Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji, Bilişim 500’de İki Kategoride Zirveye Çıktı Haber

MİA Teknoloji, Bilişim 500’de İki Kategoride Zirveye Çıktı

Her yıl bilişim sektörünün heyecanla beklediği Bilişim 500 Araştırması'nın sonuçları 5 Ağustos'ta Grand Pera Tarihi Emek Sineması'nda düzenlenen törende açıklandı. Bu yıl 27'ncisi gerçekleştirilen araştırma, "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" temasıyla bilişim sektörünün en büyük şirketlerini ve kategori liderlerini belirledi. MİA Teknoloji; Bilişim 500 Ödül Töreni'nde iki farklı kategoride birincilik ödülüne layık görülürken, bilgi güvenliği, savunma teknolojileri, enerji yazılımları ve yapay zekâ alanlarındaki güçlü performansını bir kez daha ortaya koydu. MİA Teknoloji, Türkiye Merkezli Üretici ana kategorisinin ‘Bilgi Güvenliği Donanımı’ ve ‘Sektörel Yazılım-Savunma’ kategorilerinde birincilik ödülüne hak kazandı. Savunma teknolojilerindeki dönüşüm vizyonuna güçlü tescil MİA Teknoloji’nin “Sektörel Yazılım-Savunma” kategorisinde elde ettiği birincilik, şirketin savunma teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşümün önemli bir göstergesi oldu. Kritik sistem güvenliği, bütünleşik sistem mimarileri ve ileri güvenlik yazılımları odağında çalışmalarını güçlendiren MİA Teknoloji, bu başarıyla savunma teknolojilerini büyüme vizyonunun temel eksenlerinden biri haline getiren stratejik yaklaşımını da pekiştirdi. Şirket, ayrıca genel sıralamalarda da güçlü performansını sürdürerek; ‘Türkiye Merkezli Sektörel Yazılım’ kategorisinde 8'inci, ‘Sektörel Yazılım-Enerji’ kategorisinde 2'nci, ‘Yapay Zekâ’ kategorisinde ise 3'üncü sırada yer aldı. Bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" temasıyla düzenlenen Bilişim 500 Araştırması, Türkiye bilişim sektörünün en kapsamlı ve en köklü referans çalışmaları arasında yer alıyor. Araştırma, şirketleri ciro büyüklüklerinin yanı sıra faaliyet gösterdikleri alt kategorilerde de değerlendirerek sektörün gelişimine ışık tutuyor. “Başarımızda güçlü Ar-Ge yatırımları ve insan kaynağımızın payı var” MİA Teknoloji Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kalite Yöneticisi Pınar Çakır, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bilişim 500 gibi sektörün en önemli referans araştırmalarından birinde kazandığımız derecelerden dolayı büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. İki kategoride birden birincilik ödülüne layık görülmemiz ve diğer kategorilerde de üst sıralarda yer almamız, teknoloji geliştirme vizyonumuzun ve Ar-Ge odaklı çalışmalarımızın önemli bir göstergesidir. Kuşkusuz bu başarıda, her biri konusunda uzman deneyimli ekibimizin büyük emeği ve katkısı var. Gelecek dönemde de bilgi güvenliği, savunma ve yapay zekâ alanlarında geliştireceğimiz yerli çözümlerle ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sunarken, yerli ve milli teknolojilerimizi küresel pazarlara taşıyarak Türkiye’nin mühendislik gücünü uluslararası arenada temsil etmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı Haber

