Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Satış Sonrası

Kapsül Haber Ajansı - Satış Sonrası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Satış Sonrası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelik Motor, Avrupa’nın En Büyük Scooter ve Motosiklet Üreticisi Piaggio’nun Türkiye Distribütörü Oldu Haber

Çelik Motor, Avrupa’nın En Büyük Scooter ve Motosiklet Üreticisi Piaggio’nun Türkiye Distribütörü Oldu

Çelik Motor, anlaşma kapsamında belirlenen ürün gruplarının Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olacak. İlerleyen dönemlerde üretim alanındaki olası iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Anadolu Grubu şirketlerinden Çelik Motor, İtalyan PIAGGIO & C. S.p.A. ile distribütörlük anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Çelik Motor, Vespa’nın ikonik scooter’larından Aprilia’nın yüksek performanslı motosikletlerine, Moto Guzzi’nin karakteristik ve köklü motosikletlerinden Piaggio’nun şehir içi mobilite çözümlerine uzanan ürün gruplarında Türkiye’de tek yetkili distribütör olarak faaliyet gösterecek. Ürünlerin satış ve satış sonrası hizmet ağının oluşturulması ile yetkili satış kanallarının seçimi ve atanması Çelik Motor tarafından gerçekleştirilecek. İlk aşamada distribütörlük ile başlayan iş birliği kapsamında, ilerleyen dönemde pazar koşulları, ekonomik ve operasyonel fizibilite çalışmaları ile tarafların karşılıklı mutabakatı doğrultusunda üretim alanında da olası fırsatlar değerlendirilecek. Motosiklet ve scooter pazarında yeni bir büyüme alanı oluşturulmak hedefleniyor 1884 yılında kurulan Piaggio Grubu, 140 yılı aşkın geçmişiyle Vespa, Piaggio, Aprilia ve Moto Guzzi gibi uluslararası bilinirliğe sahip markaları bünyesinde barındırıyor. Avrupa’nın en büyük scooter ve motosiklet üreticisi olan Piaggio Grubu, aynı zamanda sektörde dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olarak konumlanıyor. “Bu iş birliğinin sektörün dönüşümüne katkı sağlayacağına inanıyoruz” Anadolu Grubu Otomotiv Grubu Başkanı Bora Koçak iş birliği ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Grubu’nun en köklü şirketlerinden biri olan Çelik Motor, 60 yılı aşkın süredir otomotiv sektöründe edindiği deneyimi değişen ulaşım ihtiyaçlarına yanıt veren yeni mobilite çözümleriyle ileriye taşıyor. Piaggio ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu vizyonumuzun önemli bir adımını oluşturuyor. Piaggio Grubu’nun tecrübesi ile Çelik Motor’un Türkiye pazarındaki köklü deneyimini bir araya getirerek şehir içi mobiliteye yeni seçenekler kazandırmayı hedefliyoruz. Çelik Motor otomotiv ve mobilite ekosisteminin dönüşümünde önemli roller üstlendi 1960 yılında kurulan Çelik Motor, Türkiye otomotiv ve mobilite sektörünün köklü şirketleri arasında yer alıyor. 1966’da Skoda kamyonetlerle başlayan otomotiv yolculuğunda Lada ve Honda gibi markaların Türkiye operasyonlarını yürüten şirket, 2001’den bu yana Kia’nın Türkiye distribütörlüğünü üstleniyor. 2005’te filo kiralama alanına giren Çelik Motor, 2014’te Garenta’yı, 2026’da ise şehir içi ve kısa dönem araç kullanımına yönelik Praticar’ı hayata geçirdi. Çelik Motor, otomotiv deneyimini yenilikçi iş modelleri ve dijital dönüşüm yaklaşımıyla birleştirerek mobilitenin geleceğine yön verme hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de Masaj Koltuğu Pazarı Büyüyor, Teknoloji Beklentileri Değiştiriyor Haber

