Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma

Kapsül Haber Ajansı - Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASPİLSAN Enerji, World Defense Show 2026’da Küresel Vizyonunu Sergiliyor Haber

ASPİLSAN Enerji, World Defense Show 2026’da Küresel Vizyonunu Sergiliyor

8-12 Şubat 2026 tarihleri arasında, Riyad Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan fuarda ASPİLSAN Enerji, H4-E7 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Stratejik Güç, Sürdürülebilir Gelecek “Enerjimizle Geleceğe Yön Veriyoruz” vizyonuyla fuara katılan ASPİLSAN Enerji, savunma, havacılık ve ileri teknoloji uygulamalarına yönelik geliştirdiği yüksek performanslı, güvenilir ve sürdürülebilir enerji depolama çözümlerini uluslararası paydaşlarla buluşturacak. Şirket, yerli ve milli üretim gücünü ileri mühendislik kabiliyetiyle birleştirerek, savunma sanayi başta olmak üzere birçok kritik sektörde enerji güvenliğine katkı sağlamaya devam ediyor. Küresel İş Birliklerine Açılan Kapı World Defense Show 2026, ASPİLSAN Enerji için yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği bir platform değil; aynı zamanda yeni iş birliklerinin, stratejik ortaklıkların ve küresel açılımların da önemli bir buluşma noktası olacak. Fuarda; Lityum iyon pil çözümleri,Savunma ve havacılık odaklı enerji sistemleri,Özel uygulamalara yönelik batarya teknolojileri uluslararası ziyaretçilere sunulacak. Türkiye’nin Enerji Gücünü Dünyaya Taşıyoruz ASPİLSAN Enerji, Ar-Ge odaklı yaklaşımı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve yüksek kalite standartlarıyla, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki gücünü küresel arenada temsil etmeye devam ediyor. World Defense Show 2026’da sergilenecek her çözüm, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin güvenli ve sürdürülebilir dünyasına da yön verme hedefini yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım Haber

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım

Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklanan Çağla GSYF, finansmanın yanı sıra mentörlük, ticarileşme ve ekosistem entegrasyonunu destekleyerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. “Türkiye’nin teknoloji üretim gücüne uzun vadeli kaynak sağlıyoruz” Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat konuyla ilgili değerlendirmesinde: “Deniz Portföy olarak, girişim sermayesi fonlarımız aracılığıyla ülkemizin yenilikçi fikirlerine uzun vadeli ve nitelikli kaynak sağlamayı; Türkiye’de inovasyonun ve girişimcilik ekosisteminin güçlü ve dengeli biçimde gelişimine katkı sunmayı önceliklendiriyoruz. Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz Çağla GSYF, yalnızca finansman sunan bir yapı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini de mentörlük ile destekleyen ve ekosistemde yatırım akışını güçlendiren bütüncül bir model olarak tasarlandı. Fintech, oyun, yeşil teknoloji, mobilite ve yapay zeka gibi alanlarda tohum öncesi ve tohum aşamasındaki girişimlere yatırım yaparak, Türkiye’nin teknoloji üretimine ve erken aşama başarı hikayelerine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. “Ekosistemin gücüne güç katmaya devam edeceğiz” Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Çağla GSYF ile girişimcilerimize sadece finansal kaynak sağlamakla kalmıyor, erken aşama girişimlerin ürün geliştirme süreçlerine ivme kazandıran kapsamlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizması sunuyoruz. Savunma, biyoteknoloji, fintech, oyun ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki tohum öncesi ve tohum aşaması projeleri destekleme vizyonumuz kapsamında firmalarımızı belirledik ve bunlara değişen oranlarda toplamda 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldık. Birkaç yıl içerisinde toplamda 10 milyon dolara ulaşacak fon hacmimizle, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, Teknopark İstanbul ekosisteminin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.”