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı

Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre birleşme kapsamında şirket sermayesi yaklaşık 492,5 milyon TL artırılarak 986,5 milyon TL'ye çıkarıldı. Lider Sistem Teknolojileri ortaklarına tahsis edilmek üzere yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilirken, uzman kuruluş raporunda belirlenen değişim oranı doğrultusunda her 1 TL nominal değerli Lider Sistem Teknolojileri payı karşılığında 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verildi. Birleşmeyle ortaya çıkan yapı, iki şirketin toplamından fazlasıdır. İki şirketin mühendislik, Ar-Ge ve saha entegrasyonu kapasiteleri tek yapıda konsolide olmuş; birleşik yapının aktif büyüklüğü yaklaşık 11 milyar TL'ye, öz sermayesi ise yaklaşık 8,2 milyar TL'ye ulaşacaktır. Yeni yapı, bilişim ve teknoloji sektöründe borsada işlem gören 39 şirket arasında öz kaynak büyüklüğünde ilk 3, aktif büyüklükte ilk 10 sırada yer alacaktır. Ortak vizyonla güçlenen yapı Birleşme, tek taraflı bir devralma değil, karşılıklı tercihe dayalı stratejik bir güç birliği olarak yapılandırıldı. Sermaye artışının tamamının Lider Sistem ortaklarına tahsis edilmesi ve Lider Sistem'in bağımsız halka arz seçeneğini bilinçli olarak bırakıp birleşik yapıda pay sahibi olmayı tercih etmesi, bu işlemin iki eşit gücün ortak geleceğe dair kararlı olduğunu gösteriyor. Bu yapı sayesinde MİA Teknoloji'nin Ar-Ge, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası proje deneyimi ile Lider Sistem'in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve sahada kanıtlanmış uygulama uzmanlığıyla tek çatı altında bir araya geliyor. Yeni yapının yalnızca ölçek büyümesi değil, daha geniş bir etki alanı ve güçlü bir gelecek vizyonu sunduğuna işaret eden Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Burak Görmez, şunları söyledi: “13 yıl önce Lider Sistem’i kurarak attığımız adımın bugün bu ölçekte bir yapının kurucu ortağı olmakla sonuçlanması gurur verici. Lider Sistem’in saha mühendisliği birikimi, bundan sonra çok daha büyük bir çatının parçası olarak değer üretmeye devam edecek.” Savunma teknolojilerinde daha güçlü mühendislik ekosistemi MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Beltekin, birleşmenin yalnızca iki şirketin birleşmesi olmadığını, Türkiye'nin savunma ve güvenlik teknolojilerindeki mühendislik kapasitesini güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin teknoloji yolculuğunda yeni bir eşiği geride bıraktık. MİA Teknoloji ile Lider Sistem'in birleşmesi, yalnızca iki kurumun organizasyonel birleşimi değil; Türkiye'nin savunma teknolojileri, kritik kamu projeleri ve ileri mühendislik kapasitesini tek bir vizyon altında buluşturma kararlılığının somut göstergesidir. Bugün, iki mühendislik kültürünün resmen tek çatı altında birleştiği gündür. Ar-Ge gücümüzü, mühendislik yetkinliklerimizi ve saha deneyimimizi konsolide ederek, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir Türk teknoloji markası için sağlam bir temel kurduk. Bu birleşme bir varış değil, çok daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır.” diye konuştu. Mevcut Yetkinliklerden Konsolide Mühendislik Gücüne Birleşik yapı, MİA Teknoloji’nin mevcut sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası mühendislik deneyimini Lider Sistem’in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve saha uygulamalarındaki uzmanlığıyla daha konsolide bir mühendislik çatısı altında buluşturuyor. Böylece hâlihazırda var olan bütünleşik sistem mimarisi, daha geniş bir yetkinlik havuzu, daha güçlü saha kabiliyeti ve uçtan uca çözüm geliştirme kapasitesiyle ileri bir aşamaya taşınıyor. Birleşmenin mevcut mühendislik yaklaşımını daha geniş ve konsolide bir yetkinlik yapısına taşıdığına dikkat çeken MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan Ünal, yeni dönemi şu sözlerle değerlendirdi: “Geleceğin rekabeti ürünler arasında değil, ekosistemler arasında yaşanacak. Sensörden veriyi toplayan, onu anlamlandıran ve sahada aksiyona dönüştüren bütünleşik yapıyı ‘Sistem Orkestrasyon Mühendisliği’ olarak tanımlıyoruz. Birleşik yapımız; yapay zekâ, siber güvenlik, biyometrik doğrulama ve kritik altyapı alanlarındaki uzman mühendislik ekiplerini aynı çatı altında buluşturuyor.” Yeni dönemin odak alanları Birleşik yapı, önümüzdeki dönemde üç somut sütuna odaklanacak. Birinci sütun, ulusal güvenlik ihtiyaçlarına yönelik yerli ve bütünleşik izleme sistemlerinin geliştirilmesini kapsıyor. Kritik kamu tesisleri, savunma altyapıları, enerji tesisleri, ulaşım ağları ve stratejik yerleşkeler için geliştirilecek yeni nesil çözümler; görüntü yönetimi, çevre güvenliği, sensör entegrasyonu, video analitiği ve olay yönetimini tek bir mimari altında birleştirecek. Böylece yalnızca sahadan veri toplayan değil; veriyi gerçek zamanlı olarak analiz eden, tehditleri önceliklendiren ve karar süreçlerini destekleyen milli güvenlik teknolojileri üretilecek. İkinci sütun, kritik altyapıların merkezi ve bütünleşik biçimde yönetilmesini sağlayan sistem orkestrasyonu kabiliyetleri derinleştirilecek. Farklı marka, platform, sensör ve yazılımların ortak bir karar katmanında buluşturulmasıyla; kurumlara ölçeklenebilir, siber güvenli ve operasyonel sürekliliği yüksek güvenlik mimarileri sunulacak. Üçüncü sütun ise ihracat odaklı büyümeyi esas alıyor. NATO projeleri ve geliştirme aşamasındaki yüksek katma değerli uluslararası iş birlikleri, gelir karmasını teknoloji yoğun ve küresel pazarlara yönelik bir yapıya taşımakta; yurt dışı gelir payı kademeli olarak artırılmaktadır. Bu büyümenin öne çıkan eksenlerinden biri, raylı sistemler ve demiryolu lojistiğidir. Bölgesel yeniden yapılanmanın ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türki Cumhuriyetler ve Körfez coğrafyasında artan lojistik ihtiyacı; demiryollarını yalnızca bir ulaşım altyapısı olmaktan çıkararak kritik bir güvenlik ve karar altyapısı hâline getirmektedir. Avrupa’yı Çin’e, Körfez’i ve Orta Doğu’yu batı pazarlarına bağlayan yeni raylı koridorlar; enerji, ticaret ve savunma lojistiğinin aynı hat üzerinde buluştuğu stratejik omurgalara dönüşmektedir. MİA Teknoloji, birleşik yapısının kritik tesis güvenliği, sistem entegrasyonu, akıllı izleme ve karar destek mimarisi kabiliyetlerini bu koridorlara taşıyarak raylı sistemler ve demiryolu altyapılarında kapsamlı iş birlikleri geliştirmektedir. MİA Teknoloji Hakkında MİA Teknoloji A.Ş. (Borsa İstanbul: MIATK); kimliklendirme ve yetkilendirme sistemlerinden savunma teknolojilerine, sağlık bilişiminden akıllı ulaşım ve kritik tesis çözümlerine kadar çok dikeyli bir mühendislik ekosistemini “Sistem Orkestrasyon Mühendisliği” yaklaşımıyla tek bir bütün hâlinde yöneten, Ankara merkezli bir teknoloji şirketidir. Londra, New York ve Rabat'taki uluslararası varlığıyla NATO nitelikli Türk mühendisliğini küresel ölçeğe taşımakta; NATO Tesis Güvenlik Belgesi ve kapsamlı sertifikasyon yapısıyla savunma ve kritik altyapı projelerinde ön yeterlilik kabiliyetine sahiptir. Lider Sistem Teknolojileri Hakkında Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.; kritik tesis yönetim sistemleri, yapay zekâ ve biyometrik tanıma, güvenlik ve acil durum müdahale sistemleri, robotik teknolojiler ve yapay zekâ destekli sistemler alanlarında mühendislik çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketi olup kamu ve özel sektörün en kritik tesislerinde 100'den fazla referans projeye imza atmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı Haber