Türkiye'de Masaj Koltuğu Pazarı Büyüyor, Teknoloji Beklentileri Değiştiriyor

Türkiye'de 1990'lı yıllarda henüz çok az bilinen masaj koltukları, bugün farklı kullanıcı beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap veren gelişmiş bir ürün kategorisine dönüştü. Dünyada özellikle Uzak Doğu'da yaygın bir kullanım alanına sahip olan sektör, Türkiye'de de artan ürün çeşitliliği ve gelişen teknolojilerle büyümesini sürdürüyor. Pazardaki değişim yalnızca ürünlerle sınırlı değil, tüketici profili de dönüşüyor. Fiyat ve tasarımın yanında kullanılan teknoloji, kişiselleştirme seçenekleri, kullanım kolaylığı, garanti ve satış sonrası hizmet satın alma kararında daha fazla önem kazanıyor. Tüketici artık teknolojiyi ve kişiselleştirmeyi sorguluyor Türkiye'de masaj koltuğu sektörünün gelişiminde uzun yıllardır yer alan Cellini Kurucusu İbrahim Erim, tüketici beklentilerindeki değişimin sektör açısından yeni bir rekabet ortamı yarattığına dikkat çekiyor. Erim, “Cellini'yi kurduğumuz 1996 yılında masaj koltukları Türkiye için oldukça yeni bir kategoriydi. Geçen yıllar içerisinde bu ürünlerin tanınmasına, yaygınlaşmasına ve Türkiye'de bir pazar oluşmasına öncülük ettik. Bugün ise teknolojiyi araştıran, ürünleri karşılaştıran ve beklentileri yükselen çok daha bilinçli bir tüketici profili var. Bizim odağımız da dünyadaki yenilikleri ve yeni teknolojileri Türkiye'deki kullanıcılarla buluşturmak yönünde ilerliyor.” Masaj koltuğunda rekabet teknolojiye kayıyor Masaj koltuklarında yaşanan teknolojik dönüşüm, tüketicinin üründen beklentilerini de değiştiriyor. Bir dönem ağırlıklı olarak konfor odaklı değerlendirilen kategoride bugün yapay zeka destekli vücut analizi, gelişmiş masaj mekanizmaları, çift motorlu sistemler, kişiselleştirilmiş programlar, Zero Gravity, hava basınçlı masaj ve sesli kontrol gibi teknolojiler öne çıkıyor. Cellini’nin güncel ürün gamında da 3D’den 5D’ye uzanan farklı masaj teknolojileri, akıllı vücut tarama sistemleri ve kişiye göre şekillenen programlar bir arada kullanılıyor. Böylece standart bir masaj deneyiminin ötesine geçilerek, kullanıcının vücut yapısı ve ihtiyaçlarına daha uyumlu uygulamalar sunuluyor. Cellini Kurucusu İbrahim Erim, “Bugün masaj koltuklarında asıl rekabet, teknolojiyi ne kadar doğru ve kişiye özel kullanabildiğiniz üzerinden şekilleniyor. Yapay zeka, vücut analizi ve gelişmiş masaj sistemleri sayesinde ürünler artık kullanıcıyı daha iyi tanıyan ve deneyimi ona göre uyarlayan bir yapıya doğru ilerliyor. Kısaca masaj koltuklarında yaşanan teknolojik gelişim sektörün yönünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Yapay zekanın özellikle kişiselleştirme konusunda sektöre önemli yeni olanaklar kazandıracağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Satış sonrası hizmet satın alma kararının parçası oluyor Ürünlerin teknolojik olarak gelişmesi ve uzun yıllar kullanılması, servis, garanti ve yedek parça desteğini de tüketicinin satın alma kriterleri arasına taşıyor. İbrahim Erim, özellikle teknolojik ürünlerde satış sonrası güvenin önemine dikkat çekerek, “Tüketici yalnızca bugün satın aldığı ürüne bakmıyor. İlerleyen yıllarda ihtiyaç duyduğunda markaya ulaşabilmek, servis ve yedek parça desteği alabilmek istiyor. Satış sonrası hizmet artık sektörümüzde rekabetin önemli unsurlarından biri” diyor. Cellini'nin Türkiye genelindeki servis yapılanması bugün 81 ilde 360 noktaya ulaşıyor. Masaj koltuklarının kullanım alanı genişliyor; ofisler ve kurumsal kullanım Sektördeki bir diğer değişim kullanım alanlarında yaşanıyor. Ev kullanımının yanı sıra şirketlerin dinlenme alanları, yönetici ofisleri, oteller ve farklı ticari mekanlar da masaj koltukları için yeni kullanım alanları oluşturuyor. Çalışan deneyimine verilen önemin artmasının kurumsal talebi desteklediğini belirten Erim, “İş yaşamında insanların kısa sürelerle dinlenebileceği alanlara verilen önem artıyor. Bunun masaj koltuklarının kurumsal kullanımını da geliştireceğini düşünüyoruz” dedi. Türkiye pazarı gelişme potansiyelini koruyor Türkiye'de masaj koltuğu kategorisi, ürünün sınırlı ölçüde bilindiği dönemlerden tüketicinin marka, model ve teknolojileri karşılaştırdığı daha olgun bir pazar yapısına doğru ilerliyor. Bununla birlikte masaj koltuğu kullanımının daha yaygın olduğu Uzak Doğu pazarlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye'de kategorinin gelişme alanı devam ediyor. Erim, “Türkiye'de artık kategoriyi tanıyan ve seçimlerini daha bilinçli yapan bir tüketici kitlesi var. Bundan sonraki büyümenin teknoloji, kalite, güven ve güçlü satış sonrası hizmet ekseninde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Cellini olarak sektörde öncü rolümüzü yeni teknolojiler ve yüksek hizmet standartlarıyla sürdürmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Casper 105 Servis Noktasıyla Türkiye Genelinde Hizmet Veriyor Haber

