Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Sanayii

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor Haber

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, savunma sanayii alanında Latin Amerika’nın en önemli buluşmaları arasında yer alan Expodefensa Fuarı’na bu yıl da katılıyor. Bogota’daki Corferias Fuar Merkezi'nde 1–3 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan etkinlikte Otokar, TULPAR ve COBRA II araçlarının ölçekli modelleri sergilerken aynı zamanda kara sistemlerindeki üstün kabiliyetlerini tanıtacak. Güney Amerika pazarını uzun yıllardır stratejik bir bölge olarak konumlandıran Otokar, bölgenin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve kullanıcı gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmek üzere teknoloji transferi ve yerel üretim fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Expodefensa 2025, şirketin mevcut kullanıcılarıyla bir araya gelmesi ve yeni iş birliği olanaklarını ele alması için önemli bir platform olacak. “GÜNEY AMERİKA, OTOKAR’IN BÜYÜME HEDEFLERİNDE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP” Şirketin bölgedeki hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi, "33 binden fazla askeri aracımız 40’tan fazla ülkede 70’i aşkın son kullanıcı envanterinde aktif görev yapıyor. Güney Amerika da başarıyla hizmet veren askeri araçlarımız mevcut. Bölgede kullanılan araçlarımız sayesinde kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyoruz. Expodefensa, hem mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek hem de teknoloji transferi ve yerel üretim dahil olmak üzere yeni iş birliklerini değerlendirmek için önemli bir platform. Otokar olarak bölgedeki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz" açıklamasını yaptı. YÜKSEK ATEŞ GÜCÜ SUNABİLEN YENİ NESİL MUHAREBE ARACI TULPAR Otokar’ın TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı, üstün hareket kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve beka özellikleri ile dikkat çekiyor. 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleme potansiyeline sahip modüler tasarımı sayesinde farklı konfigürasyonlar için ortak gövde ve alt sistemler kullanılabiliyor. En sert iklim koşullarında ve ağır arazi şartlarında test edilen TULPAR, üstün balistik ve mayın korumasına sahip. 120 mm’ye kadar yüksek ateş gücü gerektiren görevlerde etkin çözümler sunan TULPAR, üstün hareket kabiliyeti sayesinde ana muharebe tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde de görev yapabiliyor. TULPAR, Expodefensa 2025’te 30 mm MIZRAK Kule ile tanıtılacak. HER GÖREVE UYUM SAĞLAYAN MODÜLER GÜÇ: COBRA II Türkiye'de ve ihracat pazarlarında sınır koruma, iç güvenlik ve barış koruma harekâtları dahil pek çok görevde başarıyla hizmet veren ve dünyada 20’den fazla son kullanıcıda aktif görev yapan COBRA II, yüksek koruma seviyesi, hareket kabiliyeti, geniş iç hacmi ve taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma sağlıyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sunan COBRA II, farklı görevlere kusursuz uyum sağlıyor. Geniş silah entegrasyon ve görev donanım ekipman opsiyonları sayesinde özellikle tercih edilen COBRA II, modüler yapısı sayesinde Zırhlı Personel taşıyıcı, Silah Platformu, Kara Gözetleme Radar Platformu, KBRN Keşif Aracı, Komuta Kontrol Aracı ve Ambulans gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Fuar süresince COBRA II, KESKİN Kule ile tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SAHA İstanbul, Ankara’daki Yabancı Askeri Ataşelerle Bir Araya Geldi Haber