ROKETSAN, İleri Teknoloji Savunma Sistemleriyle  Paris’te Sahneye Çıktı

Savunma ve güvenlik alanında dünyanın en prestijli uluslararası organizasyonları arasında gösterilen Eurosatory 2026, 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını ziyaretçilere açtı. Eurosatory 2026’da yapay zekâ, siber güvenlik, insansız sistemler ve yeni nesil savunma teknolojileri ön plana çıkarken ROKETSAN da ileri teknolojiye sahip sistemleriyle küresel savunma sanayisinin dev oyuncuları arasında Türkiye’yi temsil ediyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, fuara katılımları hakkında değerlendirmesinde, “Türkiye’nin NATO ittifakı içerisindeki stratejik konumu ve Avrupa güvenlik mimarisine sunduğu katkılar her geçen gün daha da önem kazanıyor. Biz de ROKETSAN olarak; sahada başarısını kanıtlamış, yüksek teknolojiye sahip ve fiyat-performans açısından rakiplerinden ayrışan sistemlerimizle Avrupa’nın güvenlik mimarisine daha çok katkı sunmaya hazırız. Bu açından Avrupa’daki dost ve müttefik ülkelerle yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmek için Eurosatory 2026’nın önemli bir platform olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ROKETSAN, Eurosatory 2026’daki standında; SİHA mühimmatlarından MAM-C, MAM-L, MAM-T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze’yi, hassas güdümlü mühimmatlardan TEBER ve LAÇİN güdüm kitlerini, tanksavar sistemlerinden Kısa Menzilli Tanksavar Silahı KARAOK, Orta Menzilli Tanksavar Silahı OMTAS ve Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS-GM’yi, seyir füzelerinden ÇAKIR’ı, hava savunma sistemlerinden SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi ile HİSAR-O Hava Savunma Füzesi’ni, topçu sistemlerinden ise LG-155 Lazer Güdümlü Topçu Mühimmatı, 155 mm Obüs Mühimmatı Mesafece Düzeltme Kiti MDK’yı ve Lazer Güdümlü Mini Füze Sistemi METE’yi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SARSILMAZ Standında SARBOT L1’i İnceledi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SARSILMAZ Standında SARBOT L1’i İnceledi

Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki mühendislik kabiliyetini ve yerli üretim gücünü yansıtan SARBOT L1’e gösterilen ilgi, Türk savunma sanayiinin ulaştığı teknolojik seviyenin önemli bir göstergesi oldu. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ziyareti, aynı zamanda yerli ve milli savunma teknolojilerine verilen stratejik desteğin güçlü bir yansıması olarak değerlendirildi. SARSILMAZ Grup şirketlerinden LA2 Dynamics tarafından geliştirilen SARBOT L1; gelişmiş hareket kabiliyeti, uzaktan komuta altyapısı ve entegre silah sistemleriyle öne çıkıyor. Platform, yeni nesil savunma teknolojileri alanında Türkiye’nin mühendislik yetkinliğini sahaya taşıyan önemli projeler arasında yer alıyor. SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Latif Aral Aliş, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın EFES 2026 Tatbikatı kapsamında standımızı ziyaret ederek Türkiye’nin ilk yerli ve milli silahlı robotu SARBOT L1 platformumuzu incelemesi ve imzasıyla onurlandırması, bizim için tarihi bir gurur vesilesi olmuştur. Yerli ve milli savunma teknolojileri alanında ülkemizin hedeflerine katkı sunma kararlılığımızı pekiştiren bu ziyaretin, sektörümüz adına da önemli bir motivasyon kaynağı olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin savunma sanayiinde tam bağımsızlık vizyonuna katkı sunan; yüksek teknolojiye dayalı, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” EFES 2026 Tatbikatı kapsamında gerçekleşen ziyaret, SARSILMAZ’ın yeni nesil savunma teknolojileri alanındaki mühendislik çalışmalarına verilen desteği bir kez daha ortaya koydu. Bu güçlü destek; şirketin ileri teknolojiye dayalı projelerine duyulan güveni pekiştirirken, yerli ve milli kabiliyetlerin daha da geliştirilmesi, yeni platformların hayata geçirilmesi ve Türkiye’nin stratejik savunma hedeflerine katkı sunulması yolunda önemli bir motivasyon kaynağı oldu. SARSILMAZ, sahip olduğu mühendislik birikimi, entegre üretim kabiliyeti ve yenilikçi vizyonuyla Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknoloji odaklı ilerleyişine katkı sunmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel, Romanya’da BSDA 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı Haber

Karel, Romanya’da BSDA 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı

Karel, Avrupa yapılanmasının önemli bir parçası olan bağlı ortaklığı Karel Europe aracılığıyla Romanya’da aktif olarak faaliyet gösterirken, bölgedeki varlığını yerel iş birlikleri ve uzun vadeli projelerle güçlendirmeyi hedefliyor. Romanya ile Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki iş birliklerinin güç kazandığı bir dönemde, Romanya’nın yürüttüğü modernizasyon programları ve yerlileşme odağı dikkat çekiyor. Savunma ve endüstriyel offset uygulamaları kapsamında özellikle kara araçları ve hava savunma sistemleri projelerinde yerli katkı beklentisi ön plana çıkıyor. Karel, Türkiye’nin savunma sanayiindeki birikimi ve 40 yıllık Ar-Ge, üretim ve mühendislik deneyimiyle kara, hava ve deniz platformlarında bu sürece uyumlu çözümler geliştirme yetkinliğine sahip. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleriyle yürüttüğü iş birlikleri ve üstlendiği sorumluluklar kapsamında güçlü bir savunma elektroniği üretim (EMS) yetkinliği geliştiren Karel, aynı zamanda proje ihtiyaçlarına özel, uçtan uca ve terzi usulü çözümler tasarlayıp hayata geçirebiliyor. Bu çok katmanlı yaklaşım, Romanya’nın yerel üretim ve teknoloji geliştirme hedefleriyle güçlü bir uyum yakalıyor. Kara, Hava ve Deniz platformları için yenilikçi çözümler BSDA 2026’da BSDA 2026 kapsamında Karel, COM-LINE Araç İçi İletişim Ağ Geçidi, COM-BAT 5G Özel Mobil Ağ ve MOBAT Yeni Nesil Operasyonel Başlık Takımı ile sahadaki operasyonel ihtiyaçlara yanıt veren çözümlerini sergiledi. Farklı platform ve sistemler arasında kesintisiz iletişim sağlayan bütünleşik haberleşme yapısı ve güçlü entegrasyon kabiliyeti, Karel’in bu alandaki temel yetkinlikleri arasında yer alıyor. Hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği kritik bileşenlerle de dikkat çeken Karel, BSDA 2026’da aviyonik sistem çözümlerinden hava platformlarında uçuş sürekliliğini sağlayan Yedek Uçuş Gösterge Sistemi (BFI) ile deniz platformları için geliştirdiği AD101 modüler alarm ve genel seslendirme sistemini de tanıttı. Karel, savunma sanayinde operasyonel etkinliğin temel unsurlarından biri olarak kritik bir rol oynayan iletişim alanına; tasarım, entegrasyon, kurulum ve saha operasyonlarını kapsayan uçtan uca çözümler sunarak sistemlerin sahada güvenilir ve sürdürülebilir şekilde çalışmasına katkı sağlıyor. Karel Savunma Teknolojileri Grup Başkanı Yavuz Bayız yaptığı açıklamada; “Romanya’nın savunma sanayiinde yerlileşme ve modernizasyon odağı, bir dönüşüm sürecinden öte, aynı zamanda güçlü ve sürdürülebilir bir ekosistem inşasına işaret ediyor. Karel olarak, Türkiye’de edindiğimiz savunma teknolojileri deneyimini ve üretim yetkinliğimizi bu vizyonla buluşturarak, yerel iş birlikleri ve uzun vadeli projelerle değer yaratmayı hedefliyoruz. Bütünleşik iletişim çözümlerimiz ve sahada doğrulanmış sistem yaklaşımımızla, bu ekosistemin güvenilir paydaşlarından biri olmayı amaçlıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SARSILMAZ ve EM&E Grup’tan Savunma Teknolojilerinde Stratejik İş Birliği Haber