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek Haber

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek

Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Yazılım testinin geleceği ise daha stratejik, daha bütünsel ve çok daha insana dokunan bir noktaya evriliyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Çünkü kalite, önce bir bakış açısıdır; teknoloji ise o bakışın yansıması” diyor. Bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde, hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. “Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil” Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil; aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Yazılım testi artık geçmişteki gibi ürün tamamlandı, şimdi hataları bulalım noktasında devreye giren bir aşamada değil. Bugün kalite, sürecin en başından itibaren inşa ediliyor; planlamadan geliştirmeye, testten müşteri deneyimine kadar her aşamada bir kültür haline geliyor. Gelecekte bu anlayış çok daha derinleşecek. Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil, ürünün değerini artıran, sürece yön veren ve yazılımın bütün yaşam döngüsünde kaliteyi tasarlayan profesyoneller olacak.” diyor. “Kalitenin kültürünü inşa eden uzmanlara ihtiyaç var” Kaliteyi test etmek yerine, kaliteyi üretmenin önemine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Quality Engineering yaklaşımı tam da bunu ifade ediyor. Artık bir testçinin işi sadece doğrulamak değil, kullanıcıyı anlamak, riskleri öngörmek, teknolojiyi en doğru şekilde yönlendirmek ve yazılımın geleceğini tasarlamak. Bu, teknik bilginin ötesinde; stratejik düşünme, analitik bakış, iletişim ve empati becerisi gerektiren bir alan. Artık yazılım ekiplerinin içinde ürün vizyonunu, müşteri beklentilerini ve teknolojik altyapıyı birlikte düşünebilen, kalitenin kültürünü inşa eden çok yönlü uzmanlara ihtiyaç var.” dedi. “Öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor” Gençlerle iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten Barış Sarıalioğlu, “Kısa süre önce katıldığım DevFest25'te, Quantum Debugging: Kod Kalitesine ve Yazılım Hatalarına Kuantum Gözlüğüyle Bakmak başlığıyla sahnedeydim. Etkinliğe, Fırat Üniversitesi'nin pek çok farklı bölümünden katılan öğrencilerin ilgisi, merakı ve hedefleri beni çok mutlu etti. Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde Öğrenme Tasarımları tarafından düzenlenen Gameathon Diyarbakır’da, Dijital Dünyanın Koruyucuları: Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi’nde gençlerle bir araya geldik ve yaratıcılık, oyun, üretim dolu bir gün geçirdik. Soru soran, tartışan, öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil; kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zekâ destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

SARSILMAZ’dan Afrika’da Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi Haber

SARSILMAZ’dan Afrika’da Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi

EDEX, Kuzey Afrika başta olmak üzere tüm kıtada savunma alanındaki en prestijli etkinlikler arasında yer alıyor. SARSILMAZ, uzun yıllara dayanan dostluk ve iş birlikleriyle şekillenen dış ticaret vizyonu doğrultusunda, Afrika’nın savunma altyapısına Türk mühendisliğiyle katkı sunmayı hedefliyor. SARSILMAZ, Afrika’daki Pazar Payını İki Katına Çıkarmayı Hedefliyor Afrika’nın kıtasının en gelişmiş askeri kapasitesini barındıran MISIR Jeopolitik konumu ve askeri gücüyle öne çıkan ülkesidir. Türk savunma sanayii açısından kritik bir pazar niteliğinde olan EDEX 2025, SARSILMAZ için yalnızca yeni ihracat kapılarının açılması değil; aynı zamanda bölge ülkeleriyle daha derin ve uzun vadeli iş birliklerinin kurulması için de stratejik bir fırsat oluşturuyor. SARSILMAZ, fuarla birlikte Mısır ve çevre ülkelerdeki mevcut pazar payını ilk etapta iki katına çıkarmayı, ardından bu büyümeyi sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. Afrika İklimine ve Operasyonel Koşullara Uyumlu Ürün Ailesi SARSILMAZ, EDEX 2025’te geniş ürün portföyünü ziyaretçilerle buluşturacak. Fuarda öne çıkacak ürünler arasında şunlar yer alıyor: SAR9 Tabanca Serisi: Türkiye’nin Özgün Yerli Tabanca Projesinin açık ara birincisi. SAR 56 Piyade Tüfeği: Modern muharebe koşullarına göre tasarlanmış yeni nesil platform. SAR 762 MT: Araç üstü ve piyade kullanımına uygun orta kalibre makineli tüfek. SAR 127 MT: Ağır makineli tüfek segmentinde yüksek ateş gücü sunan çözüm. SARSILMAZ ayrıca “savunma alanında teknoloji şirketi olma” vizyonu doğrultusunda Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS) yetkinliğini de fuarda sergileyecek. Şirketin iştiraki Best Defence tarafından geliştirilen UKSS çözümleri; kara ve deniz platformlarına entegre edilebilen, farklı kalibre ve görev profillerine hitap eden sistemleriyle modern savaş sahasının ihtiyaçlarına yüksek performansla yanıt veriyor. Yerli mühendislik ürünü tüm SARSILMAZ sistemleri; dayanıklılık, zorlu iklim koşullarına uyum ve ergonomik kullanım gibi avantajlarıyla bölge ordularının operasyonel kabiliyetlerine katkı sağlamayı hedefliyor. Türkiye’nin Müttefikleri İçin Sahada SARSILMAZ, Türkiye’nin dost ve müttefik ülkeleriyle savunma sanayii alanındaki stratejik iş birliklerini derinleştirmeye kararlı. EDEX 2025 boyunca şirket, bölgenin özgün ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmek üzere kamu otoriteleri ve askeri heyetlerle bire bir görüşmeler gerçekleştirecek. Bu fuar, SARSILMAZ’ın Afrika’daki kalıcı varlığının pekiştirilmesi ve kıta genelindeki savunma ekosistemine daha güçlü bir şekilde entegre olması açısından kritik bir aşama niteliği taşıyor.

