Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Scada

Kapsül Haber Ajansı - Scada haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Scada haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Dönemin Önceliği Veri Güvenliği Haber

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Dönemin Önceliği Veri Güvenliği

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte üretim tesisleri, enerji altyapıları ve kritik endüstriyel sistemler her zamankinden daha fazla veri üretirken, bu verilerin güvenliği de operasyonların sürdürülebilirliği açısından stratejik bir öncelik haline geliyor. Endüstriyel otomasyon ve dijital dönüşüm alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Mitsubishi Electric, Mitsubishi Electric Iconics Digital Solutions teknolojilerinde benimsediği "Görünmeyeni Görünür Kılmak" yaklaşımıyla işletmelerin operasyonel verilerini anlamlı içgörülere dönüştürürken, uluslararası güvenlik standartlarına dayanan güvenlik mimarisiyle bu verilerin korunmasını önceliklendiriyor. Endüstriyel tesislerde bilgi teknolojileri (IT) ile operasyonel teknolojilerin (OT) giderek daha fazla entegre olması, üretim sistemlerinin siber tehditlere karşı daha dirençli olmasını zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda Mitsubishi Electric, dijital çözümlerini geliştirirken uluslararası güvenlik standartlarını esas alan kapsamlı bir güvenlik yaklaşımı benimsiyor. Güvenlik, Tasarımın İlk Aşamasından İtibaren Başlıyor Mitsubishi Electric'in endüstriyel yazılım platformlarında güvenlik, ürün yaşam döngüsünün her aşamasına entegre ediliyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde birim testleri, entegrasyon testleri, sistem testleri ve performans testlerinin yanı sıra güvenlik değerlendirmeleri de düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Her yeni özellik, yetkisiz erişim, zafiyet ve erişim kontrolü açısından ayrıca test edilerek olası risklerin daha ürün kullanıma sunulmadan önce minimize edilmesine destek oluyor. Şirket ayrıca geliştirme süreçlerinde tehdit modellemelerini sürekli güncelleyerek değişen siber risklere karşı proaktif bir yaklaşım sergiliyor. Kod güvenliği, yetkilendirme mekanizmaları ve dijital koruma yöntemleriyle desteklenen bu yapı sayesinde kritik endüstriyel sistemlerin güvenilirliği artırılıyor. Kritik Operasyonlar İçin Çok Katmanlı Koruma Mitsubishi Electric'in güvenlik yaklaşımı yalnızca yazılım geliştirme süreciyle sınırlı kalmıyor. Çözümler, güçlü şifreleme teknolojileri, sertifika tabanlı kimlik doğrulama, şifrelenmiş parola yönetimi ve ayrıntılı erişim yetkilendirme mekanizmalarıyla destekleniyor. Platformlarda kullanılan OPC Unified Architecture (OPC UA) güvenlik modeli sayesinde sistemler arasındaki iletişim güvenli biçimde şifrelenirken, veri aktarımı da uluslararası güvenlik standartlarına uygun şekilde korunuyor. Böylece üretim tesislerinde, enerji altyapıları ve kritik operasyonlarda hem veri bütünlüğü hem de iletişim güvenliği sağlanıyor. Güvenlik Sürekli Güncellenen Bir Süreç Siber tehditlerin sürekli değişen yapısı nedeniyle sistemin tüm yaşam döngüsü boyunca yönetilmesi gerekiyor. Mitsubishi Electric, tespit edilen güvenlik açıklarına öncelikli olarak yama (patch) geliştirilmesini sağlarken bağımsız siber güvenlik araştırmacılarıyla iş birliği yaparak yeni zafiyetlerin hızlı şekilde giderilmesine yönelik süreçler yürütüyor. Ayrıca kullanıcıların güncel güvenlik yamalarına erişebilmesi ve olası riskler hakkında bilgilendirilmesi için düzenli güvenlik duyuruları yayımlıyor. Uluslararası Standartlarla Belgelenen Güvenlik Yaklaşımı Mitsubishi Electric'in güvenlik yaklaşımı uluslararası sertifikalarla da destekleniyor. Şirket, bilgi güvenliği yönetim sistemi alanındaki ISO/IEC 27001:2022 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikasının yanı sıra, endüstriyel otomasyon sistemlerinde güvenli ürün geliştirme süreçlerini kapsayan IEC 62443-4-1 -Uluslararası Siber Güvenlik standartlarına da sahip. Bu sertifikalar, güvenliğin yalnızca nihai üründe değil, tüm geliştirme ve tedarik zinciri süreçlerinde sistematik olarak yönetildiğini ortaya koyuyor. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri SCADA ve HMI Ürün Müdürü Burcu Çöpür konuya ilişkin “Dijital dönüşüm artık hayatımızın merkezinde yer alıyor. İşletmeler için veriye erişmenin yanında bu veriyi güvenli şekilde yönetebilmek de kritik önem taşıyor. Uluslararası standartlara uygun olarak geliştirdiğimiz otomasyon ve yazılım çözümlerimizle müşterilerimizin operasyonel sürekliliğini desteklerken, üretim verilerinin bütünlüğünü ve sistem güvenliğini de korumayı hedefliyoruz. Mitsubishi Electric olarak işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini daha güvenli ve sürdürülebilir şekilde yönetmelerine katkı sağlamaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi Haber

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi

Burada konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, şunları söyledi: “ÇOK ZOR ZAMANLAR GEÇİRDİK VE GEÇİRMEYE DE DEVAM EDİYORUZ” “İstanbul'umuzun geleceğini iyi bir şekilde şekillendiren, şehrimizi teknoloji liginde üst sıralarda çıkaracak olan bir adımı daha hayata geçirmek için bir aradayız. Hepinize hoş geldiniz diyorum, öncelikle burada bulunduğunuz için. Sizlere İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız, bu hizmetlerin öncüsü Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Çok zor zamanlar geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. 