Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli savunma haberlerinde ne değişti? Haber

Yerli savunma haberlerinde ne değişti?

Bir platformun ilk test görüntüsü, bir alt sistemin yerlilik oranı ya da imzalanan yeni bir tedarik sözleşmesi artık yalnızca savunma muhabirliğinin konusu değil. Bu başlıklar; sanayi kapasitesi, ihracat potansiyeli, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknoloji politikası açısından da yakından izleniyor. Bu nedenle yerli savunma teknolojileri haberleri, son yıllarda niş bir ilgi alanından çıkıp karar vericilerin düzenli takip ettiği stratejik bir veri alanına dönüştü. Savunma ekosistemindeki gelişmeleri yüzeysel okumak kolay. Yeni bir araç tanıtılır, bir teslimat yapılır, bir fuarda ürün sergilenir ve haber akışı devam eder. Ancak kurumsal okur için asıl değer, haberin arkasındaki üretim kabiliyeti, program olgunluğu, bütçe disiplini ve ihracat sinyalini ayırt edebilmektir. Özellikle dijital yayıncılar, sektör editörleri ve kurumsal iletişim ekipleri için bu ayrım daha da kritik hale geliyor. Yerli savunma teknolojileri haberleri neden daha fazla takip ediliyor? İlginin artmasının ilk nedeni, savunma sanayisinin artık sadece güvenlik başlığı altında değerlendirilmemesi. Bugün bu alan, yüksek katma değerli üretim, ileri mühendislik, yazılım geliştirme, elektronik alt sistemler, kompozit malzeme, motor teknolojileri ve çift kullanımlı teknolojilerle doğrudan ilişkili. Kısacası savunma haberi, aynı anda sanayi, teknoloji ve ekonomi haberi haline gelmiş durumda. İkinci neden, kamuoyunda görünürlüğü artan teslimat ve ihracat başarıları. Bir sistemin yurtiçinde envantere girmesi ile yurtdışında müşteri bulması arasında önemli bir fark var. İlki kapasite ve ihtiyaç yönetimini gösterirken, ikincisi rekabet gücünü ve sürdürülebilir kaliteyi işaret eder. Bu yüzden bir haberde sadece ürün adı değil, hangi pazara hitap ettiği, hangi kullanıcı ihtiyacını çözdüğü ve hangi takvimin parçası olduğu da önem taşır. Üçüncü neden ise veri ekosisteminin genişlemesi. Artık savunma şirketleri, kamu kurumları, kümelenmeler, fuarlar ve teknoloji etkinlikleri daha yoğun içerik üretiyor. Bu bolluk, bilgiye erişimi kolaylaştırırken gürültüyü de artırıyor. Kurumsal okur açısından mesele, çok haber görmek değil; doğru haberi, doğru bağlamla okuyabilmek. Bir savunma haberini değerli yapan şey ne? Her yeni duyuru stratejik ağırlık taşımaz. Yerli savunma teknolojileri haberleri içinde gerçekten dikkat edilmesi gereken içerikler genellikle dört eksende toplanır: teknoloji olgunluğu, tedarik etkisi, operasyonel ihtiyaçla uyum ve ihracat potansiyeli. Eğer bir gelişme bu eksenlerden en az ikisine dokunuyorsa, haber değeri daha yüksektir. Örneğin yeni bir ürün lansmanı tek başına güçlü bir gösterge olmayabilir. Ancak aynı ürün için seri üretim hazırlığı başlamışsa, alt yüklenici ağı oluşmuşsa ve belirli bir kullanıcıdan geri bildirim alınıyorsa tablo değişir. Burada haber, tanıtımdan çok program ilerlemesini anlatır. Benzer şekilde yerlilik oranı da tek başına yeterli bir ölçü değildir. Bir sistemde yüksek yerlilik oranı olumlu görünür, ancak kritik bileşenlerin kim tarafından, hangi kalite standardıyla ve ne kadar ölçeklenebilir