Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Titra Teknoloji, İlk Kez Düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı'nda Dumrul İle Yer Aldı Haber

Titra Teknoloji, İlk Kez Düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı'nda Dumrul İle Yer Aldı

Savunma sanayiinden bilişim teknolojilerine uzanan geniş bir alanda faaliyet gösteren Pasifik Teknoloji, yerli mühendislik kabiliyetleriyle ileri teknoloji çözümleri geliştiriyor. Şirketin savunma sanayii iştiraki TİTRA Teknoloji, yerli ve millî insansız hava sistemleri geliştirerek Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki çalışmalarına katkı sağlıyor ve ürünlerinin kabiliyetlerini ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sergiliyor. TİTRA Teknoloji, 19–26 Ekim 2026 tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ilk kez düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı’na DUMRUL insansız helikopteriyle katıldı. Portekiz’in Lizbon kentinde gerçekleştirilen REPMUS organizasyonunda uçuş gerçekleştiren DUMRUL, bu organizasyonun ardından TURNAs-2026 Tatbikatı’nda da yer aldı. DUMRUL’un kabiliyetleri TURNAs-2026 Tatbikatı’nda sergilendi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından düzenlenen tatbikat kapsamındaki faaliyetlerde DUMRUL’un kabiliyetleri sahada sergilendi. DUMRUL’un REPMUS’un ardından TURNAs-2026 Tatbikatı’na da katılması, TİTRA Teknoloji’nin geliştirdiği insansız sistemlerin kabiliyetlerini farklı organizasyonlarda sahada ortaya koyma çalışmalarında önemli bir adım olarak öne çıktı. Tatbikat kapsamında DUMRUL’un yanı sıra TİTRA Teknoloji’nin insansız hava sistemleri alanında geliştirdiği diğer ürünler de katılımcıların incelemesine sunuldu. Katılımcılar, şirketin ürün ailesini yakından inceleme ve sistemlerin kabiliyetleri hakkında bilgi alma fırsatı buldu. TİTRA Teknoloji üst düzey isimleri ağırladı TURNAs-2026 Tatbikatı kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Millî Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, TİTRA Teknoloji’nin ürünlerinin sergilendiği alanı ziyaret etti. Ziyaretlerde şirketin geliştirdiği insansız sistemler ve ürün ailesi hakkında bilgi paylaşıldı. TİTRA Teknoloji, yerli ve millî insansız hava sistemleri geliştirme çalışmalarını sürdürürken ürünlerinin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sergilenmesine, farklı platform ve faaliyetlerde kabiliyetlerinin ortaya konulmasına devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİTRA Teknoloji İlk Kez Düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı’nda Dumrul ile Yer Aldı Haber

TİTRA Teknoloji İlk Kez Düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı’nda Dumrul ile Yer Aldı