1 buçuk yıldır Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız tutuklu. Bugün de duymuşsunuzdur, İzmit Belediye Başkanımızı gözaltına aldılar.” “DİYECEĞİZ Kİ: ‘SADECE TARİHE TANIKLIK ETMEDİK, BİZLER TARİH YAZDIK.’” “Devletimize yıllarca hizmet etmiş ve etmeye devam eden İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa da 10 ay süreyle bizlerden uzak kaldı. Çok şükür, artık görevinin başında. İstanbul için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. Sadece iş akışında var olan yük değil, dostlarımızın yanımızda olmaması, hepimizi duygusal olarak da ağır yükler omuzlarımıza bindiriyor ve bu ağır yükleri taşımaya çalışıyoruz ve bunun da farkındayız aslında. Çok zor zamanlar hepimiz için. Gün içinde onlarca konuyu yaşarken, bunun içinde bir de dostlarımızın ağırlıkları var ve onları taşıyoruz. Ve ben bunun farkındayım, arkadaşlarımız farkında. Hepinize teşekkür ediyorum. Bu süreci bunca zorluğa rağmen taşımak için elimizden geleni ve elinizden geleni yapıyorsunuz. İnsan, anın içindeyken anlayamıyor aslında yaşananları. Zaman geçtikten sonra daha iyi okuyacağız bu durumu ve diyeceğiz ki: ‘Sadece tarihe tanıklık etmedik, bizler tarih yazdık.’” “DÜNYA BİR GELİŞİME AYAK UYDURUYORSA ONUN ÖNCÜSÜ OLMAK DA İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN GÖREVİ” “Buraya gelmeden önce, salonda Genel Sekreter Yardımcımız Oğuzhan Bahadır Bey bir sunum yaptı ve orada insanların İBB'ye bakışını ve memnuniyetini bana anlattı. Tabii ki mutlu oldum. Normalde ağır bir süreçten geçiyoruz ve ilk bana söylediklerinde, bu kadar yüksek memnuniyet var diye, ‘Ya, olamaz, ben bunun bir detayını dinleyeyim’ dedim. Bu kadar zor zamanda insanların çeşitli tereddütleri olur; yönetimden, yöneticiden, bulunduğu noktadan ama bugün teferruatlarıyla anlattıklarında ben de ikna oldum. Bütün çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Bugün de tarih yazdığımız günlerden birindeyiz. İstanbul gibi bir megakenti ve her gün üretilen milyonlarca veriyi artık sadece insan kaynağıyla yönetmek mümkün değil. Bu nedenle biz İstanbul'u yöneten irade olarak yapay zeka çağına da kayıtsız kalamazdık. Kalmadık da. O gün Ekrem Başkanımızın önderliğinde başlayan süreç, bugün aslında bir noktada sona gelmiş durumda. Ama koskoca bir İBB ailesi, Avrupa'daki yaklaşık 20 ülkeden büyük, dünyanın 30 büyük şehrinden birisi... Dolayısıyla dünya bir gelişime ayak uyduruyorsa onun öncüsü olmak da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevi.” “O GÜN BU SALONDA O TARİHİ ANA ORTAK OLMAKTAN DA BÜYÜK ONUR DUYUYORUM” “Yapay zeka şehirlerin beyni, sinir sistemi olacak. Geleceğin akıllı kentlerinde trafik akışından enerji yönetimine, afet hazırlıklarından kaynakların adil dağıtımına kadar her şey yapay zeka aracılığıyla dinamik olarak yönetilecek ki biraz önce aslında hocamın anlattığı da bu. Yapay zeka sayesinde şehirler; iklim krizine, nüfus artışına ve beklenmedik sorunlara karşı çok daha dayanıklı, yaşayan birer ekosisteme dönüşecek. İşte biz de İstanbul'u bu geleceğe hazırlıyoruz. Aslında biz bu yolculuğa bugün başlamadık. Bundan tam 3 yıl önce, Mayıs 2024'te, ben yine şu salonda, burada oturuyordum ki biraz önce görüntülerde de vardı, İSKİ'nin dijital dönüşüm lansmanını gerçekleştirmiştik. O gün bu salonda olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na eşlik etmekten ve o tarihi ana ortak olmaktan da büyük onur duyuyorum. Hep söylediğimiz şu: ‘Eğer Ekrem İmamoğlu varsa çözüm var, umut var.’ Ve o gün ne söz vermişse 2019'da ve 2024'te, öyle veya böyle... Hem İstanbul'da hem de Türkiye'de bütün bu fikirleri, o gelene kadar uygulamaya geçirmek için arkadaşlarımızla mücadele edeceğiz. O geldiği yerden de, geldiğinde de kaldığı yerden alıp bir ileriye taşıyacak. Ekrem Başkanımızla birlikte ektiğimiz tohumların bugün nasıl büyük bir dijital devrime dönüştüğünü bizzat görmek benim için ayrı bir gurur vesilesi.” “BİR BELEDİYENİN, BİR KAMU KURULUŞUNUN NASIL YÖNETİLDİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ İŞTE BURADA” “Peki neler yapmışız, şöyle bir hatırlayalım. 2014-2019 döneminde, yani bizden önceki dönemde... Henüz Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı ve talepleri var. İşte diyor ki: "Gürpınar’daki kentsel dönüşümü Büyükşehir Belediyesi imzalasın. Yakuplu Kent Ormanını Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bakanlığı Beylikdüzü Belediyesi’ne versin" diyor. Tabii ki ne oluyor? Yapmıyorlar. Yapmayınca da Ekrem Bey dijital dönüşüm gibi geliyor, seçime giriyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanıyor. Biraz önce Tayfun Bey anlattı, 176 milyon dolarlık proje, 176 milyon dolar harcanıyor ve 96 proje gerçekleştiriliyor. Bir daha söylüyorum bunu; işte Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının vizyonunun farkı. 2014-2019 döneminde, yani Ekrem İmamoğlu henüz Büyükşehir Belediye Başkanı değil, 96 proje için 176 milyon dolar para harcanıyor. Yani bir proje 2 milyon dolarlık bir kaynak harcanmış gibi bir oran. Biz ise 2020-2025 döneminde 122 milyon dolarlık bütçeyle 426 projeyi hayata geçirmişiz. Birisinde proje başına yaklaşık 2 milyon dolar harcama var, birisinde ise 300 bin dolar harcama var aslında ortalamada. Bu milletin parasının nasıl kendi parası gibi kullanıldığı, bir belediyenin, bir kamu kuruluşunun nasıl yönetildiğinin en güzel örneği işte burada. Sadece bu para harcamayla değil, 2020'den sonra online işlemlerimiz de tam 3-3 buçuk kat artmış durumda. Bunu anlatmamız gerekiyor. Milletin parasının nasıl kullanıldığının anlatılması gerekiyor. Milletin parasına nasıl sahip çıkıldığının anlatılması gerekiyor. Dolayısıyla bunu görüp Ekrem İmamoğlu'yla ve yol arkadaşlarıyla bir yurttaş olarak gurur duymamak mümkün değil. Dolayısıyla ben de bu memleketin bir yurttaşı olarak hem Ekrem İmamoğlu'yla hem Şafak Başa'yla hem Tayfun Bey'le ve diğer arkadaşlarımızla, genel sekreterimizle, kimin emeği geçtiyse onunla gurur duyduğumu ve gurur duymaya da devam edeceğim.” “KUYRUKLARDA BEKLEME DÖNEMİ BİTMİŞ” “Vezne tahsilat hızımız tam 7.8 kat artmış. Düşünün, kuyruklarda bekleme dönemi bitmiş. Para yatıracaksınız, veznedeki görevli sizi fırçalıyor. Artık o dönem bitti. Para yatırmaya gidiyorsunuz, zaten bir kısmını dijital ortamda yatırmışsınız, bir kısmını da veznede bekleyerek yatırıyorsunuz. Göreceksiniz en kısa sürede veznede bekleme diye bir durum da değil, oturduğunuz yerden paranızı ödeyeceksiniz ve vezneye gelme gereği bile duymayacaksınız. Dijital fatura kullanan abone sayımızı 600 bin'e çıkardık. Arızalarda müdahale süremizi yüzde 80 azalttık. Yani bir arıza varsa eskiden 4 saatte müdahale ediliyorsa şimdi yaklaşık 2 saate düşürdük. 