biçimde üretildiği daha belirleyicidir. Savunma projelerinde miktar kadar süreklilik de önemlidir. Prototip ile program başarısı aynı şey değildir Kamuoyunda en sık karıştırılan alanlardan biri budur. Prototip görüntüleri, test faaliyetleri ve fuar sergileri görünürlük sağlar; fakat bunlar her zaman operasyonel olgunluk anlamına gelmez. Bir platformun gerçekten stratejik ağırlık kazanması için test süreci, sertifikasyon, kullanıcı kabulü, bakım altyapısı ve lojistik destek modelinin de şekillenmesi gerekir. Bu ayrım özellikle yayıncılar için önemlidir. Çünkü hızlı başlık atma baskısı altında yapılan haberlerde, teknoloji gösterimi ile envanter etkisi aynı düzlemde sunulabiliyor. Oysa profesyonel okur, o başlığın hangi aşamayı temsil ettiğini görmek ister. Alt sistem haberi çoğu zaman ana platform kadar önemlidir Motor, radar, elektro-optik sistem, haberleşme altyapısı, görev bilgisayarı, veri bağı ya da mühimmat entegrasyonu gibi başlıklar ilk bakışta daha teknik görünür. Ancak bir platformun bağımsızlığı çoğu zaman bu katmanda belirlenir. Dışa bağımlılığın yoğun olduğu kritik bileşenlerde sağlanan ilerleme, ana platform haberinden daha büyük stratejik sonuç doğurabilir. Bu nedenle savunma haberciliğinde sadece vitrine çıkan ürünleri değil, onların altında çalışan teknolojik katmanları da takip etmek gerekir. Özellikle tedarik zinciri ve sanayi politikası açısından en güçlü sinyaller burada oluşur. Yerli savunma teknolojileri haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal ve profesyonel okuyucu için en sağlıklı yöntem, haberi üç soruyla değerlendirmektir: Ne geliştirildi, hangi ihtiyacı karşılıyor ve bundan sonra hangi aşama geliyor? Bu üçlü çerçeve, abartılı anlatımla gerçek ilerlemeyi ayırmayı kolaylaştırır. İlk soru teknolojik içeriği netleştirir. Haber gerçekten yeni bir kabiliyeti mi anlatıyor, yoksa daha önce bilinen bir projenin yeni sunumunu mu içeriyor? İkinci soru operasyonel bağlamı kurar. Geliştirilen sistem, güvenlik ihtiyacı, saha koşulu veya kullanıcı gereksinimi açısından neyi çözüyor? Üçüncü soru ise sürekliliği ölçer. Test, seri üretim, teslimat, entegrasyon veya ihracat gibi bir sonraki adım görünür mü? Bu yaklaşım özellikle dijital haber platformları için işlevseldir. Çünkü savunma içeriği, doğru çerçeveyle sunulduğunda yalnızca yüksek okunma değil, yüksek güven de üretir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel yoğunluğu yüksek yayın yapılarında bu güven, içeriğin tekrar kullanımı ve kurumsal referans değeri açısından doğrudan önem taşır. Hangi başlıklar önümüzdeki dönemde öne çıkacak? Önümüzdeki dönemde savunma haber akışında sadece platform odaklı başlıklar değil, ekosistem odaklı gelişmeler daha fazla dikkat çekecek. Özellikle motor teknolojileri, yarı iletken tabanlı savunma elektroniği, yapay zeka destekli karar sistemleri, insansız sistem sürü operasyonları, elektronik harp ve siber dayanıklılık başlıkları daha yoğun izlenecek. Bunun bir nedeni, modern savunma mimarisinin tek ürün mantığıyla değil, birbirine bağlı sistemler mantığıyla ilerlemesi. Artık mesele yalnızca bir aracın veya mühimmatın teknik özellikleri değil; ağ merkezli yapıya nasıl bağlandığı, veri ürettiği, veri paylaştığı