Savunma sanayiinden bilişim teknolojilerine uzanan geniş bir alanda faaliyet gösteren Pasifik Teknoloji, yerli mühendislik kabiliyetleriyle ileri teknoloji çözümleri geliştiriyor. Şirketin savunma sanayii iştiraki TİTRA Teknoloji, yerli ve millî insansız hava sistemleri geliştirerek Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki çalışmalarına katkı sağlıyor ve ürünlerinin kabiliyetlerini ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sergiliyor. TİTRA Teknoloji, 19–26 Ekim 2026 tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ilk kez düzenlenen TURNAs-2026 Tatbikatı’na DUMRUL insansız helikopteriyle katıldı. Portekiz’in Lizbon kentinde gerçekleştirilen REPMUS organizasyonunda uçuş gerçekleştiren DUMRUL, bu organizasyonun ardından TURNAs-2026 Tatbikatı’nda da yer aldı. DUMRUL’un kabiliyetleri TURNAs-2026 Tatbikatı’nda sergilendi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından düzenlenen tatbikat kapsamındaki faaliyetlerde DUMRUL’un kabiliyetleri sahada sergilendi. DUMRUL’un REPMUS’un ardından TURNAs-2026 Tatbikatı’na da katılması, TİTRA Teknoloji’nin geliştirdiği insansız sistemlerin kabiliyetlerini farklı organizasyonlarda sahada ortaya koyma çalışmalarında önemli bir adım olarak öne çıktı. Tatbikat kapsamında DUMRUL’un yanı sıra TİTRA Teknoloji’nin insansız hava sistemleri alanında geliştirdiği diğer ürünler de katılımcıların incelemesine sunuldu. Katılımcılar, şirketin ürün ailesini yakından inceleme ve sistemlerin kabiliyetleri hakkında bilgi alma fırsatı buldu. TİTRA Teknoloji üst düzey isimleri ağırladı TURNAs-2026 Tatbikatı kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Millî Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, TİTRA Teknoloji’nin ürünlerinin sergilendiği alanı ziyaret etti. Ziyaretlerde şirketin geliştirdiği insansız sistemler ve ürün ailesi hakkında bilgi paylaşıldı. TİTRA Teknoloji, yerli ve millî insansız hava sistemleri geliştirme çalışmalarını sürdürürken ürünlerinin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sergilenmesine, farklı platform ve faaliyetlerde kabiliyetlerinin ortaya konulmasına devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Elektroniğinin Görünmeyen Riski Nedir? Haber

Savunma Elektroniğinin Görünmeyen Riski Nedir?