Türk-Fransız Ticaret Odası’nın 140. Yıl Dönümünde Ekonomi Oscarları Sahiplerini Buldu Haber

Türk-Fransız Ticaret Odası’nın 140. Yıl Dönümünde Ekonomi Oscarları Sahiplerini Buldu

Farklı sektörlerden 500’ü aşkın üye firmasıyla Türkiye-Fransa arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlenmesi için faaliyet gösteren Türk-Fransız Ticaret Derneği (CCIFT), 140. kuruluş yıl dönümünü İstanbul’da kutladı. Gecede, Fransa Dış Ticaret Danışmanları (CCEF) tarafından hazırlanan kapsamlı araştırmanın sonuçları baz alınarak Türkiye’deki Fransız ekonomik varlığının gelişimine önemli katkı sunan kurumlara özel bir ödül töreni düzenlendi. Bu tören, iki ülke arasında köklü bağlarla ilerleyen ekonomik ortaklığın geldiği noktayı yansıtırken, sürdürülebilirlik, inovasyon, istihdam, ihracat ve toplumsal etki alanlarında fark yaratan firmaları onurlandırdı. “Sürdürülebilir Etki: Türkiye’deki Fransız Firmaları ve Türk-Fransız Ortaklıklarının Ekonomik ve Sosyal Katkıları/2020–2024 Güncellemesi” başlıklı araştırma sonuçlarının değerlendirilmesiyle verilen ödüller kapsamında, TAV Havalimanları istihdam alanındaki güçlü performansıyla, Oyak Renault ihracata katkılarıyla, Saint-Gobain inovasyon çalışmalarıyla, Schneider Electric ise sürdürülebilirlik alanındaki stratejik adımlarıyla öne çıkarak ödüle layık görüldü. Dekarbonizasyon alanında gösterdiği ilerleme nedeniyle Veolia, ekonomik ivme ve girişimcilik başarısıyla TEB, cinsiyet eşitliğini kurumsal kültürünün merkezine taşıma yaklaşımıyla Pluxee ve toplumsal etkisiyle Sanofi gecenin diğer dikkat çeken ödüllerinin sahibi oldu. Gala gecesinde konuşan Türk-Fransız Ticaret Derneği Başkanı ve TAV Havalimanları İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Franck Mereyde, Fransız firmalarının Türkiye’de köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bugün ülkede faaliyet gösteren Fransız ve Türk-Fransız ortaklıklı şirketlerin yaklaşık 400 bin doğrudan ve dolaylı istihdam sağladığını kaydetti. Mereyde, “Bu durum, Türkiye’ye ve Türkiye'nin geleceğine duyulan güveni açıkça göstermektedir. 2020–2024 yılları arasında toplam 4 milyar avro yatırım yapan bu firmalar, önümüzdeki üç yıl içinde 5 milyar avro daha yatırım yapmayı planlamaktadır” ifadelerini kullandı. Ödül töreninde konuşan Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, T.C. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ise beş yüzyılı aşan Türkiye–Fransa stratejik ortaklığının tarihsel gelişimine değinirken, bu ilişkinin ticaret, eğitim, savunma, kültür ve teknoloji gibi alanların yanı sıra günümüzde yapay zeka ve dekarbonizasyon gibi yeni nesil çalışma alanlarıyla daha da derinleştiğini vurguladılar.