ve tehdit ortamına ne kadar hızlı uyum sağlayabildiği. İhracat tarafında ise Afrika, Orta Asya, Körfez ve bazı Avrupa pazarları haber değerini artırmaya devam edecek. Ancak burada da dikkatli okumak gerekir. Niyet beyanı, mutabakat metni ve teslimata dönüşen sözleşme aynı şey değildir. Kamuoyu ilgisi çoğu zaman ilk iki aşamada yoğunlaşsa da iş dünyası için asıl sinyal, üretim takvimi ve finansal kapanışın netleştiği aşamada ortaya çıkar. Fuar haberleri neden tek başına yeterli değil? Savunma fuarları görünürlük, diplomasi ve yeni iş bağlantıları açısından kritik. Buna karşılık fuar dönemlerinde haber yoğunluğu olağanüstü artar ve başlıklar kolayca birbirine benzer. Bu ortamda gerçek farkı yaratan, standta sergilenen ürün değil; görüşmenin hangi iş sonucuna bağlandığıdır. Bir kurum için fuar haberi, ancak yatırım, iş birliği, entegrasyon, tedarik veya satış etkisi taşıyorsa güçlü bir sinyale dönüşür. Aksi halde o içerik daha çok kurumsal vitrin niteliğinde kalır. Bu yüzden editoryal değerlendirmede, duyurunun sonrasına bakmak gerekir. Savunma haberciliğinde denge neden kritik? Bu alanda iki uç hata sık görülür. Birincisi, her gelişmeyi büyük sıçrama olarak sunmak. İkincisi, süreçlerin doğası gereği zaman aldığını göz ardı ederek her gecikmeyi başarısızlık şeklinde okumak. Oysa savunma projeleri karmaşıktır; test tekrarları, entegrasyon sorunları ve takvim revizyonları belirli ölçüde beklenen durumlardır. Gerçekçi habercilik tam burada değer üretir. Hem başarıyı görünür kılar hem de teknik, bütçesel ve operasyonel sınırları saklamaz. Bu yaklaşım kamu güveni açısından da daha sağlıklıdır. Çünkü profesyonel okur, yalnızca olumlu manşet değil, tutarlı bir resim görmek ister. Savunma sanayisi haberlerinde kullanılan dil de bu nedenle önemlidir. Aşırı iddialı ifadeler kısa vadede dikkat çekebilir, ancak uzun vadede kurumsal güveni zedeler. Daha etkili olan, doğrulanmış bilgiye dayanan, aşama belirten ve bağlam kuran haberciliktir. Son dönemin asıl değeri: teknoloji haberinden ekosistem okumasına geçiş Bugün yerli savunma teknolojileri haberleri yalnızca hangi ürünün çıktığını anlatmıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin mühendislik derinliğini, sanayi koordinasyonunu, ihracat kabiliyetini ve teknolojik bağımsızlık arayışını da gösteriyor. Bu yüzden haber değeri artık tekil duyuruda değil, duyurular arasında kurulan ilişkide oluşuyor. Bir radar gelişmesi, yalnızca radar haberi değildir. Bir hava platformunun görev başarısına, bir deniz platformunun farkındalık seviyesine, bir ihracat paketinin rekabet gücüne ve yerli elektronik sanayisinin ölçeklenmesine temas edebilir. Aynı şekilde küçük görünen bir alt yüklenici yatırımı, birkaç yıl sonra çok daha büyük bir programın kritik halkası haline gelebilir. Savunma alanını düzenli izleyen profesyoneller için asıl avantaj burada ortaya çıkıyor. Doğru okunan her haber, sadece bugünü anlatmaz; hangi şirketlerin öne çıkacağını, hangi teknolojilerin hız kazanacağını ve hangi alanlarda yeni iş birliklerinin oluşabileceğini de işaret eder. Bu yüzden hızlı olmak kadar seçici olmak da gerekir. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, gürültüyü değil yönü okuyabilenler olacak.