Savunma teknolojilerinde yapay zekâ, otonom sistemler ve yeni nesil elektronikler konuşulurken, geliştirilen sistemlerin sahaya çıkmadan önce geçtiği test ve doğrulama süreçleri çoğu zaman görünür olmuyor. Oysa bir görev bilgisayarı, kontrol sistemi veya kritik elektronik birim; laboratuvar ortamından çıktığı anda çok farklı fiziksel koşullarla karşı karşıya kalabiliyor. Ani sıcaklık değişimleri, sürekli titreşim, darbe, kum, toz, nem veya yüksek irtifa gibi etkiler, sistemin elektronik ve mekanik yapısını doğrudan etkileyebiliyor. STG Mühendislik Program Direktörü Nazlı Ebru Muslu, bu nedenle savunma sanayiinde "çalışan ürün" ile "sahaya hazır ürün" arasında önemli bir fark bulunduğunu söylüyor. "Bir sistemin ilk kez çalışması mühendislik sürecinin sonu değil. Tam tersine asıl sorular bundan sonra başlıyor. Hangi sıcaklıkta çalışacak? Ne kadar titreşime maruz kalacak? Ani bir darbede görevini sürdürebilecek mi? Aynı performansı uzun süre koruyabilecek mi? Kritik sistemlerde bu soruların cevabının varsayıma değil, ölçülebilir sonuçlara dayanması gerekiyor." Sahadaki hata tasarım masasında başlıyor Test süreçlerinin yalnızca tamamlanmış ürünlere uygulanan son bir kontrol olarak görülmesinin önemli bir hata olduğunu belirten Muslu, test sonuçlarının doğrudan tasarım sürecini yönlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bir elektronik kartın titreşim altında bağlantı problemi yaşaması, yüksek sıcaklıkta soğutma performansının düşmesi veya bir muhafazanın toz ve suya karşı beklenen korumayı sağlayamaması; yalnızca üretim problemi olarak değerlendirilmiyor. Bu sonuçlar, sistemin yeniden tasarlanmasını gerektirebiliyor. Muslu, "Testin asıl değeri ürünü geçer ya da kalır diye sınıflandırmak değildir. Eğer doğru uygulanıyorsa test size tasarımınızın zayıf noktasını gösterir. Sorunu sahada gördüğünüzde artık maliyet çok daha büyüktür. Mühendisliğin amacı o problemi kullanıcıyla karşılaşmadan önce ortaya çıkarmaktır" değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle savunma ve havacılık sektöründe çevresel testler, ürün geliştirme sürecinin ayrı bir aşaması olmaktan çıkarak tasarımın sürekli geri bildirim aldığı bir doğrulama mekanizmasına dönüşüyor. Aynı cihaz, farklı koşullarda farklı davranıyor Sahadaki çevresel koşulların her biri sistem üzerinde farklı bir etki yaratıyor. Titreşim ve mekanik şok özellikle elektronik kartlar, bağlantılar ve mekanik bileşenler üzerinde risk oluştururken; sıcaklık değişimleri elektronik bileşenlerin performansını ve kullanım ömrünü etkileyebiliyor. Toz ve nem sızdırmazlık açısından, elektromanyetik etkiler ise sistemlerin birbirini etkilemeden çalışabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle kritik görev sistemlerinde tek bir dayanıklılık testinden söz etmek mümkün değil. Ürünün kullanılacağı platform, görev profili ve çevresel şartlara göre farklı senaryoların oluşturulması gerekiyor. Muslu'ya göre burada belirleyici olan bir başka unsur da test sonuçlarının izlenebilir ve tekrar edilebilir olması. "Bir sistemin dayanıklı olduğunu söylemek kolay. Mühendislik açısından önemli olan bunu hangi şartlarda, hangi ölçümle ve hangi sonuçla gösterdiğinizdir. Aynı test tekrarlandığında karşılaştırılabilir bir sonuç üretemiyorsanız güvenilirlikten söz etmek zorlaşır." Savunma teknolojilerinde yeni rekabet: Güvenilirlik Savunma teknolojileri geliştikçe elektronik sistemlerin platformlardaki ağırlığı da artıyor. Görev bilgisayarları, ekranlar, haberleşme altyapıları ve veri ağlarının daha karmaşık hale gelmesi, tek bir bileşendeki sorunun sistemin tamamına etkisini de büyütüyor. Bu durum, teknoloji geliştiren şirketler açısından test ve doğrulama kabiliyetini yalnızca kalite kontrol meselesi olmaktan çıkararak doğrudan mühendislik yetkinliğinin bir parçası haline getiriyor. Muslu, önümüzdeki dönemde teknolojik rekabetin yalnızca daha gelişmiş fonksiyonlar geliştirmek üzerinden ilerlemeyeceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir sisteme çok fazla kabiliyet kazandırabilirsiniz. Fakat ihtiyaç duyulduğu anda bunları kullanamıyorsanız o teknolojinin değeri ciddi biçimde azalır. Savunma teknolojilerinde başarıyı belirleyen temel konulardan biri, sistemin vaat ettiği performansı gerçek görev koşullarında da sürdürebilmesidir." Giderek daha fazla elektronik ve yazılım barındıran yeni nesil savunma sistemlerinde bu nedenle soru artık yalnızca "Ne yapabiliyor?" değil. Asıl soru giderek daha fazla şu oluyor: "Bunu en zor koşullarda da yapabiliyor mu?" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En İyi 32 Drone Pilotu TEKNOFEST Güneydoğu’da Yarışacak Haber