Türk İhracatçılardan Kazakistan’a Çıkarma Haber

Türk İhracatçılardan Kazakistan’a Çıkarma

Türk ve Kazak iş insanları iki ülke arasındaki dış ticaret hacmini son 5 yılda 3 kat büyüterek 6 milyar 706 milyon dolara yükselttiler. Türkiye-Kazakistan arasındaki dış ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmak isteyen Türk ve Kazak iş insanları Almatı’da 200’den fazla ikili iş görüşmesine imza attılar. T.C. Ticaret Bakanlığı Koordinasyonu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) organizasyonunda, Ticaret Bakanlığı Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında Türk dizilerinin yoğun izlendiği, Türkiye’de tatil yapmanın popüler olduğu Kazakistan’a “Genel Ticaret Heyeti” düzenlendi. Türk ihraç ürünlerimizin tanıtımı amacıyla 20-23 Ekim 2025 tarihleri arasında Almatı’da düzenlenen organizasyonda Türk heyetine Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan Başkanlık etti. Türk – Kazak iş insanları 200’den fazla ikili iş görüşmesi yaptı Kazakistan Ticaret Heyetine; demir, çelik ve demirdışı metaller, gıda, zeytin ve zeytinyağı, makine, maden, elektrik, elektronik ve bilişim, kimyasal maddeler ve ürünler, savunma ve lojistik sektörlerinde faaliyet gösteren 18 ihracatçı firmayla katıldıkları bilgisini veren Başkan Ertan, Kazakistan tarafından 153 ithalatçıyla 200’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirdiklerini ifade etti. Dış ticaretimizin 10 milyar dolara çıkması için iki tarafta istekli Intercontinental Otel Almatı’da yapılan ikili iş görüşmelerine Türkiye Cumhuriyeti Almatı Başkonsolosu Tuğba Alan Özdenfedakar, Ticaret Bakanlığı Almatı Ticaret Ataşeleri Ekrem Alper Bozkurt ve İlhan Polat’ın eşlik ettiğini paylaşan Ertan, “İkili iş görüşmelerinde Türk-Kazak İş İnsanları Birliği (TUKİB) ve Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD), ATAMEKEN gibi kuruluşların üst düzey yetkili ve iş insanları katılım gösterdi. Yeni ticari bağlantıların zemini oluşturuldu. Türk-Kazak İş İnsanları Birliği (TUKİB) Başkanı Abbas Şahin ile görüşme gerçekleştirdik. Önümüzdeki süreçte yapılabilecek iş birliklerini masaya yatırdığımız verimli bir görüşme oldu. Alım Heyetleri ve Sektörel Ticaret Heyetleri yapma konusunda mutabakata vardık. Çin’in Kazakistan ile son yıllarda son yıllarda artan ticari ilişkileri var. Kazakistan, Çin'in mallarını Avrupa’ya hızlıca ulaştırmak için oluşturduğu "Orta Koridor" rotasının merkezinde yer aldığı için Kazakistan’a önemli alt yapı yatırımları yapıyor. Kazakistan, periyodik cetvelde bulunan yeraltı zenginliklerinin neredeyse hepsine sahip bir ülke. Dünyanın en büyük uranyum üreticisi. Çin'in Kazak uranyumuna olan talebi günden güne artıyor. Ayrıca, tarım ürünleri arzında sürekliliği sağlamak için Kazakistan'da tarım yatırımları yapıp; buradan ithalat yapıyor. Bu sebeple bizim zaman kaybetmeksizin Kazakistan’daki varlığımızı artırmamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde, artan Çin etkisi sebebiyle ihracatımızın düşüşe geçmesini istemiyorsak; Kazakistan’ın ihtiyaçlarını iyi analiz ederek, rekabet avantajımızın olduğu ürünlerin ihracatına ağırlık vererek bu ülkedeki payımızı artırmak üzere politikalar geliştirmemiz şart. İki ülke arasında dış ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma konusunda iki tarafında istekli olduğunu gözlemledik” diye konuştu. Türk dizileri izleyen, Türkiye’de tatil yapan geniş bir kitle var “Kazakistan’daki iklim bizim pazar payımızın artması için müsait” tespitinde bulunan Ertan şöyle konuştu; “Kazak halkında bize yönelik yoğun bir ilgi ve sempati var. Türkçe konuşan gençlerin sayısı fazla. Türk dizilerini takip edip, Türk kültürüne ilgi duyan ve tatilini ülkemizde geçirmeyi seçen çok sayıda Kazak ile tanıştık. Türk giyim markalarına Kazak halkının ilgisi de üst düzeyde. Ayrıca bu ülkede tarım alanında bilhassa seracılıkta yatırım yapan Türk firmaları var. Burada yetiştirilecek sebzelerin ihracatında en önde gelen pazarlardan birisi de Rusya Federasyonu’dur.” Türkiye ile Kazakistan arasında son yıllarda dış ticarette çok iyi bir iş birliği zemini yakalandığı bilgisini veren Ertan; “Türkiye, 2019 yılında Kazakistan’ın ithalatından yüzde 2,5 pay alıyorken, 2024 yılı sonunda Kazakistan’ın yıllık ithalatında Türkiye’nin payı yüzde 5’e ilerledi. Türkiye, Kazakistan’ın en çok ithalat yaptığı üçüncü ülke konumuna yükseldi. Kazakistan’ın ihracatında 2019 yılında Türkiye’nin payı yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçmişken, 2024 yılı sonunda Kazakistan’ın toplam ihracatında Türkiye’nin payı yüzde 4’e yükseldi. Kazakistan’ın en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye 6. sırada yer alıyor. İki ülke arasında kazan-kazan modeline dayanan ticari ilişkilerin gelişimi için Kazakistan’a verimli bir ticaret heyeti düzenledik” diyerek sözlerini noktaladı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Erkan, Kazakistan temasları sırasında aynı tarihlerde düzenlenen Powerexpo Almaty 2025 (Kazakhstan International Energy, Electrical Equipment and Machine Building Exhibition) Fuarı’nı da ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Fuara katılım sağlayan Türk firmaların standlarını ziyaret ederek Kazakistan pazarıyla ilgili istişarelerde bulundu. EİB’den Kazakistan’a ihracat yüzde 40 arttı Ege İhracatçı Birlikleri, 2025 yılının ocak – eylül döneminde Kazakistan’a ihracatını yüzde 40’lık artışla 51,3 milyon dolardan 71,8 milyon dolara çıkardı. 2025 yılının 9 aylık döneminde EİB’den Kazakistan’a ihracatta ilk sırada Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği yer aldı. EMKOÜİB 2024 yılının ocak – eylül döneminde 9 milyon dolar olan ihracatını yüzde 60’lık gelişimle 15 milyon dolara yükselterek zirvenin sahibi oldu. Kazakistan’a ihracatta Ege Tütün İhracatçıları Birliği, 13 milyon 262 bin dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşirken, üçüncü basamakta 5,7 milyon dolarlık ihracatla makine sektörü yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Girişim Ekosistemine Işık Tutan Yeni Rapor, Yoğun Katılımla Değerlendirildi Haber

