Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Sanayisi

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Sanayisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız Haber

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te dahil olduğunu belirterek, “Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir." dedi. Bakan Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, "TEKNOFEST, savunma sanayisi konusunda ülkemizin mühendislik anlamında gelmiş olduğu noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardı. Ben bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." POLİTİKA, EĞİTİM, YATIRIM VE ADAPTASYON PANELİ Bakan Yumaklı, daha sonra, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan, uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli"ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, “TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramı girdi. Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2 binli yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir" değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “ÇİFTÇİLERİMİZ, ÜRETİCİLERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZ" Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır." Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var." dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, çiftçi kayıt sistemindeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. “7,3 MİLYON HEKTARLIK ALANI SULAMAYA AÇTIK" Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum dediği" her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakanlığımızın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde varız ve olacağız. Teknoloji deyince sadece cihaz anlaşılmamalı. Tohumda bir teknoloji. Tohumların yüzde 96'sını biz üretiyoruz, dünyada ilk 10 içindeyiz. Dünyanın farklı ülkelerine gittiğimizde önümüze gelen tohumculuk firması var. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapmamız gerekir. Sulama teknolojilerini geliştirmemiz gerekir. 7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz." Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak." Konuşmaların ardından, Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı. ​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malezya’nın Yeni Deniz Gücü MPMS-1 DESAN İmzasıyla Suya İndi Haber

Malezya’nın Yeni Deniz Gücü MPMS-1 DESAN İmzasıyla Suya İndi

T.C. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Malezya İçişleri Bakanı Datuk Seri Saifuddin Nasution bin Ismail, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, iki ülkenin Sahil Güvenlik teşkilatlarından üst düzey temsilciler, KAPTANOĞLU ailesi, DESAN ve ATLAS tersaneleri üst yönetimi ve sektörün önde gelen temsilcilerinin katılım gösterdiği tören; Kocaeli Serbest Bölgesi’nde bulunan ve DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde 2 Ekim’de gerçekleştirildi. İstiklal Marşı ve protokol konuşmalarıyla başlayan törende, Türkiye ile Malezya arasında deniz güvenliği ve savunma sanayisi alanında gelişen iş birliğinin ve ortak projelerin önemine dikkat çekildi. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen denize indirme seremonisiyle MPMS-1 suyla buluştu. Gemi inşa sürecinin kritik eşiklerinden biri olan denize indirme, MPMS-1’in su üzerindeki donatım, entegrasyon ve test aşamasına geçişini ifade ediyor. Bu aşamaların tamamlanmasının ardından kabul ve teslim faaliyetleri gerçekleştirilecek olan MPMS-1’in Ocak 2027’de, yani sözleşme yükümlülüğünden iki ay önce Malezya’ya teslim edilmesi hedefleniyor. Kaptanoğlu: “Sözümüzü yerine getirmek, Malezya’nın DESAN’a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur” Törende konuşan DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, geminin denize indirilmesinden duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: “Projemizin başlangıcında, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Malezya Başbakanı ve Sayın İçişleri Bakanımızın huzurunda gerçekleştirilen törende bir söz vermiştik: Sözleşmede öngörülen 24 aylık teslim süresini iki ay öne çekerek gemiyi 22 ayda teslim edecektik. Bugün, bu sözümüzü yerine getirme yolunda önemli bir aşamayı geride bırakıyor ve gemimizi denize indiriyoruz. Kalan çalışmalarını ve testlerini tamamlayarak inşallah Ocak 2027’de gemiyi teslim edeceğiz. İkinci gemimizi ise 22 aydan da daha kısa sürede teslim etmeyi hedefliyoruz. Sözümüzü yerine getirmek, Malezya’nın DESAN’a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur.” Kaptanoğlu, teslimin ardından MPMS-1’in 20–24 Nisan 2027 tarihlerinde Langkawi’de düzenlenecek LIMA’27 Fuarı’nda yer almasını arzu ettiklerini belirterek; geminin insansız hava araçları, süratli müdahale botları ve helikopter operasyon yeteneğinin, ikinci gemiyle birlikte teslim edilecek mobil izleme radarı ve insansız deniz aracını da kapsayan görkemli bir gösteriyle sergilenmesini hedeflediklerini ifade etti. 30 gün kesintisiz seyir kabiliyeti MPMS-1, dört hızlı müdahale botu, dikey iniş-kalkış yapabilen iki HAVELSAN BOZBEY insansız hava aracı, ASELSAN 30 mm uzaktan komutalı silah sistemi ve 11 ton kapasiteli helikopter platformuyla çok yönlü görev yapabilecek şekilde donatılıyor. Gemide ayrıca revir ve sağlık hizmetleri altyapısı ile 45 kişilik gözaltı alanı bulunuyor. 