Dünyanın En İyi 32 Drone Pilotu TEKNOFEST Güneydoğu’da Yarışacak

Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi’ne güç veren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik, gençleri teknoloji ve mühendislikle buluşturmaya devam ediyor. STM, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek TEKNOFEST 2026 Güneydoğu’da, geliştirdiği savunma teknolojilerinin yanı sıra, yürütücülüğünü üstlendiği ulusal ve uluslararası drone yarışmaları ve etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlayacak. Türkiye’nin En İyi Drone Pilotları Şanlıurfa’da Yarışacak STM’nin yürütücülüğünü üstlendiği TEKNOFEST Drone Şampiyonası’nda 2026 sezonunun final heyecanı Şanlıurfa’da yaşanacak. Şampiyonanın 32 yarışmacının katılımıyla Şırnak’ta başlayan birinci etabı ve 24 yarışmacının mücadele ettiği Batman’daki ikinci etabının ardından, elemeleri başarıyla geçen 16 drone pilotu finale yükseldi. Finalistler, 30 Eylül’de Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda yarışacak; şampiyon olan pilot, Türkiye’yi World Drone Cup’ta temsil edecek. Dünyanın En iyileri Teknofest’te Dünyanın farklı ülkelerinden başarılı drone pilotlarını Türkiye’de buluşturan World Drone Cup (WDC), 1 Ekim’de başlayacak. Kendi ülkelerindeki yarışmalarda başarı gösteren 32 ülkeden 32 pilot, tasarım ve montajlarını kendilerinin yaptığı yüksek hızlı FPV dronelerle şampiyonluk mücadelesi verecek. Pilotların hız, refleks ve kontrol yeteneklerini sınayacak zorlu yarışma parkurunda bu yıl hareketli kapılar da yer alacak. Dört gün sürecek mücadelelerin ardından World Drone Cup 2026 şampiyonu belli olacak. Millî Savunma Teknolojileri Gençlerle Buluşacak STM, TEKNOFEST 2026 Güneydoğu’da deniz platformları ve insansız sistemlerindeki mühendislik kabiliyetlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Türkiye’nin ilk millî fırkateyni MİLGEM’in 5’inci gemisi TCG İSTANBUL, Türkiye’nin küçük boyutlu millî denizaltı tasarımı STM500, Türkiye’nin ilk millî vurucu İHA’sı KARGU ve millî gözcü İHA TOGAN’ın maketleri STM standında sergilenecek. Çocuklar Hayalindeki Teknolojiyi Çizecek Festival boyunca STM standında çocuklar ve gençlere yönelik interaktif etkinlikler gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler, “Dijital Hafıza Oyunu” ile STM’nin savaş gemileri ve İHA’larını eşleştirmeye çalışacak. Çocuklar hayallerindeki gemi, denizaltı, uçak ve İHA’ları çizerek tasarımlarını dijital ortamda gerçeğe dönüştürecek. Öğrenciler ise yetkinlik dijital anketiyle STM’de kendilerine uygun mühendislik alanlarını keşfederken, STM’nin staj, aday mühendislik ve kariyer fırsatları hakkında bilgi alabilecek. Güleryüz: Teknoloji Heyecanını Güneydoğu’da Gençlerle Paylaşacağız STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TEKNOFEST’in, gençlerin teknoloji üretme heyecanını büyüttüğünü ve Millî Teknoloji Hamlesi’nin geleceğini şekillendirdiğini belirterek, “TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ardından bu kez Güneydoğu’da, Şanlıurfa’da gençlerimizle buluşuyor. Ülkemizin dört bir yanındaki gençlerimizin aynı heyecanla teknolojiye yönelmesi, hayal kurması ve geleceğin teknolojilerini üretmeye talip olması, tam bağımsız Türk savunma sanayii hedefimizin en büyük güvencesi. STM olarak millî mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz teknolojileri, gençlerimizle buluştururken, yarışmalar ve etkinliklerle onların bu yolculuğuna eşlik etmeyi çok değerli buluyoruz. Tüm gençlerimizi ve ailelerimizi bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji, Bilişim 500’de İki Kategoride Zirveye Çıktı Haber