SAHA İstanbul, Ankara’daki Yabancı Askeri Ataşelerle Bir Araya Geldi

SAHA İstanbul, Ankara Askeri Ataşeler Birliği (Ankara Military Attaché Corps – AMAC) üyesi yabancı askeri ataşelerle Ankara’da düzenlenen etkinlikte bir araya gelerek Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisindeki yetkinliklerini ve SAHA ekosisteminin iş birliği imkânlarını anlattı. Toplantıda, küresel tehditler, savunma anlayışındaki değişim, Türkiye’nin küresel savunma sanayinde güçlenen konumu, üretim kabiliyeti, yüksek teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirindeki rekabet avantajları ele alındı. SAHA İstanbul üyesi firmaların ürün ve çözümlerinin, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarıyla nasıl örtüştüğü konusunda değerlendirmeler yapıldı; ortak üretim, teknoloji geliştirme, Ar-Ge iş birlikleri ve yerli–milli çözümlerin üçüncü ülke pazarlarına birlikte sunulmasına yönelik başlıklar gündeme geldi. SAHA İstanbul temsilcileri, küme ekosisteminde yer alan KOBİ’ler, ana yükleniciler, üniversiteler ve teknoloji girişimlerinin; kara, hava, deniz, siber ve uzay alanlarındaki kabiliyetleri hakkında askeri ataşelere bilgi verdi. Görüşmelerde, tedarik zinciri entegrasyonu, ortak test ve sertifikasyon süreçleri, lojistik destek ile bakım-onarım alanlarında da iş birliği fırsatları masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca, 5–9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı hakkında ayrıntılı bir sunum yapıldı. Resmi askeri heyetlerin fuara katılım usulleri, ikili ve çok taraflı görüşme (B2B, G2B, G2G) imkânları, delegasyon programları ve fuar süresince planlanan dinamik gösteri alanları hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. SAHA 2026’nın, dost ve müttefik ülkelerin savunma tedarik makamları ile SAHA ekosistemindeki firmaları aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olacağı vurgulandı. SAHA 2026’nın, “Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir” mottosu doğrultusunda; yeni nesil savunma konseptleri, insansız sistemler, akıllı mühimmat, uzay teknolojileri, siber güvenlik ve komuta-kontrol çözümlerinin sergileneceği, yüksek yoğunluklu iş geliştirme ve savunma diplomasisi zemini sunacağı ifade edildi. SAHA İstanbul, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki kazanımlarını müttefik ülke temsilcileriyle paylaşmaya, üye firmalarının ihracat potansiyelini artıracak yeni iş birliği modelleri geliştirmeye ve savunma diplomasisine katkı sağlayan benzer etkinlikleri sürdürmeye devam etmeyi hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pasifik Holding Halka Arz Gelirinin Yüzde 80’ini Yeni Yatırımlarda Kullanacak Haber