SARSILMAZ ve EM&E Grup’tan Savunma Teknolojilerinde Stratejik İş Birliği

Türk savunma sanayisinin lider şirketi SARSILMAZ ile İspanya merkezli EM&E Grup, savunma teknolojileri alanında stratejik iş birliği başlatmak üzere Mutabakat Zaptı imzaladı. İş birliği kapsamında, SARSILMAZ’ın 150 yılı aşkın tecrübesiyle geliştirdiği makineli tüfekler ile grup şirketlerinden TR Mekatronik’in 25–30 mm top sistemlerinin, EM&E Grup’un farklı coğrafyalarda sahada kendini kanıtlamış uzaktan komutalı silah sistemleriyle entegrasyonu hedefleniyor. Tarafların mevcut kabiliyetlerini tamamlayıcı şekilde kullanmasını amaçlayan anlaşma, yalnızca sistem entegrasyonu ile sınırlı kalmayacak. İş birliğinin ilerleyen aşamalarda ortak üretim ve ortak geliştirme faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Bu çerçevede söz konusu iş birliği, iki şirket açısından güçlü bir teknoloji ve pazar tamamlayıcılığı oluştururken; Türkiye ile İspanya arasında savunma sanayii alanındaki ilişkilerin derinleşmesine de katkı sunacak. Her iki firmanın uluslararası pazarlardaki konumu ve ihracat deneyimi, iş birliğinin küresel ölçekte yeni fırsatlar yaratmasına zemin hazırlıyor. “Katma değerli ihracat ve teknoloji odaklı iş birlikleri açısından önemli bir adım” SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, imzalanan Mutabakat Zaptı’nın hem şirketler hem de ülkeler açısından stratejik bir iş birliği zemini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “EM&E Grup ile imzaladığımız bu Mutabakat Zaptı’nı, yalnızca iki şirket arasında kurulan teknik bir iş birliği olarak görmüyoruz. Bu anlaşma, Türkiye ve İspanya savunma sanayii ekosistemleri arasında tamamlayıcı kabiliyetlerin bir araya gelmesi bakımından önemli bir adımdır. SARSILMAZ’ın 150 yılı aşkın üretim ve mühendislik birikimiyle geliştirdiği makineli tüfekler ve TR Mekatronik’in 25–30 mm top sistemleri, EM&E Grup’un sahada kendini kanıtlamış uzaktan komutalı silah sistemleriyle entegre edildiğinde, uluslararası pazarlara yönelik güçlü ve rekabetçi çözümler ortaya çıkacaktır. Bu iş birliği, ülkemiz açısından katma değerli ihracat potansiyelini artırması, teknoloji odaklı ortak geliştirme süreçlerine kapı açması ve Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki konumunu daha da güçlendirmesi bakımından önemlidir”. EM&E Grup Küresel Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı M. Jocxan Bojorquez ise şunları söyledi: “SARSILMAZ ile hayata geçirdiğimiz bu stratejik iş birliği, uluslararası pazarda rekabetçi ve yüksek verimliliğe sahip savunma sistemleri sunma konusundaki kararlılığımızı pekiştiriyor. Her iki şirketin kabiliyetlerinin entegre edilmesi; teknoloji paylaşımı ve ortak üretim yoluyla, iki ülkenin savunma sanayii altyapısını güçlendirecek ileri teknoloji savunma sistemlerinin geliştirilmesinde endüstriyel iş birliğinin ne kadar kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.” SARSILMAZ ve EM&E Grup arasında imzalanan Mutabakat Zaptı, iki ülke savunma sanayii ilişkilerine yeni bir ivme kazandırırken; entegre çözümler, ortak kabiliyet geliştirme ve uluslararası pazarlarda daha güçlü konumlanma hedefleri açısından stratejik bir iş birliği niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli savunma haberlerinde ne değişti? Haber

Yerli savunma haberlerinde ne değişti?