Casper 105 Servis Noktasıyla Türkiye Genelinde Hizmet Veriyor

Casper, Türkiye genelinde 105 servis noktasıyla satış sonrası teknik destek hizmeti verirken, 11 yıldır 8 ilde uyguladığı “1 Saatte Servis” modeli kapsamında belirli bakım ve onarım işlemlerini bir saatten kısa sürede tamamlıyor. Şirketin satış sonrası hizmetleri arasında Jet Servis, Turbo Servis, uzaktan destek ve yerinde servis seçenekleri de yer alıyor. Teknoloji ürünlerinde işlemci, ekran, depolama kapasitesi, tasarım ve fiyat satın alma kararının temel kriterleri arasında yer alıyor. Cihazların günlük ve profesyonel yaşamda kullanım alanının genişlemesiyle birlikte, arıza veya bakım durumunda teknik desteğe erişim ve cihazın yeniden kullanılabilir hale gelme süresi de kullanıcı deneyiminde önem kazanıyor. Satış sonrası hizmetlerin teknoloji seçiminde öne çıkan başlıklardan biri haline geldiğini aktaran Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman; “Bilgisayar ve tabletlerin iş, eğitim ve günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, teknik desteğe hızlı erişimin önemini de artırıyor. Türkiye genelindeki 105 servis noktamızın yanı sıra 8 ilde 11 yıldır sürdürdüğümüz 1 Saatte Servis hizmetiyle kullanıcıların teknik desteğe erişim süresini kısaltmaya odaklanıyoruz” dedi. 7 bin 983 cihaz 60 dakikadan kısa sürede teslim edildi Casper’ın 11 yıldır 8 ilde sunduğu 1 Saatte Servis hizmeti, koşulları uygun cihazlarda arıza tespiti, onarım ve test süreçlerinin bir saat içinde tamamlanmasını hedefliyor. Servise ulaşan cihazlarda öncelikle sorunun niteliği belirleniyor; ardından ilgili uzman ve iş istasyonu atanarak teknik süreç başlatılıyor. Geçmiş servis kayıtları ve dijital teknik yönlendirmelerden yararlanan ekipler, gerekli parçanın servis noktasında hazır bulunması halinde onarım işlemine doğrudan geçebiliyor. Sürecin sonunda gerçekleştirilen testlerle cihazın yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Konya ve Eskişehir’de sunulan hizmet kapsamında Haziran 2025-Haziran 2026 döneminde 7.983 cihaz 60 dakika dolmadan kullanıcıya teslim edildi. Aynı dönemde zaman hedefini karşılama oranı yüzde 93 olurken, ortalama onarım süresi 35-48 dakika arasında gerçekleşti. 4.108 dizüstü bilgisayar, 1.821 tablet, 1.324 akıllı telefon, 380 masaüstü bilgisayar ve 350 monitör bir saatten kısa sürede tamamlanan işlemler arasında yer aldı. Farklı ürün gruplarında 1 Saatte Servis imkanı 1 Saatte Servis hizmetinden Casper logolu dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar, monitörler ve All-in-One bilgisayarlar yararlanabiliyor. Garanti süresi sona eren cihazlarda onarım işlemi ücretlendirilebilse de 1 Saatte Servis hizmeti için ayrıca ücret alınmıyor. Ağır fiziksel hasar veya uzun süreli teknik test gerektiren işlemlerde ise servis süresi 60 dakikayı aşabiliyor; bu durumlarda tahmini süre ve oluşabilecek maliyet işlem öncesinde kullanıcıyla paylaşılıyor. Hızlı servis süreci, onarım işleminin yanı sıra kapsamlı bir teknik ekip ve parça planlamasına dayanıyor. Servis noktalarında talep olasılığına göre oluşturulan parça stokları, ihtiyaç duyulan bileşenin hazır bulunması halinde işleme doğrudan geçilmesini sağlıyor. Onarım sonrasında gerçekleştirilen testlerle cihazların teslim öncesindeki teknik kontrolleri tamamlanıyor. Servis ağı adresten alım ve teslim seçenekleriyle genişliyor Casper’ın Türkiye genelindeki 105 servis noktasından oluşan ağı, kullanıcıların teknik desteğe farklı kanallardan ulaşabilmesini sağlıyor. En yakın servis noktasına çağrı merkezi ve Casper’ın destek sayfası üzerinden ulaşılabilirken, cihazını servis noktasına götürmek istemeyen kullanıcılar için adresten alım seçenekleri de bulunuyor. Türkiye genelinde sunulan ücretsiz JET Servis kapsamında cihaz, kargo kuryesi aracılığıyla kullanıcının evinden veya iş yerinden alınarak teknik servise ulaştırılıyor ve işlemler tamamlandıktan sonra aynı adrese teslim ediliyor. İstanbul ve Ankara’nın belirli bölgelerinde sunulan ücretli TURBO Servis ise adresten alım ve teslim sürecini moto kurye aracılığıyla gerçekleştiriyor. Böylece servis ağı, fiziksel noktalara erişimin yanında farklı teslim seçenekleriyle de tamamlanıyor. Casper servislerinde başarılı onarım oranı yüzde 98’in üzerinde Casper’ın paylaştığı verilere göre onarılan cihazların yüzde 98,5’i ilk 60 gün içerisinde aynı arıza nedeniyle yeniden servise gelmiyor. Şirketin Haziran 2026 verilerinde bilgisayar kategorisindeki başarılı onarım oranı yüzde 98,28, genel başarılı onarım oranı ise yüzde 98,33 seviyesinde bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Yeni Ürünleri Ve Teşhis Çözümleriyle Ticari Araç Servislerini Güçlendiriyor Haber

Bosch Yeni Ürünleri Ve Teşhis Çözümleriyle Ticari Araç Servislerini Güçlendiriyor