7 milyon abonemizin ilk etapta 600 binini dijital ortamda işlem yapar hale getirdik. Dijital sayaç okuma sistemini geliştirdik. Yaptığımız çalışmalar sadece İstanbul'da değil, uluslararası arenada da takdir gördü. Dünyada ikincilik ödülü almışız. Bu kadar basit.” “25 YIL BU ÜLKEYİ YÖNETTİĞİMİZİ HAYAL EDİN; NEREDEN ALIP NEREYE GÖTÜRECEĞİMİZİ SİZ TAHMİN EDİYORSUNUZ” “Aslında ikincilik ödülü aldığımız için de övünecek bir yönetici değilim. Ekrem İmamoğlu burada olsaydı o da onu söylerdi. Çünkü biz bu memleketin çocuklarına ve Cumhuriyet'in çocuklarına güveniyoruz. İmkan verilirse 7 yılda İstanbul'u nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. İSKİ'yi nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. Dolayısıyla 25 yıl İstanbul'u yönettiğimizi hayal edin. 25 yıl bu ülkeyi yönettiğimizi hayal edin; nereden alıp nereye götüreceğimizi siz tahmin ediyorsunuz. Dolayısıyla kıymetli arkadaşlar, bugün lansmanını yaptığımız İSKİ AI projesi sadece İSKİ için değil hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem de ülkemiz için tarihi bir adımdır. Ben de bugün bu kadar detayını ilk kez bugün gördüm ve şunu söyleyebilirim ki, 2029 yılının başına geldiğimizde hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde, İGDAŞ'ında, İETT'sinde, metrosunda, Boğaziçi'nde, her noktada uyguladığımız bir sistem, bütünleşik bir sistem ve dünyanın en büyük dijital dönüşüm uygulayan şehri olacağımızı buradan ifade etmek isterim.” “TÜM TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK MİLLİ BİR BAŞARI HİKAYESİDİR” “Yine verisini tamamen kendi bünyesinde tutan bu yerel yapay zeka yaklaşımı veri güvenliğimiz adına tüm Türkiye'ye örnek olacak milli bir başarı hikayesidir. Tabii hocam siz anlattınız bunu ama İBB'nin milli başarı hikayesi sadece yapay zekayla değil, Haliç Tersanesi'nin ürettiği gemileriyle, Tram34'üyle, şimdi üreteceğimiz metro araçlarımızla olacak. Bir bütün olarak gelişiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbullulara hizmet ediyor hem hizmeti yaparken teknoloji üretiyor hem de onu kullandırıyor. Üreten, kullanan ve yararlandıran bir belediyeden bahsediyoruz. Bu proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin teknoloji üreten vizyoner gücünü kanıtlarken ülkemizdeki diğer tüm kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere de ilham verecek bir kılavuz niteliği taşıyor.” “KİM YARARLANMAK İSTİYORSA İBB PAYLAŞMAYA HAZIR” “Buradan tüm Türkiye'deki belediyelere ve kamu kurumlarına seslenmek istiyorum; kim İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imkanlarından, bilgisinden, teknolojisinden yararlanmak istiyorsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet'in tüm kurumlarına destek olmaya, bilgi paylaşmaya, kadro paylaşmaya, teknoloji paylaşmaya hazır olduğunu buradan tekrar Ekrem İmamoğlu adına tüm Türkiye'ye ifade etmek isterim. Bizim bilgimiz Türkiye'nin bilgisidir. Biz asla bilgimizi kendimiz için kullanmayız. Milletin hizmetindedir İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbul'da hem 81 ilde. Dolayısıyla kimin ihtiyacı varsa genel sekreterimizle bağlantı kurduğunda anında o desteği alacaktır. Ürettiğimiz bu teknolojik dönüşüm sadece Türkiye'nin değil, B40'taki tüm Balkan ağı üyesi belediyelerin ve Eurocities üyelerinin de kullanımına açıktır.” “KARARLAR DAHA HIZLI ALINACAK, SORUNLAR YERİNDE, YERİNDEN ÇÖZÜLECEK” “Hedefimiz arızaları gerçekleşmeden öngörmek, kayıp ve kaçakları en aza indirmek, vatandaş taleplerini ilk temasta çözüme ulaştırmak, çalışma arkadaşlarımızın işini kolaylaştıran akıllı sistemler oluşturmaktır. Bu atılımımızla yüzde 97 doğrulukla su tüketim tahminleri yapacağız. Alo 185 akıllı asistanı ile çağrı merkezi iş yükünü yaklaşık yüzde 40 azaltacağız. Dijital ikiz teknolojisi ve SCADA sistemlerinden gelen milyonlarca veriyi tek bir ortak akıl altında birleştirerek en doğru kararları en hızlı şekilde alacağız. Bu yapı her şeyi tek merkezden yöneten klasik bir sistem olmayacak. Pompa istasyonlarımız, vanalarımız, sensörlerimiz yapay zeka destekli akıllı bileşenler olarak çalışacak. Böylece kararlar daha hızlı alınacak, sorunlar yerinde, yerinden çözülecek.” “YURTTAŞIMIZI KİMSESİZ BIRAKMAYACAĞIZ” “Bugünün bir diğer alt başlığı dijital rönesans. Bizim yönetim anlayışımızda dijital rönesans teknolojiye teslim olmak değil, onu kamusal fayda için milletin hizmetinde yönetmektir. Burası çok önemli. Bu yapay zekayla beraber dünyanın başka bir boyuta geçeceğini düşünüyor insanlar. Bu doğru, ama bunu yapan biziz. Biz izin verdiğimiz kadar kullanılacak, biz izin verdiğimiz kadar kendini geliştirecek ve bizim izin verdiğimiz noktada hizmet götürecek. Biz de insan olarak insanlık neslinin devamını sağlamak için bu tür teknolojileri geliştirenlerin ne kadar yetki vermeleri gerektiğini çok iyi hesap etmelerini de buradan ifade etmek isterim. Netice itibariyle 86 milyonluk bir ülkeyiz. Bütün her şeyi yapay zekayla yaparsak, bu insanların ayakta kalmasını, gelişmesini ve tabii ki giyinmesini, barınmasını, yemesini, içmesini ve geçinmesini de düşünmek durumundayız ki bunu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapay zeka uygulamaları yaparken de öyle veya böyle kadro azaltması yapmadan yapmayı başaracağız. Peki bunu nasıl sağlayacağız? Gece gündüz çalışıyoruz. Yeni istihdam alanları açıyoruz. Yeni yaşam merkezleri kampüsleri açıyoruz. Ama onlarca tesis açtık. Asla kimse işsiz bırakmıyoruz. Kimseyi kapının önüne koymuyoruz. Yeni tesisler açacağız, yeni imkanlar sunacağız. Bir taraftan yapay zekayı İBB'nin içine monte edeceğiz. Türkiye'yi ve İstanbul'u dünyanın en gelişmiş yapay zekadaki şehri yapacağız. Ama bir taraftan da yurttaşımızı kimsesiz bırakmayacağız.” “YAPAY ZEKA BİLE BİLE ALGILAYAMAZ AMA BİZ İSTANBUL'DA BUNU YAPTIK” “Bu anlayış bizim anlayışımız değil sadece. Cumhuriyeti kuranların anlayışıdır. Biz sadece