Bir platformun ilk test görüntüsü, bir alt sistemin yerlilik oranı ya da imzalanan yeni bir tedarik sözleşmesi artık yalnızca savunma muhabirliğinin konusu değil. Bu başlıklar; sanayi kapasitesi, ihracat potansiyeli, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknoloji politikası açısından da yakından izleniyor. Bu nedenle yerli savunma teknolojileri haberleri, son yıllarda niş bir ilgi alanından çıkıp karar vericilerin düzenli takip ettiği stratejik bir veri alanına dönüştü. Savunma ekosistemindeki gelişmeleri yüzeysel okumak kolay. Yeni bir araç tanıtılır, bir teslimat yapılır, bir fuarda ürün sergilenir ve haber akışı devam eder. Ancak kurumsal okur için asıl değer, haberin arkasındaki üretim kabiliyeti, program olgunluğu, bütçe disiplini ve ihracat sinyalini ayırt edebilmektir. Özellikle dijital yayıncılar, sektör editörleri ve kurumsal iletişim ekipleri için bu ayrım daha da kritik hale geliyor. Yerli savunma teknolojileri haberleri neden daha fazla takip ediliyor? İlginin artmasının ilk nedeni, savunma sanayisinin artık sadece güvenlik başlığı altında değerlendirilmemesi. Bugün bu alan, yüksek katma değerli üretim, ileri mühendislik, yazılım geliştirme, elektronik alt sistemler, kompozit malzeme, motor teknolojileri ve çift kullanımlı teknolojilerle doğrudan ilişkili. Kısacası savunma haberi, aynı anda sanayi, teknoloji ve ekonomi haberi haline gelmiş durumda. İkinci neden, kamuoyunda görünürlüğü artan teslimat ve ihracat başarıları. Bir sistemin yurtiçinde envantere girmesi ile yurtdışında müşteri bulması arasında önemli bir fark var. İlki kapasite ve ihtiyaç yönetimini gösterirken, ikincisi rekabet gücünü ve sürdürülebilir kaliteyi işaret eder. Bu yüzden bir haberde sadece ürün adı değil, hangi pazara hitap ettiği, hangi kullanıcı ihtiyacını çözdüğü ve hangi takvimin parçası olduğu da önem taşır. Üçüncü neden ise veri ekosisteminin genişlemesi. Artık savunma şirketleri, kamu kurumları, kümelenmeler, fuarlar ve teknoloji etkinlikleri daha yoğun içerik üretiyor. Bu bolluk, bilgiye erişimi kolaylaştırırken gürültüyü de artırıyor. Kurumsal okur açısından mesele, çok haber görmek değil; doğru haberi, doğru bağlamla okuyabilmek. Bir savunma haberini değerli yapan şey ne? Her yeni duyuru stratejik ağırlık taşımaz. Yerli savunma teknolojileri haberleri içinde gerçekten dikkat edilmesi gereken içerikler genellikle dört eksende toplanır: teknoloji olgunluğu, tedarik etkisi, operasyonel ihtiyaçla uyum ve ihracat potansiyeli. Eğer bir gelişme bu eksenlerden en az ikisine dokunuyorsa, haber değeri daha yüksektir. Örneğin yeni bir ürün lansmanı tek başına güçlü bir gösterge olmayabilir. Ancak aynı ürün için seri üretim hazırlığı başlamışsa, alt yüklenici ağı oluşmuşsa ve belirli bir kullanıcıdan geri bildirim alınıyorsa tablo değişir. Burada haber, tanıtımdan çok program ilerlemesini anlatır. Benzer şekilde yerlilik oranı da tek başına yeterli bir ölçü değildir. Bir sistemde yüksek yerlilik oranı olumlu görünür, ancak kritik bileşenlerin kim tarafından, hangi kalite standardıyla ve ne kadar ölçeklenebilir biçimde üretildiği daha belirleyicidir. Savunma projelerinde miktar kadar süreklilik de önemlidir. Prototip ile program başarısı aynı şey değildir Kamuoyunda en sık karıştırılan alanlardan biri budur. Prototip görüntüleri, test faaliyetleri ve fuar sergileri görünürlük sağlar; fakat bunlar her zaman operasyonel olgunluk anlamına gelmez. Bir platformun gerçekten stratejik ağırlık kazanması için test süreci, sertifikasyon, kullanıcı kabulü, bakım altyapısı ve lojistik destek modelinin de şekillenmesi gerekir. Bu ayrım özellikle yayıncılar için önemlidir. Çünkü hızlı başlık atma baskısı altında yapılan haberlerde, teknoloji gösterimi ile envanter etkisi aynı düzlemde sunulabiliyor. Oysa profesyonel okur, o başlığın hangi aşamayı temsil ettiğini görmek ister. Alt sistem haberi çoğu zaman ana platform kadar önemlidir Motor, radar, elektro-optik sistem, haberleşme altyapısı, görev bilgisayarı, veri bağı ya da mühimmat entegrasyonu gibi başlıklar ilk bakışta daha teknik görünür. Ancak bir platformun bağımsızlığı çoğu zaman bu katmanda belirlenir. Dışa bağımlılığın yoğun olduğu kritik bileşenlerde sağlanan ilerleme, ana platform haberinden daha büyük stratejik sonuç doğurabilir. Bu nedenle savunma haberciliğinde sadece vitrine çıkan ürünleri değil, onların altında çalışan teknolojik katmanları da takip etmek gerekir. Özellikle tedarik zinciri ve sanayi politikası açısından en güçlü sinyaller burada oluşur. Yerli savunma teknolojileri haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal ve profesyonel okuyucu için en sağlıklı yöntem, haberi üç soruyla değerlendirmektir: Ne geliştirildi, hangi ihtiyacı karşılıyor ve bundan sonra hangi aşama