Bosch Automechanika Frankfurt 2026'da ticari araç portföyüne eklenen çok sayıda yeni ürün ve çözümü tanıtıyor. Dünyanın önde gelen ticari araç orijinal ekipman tedarikçilerinden biri olan Bosch, uzun yıllara dayanan sistem ve geliştirme uzmanlığını satış sonrası pazarına taşıyor ve portföyünü güncel araç nesillerinin ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştiriyor. Fren, filtreleme, silecek, direksiyon ve yardımcı tahrik alanlarındaki yeni ürün ve program genişletmeleriyle mevcut portföyünü tamamlıyor. Teşhis yazılımı, servis ekipmanları ve dijital hizmetlerden oluşan çözümler, servislerin bakım ve onarım çalışmalarını verimli biçimde yürütmesini kolaylaştırırken araçların bulunabilirliğini artırmaya da yardımcı oluyor. Bosch ayrıca ticari araçların çok markalı baım ve onarımına yönelik Avrupa çapındaki Alltrucks servis konseptiyle servisleri destekliyor. Bosch Mobilite Satış Sonrası Çözümler Bölüm Kurulu'nda geliştirme ve ürün alanlarından sorumlu üye Carsten Kopp, şunları söyledi: "Küresel ticari araç üreticilerinin uzun soluklu iş ortağı olarak kapsamlı orijinal ekipman deneyimimizi satış sonrası pazarı için yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla kullanıyoruz. Yüksek kaliteli yedek parçalar, modern teşhis teknolojileri, servis ekipmanları ve dijital çözümlerle servislerin onarımları verimli biçimde gerçekleştirmesine ve araçları en kısa sürede yeniden yola çıkarmasına destek oluyoruz." Arslan: "Ticari araç segmentine yönelik en güncel teknoloji ve hizmetlerimizi, ülkemizde sunuyoruz.” Türkiye araç parkında ticari araçların kritik rolüne değinen Bosch Mobilite Satış Sonrası Çözümler Türkiye ve Orta Doğu Direktörü Arda Arslan, şunları söyledi: "Avrupa’nın önde gelen ticari araç pazarlarından biri olan Türkiye’de ticari araçlar ekonomik faaliyetler ve kalkınma açısından önemli bir role sahip. Bosch olarak yeni ürün ve teşhis çözümlerimizle ticari araç servislerimizi güçlendiriyor, hizmet kalitesinin yükselmesine katkı sağlıyor ve tüm paydaşlarımızın küresel ölçekteki en yeni teknolojilerden yararlanmasını mümkün kılıyoruz." Ticari araçlar için yeni disk fren balataları Bosch, kamyon, römork ve otobüslere yönelik yeni disk fren balatası serisiyle ticari araç yedek parça portföyünü genişletiyor. Genişletilen ürün yelpazesi, servislerin farklı araçlara yönelik parçaları tek bir tedarikçiden temin etmesini sağlayarak tedarik sürecini kolaylaştırıyor. Fren balataları sürtünme katsayısı, konfor ve aşınma performansı arasında dengeli bir oran sağlayacak şekilde tasarlandı. Özel yüzey kaplaması, fren balatası ile fren diski arasındaki etkileşimi iyileştirerek alıştırma süresini kısaltıyor. Ticari araç AdBlue sistemleri için yeni üre filtreleri Bosch, üçüncü taraf üreticilere ait AdBlue enjeksiyon sistemleri için iki yeni üre filtresini portföyüne ekliyor. Yeni filtreler, Mercedes-Benz Actros’un yanı sıra DAF ve Scania araçlarında da kullanılan Cummins-Hilite sistemlerinin farklı nesillerine yönelik uygulamaları kapsıyor. Filtreler, enjeksiyon valflerinin kirlenmeye karşı korunmasına yardımcı oluyor ve hassas AdBlue dozajlamasını destekliyor. Bu portföy genişlemesi, servislerin parça tedarikini kolaylaştırırken egzoz gazı arıtma alanındaki hizmet yelpazesini de genişletiyor. Modern ticari araç uygulamaları için direksiyon sistemleri Bosch, direksiyon alanında güncel ve gelecekteki ticari araç uygulamalarına