70 personel ve 30 yolcu kapasitesine sahip gemi, ikmal yapmadan 30 güne kadar kesintisiz seyir gerçekleştirebilecek. Malezya’nın deniz yetki alanlarında uzun süreli görev yapabilecek şekilde geliştirilen MPMS-1; deniz güvenliğinin sağlanması, kaçakçılık, yasa dışı balıkçılık ve sınır aşan suçlarla mücadele gibi farklı operasyonel ihtiyaçlara yanıt verecek. Malezya ile iş birliği MPMS-2 ve tersane yatırımıyla devam ediyor MPMS-1’de kaydedilen ilerlemenin ardından DESAN ile Malezya arasında aynı sınıftaki ikinci gemi MPMS-2 için de anlaşma imzalandı. İkinci geminin kızağa koyma töreni 25 Haziran 2026’da gerçekleştirildi. MPMS-2, ilk gemideki kabiliyetlere ek olarak mobil izleme radarı ile insansız/otonom su üstü aracı (USV) ile donatılacak. Böylece DESAN, proje kapsamında insansız deniz aracı ihracatı da gerçekleştirecek. Her biri 99 metre uzunluğundaki MPMS-1 ve MPMS-2, tamamlandıklarında Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platformlar arasında yer alacak. DESAN, Malezya ile denizcilik alanındaki iş birliğini ilk yurt dışı tersane yatırımıyla da genişletiyor. Malakka Eyaleti’nde inşa edilecek tesiste askeri ve ticari gemi inşasının yanı sıra bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetleri yürütülecek. 171 dönümlük alan üzerinde iki safhada hayata geçirilecek tersanenin ilk fazının 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Denize indirme seremonisine ayrıca sembolik bir anlam katıldı. Geleneksel şişe kırma seremonisinde kullanılan şişeye, MPMS-1’in uzun yıllar görev yapacağı Malakka Boğazı’ndan getirilen deniz suyu konuldu. Böylece geminin gövdesine ilk değen deniz suyunun, hizmet edeceği Malezya sularından gelmesi sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Roketsan Azerbaycan İle Güçlü İş Birliğini Üretim Boyutuna Taşıyor Haber

Roketsan Azerbaycan İle Güçlü İş Birliğini Üretim Boyutuna Taşıyor

ROKETSAN, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bu yıl 6'ncı kez düzenlenen ADEX fuarında hava, kara ve deniz kuvvetlerinin farklı ihtiyaçlarına yönelik çok sayıda ürün ve sistemini ziyaretçilerle buluşturuyor. Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin envanterine kazandırdığı birçok sistemiyle ülkenin savunma kabiliyetlerine güç katan ROKETSAN, 30 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında düzenlenen ADEX kapsamında da iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ADEX 2026'ya ilişkin değerlendirmesinde Türkiye ve Azerbaycan arasındaki güçlü kardeşlik bağlarının savunma sanayisi alanında da her geçen gün daha ileri bir noktaya taşındığını belirterek, "Azerbaycan'ın savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını görüyoruz. Özellikle Karabağ zaferiyle birlikte Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin sahadaki kabiliyetlerini başarıyla ortaya koyması, bu gelişimin somut bir göstergesi oldu. ROKETSAN olarak geliştirdiğimiz ileri teknolojiye sahip füze, roket ve mühimmat sistemleriyle Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin farklı kuvvet yapılarının ihtiyaçlarına cevap veriyor ve Azerbaycan'ın savunma kabiliyetlerine güç katıyoruz" dedi. AZROKSAN yakında üretime başlayacak Azerbaycan'ın savunmasına katkılarının yalnızca ürün tedarikiyle sınırlı olmadığını vurgulayan İkinci, "Azerbaycan'da savunma sanayisi alanındaki iş birliğimizi sadece ürün tedarikiyle sınırlı görmüyoruz. Üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesine ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin daha da güçlendirilmesine katkı sağlamayı önemsiyoruz. Azerbaycan'daki iştirakimiz AZROKSAN ile yürüttüğümüz yerli üretim çalışmaları da bu yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. Tesisleşme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ilk olarak 122 mm roket üretimine başlayacağız. Bu perspektifle gelecekte hem Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin envanterindeki ROKETSAN ürün portföyünün genişlemesini hem de hayata geçirilecek üretim tesislerinde birçok farklı sistemin üretilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. İkinci, "ROKETSAN olarak ileri teknolojiye sahip ürünlerimizle dün olduğu gibi bugün ve yarın da Azerbaycan'a, Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine ve Azerbaycan savunma sanayisine güç katmaya devam edeceğiz" diye de ekledi. ROKETSAN'ın geniş ürün ailesi ADEX 2026'da ROKETSAN, ADEX 2026'da SİHA mühimmatları grubunda MAM-L, MAM-T, MAM-T IIR, İHA-122 ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füzelerini sergiliyor. Tanksavar sistemleri arasında ise CİRİT Lazer Güdümlü Füze, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı, OMTAS Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi ve UMTAS-GM Genişletilmiş Menzilli Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi fuarda yer alıyor. Seyir füzeleri kategorisinde ÇAKIR, ATMACA ve SOM, hava savunmada SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, topçu