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle Haber

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle

Şirket, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanında faaliyet gösterecek Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye iştirak ederek savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve araştırma kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Savunma ve enerji teknolojileri alanındaki Ar-Ge odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda MİA Teknoloji, 9 Mart 2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye kuruluş aşamasında yüzde 20 oranında iştirak etme kararı aldı. 1 milyon TL sermaye ile kurulan Koral Labs’ın başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanıyor. Savunma alanında stratejik dönüşüm MİA Teknoloji, son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşüm kapsamında savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ destekli sistemler, ileri mühendislik çözümleri ve yüksek teknoloji odaklı araştırma projeleriyle bu alandaki yetkinliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket aynı zamanda enerji verimliliğine yönelik teknolojik projeler alanında da Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor. Yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosistemi hedefleniyor Koral Labs’a yapılan bu yatırımın, MİA Teknoloji’nin savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini güçlendirmesi, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanındaki uzmanlığını genişletmesi ve yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Şirket, savunma teknolojileri alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri, yapay zekâ destekli sistemler ve Ar-Ge odaklı projelerle Türkiye’den doğan küresel bir teknoloji ekosistemi oluşturma vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. MİA Teknoloji’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Şirketimizin savunma ve enerji teknolojileri alanındaki stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri kapsamında, 09.03.2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'ye kuruluş aşamasında iştirak edilmesine karar verilmiştir. MİA Teknoloji A.Ş. son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında stratejik bir dönüşüm süreci yürütmekte olup; bu kapsamda savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri, yüksek teknolojili Ar-Ge çalışmaları, enerji verimliliğine yönelik projelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'nin başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanmakta olup, söz konusu iştirak şirketimizin savunma teknolojileri dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu şirket tarafından geliştirilecek ürün ve teknolojilerin yurt içi ve yurt dışı pazarlarda ticarileştirilmesi ve satış faaliyetlerinin MİA Teknoloji A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Teknoloji Ekosisteminde Stratejik Birleşme Haber

Türkiye Teknoloji Ekosisteminde Stratejik Birleşme

Şirket, teknoloji çözümleri geliştiren Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.’yi devralma yoluyla birleşmek üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuruda bulundu. MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin, “Birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte sermayemiz yaklaşık 986,5 milyon TL’ye yükselecek. Mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini büyüterek savunma teknolojileri alanında daha güçlü bir yapı oluşturacağız” dedi. Borsa İstanbul’da işlem gören MİA Teknoloji, Yönetim Kurulu’nun 6 Mart 2026 tarihli kararı doğrultusunda Lider Sistem Teknolojileri ile yürütülen birleşme sürecinde yeni bir aşamaya geçti. Planlanan işlem kapsamında Lider Sistem Teknolojileri’nin MİA Teknoloji’ye devrolması öngörülüyor. Birleşme