Geleceğe dönük olarak ise, bu beş satın almanın orta ila yüksek tek haneli yüzdeler ile ortalamanın üzerinde bir büyümeye katkı sağlaması ve toplam satış değerlerinin 2030 yılına kadar yaklaşık 2 milyar Euro'ya ulaşması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY: Tüketici İlişkilerinde “İzin Ekonomisi” Dönemi Başlıyor Haber

EY: Tüketici İlişkilerinde “İzin Ekonomisi” Dönemi Başlıyor

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından yayımlanan Geleceğin Tüketicisi Endeksi 2026, küresel pazarlarda 5.000 tüketicinin değişen beklentilerini ve markalara duydukları güvenin dinamiklerini ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâ destekli deneyimlerin ve dijitalleşmenin tüketicilere hız kazandırırken aynı zamanda onları daha seçici ve temkinli hale getirdiğini gösteriyor. Tüketiciler rutin ve düşük riskli işlemleri yapay zekâya devretmeye daha istekli davranırken, kişisel alanlarda kontrolü ellerinde tutmayı tercih ediyor. Bulgular, şirketlerin artık tek tip değer önerileri yerine tüketicilerin farklı ihtiyaç durumlarını anlayan, şeffaf ve güven odaklı stratejiler geliştirmesi gerektiğine işaret ediyor. Müşteriler üç büyük ikilemi aynı anda yaşıyor Araştırmaya göre, tüketicilerin kararlarını ve markalarla kuracakları ilişkinin sınırlarını üç temel ikilem şekillendiriyor. İlk ikilem, dijital aşırı yüklenme ile bağlantı ihtiyacı arasında yaşanıyor. Araştırmaya göre, tüketicilerin %65'i dijital yoğunluk nedeniyle bunalmış hissederken, aynı zamanda iyi olma hallerini destekleyecek yapay zekâ çözümlerine daha fazla ilgi gösteriyor. Özellikle genç tüketiciler ekran süresini azaltmak isterken, markalardan aidiyet hissini güçlendirecek topluluk deneyimleri bekliyor. İkinci ikilem, kontrollü harcama ile kendini ödüllendirme isteği arasında şekilleniyor. Ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüketiciler harcamalarını daha dikkatli planlarken, küçük ödüllerle motivasyonlarını korumaya çalışıyor. Araştırmaya göre, finansal açıdan zorlanan tüketicilerin %59'u kendilerini ödüllendirmek için daha uygun fiyatlı alternatiflere yönelirken, katılımcıların %45'i günlük hayatını kolaylaştıran çözümler için ek ödeme yapmaya sıcak bakıyor. Üçüncü ikilem ise yetki devri ve güven arasında yaşanıyor. Tüketiciler rutin işlemlerde markalara ve yapay zekâya daha fazla sorumluluk vermeye istekli olsa da kişisel konularda kontrolü elden bırakmak istemiyor. Araştırmaya göre, tüketicilerin %92'si şeffaf uygulamalar sunan markaları tercih ederken, %95'i satın alma öncesinde somut değer kanıtı görmek istiyor. Ayrıca, %93'ü karar vermeden önce bilgileri farklı kaynaklardan doğruluyor, %89'u ise marka reklamlarından çok diğer tüketicilerin deneyimlerine ve yorumlarına güveniyor. Yapay zekâ ile yeni güven dengesi: Koşullu yetki devri Araştırma, tüketicilerin yapay zekâyı koşulsuz kabul etmek ya da tamamen reddetmek yerine, kullanım alanına göre bilinçli tercihler yaptığını ortaya koyuyor. Küresel ölçekte tüketicilerin %36’sı, ödeme sırasında indirimlerin yapay zekâ tarafından otomatik olarak uygulanmasını isterken; konu rutin satın alma kararlarının tamamen yapay zekâya bırakılmasına geldiğinde tüketicilerin büyük çoğunluğu bu fikre sıcak bakmıyor. Buna karşılık, yapay zekânın daha yaygın benimsendiği pazarlarda kullanım oranı %94’e ulaşırken, her dört tüketiciden biri (%25) kendi adına karar alabilen otonom yapay zekâ araçlarını deneyimlediğini belirtiyor. Bulgular, tüketicilerin