füzeleri grubunda ise TRG-122, TRLG-230, BORA (KHAN) ve TRG-300 sistemleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. ROKETSAN'ın ADEX 2026'da öne çıkaracağı yeni kabiliyetlerden bir diğeri de PUSU Kule Üstü Silah Sistemi ile birlikte sergilenen CİRİT Anti-İHA Füzesi oluyor. Modern savaş alanlarında özellikle kamikaze İHA'ların oluşturduğu tehdide karşı geliştirilen CİRİT Anti-İHA Füzesi, PUSU'dan gerçekleştirilen atış testinde hava hedefini tam isabetle vurarak başarısını sahada da kanıtladı. Deniz sınırlarının korunmasına yönelik geliştirilen BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi de yüksek hareket kabiliyeti ve güçlü vuruş kapasitesini bir arada sunan bir sistem olarak fuarda sergileniyor. Sistem, ATMACA ve ÇAKIR Seyir Füzeleri ile görev yaparken mobil yapısı sayesinde denizden gelebilecek tehditlere hızlı şekilde tepki verebiliyor. Farklı sistemlerle entegre çalışabilen BARBAROS, kullanıcı ihtiyaçlarına göre konfigüre edilebilen esnek bir kıyı savunma çözümü olarak öne çıkıyor. ROKETSAN'ın ADEX 2026'da öne çıkardığı bir diğer ürün grubu ise TEBER ve LAÇİN Güdüm Kitleri oluyor. TEBER, MK-81 ve MK-82 Genel Maksat Bombalarının vuruş kabiliyetini artırırken, LAÇİN ise görüntüleyici kızılötesi arayıcı başlığı ve veri bağı sayesinde sabit ve hareketli hedeflere karşı hassas vuruş kabiliyeti sunuyor. Her iki sistem de mevcut mühimmat altyapısına ileri güdüm teknolojileri kazandırarak mühimmatların daha etkin ve hassas şekilde kullanılmasına imkân sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milgem’in 10 ve 11. Gemisinde Havelsan İmzası Haber

Milgem’in 10 ve 11. Gemisinde Havelsan İmzası

Yazılım tabanlı çözümleriyle yurt içinde ve yurt dışında kritik görevler üstlenen HAVELSAN, Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen platformların en kritik alt sistemlerine katkı sunmaya devam ediyor. Milli imkânlarla geliştirilen FLEETSTAR GVDS, denizaltılarda Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi (DBDS) adıyla görev yapıyor. Modern deniz platformlarının dijital omurgasını oluşturan sistemler; sensörler, silahlar ve görev sistemleri arasındaki veri alışverişini yüksek güvenilirlikle yöneterek platformun etkin görev icrasına katkı sağlıyor. İlk GVDS teslimatını 16 yıl önce MİLGEM’in ilk gemisi olan TCG HEYBELİADA’ya gerçekleştiren HAVELSAN, aradan geçen sürede sistemlerini farklı sınıflardaki çok sayıda deniz platformuna entegre ederek önemli bir birikim oluşturdu. Son teslimat da MİLGEM projesinin 10 ve 11. gemisinde kullanılmak üzere başarıyla tamamladı. HAVELSAN, uzun yıllara dayanan tecrübesiyle sürdürdüğü çalışmalar kapsamında GVDS ve DBDS ürün ailesinde yeni bir teslimatını daha gerçekleştirmiş oldu. GVDS ve DBDS sistemleri, görev yaptıkları platformlarda kesintisiz olarak çalışıyor ve operasyonel faaliyetlerin sürdürülebilirliğinde kritik rol üstleniyor, elde edilen yüksek kullanılabilirlik oranları ürün ailesinin sahadaki başarısını ortaya koyuyor. HAVELSAN, bu alandaki üretim ve teslimat faaliyetlerini istikrarlı şekilde sürdürüyor ve Veri Dağıtım Sistemi teslimatlarına da başarıyla devam ediyor. DENİZ PLATFORMLARININ DİJİTAL OMURGASI Yoğun veri trafiği, yüksek operasyon temposu ve çevresel etkiler altında dahi görevini kesintisiz sürdürebilecek şekilde tasarlanan FLEETSTAR GVDS, deniz harekât ortamının zorlu koşullarında dahi üstün nitelikle çalışabiliyor. Bulunduğu platformun kalbi olarak nitelendiren bu sistem, ortak veri altyapısı üzerinde organize çalışmasına imkân sağlıyor. Platform içerisindeki kritik bilgilerin doğru zamanda ve doğru sistemlere ulaştırılması, sistemlerin temel görevleri arasında yer alıyor. HAVELSAN, GVDS/DBDS ürün ailesinde kullanılan elektronik kartların önemli bölümünü kendi imkânlarıyla geliştirirken, yazılım ve mekanik tasarım çalışmalarını tamamen özgün mühendislik kabiliyetleriyle yürütüyor. Uzun yıllardır farklı platformlarda görev yapan sistemler, elde ettikleri yüksek güvenilirlik performansıyla Türk Deniz Kuvvetleri ve kullanıcı kurumların operasyonel ihtiyaçlarına güçlü destek sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST Mavi Vatan’a Ulaşım İçin Tüm Alternatifler Hazırlandı Haber

TEKNOFEST Mavi Vatan’a Ulaşım İçin Tüm Alternatifler Hazırlandı

20-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığında düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan için ziyaretçilerin festival alanına güvenli, konforlu ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla kapsamlı ulaşım planlaması yapıldı. Festival alanının fiziki şartları ve etkinlik süresince oluşması beklenen ziyaretçi yoğunluğu dikkate alınarak hazırlanan ulaşım planında ücretsiz deniz ulaşımı, ring otobüsleri ve belirlenen otopark alanları ön plana çıkarıldı. Festival Heyecanı Denizde Başlayacak TEKNOFEST Mavi Vatan’a ulaşımın en dikkat çekici alternatiflerinden biri deniz yolu olacak. Ziyaretçiler, belirlenen iskelelerden (İzmit İskelesi - Kavaklı/Gölcük İskelesi arası, Tütünçiftlik İskelesi - Değirmendere İskelesi arası ve Derince İskelesi - Kavaklı İskelesi arası) ücretsiz gemi seferlerini kullanarak Körfez üzerinden Gölcük’e ulaşabilecek. İzmit-Gölcük arasında karşılıklı gerçekleştirilecek ücretsiz gemi seferleri festival boyunca 30 dakika aralıklarla yapılacak. İzmit’ten Gölcük’e ilk sefer 08.15’te başlarken, Gölcük’ten İzmit’e dönüş seferleri 10.00’dan itibaren başlayacak. Yaklaşık 30 dakika sürecek deniz yolculuğu, ziyaretçilere festival alanına ulaşmadan önce Körfez’in manzarası ve deniz havası eşliğinde keyifli bir yolculuk imkanı sunacak. Deniz ulaşımında bir diğer alternatif ise Tütünçiftlik-Derince-Gölcük hattı olacak. Karşılıklı seferlerle hizmet verecek hat sayesinde ziyaretçiler Tütünçiftlik ve Derince’den Gölcük’e deniz yoluyla ulaşabilecek. Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan’da festival heyecanı Gölcük’e doğru yapılan yolculukta başlayacak. Özel Araçlara 10 Farklı Otopark Noktası Özel araçlarıyla festivale gelecek ziyaretçiler için de farklı bölgelerde otopark alanları belirlendi. Ziyaretçiler araçlarını; Gölcük Eski Sanayi Necati Çelik Devlet Hastanesi Yüzbaşılar Sahil Roma Mezarı/Konca Karavan OtoparkYeniköy TIR ParkıTütünçiftlik Otoban ÜstüTütünçiftlik Sahilİzmit NCity Yeniköy 2. Otopark noktalarına bırakabilecek. Belirlenen otoparklardan festival alanına ücretsiz ring otobüsleriyle ulaşım sağlanacak. Uygulamayla festival alanı çevresindeki araç yoğunluğunun azaltılması, ziyaretçilerin araçlarını belirlenen noktalara bırakarak etkinlik alanına daha rahat ulaşması ve ulaşımın daha düzenli şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. Ücretsiz Ring Otobüsleriyle Festival Alanına Festival süresince belirlenen noktalardan Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na ücretsiz ring otobüsü seferleri düzenlenecek. Ring hizmetinden yararlanılabilecek başlıca noktalar arasında Gölcük Eski Sanayi, Yeniköy TIR Parkı, Yeniköy 2. Otopark, Karavan Otopark, Roma Mezarı ve Tütünçiftlik Otoban Üstü bulunuyor. Özellikle özel araçlarıyla gelecek ziyaretçilerin belirlenen otopark alanlarını kullanarak ücretsiz ring otobüslerinden yararlanmaları, ulaşımın daha konforlu ve düzenli gerçekleşmesine katkı sağlayacak. “Mavi Vatan”a Giden Yol da Festivalin Parçası Olacak TEKNOFEST Mavi Vatan ulaşım planlaması ile ziyaretçilerin festival alanına güvenli, konforlu ve sürdürülebilir şekilde ulaşması amaçlanıyor. Toplu ulaşım, ücretsiz ring otobüsleri ve deniz ulaşımının tercih edilmesiyle hem ziyaretçilerin ulaşım deneyiminin kolaylaştırılması hem de festival alanı çevresindeki trafik yoğunluğunun azaltılması hedefleniyor. Ziyaretçiler ulaşımla ilgili tüm bilgilere www.teknofest.org web sitesinden, TEKNOFEST sosyal medya ve NSosyal hesabından ulaşabiliyor. Teknoloji, savunma sanayisi ve denizcilik alanlarının aynı atmosferde buluşacağı TEKNOFEST Mavi Vatan’da ziyaretçiler, festival alanına ulaşırken de farklı bir deneyim yaşayacak. Körfez’in maviliği, deniz havası, ücretsiz gemi yolculuğu ve festival coşkusu bir araya gelerek TEKNOFEST Mavi Vatan heyecanını daha yola çıkıldığı andan itibaren başlatacak. 20-23 Ağustos’ta Gölcük’te Buluşma Dünyanın en büyük Denizcilik, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda teknoloji ve deniz tutkunlarını bir araya getirecek. Ziyaretçilerin festival alanına ulaşımda mümkün olduğunca toplu ulaşım, ücretsiz ring otobüsleri ve deniz ulaşımını tercih etmeleri önerilirken, özel araçla gelecek ziyaretçilerin ise belirlenen otopark alanlarını kullanmaları bekleniyor. Mavi Vatan’ın kalbinde teknolojiyle buluşmak, deniz havasını solumak ve TEKNOFEST heyecanını yaşamak isteyen ziyaretçiler için geri sayım başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı

ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısında gelirini reel olarak yüzde 25 artırırken yeni sözleşmelerde tarihî bir seviyeye ulaştı. Şirketin bakiye siparişleri 23,2 milyar dolara, ilk altı ayda imzaladığı yeni sözleşmeler ise 4,9 milyar dolara yükseldi. Üretim yatırımlarındaki yüzde 195’lik artış ve Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretimin yaklaşması dikkat çekti. Türkiye’nin savunma elektroniği alanındaki önde gelen şirketlerinden ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi uygulanarak hazırlanan sonuçlara göre şirket; satışlar, yeni sözleşmeler, bakiye siparişler ve teknoloji yatırımlarında güçlü büyüme kaydetti. ASELSAN’ın yılın ilk altı ayındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin dolar bazındaki gelir büyümesi ise yüzde 37 olarak gerçekleşti. Büyümenin arkasında hava savunma, radar, elektronik harp, deniz sistemleri, elektro-optik, güdümlü mühimmat ve yapay zekâ destekli kent güvenliği çözümlerine yönelik talep etkili oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri 23,2 milyar dolar oldu Finansal sonuçların en dikkat çekici kalemlerinden biri, şirketin gelecekte teslim edilmek üzere aldığı siparişlerin toplamını gösteren bakiye sipariş büyüklüğü oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artarak 23,2 milyar dolara çıktı. Şirket böylece 2025 yılında ilk kez aştığı 20 milyar dolarlık eşiğin üzerine yeni bir büyüme katmanı ekledi. Yılın