işlemi, Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayı ve genel kurulda birleşme sözleşmesinin kabul edilmesi şartıyla tamamlanacak. Şirket sermayesi 986,5 milyon TL’ye yükselecek Birleşme kapsamında MİA Teknoloji’nin sermayesinin 492,5 milyon TL artırılarak yaklaşık 986,5 milyon TL’ye çıkarılması planlanıyor. Bu doğrultuda Lider Sistem Teknolojileri ortaklarına tahsis edilmek üzere yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilecek. Uzman kuruluş raporuna göre her 1 TL nominal değerli Lider Sistem Teknolojileri payına karşılık 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verilmesi öngörülüyor. Savunma teknolojileri ekosistemi oluşturma hedefi Şirket, NATO projelerinden yapay zekâ destekli güvenlik sistemlerine kadar uzanan geniş bir teknoloji portföyüyle küresel ölçekte rekabet edebilecek bir savunma teknolojileri ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. MİA Teknoloji açısından birleşme süreci, bu stratejik vizyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin, Lider Sistem Teknolojileri ile planlanan birleşmenin yalnızca iki şirketin birleşmesi olmadığını, Türkiye’de savunma ve güvenlik teknolojileri alanında daha güçlü bir mühendislik ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Beltekin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda yeni bir eşiğe geldiğimize inanıyoruz. MİA Teknoloji ile Lider Sistem Teknolojileri arasında başlattığımız bu birleşme süreci yalnızca iki kurumun organizasyonel birleşimi değildir; Türkiye’nin savunma teknolojileri, kritik kamu savunma projeleri ve ileri mühendislik kapasitesini tek bir vizyon altında buluşturma kararlılığının somut bir göstergesidir. Bu adım sayesinde Ar-Ge gücümüzü, mühendislik yetkinliklerimizi ve saha deneyimimizi konsolide ederek daha büyük ölçekli, daha entegre ve daha yüksek katma değer üreten teknoloji projelerine imza atabilecek bir yapı oluşturuyoruz.” “Küresel ölçekte güçlü bir Türk savunma teknolojileri markası inşa ediyoruz.” Savunma ve güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca bir sektör olmadığına değinen Beltekin, şöyle konuştu: “Savunma ve güvenlik teknolojileri, ülkelerin stratejik bağımsızlığını belirleyen en kritik alanlardan biridir. Bugün attığımız adım yalnızca ölçek büyütmek için değildir; küresel rekabette güçlü bir Türk savunma teknolojileri markası oluşturmak içindir. NATO projeleri ve uluslararası iş birlikleri sayesinde kazandığımız güveni, daha büyük bir teknoloji ekosistemine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Türkiye’den doğan, yüksek mühendislik kabiliyetiyle dünyaya teknoloji ihraç eden ve stratejik alanlarda küresel ölçekte söz sahibi olan bir marka inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel World Defense Show 2026’da Vision 2030’a Odaklanıyor  Karel Haber

Karel World Defense Show 2026’da Vision 2030’a Odaklanıyor Karel

Birbiriyle tam uyumlu şekilde çalışan bu sistemler, sahada uçtan uca, güvenli ve yüksek hızlı iletişim altyapısı sunarken; Karel’in bütüncül bir teknoloji ortağı kimliğini ve 40 yıllık mühendislik birikimini, Ar-Ge yetkinliğini ve üretim tecrübesini de ortaya koyuyor. Vision 2030 doğrultusunda yerelleşme ve teknoloji üretme yetkinliği Karel, Suudi Arabistan’ın Vision 2030 hedefleri doğrultusunda savunma ve teknoloji alanında yerel kapasitenin güçlendirilmesini stratejik bir öncelik olarak görüyor. Bu kapsamda Karel, yalnızca ürün geliştirmenin ötesinde, teknolojinin tasarımından geliştirilmesine, üretiminden sahaya uyarlanmasına kadar tüm aşamalarına hâkim, uzun vadeli bir teknoloji ortağı olarak konumlanıyor. Yerel ekosistemlerle birlikte çalışmayı hedefleyen Karel, savunma teknolojilerinde sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve yerel üretime uygun çözümler geliştirerek Suudi Arabistan’ın savunma sanayii vizyonuna katkı sağlamayı amaçlıyor. Entegre haberleşme, modern askeri operasyonların omurgası Modern askeri operasyonlarda haberleşme sistemleri; komuta-kontrol, durumsal farkındalık ve karar alma hızının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Karel’in World Defense Show 2026’da sergilediği entegre haberleşme çözümleri, bu ihtiyaca sahada karşılık veren bütüncül bir mimari sunuyor. 