MİA Teknoloji, Bilişim 500’de İki Kategoride Zirveye Çıktı

Her yıl bilişim sektörünün heyecanla beklediği Bilişim 500 Araştırması'nın sonuçları 5 Ağustos'ta Grand Pera Tarihi Emek Sineması'nda düzenlenen törende açıklandı. Bu yıl 27'ncisi gerçekleştirilen araştırma, "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" temasıyla bilişim sektörünün en büyük şirketlerini ve kategori liderlerini belirledi. MİA Teknoloji; Bilişim 500 Ödül Töreni'nde iki farklı kategoride birincilik ödülüne layık görülürken, bilgi güvenliği, savunma teknolojileri, enerji yazılımları ve yapay zekâ alanlarındaki güçlü performansını bir kez daha ortaya koydu. MİA Teknoloji, Türkiye Merkezli Üretici ana kategorisinin ‘Bilgi Güvenliği Donanımı’ ve ‘Sektörel Yazılım-Savunma’ kategorilerinde birincilik ödülüne hak kazandı. Savunma teknolojilerindeki dönüşüm vizyonuna güçlü tescil MİA Teknoloji’nin “Sektörel Yazılım-Savunma” kategorisinde elde ettiği birincilik, şirketin savunma teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşümün önemli bir göstergesi oldu. Kritik sistem güvenliği, bütünleşik sistem mimarileri ve ileri güvenlik yazılımları odağında çalışmalarını güçlendiren MİA Teknoloji, bu başarıyla savunma teknolojilerini büyüme vizyonunun temel eksenlerinden biri haline getiren stratejik yaklaşımını da pekiştirdi. Şirket, ayrıca genel sıralamalarda da güçlü performansını sürdürerek; ‘Türkiye Merkezli Sektörel Yazılım’ kategorisinde 8'inci, ‘Sektörel Yazılım-Enerji’ kategorisinde 2'nci, ‘Yapay Zekâ’ kategorisinde ise 3'üncü sırada yer aldı. Bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" temasıyla düzenlenen Bilişim 500 Araştırması, Türkiye bilişim sektörünün en kapsamlı ve en köklü referans çalışmaları arasında yer alıyor. Araştırma, şirketleri ciro büyüklüklerinin yanı sıra faaliyet gösterdikleri alt kategorilerde de değerlendirerek sektörün gelişimine ışık tutuyor. “Başarımızda güçlü Ar-Ge yatırımları ve insan kaynağımızın payı var” MİA Teknoloji Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kalite Yöneticisi Pınar Çakır, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bilişim 500 gibi sektörün en önemli referans araştırmalarından birinde kazandığımız derecelerden dolayı büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. İki kategoride birden birincilik ödülüne layık görülmemiz ve diğer kategorilerde de üst sıralarda yer almamız, teknoloji geliştirme vizyonumuzun ve Ar-Ge odaklı çalışmalarımızın önemli bir göstergesidir. Kuşkusuz bu başarıda, her biri konusunda uzman deneyimli ekibimizin büyük emeği ve katkısı var. Gelecek dönemde de bilgi güvenliği, savunma ve yapay zekâ alanlarında geliştireceğimiz yerli çözümlerle ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sunarken, yerli ve milli teknolojilerimizi küresel pazarlara taşıyarak Türkiye’nin mühendislik gücünü uluslararası arenada temsil etmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı Haber