yönelik yeni direksiyon çözümleri sunuyor. Elektrohidrolik direksiyon sistemi Servotwin, etkinliği kanıtlanmış Servocom direksiyon sistemini elektrikli destekle birleştiriyor. Bu yapı, ek sürücü destek işlevlerine olanak tanıyor ve otomatik sürüş işlevleri için bir temel oluşturuyor. Servotwin’in elektrikli desteği sayesinde acil durum direksiyon işlevleri, ikinci bir hidrolik devreye ihtiyaç duyulmadan da gerçekleştirilebiliyor. Ürün yelpazesi, zorlu koşullarda aracın manevra kabiliyetini ve kullanım kolaylığını destekleyen elektrohidrolik arka aks direksiyon sistemleriyle tamamlanıyor. Kontrol ünitesi, ön aksın direksiyon açısına göre arka aks için gereken direksiyon açısını belirliyor. Elektrik motoru arka tekerlekleri yönlendiren silindirin hareketi için gerekli basıncı üreten hidrolik pompayı tahrik ediyor. Servisler modern ticari araç platformlarına yönelik bu genişletilmiş ürün yelpazesinden yararlanıyor. Yeni direksiyon bileşenleri Ağustos 2026 itibarıyla kullanıma sunuluyor. Ticari araçlara yönelik Aerotwin J.E.T-Blade portföyü genişliyor Bosch, Eylül 2026’dan itibaren Aerotwin J.E.T-Blade programını ek set seçenekleri ve farklı silecek uzunluklarıyla genişletiyor. Jet Evolution Technology (J.E.T) sayesinde cam suyu entegre nozullar aracılığıyla doğrudan silecek lastiğinin önüne uygulanıyor. Bu teknoloji, püskürtme sırasında oluşan ve görüşü olumsuz etkileyen sisi azaltarak anında net görüş sağlıyor. Önceden monte edilmiş adaptörüyle araca özel bir çözüm sunan yeni ön cam sileceği, servislerde hızlı montaja olanak tanıyor ve silecek değişimi için gereken süreyi kısaltıyor. Filo işletmecileri de J.E.T-Blade teknolojisinin zorlu hava koşullarında dahi sunduğu güvenilir silme performansından yararlanıyor. Yardımcı tahrik bileşenleri programı genişliyor Bosch ticari araç ürün yelpazesini yardımcı tahrik bileşenleri alanında da genişletiyor. Yeni gergiler, kasnaklar ve ek V kayışları mevcut ürün yelpazesini tamamlıyor. Yüksek yüklere dayanacak ve uzun kullanım ömrü sunacak şekilde geliştirilen bu bileşenler, zorlu çalışma koşullarında bile güvenilir güç aktarımı sağlıyor. Servisler daha geniş araç kapsamı sayesinde müşterilerinin araçlarını kullanımda tutmaya ve arıza sürelerini en aza indirmeye yardımcı oluyor. Genişletilen ürün yelpazesi Kasım 2026’dan itibaren kullanıma sunulacak. Teşhis ve onarım süreçleri için merkezi platform: Truck ve Off-Highway için ESI[tronic] Yedek parça portföyünün yanı sıra kapsamlı teşhis yazılımı “Truck ve OHW için ESI[tronic]” de Bosch’un ticari araç iş kolunda merkezi bir rol oynuyor. Modüler yazılım, ticari araçlara ve iş makinelerine yönelik teşhis, bakım ve onarım çalışmalarında servislere destek sağlıyor. Üretici verilerine, bakım bilgilerine, onarım talimatlarına ve devre şemalarına erişim sayesinde arızalar daha hızlı tespit edilebiliyor, onarımlar ise daha verimli gerçekleştirilebiliyor. Yazılım, 600’den fazla markanın 18.000’i aşkın araç modelini kapsıyor ve düzenli olarak güncelleniyor. Güvenli Teşhis Erişimi (SDA) gibi özellikler, korumalı araç elektroniğine erişimi kolaylaştırıyor. KTS Truck teşhis modülüyle birlikte kullanılan ESI[tronic], servislerin arıza sürelerini azaltmasına ve onarımları üretici talimatlarına uygun biçimde gerçekleştirmesine yardımcı oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSM Global, Doğu Avrupa’da 9 Ülkede Global Markalarla Büyüyor Haber