ilk yarısında imzalanan yeni sözleşmelerin toplam değeri de yüzde 72 artışla 4,9 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, ASELSAN tarihindeki ilk altı aylık dönemler açısından en yüksek sözleşme hacmi olarak kayıtlara geçti. Şirketin alınan işlerin satışlara oranını gösteren göstergesi 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, ASELSAN’ın teslim ettiği işlerin üzerinde yeni sipariş aldığına ve mevcut sipariş havuzunu büyütmeye devam ettiğine işaret ediyor. Gelirde hava savunma ve elektronik harp etkisi ASELSAN’ın 2026’nın ilk yarısındaki gelir artışında yüksek teknoloji içeren savunma sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre gelir büyümesini destekleyen başlıca faaliyet alanları şöyle sıralandı: Hava savunma sistemleri Radar teknolojileri Elektronik harp çözümleri Yapay zekâ destekli kent güvenliği sistemleri Deniz sistemleri Elektro-optik sistemler Güdümlü mühimmat teknolojileri Özellikle NATO ülkelerinin entegre hava savunma, radar ve elektronik harp yatırımlarına daha fazla ağırlık vermesi, ASELSAN’ın ürün portföyü açısından yeni ihracat fırsatları oluşturabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Üretim yatırımları yüzde 195 arttı ASELSAN, artan sipariş hacmini karşılayabilmek amacıyla üretim kapasitesine yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Şirketin seri üretim, kapasite genişlemesi ve yüksek teknoloji altyapısına ayırdığı kaynak, yılın ilk yarısında yüzde 195 artarak 323 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde 40 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan ve toplam 17 bin 360 metrekare kapalı alana sahip yeni üretim ve test merkezleri faaliyete geçti. Tesislerde akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemlerine yönelik çalışmalar yürütülecek. Hava ve deniz savunma sistemlerinin üretiminde kullanılan otomasyon altyapısı da genişletildi. ASELSAN, yalnızca altı ay içinde 19 yeni robotik otomasyon hattını üretim süreçlerine dahil etti. Yeni tesis ve hatlarla şirketin teslimat kapasitesinin artırılması, üretim sürelerinin kısaltılması ve kalite süreçlerinin daha ileri seviyeye taşınması hedefleniyor. Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretim başlıyor ASELSAN’ın büyüme planındaki en önemli projelerden biri olan Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımında da kritik aşamaya gelindi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük savunma sanayisi yatırımı olarak açıklanan teknoloji üssünün ilk fazının, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanıyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Oğulbey’de ilk üretim faaliyetlerinin yakın zamanda başlayacağını belirterek projenin şirket açısından yılın en önemli gelişmelerinden biri olacağını ifade etti. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla ASELSAN’ın özellikle hava savunma, radar, elektronik harp ve gelişmiş mühimmat sistemlerindeki üretim kabiliyetinin güçlenmesi bekleniyor. AR-GE harcamaları 804 milyon dolara çıktı ASELSAN, yalnızca mevcut siparişleri karşılayacak üretim yatırımlarına değil, geleceğin teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarına da kaynak ayırdı. Şirketin AR-GE harcamaları, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 804 milyon dolara ulaştı. Yatırımların yoğunlaştığı teknoloji alanları arasında alçak yörünge uydu sistemleri, kuantum hesaplama, su altı teknolojileri, itki sistemleri, mikroelektronik, lazer çözümleri ve uzun menzilli güdümlü mühimmat sistemleri bulunuyor. Bu alanların yüksek giriş maliyeti ve ileri mühendislik yetkinliği gerektirmesi, yapılan harcamaların şirketin uzun vadeli küresel rekabet gücü açısından taşıdığı önemi artırıyor. Kârlılık marjında iyileşme sağlandı ASELSAN, yüksek yatırım harcamalarına rağmen operasyonel kârlılığını da artırdı. Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı yüzde 31 büyüyerek 23,2 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK marjı ise 120 baz puanlık artışla yüzde 25,1’den yüzde 26,3’e yükseldi. Net borcun FAVÖK’e oranı, yoğun yatırım dönemine rağmen 0,57’den 0,55’e geriledi. Şirketin yılın ilk yarısındaki operasyonel nakit akışı 15,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Finansal borçların aktifler içindeki payı yüzde 13,3 olurken öz kaynak oranı yüzde 56 seviyesinde korundu. Aynı dönemde öz kaynak kârlılığı yüzde 11,9’dan yüzde 15,5’e yükseldi. Ticari borçlar ise 2025 yıl sonuna göre yüzde 17 azaldı. Bin kişiye yeni istihdam sağlandı ASELSAN, üretim kapasitesindeki artışa paralel olarak insan kaynağını da genişletti. Şirket, 2026 yılının ilk altı ayında 1.000’den fazla kişiyi istihdam etti. Yeni çalışanların yaklaşık yüzde 15’inin yurt dışından Türkiye’ye gelen uzmanlardan oluşması dikkat çekti. Bu gelişme, savunma sanayisinde tersine beyin göçü açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirildi. Savunmanın yanında sivil teknolojiler de büyüyor Şirket, savunma teknolojilerinin yanı sıra ulaşım ve sağlık alanındaki projelerini de sürdürüyor. ASELSAN’ın sinyalizasyon teknolojilerinin kullanıldığı