yapay zekâya duyduğu güvenin, teknolojiyle kurdukları deneyim arttıkça güçlendiğine işaret ediyor. EY Eurasia Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Yusuf Bulut, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Tüketicilerin markalarla kurduğu ilişkinin kuralları yeniden şekilleniyor. Tüketiciler artık markalara koşulsuz güvenmek yerine, verilerini kullanma ve kendi adlarına hareket etme yetkisini koşullu olarak veriyor. Dijital aşırı yüklenme ve artan şüphecilik, markaların yalnızca görünür olmasını değil; şeffaflık, somut değer ve güven sağlamasını zorunlu kılıyor. Bugünün tüketicisi satın alma kararını vermeden önce bilgiyi farklı kaynaklardan doğruluyor ve markalardan iddialarını kanıtlamasını bekliyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca yapay zekâ yatırımlarına değil, müşterinin ihtiyaçlarını doğru anlayan, güven oluşturan ve gerektiğinde insan etkileşimini devreye alan deneyimlere odaklanması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratmak isteyen markalar; teknolojiyi yalnızca verimlilik için değil, şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan deneyimiyle birleştirerek tüketicinin güvenini sürdürülebilir biçimde kazanmak için kullanmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sersim ve Team Finans'tan Bayi Finansmanında Stratejik İş Birliği Haber

Sersim ve Team Finans'tan Bayi Finansmanında Stratejik İş Birliği

Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Sersim ile TeamSec Group bünyesinde faaliyet gösteren BDDK lisanslı finansman şirketi Team Finansman A.Ş., Sersim'in bayi ve ticari müşteri ekosistemine yönelik geliştirilen Sersim Credit programını hayata geçirmek üzere stratejik iş birliği anlaşmasına imza attı. Team Finans'ın Credit-as-a-Service altyapısıyla geliştirilen Sersim Credit, Sersim'in satış kanallarına entegre çalışan, bayi ağına özel ve veri odaklı bir ticari finansman programı olarak uygulanacak. Program sayesinde bayilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, satın alma kapasitelerinin artırılması ve Sersim'in satış ekosisteminin daha güçlü bir finansal altyapıyla desteklenmesi hedefleniyor. Kredi değerlendirme sürecinde yalnızca geleneksel finansal göstergeler değil; bayilerin Sersim ile olan işlem geçmişi, sipariş sıklığı, satın alma davranışları ve ödeme performansı gibi ticari veriler de dikkate alınacak. Sersim'in sektör deneyimi ve müşteri bilgisi, Team Finans'ın kredi analitiği, tahsis ve risk yönetimi yetkinlikleriyle bir araya getirilerek her bayi için daha doğru limit, vade ve risk bazlı fiyatlama modelleri oluşturulacak. Kredi değerlendirme, skorlama, limit tahsisi, kullandırım, portföy yönetimi ve tahsilat süreçleri Team Finans tarafından yürütülürken; Sersim programa ticari veri, müşteri içgörüsü ve operasyonel koordinasyon desteği sağlayacak. Sersim, kredi sağlayıcı veya kredi kararı veren taraf olarak konumlanmayacak. Sersim Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ustaoğlu, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Sersim olarak üretim gücümüzü, bayi ve müşterilerimizin büyümesini destekleyen yenilikçi çözümlerle tamamlamayı önemsiyoruz. Team Finans ile geliştirdiğimiz Sersim Credit sayesinde bayilerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmayı, satın alma kapasitelerini artırmayı ve satış ekosistemimizi daha güçlü bir finansal altyapıyla desteklemeyi hedefliyoruz. Sersim'in saha tecrübesini ve müşteri bilgisini