cumhuriyetin, cumhuriyeti kuranların çocukları, torunları olarak cumhuriyetin felsefesine ve anlayışına sahip çıkıyoruz. İşte bunun için her türlü çalışmayı ve çabayı da göstermeye devam edeceğiz. Bu devrim niteliğindeki büyük projeye liderlik eden, başta İstanbul'un 5 yıl içinde 3 kez seçilmiş belediye başkanı olan Sayın Ekrem İmamoğlu'na, İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa'ya, Bilgi İşlem Daire Başkanımız Tayfun İşbilen'e de teşekkür ediyorum. ChatGPT bile yapay zeka bile 5 yıl içinde nasıl 3 kez anayasaya rağmen seçim olduğunu o bile algılayamaz ama maalesef biz İstanbul'da bunu yaptık, yapmak zorunda kaldık. Millet de bunu gördü. Her seçimde rekor oyla tekrar İmamoğlu'nu seçti. Ekrem Başkanımızın vizyonuyla İstanbul'u yeni nesil teknolojilerinden faydalanan akıllı bir kent haline getirmeye ve geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. İSKİ AI projemizin İstanbul'umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, hepinize teşekkür ediyorum.” İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa da özetle şunları söyledi; “SU; ŞEHİRLERİN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN STRATEJİK BİR DEĞER HALİNE GELMİŞTİR” “Bugün burada yalnızca yeni bir teknoloji platformunun tanıtımı için değil, İstanbul'un su yönetiminde yeni bir dönemi başlatmak için bir aradayız. İklim krizinin derinleştiği, nüfusun hızla arttığı ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının her geçen gün büyüdüğü bir çağda su; artık yalnızca yaşamsal bir ihtiyaç değil, şehirlerin geleceğini belirleyen stratejik bir değer haline gelmiştir. Bu nedenle İSKİ olarak kendimizi yalnızca su ve atık su hizmeti sunan klasik bir kurum olarak görmüyoruz. Veriyi yöneten, riskleri öngören, kaynaklarını akılcı kullanan ve geleceği bugünden planlayan yeni nesil bir kamu kurumu olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu dönüşümün en güçlü adımlarından biri de göreve geldiğimiz 2019 yılından bugüne başlattığımız Dijital İSKİ projesi ve bugün onun çok önemli devamı ve önemli bir parçası olan İSKİ AI platformudur.” “İSKİ AI SAYESİNDE YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL, YARINI DA ÖNGÖREBİLECEĞİZ” “Yapay zeka bizim için yalnızca bir teknoloji değil. Milyonlarca veriyi anlamlı bilgiye dönüştüren, karar alma süreçlerimizi güçlendiren yeni bir kurumsal akıl. İstanbul gibi dev bir metropolde su yönetimi artık yalnızca geçmiş verilerle yürütülemez. Yağıştan baraj doluluk oranlarına, tüketim alışkanlıklarından şebeke basıncına kadar çok sayıda veriyi aynı anda analiz edebilen sistemlere ihtiyaç duyuyoruz. İSKİ AI sayesinde yalnızca bugünü değil, yarını da öngörebileceğiz. Su talebini daha doğru tahmin edecek, kayıp-kaçakları daha erken tespit edecek, altyapı arızalarını büyümeden öngörecek ve enerji verimliliğimizi de arttıracağız. Böylece sorunlara müdahale eden değil, sorunların oluşmadan önleyen bir yönetim anlayışını İSKİ'de daha da güçlendirmiş olacağız.” “YAPAY ZEKA ARTIK DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DÖNÜŞÜM ALANLARINDAN BİRİDİR VE TÜRKİYE BU DÖNÜŞÜMÜN DIŞINDA KALMAMALIDIR” “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu ‘Adil, Yeşil, Yaratıcı İstanbul’ vizyonunun, özellikle yaratıcı kısmında; yaratıcı kısmının bir sonucu olarak ve onun da ifade ettiği gibi yapay zeka artık dünyanın en önemli dönüşüm alanlarından biridir ve Türkiye bu dönüşümün dışında kalmamalıdır. İşte biz de bugün İSKİ Yapay Zeka AI ile bu vizyonu somut bir projeye dönüştürüyoruz. Bu projeyi tanıtmak için sizleri buraya davet ettik. Türkiye'de kendi yapay zeka platformunu geliştiren öncü kamu kurumlarından biri olarak, yalnızca dediğim gibi teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten bir kurum olma irademizi de bu projelerle ortaya koymuş oluyoruz. İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca İstanbul'un değil, ülkemizin dijital kamu yönetiminde de önemli katkılar sağlayacaktır.” Törende İSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Tayfun İşbilen “İSKİ AI Yolculuğu: Suyun Dijital Rönesansı” ve İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Güney “İSKİ AI Platformu” sunumları gerçekleştirdi. Projeyi hayata geçirenlere plaket takdiminin ardından program son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MASKİ'den Kuluncak'a Hayat Veren Yatırım Haber

MASKİ'den Kuluncak'a Hayat Veren Yatırım

Yaklaşık 7 bin kişilik eşdeğer nüfusun kesintisiz ve sağlıklı içme suyuna erişimini hedefleyen proje kapsamında, Sivas Sarıca Havzası'ndan ilçeye yeni içme suyu iletim hattı döşenirken, akıllı şebeke mimarisi ve SCADA entegrasyonu sayesinde su kayıplarının önlenmesi amaçlandı. Çalışmalar kapsamında altyapı nedeniyle bozulan yollar da eş zamanlı olarak yenilenerek vatandaşların hizmetine sunuldu. AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Boyraz: “Kuluncak Temiz Suya Kavuştu” Çalışmalardan memnuniyetini belirten AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Boyraz: “Sarıca'dan Kuluncak’a su getiren başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Sayın Devlet Bahçeli’ye, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’e, milletvekillerimiz, il başkanımıza, MASKİ Genel Müdürümüz Sinan Çeçen'e, Daire Başkanlarına ve geçmişten bugüne tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Sağ olun.” dedi. Kuluncak Belediye Başkanı Erhan Cengiz “Asırlardır Bu Sorunu Yaşıyorduk” İlçedeki su sorununa ve projenin detayları hakkında bilgi veren Kuluncak Belediye Başkanı Erhan Cengiz : “İlçemizin asırlardır süregelen bir içme suyu sorunu vardı. Hamdolsun, bu sorunun çözümü bizim dönemimize nasip oldu. Bu süreçte Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er ile MASKİ Genel Müdürümüz Sayın Sinan Çeçen'in önemli katkıları oldu. Elbette en büyük destek ise Sayın Cumhurbaşkanımızdan geldi. Kendileri, acele kamulaştırma kararını bizzat imzalayarak sürecin hızlanmasını sağladı ve projenin hayata geçirilmesi için gerekli bütçenin ayrılmasına destek verdi. Bu