Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Sanayii

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor Haber

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor

The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024 döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala, analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek, pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti. Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu, ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8 yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Savunma Sanayiinde Güç Birliği Haber

Türk Savunma Sanayiinde Güç Birliği

ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma tarafından geliştirilen, Türkiye’nin insansız muharip deniz aracı ULAQ; geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni kapsamında teslim edilerek, BEST DEFENCE tarafından geliştirilen 12,7 mm Marin Tip Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ile göreve başladı. Kara platformlarındaki saha tecrübesi deniz platformlarına da taşınıyor Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki büyüme vizyonu, kamu-özel sektör iş birliklerinin ötesine geçerek stratejik ortaklıklarla yeni bir boyut kazanıyor. Kara platformlarında elde ettiği saha tecrübesini deniz ortamına taşıyan BEST DEFENCE, marin tip UKSS çözümleriyle Türk deniz platformlarına katkı sağlıyor. Yüksek hassasiyet, esnek konfigürasyon Sistemin merkezinde, deniz koşullarına özel geliştirilen SAR 127 MT silahı bulunuyor. Aynı sistem, 7,62 mm silahlarla da uyumlu çalışabiliyor. Beşik üstü atış ve kurma mekanizması sayesinde farklı silah konfigürasyonlarına hızlı şekilde adapte olabiliyor. 12,7 mm mühimmat için 500; 7,62 mm mühimmat için 1.000 mermi kapasitesine sahip sistem, kompakt yapısı sayesinde hem yeni inşa edilen platformlara hem de mevcut deniz araçlarına kolaylıkla entegre edilebiliyor. Yapay zekâ destekli hedef tespit ve atış kontrolü BEST DEFENCE’in marin tip UKSS’leri; yapay zekâ destekli hedef tespit, teşhis ve takip kabiliyetleriyle öne çıkıyor. Deniz, kara ve hava hedefleri, operatör onayıyla yüksek hassasiyetle etkisiz hâle getirilebiliyor. Sistem; deniz kaynaklı titreşim ve hareket etkilerinden arındırılmış stabilize görüntü ve veriler sunarak, platform ve hedefin aynı anda hareket ettiği durumlarda dahi yüksek isabet oranı sağlıyor. Açık mimarisi sayesinde farklı savaş yönetim sistemleriyle entegre çalışabilen yapı, kullanıcı ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor. Mavi Vatan’a yerli ve sürdürülebilir katkı BEST DEFENCE, güçlü Ar-Ge altyapısı, saha tecrübesi ve stratejik iş birlikleriyle kara platformlarında elde ettiği operasyonel başarıyı deniz ortamına taşıyor. Marin tip UKSS ailesini genişletmeyi sürdüren şirket, Türkiye’nin Mavi Vatan vizyonuna yerli, akıllı ve entegre çözümlerle katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina Türk Savunma Sanayii İçin Güçlerini Birleştirdi Haber

Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina Türk Savunma Sanayii İçin Güçlerini Birleştirdi