Pasifik Holding Halka Arz Gelirinin Yüzde 80’ini Yeni Yatırımlarda Kullanacak

Teknolojiden lojistiğe, gayrimenkulden enerji ve madenciliğe kadar farklı alanlarda vizyoner yatırımları ile dikkat çeken Pasifik Holding halka arz oluyor. SPK’nın 7 Kasım tarihli bültenine göre; Pasifik Holding’in 2 milyar TL’si sermaye artırımı, 2 milyar TL’si ortak satışı olmak üzere toplam 4 milyar TL nominal değerli hissesi Halk Yatırım ve İntegral Yatırım liderliğinde 12, 13 ve 14 Kasım tarihlerinde 1,50 TL’den sabit fiyatla talep toplama yöntemiyle satışa sunulacak. Halka arz sonrasında Pasifik Holding’in halka açıklık oranı yüzde 20 olacak. Pasifik Holding’in halka arzına konu payların yüzde 40’ı bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u 100 bin lot üzeri yüksek başvurulu yatırımcılara ve yüzde 50’si yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görecek Pasifik Holding, halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 80’ini teknoloji, lojistik, gayrimenkul ve enerji sektörleri başta olmak üzere yeni yatırımlarda, yüzde 10’unu işletme sermayesinde, kalan yüzde 10’luk kısmı da finansal borçların ödenmesinde kullanacak. Geleceği tasarlamak en büyük tutkumuz Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerini 2023 yılında holding çatısı altında topladıklarını hatırlattı. Pasifik Holding olarak, bulundukları her alanda geleceği tasarlamanın en büyük tutkuları olduğunu anlatan Fatih Erdoğan, Pasifik Okyanusu’ndan ilham aldıklarını belirterek, “İşte bu yüzden cesaretle adım atıyor, tutkuyla çalışıyor, bereketle büyüyoruz” diye konuştu. Pasifik Holding’in 30 Haziran 2025 itibariyle özkaynaklarının 30,2 milyar TL’ye ulaştığını, net dönem karının ise 1,4 milyar TL olduğunu ifade eden Fatih Erdoğan, şunları söyledi: “Holdingleşme, yönetim kolaylığının yanı sıra şirketlerimiz arasındaki sinerjinin, iş birliği ve kaynak paylaşımının, finansal güç kabiliyetinin artmasını, marka ve imaj gücünün birbirini beslemesini sağladı. Halka arzla da yepyeni bir sürece giriyoruz. Bildiğiniz gibi Pasifik olarak bugüne kadar dört halka arz gerçekleştirdik. Bunlardan ilki 40 yıllık bir geçmişe sahip aile şirketimiz Orçay’dı. Hemen ardından Next Level markalı projeleriyle bulunduğu bölgeye ilkleri getiren Pasifik GYO, sonrasında Türkiye’nin uluslararası demiryolu lojistiği alanında öncü şirketi Pasifik Eurasia, son olarak ise savunma sanayii teknolojilerinden bilişim teknolojilerine kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunan, yerli ve milli teknoloji ile Türkiye’nin ilk ve tek insansız helikopterini üreten Pasifik Teknoloji’yi halka açtık. Halka açılma vizyonunu geleceğe bırakacağımız en büyük miras olarak gördüğümüz için Pasifik Holding’i de halka açmaya karar verdik. SPK’dan aldığımız onay doğrultusunda da 12-14 Kasım tarihleri arasında talep toplamaya başlayacağız. Halka arzımızla birlikte yeni yatırımcılarla Pasifik ailesi daha da büyüyecek ve güçlü sermaye yapımız, hızlı karar alma kabiliyetimiz ve özgün sektör karmamızla faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlardaki liderlik hedefimize çok daha emin adımlarla yürüyeceğiz.” Halka arz gelirini stratejik büyüme yatırımlarına yönlendireceğiz Halka arzdan elde edilecek kaynağın lojistikten enerjiye, teknoloji yatırımlarından gayrimenkule uzanan geniş bir yelpazede Türkiye’nin bölgesel rekabet gücünü artırmak için kullanılacağını açıklayan Fatih Erdoğan şöyle konuştu: “Biz Pasifik Holding olarak halka arzdan elde edeceğimiz geliri; hem grubumuzun stratejik büyüme yol haritasını hızlandırmak hem de Türkiye’nin bölgesel rekabet gücüne kalıcı değer katmak için kullanacağız. Lojistikte BTK hattı üzerinde bugün ulaştığımız hacmi daha ileri taşıyacağız. Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’da kesintisiz taşımayı mümkün kılmak için lokomotif, vagon ve konteyner yatırımlarını, terminal altyapı güçlendirmelerini hızlandıracağız. Türkiye’nin bu koridorda ‘transit ülke’ değil, ‘merkez ülke’ olarak konumlanmasına katkı sunacağız. Teknoloji tarafında ise yüzde 100 yerli ve milli teknoloji hedefimiz doğrultusunda savunma sanayii teknolojilerinde Türkiye’nin uluslararası pazardaki payını artırmayı hedefliyoruz. İnsansız sistemler alanında performansı yüksek, dayanıklı ve küresel çapta rekabetçi ürün yelpazemiz için üretim kapasitemizi artıracağız. Bilişim teknolojilerinde akıllı şehirlerden güvenli dokümanlara, biyometrik sistemlerden kimlik yönetimine kadar yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Mevcut projelerimizi hızlandırıp yeni ürün ve patent geliştirme süreçlerine