Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Ve Havacılık

Kapsül Haber Ajansı - Savunma Ve Havacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Ve Havacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baykar 2025’te de Dünyanın En Büyük SİHA İhracatçısı Oldu Haber

Baykar 2025’te de Dünyanın En Büyük SİHA İhracatçısı Oldu

Türkiye’nin milli ve özgün SİHA’larını geliştiren Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya İHA pazarında lider olan Baykar, 2025'te ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Küresel ölçekte başarıyla anılan İHA’lar geliştiren Baykar, aynı zamanda Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının da lokomotifi oldu. GELİRLERİN %88’İ İHRACATTAN 2025 yılında toplamda 2.5 milyar dolarlık gelir kazanan Baykar, geçtiğimiz yıl gelirlerinin %88’ini ihracattan elde etmiş oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından düzenlenen, 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda açıklanan verilere göre Türk savunma sanayinin ihracat şampiyonları arasında ikinci sırada yer alan Baykar, İHA ürün grubu ihracatında ise açık arayla zirvedeki yerini korudu. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor Haber

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor

Teknolojideki hızlı gelişime paralel olarak faaliyet alanı her geçen gün genişleyen İnsansız Hava Araçları, artık yalnızca keşif ve gözetleme görevleriyle sınırlı kalmıyor. Savaşan İHA Yarışması, bu dönüşümden hareketle, insanlı savaş uçaklarının gerçekleştirdiği hava-hava ve hava-kara muharebelerine benzer manevra ve mücadele kabiliyetlerinin otonom sistemlere kazandırılmasını hedefliyor. Yarışma kapsamında oluşturulan kontrollü senaryolar, gençlerin algılama, karar verme ve manevra yeteneklerini aynı anda test edebilecekleri özgün bir deneyim sunuyor. Yarışma süresince tüm İHA’lar eş zamanlı olarak havada bulunuyor ve birbirleriyle mücadele ediyor. Rakip İHA’lar, vuruş alanı ekranı üzerinden görüntü işleme yöntemleriyle tespit edilerek sanal ortamda kilitlenmeye çalışılıyor. Fiziksel temasın olmadığı bu yapı sayesinde, yarışmacılar algoritmalarını agresif manevralar ve kaçınma stratejileriyle geliştirme imkanı buluyor. İki Görev, Tek Hedef: Üstün Otonomi Savaşan İHA Yarışması, “Savaşan İHA” ve “Kamikaze İHA” olmak üzere iki ana görevden oluşuyor. Yarışmanın merkezinde yer alan Savaşan İHA görevinde takımlar, rakiplerine başarılı bir şekilde kilitlenirken aynı zamanda onların kilitlenmelerinden de kaçınmaya çalışıyor. Kamikaze İHA görevi ise bu yapıyı tamamlayıcı nitelik taşıyor. Büyük ödüle aday olabilmek için takımların en az bir müsabaka turunda Kamikaze İHA görevini de başarıyla tamamlaması gerekiyor. Zorlu Koşullar, Akıllı Algoritmalar Yarışmanın müsabakalarında hakemler tarafından belirli bir süre aktif hale getirilen hava savunma sistemleri, sanal kısıtlı bölgeler olarak tanımlanıyor. Fiziksel bir müdahale içermeyen bu alanlar, takımlardan hem yasaklı bölgelerden kaçınacak hem de rakip İHA’lara karşı etkin mücadele yürütecek gelişmiş algoritmalar geliştirmelerini bekliyor. Böylece yarışma, yalnızca teknik beceriyi değil, stratejik düşünme yetkinliğini de ön plana çıkarıyor. Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra mezunlar da katılabiliyor. Takımlar en az 3, en fazla 15 kişiden oluşabiliyor. Otonom sistemler, görüntü işleme ve yapay zekâ alanlarında kendini geliştirmek isteyen gençler için önemli bir deneyim alanı sunan yarışmanın son başvuru tarihi 20 Şubat 2026 olarak açıklandı. Büyük Ödül, Büyük Motivasyon Savaşan İHA Yarışması’nda dereceye giren takımları önemli ödüller bekliyor. Yarışmayı birincilikle tamamlayan ekip 600 bin TL, ikinci olan ekip 500 bin TL, üçüncü olan ekip ise 400 bin TL ödülün sahibi olacak. Yarışma, sunduğu teknik deneyimin yanı sıra gençlerin savunma ve havacılık teknolojileri alanında güçlü bir gelecek inşa etmelerine de katkı sağlamayı amaçlıyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Savaşan İnsansız Hava Aracı Yarışması, gökyüzünde sınırları zorlamak ve otonom teknolojilerin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen tüm gençleri bu büyük mücadeleye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar  Haber