kredi analitiğine taşıyan bu modelin, hem iş ortaklarımızın hem de şirketimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağına inanıyoruz." TeamSec Group Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Team Finans Yönetim Kurulu Başkanı Esad Erkam Köroğlu ise iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Krediyi, ticaretin gerçekleştiği noktaya taşıyoruz. Geleneksel kredi modellerinden farklı olarak bayileri yalnızca bilançoları üzerinden değil, Sersim ile kurdukları gerçek ticari ilişkiler üzerinden de değerlendiriyoruz. Sersim'in sektör ve müşteri bilgisini Team Finans'ın kredi analitiği, tahsis ve risk yönetimi kabiliyetleriyle birleştirerek her bayi için daha doğru limit, vade ve fiyatlama oluşturacağız. Sersim Credit'i farklılaştıran temel unsur, kredinin ticaretten kopuk değil, ticaretin kendi verisiyle şekillenmesidir." Pilot uygulama olarak başlaması planlanan iş birliğinin, elde edilen sonuçlar doğrultusunda daha fazla bayi, müşteri ve satış kanalını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. TeamSec Group'un entegre yapısı içerisinde Team Finans kredi oluşturma ve Credit-as-a-Service faaliyetlerini yürütürken, TeamSec Technology ise yapay zekâ destekli risk skorlama, fiyatlama ve portföy analitiği süreçlerini yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, Rotork'u Bünyesine Katarak Otomasyon Alanındaki Kabiliyetlerini Güçlendiriyor Haber

ABB, Rotork'u Bünyesine Katarak Otomasyon Alanındaki Kabiliyetlerini Güçlendiriyor

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, kritik akış kontrolü alanında akıllı çözümler geliştiren ve elektrikli aktüatör üretiminde dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olan Rotork’u satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Yaklaşık 5,5 milyar dolar işletme değerine sahip satın almanın, ABB'nin elektrifikasyon ve otomasyon alanındaki büyüme stratejisini desteklerken büyük ölçekli altyapı ve endüstriyel tesislere yönelik otomasyon çözümlerini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Rotork'un kritik akış kontrolü ve enstrümantasyon alanındaki köklü uzmanlığı, ABB'nin mevcut otomasyon portföyünü güçlü şekilde tamamlayarak şirketin saha cihazlarındaki kabiliyetlerini daha da güçlendirecek. Böylece ABB, akıllı saha cihazları ve yazılımlarla desteklenen daha kapsamlı bir otomasyon portföyüne sahip olacak. Sürekli izleme ve yönetim sağlayan bu çözümler, endüstriyel süreçlerin daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkıda bulunacak. Aynı zamanda ABB'nin Otomasyon İş Kolu’nun ürün, hizmet ve yaşam döngüsü gelirleri içindeki yüksek katma değerli çözümlerin payı da artacak. Satın almayla birlikte Rotork'un ABB'nin küresel ölçeği, yaygın servis ağı ve dijital teknoloji yetkinliklerinden yararlanarak büyümesini hızlandırması hedefleniyor. İş birliği sayesinde akıllı cihaz teşhis sistemleri ile varlık yönetimi çözümlerinin geliştirilmesi desteklenirken, Rotork'un daha büyük ve stratejik projelerde yer almasının, yeni müşterilere ve pazarlara erişiminin hızlanmasının önü açılacak. Satın alma işleminin tamamlanmasının ardından Rotork'un, ABB'nin Otomasyon İş Alanı bünyesinde stratejik büyüme odağıyla faaliyet gösteren ayrı bir bölüm olarak çalışmalarını sürdürmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, şeffaflık ve hızlı karar alma süreçlerini esas alan, operasyonel kararların iş birimlerine ve müşterilere en yakın noktada alınmasını öngören merkezi