yatırım yapacağız. Grubumuzun lokomotifi gayrimenkulde ‘Next Level’ markamız ile şehir yaşamının geleceğini tasarlıyoruz. Bu anlayışla Next Level markamızla sürdürülebilir proje vizyonumuzu güçlendirecek ve hep ‘bir sonraki seviyeyi’ hedefleyerek yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Enerji ve madencilik yatırımlarımız da devam ediyor. Ön lisans, Ar-Ge, fizibilite ve potansiyel tespit çalışmalarımız tamamlandı. Şimdi tesis kurulum aşamasına geçiyoruz. Bu yatırımların, yenilenebilir ve sürdürülebilir kaynaklarla katma değeri yüksek enerji üretim kapasitemizi artıracağına inanıyorum. Aden Pellet ile sürdürdüğümüz atık orman ürünlerinin geri dönüşümü projesi de bunun güzel bir örneğidir. Sadece mevcut alanlarımızı değil, potansiyeli yüksek yeni sektörleri de radarımızda tutuyoruz. Fırsat gördüğümüz her alana cesaretle adım atmaya, yatırım yapmaya devam edeceğiz. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynakları sürdürülebilir büyümeyi, yüksek teknolojiyi, küresel rekabetimizi ve Türkiye’nin bölgesel liderlik vizyonunu destekleyecek şekilde kullanacağız. Aldığımız her stratejik kararda küresel düşünüp, yerli üretmeye ve kalıcı değer yaratmaya devam edeceğiz.” Pasifik Teknoloji’de ihracatın cirodaki payını yüzde 50’ye çıkaracağız Teknoloji tarafında Pasifik Teknoloji ile Türkiye’nin dijital geleceğinde ve savunma sanayiinde kritik rol oynamaya devam ettiklerini anlatan Fatih Erdoğan, “Bir taraftan savunma sanayiinde insansız hava araçlarımızla önemli başarılara imza atarken, diğer taraftan da bilişim teknolojilerinde birçok ilki hayata geçirmeye devam ediyoruz. Kapsamlı mühendislik altyapımızla savunma sanayiinden siber güvenliğe, biyometrik kimlik çözümlerinden seyahat teknolojilerine ve finansal sistemlere kadar geniş bir yelpazede entegre çözümler sunuyoruz. Ana hedefimiz uluslararası pazardaki konumumuzu güçlendirmek” diye konuştu. Savunma sanayii teknolojileri alanında ülkeye katma değer sağlayacak projeler ürettiklerini vurgulayan Erdoğan, özellikle döner kanatlı insansız hava araçları ve kamikaze İHA’lar gibi yenilikçi ürünlerle Türkiye’nin uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti ve şunları ekledi: “Savunma sanayii ihracatının ciromuzdaki payını yüzde 50’ye çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, ürünlerimizin AB pazarındaki varlığını güçlendirerek Avrupa’nın savunma bütçesinden daha etkin yararlanmamızı sağlayacak adımlar atıyoruz.” Erdoğan, şirketin geliştirdiği sistemlere ilişkin de şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin ilk ve tek insansız helikopteri ALPİN-2 Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi, teslimat süreci devam ediyor. Bunun yanında Türkiye’nin ilk ve tek silahlı mini insansız helikopteri DUMRUL ile MERKÜT Kamikaze İHA ürünlerimizin ilk teslimatları tamamlandı, bu sistemler de envantere alındı. Sabit kanatlı kamikaze İHA ürünlerimiz olan DELİ ailesinin 50 km menzilli versiyonunun ürün geliştirme süreci tamamlandı, envantere girme süreci devam ediyor. 500 km, 1.000 km ve 3.000 km menzilli versiyonlarının geliştirme çalışmalarına başlandı. İnsansız hava araçları teknolojilerinde ilk önce drone İHA’lar, sonra sabit kanatlı İHA’lar ve en son döner kanatlı helikopter İHA’lar geliştirildi. Biz bu üç ayrı teknolojinin üçünü de üretebilen dünyadaki ender şirketlerden biriyiz. Bu özelliğimiz savunma sanayii tarafındaki gelecek beklentilerimizi oldukça güçlü tutuyor.” Fatih Erdoğan, “Stratejimiz ve vizyonumuz doğrultusunda, başta ülkemiz olmak üzere uluslararası alanda da bu özel sistemlerimizin yer alması için çalışıyoruz. Pasifik Teknoloji çatısı altında geliştirdiğimiz her yeni platform ve sistem, bizi hedeflerimize bir adım daha yaklaştırıyor. Amacımız, Türkiye’nin savunma sanayiinde kazandığı gücü daha da ileriye taşıyacak projeler geliştirerek, ülkemizin küresel güç olma hedefine katkı sağlamak” dedi. Orta Koridorun ana oyuncusu Pasifik Eurasia Lojistik sektöründe ise 2019 yılından bu yana uluslararası önemli anlaşmalara ve taşımalara imza attıklarını hatırlatan Fatih Erdoğan, “Pasifik Eurasia olarak Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor üzerinde ülkemizin lojistik merkez olarak konumlanmasını amaçlayan bir anlayışla Bakü-Tiflis-Kars (BTK) hattı başta olmak üzere yeni taşıma koridorlarının gelişimini sağlayacak pek çok önemli adım attık” dedi. Pasifik Eurasia’nın ana oyuncu olduğu Orta Koridor üzerinde çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Orta Koridor hem mevcut jeopolitik konjonktür hem de yapısal gerçeklik gereği