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar 

Bünyesindeki 5’i sektörel, 3’ü bölgesel 8 ihracatçı birliğinde yaklaşık 45 bin üyesi bulunan OAİB, %13,2’lik payıyla Türkiye’nin toplam ihracatında üçüncü sırada yer aldı. İhracatçı firmaların sektör ve yatırım çeşitliliğine sahip sanayi yapısının 2025 sonuçlarına da yansıdığını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, “OAİB ihracat performansı sınırlı sayıda sektöre değil, geniş bir sanayi tabanına dayanıyor. Birliklerimizin verileri, bölgemizin çok katmanlı bir üretim ve ihracat yapısına sahip olduğunu açık biçimde gösteriyor” dedi. “OAİB’deki 8 İhracatçı Birliğinden 5’i, sektörlerinde Türkiye’nin tek İhracatçı Birliği” OAİB Genel Sekreterliği'ne bağlı, Türkiye genelinde tek ihracatçı birliği olan sektörlerden savunma ve havacılık sanayinde toplam ihracat %48,8 artışla 10 milyar dolar olurken, iklimlendirme sanayiinin ihracatı %3,5 artışla 7,4 milyar dolar, çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinin ihracatı %4,4 artışla 4,7 milyar dolara, süs bitkileri ve mamulleri ihracatı ise %13,7 artışla 160 milyon dolara yükseldi. OAİB çatısı altındaki ihracatçı sektörlerin bilgi, teknoloji ve tasarım odağıyla büyüdüğüne dikkat çeken OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şu ifadeleri kullandı: “Genel Sekreterliğimize bağlı bulunan Makine İhracatçıları Birliği, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği, Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği ve İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği stratejik sektörlerdeki tek ihracatçı birlikleri olarak sadece Orta Anadolu’nun değil, tüm Türkiye’nin ihracatçı birliği görevlerini yürütüyor. Bu sektörlerin tek çatıdan koordinasyonunu sağlayan OAİB, aynı zamanda hububat, mobilya ve demir gibi yüksek üretim gücüne sahip sektörlerde iştigal eden, güçlü birlikleri de bünyesinde barındırıyor. Bu yapı, ihracatımızın bilgiye dayalı üretim, teknolojik yetkinlik ve tasarım kabiliyeti üzerinden güçlenmesini mümkün kılıyor. Finansman ve maliyet baskılarının arttığı, uluslararası alanda fiyat rekabetinin zorlaştığı dönemlerde katma değeri artırarak rekabet edebilme gücümüz, ihracatımızın sürdürülebilirliğini destekleyen temel unsurlardan biri. İhracatçıların değişen küresel koşullara uyum kapasitelerini artırabilmeleri, yüksek katma değerli ihracatı kalıcı hale getirecek çalışmalara kesintisiz devam etmeleri de en büyük hedefimiz... OAİB olarak, ihracat ekosistemini daha da güçlendirmeye, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu geliştirecek koordinasyon çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Pazar çeşitliliği açısından başarılı bir dönem geçirdiklerini ve %4,5 artan Türkiye ihracatının üzerinde bir büyümeyle yılı kapattıklarını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şunları söyledi: “OAİB ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığı ABD’nin mevcut pazarlarımız arasında ilk sırada yer almaya devam etmesi, ihracatçılarımızın bu pazardaki kalıcılığını net bir şekilde ortaya koydu. Birleşik Krallık’a ihracatımızın %108,6 artışla 2 milyar doları geçtiği bu dönemde, Almanya’ya da 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Bölgemizin küresel ticaretteki ağırlığını teyit eden önemli bir gösterge niteliği taşıyan bu verilerde, 17,5 milyar dolarlık hacmi ile Türkiye’nin toplam ihracatında 4. sırada bulunan Ankara’nın rolü büyük. Gelişmiş ülkelerdeki ticari payımızın artışından ve başta Ankara olmak üzere, yurt geneline yaygın üye firma ağımızın bizi 31,4 milyar dolar seviyesine taşımış olmasından memnunuz” dedi. OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, 2025 yılı boyunca yürüttükleri çalışmalarla ihracatçıların uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandıklarını belirterek, “Avrupa Birliği başta olmak üzere Uzak Doğu, ABD ve Türki Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada fuarlar, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve tanıtım organizasyonlarıyla firmalarımızı uluslararası pazarlarla buluşturduk. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat başlıklarını çalışmalarımızın merkezine alırken, OAİB olarak bu alanda şube kuran ilk Genel Sekreterlik olduk. Yeni yılla birlikte başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması sürecine ihracatçılarımızı hazırlamayı öncelikli görüyoruz. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı, yeni fuar ve heyet çalışmalarıyla ihracatçılarımızın işini kolaylaştırmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii ihracatı 10 milyar dolar Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde teknoloji ve mühendislik kabiliyetinin ihracata doğrudan yansıdığını vurgulayan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, ihracat verilerindeki yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi: “Savunma ve havacılık sanayimiz, Türkiye genelinde 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak tarihi rekora imza attı. 2025 sonunda geçen yıla göre %50’ye yakın artış anlamına gelen bu başarı, ülkemizin savunma ve havacılık sanayiinde yalnızca üretim kapasitesini değil, ileri teknolojiye dayalı sistem geliştirme, küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olma ve stratejik iş birlikleri kurma yetkinliğini de güçlü biçimde ortaya koyuyor. IDEF 2025’te dünya vitrinine taşıdığımız yüksek mühendislik kabiliyeti ve yenilikçi çözümler, Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünün somut bir göstergesi oldu. Bugün gelinen nokta, Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatta istikrarlı, teknoloji temelli ve küresel ölçekte iddialı bir konuma ulaştığını açık biçimde gösteriyor.” Türkiye'de yüksek ve orta-yüksek teknolojili ihracatın payı %43,5 Türkiye'de 2025 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının %12,7, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının ise %10,6 oranında arttığına, 112 milyar dolara ulaşan tutar ve %43,5 pay ile bu grupların genel ihracatı önemli ölçüde yukarı taşıdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin en büyük 5 ticaret ortağından biri konumuna yükselmesinde, katma değerli ürün ihracatının arkasında yer alan müşterek Ar-Ge ve teknoloji ekosisteminin belirleyici bir rolü bulunuyor. Hava ve kara araçları, makine, elektrik-elektronik, savunma sistemleri ve yazılım gibi teknoloji yoğun sektörler; ortak mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve teknolojik dönüşüm zemini üzerinde yükselerek küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. Güçlü sanayi altyapımız sektörler arası bilgi transferini, teknoloji sınıflarının yukarı taşınmasını ve tüm ihracat kompozisyonunun dönüşümünü mümkün kılıyor. Başta Ankara, Eskişehir, Çorum ve Konya olmak üzere Orta Anadolu’da yoğunlaşan üretim altyapısı da bu ekosistemin önemli bir parçası olarak, Türkiye’nin sanayiinin bütüncül biçimde ileriye taşınmasına önemli katkı sağlıyor. OAİB çatısı altındaki sektörel ve bölgesel birliklerimizin bu çok katmanlı yapıda; ihtisas alanlarındaki bilgi üretimi, stratejik yönlendirmeleri ve paylaştıkları tecrübeyle ihracat ekosisteminin geneline değer kattıklarına inanıyorum.” Türkiye’nin iklimlendirme sanayii ihracatı 7,4 milyar dolar İklimlendirme sektöründe rekabetin giderek daha fazla teknoloji ve enerji verimliliği ekseninde şekillendiğine dikkat çeken İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Şanal, küresel rekabet koşullarına rağmen sektörün yönünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi: “İklimlendirme sanayiinin Türkiye geneli ihracatı geçen yıla göre %3,5 artışla 7,4 milyar dolara ulaştı. Yine Avrupa bölgesi en büyük pazarımız konumunda. 2025 yılı, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında enerji verimliliği yüksek ve yenilenebilir enerjiyle uyumlu HVAC-R çözümlerine yönelik talebin belirgin biçimde arttığı bir dönem oldu. Küresel hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış rekabeti zorlaştırsa da teknoloji odaklı ürünlerimiz bu süreçte sektörün ihracat performansını dengeleyen temel unsur haline geldi. Önümüzdeki dönemde dijital tanıtım faaliyetlerini güçlendirmeyi, küresel fuarlarda görünürlüğümüzü artırmayı, güçlü olduğumuz pazarlarda yerimizi sağlamlaştırırken yeni pazarlara firmalarımızı taşımayı, sektörümüzün ihracat kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Türkiye’nin çimento, cam, seramik ihracatı 4,7 milyar dolar OAİB Koordinatör Başkanlığı’nın yanı sıra Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevini de yürüten Erdem Çenesiz, sektörde 2025 yılı ihracat performansının istikrarlı bir seyir izlediğini belirterek şunları ifade etti: “Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörünün ihracatı 2025 yılı sonunda %4,5 artışla 4,7 milyar dolara ulaştı. Sektörlerimiz %80 den fazla yerli Katma Değer oranı ile ihracat yapıyor ve sanayi sektörleri arasında rekortmen konumda. Sektörlerimizin yaptığı 4,7 milyar dolarlık ihracat, 3,75 milyar dolarlık net döviz kazancı anlamına geliyor. Bizim kazandırdığımız net döviz miktarı bizden çok daha yüksek tutarda ihracat yapan sektörlerden daha fazla. Yerli kaynaklarla üretim yapan sektörlerimizin bu özel durumunu her fırsatta hatırlatmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve enerji verimliliğine yönelik adımların sektörlerimizde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün, ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz.” Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı 160 milyon dolar Süs bitkileri sektöründe pazar çeşitliliği ve ihracat artışının belirleyici hale geldiğini vurgulayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “2025 yılında Türkiye genelinde süs bitkileri sektörü ihracatı %15’e yakın artışla 160 milyon dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bugün ihracatımız 75’in üzerinde ülkeye yayılmış durumda; özellikle Hollanda, Azerbaycan ve Almanya gibi stratejik pazarlarda kaydedilen artışlar sektörümüzün rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor. Pazar çeşitliliğini artırma hedefiyle yürüttüğümüz UR-GE projesi kapsamında Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya’yı hedef pazarlar olarak belirledik. 2026 yılı için ihracatta en az %12 oranında yeni bir artış öngörüyoruz; bu ivmeyi sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi sektörümüz adına temel öncelik olarak görüyoruz.” OAİB’nin demir ve demir dışı metal ihracatı 2,5 milyar dolar Türkiye genelinde geçtiğimiz yıla göre %4 oranında artarak 29 milyar dolar değerine ulaşan metal sektörü ihracatında, küresel rekabetin ve talep dalgalanmalarının belirleyici hale geldiğini ifade eden Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı R. Kaan Maşlak, pazar çeşitliliği ve etkinliğin bu dönemde daha da önem kazandığını vurguladı; “Orta Anadolu’dan demir ve demir dışı metal ihracatının 2,5 milyar dolara ulaştığı 2025 yılı, küresel metal sektöründe üretim kapasitesinin arttığı, talep yapılarının hızlı değiştiği ve rekabet baskısının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Bu ortamda hem mevcut pazarlardaki etkinliğimizi güçlendirmeye hem de yeni ülkelere açılarak pazar çeşitliliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Avrupa’da artan çelik ve metal tüketimi, Afrika’daki altyapı yatırımları ve Asya’nın üretim merkezi konumu, farklı ürün gruplarımızın çeşitli coğrafyalarda rekabet avantajı yakalamasını mümkün kılıyor. İhracatçılarımızın ileri üretim teknolojileri, kalite standartları ve teknik bilgi birikimi, ülkemizin küresel pazarlarda rekabet avantajını koruyabilmesinde kritik rol oynuyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarımız sayesinde, firmalarımızı hedef pazarlarda daha görünür kılmaya devam edeceğiz.” OAİB’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 1,4 milyar dolar Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatın bu yıl miktar ve değer dengesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nihat Uysallı, pazar stratejilerinde veri ve tüketici odaklı çizginin öne çıktığını ifade ederek şunları söyledi: “Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretten şekerleme çeşitlerine, makarna ve buğday ununa uzanan geniş bir ürün yelpazesine sahip sektörümüzün 2025 yılı Türkiye geneli toplam ihracatı %4 artarken Orta Anadolu bölgesinin ihracatı ise %6,5 artışla 1,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Pazar stratejilerinde yalnızca hacim ve rakamlar değil; hedef ülkelerin kültürel yapıları, tüketim alışkanlıkları ve lojistik koşulları da belirleyicidir. Dünya genelinde hızlanan şehirleşme ile artan kaliteli gıda talebi ve çeşitlilik beklentisi üretime yön vermeye devam etti. Ürün formülasyonundan ambalaj tasarımına, raf ömrü beklentilerinden gramaj seçeneklerine kadar her aşamada yerel talep ve standartlara uyum sağlayan çözümler geliştirmeye, 'Türk malı' algısını güven ve lezzetle birlikte anılan bir noktaya taşımaya devam edeceğiz. OAİB’nin mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı 1 milyar dolar Mobilya sektörünün küresel koşullara rağmen ihracatta dayanıklılığını koruduğunu belirten Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı A. Tahsin Ata, tasarım ve teknoloji odaklı üretimin bu tabloda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sektörümüzün %1,2’lik artışla sınırlı da olsa bir önceki yılın üstünde seviyelerde tamamladığı 2025 yılında, Orta Anadolu bölgesinde 1 milyar dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünü ihracatına ulaştık. Gümrük tarifelerinin ve maliyet baskılarının siparişleri zorladığı bir ortamda, orta ve üst segmentte tasarım odaklı ürünlere yönelmemiz bu dengeyi sağlamamızda etkili oldu. Ahşap, ofis, otel ve mutfak mobilyaları başta olmak üzere modüler, fonksiyonel ve lüks segmente yönelik ürünler ihracatımızda öne çıktı. Türk mobilya sektörünü farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, kalite odaklı ve esnek üretim kabiliyetiyle birlikte endüstriyel tasarım, ergonomi ve dijital üretim teknolojilerini hızla devreye alabilmesi. Tasarım ve markalaşmaya yapılan yatırımlarla, sadece satış hacmini değil, kârlılığı ve yeni pazarlarda kalıcılığı da güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor” Haber