Türkiye’nin zırh çeliği alanında dışa bağımlılığını ortadan kaldırma ve millileşme hedefi ile OYAK’ın şirketleri arasına kattığı Miilux OY, FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. ve Nurol Makina ile Türk savunma sanayii için güçlerini birleştirdi. Savunma sanayiine katkı sağlayacak, global pazarda Türkiye’nin gücünü artıracak “Miilux OY - FNSS - Nurol Makina Teknik İş Ortaklığı Protokolü” imza töreni, World Defense Show’da bugün gerçekleştirildi. FNSS’nin standında yapılan imza törenine taraf şirketlerin üst düzey yöneticileri ve ziyaretçiler katıldı. Miilux OY, Türkiye’nin Tek Yerli Zırh Çeliği Üreticisi Protokol kapsamında, FNSS ve Nurol Makina’nın üretimleri sırasında ihtiyaç duyacağı tüm zırh çeliği, Türkiye’nin tek yerli zırh çeliği üreticisi Miilux OY’dan temin edilecek. Mevcut yurt içi ve yurt dışı projeler dikkate alınarak, talebin karşılanabilmesi amacıyla Miilux OY’un üretim hatlarına yönelik de yeni yatırımlar gerçekleştirilecek. “Gelecek Nesil Savunma Sanayii Projelerine Katkı Sunacağız” Protokol imza törenine katılan Miilux OY Türkiye Genel Müdürü Yavuz Yeldan, “FNSS ve Nurol Makina ile imzaladığımız bu teknik iş ortaklığı protokolü, Miilux OY Türkiye’nin savunma sanayiindeki uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli bir parçasıdır. Bu iş birliğiyle, yalnızca mevcut projelere değil, gelecek nesil savunma sanayii projelerine de yüksek kalite standartlarımız ve teknik yetkinliğimizle katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi. Hedef Yurt Dışı ve Yurt İçinde Stratejik Ortaklıklar Söz konusu iş birlikleriyle Türkiye’nin uluslararası prestijine katkı sağlayacak projelerde ana zırh çeliği tedarikçisi olacak Miilux OY’un, stratejik konumunun ve kurumsal itibarının önemli ölçüde güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu iş birliği ile aynı zamanda Miilux OY’un zırh çeliği alanındaki küresel yetkinliğinin, FNSS ve Nurol Makina’nın mühendislik ve platform kabiliyetleriyle bir araya getirilerek uluslararası pazarlarda güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosistemi oluşturulması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baykar 2025’te de Dünyanın En Büyük SİHA İhracatçısı Oldu Haber

Baykar 2025’te de Dünyanın En Büyük SİHA İhracatçısı Oldu

Türkiye’nin milli ve özgün SİHA’larını geliştiren Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya İHA pazarında lider olan Baykar, 2025'te ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Küresel ölçekte başarıyla anılan İHA’lar geliştiren Baykar, aynı zamanda Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının da lokomotifi oldu. GELİRLERİN %88’İ İHRACATTAN 2025 yılında toplamda 2.5 milyar dolarlık gelir kazanan Baykar, geçtiğimiz yıl gelirlerinin %88’ini ihracattan elde etmiş oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından düzenlenen, 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda açıklanan verilere göre Türk savunma sanayinin ihracat şampiyonları arasında ikinci sırada yer alan Baykar, İHA ürün grubu ihracatında ise açık arayla zirvedeki yerini korudu. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar’dan Tedarik Zincirine Güçlü Buluşma Haber