TSM Global, Doğu Avrupa’da 9 Ülkede Global Markalarla Büyüyor

Yaygın satış ve satış sonrası hizmetler ağıyla öne çıkan TSM Global, 21 ülkede faaliyet gösterirken Doğu Avrupa’daki güçlü varlığını da sürdürüyor. TSM Global İş Makinaları Bölümü Genel Müdürü Burak Ertuğrul, bölgedeki faaliyetleri hakkında şöyle bilgi verdi: ‘’Doğu Avrupa, TSM Global’in uluslararası büyüme stratejisinin en önemli merkezlerinden biri. Bölgedeki varlığımızı yalnızca ürün satışıyla sınırlı görmüyor; güçlü bayi yapılanmamız, satış sonrası hizmetlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli bir iş ortaklığı modeli oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde Doğu Avrupa’daki etkinliğimizi yeni iş birlikleri ve yatırımlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa’daki varlığımız Polonya, Romanya, Macaristan, Çekya, Bulgaristan, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Sırbistan gibi 9 kilit ülkeyi kapsıyor. Bununla birlikte vizyonumuz sadece bu bölgeyle sınırlı kalmayıp, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerini de dahil ettiğimiz toplam 21 ülkelik çok daha geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek bu büyük pazarın sunduğu devasa potansiyeli başarıyla değerlendirmeye çalışıyoruz. İnşaat, lojistik, madencilik, tarım ve ormancılık bölgenin en hızlı büyüyen lokomotif sektörleri. TSM Global olarak biz de tam bu noktalara çözüm üretiyoruz; portföyümüzdeki ekskavatörler, iş makinaları ve istifleme ekipmanları ile ağır sanayi, inşaat, ormancılık ve lojistik alanlarında yoğun bir şekilde faaliyet gösteriyoruz.’’ ‘’Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat’ı (Green Deal) Motive Etti’’ Burak Ertuğrul, ülke seçiminde rol alan önemli faktörler hakkında bilgi verdi: ‘’Avrupa Birliği (EU) kapsamında hızla gelişen ve ciddi yatırımlar alan bu ülkeleri seçmemizdeki temel etken, artan inşaat ve madencilik faaliyetlerinin yüksek kapasiteli iş makinalarına yarattığı talep. Burada özellikle Türk müteahhit şirketlerinin her geçen gün Doğu Avrupa'da çok daha fazla söz sahibi olmalarının altını çizmek isteriz. Türk şirketlerinin dinamik, esnek ve çözüm odaklı yapısı, Doğu Avrupa'nın hızlı refleks bekleyen değişken pazar şartlarına mükemmel uyum sağlıyor. Özellikle kaliteli ürün, hızlı servis ve kesintisiz iletişim sunabilen firmalar için kalıcı pazar payları elde etme fırsatı çok yüksek. Türkiye'deki köklü başarılarımız ve güçlü referanslarımız sayesinde, yurt dışı projeleri yürüten müteahhitlerimizin de önde gelen tercihi olmaktan gurur duyuyoruz. Tüm bu dinamiklerin yanı sıra, Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat (Green Deal) vizyonu ve Yapısal Uyum Fonları gibi güncel uygulamaları bu pazarlara yönelmemizde belirleyici bir katalizör rolü oynadı.’’ ‘’Ciromuzda Stratejik Payı Var’’ Doğu Avrupa operasyonlarının toplam cirolarında stratejik ve büyüyen bir paya sahip olduğunun altını çizen Burak Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa bölgesi için uzun vadeli iş planlarımız halihazırda hazırlanmış olup, tüm yatırımlarımız bu vizyon doğrultusunda hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki bayi ağımızın genişlemesi ve pazar payımızın artmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde bu oranın daha aktif büyüme rakamlarıyla ivmelenerek artmasını öngörüyoruz. Bu bölgeyi kesinlikle uzun vadeli bir yatırım ve büyüme bölgesi olarak konumlandırıyoruz. Sadece ekipman tedarik etmekten ziyade, Sumitomo gibi temsil ettiğimiz küresel markaların bölgedeki distribütörlük ve hizmet ağını kalıcı olarak kök salacak şekilde güçlendirmek ana önceliğimizdir. ’’ Hedef: Antrepo Gibi Lojistik Üs Anlaşmaları TSM Global’in stratejisinin merkezinde “yerel güçlerle entegre olma” hedefinin yattığını vurgulayan Ertuğrul, ‘’Bu doğrultuda, bölgedeki kilit ülkelerde yer alan iş makinesi bayilerimizle güçlü ortaklıklar kurmaya ve mevcut bayi ağımızı derinleştirmeye odaklanıyoruz. Satış sonrası hizmet kalitemizi maksimize etmek adına yerel partnerlerimizle birlikte yedek parça ve lojistik altyapısını geliştiriyoruz. Ayrıca Doğu Avrupa için jeopolitik önemi yüksek olan bazı alternatif aday ülkelerde, lojistik merkez anlaşmaları planlıyoruz. Bölgedeki yapılanmamızı genişletmek adına yeni bayi adayları için yürüttüğümüz görüşmeler de tüm hızıyla devam ediyor’’ dedi. ‘’Avrupalı Bayilerle Entegresyonu Güçlendiriyoruz’’ Burak Ertuğrul, bölgedeki temel hedeflerini şöyle anlattı: ‘’Önümüzdeki 3-5 yıllık projeksiyonda temel hedefimiz; pazar payımızı istikrarlı bir şekilde artırmak ve Avrupalı bayilerimizle olan entegrasyonumuzu güçlendirmek. Aynı zamanda mevcut siyasi ve ekonomik yapıya paralel bir şekilde TSM Global ve Sumitomo’nun bilinirliğini rekabette en üst seviyelere çıkartıp, 5 yıl içerisinde pazardaki oyuncular arasında ilk 3’te yer almak en önemli stratejik vizyonumuz. Bölgede gözlemlediğimiz en önemli değişim, AB fonlarının da etkisiyle altyapı, enerji ve sanayileşme projelerindeki büyük ölçekli artışlar. Tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması da bölgedeki lojistik ve depolama ihtiyaçlarını, dolayısıyla endüstriyel ekipman talebini doğrudan tetikledi. Bunlar bizim için pozitif anlamda destekleyici oldu.’’ Dijitalleşme Operasyonel Verimliliği Artırdı Ertuğrul, dijitalleşmenin bölgedeki faaliyetleri üzerine etkisi hakkında şöyle konuştu: ‘’Dijitalleşme hem uluslararası bayilerimizle olan iş iletişimimizi hızlandırıyor hem de operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Satış tahminlemeleri, bayi performansı analizi, lojistik optimizasyonu ve satış sonrası hizmetlerde veri odaklı hareket ederek pazarın ihtiyaçlarını önceden tespit edebiliyoruz. Aynı zamanda tekliften siparişe kadar tüm süreci uçtan uca dijital yöneteceğimiz projemiz de hayata geçmek üzere.’’ Dünya Devleri ile 120'den Fazla Ülkede "En İyi Distribütörler" Listesindeyiz Dünya devi markaları 21 ülkeye ulaştıran TSM Global’in globaldeki başarıları da dikkat çekti. ’’En büyük başarımız; Sumitomo gibi kendi alanında, iş makinaları sektöründe global oyuncu olan markamızın bölgesel yönetimini üstlenerek, Avrupalı bayilerimizle karşılıklı güvene ve yüksek standartlara dayalı, sürdürülebilir bir bayilik ağı kurmuş olmamız. Sumitomo’nun ‘En İyi Temsilci’ kategorisinde yer almamız, uzun yıllara dayanan bu karşılıklı güven ve iş birliği neticesinde Sumitomo'nun Doğu Avrupa pazarına TSM Global ile birlikte ilk defa doğrudan girmesi bizim için önemli ve gurur verici bir başarıdır. Bu adım, şirketimizin tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri olarak yer alacaktır. Katıldığımız fuarlar ve düzenlediğimiz bayi organizasyonlarıyla da bu güçlü entegrasyonu başarıyla yönetmeye devam ediyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Timelog Lojistik, Deneyimini İkinci Kuşak Yöneticiler ve Renault Trucks ile İleri Taşıyor Haber