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı

Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre birleşme kapsamında şirket sermayesi yaklaşık 492,5 milyon TL artırılarak 986,5 milyon TL'ye çıkarıldı. Lider Sistem Teknolojileri ortaklarına tahsis edilmek üzere yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilirken, uzman kuruluş raporunda belirlenen değişim oranı doğrultusunda her 1 TL nominal değerli Lider Sistem Teknolojileri payı karşılığında 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verildi. Birleşmeyle ortaya çıkan yapı, iki şirketin toplamından fazlasıdır. İki şirketin mühendislik, Ar-Ge ve saha entegrasyonu kapasiteleri tek yapıda konsolide olmuş; birleşik yapının aktif büyüklüğü yaklaşık 11 milyar TL'ye, öz sermayesi ise yaklaşık 8,2 milyar TL'ye ulaşacaktır. Yeni yapı, bilişim ve teknoloji sektöründe borsada işlem gören 39 şirket arasında öz kaynak büyüklüğünde ilk 3, aktif büyüklükte ilk 10 sırada yer alacaktır. Ortak vizyonla güçlenen yapı Birleşme, tek taraflı bir devralma değil, karşılıklı tercihe dayalı stratejik bir güç birliği olarak yapılandırıldı. Sermaye artışının tamamının Lider Sistem ortaklarına tahsis edilmesi ve Lider Sistem'in bağımsız halka arz seçeneğini bilinçli olarak bırakıp birleşik yapıda pay sahibi olmayı tercih etmesi, bu işlemin iki eşit gücün ortak geleceğe dair kararlı olduğunu gösteriyor. Bu yapı sayesinde MİA Teknoloji'nin Ar-Ge, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası proje deneyimi ile Lider Sistem'in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve sahada kanıtlanmış uygulama uzmanlığıyla tek çatı altında bir araya geliyor. Yeni yapının yalnızca ölçek büyümesi değil, daha geniş bir etki alanı ve güçlü bir gelecek vizyonu sunduğuna işaret eden Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Burak Görmez, şunları söyledi: “13 yıl önce Lider Sistem’i kurarak attığımız adımın bugün bu ölçekte bir yapının kurucu ortağı olmakla sonuçlanması gurur verici. Lider Sistem’in saha mühendisliği birikimi, bundan sonra çok daha büyük bir çatının parçası olarak değer üretmeye devam edecek.” Savunma teknolojilerinde daha güçlü mühendislik ekosistemi MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Beltekin, birleşmenin yalnızca iki şirketin birleşmesi olmadığını, Türkiye'nin savunma ve güvenlik teknolojilerindeki mühendislik kapasitesini güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin teknoloji yolculuğunda yeni bir eşiği geride bıraktık. MİA Teknoloji ile Lider Sistem'in birleşmesi, yalnızca iki kurumun organizasyonel birleşimi değil; Türkiye'nin savunma teknolojileri, kritik kamu projeleri ve ileri mühendislik kapasitesini tek bir vizyon altında buluşturma kararlılığının somut göstergesidir. Bugün, iki mühendislik kültürünün resmen tek çatı altında birleştiği gündür. Ar-Ge gücümüzü, mühendislik yetkinliklerimizi ve saha deneyimimizi konsolide ederek, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir Türk teknoloji markası için sağlam bir temel kurduk. Bu birleşme bir varış değil, çok daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır.” diye konuştu. Mevcut Yetkinliklerden Konsolide Mühendislik Gücüne Birleşik yapı, MİA Teknoloji’nin mevcut sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası mühendislik deneyimini Lider Sistem’in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve saha uygulamalarındaki uzmanlığıyla daha konsolide bir mühendislik çatısı altında buluşturuyor. Böylece hâlihazırda var olan bütünleşik sistem mimarisi, daha geniş bir yetkinlik havuzu, daha güçlü saha kabiliyeti ve uçtan uca çözüm geliştirme kapasitesiyle ileri bir aşamaya taşınıyor. Birleşmenin mevcut mühendislik yaklaşımını daha geniş ve konsolide bir yetkinlik