Otokar’dan Tedarik Zincirine Güçlü Buluşma

Türkiye’nin öncü otomotiv ve savunma sanayii şirketi Otokar, iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirmek ve küresel büyüme yolculuğundaki önceliklerini paylaşmak üzere Sapanca Elite World Otel’de “Tedarikçi Geliştirme Günü” düzenledi. Otokar Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Onur Vural’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, şirketin 350’yi aşkın iş ortağı katıldı. Tüm gün süren toplantıda, Otokar’ın son yıllarda genişleyen küresel üretim ayak izi, artan kapasitesi ve büyümenin tedarik zinciri üzerindeki etkileri ele alındı. Tedarikçi Geliştirme, Tedarik Zinciri Yönetimi, Planlama, Tesis Lojistik ve Kalite ekiplerinin yöneticilerinin de yer aldığı oturumlarda; şeffaflık, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir gelişim başlıkları çerçevesinde mevcut iş birlikleri değerlendirildi. Gün sonunda, Otokar’ın kalite standartlarına, maliyet optimizasyonu ve teslimat beklentilerine yüksek uyum sağlayan, süreç iyileştirmeleriyle fark yaratan tedarikçiler için ödül töreni düzenlendi. "AVRUPA’NIN DEVLERİ İÇİN ÜRETİM YAPIYORUZ" Otokar’ın son yıllarda endüstriyel kabiliyetlerinde önemli bir sıçrama yaşandığını ifade eden Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Onur Vural, şirketin sadece kendi markasıyla değil, aynı zamanda stratejik üretim anlaşmalarıyla da küresel ölçekte önemli bir üretim üssüne dönüştüğünü vurguladı. Son birkaç yılda müşteri portföyünü genişleterek üretim adetlerini önemli ölçüde artırdıklarını belirten Vural, "Otokar olarak araçlarımızla 5 kıtada, 75’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası iş birliklerimiz sayesinde Avrupa pazarının en büyük 5 otobüs üreticisinden 3’üne üretim yapan, mühendislik ve üretim yetkinliğiyle referans gösterilen bir tesis konumuna ulaştık. Bu tablo, yalnızca Otokar’ın değil; kalite ve hız beklentilerimize aynı kararlılıkla yanıt veren güçlü tedarikçi ağımızın da ortak başarısıdır” dedi. "İŞ ORTAKLARIMIZLA GELECEĞE GÜVENLE İLERLİYORUZ" Küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çeken Vural, Otokar’ın iş birliklerini uzun vadeli bir perspektifle ele aldığını ifade etti. “Büyüme yolculuğumuzda tedarikçilerimizi yalnızca birer paydaş değil, sürecin doğal bir parçası olarak görüyoruz” diyen Onur Vural, şunları kaydetti: “İş birliği, sürekli iyileştirme ve stratejik uyum temelinde şekillendirdiğimiz bu yapı, değişken koşullara birlikte yanıt verebilmemizi sağlıyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda şeffaflığı, verimliliği ve karşılıklı değer üretimini merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz. Güven temelli bu ekosistemin, Otokar’ı ve iş ortaklarımızı küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyoruz.” TEDARİKÇİLER BAŞARILARIYLA ÖDÜLLENDİRİLDİ Etkinlik sonunda Otokar’ın kalite, teslimat, performans ve maliyet iyileştirme hedeflerine en yüksek uyumu gösteren iş ortakları ödüllendirildi. Yılın Stratejik İş Ortağı kategorisinde Altın Ödülü Sazcılar ve Şener Mekanik elde etti. Yılın Kalite kategorisinde Altın Ödül Şener Mekanik'in olurken, Gümüş Ödül Sege’nin, Bronz Ödül ise Maxion’un oldu. Yılın Performans İyileşme kategorisinde Altın Ödül Metot Otomotiv'e, Gümüş Ödül Özkan Hidrolik'e, Bronz Ödül ise Tekom'a verildi. Yılın Maliyet İyileştirme kategorisinde Altın Ödülü KNS Otomotiv, Gümüş Ödülü C.V.T, Bronz Ödülü ise Sütrak aldı. Yılın Teslimat Uyum kategorisinde Altın Ödülün sahibi Ada Cam, Gümüş Ödülün ise Cemka oldu. Törende ayrıca YKG Metal, ARISAN, Hızlanlar Otomotiv ve Olimpia Oto Cam'a ise Takdir Belgesi takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası Aynı Masada Buluştu Haber