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor”

Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti. Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı. ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu. -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında, "Yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz." dedi. Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi. ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde. Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor." - "İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi. Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Füze Motoru KTJ, Dünya Devlerinin Radarına Girdi Haber

Yerli Füze Motoru KTJ, Dünya Devlerinin Radarına Girdi

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından "Savunma ve Havacılık" temasıyla düzenlenen IV.Yatırım Zirvesi'nde, Türk savunma sanayisi projelerindeki son gelişmeler ele alındı. Zirvede gazetecilere açıklamalarda bulunan Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) Başkanı ve Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay, savunma sanayisinin gelecek projeksiyonu hakkında değerlendirmede bulundu. Türk savunma sanayisinin geçen yılı 7,2 milyar dolar ihracatla tamamladığını ve dünyada 11. sıraya yükseldiğini, bu konumun hızla yukarıya taşınacağına inandığını dile getiren Okyay, AB'nin savunma sanayisini geliştirmeye dönük çabalarının Türkiye için bir fırsat olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin uluslararası ortaklıklarda artık farklı bir yere geldiğini, Baykar ve Leonardo ortaklığının bu değişime en güzel örnek olduğunu vurgulayan Okyay, şöyle konuştu: "İki güçlü firma bir araya gelerek, güçlerini birleştirerek birbirini tamamlayıcı kabiliyetl erini bir araya getirerek dünya pazarlarına çok iyi ürünler sunacak. Eskiden batıda geliştirilmiş bir ürüne parça üretmekle başlayan bu ilişki bugün farklı bir yere geldi. Artık beraber tasarlama, beraber üretme ve beraber pazarlama yoluna doğru gidiyoruz. Türk savunma sanayisinin gelmiş olduğu nokta bugün özellikle AB tarafından dikkatle izleniyor. Türk savunma sanayisinin dünyanın bu konjonktüründe önemli bir sıçrama yaşayacağını düşünüyorum. Dolar bazında her sene en az çift taneli yüzdelerle büyümemiz lazım. Öyle bir projeksiyonu öngörüyoruz. Geçmiş 5 senemiz de böyle zaten." "4 tip motor daha geliştiriyoruz" Okyay, Kale Grubu tarafından geliştirilen yerli turbojet motoru KTJ serisi ile Türkiye'de üretilen seyir füzelerinin motor ihtiyacının karşılandığına dikkat çekti. KTJ 1750, KTJ 3200 ve KTJ 3700'ün milli seyir füzeleri Çakır, Som, Atmaca ve Kara Atmaca'ya güç verdiğini dile getiren Okyay, "Şimdi bizim grup olarak hedefimiz bundan sonra bu motorlarımızı jet İHA'lar diyebileceğimiz Kamikaze İHA'lar gibi veya dolanan mühimmatlar gibi başka platformlara da aktarmak olacaktır. Sadece seyir sınıfıyla sınırlı bırakmayı düşünmüyoruz, daha üst düzey motorlara doğru yolumuza devam edeceğiz. 