olmayan yönetim modeli “ABB Way” ile uyumlu olacak “Yeni satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğiz.” ABB CEO'su Morten Wierod, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rotork'u uzun yıllardır yakından takip ediyoruz. Şirketin ekiplerinin ortaya koyduğu operasyonel mükemmeliyeti, mühendislik kabiliyetlerini ve sektörde oluşturduğu güçlü güveni takdir ediyoruz. Bu satın almanın ise stratejik açıdan son derece güçlü bir uyum yaratacağından eminiz. Otomasyon portföyümüzü saha cihazları katmanında genişletecek bu birlikteliğin; müşterilerimiz, çalışanlarımız ve her iki şirketin hissedarları için önemli bir katma değer oluşturacağına yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Rotork'un başarısının temelini oluşturan girişimci kültürünü ve müşterilerine yakın iş yapma anlayışını koruyarak büyümesini hızlandırmasını ve değer yaratma kapasitesini daha da artırmasını bekliyoruz. Güçlü finansal yapımız sayesinde, yeni satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam ederken daha önce açıkladığımız hisse geri alım programını da eş zamanlı olarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Rotork, ABB’nin gelirlerine önemli katkı sağlayacak Rotork, 2022-2025 döneminde organik gelirlerini yıllık ortalama yüzde 8 artırmayı başardı. Petrol ve doğal gaz, kimya, proses endüstrileri, veri merkezleri, su ve enerji sektörlerine hizmet veren şirketin, ABB'nin toplam gelirlerine yaklaşık yüzde 3 katkı sağlaması bekleniyor. Rotork’un ABB'nin Otomasyon İş Kolu bünyesinde ise yaklaşık yüzde 12 gelir katkısı sağlayarak büyüme hedeflerini desteklemesi öngörülüyor. “Bu birleşme ortak bir vizyonu paylaşan iki şirketi bir araya getiriyor.” Rotork Yönetim Kurulu Başkanı Dorothy Thompson ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rotork Yönetim Kurulu olarak ABB'nin teklifinin, şirketimizin sahip olduğu yüksek kaliteyi ve Growth+ stratejimizin başarıyla uygulanmasıyla elde ettiğimiz önemli ilerlemeyi yansıttığına inanıyoruz. Aynı zamanda bu teklif, hissedarlarımıza şirketimizin güçlü gelecek potansiyelinden doğacak değeri, işlemin tamamlanmasıyla birlikte nakit olarak daha erken realize etme fırsatı sunuyor. Bu birleşme, daha sürdürülebilir ve verimli operasyonlar için otomasyon ve elektrifikasyona odaklanan ortak bir vizyonu paylaşan iki şirketi bir araya getiriyor. ABB'nin merkezi olmayan yönetim modeli ile Rotork'u ayrı bir iş birimi olarak faaliyet göstermeye devam ettirme taahhüdünün şirketimize, çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda Yönetim Kurulu, Rotork hissedarlarına teklifi oy birliğiyle desteklemelerini tavsiye etme kararı aldı" dedi. Rotork'un Birleşik Krallık'taki faaliyetleri korunacak Birleşik Krallık, ABB'nin stratejik öneme sahip pazarları arasında yer alıyor. ABB, Rotork'un Birleşik Krallık mühendislik ekosistemindeki güçlü konumuna ve ülkenin sanayi altyapısına sağladığı katkıya büyük önem verdiğini belirtirken, satın alma işleminin tamamlanmasının ardından mevcut yönetim ekibiyle yakın iş birliği içinde sorunsuz bir entegrasyon süreci yürütmeyi hedefliyor. Şirket, mevcut aşamada Rotork'un Birleşik Krallık'taki faaliyetlerinde önemli bir değişiklik öngörmezken, ülkenin Rotork için üretim, mühendislik ve teknoloji merkezi olmaya devam etmesi planlanıyor. İşlemin 2027'nin ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. ABB, satın alma işlemini mevcut nakit kaynakları ile taahhüt edilmiş banka finansmanı kullanarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Ayrıca şirketin Robotik iş kolunun satışından elde etmesi beklenen nakit gelirin de finansal esnekliğini daha da güçlendirmesi öngörülüyor. İşlem, Birleşik Krallık'taki hissedar onayı ile gerekli düzenleyici kurum izinlerinin tamamlanmasının ardından 2027 yılının ilk yarısında sonuçlandırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BDR Thermea, G.I. Holding'i Satın Alarak Ticari İklimlendirme Alanındaki Gücünü Artırdı Haber