geliyor? Bu üçlü çerçeve, abartılı anlatımla gerçek ilerlemeyi ayırmayı kolaylaştırır. İlk soru teknolojik içeriği netleştirir. Haber gerçekten yeni bir kabiliyeti mi anlatıyor, yoksa daha önce bilinen bir projenin yeni sunumunu mu içeriyor? İkinci soru operasyonel bağlamı kurar. Geliştirilen sistem, güvenlik ihtiyacı, saha koşulu veya kullanıcı gereksinimi açısından neyi çözüyor? Üçüncü soru ise sürekliliği ölçer. Test, seri üretim, teslimat, entegrasyon veya ihracat gibi bir sonraki adım görünür mü? Bu yaklaşım özellikle dijital haber platformları için işlevseldir. Çünkü savunma içeriği, doğru çerçeveyle sunulduğunda yalnızca yüksek okunma değil, yüksek güven de üretir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel yoğunluğu yüksek yayın yapılarında bu güven, içeriğin tekrar kullanımı ve kurumsal referans değeri açısından doğrudan önem taşır. Hangi başlıklar önümüzdeki dönemde öne çıkacak? Önümüzdeki dönemde savunma haber akışında sadece platform odaklı başlıklar değil, ekosistem odaklı gelişmeler daha fazla dikkat çekecek. Özellikle motor teknolojileri, yarı iletken tabanlı savunma elektroniği, yapay zeka destekli karar sistemleri, insansız sistem sürü operasyonları, elektronik harp ve siber dayanıklılık başlıkları daha yoğun izlenecek. Bunun bir nedeni, modern savunma mimarisinin tek ürün mantığıyla değil, birbirine bağlı sistemler mantığıyla ilerlemesi. Artık mesele yalnızca bir aracın veya mühimmatın teknik özellikleri değil; ağ merkezli yapıya nasıl bağlandığı, veri ürettiği, veri paylaştığı ve tehdit ortamına ne kadar hızlı uyum sağlayabildiği. İhracat tarafında ise Afrika, Orta Asya, Körfez ve bazı Avrupa pazarları haber değerini artırmaya devam edecek. Ancak burada da dikkatli okumak gerekir. Niyet beyanı, mutabakat metni ve teslimata dönüşen sözleşme aynı şey değildir. Kamuoyu ilgisi çoğu zaman ilk iki aşamada yoğunlaşsa da iş dünyası için asıl sinyal, üretim takvimi ve finansal kapanışın netleştiği aşamada ortaya çıkar. Fuar haberleri neden tek başına yeterli değil? Savunma fuarları görünürlük, diplomasi ve yeni iş bağlantıları açısından kritik. Buna karşılık fuar dönemlerinde haber yoğunluğu olağanüstü artar ve başlıklar kolayca birbirine benzer. Bu ortamda gerçek farkı yaratan, standta sergilenen ürün değil; görüşmenin hangi iş sonucuna bağlandığıdır. Bir kurum için fuar haberi, ancak yatırım, iş birliği, entegrasyon, tedarik veya satış etkisi taşıyorsa güçlü bir sinyale dönüşür. Aksi halde o içerik daha çok kurumsal vitrin niteliğinde kalır. Bu yüzden editoryal değerlendirmede, duyurunun sonrasına bakmak gerekir. Savunma haberciliğinde denge neden kritik? Bu alanda iki uç hata sık görülür. Birincisi, her gelişmeyi büyük sıçrama olarak sunmak. İkincisi, süreçlerin doğası gereği zaman aldığını göz ardı ederek her gecikmeyi başarısızlık şeklinde okumak. Oysa savunma projeleri karmaşıktır; test tekrarları, entegrasyon sorunları ve takvim revizyonları belirli ölçüde beklenen durumlardır. Gerçekçi habercilik tam burada değer üretir. Hem başarıyı görünür kılar hem de teknik, bütçesel ve operasyonel sınırları saklamaz. Bu yaklaşım kamu güveni açısından da daha sağlıklıdır. Çünkü profesyonel okur, yalnızca olumlu manşet değil, tutarlı bir resim görmek ister. Savunma sanayisi haberlerinde kullanılan dil de bu nedenle önemlidir. Aşırı iddialı ifadeler kısa vadede dikkat çekebilir, ancak uzun vadede kurumsal güveni zedeler. Daha etkili olan, doğrulanmış bilgiye dayanan, aşama belirten ve bağlam kuran haberciliktir. Son dönemin asıl değeri: teknoloji haberinden ekosistem okumasına geçiş Bugün yerli savunma teknolojileri haberleri yalnızca hangi ürünün çıktığını anlatmıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin mühendislik derinliğini, sanayi koordinasyonunu, ihracat kabiliyetini ve teknolojik bağımsızlık arayışını da gösteriyor. Bu yüzden haber değeri artık tekil duyuruda değil, duyurular arasında kurulan ilişkide oluşuyor. Bir radar gelişmesi, yalnızca radar haberi değildir. Bir hava platformunun görev başarısına, bir deniz platformunun farkındalık seviyesine, bir ihracat paketinin rekabet gücüne ve yerli elektronik sanayisinin ölçeklenmesine temas edebilir. Aynı şekilde küçük görünen bir alt yüklenici yatırımı, birkaç yıl sonra çok daha büyük bir programın kritik halkası haline gelebilir. Savunma alanını düzenli izleyen profesyoneller için asıl avantaj burada ortaya çıkıyor. Doğru okunan her haber, sadece bugünü anlatmaz; hangi şirketlerin öne çıkacağını, hangi teknolojilerin hız kazanacağını ve hangi alanlarda yeni iş birliklerinin oluşabileceğini de işaret eder. Bu yüzden hızlı olmak kadar seçici olmak da gerekir. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, gürültüyü değil yönü okuyabilenler olacak.