Ankara Girişim Ekosistemine Işık Tutan Yeni Rapor, Yoğun Katılımla Değerlendirildi

Açılış konuşmalarını StartupCentrum kurucuları Müge Bezgin ve Nizamettin Sami Harputlu, ODTÜ Teknokent İnovasyon Direktörü Aytülü Sert ve Ankara Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Ahmet Arvas gerçekleştirdi. Raporun öne çıkan verilerine göre, Ankara'da 3000'in üzerinde teknoloji girişimi faaliyet gösteriyor. 2018'den bu yana 210 girişim yatırım aldı ve bu yatırımların toplam kümülatif hacmi 331 milyon doları aştı. 2025'in ilk yarısında ise Ankara ekosisteminde 14 yatırım işlemi gerçekleşti ve toplam 7,4 milyon dolar yatırım toplandı. Aynı dönemde medyan yatırım tutarı 240 bin dolar olarak gerçekleşti. 2025'in ilk yarısı, Ankara girişimcilik ekosistemi için bir normalleşme dönemi olarak değerlendirildi. 2024'teki rekor seviyelere göre yatırım hacmi azalsa da ekosistem canlılığını korudu. Bu dönemde özellikle sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve üretim teknolojileri dikkat çekerken, savunma ve siber güvenlik gibi stratejik alanlarda da küçük ölçekli yatırımların varlığı öne çıktı. Ankara, İstanbul'un ardından hem yatırım miktarı hem de işlem adedi açısından Türkiye'nin ikinci girişimcilik merkezi konumunu sürdürdü. Rapor sunumunun ardından gerçekleştirilen "Ankara Startup Ekosisteminin Geleceği" başlıklı panelde, Ankara'nın girişimcilik ortamı çok yönlü olarak ele alındı. ODTÜ70 Fon Yönetiminden Ece İdil Reşa, Büyütech Kurucu Ortağı Alparslan Işıklı, Melek Yatırımcı ve StartupCentrum Melek Yatırım Ağı Ankara Temsilcisi Mehmet Toprak ve Ankara Kalkınma Ajansı'ndan Ahmet Arvas, StartupCentrum Kurucu Ortağı Nizamettin Sami Harputlu'nun moderatörlüğünde Ankara ekosisteminin güçlü yönleri, dönüşümü ve geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, yüksek katılım ve etkileşimle tamamlanırken, katılımcılar Ankara'nın girişimcilik potansiyelinin giderek güçlendiğini, üniversite ve teknokentlerin ekosistemdeki rolünün artmaya devam ettiğini vurguladı. Rapora ücretsiz ulaşmak için: https://startupcentrum.com/tr/rapor/2025-midyear-ankara-startup-ecosystem-report Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Kuzey Kore Bağlantılı Lazarus, Avrupa’da İHA ve Drone Üreticilerini Hedef Alıyor Haber