katkılar sayesinde ilçemiz için çok önemli bir yatırım hayata geçirilmiş oldu. MASKİ Genel Müdürlüğü hummalı bir çalışma yürüterek 400 milyon TL değerinde 41 kilometrelik isale hattı ile Sivas Sarıca’dan Kuluncak’a temiz suyu getirdi. Ve ilçemizin gelecekteki, gelecek nesillerin içme suyu sorunu da çözülmüş oldu. Bu projeyle çok şükür yeni su kaynağına ulaşıyoruz. Proje de son rötuşları yapılıyor. İnşallah iki haftaya kadar da Kuluncak halkı olarak yeni su kaynağımızdan suyumuzu içebileceğiz Bugüne kadar emeği geçen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e, MASKİ Genel Müdürüme ve daire başkanlarımıza, emeği geçen her herkese teşekkür ediyorum” dedi. MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen: “Kritik Bir Projeydi, Bitirildi” Projenin arka planı ve finansmanına ilişkin açıklamada bulunan MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen: “Kuluncak'ta bizim için çok kritik bir projemiz devam ediyordu. Bu proje çok uzun vadeli bir projeydi. Çok ciddi kişilerin emekleri var. Eski yöneticilerin, arkadaşların da, yeni yönetimdeki arkadaşların da emekleri var. Deprem döneminde uluslararası finans desteğiyle bu proje hayata geçirildi. Sivas'tan bir 41 kilometrelik bir ishale hattıyla yeni şebekeyi yaptık. Ve şehir ilçe merkezimizdeki 6 tane depo yaparak buradaki şebekenin sadece ishale hattını yenilemek değil işletme açısından da yönetebilir hale getirerek alt bölge sistemini çalıştırdık. Buradaki su arzı ile ilgili işletmesini SCADA entegrasyonunda izleme yaparak biz sağlıklı bir su temini ve kesintisiz su arzı ilkesiyle buranın işletmesini yapmayı planlıyoruz. Son final aşamasındayız. Yakın zamanda işletmeyi alacağız. Bu konuda tesisimizi vatandaşların su arzını sağlamış olacağız. Bu projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen, ilçe başkanlarımıza, belediye başkanımıza, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er'e ve hükümetimizin sağladığı desteklere teşekkür ediyorum. Ayrıca, sürecin her aşamasında özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma da emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Güvenlik Dünyası BZsec 2026’da Buluştu Haber

Siber Güvenlik Dünyası BZsec 2026’da Buluştu

Bilişim Zirvesi Etkinlik tarafından düzenlenen zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri, siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk’un 20 yıl boyunca görünmeden kalan ve kritik fiziksel sistemleri etkileyebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirttiği “Fast16” adlı siber silaha ilişkin değerlendirmeleri oldu. Uluslararası siber güvenlik araştırmacısı Costin Raiu ise sunumunda, yapay zekâ ile desteklenen saldırganların geçmişe kıyasla binlerce kat daha büyük bir etki gücüne ulaştığını belirterek uyarıda bulundu. BZ Güvenlik Siber Güvenlik Lideri Ödülleri kapsamında birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner oldu. Türkiye’nin kurumsal siber güvenlik alanındaki önemli buluşmalarından biri olarak konumlanan Güvenlik Zirvesi - BZsec 2026’da yalnızca bugünün tehditleri değil, güvenliğin geleceğini şekillendirecek teknolojiler ve savunma yaklaşımları da değerlendirildi. Siber güvenlik ekosisteminin önde gelen yerli ve yabancı uzmanlarını buluşturan etkinlikte, yapay zekâ çağında değişen tehdit ortamı, dijital güvenin sürdürülebilirliği ve kurumların yeni güvenlik mimarileri, kapsamlı oturumlarda “Kontrol Kimde?” teması ile masaya yatırıldı. Siber Savaşların Yeni Dönemi BZsec Sahnesinde BZsec 2026’nın açılış konuşmasını BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirdi. Aksun, “Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Bulut teknolojileri hız kazandırıyor. Dijitalleşme kurumlara büyük avantajlar sağlıyor. Ama aynı zamanda saldırılar da değişiyor. Artık karşımızda sadece zararlı yazılımlar yok. Karşımızda; yapay zekâ destekli saldırılar, görünmeyen siber casusluk faaliyetleri, kimlik odaklı tehditler, tedarik zinciri riskleri, deepfake teknolojileri ve sessizce ilerleyen yeni nesil saldırılar var. Güvenlik artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değil, iş sürekliliğinin, itibarın, müşteri güveninin ve kurumların geleceğinin konusu diyerek, katılımcılara “Kontrol Kimde?” sorusu ile seslendi. Etkinliğin keynote konuşmacılarından dünyaca ünlü siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk, “Cyber Wars Have Gone Silent: No One Notices Anymore” başlıklı sunumunda , siber savaşların ne kadar görünmez olabileceğini gözler önüne seren bilgiler verdi. Kamluk “Bugüne kadar fiziksel dünyaya etki eden ilk büyük siber silahı 2010 yılında ortaya çıkan Stuxnet olarak biliyorduk. Ancak yaptığımız araştırmalar, Fast16’nın en az beş yıl daha geriye, hatta 2005 yılına uzandığını gösteriyor. Tam 20 yıl boyunca tamamen görünmez kalmayı başaran bu siber silah, siber güvenlik dünyasındaki pek çok kabulü yeniden sorgulamamıza neden oldu. Fast16’yı gerçekten dehşet verici kılan unsur; sistemleri ele geçirmekten ziyade fiziksel simülasyonlarda kullanılan yüksek hassasiyetli matematiksel hesaplamaları gizlice değiştirmesidir. Bu yazılım, deprem dayanıklılık testlerinden uçak güvenlik simülasyonlarına, hidrodinamik modellemelerden kritik altyapı projelerine kadar birçok mühendislik sürecini etkileyebilecek şekilde tasarlanmıştı. Siber tehditlerin yalnızca veri çalmak veya sistemleri devre dışı bırakmakla sınırlı olmadığını, fiziksel dünyada da ciddi sonuçlar doğurabilecek kapasiteye sahip olduğunu gördük. Bugün ise yapay zekâ çağında yaşıyoruz ve yapay zekâ modellerinin eğitimi de aynı şekilde yüksek hassasiyetli hesaplamalara dayanıyor. Fast16 benzeri bir tehdidin yapay zekâ eğitim süreçlerine sızması halinde, beklenmedik davranışlar sergileyen, kritik karar mekanizmalarında hatalara yol açan modeller ortaya çıkabilir. Böyle bir saldırı, günlük yaşamda kullandığımız sistemler de dahil olmak üzere geniş çaplı ve benzeri görülmemiş zincirleme etkilere neden olabilir. Bu nedenle ‘hesaplama bozulması’ (computation corruption) olarak tanımladığımız tehdit, bugün siber güvenlik alanında en az anlaşılan ve en az araştırılan konulardan biri olmayı sürdürüyor. C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi? Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi?” başlıklı ana panelin moderatörlüğünü BThaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Siber saldırıların finans ve enerji sektörü üzerindeki etkilerinin ele alındığı panelin açılışında konuşan Göçe, “Bugün bu zirvede öğrendiğimiz önemli noktalardan biri de Kamluk’un ifade ettiği gibi saldırıların geçmişinin düşündüğümüzden çok daha eskiye dayanması oldu. Stuxnet’i uzun yıllar boyunca 2010’lu yıllarla ilişkilendirdik. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu tür tehditlerin kökenlerinin çok daha eskiye uzandığını gösteriyor. Bu durum, saldırıların çok önceden başladığını ancak farkındalığımızın çoğu zaman geriden geldiğini ortaya koyuyor” dedi. Panelistler arasında yer alan Aydem Enerji CISO’su Nurdan Demirci, “Enerji dağıtımı ve yönetimi gibi süreçlerde meydana gelecek siber saldırı kaynaklı kesintiler bizim en büyük korkulu rüyamız; çünkü enerji durursa tüm hayati süreçler durur diyerek konunun önemine dikkat çekti. Çağın gerisinde kalmamak için IT ile OT sistemlerini birbirine yaklaştırmak, yapay zekanın yetkinliklerinden ve veri analitiğinden faydalanmak zorundayız diyen Demirci, ancak bu entegrasyon atak yüzeyini inanılmaz şekilde değiştiriyor. Eskiden arkasında sakladığımız o dokunulmaz SCADA sistemlerimiz, sahadaki binlerce akıllı sayaç, trafo merkezi ve üretim noktalarımız ulaşılabilir hale geliyor. IT dünyasından ufak bir tıkla başlayan bir atağın nerelere kadar sızabileceğinin ucu bucağı yok” dedi. Diğer panelist Alternatif Bank CISO’su Özer Gülce ise konuşmasında şunları aktardı: "Finans sektöründe de süreklilik, sürdürülebilirlik, operasyonel devamlılığın esası kurumsal hafıza. Kurumsal hafızadan kastım, sistemlerin, süreçlerin sizsiz de devam edebilme yetkinliği. Bunu oturtabilmenin yolu da biz bilgi güvenliği yöneticilerine düşüyor, çünkü yönetişimi çok iyi bilmeniz lazım. Bu bir orkestra ve biz hesap veren makamız. Ayrıca kod kalitesi çok kritik bir nokta. Hem bana atak yüzeyi yaratıyor hem de katman olarak birtakım riski uygulama katmanında tutuyor" dedi. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşimi, geçmişin binlerce kat daha fazlasını başarıyor Uluslararası siber güvenlik dünyasının önde gelen araştırmacıları arasında gösterilen Costin Raiu ise “The Evolution of Cyber Espionage – From Stuxnet to AI-Powered Threats” başlıklı sunumunda siber casusluğun dönüşümünü ve yapay zekâ destekli tehditlerin geleceğini ele aldı. Raiu, geçmiş dönemdeki bazı olayları aktararak, tespitlerini aktardı: "Geçmişteki olaylardan çok şey öğrenebileceğimizi ve bunları karşılaştığımız yeni saldırılara uygulayabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle eski saldırılara bakmak—ben buna 'siber dinozor iskeletleri bulma sanatı' diyorum—gelecekte savunmamızı nasıl uyarlamamız gerektiğini anlamamızı sağlıyor. Ancak ortak koda dayalı bu ilişkilendirme bazen başarısız da olabilir. Örneğin Olympic Destroyer saldırısında, zararlı yazılımın aynı koda sahip olduğunu, ancak saldırganın aynı kişi olmadığı vakalar gördük. Siber güvenliğin geleceğine doğrudan bakarsak, bence yapay zekanın (AI) kalıcı olduğu ortada. Gelecekte her şey yapay zeka olacak. Birkaç yıl içinde muhtemelen ben burada olmayacağım, size tüm bunları sunan bir yapay zeka olacak. Tehdit aktörlerinin siber saldırılarında yapay zekayı zaten kullandıklarını anlamamız gerekiyor. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşiminin artık geçmişte mümkün olandan binlerce kat daha fazlasını başarabildiğini gördüm. Hepsini bir araya getirdiğinizde, size hiçbir insan tarafından eşleştirilemeyecek bir güç çarpanı sağlar” şeklinde ifade etti. Kaspersky Kıdemli Satış Öncesi Yöneticisi Fırat Aslantaş ise “Tehdit İstihbaratı ve Etkin Servisler ile Modern Siber Güvenlik Yaklaşımı” sunumunda; “Biz istihbarata iki farklı bakış açısıyla bakıyoruz. Bir tanesi, insan tarafından anlamlandırılan ve okunabilir olan tehditler; diğer tarafta da aslında tam anlamıyla çıkan tehdit modellemesini bir güvenlik yaklaşımıyla, güvenlik ürünlerine entegre edebileceğimiz, aynı zamanda da yanıt verebileceğimiz senaryolar. Tehdit datalarını, tüm güvenlik servisleriyle, entegre edilebilir duruma getirdik” dedi. Trendyol Kıdemli Güvenlik Mühendisi Alican Kiraz “Deepfake ve Sentetik Kimliklere Karşı Yeni Nesil Savunma” başlıklı sunumunda, yapay zekâ destekli kimlik tehditlerine karşı geliştirilen yeni savunma yöntemlerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin dikkat çeken diğer bir konusu ise SOC oldu. ADEO Siber Güvenlik Küresel Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halil Öztürkci “SOC’tan AI SOC’a: Güvenlik Operasyonlarında Yeni Çağ” başlıklı sunumunda; güvenlik operasyon merkezlerinin yapay zekâ ile birlikte geçirdiği dönüşümü ele aldı. “Saldırı Ne Zaman Başlar? Kurumlar Ne Zaman Fark Eder?” başlıklı konuşmasında siber tehditlerin hızına dikkat çeken Bilgi Birikim Sistemleri Bilgi Güvenliği İş Geliştirme Müdürü Engin Şeref, “Saldırganlar yeni açıklanan bir güvenlik açığını 24 saat içinde kendileri için kullanılabilir hale getirebiliyor. Zararlı yazılımların ise ortalama 29 dakika içinde dolaşıma giriyor. Buna karşılık güvenlik ekiplerinin bir açığı yamaması ortalama 102 gün sürüyor. Saldırganlar bu zaman farkını kurum ortamlarına sızmak ve sistemleri ciddi şekilde etkilemek için kullanıyor” şeklinde ifade etti. “Görünmeyen Saldırılar Çağı: Sistem Değil, Algı Hack’leniyor” başlıklı oturumda Siber Güvenlik Otoritesi Gökhan Say, yeni nesil manipülasyon teknikleri, dijital algı operasyonları ve yapay zekâ çağında değişen saldırı yüzeylerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oturumda ayrıca Fuzul Holding CISO’su Deniz Akay ile Yapı Kredi Teknoloji CISO’su Ümit Malkoç da kurumların karşı karşıya olduğu yeni nesil tehditler