yapısına taşıdığına dikkat çeken MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan Ünal, yeni dönemi şu sözlerle değerlendirdi: “Geleceğin rekabeti ürünler arasında değil, ekosistemler arasında yaşanacak. Sensörden veriyi toplayan, onu anlamlandıran ve sahada aksiyona dönüştüren bütünleşik yapıyı ‘Sistem Orkestrasyon Mühendisliği’ olarak tanımlıyoruz. Birleşik yapımız; yapay zekâ, siber güvenlik, biyometrik doğrulama ve kritik altyapı alanlarındaki uzman mühendislik ekiplerini aynı çatı altında buluşturuyor.” Yeni dönemin odak alanları Birleşik yapı, önümüzdeki dönemde üç somut sütuna odaklanacak. Birinci sütun, ulusal güvenlik ihtiyaçlarına yönelik yerli ve bütünleşik izleme sistemlerinin geliştirilmesini kapsıyor. Kritik kamu tesisleri, savunma altyapıları, enerji tesisleri, ulaşım ağları ve stratejik yerleşkeler için geliştirilecek yeni nesil çözümler; görüntü yönetimi, çevre güvenliği, sensör entegrasyonu, video analitiği ve olay yönetimini tek bir mimari altında birleştirecek. Böylece yalnızca sahadan veri toplayan değil; veriyi gerçek zamanlı olarak analiz eden, tehditleri önceliklendiren ve karar süreçlerini destekleyen milli güvenlik teknolojileri üretilecek. İkinci sütun, kritik altyapıların merkezi ve bütünleşik biçimde yönetilmesini sağlayan sistem orkestrasyonu kabiliyetleri derinleştirilecek. Farklı marka, platform, sensör ve yazılımların ortak bir karar katmanında buluşturulmasıyla; kurumlara ölçeklenebilir, siber güvenli ve operasyonel sürekliliği yüksek güvenlik mimarileri sunulacak. Üçüncü sütun ise ihracat odaklı büyümeyi esas alıyor. NATO projeleri ve geliştirme aşamasındaki yüksek katma değerli uluslararası iş birlikleri, gelir karmasını teknoloji yoğun ve küresel pazarlara yönelik bir yapıya taşımakta; yurt dışı gelir payı kademeli olarak artırılmaktadır. Bu büyümenin öne çıkan eksenlerinden biri, raylı sistemler ve demiryolu lojistiğidir. Bölgesel yeniden yapılanmanın ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türki Cumhuriyetler ve Körfez coğrafyasında artan lojistik ihtiyacı; demiryollarını yalnızca bir ulaşım altyapısı olmaktan çıkararak kritik bir güvenlik ve karar altyapısı hâline getirmektedir. Avrupa’yı Çin’e, Körfez’i ve Orta Doğu’yu batı pazarlarına bağlayan yeni raylı koridorlar; enerji, ticaret ve savunma lojistiğinin aynı hat üzerinde buluştuğu stratejik omurgalara dönüşmektedir. MİA Teknoloji, birleşik yapısının kritik tesis güvenliği, sistem entegrasyonu, akıllı izleme ve karar destek mimarisi kabiliyetlerini bu koridorlara taşıyarak raylı sistemler ve demiryolu altyapılarında kapsamlı iş birlikleri geliştirmektedir. MİA Teknoloji Hakkında MİA Teknoloji A.Ş. (Borsa İstanbul: MIATK); kimliklendirme ve yetkilendirme sistemlerinden savunma teknolojilerine, sağlık bilişiminden akıllı ulaşım ve kritik tesis çözümlerine kadar çok dikeyli bir mühendislik ekosistemini “Sistem Orkestrasyon Mühendisliği” yaklaşımıyla tek bir bütün hâlinde yöneten, Ankara merkezli bir teknoloji şirketidir. Londra, New York ve Rabat'taki uluslararası varlığıyla NATO nitelikli Türk mühendisliğini küresel ölçeğe taşımakta; NATO Tesis Güvenlik Belgesi ve kapsamlı sertifikasyon yapısıyla savunma ve kritik altyapı projelerinde ön yeterlilik kabiliyetine sahiptir. Lider Sistem Teknolojileri Hakkında Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.; kritik tesis yönetim sistemleri, yapay zekâ ve biyometrik tanıma, güvenlik ve acil durum müdahale sistemleri, robotik teknolojiler ve yapay zekâ destekli sistemler alanlarında mühendislik çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketi olup kamu ve özel sektörün en kritik tesislerinde 100'den fazla referans projeye imza atmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı Haber