 Kuzey Kore Bağlantılı Lazarus, Avrupa’da İHA ve Drone Üreticilerini Hedef Alıyor

ESET araştırmacılarının bulgularına göre gerçek hayatta gerçekleşen saldırılar, Orta ve Güneydoğu Avrupa'da savunma sektöründe faaliyet gösteren üç şirketi arka arkaya hedef aldı. İlk erişim neredeyse kesin olarak sosyal mühendislik yoluyla sağlandı. Hedeflere yerleştirilen ana yük, saldırganlara ele geçirilen makine üzerinde tam kontrol sağlayan bir uzaktan erişim truva atı (RAT) olan ScoringMathTea idi. Saldırganların başlıca hedefinin, özel bilgiler ve üretim know-how'ının dışarıya sızdırılması olduğu düşünülüyor. Operation DreamJob'da, sosyal mühendisliğin ana teması, kârlı ama sahte bir iş teklifi ve buna eşlik eden bir kötü amaçlı yazılım. Kurban, genellikle iş tanımı içeren bir yem belge ve bunu açmak için trojanize edilmiş bir PDF okuyucu alır. ESET Research, bu faaliyeti Operasyon DreamJob ile ilgili kampanyaları ve Avrupa'da bulunan hedef sektörlerin önceki Operasyon DreamJob örneklerindeki hedeflerle (havacılık, savunma, mühendislik) uyumlu olması nedeniyle Lazarus'a atfediyor. Hedef alınan üç kuruluş, farklı türde askeri teçhizat (veya bunların parçaları) üretiyor ve bunların çoğu, Avrupa ülkelerinin askeri yardımı sonucunda şu anda Ukrayna'da kullanılıyor. Operation DreamJob'un gözlemlenen faaliyetleri sırasında, Kuzey Koreli askerler Moskova'nın Kursk bölgesinde Ukrayna'nın saldırısını püskürtmesine yardım etmek için Rusya'ya konuşlandırılmıştı. Bu nedenle, Operation DreamJob'un şu anda Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan bazı batı yapımı silah sistemleri hakkında hassas bilgiler toplamakla ilgilendiği mümkündür. Daha genel olarak, bu kuruluşlar Kuzey Kore'nin de yurt içinde ürettiği ve kendi tasarım ve süreçlerini mükemmelleştirmeyi umduğu türden malzemelerin üretiminde yer almaktadır. İHA ile ilgili bilgi birikimine olan ilgi dikkat çekici, zira bu, Pyongyang'ın yerli drone üretim kapasitelerine büyük yatırım yaptığına işaret eden son medya haberlerini yansıtıyor. Kuzey Kore, yerli İHA kapasitelerini geliştirmek için büyük ölçüde tersine mühendislik ve fikri mülkiyet hırsızlığına güvenmiştir. Son Lazarus saldırılarını keşfeden ve analiz eden ESET araştırmacısı Peter Kálnai ve Alexis Rapin şu açıklamayı yaptılar: "Operasyon DreamJob'un, en azından kısmen, İHA'larla ilgili özel bilgileri ve üretim know-how'ını çalmak amacıyla gerçekleştirildiğini düşünüyoruz. Dropper'lardan birinde gözlemlenen drone ifadesi, bu hipotezi önemli ölçüde desteklemektedir. Hedef alınan kuruluşlardan birinin, şu anda Ukrayna'da kullanılan ve Kuzey Kore'nin cephe hattında karşılaşmış olabileceği en az iki İHA modelinin üretiminde yer aldığına dair kanıtlar bulduk. Bu kuruluş, Pyongyang'ın aktif olarak geliştirmekte olduğu bir uçak türü olan gelişmiş tek motorlu insansız hava araçlarının tedarik zincirinde de yer almaktadır.