bölgesel bir geçiş hattı olmanın ötesinde, stratejik önemi yüksek kıtalar arası bir koridora dönüşüyor. Türkiye, bu koridorun kilit ülkesi olarak lojistik, enerji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında kritik avantajlara sahip. Biz de Pasifik Eurasia olarak bu koridorun gelişmesi ve gerçek potansiyeline ulaşması için ulusal ve uluslararası bazda çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda 2025 yılı boyunca önemli anlaşmalara imza attık. Bu anlaşmalar sayesinde Orta Koridorun yakın gelecekte, Çin ile Avrupa arasında gelişen demiryolu taşımalarında payını artıracağına inanıyoruz. Yapılan anlaşmalar çerçevesinde ilk olarak yılda 1.000 trene ulaşmasını hedeflediğimiz Orta Koridor üzerinde Türkiye merkez ülke haline dönüşecek. Biz de Pasifik Eurasia ile bu stratejik hedefler doğrultusunda önemli yatırımlar ve iş birlikleri yapmaya devam ediyoruz. Hedefimiz, ana oyuncusu olduğumuz Orta Koridorun etkinliğini artırmak ve taşıma hacmini hızla büyütmek.” Faizler düştü, gayrimenkul piyasasında hareketlilik başladı Faaliyet gösterdikleri tüm alanlarda sektöre yön veren öncü bir rol üstlendiklerini anlatan Fatih Erdoğan, gayrimenkul sektöründe şehri değiştiren, hayatı farklılaştıran ve şehircilik kavramına yeni bakış açıları getiren projeleriyle dikkat çektiklerini anlattı. Pasifik GYO’nun holdingleşme yolundaki en önemli yapı taşlarından biri olduğunu ifade eden Fatih Erdoğan, ödüllü Next Level markasının İstanbul’un en özel lokasyonlarında hızla yükseldiğini belirterek şöyle konuştu: “Next Level İstanbul’un ardından Next Level Kemer ile Göktürk’te ‘next level’ bir yaşamın kapısını açtık. Ekim ayı sonunda lansmanını yaptığımız Next Level Kemer’e oldukça yoğun bir ilgi var. Bu projemizi 2026 yılı sonunda teslim edeceğiz.” Şehrin merkezinde doğayla iç içe, modern bir yaşam alanı sunmayı hedefleyen Next Level İstanbul’un, Etiler-Levent bölgesinde yükseldiğinin altını çizen Erdoğan, Next Level İstanbul’un sakinlerine şehir merkezinde eşsiz bir doğa keyfi yaşatacağını ve İstanbulluların beklentilerinin üzerinde, şehir yaşamını zenginleştirecek özelliklere sahip olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Next Level İstanbul ismindeki iddianın altını dolduran bir proje. İstanbul’un en değerli lokasyonunda şehre sınıf atlatan özellikleriyle İstanbul’un en değerli gayrimenkul yatırımlarından biri olma özelliği taşıyor” dedi. Fatih Erdoğan, başkentteki projeleri hakkında da şu bilgileri verdi: “Ankara’nın tam kalbinde yer alan ve tek parselde bir milyon 200 bin metrekare inşaat alanı ve Türkiye’nin en büyük karma yaşam projelerinden özelliği ile öne çıkan Merkez Ankara’da, konut inşaatlarımız tamamlandı ve yaşam başladı. Ankara’nın açık havayla bütünleşen yeni nesil alışveriş ve yaşam merkezi Merkez Ankara AVM ise Mayıs 2026’da açılacak. Merkez Ankara AVM hem perakende markalarının hem de yeme-içme markalarının bir araya gelebildiği, 600 metrelik alışveriş caddesi konsepti, biri açık biri kapalı olan iki kat üzerine kurulu tasarımı ile Ankara’nın merkezinde yepyeni bir buluşma noktası olacak. Next Level Bodrum ve Next Level Country tarafında da hazırlıklarımız sürüyor. Dolayısıyla Pasifik Holding’in temelinde önemli bir yeri olan gayrimenkul ve inşaat tarafındaki yatırımlarımıza, bulunduğumuz bölgeyi ‘next level’a taşıyacak projelerimize hızla devam ediyoruz.” Enerjide odak noktamız ‘yenilenebilir enerji’ Enerji sektöründe ise yenilenebilir enerjiye odaklandıklarını anlatan Erdoğan, depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarının Türkiye’de Mardin ve Edirne’de, Avrupa’da ise Romanya’da hayata geçeceğini söyledi. Doğaya ve dünyaya karşı sorumluluk bilinciyle yola çıkarak, orman artıklarından yenilenebilir enerji yakıtı olan pelet üretimi yapan çok modern bir fabrika yatırımını Giresun’da hayata geçirdiklerini ve yenilenebilir enerji sektörüne farklı bir yaklaşım getirdiklerini anlatan Erdoğan, madencilik tarafında da çalışmalarımız devam ediyor. Sivas-Erzincan bölgesinde alınan 3 işletme ruhsatı ile kurşun-çinko ağırlıklı maden arama ve hazırlık çalışmalarına başladık. Sondaj ve laboratuvar testlerimiz şu sıralarda devam ediyor” dedi. Fatih Erdoğan, halka arzdan aldıkları güçle birlikte Pasifik Holding olarak faaliyet gösterdikleri tüm sektörlerde geleceği tasarlamaya, stratejik milli ürünlerle Türkiye’ye ve tüm paydaşlarına katma değer sunmaya ve farklı rotalar keşfederek büyümeye devam edeceklerini belirterek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başoğlu Kablo Savunma Sanayii Ekosisteminde Öne Çıkıyor Haber