5G Özel Mobil Ağ’dan araç içi ve araçlar arası iletişime, personel seviyesindeki ileri teknoloji başlık sistemlerine kadar uzanan bu yapı; verinin doğru, hızlı ve güvenli şekilde dolaşmasını mümkün kılıyor. Karel’in yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği bu mimari, bugünün operasyonel ihtiyaçlarına yanıt verirken, geleceğin çok katmanlı ve yüksek bant genişlikli savunma haberleşme altyapılarına da zemin hazırlıyor. Türkiye savunma sanayi ekosisteminde uzun yıllardır aktif rol alan Karel; kara, hava ve deniz platformlarına yönelik projelerde, ihtiyaca özel sistem tasarımı, alt yüklenicilik, elektronik kart üretimi ve entegrasyon kabiliyetleriyle katkı sunuyor. Farklı operasyonel gereksinimlere göre şekillendirilen bu projelerde edindiği çok katmanlı mühendislik deneyimi, Karel’in entegre haberleşme çözümlerini farklı platform ve operasyonel ihtiyaçlara uyarlayabilmesini mümkün kılıyor. Yavuz Bayız: “Suudi Arabistan’da yerel yetkinlikleri güçlendiren uzun vadeli bir teknoloji ortağı olmayı hedefliyoruz” Entegre haberleşme sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Karel Savunma Teknolojileri Grup Başkanı Yavuz Bayız, şunları söyledi: “Farklı platformlar, birlik seviyeleri ve görev alanları arasında güçlü ve kesintisiz bir entegrasyon sağlayan haberleşme altyapıları, sahadaki tüm unsurların koordinasyon içinde hareket etmesini mümkün kılıyor. Güvenli ve yüksek hızlı iletişim, operasyonel etkinliği artırırken karar alma süreçlerini hızlandırıyor ve değişen tehdit ortamlarına hızlı uyum sağlanmasını destekliyor. Karel olarak, sahadaki tüm unsurları tek bir entegre haberleşme mimarisi altında buluşturan çözümler geliştiriyoruz.” Bayız, Karel’in Suudi Arabistan pazarına yaklaşımına da şu sözlerle dikkat çekti: “World Defense Show 2026’da sergilediğimiz çözümleri, Suudi Arabistan’ın Vision 2030 hedefleri doğrultusunda yerel savunma sanayii kapasitesini güçlendirmeye yönelik bir iş birliği modeli olarak ele alıyoruz. Teknolojinin tasarımından geliştirilmesine, üretiminden sahaya uyarlanmasına kadar tüm aşamalarına hâkim bir marka olarak, bu deneyimi yerel ekosistemlerle paylaşmaya hazırız. Amacımız, Suudi Arabistan’da uzun vadeli, sürdürülebilir ve yerelleşmeyi destekleyen bir teknoloji çözüm ortağı olarak konumlanmak.” “Savunma teknolojilerinde kalıcı başarı; mühendislik deneyimi, üretim yetkinliği ve birlikte geliştirme kültürünün bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Karel olarak 40 yıla dayanan teknoloji yolculuğumuzu, Vision 2030’un öngördüğü yerel yetkinliklerin gelişimine katkı sağlayacak şekilde ileri taşımayı hedefliyoruz.” COM-BAT – 5G Özel Mobil Ağ Karel tarafından geliştirilen 5G Özel Mobil Ağ, askeri sahada tüm birlik seviyeleri arasında güvenli, hızlı ve esnek bir iletişim altyapısı sunuyor. Taşınabilir ve araca monte edilebilir güçlendirilmiş yapısı sayesinde farklı görev bölgelerinde kolaylıkla devreye alınabiliyor. Bu altyapı üzerinden sesli ve görüntülü iletişim, gerçek zamanlı veri paylaşımı ve yüksek bant genişliği gerektiren uygulamalar güvenli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Mevcut telsiz sistemleri ağ geçitleri üzerinden sisteme entegre edilirken; kamera, drone, VR başlıklar ve yapay zeka destekli modüllerle esnek bir kullanım imkanı sağlanıyor. COM-LINE – Araç İçi İletişim Ağ Geçidi COM-LINE, askeri kara araçlarında farklı iletişim