İş Dünyası Aynı Masada Buluştu

Program boyunca MÜSİAD’ın 16 ayrı sektörde yürüttüğü çalışmalar, yakın ve orta vadede planlanan tedarikçi günleri, sektörel çalıştaylar, MÜSİAD EXPO, finansmana erişim modelleri, dijital dönüşüm projeleri ve yeni dönem vizyonu kapsamlı şekilde ele alındı. MÜSİAD Mersin Şubesi tarafından düzenlenen Sektör Kurulları Tanıtımı ve Üye Buluşması toplantısına, Kurullarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Çınar, Sektör Kurulları Komisyonu Başkanı Cemal Özen, MÜSİAD Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı ve Komisyonu temsilcisi Mustafa Aksu, Sektör Kurulları Komisyonu Başkan Yardımcısı Cihan Kazan, MÜSİAD Mersin Şube Kadim Başkanları Serdar Yıldızgörer, Mekin Merter Salt, Abdullah Hamidi, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda üye katılım sağladı. MÜSİAD’DA SEKTÖR KURULLARI: YERELDEN KÜRESELE GÜÇLÜ BİR YAPILANMA MÜSİAD bünyesinde faaliyet gösteren 16 sektör kurulu, doğrudan Genel Merkez koordinasyonunda çalışmalarını sürdürüyor. Aynı yapılanma Türkiye genelindeki şubelerde de oluşturularak, sektörlerin hem yerel hem de ulusal ölçekte temsil edilmesi hedefleniyor. Sektör kurullarından sorumlu yöneticiler, Mersin’de düzenlenen bu toplantıyla birlikte hem sahadaki üyelerle buluştu hem de yürütülen çalışmalar hakkında doğrudan bilgi paylaştı. Bu yapılanmanın temel amacı: Genel merkezin sektör bazlı faaliyetlerini anlatmak, üyelerin sektörel sorunlarını ve beklentilerini dinlemek, il bazındaki sektör kurullarının bölge ve genel merkezle temasını güçlendirmek, yakın ve orta vadede planlanan kurul toplantıları, çalıştaylar, tedarikçi günleri ve fuarlara katılımı artırmak olarak öne çıktı. MEHMET SAİT KAYAN: “MERSİN’İ ULUSLARARASI VİZYONLA TEMSİL EDEN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ÇALIŞIYORUZ” Programın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin’in ekonomik gücünü MÜSİAD’ın ulusal ve uluslararası vizyonuyla buluşturduklarını ifade etti. Kayan, konuşmasında MÜSİAD Mersin’in şehirle kurduğu güçlü bağa dikkat çekerek, “Vizyonuyla Mersin’imizi en iyi şekilde temsil etme noktasında bir çalışma yürütüyoruz. Yönetim kurulumuz ve üyelerimizle birlikte MÜSİAD’ımızın uluslararası vizyonunu, kurumsal duruşunu ve değerlerini Mersin’imizin tüm renkleriyle birleştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Kayan, MÜSİAD Mersin’in yalnızca üyelerine değil, şehrin tamamına değer katan bir yapı olduğunu vurgulayarak, tüm kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle sürekli iletişim hâlinde olduklarını belirtti. MÜSİAD MERSİN’İN EKONOMİYE KATKISI RAKAMLARLA ORTAYA KONDU Konuşmasında somut veriler paylaşan Mehmet Sait Kayan, MÜSİAD Mersin üyelerinin şehir ve ülke ekonomisindeki ağırlığını rakamlarla açıklayarak, “Bugün Mersin’den yapılan ihracatın yaklaşık yüzde kırkını MÜSİAD Mersin üyeleri gerçekleştiriyor. Üyelerimiz yaklaşık otuz ila otuz beş bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu tablo, MÜSİAD Mersin’in hem şehrimiz hem de ülkemiz için ne kadar güçlü bir ekonomik aktör olduğunu açıkça gösteriyor” şeklinde konuştu. Kayan, dünden alınan emaneti yarına daha güçlü bir şekilde devretme sorumluluğuyla hareket ettiklerini ifade ederek, önceki dönem başkanlara ve programa katılım sağlayan misafirlere teşekkür etti. ABDÜLKADİR ÇINAR: “MERSİN ŞUBESİ GENEL MERKEZ NEZDİNDE ÖRNEK GÖSTERİLEN ŞUBELERİMİZDEN BİRİ” Programda söz alan MÜSİAD Sektör Kurullarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Çınar, Mersin Şubesi’nin performansına özel bir parantez açtı. Çınar, Mersin’de yürütülen çalışmaların genel merkez tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Mersin’de yaptığınız faaliyetler gerçekten çok kıymetli. Genel Merkez nezdinde Mersin Şubemizi, örnek ve başarılı şubelerimiz arasında görüyoruz” dedi. Çınar, sektör kurullarının Türkiye genelindeki tüm şubelerle sürekli temas halinde çalıştığını ve üyeleri ortak hedefler etrafında bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi. TEDARİKÇİ GÜNLERİ İLE ÜYELERE DOĞRUDAN TİCARET İMKANI Abdülkadir Çınar, MÜSİAD Genel Merkezi’nin yürüttüğü en önemli faaliyetlerden biri olan Tedarikçi Günleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Bu organizasyonların üyeler için doğrudan ticari fırsatlar sunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “18 Şubat’ta İstanbul Genel Merkezimizde Turizm Sektör Kurulu Tedarikçi Günleri’ni düzenleyeceğiz. 