Başoğlu Kablo Savunma Sanayii Ekosisteminde Öne Çıkıyor

Bu kapsamda SAHA İstanbul Malzeme ve Malzeme Şekillendirme Komitesi ile Elektrik ve Elektronik Komitesi tarafından Eylül ayında gerçekleştirilen toplantılar, sektörün geleceğine ışık tutan önemli buluşmalardan biri oldu. Başoğlu Kablo ve Profil San. ve Tic. A.Ş., bu kritik toplantılara aktif katılım sağlayarak, savunma sanayii ek osistemindeki rolünü bir kez daha ortaya koydu. Toplantılarda, sektörel iş birliklerinin artırılması, malzeme teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımlar, elektrik-elektronik çözümlerinde ileri uygulamalar ve stratejik yol haritaları üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Başoğlu Kablo temsilcileri, toplantılarda elde edilen çıktıların, sektörün ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.Özellikle savunma sanayiinde yerli üretim kapasitesinin artırılması, kritik bileşenlerin millileştirilmesi ve sürdürülebilir teknolojilere yönelik stratejiler toplantının odak noktaları arasında yer aldı. Firma, bu süreçte sahip olduğu deneyim, inovatif çözümler ve ileri teknolojiye dayalı üretim kabiliyetiyle sektöre katkı sunmaya devam ediyor. Katılım, yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesiyle sınırlı kalmadı; aynı zamanda geleceğe yönelik ortak projelerin geliştiri lmesi için önemli fırsatlar doğurdu. Başoğlu Kablo, bu verimli organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul’a ve toplantılara ev sahipliği yaparak misafirperverlik gösteren TÜBİTAK SAGE ile ELSİS firmasına teşekkürlerini sundu. Bu buluşmaların, sektörün ortak hedeflerine ulaşmasında güçlü bir zemin oluşturacağına dikkat çekildi. Şirket, sahip olduğu iki Ar-Ge merkezi ve yenilikçi vizyonuyla, yalnızca kablo ve profil üretiminde değil; aynı zamanda savunma sanayii için kritik öneme sahip yeni nesil çözümlerin geliştirilmesinde de öncü rol üstleniyor. Başoğlu Kablo, stratejik iş birliklerini güçlendirerek, savunma sanayiine ve ülke ekonomisine değer katmayı sürdürecek. Sektöre Katkı, Geleceğe Yatırım Başoğlu Kablo’nun toplantılara katılımı, sadece bugünün değil, aynı zamanda geleceğin de bir ya tırımı olarak değerlendiriliyor. Savunma sanayiinde gelişen ihtiyaçlara uygun ürünlerin geliştirilmesi, teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve bilgi paylaşımının artırılması, şirketin önümüzdeki dönemde de odak noktaları arasında olacak. Kurulduğu günden bu yana “güven, kalite ve yenilik” ilkelerini üretim felsefesinin merkezine koyan Başoğlu Kablo, bu yaklaşımla savunma sanayii ekosisteminde uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Savunma Sanayiinde Yükselen Yıldız Solid Aero, "TALAY" İHA ile Dünyanın Gündeminde: Yeni Uzmanlar Aranıyor! Haber

Türk Savunma Sanayiinde Yükselen Yıldız Solid Aero, "TALAY" İHA ile Dünyanın Gündeminde: Yeni Uzmanlar Aranıyor!

Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii firmalarından Solid Aero, geliştirdiği TALAY insansız hava aracı (İHA) ile dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Denizin birkaç metre üzerinden yüksek hızla ilerleyen, katlanabilir kanat yapısıyla kolayca taşınabilen ve benzersiz görev yeteneklerine sahip bu platform, deniz üstü görev konseptini yeniden tanımlayarak global bir ilgi odağı haline geldi. Bu büyük başarı, şirketi büyüme yolculuğunda yeni yetenekler aramaya yöneltti. TALAY'ın Yenilikçi Teknolojisi Sınırları Zorluyor Solid Aero'nun açıklamasına göre, TALAY, "sürüklenen değil, yön veren bir platform" olma vizyonuyla tasarlandı. Geleneksel İHA'ların aksine, deniz yüzeyine yakın uçuş yeteneği sayesinde operasyonel avantajlar sunan TALAY, özellikle gözetleme, keşif ve durumsal farkındalık görevlerinde rakiplerine fark atıyor. Katlanabilir kanat sistemi ise platformun gemilerde, limanlarda veya operasyonel sahalarda kolayca konuşlandırılabilmesini ve taşınabilmesini sağlıyor. Bu özellikler, Türk savunma sanayiinin teknolojik üstünlüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Global Başarı, Yeni Kariyer Fırsatlarını Beraberinde Getiriyor Dünya çapında elde ettiği popülariteyle birlikte Solid Aero, hızla büyüyen operasyonlarını ve yeni projelerini desteklemek için yetenekli profesyonelleri kadrosuna katmak istiyor. Sektörde bir devrim niteliği taşıyan teknolojilere imza atan firma, bu heyecan verici yolculukta yer almak isteyen uzmanlar için çeşitli pozisyonlar açtı. Şu anda aranan pozisyonlar arasında, İnsansız Hava Aracı (İHA) geliştirme uzmanı ve Gelişmiş İnsansız Hava Aracı Sistem Mühendisi gibi kritik roller bulunuyor. Bu pozisyonlar, savunma sanayii ve havacılık sektöründe tecrübesi olan, Ar-Ge ve inovasyona tutkuyla bağlı mühendis ve uzmanlar için eşsiz kariyer fırsatları sunuyor. Solid Aero'nun insan kaynakları ekibi, Türk savunma sanayiinde çığır açan projelere imza atacak, yenilikçi fikirleri ve teknik bilgi birikimiyle geleceği şekillendirecek adayları aradıklarını belirtiyor. Bu global başarı hikayesinin bir parçası olmak ve İHA geliştirme alanında kariyer yapmak isteyen profesyoneller, Solid Aero'nun web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor.

Türkiye'nin İlk Milli 40 Mm Deniz Topu, IDEF 2025'te Ermaksan Tarafından Tanıtılacak Haber

Türkiye'nin İlk Milli 40 Mm Deniz Topu, IDEF 2025'te Ermaksan Tarafından Tanıtılacak

Türkiye'nin öncü kuruluşlarından Ermaksan, çeşitli sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik stratejik teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. Ermaksan’ın geliştirdiği THUNDERBOLT 40/70 T çift namlulu milli deniz topu, Konya Karapınar Atış Sahası’nda gerçekleştirilen ilk mühimmat testlerini başarıyla geçti. Milli Savunma Bakanlığı ile imzalanan Stratejik İşbirliği Anlaşması kapsamında yürütülen bu proje, %100 yerli üretim anlayışıyla hayata geçirildi. %100 yerlilik Türk Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan bu sistem, ithal silah sistemlerine olan bağımlılığı ortadan kaldırarak önemli bir dışa bağımlılık kalemini sona erdiriyor. Yedek parça dahil olmak üzere tamamen yerli imkanlarla üretilebilen bu top, daha düşük maliyetlerle sürdürülebilir savunma çözümleri sunuyor. Dakikada 600 atış kapasitesi Ermaksan Yönetim Kurulu Başkanı Erol Özkayan, başarılı test atışlarına dair şu açıklamada bulundu: “THUNDERBOLT 40/70 T deniz topumuzun ilk atış testlerini başarıyla tamamladık. Bu gelişme, sistemin deniz görevlerinde etkin şekilde kullanılabileceğini kanıtladı. Çift namlulu tasarımıyla dakikada toplam 600 atış kapasitesine sahip olan topumuz, her namludan ayrı ayrı 300 atış yapabiliyor. Ayrıca 12.500 metre azami menzil ve 360 derece dönüş kabiliyeti ile yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.” Yeni proje hedefleri Ermaksan, geliştirme çalışmalarını daha küçük deniz platformlarında kullanılabilecek tek namlulu, hafif ve kolay entegre edilebilir bir model üzerinde de sürdürüyor. Bu modelin yanı sıra kara araçlarına (tekerlekli veya paletli) entegre edilebilecek varyasyonların da gündemde olduğu belirtildi. Özkayan, sistemin ayrıca dost ve müttefik ülkelere ihracın da hedefleri arasında olduğunu vurguladı. IDEF 2025’te sahne almaya hazır Ermaksan, 22-27 Temmuz 2025 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda THUNDERBOLT deniz topunun yanı sıra, SM 81 Keskin Kamalı Havan, askeri tip lazer sistemleri, FBG sensörler, 3 boyutlu metal yazıcı teknolojileri ve parça üretim kabiliyetlerini tanıtacak. Firma, IDEF 2025’te Salon 1, Stand D07'de yerini alacak. Erol Özkayan fuarla ilgili olarak şunları ifade etti: “İleri teknolojiyi merkeze alarak, birçok stratejik ürünün yerlileştirilmesine katkı sağladık. Bu anlayış, her zaman önceliğimiz olacak. Yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz çözümleri IDEF 2025’te dünyaya tanıtmaktan büyük heyecan ve gurur duyuyoruz.”