ve değişen güvenlik yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Zirve programında ayrıca; Hayat Holding CISO’su Uğur Murathan Gemicioğlu, “Fabrikadan Buluta: Güvenlik Aynı mı, Yoksa Risk Farklı mı?” başlıklı sunumunda farklı teknoloji altyapılarındaki güvenlik yaklaşımlarını ele aldı. Burgan Bank CISO’su Turan Mola, finans sektörünün karşı karşıya olduğu yeni riskleri “Finansal Yapıda Gerçek Risk: Görünen Tehditler mi, Görünmeyen Açıklar mı?” başlıklı konuşmasında değerlendirdi. Kron Teknoloji CPO’su Mehmet Ilgaz, “AI Ajanları Çağında Telemetri Yönetimi” başlıklı konuşmasında, yeni nesil güvenlik mimarilerinde telemetri yönetiminin önemine dikkat çekti. OYAK Dijital CISO’su Nusret Karakaya, dağıtık yapılarda güvenliğin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşırken, ASEE/Payten CISO’su İsmail Orhan, “Post-Quantum Döneme Hazırlık: Kriptografide Büyük Dönüşüm” başlıklı sunumunda post-kuantum dönemde kriptografinin geçireceği dönüşümü ele aldı. DNSSense Satış Direktörü Emre Özdemir, görünmeyen ağ trafiğinin oluşturduğu riskleri aktarırken, İhlas Holding CISO’su Öner Ziya Baş ise tedarik zinciri güvenliğinin yeni dönemde geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. “E-posta'dan Cloud'a: Modern Saldırı Zincirinde Görünmeyeni Görünür Kılmak” başlıklı sunumunda Barracuda Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü İlknur Çifçibaşı, modern saldırı zincirindeki görünmeyen riskleri değerlendirirken, “Saldırganlar Sistemi Değil, Davranışları Hedefliyor” başlıklı konuşmasını yapan Proofpoint Bölge Müşteri Yöneticisi Cumhur Kızıları, insan odaklı tehditlere ilişkin görüşlerini paylaştı. Siemens Proje Mühendisi Yavuz Köse ise OT Security alanındaki güncel gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Agentic AI Çağında Yeni Saldırı Yüzeyi: Context’i Kim Kontrol Ediyor?” başlıklı mini sohbet bölümünde Siber Güvenlik Stratejisti Burak Bozkurtlar ile MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, yapay zekâ ajanlarının oluşturduğu yeni saldırı yüzeylerini ve bağlam güvenliğinin geleceğini değerlendirdi. Security Ödülleri Sahiplerini Buldu BZsec 2026’nın kapanışında düzenlenen Security Ödülleri Töreni’nde siber güvenlik alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar ve projeler ödüllendirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner olurken, ikincilik ödülü Fatih Çelik’in oldu. Bahadır Gökhan Sarıkoz ve Cihan Subaşı ise üçüncülük ödülünün sahipleri oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEO Teknoloji, Hitachi Energy ile Enerji Şebekelerinin Dijital Geleceğini Şekillendiriyor Haber

YEO Teknoloji, Hitachi Energy ile Enerji Şebekelerinin Dijital Geleceğini Şekillendiriyor

YEO Teknoloji, enerji sektörünün dijital dönüşümüne liderlik etme hedefi ve enerji altyapı platformu vizyonu doğrultusunda, dünyanın önde gelen enerji teknolojileri şirketlerinden Hitachi Energy ile Şebeke Yönetimi İş Ortaklığı Anlaşması imzaladığını duyurdu. Bu stratejik iş birliği kapsamında iki şirket, enerji altyapılarının daha akıllı, güvenli, esnek ve verimli şekilde yönetilmesini sağlayacak ileri teknoloji tabanlı çözümler geliştirmek üzere güçlerini birleştiriyor. Anlaşma çerçevesinde; modern enerji sistemlerinin temel yapı taşları arasında yer alan Enerji Yönetim Sistemleri (EMS), Gelişmiş Dağıtım Yönetim Sistemleri (ADMS) ve Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama Sistemleri (SCADA) alanlarına odaklanılacak. Böylece enerji şebekelerinin daha etkin yönetilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve veri odaklı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. YEO Teknoloji’nin enerji altyapı platformu yaklaşımı kapsamında sahip olduğu mühendislik, sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme ve proje yönetimi yetkinlikleri; Hitachi Energy’nin küresel ölçekteki teknoloji deneyimi ve yenilikçi çözümleriyle birleşerek enerji sektöründe yüksek katma değerli projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. İş birliğinin; enerji sektöründe dijitalleşme, şebeke modernizasyonu, enerji güvenliği ve sürdürülebilir enerji dönüşümü alanlarında yeni fırsatlar yaratması bekleniyor. Geliştirilecek çözümler sayesinde enerji altyapılarının değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlaması, şebeke esnekliğinin artırılması ve enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması mümkün olacak. YEO Teknoloji'nin sosyal medya hesabından konuyla ilgili olarak şu iafedelere yer verildi: "YEO Teknoloji olarak, enerji altyapı platformu vizyonumuz ve enerji sektörünün dijital dönüşümüne liderlik etme hedefimiz doğrultusunda, Hitachi Energy ile gerçekleştirdiğimiz Şebeke Yönetimi İş Ortaklığı Anlaşması'nı duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği kapsamında, enerji altyapılarının daha akıllı, güvenli, esnek ve verimli şekilde yönetilmesini sağlayacak ileri teknoloji tabanlı çözümler geliştirmek için güçlerimizi birleştiriyoruz. Bu stratejik iş birliği çerçevesinde; modern enerji sistemlerinin temel bileşenleri olan Enerji Yönetim Sistemleri (EMS), Gelişmiş Dağıtım Yönetim Sistemleri (ADMS) ve Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama Sistemleri (SCADA) alanlarına odaklanarak, şebeke operasyonlarının daha etkin yönetilmesini, operasyonel verimliliğin artırılmasını ve veri odaklı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesini hedefliyoruz. YEO’nun enerji altyapı platformu yaklaşımı kapsamında sahip olduğu mühendislik, sistem entegrasyonu, yazılım ve proje geliştirme yetkinlikleri ile Hitachi Energy’nin küresel teknoloji deneyimini bir araya getiren bu iş birliğinin; enerji sektöründe dijitalleşme, şebeke modernizasyonu ve sürdürülebilir enerji dönüşümü alanlarında yüksek katma değerli projelerin hayata geçirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Geleceğin enerji sistemlerini bugünden inşa ediyor, daha dijital, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir enerji ekosistemi için çalışıyoruz."