“ Genel olarak, Lazarus saldırganları oldukça aktiftir ve arka kapılarını birden fazla hedefe karşı kullanırlar. Bu sık kullanım, bu araçları ortaya çıkarır ve tespit edilmesini sağlar. Buna karşı önlem olarak, grubun araçlarının yürütme zincirinde bir dizi dropper, yükleyici ve basit indirici yer alır. Saldırganlar, kötü amaçlı yükleme rutinlerini GitHub'da bulunan açık kaynaklı projelere dâhil etmeye karar verdiler. Ana yük olan ScoringMathTea, yaklaşık 40 komutu destekleyen karmaşık bir RAT'tır. İlk ortaya çıkışı, Ekim 2022'de Portekiz ve Almanya'dan VirusTotal'a gönderilen başvurularla izlenebilir; burada dropper, Airbus temalı bir iş teklifi gibi görünerek kurbanları tuzağa düşürmüştür. Uygulanan işlevsellik, Lazarus'un genellikle gerektirdiği işlevselliklerle aynıdır: Dosya ve işlemlerin manipülasyonu, yapılandırmanın değiştirilmesi, kurbanın sistem bilgilerinin toplanması, TCP bağlantısının açılması ve yerel komutların veya C&C sunucusundan indirilen yeni yüklerin yürütülmesi. ESET telemetrisine göre, ScoringMathTea, Ocak 2023'te bir Hint teknoloji şirketine, Mart 2023'te bir Polonya savunma şirketine, Ekim 2023'te bir İngiliz endüstriyel otomasyon şirketine ve Eylül 2025'te bir İtalyan havacılık şirketine yönelik saldırılarda görülmüştür. Operation DreamJob kampanyalarının amiral gemisi yüklerinden biri olduğu görülmektedir. Grubun en önemli gelişimi, DLL proxy'leri için tasarlanmış yeni kütüphanelerin tanıtılması ve daha iyi kaçınma için trojanize edilecek yeni açık kaynaklı projelerin seçilmesidir. Kálnai, "Yaklaşık üç yıldır Lazarus, tercih ettiği ana yükü olan ScoringMathTea'yi kullanarak ve açık kaynaklı uygulamaları trojanize etmek için benzer yöntemler uygulayarak tutarlı bir çalışma tarzını sürdürmüştür. Bu öngörülebilir ancak etkili strateji, grubun kimliğini gizlemek ve atıf sürecini belirsizleştirmek için yetersiz olsa da güvenlik tespitinden kaçmak için yeterli polimorfizm sağlar" diye aktardı. HIDDEN COBRA olarak da bilinen Lazarus grubu en az 2009 yılından beri aktif olan ve Kuzey Kore ile bağlantılı bir APT grubudur. Yüksek profilli olaylardan sorumludur. Lazarus kampanyalarının çeşitliliği, sayısı ve uygulamadaki tuhaflığı bu grubu tanımlamaktadır. Ayrıca siber suç faaliyetlerinin üç temel unsurunu da yerine getirmektedir: Siber casusluk, siber sabotaj ve mali kazanç peşinde koşma. Operasyon DreamJob, esas olarak sosyal mühendisliğe dayanan Lazarus kampanyalarının kod adıdır ve özellikle prestijli veya yüksek profilli pozisyonlar için sahte iş teklifleri kullanır ("hayalindeki iş" tuzağı). Hedefler ağırlıklı olarak havacılık ve savunma sektörlerindedir, ardından mühendislik ve teknoloji şirketleri ile medya ve eğlence sektörü gelir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Embraer ve Mahindra, C-390 Millennium İçin Hindistan’da Güçlerini Birleştirdi! Haber