BDR Thermea, G.I. Holding'i Satın Alarak Ticari İklimlendirme Alanındaki Gücünü Artırdı

Akıllı iklimlendirme çözümlerinin önde gelen uluslararası üreticilerinden BDR Thermea, ticari ve endüstriyel uygulamalara yönelik HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) çözümlerinde uzmanlaşmış İtalya merkezli G.I. Holding'in yüzde 100 hissesinin satın alımını tamamladığını duyurdu. Satın alma işlemi, BDR Thermea'nın 2023 yılında G.I. Holding'in yüzde 25 hissesini devralmasıyla başlayan stratejik ortaklığın devamı niteliği taşıyor. Tam sahiplikle birlikte iki şirket arasındaki stratejik ve operasyonel uyum daha da güçlenirken, BDR Thermea'nın 2030 büyüme hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan BDR Thermea CEO'su Tjarko Bouman, "Bu satın alma bizim için önemli bir dönüm noktası. G.I. Holding'in yüksek kapasiteli ürün portföyü, mühendislik uzmanlığı ve ticari yetkinlikleri sayesinde müşterilerimize daha kapsamlı ve entegre karbonsuzlaştırma çözümleri sunabileceğiz. Ticari HVAC alanındaki yetkinliklerimizi önemli ölçüde genişleterek konut projelerinden otellere, veri merkezlerinden eğitim kurumlarına kadar çok geniş bir alana hizmet verebileceğiz" dedi. G.I. Holding'in eski CEO'su Paolo Baldissin ise, "Yıllar önce başlayan iş birliğimiz bugün çok daha güçlü bir yapıya dönüşüyor. BDR Thermea'nın uzun vadeli vizyonu ve güçlü endüstriyel yaklaşımı sayesinde G.I. Holding'in büyümesini sürdürerek müşterilerimiz için yeni fırsatlar yaratacağına inanıyoruz" diye konuştu. Ticari HVAC Çözümlerinde Kapsamlı Portföy Söz konusu satın alma ile birlikte G.I. Holding bünyesindeki CLINT, KTK KLIMATECHNIK, NOVAIR Ve MONTAIR markaları da BDR Thermea ailesine katıldı. Bu markalar sayesinde BDR Thermea'nın ticari portföyü; ısı pompaları ve chiller sistemleri (CLINT), proses soğutma çözümleri (KTK KLIMATECHNIK), iç hava kalitesi çözümleri (NOVAIR) ve veri merkezi soğutma sistemleri (MONTAIR) alanlarında güçleniyor. G.I. Holding ayrıca mühendislik, sistem entegrasyonu, ürün yönetimi, eğitim ve satış sonrası hizmetler alanlarında sahip olduğu uzmanlığıyla BDR Thermea'nın çözüm odaklı büyüme stratejisini destekleyecek. 2030 Stratejisinin Önemli Bir Parçası Satın alma, BDR Thermea'nın uzun vadeli dönüşüm yol haritasını oluşturan "Strategy 2030: Focus. Transform. Perform." stratejisinin önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket, bu strateji kapsamında konut ve ticari pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi, bağlantılı ısıtma ve soğutma çözümlerini yaygınlaştırmayı ve satış sonrası hizmetlerini büyütmeyi hedefliyor. G.I. Holding'in bünyeye katılmasıyla birlikte BDR Thermea'nın ürün odaklı yaklaşımdan entegre çözüm sağlayıcısına kadar dönüşüm süreci de hız kazanacak İtalya'daki Üretim Gücü Artıyor Satın alma kapsamında G.I. Holding'in İtalya'nın Friuli Venezia Giulia bölgesindeki Latisana, Ronchis ve Rivignano'da bulunan üretim tesisleri de BDR Thermea ağına dahil