Halkalı–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın yeni etabı hizmete alınırken şirketin geliştirdiği Lifeline Kalp-Akciğer Makinesi de ilk kez bir açık kalp ameliyatında kullanıldı. Bu projeler, ASELSAN’ın savunma teknolojilerinde kazandığı mühendislik yetkinliğini sivil alanlara taşıma stratejisinin yeni örnekleri olarak öne çıktı. ASELSAN’ın yeni hedefi 30 milyar dolarlık sipariş ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2025 yılında yakalanan güçlü finansal performansın 2026’nın ilk yarısında daha ileri taşındığını belirtti. Yeni sözleşmeler, artan üretim kapasitesi ve teknoloji yatırımlarının şirketin uzun vadeli büyümesini desteklediğini ifade eden Akyol, bakiye siparişlerde gelecek yıldan itibaren 30 milyar dolar seviyelerinin görülebileceğini söyledi. ASELSAN’ın Forbes Global 2000 listesine ilk kez girmesi de şirketin yılın ilk yarısındaki önemli gelişmeleri arasında yer aldı. ASELSAN, açıklamaya göre listeye girmeyi başaran tek Türk savunma sanayisi şirketi oldu. Açıklanan rakamlar, şirketin büyümesinin yalnızca dönemsel satış artışından kaynaklanmadığını; yeni siparişler, üretim kapasitesi, AR-GE harcamaları ve ihracat potansiyeliyle desteklenen daha geniş bir dönüşüm sürecine dayandığını gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı Haber

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile ATO Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla ATO Duatepe Hizmet Binası'nda gerçekleşen toplantının açılışında birer konuşma yaptı. Toplantıda, Ankara ekonomisine ve iş dünyasına ilişkin değerlendirme, görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. ATO Başkanı Baran yaptığı konuşmada, daha önce gerçekleştirilen Yüksek İstişare Kurulu toplantılarında dile getirilen görüşlerin Ankara'nın tanıtımına yönelik somut çalışmalara dönüştüğünü anlattı. Baran, kurulda dile getirilen görüşler doğrultusunda Ankara'nın tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı bir gezi gerçekleştirdiklerini, bu rotanın daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Başkent Kültür Yolu etkinlikleri programının da rotası olduğunu ifade etti. Baran, "Bugün de amacımız sadece yaptıklarımızı anlatmak değil, bundan sonra Ankara için birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak, yeni fikirleri dinlemek ve ortak aklı ortaya çıkarmaktır" dedi. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE- Ankara ekonomisinin potansiyelini ortaya çıkararak, daha da güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Baran, Ankara'da bir serbest bölge kurulması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini söyledi. Başkent'in coğrafi, lojistik, sektörel ve beşeri sermaye gücüyle serbest bölge kurulması için ideal bir merkez olduğunu belirten Baran, Ankara'nın yaklaşık 40 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle ihracatta da ithalatta da ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Baran, "Ankara'da bir serbest bölge kurulmasının tüm Anadolu için stratejik bir adım olacağı, şehrimizin marka değerini artırarak, Başkent ekonomisinde çarpan etkisi oluşturacağı kanaatindeyiz" dedi. -OUTLET KÖYÜ ÖNERİSİ- Baran, Ankara'nın ticaret ve turizm potansiyelini daha da güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan outlet köyü modelinin Başkent'te de hayata geçirilmesini önerdi. Ankara'nın çevre illerle birlikte milyonlarca kişiye hitap eden önemli bir çekim merkezi olduğuna dikkat çeken Baran, uluslararası standartlarda kurulacak geniş ölçekli bir outlet köyünün kentin turizm ve hizmet sektörüne önemli katkı sağlayacağını ifade etti. "ŞEHİRLER DE ÜLKELER GİBİ REKABET EDİYOR" Dünya ekonomisinin son yıllarda zorlu dönemlerden geçtiğini belirten Baran, "Bu süreçte şehirler de ülkeler gibi rekabet ediyor. Yatırımcılar sadece ülkeye değil şehre de, insan kaynağına da, ulaşım altyapısına da akıyor. Ankara, çok şükür çok yol kat etti. Tamam, 'olduk' demiyorum. Elbette daha çok yolumuz var onun bilincinde olarak söylüyorum" dedi. Temmuz ayı başında gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'nın tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirten Baran, Ankara'nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin de Başkent'in yatırım ortamı ve ticaret potansiyelinin tanıtımına katkı sağlayacağını söyledi. Baran, "Biz de Ankara Ticaret Odası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin üretmesi, ticaretini geliştirmesi, ihracatını artırması ve Ankara'nın uluslararası rekabet gücünün yükselmesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Bunu yaparken de ortak akıldan, istişare kültüründen ve sizlerin tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz" dedi. -ANKARA'DAN DİREKT UÇUŞLARDA HEDEF YENİ DESTİNASYONLAR- Ankara'nın tanıtımı ve marka değerinin bilinirliği açısından önemli mesafe kat edildiğini ifade eden Baran, Gordion ile Ahi Şerafeddin, diğer adıyla Arslanhane Camii'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesiyle Ankara'nın adının ilk kez listeye yazıldığını söyledi. Ankara'dan yurt dışına doğrudan uçuşların artırılmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Baran, Esenboğa Havalimanı'ndan doğrudan ulaşılabilen destinasyon sayısının 40'a yaklaştığını kaydetti. Baran, "Yeterli mi? Elbette değil. Biz yeni hatlar istemeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na kesintisiz raylı ulaşım sağlayacak metro projesine de değinen Baran, projenin başlatılmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti. -BAŞKENT İHRACATININ YÜZDE 20'Sİ İLERİ TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ- Ankara ekonomisinin dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlere rağmen gelişimini sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Baran, "İhracatımız 18.5 milyar dolara, ithalatımız 20,8 milyar dolara yükseldi. Şehrimizde her 100 dolarlık ihracatın yüzde 20'si ileri teknoloji ürünlerinden elde ediliyor. Türkiye ortalamasının yüzde 3 olduğunu dikkate alırsak bu rakamın önemi daha net bir şekilde görülecektir" dedi. Baran, konuşmasında ATO'nun dış ticaret ve ihracatın geliştirilmesi, dijitalleşme, coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve milli katılımlı fuar organizasyonlarına yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi. -ATO MECLİS BAŞKANI DERYAL- ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal de yaptığı konuşmada, dünyada devam eden savaşların, ticari sıkıntıların ve ekonomik sorunların Türkiye'ye de yansıdığını ifade ederek, üretim maliyetlerindeki artışların sanayiyi de etkilediğini kaydetti. Yüksek İstişare Kurulu'nun karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak amacıyla toplandığını ifade eden Deryal, kurul üyelerinin ATO'nun çalışmalarına ve vizyonuna sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti. Deryal, "Burası bir istişare meclisi. Sorunların tespiti, çözüm önerilerinin sunulması gibi her türlü konuyu konuşabiliriz. Biz bugün söylemekten ziyade dinlemeyi tercih ederek sizlere söz vermek istiyoruz" dedi. -AYDIN'DAN "HEDEF ŞEHİR" ÖNERİSİ- ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi de olan OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da yaptığı konuşmada, Ankara'nın sanayi ve ticaret alanındaki en önemli eksikliklerinden birinin fuar alanı olduğunu belirterek, fuar alanının bir an önce tamamlanması gerektiğini kaydetti. Ankara'nın üniversiteleri, teknoparkları, teknoloji merkezleri ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin entelektüel sermayesi en yüksek şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Aydın, Ankara'daki yerli ve yabancı üniversite öğrencilerinin şehrin ekonomisine katkı sağladığını kaydederek, Başkent'teki üniversitelerin ve öğrencilere sunulan imkânların daha etkin şekilde tanıtılabileceğini ifade etti. Farklı ülkelerdeki ticaret ve sanayi odaları ile kardeş oda ilişkilerinin geliştirilmesi önerisini dile getiren Aydın, "Her yıl bir hedef ülke ya da hedef şehir belirleyerek Ankara'nın sanayisini ve ticaretini o pazarda birlikte tanıtabiliriz. Yabancı heyetlerle yapılan görüşmeleri ticarete dönüştürerek sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. CEYLAN: ANKARA-İSTANBUL SÜPER HIZLI TREN HATTININ GÜZERGÂHI ORTAK ÇALIŞMALARIN SONUCU Başkent Ankara Meclisi Başkanı aynı zamanda ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Nevzat Ceylan da konuşmasında, Ankara'da yaşayanların şehre yönelik sahiplik bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ceylan, "Ankara'nın en büyük eksiği nedir diye sorarsanız, sahipsizliğidir. Ankara'da yaşayan insanların böyle bir kentte yaşadığının farkında olması ve sahiplik duygusunu artırmamız lazım" dedi. Ceylan, Ankara'nın sorunlarının çözümünde şehirdeki kurum ve kuruluşların birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, Ankara Valisi, Ankara Ticaret ve Sanayi Odalarının katılımıyla 2021 yılında gerçekleştirilen "Ankara'nın Geleceği için Ortak Akıl Buluşmaları" toplantısında ele alınan İstanbul Süper Hızlı Tren hattı güzergâhı konusunu hatırlattı. Ceylan, Ankara'daki kurumların oluşturduğu kamuoyu ve ilgili makamlarla yapılan görüşmeler sonucunda, hattın Ankara-Ayaş-Beypazarı-Nallıhan güzergâhından geçmesi yönünde sonuç alındığını ifade etti. Ankara'nın metro ağı ve toplu taşıma yatırımlarında geri kaldığını belirten Ceylan, turizm potansiyelinin geliştirilebilmesi için de büyük ölçekli bir müzeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Ankara'nın Ahilik tarihindeki önemine de değinen Ceylan, Başkent'e bir Ahilik Müzesi kazandırılması için ATO'nun öncülük edebileceğini ifade etti. Ceylan ayrıca, Ankara'ya Bilişim Vadisi kurulması, EXPO düzenlenmesi, spor tesislerinin geliştirilmesi ve Ankara merkezli büyük firmaların Ankara'da sporun gelişimine destek sağlaması gerektiğini söyledi. ATO'nun Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda üyeler, Ankara'nın ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel gelişimine ilişkin görüş ve önerilerini dile getirerek, şu başlıklara değindi: -Finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Nefes Kredisi ve benzeri finansman desteklerinin kapsam ve tutarlarının artırılması, -Ankara'da yüksek teknoloji ve savunma sanayisi