31 Mart’ta ise TUSAŞ Genel Merkezi’nde Savunma Sanayii Tedarikçi Günlerini gerçekleştireceğiz. Bu programlar, üyelerimizin büyük kurumlarla birebir temas kurmasını sağlıyor.” MÜSİAD EXPO İLE KÜRESEL BULUŞMA Çınar ayrıca, iki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO Fuarına da dikkat çekti. Fuarın İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirileceğini belirten Çınar, sanayicilerin ürünlerini ulusal ve uluslararası katılımcılara tanıtma fırsatı bulacağını ifade etti. CEMAL ÖZEN: “16 SEKTÖR KURULU İLE TÜRKİYE’Yİ VE DÜNYAYI KUŞATAN BİR YAPI İNŞA ETTİK” MÜSİAD Sektör Kurulları Başkanı Cemal Özen, sektör kurullarının yapısını, çalışma modelini ve yeni dönem hedeflerini detaylı şekilde anlattı. Özen, MÜSİAD’ın sektörel gücünün her geçen gün daha da arttığını belirtti. Özen, “Bugün MÜSİAD bünyesinde 16 sektör kurulumuz, 415 sektör kurulu üyemiz ve Türkiye genelinde yaklaşık 14 bin üyemiz bulunuyor. Bu yapıyı Abdülkadir Başkanımızın liderliğinde, üç başkan yardımcımızla birlikte yönetiyoruz” diye konuştu. Özen, MÜSİAD Mersin Şubesi’nin 16 sektör kurulunu aktif şekilde oluşturan sayılı şubelerden biri olduğuna da dikkat çekti. SEKTÖR KURULLARINDA YENİ DÖNEM ÇALIŞMA MODELİ Cemal Özen, sektör kurullarının artık daha düzenli ve sistematik bir şekilde çalışacağını vurguladı. Özen yeni dönemde, “Tüm sektör kurulları 15 günde bir toplanacak, altı ayda bir sektör meclisleri düzenlenecek, deneyimli sanayiciler, genç girişimcilerle bilgi ve tecrübe paylaşacak. Ayrıca ilk kez Sektör Kurulları Genel İdare Kurulu oluşturularak, Türkiye genelindeki tüm sektör kurulu başkanları aynı masada buluşacak” şeklinde konuştu. TEDARİKÇİ GÜNLERİ SOMUT SONUÇLAR ÜRETİYOR Özen, tedarikçi günlerinin yalnızca toplantı değil, somut ticari çıktılar üreten organizasyonlar olduğunu rakamlarla ortaya koydu. Tarım ve Gıda Tedarikçi Günleri’nde çok sayıda görüşme yapılırken, Savunma Sanayii Tedarikçi Günleri sonucunda 73 firmanın Milli Savunma Bakanlığı’na akredite edildiğini belirtti. Özen, ayrıca, Ziraat Katılım Bankası ve Kredi Garanti Fonu ile imzalanan üçlü protokol imzalandığını belirterek, “Yaklaşık 15 milyar TL’lik finansman hacmi hedeflenen bu protokol sayesinde, teminat sorunu yaşayan MÜSİAD üyelerinin finansmana erişimi ciddi şekilde kolaylaşacak” dedi. MUSTAFA AKSU: “TEŞKİLAT SAHADA GÜÇLÜ VE DİNAMİK BİR YAPIYA SAHİP” MÜSİAD 4. Bölge Sorumlusu Mustafa Aksu, teşkilatın sahadaki gücüne dikkat çekti. Aksu, Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’nın selamlarını ileterek, bölgesel istişare toplantılarının teşkilat içi motivasyonu artırdığını vurguladı. CİHAN KAZAN: “KÖKLÜ FİRMALAR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞUYOR” Sektör Kurulları Komisyonu Başkan Yardımcısı Cihan Kazan ise köklü aile şirketlerinin MÜSİAD çatısı altında buluşmasının önemine değindi. Yurt içi ve yurt dışı lojistik faaliyetler yürüten firmaların MÜSİAD sayesinde güçlü bir network ağına eriştiğini ifade etti. MÜSİAD MERSİN YENİ DÖNEME GÜÇLÜ BİR VİZYONLA GİRİYOR MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, karşılıklı tanışma ve istişarelerle sona eren programın, MÜSİAD Mersin’in sektör kurullarıyla birlikte yerel gücü ulusal ve küresel vizyonla buluşturma hedefinin bir göstergesi olduğunu söyledi. Kayan, MÜSİAD Mersin'in, yeni dönemde de üretim, istihdam, ihracat ve toplumsal katkı odağında çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Roket Mühendisleri TEKNOFEST 2026’da Yükseliyor Haber