oluyor. Bu tesisler, BAXI'nin Bassano del Grappa'daki üretim operasyonlarıyla birlikte faaliyet gösterecek. İtalya, Macaristan, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde görev yapan yaklaşık 300 G.I. Holding çalışanı da 50'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve 6.500'den fazla kişiyi istihdam eden BDR Thermea organizasyonuna katılacak. Satın alma işleminin tamamlanmasının ardından Alberto Favero, mevcut BDR Thermea İtalya Genel Müdürü görevine ek olarak G.I. Holding Genel Müdürü olarak atandı. BDR Thermea Hakkında: BDR Thermea, konut ve ticari kullanıma yönelik akıllı iklimlendirme çözümleri geliştiren küresel bir üreticidir. Yaklaşık 6.500 çalışanı bulunan şirket, dünya genelinde faaliyet göstermektedir. Şirket, 2025 yılında 1,9 milyar avro ciroya ulaşmıştır. BDR Thermea; Baxi, De Dietrich, Remeha, Brötje, Chappée ve Baymak gibi sektörün önde gelen markalarını bünyesinde bulundurmaktadır. Şirketin genel merkezi Hollanda'nın Apeldoorn kentindedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

141 Milyon Dolarlık Dev Satın Alma Tamamlandı! Bulls Yatırım Holding’den Escar İçin Yeni Dönem Hamlesi Haber

141 Milyon Dolarlık Dev Satın Alma Tamamlandı! Bulls Yatırım Holding’den Escar İçin Yeni Dönem Hamlesi

Şirketin sermayesinin yüzde 77,62’sini temsil eden hisselerin devri, gerekli tüm düzenleyici kurum onaylarının alınmasının ardından 8 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla sonuçlandı. Yaklaşık 141,4 milyon dolarlık işlemle Escar, Bulls Yatırım Holding çatısı altına katılırken, şirket yönetimi birleşme sürecinin de resmen başlatıldığını duyurdu. Gerçekleşen satın alma, yalnızca hisselerin el değiştirmesiyle sınırlı kalmayacak. Bulls Yatırım Holding, Escar’ın tüm varlık ve yükümlülükleriyle bünyesine katılması amacıyla gerekli yasal süreçleri başlattı. Planlanan birleşmenin tamamlanmasının ardından filo kiralama faaliyetlerinin yeniden yapılandırılarak farklı bir organizasyon altında sürdürülmesi hedefleniyor. Escar Filo Kiralama Bulls Yatırım Holding Portföyüne Katıldı Uzun yıllardır kurumsal araç kiralama alanında faaliyet gösteren Escar Filo Kiralama, tamamlanan hisse devriyle birlikte Bulls Yatırım Holding’in iştirakleri arasına girdi. Satın alma işlemi kapsamında şirket sermayesinin yüzde 77,62’sine karşılık gelen hisseler yeni sahibine devredildi. Toplam 6,63 milyar TL değer üzerinden gerçekleştirilen işlem, holdingin son dönemde attığı en büyük yatırım adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Satın almanın tamamlanmasıyla birlikte Escar’ın ortaklık yapısında da önemli değişiklikler yaşandı. Şirketin eski ortakları arasında yer alan Daryo Kebudi, Azra Kebudi ve Betina Halyo’nun ortaklıkları sona ererken, Escar Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü olarak görev yapan Nora Karakaş, şirketteki yaklaşık yüzde 2 oranındaki hissedarlığını korumaya devam edecek. Birleşme Süreci İçin Resmi Başvurular Başlıyor Hisse devrinin tamamlanmasının ardından gözler şimdi iki şirket arasındaki birleşme sürecine çevrildi. Bulls Yatırım Holding yönetimi, Escar’ın tüm aktif ve pasifleriyle holding bünyesine dahil edilmesini sağlayacak birleşme işlemi için hazırlıklara başladı. Planlanan süreç kapsamında gerekli Sermaye Piyasası Kurulu izinleri ile genel kurul onaylarının alınmasının ardından hukuki prosedürlerin tamamlanması hedefleniyor. Birleşme işlemi sırasında her iki şirketin bağımsız denetimden geçmiş finansal tabloları