Timelog Lojistik, Deneyimini İkinci Kuşak Yöneticiler ve Renault Trucks ile İleri Taşıyor

Uluslararası karayolu taşımacılığında parsiyel ve komple yük taşımacılığı hizmetleri sunan Timelog Lojistik, 20 adet retarder ve ADR donanımlı Renault Trucks T 480 çekici yatırımı ile Avrupa operasyonlarını büyütürken genç filo yapısını korumayı hedefliyor. Timelog, bu yeni filo yatırımında yakıt verimliliği ve toplam sahip olma maliyetini önceliklendirerek Renault Trucks’ın satış sonrası bakım ve onarım paketlerinden de yararlanacak. Teslimat törenine Timelog Global Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Hüner ve Genel Müdürü Berke Hüner; Renault Trucks Türkiye adına Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ve Filo Satış Müdürü Onur Şen ile Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan ve Genel Müdürü Mesut Süzer katıldı. 30 yılı aşan deneyim, ikinci kuşakla büyümeye devam ediyor Timelog Global Lojistik’in ikinci kuşak yöneticilerin katılımıyla sürdürdüğü operasyonlarının ardında, aile şirketleri bünyesinde 30 yılı aşan taşımacılık deneyimi bulunuyor. Bu birikimi Timelog çatısı altında uluslararası karayolu taşımacılığına taşıyan şirket, tekstil, otomotiv, otomotiv yedek parça, makine ve ağır sanayi başta olmak üzere birçok sektöre hizmet veriyor. Türkiye’nin farklı noktalarındaki yüklemelerini İstanbul üzerinden Avrupa’ya ulaştırıyor. Bursa, Düzce ve Ankara gibi sanayi merkezlerinden de yoğun şekilde yükleme gerçekleştiriliyor. Timelog Global Lojistik Genel Müdürü Berke Hüner, şirketin büyüme stratejisini şöyle değerlendiriyor: “30 yılı aşan taşımacılık deneyimimizi Timelog çatısı altında yeni bir büyüme vizyonuyla sürdürüyoruz. Başta Almanya, Hollanda ve Belçika olmak üzere Avrupa’da faaliyet gösteriyoruz; son olarak Romanya’yı operasyon ağımıza ekledik. Büyümemizi yalnızca yeni hatlar açmak üzerinden değil, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve güvenilir çözümler sunarak sürdürülebilir şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” Büyüyen operasyonlar, genç bir filo ile destekleniyor Timelog Global Lojistik, büyüyen operasyonlarına paralel olarak filo yatırımlarını sürdürürken mevcut araçlarının bir bölümünü de yeniliyor. Berke Hüner, “Araçlarımız yılda ortalama 120 bin kilometre yol yapıyor. Bu yoğunlukta bizim için araçların yolda kalma süresini en aza indirmek, operasyonel sürekliliği sağlamak ve işletme maliyetlerini kontrol altında tutmak büyük önem taşıyor. Dolayısıyla Renault Trucks T 480 çekiciler ile filomuzu yenileyip geliştirerek büyümemizi genç ve verimli bir filo yapısıyla destekliyoruz” Renault Trucks T 480 tercihinde toplam sahip olma maliyeti öne çıktı Timelog Lojistik, yeni çekicilerinin tamamını ADR’li Renault Trucks T 480 olarak tercih etti. ADR kapsamındaki taşımalar gerçekleştiren Timelog, ADR donanımının sağladığı operasyonel esnekliğin yanı sıra araçların ikinci el değerine katkısını da tercihinde dikkate aldı. Yeni araç tercihlerini değerlendiren Berke Hüner, “Yaptığımız yüksek kilometre nedeniyle yakıt tüketimi yatırım kararımızda önemli bir kriter. Ancak aracı yalnızca ilk yatırım veya yakıt maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz. İşletim, bakım, onarım ve yedek parça giderlerini de göz önünde bulundurarak toplam sahip olma maliyetine bakıyoruz. Renault Trucks T 480’lerin bu açıdan operasyonlarımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” diye belirtti. Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ise yatırımın iki şirket arasındaki yeni iş birliği açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Timelog Global Lojistik’in 30 yılı aşan taşımacılık deneyimini yeni neslin dinamizmi ve büyüme vizyonuyla ileri taşımasını değerli buluyoruz. Avrupa’daki operasyon ağını geliştiren Timelog’un, filosunun yaklaşık yarısını kapsayan bu yatırımında Renault Trucks T 480 çekicileri tercih etmesi bizim için ayrıca önemli. İlk kez filolarına katılan Renault Trucks çekicilerin performansıyla bu iş birliğini uzun vadeli bir yol arkadaşlığına dönüştürmeyi hedefliyoruz.” Finansman ve satış sonrası çözümler de yatırımın parçası Timelog Global Lojistik’in yatırım sürecinde Renault Trucks tarafından sunulan finansman ve satış sonrası çözümler de etkili oldu. Timelog, yatırımını öz kaynakları ve Renault Trucks Finans Hizmetler’in çözümlerini birlikte kullanarak planlarken, yeni T 480’ler için satış sonrası bakım ve onarım paketlerinden de yararlanacak. Berke Hüner, “Yatırım sürecinde bizim için önemli noktalardan biri çözüm odaklı bir yaklaşım sunulmasıydı. Araç yatırımımızı finansman ve bakım çözümleriyle birlikte değerlendirebilmek süreci bizim açımızdan kolaylaştırdı. Bakım ve onarım hizmetlerini de paket kapsamında planlayarak yoğun uluslararası operasyonlarımızda maliyetlerimizi daha öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Heavy Klima Sistemleri ile Halk Bank Şubelerinde 8 Yıllık Güven ve Konfor İş Birliği 2026’da Devam Ediyor Haber