protokolleri ve elektronik sistemler arasında güvenli ses ve veri iletişimi sağlayan bütünleşik bir çözüm sunuyor. Karel tarafından geliştirilen yazılım ve kullanıcı arayüzleri sayesinde sistem, dinamik taktik saha koşullarında hızlı ve etkin haberleşmeyi destekliyor. Araç içi ve araçlar arası iletişimi aynı mimari altında buluşturan COM-LINE, operasyonel koordinasyonu güçlendirirken Karel’in diğer haberleşme çözümleriyle de tam uyumlu çalışıyor. MOBAT – Operasyonel Başlık Takımı MOBAT, Karel’in ileri teknolojilerle donatılmış çok amaçlı operasyonel başlık takımı olarak öne çıkıyor. Aktif gürültü engelleme, durumsal farkındalık ve 3D ses teknolojileri sayesinde kullanıcıya zorlu saha koşullarında yüksek performans ve konfor sunuyor. MOBAT, COM-LINE ve diğer Karel haberleşme sistemleriyle tam entegre çalışarak, personel seviyesindeki iletişimi araç ve ağ altyapısıyla bütünleştiriyor. Bu sayede sahadaki bireysel kullanıcılar ile komuta-kontrol unsurları arasında kesintisiz bir bilgi akışı sağlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pasifik Teknoloji KORGAN-M ile Savunma Sanayinde Yeni Bir Döneme İmza Atıyor Haber

Pasifik Teknoloji KORGAN-M ile Savunma Sanayinde Yeni Bir Döneme İmza Atıyor

Elektronik harp koşullarında GPS bağlantısına ihtiyaç duymadan görev yapan KORGAN-M, Pasifik Teknoloji iştiraklerinden TİTRA Teknoloji’nin yüzde 100 yerli Seyyah Görsel Seyrüsefer sistemi ile entegre çalışarak, gerçek zamana yakın istihbarat üretimi sağlamasıyla dikkat çekiyor. KORGAN-M, yüksek güvenilirliği ve operasyonel esnekliğiyle savunma alanında yeni nesil otonomi çözümleri sunuyor. Pasifik Teknoloji’nin iştiraki SAVX Teknoloji tarafından geliştirilen ürün ailesinin askeri ve taktik görevleri için optimize edilmiş versiyonu KORGAN-M, savunma alanında ihtiyaç duyulan tam otonom keşif ve gözetleme görevleri için tasarlandı. Konuşlandırıldığı bölgede 7/24 hazır bekleyen sistem, bulut tabanlı uçuş görevleri planlamayı, gerçek zamanlı izlemeyi ve yapay zeka destekli veri analizlerini mümkün kılarak operasyonel karar süreçlerini hızlandırıyor. Zorlu hava koşullarında kesintisiz çalışabilecek şekilde geliştirilen KORGAN-M, yüksek güvenirliği, merkezi kontrol kabiliyeti ve entegre hava sensörleriyle savunma alanında otonomi tabanlı sistemlerin geldiği en ileri noktayı temsil ediyor. “Türkiye’nin yerli mühendislik gücünü küresel ölçekte görünür kılıyoruz” Pasifik Teknoloji iştiraki TİTRA Genel Müdürü Ekrem Ünlü, KORGAN-M ile savunma alanında yeni bir ilke imza attıklarını ve KORGAN-M’nin Türkiye’nin savunma teknolojileri vizyonunda stratejik bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Pasifik Teknoloji çatısı altında geliştirdiğimiz her ürünle Türkiye’nin yerli mühendislik gücünü küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyoruz. KORGAN-M ile birlikte, otonom sistemlerin savunma uygulamalarında eriştiği en ileri noktayı temsil eden bir platform ortaya koyduk. Bu sistem, yapay zeka destekli karar mekanizmaları, bulut tabanlı görev planlama ve tam entegre sensör yapısıyla sahadaki güvenlik kuvvetlerine hız, esneklik ve güvenirlilik kazandırıyor. KORGAN-M, tam otonom bir görev zinciri oluşturarak drone istasyonundan veri toplama merkezine, analiz yazılımından bulut tabanlı kontrol sistemine kadar tüm katmanların yerli mühendislik gücüyle entegre şekilde çalışmasını sağlıyor. Yüzde 100 Türk mühendisliğinde geliştirdiğimiz Seyyah Görsel Seyrüsefer sistemi entegrasyonu ile oluşturduğumuz KORGAN-M akıllı drone istasyonu, Türkiye'de ve dünyada benzeri az olan bir ürün. Elektronik harp altında bu kabiliyete sahip başka bir drone kutusu bulunmuyor. Güvenlik güçlerine sahada sürekli hazır olma, hızlı müdahale ve operasyonel riskleri azaltma imkanı kazandıran KORGAN-M, Türkiye’nin savunma otonomisinde yeni bir