Embraer ve Mahindra, C-390 Millennium İçin Hindistan’da Güçlerini Birleştirdi!

Brezilyalı havacılık devi Embraer Savunma ve Güvenlik ile Hint holdingi Mahindra Grubu, Hindistan’ın Atmanirbhar Bharat (Kendine Yeterli Hindistan) vizyonuna katkı sağlamak amacıyla stratejik bir iş birliği anlaşması (SCA) imzaladı. Anlaşma, Hindistan Hava Kuvvetleri'nin Orta Nakliye Uçağı (MTA) programı için C-390 Millennium çözümünü geliştirmeyi hedefliyor. İmza töreni, Embraer’in Aerocity, Yeni Delhi'deki ulusal ofisinin açılışıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Yerel Üretim ve Bölgesel Destek Merkezi Hedefi Şubat 2024’te imzalanan Mutabakat Zaptı’nı (MOU) derinleştiren bu yeni anlaşma, ortak pazarlama, sanayileşme ve Hindistan’ı C-390 Millennium için bir merkez (hub) olarak geliştirme kapsamını içeriyor. Embraer ve Mahindra Grubu, Hindistan’daki paydaşlarla ve askeri/havacılık ekosistemiyle yakın çalışarak yerel üretim, montaj tesisleri, tedarik zinciri ve Bakım, Onarım, Revizyon (MRO) faaliyetleri için fırsatlar belirleyecek. Nihai uzun vadeli hedef, Hindistan'ı C-390 Millennium için hem iç hem de bölgesel gereksinimlere hizmet veren bir üretim ve destek üssü olarak konumlandırmak. Embraer Savunma ve Güvenlik Başkanı ve CEO’su Bosco da Costa Junior, bu ortaklığın Brezilya ve Hindistan arasındaki büyüyen dostluğun bir yansıması olduğunu ve "Atmanirbhar Bharat" taahhüdünü desteklediğini belirtti. C-390 Millennium: Sınıfının En Modern Nakliye Uçağı Mahindra Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Vinod Sahay, "C-390 Millennium, yetenek, verimlilik ve çok yönlülük açısından eşsizdir. İş birliğimizi derinleştirerek, Hindistan Hava Kuvvetleri için bu uçağın sadece ülkenin güvenliğine değil, aynı zamanda 'Hindistan'da Üret' felsefesine de katkıda bulunmasını sağlayacağız," dedi. C-390 Millennium, kendi sınıfındaki en modern askeri nakliye uçağı olarak öne çıkıyor: Kapasite ve Hız: Diğer orta ölçekli askeri nakliye uçaklarına kıyasla daha fazla yük (26 ton) taşıyabiliyor ve daha hızlı (470 knot) ve uzağa uçabiliyor. Çok Yönlülük: Kargo ve asker taşımacılığı, havadan indirme, tıbbi tahliye, arama-kurtarma, yangınla mücadele ve insani yardım operasyonları dahil olmak üzere geniş bir görev yelpazesinde kullanılabiliyor. Operasyonel Verim: Brezilya, Portekiz, Hollanda, Avusturya, Güney Kore, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin hava kuvvetleri tarafından seçilen C-390 filosu, %99'un üzerinde görev tamamlama oranı ile kategorisinde olağanüstü üretkenlik sergiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.