3 tip motorun üzerine şu an 4 tip motor daha geliştiriyoruz. Motor dünyasında 4 çeşit motor vardır. Turbojetler, turbofanlar, turboproplar ve turboşaftlar. Biz şu ana kadar turbojet motorları geliştirdik, bundan sonra diğer tip motorlardan da geliştireceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin ilk jet motoru ihracatını bu sene başında Brezilya ile yaptıkları KTJ 3200 kontratıyla başlattıklarını hatırlatan Okyay, şöyle konuştu: "Artık jet motoru ithal eden bir ülkeden jet motoru ihraç eden bir ülkeye gelmiş olmamız hakikaten bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak büyük gurur veriyor bize. Bundan sonra ihracatımızın büyüyerek artacağını da öngörebiliyorum. 10-12 ülkeyle görüşmelerimiz var. Dünyada motor konusu, zaten sayılı oyuncunun olduğu bir sektördür. Bizim sınıfımız motorlarda Avrupa ve Amerika'yı bir araya getirirsek biz dahil 3-4 oyuncudan bahsediyoruz. Dolayısıyla yeni seyir füzesi geliştirmek isteyen ülkelerin motor ihtiyacı olduğunda başvuracağı noktalardan bir tanesi de biz oluyoruz. Bu bizim ihracat potansiyelimizi çok arttırıyor. Döviz bazında çift haneli büyümeler bizim de gelecek 5 senelik öngörülerimiz içinde var." KAAN için yerli motor çalışmaları Milli Muharip Uçak KAAN için devam eden yerli motor geliştirme çalışmalarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Okyay, sözlerini şöyle sürdürdü: "5. nesil savaş uçağı motoru, dünyada mekanik sektörünün ulaşabileceği en yüksek noktalardan bir tanesi. Bunu yapabiliyorsanız hakikaten mekanik sektöründe artık sırtınız yere gelmez diyeceğiniz bir iştir. Böyle bir şeye başlamış olmak, niyetlenmiş olmak bile çok büyük bir başarıdır ki onun yanında çok önemli çalışmalar, gelişmeler var şu anda bu motorun geliştirilmesi yönünde. O çalışmanın en kısa sürede başarıya ulaşmasını millet olarak ümit ediyoruz, inşallah güzel şeyleri orada da göreceğiz." "İzmir, savunma sanayisinde dönüşüm sürecinde" Açıklamasında İzmir'in savunma sanayisindeki potansiyeline de dikkat çeken Okyay, "Çok iyi firmalarımız çıkmaya başladı İzmir'den. Çok kritik teknolojiler geliştirilmeye başlandı. İzmir deyince aslında deniz, kum, güneş hatırlıyor herkes belki ama aslında İzmir hakikaten önemli sanayi kültürü olan bir şehir. Bu sanayi kültürünü savunma sanayisine dönüştürme sürecini yaşıyor şu anda." dedi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da yaptığı açıklamada İzmir'in savunma sanayisinde serbest bölgeleri, teknoparkları, AR-GE merkezleri, yetişmiş insan gücü, sanayi ve lojistik merkezi olma özellikleriyle ciddi bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Savunma Sanayi Başkanlığı'nın bütün tedarik sistemini yerlileştirme hedefinin bulunduğuna işaret eden Zorlu, "Bugün yerlileşme yüzde 80'e ulaşmış vaziyette. Ayrıca bunun ihracat bacağı da tabii ki tartışılıyor. O yüzden şirketlerimize hem bulundukları alanda ve sektörde iş yapma hem de bu tarafta ek bir alan yaratabilme, genişleme, büyüme alanı yaratabilme fırsatı olduğunu görüyoruz." dedi. ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Akgerman ise savunma sanayisi ekosistemi içinde bugüne kadar Ege'nin ilk akla gelen bölge olamadığını belirterek bu toplantılarla tüm kesimler nezdinde bir farkındalık oluşturmaya gayret ettiklerini dile getirdi. Akgerman, "İnşallah bugün yarattığımız farkındalıkla Ege Bölgesinde de çok güçlü firmalar, aileler var. Belki ortaklıklar yaparak başlayabilirler ve burada bu ekosistemi kurabiliriz." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.