Forte Teknoloji'den Savunma Sanayiinde Yeni Stratejik Hamle Haber

Forte Teknoloji'den Savunma Sanayiinde Yeni Stratejik Hamle

2006 yılından bu yana savunma sanayiinde donanım, sistem ve yazılım alanlarında öncü çözümler sunan Forte Bilgi ve İletişim Teknolojileri, 2024 yılının ilk çeyreğinde sektörde büyük bir dönüşüme öncülük edecek stratejik bir ortaklık için görüşmeler başlattı. Bu kapsamda, Forte Bilgi ve İletişim Teknolojileri, savunma sanayiinde kritik projelerde yer alan ve CMMI Seviye-5 sertifikasyonuna sahip ilk ve tek yerli şirket olan MILSOFT’un yüzde 100 oranındaki paylarının satın alınmasına yönelik olarak, MilSOFT'un tek pay sahibi olan T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın yüzde 100 iştiraki olan SSTEK Savunma Sanayi Teknolojileri A.Ş. (SSTEK) ile görüşmelere resmen başlamıştır… Savunma sanayiinde bugüne kadar çeşitli stratejik projelere imza atan her iki şirket, bilgi birikimlerini, teknik kapasitelerini ve vizyonlarını birleştirerek 2025 yılı itibariyle sektöre yeni nesil çözümler sunmayı hedeflemektedir. Bu ortaklık sayesinde, yüksek teknoloji gerektiren savunma sistemlerinin yerli ve milli imkanlarla daha etkin bir şekilde geliştirilmesi ve sektörde yeni standartların belirlenmesi planlanmaktadır. Forte Bilgi ve İletişim Teknolojileri, bugüne kadar sunduğu yenilikçi yazılım ve sistem çözümleriyle sektörde güvenilir bir marka haline gelmiş olup, bu ortaklıkla birlikte savunma sanayiindeki etki alanını daha da genişletmeyi amaçlamaktadır. MilSOFT, 1998 yılında kurulmuş olup Komuta Kontrol, Muhabere, Bilgisayar ve İstihbarat (C4I) Teknolojileri, ISR (İstihbarat, Gözlem, Keşif) ve Görüntü Kıymetlendirme Sistemleri, Taktik Veri Link Sistemleri, Gömülü Sistemler, Savaş Yönetim Sistemi, Elektronik Harp, Bilgi Teknolojileri, Siber Güvenlik, Eğitim ve Simülasyon gibi alanlarda özgün çözümler üretmektedir.  Forte Bilgi ve İletişim Teknolojileri ve MILSOFT arasında yürütülen görüşmelerin ilerleyen dönemlerde detaylandırılması ve sektöre yön verecek çalışmaların hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Savunma Sanayiinde Modüler Tasarım Ve Dijital Entegrasyonla Yüksek Verimlilik Sağlanıyor Haber

Savunma Sanayiinde Modüler Tasarım Ve Dijital Entegrasyonla Yüksek Verimlilik Sağlanıyor

IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırmaya dayalı üretim modeli, bu alandaki maliyetlerin düşürülmesi için etkili bir çözüm sunabiliyor. Forte Teknoloji Genel Müdürü Hasan Cengiz Bayrak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) savunma harcamalarında büyük bir maliyet farkına yol açan idame ve işletme giderlerine karşı yeni bir çözüm öneriyor. Bayrak, Türkiye’nin savunma sanayii için maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonu adına IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırma modelini örnek gösteriyor. Bu model, yüksek maliyetleri düşürmeye yönelik büyük bir fırsat sunuyor. TSK’nın yeni silah sistemlerinin bakım ve işletme giderlerinde 100 milyar dolarlık öngörülen maliyetin önemli bir kısmı, modüler tasarımlar ve standart parça kullanımıyla azaltılabileceğini vurgulayan Hasan Cengiz Bayrak, dijital entegrasyon ve yerli üretim stratejilerinin de savunma sanayiindeki maliyetleri azaltmada kritik rol oynayacağını belirterek “ELD Bilişim’in geliştirdiği FORIPS yazılımının, ana yükleniciler ve alt yükleniciler arasında ortak bir dijital platform sağlıyor, yedek parça tedarikini hızlandırıyor, bu yazılımın NATO standartlarına uygun şekilde maliyetleri yüzde 10 oranında azaltabilir. Ayrıca, standart parçalarla üretimin, yerli sanayiye olan katkısının artırılması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Bu yenilikçi stratejilerin uzun vadede Türkiye’nin savunma sanayiinin küresel rekabet gücünü artıracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.