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle Haber

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle

Şirket, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanında faaliyet gösterecek Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye iştirak ederek savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve araştırma kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Savunma ve enerji teknolojileri alanındaki Ar-Ge odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda MİA Teknoloji, 9 Mart 2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye kuruluş aşamasında yüzde 20 oranında iştirak etme kararı aldı. 1 milyon TL sermaye ile kurulan Koral Labs’ın başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanıyor. Savunma alanında stratejik dönüşüm MİA Teknoloji, son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşüm kapsamında savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ destekli sistemler, ileri mühendislik çözümleri ve yüksek teknoloji odaklı araştırma projeleriyle bu alandaki yetkinliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket aynı zamanda enerji verimliliğine yönelik teknolojik projeler alanında da Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor. Yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosistemi hedefleniyor Koral Labs’a yapılan bu yatırımın, MİA Teknoloji’nin savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini güçlendirmesi, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanındaki uzmanlığını genişletmesi ve yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Şirket, savunma teknolojileri alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri, yapay zekâ destekli sistemler ve Ar-Ge odaklı projelerle Türkiye’den doğan küresel bir teknoloji ekosistemi oluşturma vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. MİA Teknoloji’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Şirketimizin savunma ve enerji teknolojileri alanındaki stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri kapsamında, 09.03.2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'ye kuruluş aşamasında iştirak edilmesine karar verilmiştir. MİA Teknoloji A.Ş. son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında stratejik bir dönüşüm süreci yürütmekte olup; bu kapsamda savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri, yüksek teknolojili Ar-Ge çalışmaları, enerji verimliliğine yönelik projelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'nin başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanmakta olup, söz konusu iştirak şirketimizin savunma teknolojileri dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu şirket tarafından geliştirilecek ürün ve teknolojilerin yurt içi ve yurt dışı pazarlarda ticarileştirilmesi ve satış faaliyetlerinin MİA Teknoloji A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.