esas alınacak. Pay değişim oranı ise ilgili mevzuat doğrultusunda hazırlanacak uzman kuruluş raporuna göre belirlenecek. Şirket yönetimi, bu adımın tamamlanmasının ardından Escar’ın faaliyet alanını daha odaklı hale getirmeyi amaçlıyor. Filo Kiralama Operasyonları Ayrı Bir Yapıda Devam Edecek Birleşme planının en dikkat çeken başlıklarından biri ise faaliyetlerin yeniden organize edilmesi oldu. Bulls Yatırım Holding, birleşme tamamlandıktan sonra araç filo kiralama operasyonlarını holding yapısından ayırmayı planlıyor. Bu doğrultuda Escar’ın sahip olduğu operasyonel bilgi birikiminin ve sektör deneyiminin, yalnızca filo kiralama faaliyetlerine odaklanacak yeni bir şirket çatısı altında sürdürülmesi öngörülüyor. Böylece hem yatırım holding faaliyetleri hem de operasyonel filo kiralama hizmetlerinin kendi uzmanlık alanlarında daha verimli şekilde yönetilmesi hedefleniyor. Şirket yönetimi, bu organizasyon modelinin operasyonel verimliliği artırmasının yanı sıra büyüme stratejisine de katkı sağlayacağını değerlendiriyor. Holding Portföyü Yeni Yatırımlarla Güçleniyor Escar satın alması, Bulls Yatırım Holding’in son dönemde izlediği büyüme stratejisinin önemli halkalarından biri olarak öne çıkıyor. Holding bünyesinde daha önce finans, teknoloji ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda şirket bulunurken, Escar’ın da bu yapıya eklenmesiyle portföy daha da genişlemiş oldu. Şirket yönetimi, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iştiraklerin oluşturduğu yapının hem finansal çeşitlilik hem de operasyonel sinerji açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade ediyor. Özellikle uzun vadeli yatırım yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştirilen satın almaların, holdingin gelecekteki büyüme hedeflerinde belirleyici rol oynayacağı belirtiliyor. Kemal Akkaya: “Escar’ın Deneyimi Grubumuza Güç Katacak” Bulls Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, tamamlanan satın alma sürecine ilişkin değerlendirmesinde Escar’ın sektördeki güçlü konumuna dikkat çekti. Akkaya, köklü geçmişe sahip ve yüksek büyüme potansiyeli bulunan bir şirketi holding bünyesine kazandırmanın kendileri açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Yapılan yatırımın yalnızca şirket satın alımından ibaret olmadığını vurgulayan Akkaya, bunun uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti. Escar’ın yaklaşık çeyrek asırlık sektör tecrübesinin ve güçlü müşteri portföyünün holdingin çözüm odaklı yaklaşımıyla uyumlu olduğunu belirten Akkaya, şirketin sahip olduğu operasyonel altyapının grup şirketleri arasındaki iş birliklerini daha da güçlendireceğini dile getirdi. Yeni Yapılanmayla Daha Rekabetçi Bir Organizasyon Hedefleniyor Bulls Yatırım Holding, satın alma sonrasında yalnızca mevcut yapıyı korumayı değil, aynı zamanda organizasyonu yeniden şekillendirmeyi de planlıyor. Yönetim, birleşme işleminin tamamlanmasının ardından daha yalın, daha etkin ve rekabet gücü yüksek bir kurumsal yapı oluşturmayı hedefliyor. Holding yönetimi, önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde katma değeri yüksek yatırım fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceklerini vurgularken, sürdürülebilir büyüme stratejisini yeni yatırımlarla desteklemeyi amaçlıyor. Escar’ın gruba katılmasıyla birlikte hem filo kiralama sektöründe hem de holdingin genel yatırım ekosisteminde yeni bir dönemin başlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.