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı

Savunma ve güvenlik alanında dünyanın en prestijli uluslararası organizasyonları arasında gösterilen Eurosatory 2026, 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını ziyaretçilere açtı. Eurosatory 2026’da yapay zekâ, siber güvenlik, insansız sistemler ve yeni nesil savunma teknolojileri ön plana çıkarken ROKETSAN da ileri teknolojiye sahip sistemleriyle küresel savunma sanayisinin dev oyuncuları arasında Türkiye’yi temsil ediyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, fuara katılımları hakkında değerlendirmesinde, “Türkiye’nin NATO ittifakı içerisindeki stratejik konumu ve Avrupa güvenlik mimarisine sunduğu katkılar her geçen gün daha da önem kazanıyor. Biz de ROKETSAN olarak; sahada başarısını kanıtlamış, yüksek teknolojiye sahip ve fiyat-performans açısından rakiplerinden ayrışan sistemlerimizle Avrupa’nın güvenlik mimarisine daha çok katkı sunmaya hazırız. Bu açından Avrupa’daki dost ve müttefik ülkelerle yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmek için Eurosatory 2026’nın önemli bir platform olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ROKETSAN, Eurosatory 2026’daki standında; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L, MAM-T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze’yi, hassas güdümlü mühimmatlardan TEBER ve LAÇİN güdüm kitlerini, tanksavar sistemlerinden Kısa Menzilli Tanksavar Silahı KARAOK, Orta Menzilli Tanksavar Silahı OMTAS ve Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS-GM’yi, seyir füzelerinden ÇAKIR’ı, hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi ile HİSAR-O Hava Savunma Füzesi’ni, topçu sistemlerinden ise LG-155 Lazer Güdümlü Topçu Mühimmatı, 155 mm Obüs Mühimmatı Mesafece Düzeltme Kiti MDK’yı ve Lazer Güdümlü Mini Füze Sistemi METE’yi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SARSILMAZ Standında SARBOT L1’i İnceledi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SARSILMAZ Standında SARBOT L1’i İnceledi

Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki mühendislik kabiliyetini ve yerli üretim gücünü yansıtan SARBOT L1’e gösterilen ilgi, Türk savunma sanayiinin ulaştığı teknolojik seviyenin önemli bir göstergesi oldu. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ziyareti, aynı zamanda yerli ve milli savunma teknolojilerine verilen stratejik desteğin güçlü bir yansıması olarak değerlendirildi. SARSILMAZ Grup şirketlerinden LA2 Dynamics tarafından geliştirilen SARBOT L1; gelişmiş hareket kabiliyeti, uzaktan komuta altyapısı ve entegre silah sistemleriyle öne çıkıyor. Platform, yeni nesil savunma teknolojileri alanında Türkiye’nin mühendislik yetkinliğini sahaya taşıyan önemli projeler arasında yer alıyor. SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Latif Aral Aliş, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın EFES 2026 Tatbikatı kapsamında standımızı ziyaret ederek Türkiye’nin ilk yerli ve milli silahlı robotu SARBOT L1 platformumuzu incelemesi ve imzasıyla onurlandırması, bizim için tarihi bir gurur vesilesi olmuştur. Yerli ve milli savunma teknolojileri alanında ülkemizin hedeflerine katkı sunma kararlılığımızı pekiştiren bu ziyaretin, sektörümüz adına da önemli bir motivasyon kaynağı olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin savunma sanayiinde tam bağımsızlık vizyonuna katkı sunan; yüksek teknolojiye dayalı, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” EFES 2026 Tatbikatı kapsamında gerçekleşen ziyaret, SARSILMAZ’ın yeni nesil savunma teknolojileri alanındaki mühendislik çalışmalarına verilen desteği bir kez daha ortaya koydu. Bu güçlü destek; şirketin ileri teknolojiye dayalı projelerine duyulan güveni pekiştirirken, yerli ve milli kabiliyetlerin daha da geliştirilmesi, yeni platformların hayata geçirilmesi ve Türkiye’nin stratejik savunma hedeflerine katkı sunulması yolunda önemli bir motivasyon kaynağı oldu. SARSILMAZ, sahip olduğu mühendislik birikimi, entegre üretim kabiliyeti ve yenilikçi vizyonuyla Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknoloji odaklı ilerleyişine katkı sunmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.