Geleceğin Roket Mühendisleri TEKNOFEST 2026’da Yükseliyor

ROKETSAN yürütücülüğünde düzenlenen yarışma, lise seviyesinden ileri seviye mühendislik çalışmalarına uzanan kapsamıyla, gençlerin hayallerini somut projelere dönüştürdüğü güçlü bir teknoloji platformu olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin havacılık, uzay ve savunma sanayii alanındaki nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi hedefleyen TEKNOFEST Roket Yarışması, 2026 yılında da gençleri bilim ve mühendislik temelli büyük bir heyecana davet ediyor. Öğrencilerin uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmayı ve bu alandaki teknik kabiliyetlerini geliştirmeyi amaçlayan yarışma, her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun ilgi görüyor. Kendi tasarladıkları roketleri üretme ve uçurma fırsatı bulan gençler, bu süreçte farklı disiplinlerden edindikleri fen ve mühendislik bilgilerini bir araya getirerek karmaşık tasarım, üretim ve entegrasyon süreçlerini başarıyla yönetiyor. Disiplinler arası düşünme becerisinin ön plana çıktığı yarışma, katılımcılara yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda takım çalışması, proje yönetimi ve problem çözme konularında da önemli kazanımlar sunuyor. Uçuşlarını başarıyla tamamlayan takımların tecrübelerinin paylaşılması ise yarışmayı güçlü bir öğrenme ve ilham platformuna dönüştürüyor. 11 Kategoride Büyük Rekabet TEKNOFEST Roket Yarışması, 2026 yılında A ve B grubu olmak üzere toplam 11 farklı kategoride gerçekleştiriliyor. A grubu kapsamında yer alan Lise Kategorisi, asgari 4.000 feet irtifada düzenlenirken yalnızca lise öğrencilerinin katılımına açık bulunuyor. Asgari 8.000 feet irtifada gerçekleştirilen Orta İrtifa Kategorisi ise lise, ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile mezunlara hitap ediyor. Yüksek İrtifa Kategorisi 15.000 feet irtifada, Uluslararası Kategori 8.000 feet irtifada, Zorlu Görev Kategorisi ise iki kademeli olarak 12.000 feet irtifada gerçekleştiriliyor. Özgün Hibrit Yakıt Motorlu Roket ve Özgün Sıvı Yakıt Motorlu Roket kategorileri ise gençlerin yenilikçi motor tasarımlarını sergilemelerine olanak tanırken söz konusu bu kategorilere ise ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra mezunlar da başvuruda bulunup roketlerini uçurabilecek. B grubunda yer alan Aktif Kontrol Sistemi Geliştirilmesi, Hibrit Yakıtlı Roket Motoru Geliştirilmesi, Sıvı Yakıtlı Roket Motoru Geliştirilmesi ile Uçuş Modelleme ve Simülasyon Yazılımı Geliştirilmesi kategorileri, ileri seviye mühendislik çözümleri geliştirmek isteyen ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile mezunlara açık olarak düzenleniyor. Gençlere Güçlü Destek, Büyük Ödüller Finalist takımlara ulaşım ve konaklama desteğinin de sağlandığı TEKNOFEST Roket Yarışması’nda, 2026 yılı için kategorilere göre yüksek tutarlarda ödüller veriliyor. Lise Kategorisi’nde dereceye giren takımlar 180 bin TL’ye kadar desteklenirken, Orta İrtifa Kategorisinde 200 bin TL ve Yüksek İrtifa kategorilerinde ise ödüller 220 bin TL’ye kadar ulaşıyor. Uluslararası Kategori’de dereceye giren takımlar 5 bin dolara varan ödüller kazanırken, Zorlu Görev kategorisinde 350 bin TL, Özgün Hibrit Yakıt Motorlu Roket Kategori’sinde 350 bin TL ve Özgün Sıvı Yakıt Motorlu Roket Kategorisi için ise 400 bin TL’ye varan ödüllerin sahibi olabilecek. B grubu kategorilerinde ise toplamda milyonları aşan para ödülleri genç mühendisleri bekliyor. TEKNOFEST Roket Yarışması, gençlerin bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında kariyer hedeflerini güçlendiren, Türkiye’nin uzay ve savunma teknolojilerindeki geleceğine yön veren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Yarışmaya başvurular, 20 Şubat tarihine kadar www.teknofest.org adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.