Mitsubishi Heavy Klima Sistemleri ile Halk Bank Şubelerinde 8 Yıllık Güven ve Konfor İş Birliği 2026’da Devam Ediyor

Türkiye Halk Bankası’nın sekiz yıldır 500’den fazla şubesinde Mitsubishi Heavy Industries iklimlendirme çözümlerini tercih etmesi, iki kurum arasındaki karşılıklı güvenin ve ortak kalite anlayışının güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Finans sektöründe kesintisiz hizmet, müşteri memnuniyeti ve operasyonel verimlilik büyük önem taşıyor. Mitsubishi Heavy’nin ileri mühendislik teknolojileri ile geliştirilen VRF sistemleri ve split klima çözümleri, farklı büyüklükteki şube yapılarına özel yüksek performanslı çözümler sağlıyor. Yüksek enerji verimliliği, sessiz çalışma teknolojisi, uzun kullanım ömrü ve güçlü satış sonrası hizmet desteğiyle Mitsubishi Heavy Klima, Halk Bank’ın kalite ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunan güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. GOOD DESIGN Ödüllü Teknolojiyle Rüzgarsız Konfor Halk Bankası şubelerinde kullanılacak Mitsubishi Heavy Industries’in yeni nesil DRAFT Panelli dört yöne üflemeli FDT serisi kaset klimaları, GOOD DESIGN ödüllü Çoklu Kanat Kontrolü teknolojisiyle öne çıkıyor. Hava akışını doğrudan kullanıcıların üzerine yönlendirmeden ortama dengeli şekilde dağıtan teknoloji, rüzgârsız konfor sağlayarak çalışanların ve müşterilerin daha konforlu bir ortamda bulunmasına destek oluyor. Yeni nesil DRAFT Panel teknolojisi, özellikle yoğun kullanılan ticari alanlarda iç ortam konforunu artırmaya yönelik geliştirilmiş yapısıyla dikkat çekiyor. Gelişmiş hava yönlendirme kabiliyeti, sessiz çalışma performansı ve enerji verimliliğine katkı sağlayan özellikleriyle Mitsubishi Heavy Industries klimalar, Halk Bankası şubelerinin farklı iklimlendirme ihtiyaçlarına esnek çözümler sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Carrier’da Ortaklık Yapısı Değişiyor Haber

Alarko Carrier’da Ortaklık Yapısı Değişiyor

Temelleri 1954 yılında atılan ve ülke kalkınmasındaki yolculuğuna iklimlendirme alanında başlayan Alarko Holding’in Sanayi ve Ticaret Grubu bünyesinde faaliyet gösteren şirketi Alarko Carrier’da ortaklık yapısı değişiyor. Alarko Holding, 1998 yılından bu yana ortaklık yaptığı ABD’li Carrier’a ait tüm hisseleri devralmak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı. Tarafların karşılıklı mutabakatıyla gerçekleşen süreç kapsamında, Şirket sermayesinde yüzde 42,03 oranında payı bulunan Carrier’a ait hisselerin tamamı Alarko Holding’e geçerek, Alarko’nun hissedarlık oranı yüzde 84,06’ya yükselecek. Alarko Holding bünyesindeki Sanayi ve Ticaret Grubu, iklimlendirme sektöründeki varlığını kendi markasıyla ve yeni hedeflerle sürdürecek. Son 28 yılda önemli başarılara imza atan iki şirketin ortak değerlendirmesi ve karşılıklı uzlaşısıyla alınan bu stratejik kararla Alarko ile Carrier ortaklığının sonlandırılması öngörülüyor. Ortaklık yapısındaki değişim, müşterilere sunulan hizmetlerde herhangi bir değişiklik yaratmayacak şekilde planlandı. Süreç tamamlanana kadar “Carrier” ve “Toshiba” markalı tüm ürünlerin günlük operasyonları, üretim faaliyetleri ve müşterilerine sunduğu hizmetler Alarko Carrier tarafından sağlanmaya devam edecek. Sonrasında “Carrier” ve “Toshiba” markaları için Türkiye pazarındaki satış ve satış sonrası faaliyetlerin sorumluluğu Carrier'ın bir bağlı ortaklığına devredilecek. Uzun yıllara dayanan güçlü iş ortaklığı için Carrier’a içtenlikle teşekkür eden Alarko’nun üst düzey yönetimi, işlemin olağan koşulların yerine getirilmesine bağlı olarak 2026 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlanmasını bekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.