standardı temsil ediyor.” Kullanıcıların sahadaki deneyimlerinden doğrudan faydalandık Ürünün teknik özellikleriyle ilgili bilgi veren Pasifik Teknoloji iştiraki SAVX Teknoloji Kurucu Ortağı Abdullah Aktaş ise KORGAN-M’nin mühendislik detaylarının sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirildiğini söyledi. KORGAN-M’nin geliştirme sürecinde, kullanıcıların sahadaki deneyimlerinden doğrudan beslenen bir yaklaşım benimsediklerinin altını çizen Aktaş, KORGAN-M’in yoğun bir mühendislik çalışması sonucu ortaya çıktığını anlattı. Abdullah Aktaş sözlerine şöyle devam etti: “KORGAN-M, sahada operatör ihtiyacı gerektirmeden uzaktan kontrol edilebilen hassas ve güvenli görevler için geliştirilen çok yönlü bir akıllı istasyon yapısına sahip. KORGAN-M, hem internet üzerinden hem kapalı ağlar üzerinden düşük gecikmeli komuta kontrol imkanı sunuyor. Bu sayede sistem binlerce km uzaktan bile kontrol edilebilir, izlenebilir hale geliyor. KORGAN-M gündüz ve gece için gelişmiş görüntüleme sensörlerine sahip olup kullanıcılarına üstün çevresel farkındalık sağlıyor. Yerli mühendislik gücümüzle geliştirilen nesne tespit ve nesne takip algoritmaları sayesinde karmaşık görev ortamlarında dahi hedeflerin sürekli izlenmesini sağlayarak operasyonel etkinliği en üst seviyeye taşır. Görsel seyrüsefer sistemi Seyyah entegrasyonu ile KORGAN-M elektronik harp koşullarından etkilenmeden GNSS sistemlerinden bağımsız olarak zorlu bölgelerde görev yapabilir. KORGAN-M, zaman bazlı görev planlama özelliğiyle; biz buna “zamanı geldiğinde görev başında” diyoruz, belirlenen tarih ve saatte havalanarak görevini otonom biçimde icra eder. Entegre çevresel algılama sensörleriyle rüzgâr, sıcaklık, nem ve yağış verilerini sürekli analiz eder; uçuş için elverişsiz koşulları tespit ettiğinde otonom kararlar alır ve uzaktaki kullanıcıya durumu bildirir. KORGAN-M, yedekli güç mimari ile enerji kesintilerinde dahi görev sürekliliği sağlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayisinde Uluslararası Güç Birliği: SAAB, Globaleeye İçin Sabena Technıcs İle Anlaştı! Haber

Savunma Sanayisinde Uluslararası Güç Birliği: SAAB, Globaleeye İçin Sabena Technıcs İle Anlaştı!

Küresel savunma ve havacılık sektöründe önemli bir iş birliğine imza atıldı. İsveçli savunma ve güvenlik devi Saab, gelişmiş Havadan Erken Uyarı ve Kontrol (AEW&C) sistemi GlobalEye'ın uçak modifikasyon operasyonlarını güçlendirmek amacıyla Fransız uçak bakım ve modifikasyon uzmanı Sabena technics ile stratejik bir çerçeve anlaşması imzaladığını duyurdu. Bu uzun vadeli anlaşma, gelecekteki iş süreçlerinin temelini oluşturacak ve GlobalEye platformu için karmaşık uçak modifikasyonlarını ve bunlarla ilişkili hizmetleri kapsayacak. Anlaşma, Saab'ın artan GlobalEye talebini karşılamak üzere modifikasyon kapasitesini genişletme ve Fransız endüstrisiyle iş birliğini pekiştirme taahhüdünü yansıtıyor. Saab'ın Havacılık İş Alanı Başkanı Lars Tossman, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu anlaşma, Saab'ın Fransız endüstrisiyle iş birliği yapma taahhüdünü güçlendirirken, GlobalEye'a yönelik artan talebi karşılamak için modifikasyon kapasitemizi genişletmemizi destekliyor. Sabena technics, bu desteği sağlayacak uzmanlığa ve deneyime sahip," ifadelerini kullandı. GlobalEye'ın Karmaşık Yapısı ve Ortaklığın Önemi GlobalEye, Saab tarafından geliştirilen ve Bombardier'ın Global 6000/6500 iş jeti uçaklarını temel alan gelişmiş bir çoklu etki alanı AEW&C çözümüdür. Bu iş jetinin kapsamlı bir şekilde GlobalEye platformuna dönüştürülmesi, yüksek teknik bilgi ve beceri gerektiren, son derece karmaşık bir modifikasyon sürecini içeriyor. Bu dönüşüm, yüksek nitelikli ve özverili personel gerektiren zorlu bir mühendislik çalışmasını temsil ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.