odaklı bir serbest bölge kurulması, -Serbest bölge çalışmalarında hava kargo, demir yolu bağlantısı, gümrükleme ve limanlara erişim altyapısının birlikte ele alınması, -Ankara'dan limanlara yapılan taşımacılıkta demir yolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesi, -İhracatçıların artan üretim ve lojistik maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle yaşadığı rekabet sorununun çözülmesi, -Başkent'in yatırım ve üretim kapasitesini geliştirecek teşviklerden daha fazla yararlanmasının sağlanması, -Ankara'dan yurt dışına direkt uçuşların ve ulaşılabilen destinasyon sayısının artırılması, -Esenboğa Havalimanı'na metro hattının tamamlanması ve şehir içi ulaşım imkanlarının geliştirilmesi, -Ankara'nın sanayi, yüksek teknoloji ve ihracat kapasitesinin daha etkin şekilde tanıtılması, -Ankara'nın tarihi ticaret yapılarının yer aldığı bir ticaret ve kültür rotası oluşturulması, -Üniversitelerle iş birliği yapılarak Ankara'nın sorunlarına çözüm üretecek bir kent laboratuvarı kurulması ve "İkinci Yüzyılda Ankara Vizyon Belgesi" hazırlanması, -Ankara'daki spor kulüplerinin ve spor tesislerinin desteklenmesi, -Trafik kurallarına uyulmasının sağlanması için şehir içi trafik denetimlerinin artırılması, ATO Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'na, ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri, Başkent Ankara Meclisi Başkanı ve Ankara Eski Milletvekili Nevzat Ceylan, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lale Özgenel, ASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Eda Ersoy Tombakoğlu, ATO Yönetim Kurulu E. Üyesi Süleyman Ekinci, ATO E. Meclis Üyeleri Mustafa Kaya, Yunus Altun, Fatih Mert, Sertaç Köleli, SAYOKAN Dünya Federasyonu ve Ankara Tekstil Ürünleri Sanayicileri Dernek Başkanı Yaşar Tanrıverdi ve TÜMSİAD Ankara Koordinatör Şube Başkanı İnan Yürek ile ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Vecdet Fehmi Şendil, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik, Nihat Uysallı, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, Yasin Özyolu ve Meclis Başkanlık Divan Katibi Ayşe Nilay Çelik'in katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milli Savaş Yönetim Sisteminden İlk NATO İhracat Başarısı Haber

Milli Savaş Yönetim Sisteminden İlk NATO İhracat Başarısı

HAVELSAN, CAm.ROMAN korvetinin Romanya'ya satışı kapsamında ihracat başarılarına bir yenisini ekledi. Romanya'ya ihracatı kapsayan sözleşme çerçevesinde gemiyle birlikte ADVENT de Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kullanımına sunuldu. Böylece bugüne kadar Pakistan, Endonezya, Ukrayna, Katar, Umman, Nijerya, Malezya ve Şili gibi farklı kıtalardan ülkelere ihraç edilen ADVENT, ilk kez bir NATO müttefikinin envanterine girdi. Romanya'ya teslim edilen ADVENT, Türk donanmasında kullanılan ADVENT SYS’nin Romanya harekat ihtiyaçları için uyarlanmış versiyonu. ADVENT'in modüler mimarisi HAVELSAN'ın farklı müşteri profillerine uyarlanabilir çözüm üretme kapasitesini mümkün kılıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile yakın işbirliği içinde geliştirilen ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, tek bir gemiyi değil, birden fazla platformu aynı harekat resmi etrafında birleştiren kuvvet odaklı bir yaklaşımla tasarlandı. Sistem, tehdit değerlendirme, karar destek, hedef tespiti, silah ve sensör kontrolü gibi tüm operasyonel süreçleri kapsayarak komuta kademesine üst düzey farkındalık ve etkinlik sağlıyor. Çeşitli protokoller üzerinden müttefik kuvvetlerle birlikte çalışabilirlik sunan ADVENT, küçük botlardan büyük muharip gemilere, kara konuşlu komuta merkezlerinden insansız sistemlere kadar farklı ölçekteki platformlara uyarlanabiliyor. Su üstü, su altı ve hava harekat ortamlarındaki çok sayıda platformda kullanılıyor. İnsansız deniz araçları için özelleştirilen ADVENT ROTA görev yönetim sistemiyle bu kapsam daha da genişliyor. Türk mühensler tarafından milyonlarca satır koddan oluşan bir altyapı üzerine inşa edilen ADVENT, ilk olarak 2019 yılında Ada sınıfı korvet TCG Kınalıada'da hizmete girdi, sonrasında TCG Ufuk, TCG Anadolu ve CAm.ROMAN dahil olmak üzere giderek artan sayıda platforma entegre edildi. HAVELSAN, ADVENT'i son yıllarda yapay zeka entegrasyonuyla güçlendirilen "ADVENT AI" sürümüyle de geliştirmeye devam ediyor. Şirket sistemin farklı sürümlerini yeni ülkelere de sunmaya hazırlanıyor. Bu doğrultuda Romanya'ya yapılan ihracatın, ADVENT'in NATO coğrafyasındaki ilk adımı olarak gelecek dönemde benzer işbirliklerinin önünü açması bekleniyor. Romanya’ya teslim edilen gemi ile HAVELSAN, TÜBİTAK ile birlikte geliştirilen ve Türk Deniz Kuvvetlerinde ilk kez kullanılan YELKOVAN Elektronik Harp Sistemi, UNIROBOTICS firmasıyla geliştirilen TARGAN 12.7 mm otomatik, stabilize silah sistemi gibi pek çok yerli ve milli imkanlar ile üretilen sistemlerin de ihracının önünü açtı. Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nde de Türk savunma sanayisi yeteneklerinin anlatılacağı toplantı ve etkinliklerde ADVENT'e yoğun ilgi gösterilmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.