6 Milyondan Fazla Aboneye Hizmet Veren Şebekede Yeni Dönem Haber

6 Milyondan Fazla Aboneye Hizmet Veren Şebekede Yeni Dönem

Aydem Enerji, Inavitas ve Schneider Electric’ten Şebeke Dijital Dönüşümüne Stratejik İmza Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, şebeke operasyon yazılımları alanındaki iş ortağı Inavitas ile Aydem Enerji bünyesinde faaliyet gösteren Adm Elektrik ve Gdz Elektrik Dağıtım şirketleri, Türkiye’nin kritik enerji altyapısının dijital dönüşümüne ivme kazandıracak stratejik bir iş birliğine imza attı. 20 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen tören kapsamında, Aydın, Denizli, Muğla, İzmir ve Manisa elektrik dağıtım şebekesini yöneten ve toplamda 6 milyondan fazla müşteriye hizmet veren Adm Elektrik ve Gdz Elektrik, şebeke yönetim sistemi olarak Schneider Electric’in EcoStruxure ADMS çözümünü tercih ettiğini duyurdu. SCADA/ADMS/OMS/DERMS Projesi kapsamında hayata geçirilecek çalışmalar; mevcut SCADA ve Kesinti Yönetim Sistemleri’nin yenilenmesinin yanı sıra elektrik şebekesinde ileri seviye analiz ve optimizasyon fonksiyonları sunan Dağıtım Yönetim Sistemi (DMS) ile dağıtık enerji kaynaklarının etkin yönetimini sağlayacak çözümlerini kapsıyor. Proje kapsamında ayrıca başta Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) olmak üzere birçok kritik BT sistemiyle entegrasyon sağlanacak. Tek model, tek arayüz: SCADA, OMS, DMS ve DERMS’in entegre yönetimi Schneider Electric’in dünya genelinde birçok dağıtım şirketi tarafından kullanılan gelişmiş şebeke yönetim platformu EcoStruxure ADMS, Adm Elektrik ve Gdz Elektrik’in operasyonel süreçlerinde aktif olarak kullanılacak. Doğal entegre yapısıyla SCADA, OMS, DMS ve DERMS için tek bir şebeke modeli ve kullanıcı arayüzü imkânı sağlayan çözüm; şebeke görünürlüğünün artırılmasında, kesinti yönetiminin iyileştirilmesinde, operasyonel verimliliğin yükseltilmesinde ve hizmet kalitesinin geliştirilmesinde kritik bir rol üstlenecek. Şebeke operasyonlarında izleme ve kontrol süreçlerinin yanı sıra analiz, optimizasyon ve karar destek mekanizmalarında belirleyici rol oynayan DMS çözümleri de proje kapsamında etkin biçimde devreye alınacak. Schneider Electric’in şebeke operasyon yazılımları alanındaki iş ortağı Inavitas ise sahip olduğu sektörel deneyim ve uzman kadrosuyla projenin Türkiye regülasyonlarına uygun şekilde anahtar teslim olarak hayata geçirilmesinde ve sistem sürekliliğinin sağlanmasında önemli sorumluluklar üstlenecek. Proje, aynı zamanda Adm Elektrik ve Gdz Elektrik’in dijital dönüşüm yolculuğuna güçlü katkılar sunarken, mevcut sistemlerin entegre ve merkezi bir yapı altında çalışmasını destekleyecek. Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Enerji dönüşümünün merkezinde üretim ve tüketimi birbirine bağlayan dağıtım şebekeleri yer alıyor. Bugün dağıtık enerji kaynaklarının hızla artması ve kesintisiz enerji beklentisi, şebekelerin eskisinden çok daha akıllı ve çok daha çevik biçimde yönetilmesini gerektiriyor. Artık sahada olanı anlık görebilen, bunu analiz edip kısa süreler içinde aksiyona dönüştürebilen sistemler belirleyici bir rol üstleniyor. Schneider Electric olarak geliştirdiğimiz çözümlerle bu dönüşümün altyapısını inşa ediyoruz. EcoStruxure ADMS de tam olarak bu ihtiyaca cevap veren, dağıtım şebekesi tarafındaki en güçlü çözümlerimizden biri. Inavitas, Adm ve Gdz Elektrik ile milyonlarca aboneyi kapsayan bu ölçekte hayata geçirdiğimiz iş birliği ise bir teknoloji yatırımının ötesinde, Türkiye’nin altyapı sisteminin geleceğine yönelik stratejik bir adımı temsil etmesi ve sektör genelinde dönüşümün hızlanmasına güçlü bir katkı sunması ile de bizler için gurur veren bir proje niteliği taşıyor.” Inavitas CEO’su Erman Terciyanlı konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Şebekeler artık yalnızca elektriğin dağıtıldığı pasif hatların ötesine geçerek, dağıtık enerji kaynaklarının, depolama sistemlerinin ve değişken yüklerin gerçek zamanlı yönetildiği canlı dijital sistemler hâline geliyor. Bu dönüşümü 6 milyondan fazla aboneye hizmet veren Adm Elektrik ve Gdz Elektrik ölçeğinde yönetebilmek, hem küresel ölçekte kanıtlanmış teknolojiyi hem de Türkiye’nin sahasını ve regülasyonunu derinlemesine bilmeyi gerektiriyor. Inavitas olarak Schneider Electric’in EcoStruxure ADMS platformunu yerel mühendislik gücümüzle birleştirerek projeyi anahtar teslim hayata geçiriyor ve sistemin sürekliliğini güvence altına alıyoruz. Bu iş birliği, Türkiye’nin enerji altyapısının geleceğe hazırlanmasında önemli bir kilometre taşı olacaktır.” SCADA için gerekli tek bir entegre yapı Adm Elektrik Genel Müdürü Emrah Kalkan, Schneider Electric ve Inavitas ortaklığıyla hayata geçirilecek olan bu projenin, şirketin sürdürülebilir büyüme, dijital dönüşüm ve operasyonel mükemmellik stratejilerinde yepyeni bir milat olduğunu vurguladı. Sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte şebeke yönetimini geleceğe taşıyacak büyük bir dijital yolculuğun ilk ve en kritik adımını attıklarını belirten Kalkan, iş birliğinin sektöre ve bölgeye getireceği kazanımları şu sözlerle aktardı: “Küresel enerji vizyonunun hızla değiştiği, dijitalleşme ve sürdürülebilirliğin ana odak haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün attığımız bu stratejik imza ile mevcut SCADA sistemini tamamen yenileyerek, sahadan gelen tüm verileri ileri nesil teknolojilerle tek bir merkezden yöneteceğimiz bir dağıtım yönetim sistemi platformuna geçiş sürecini başlatıyoruz. Henüz ilk adımlarını attığımız bu projenin temel hedefi; kesinti yönetimini, derinlemesine şebeke optimizasyonunu ve dağıtık enerji kaynaklarının koordinasyonunu bu yeni ve entegre yapı üzerinde buluşturmaktır. Bölgemiz, yenilenebilir enerji yatırımları açısından Türkiye’nin en dinamik ve hızla büyüyen coğrafyalarından biri. Bu projeyle, yerel ve temiz enerji kaynaklarını şebekemize en etkin, güvenli ve esnek biçimde entegre etmek için ihtiyaç duyduğumuz dijital kasları bugünden inşa etmeye başlıyoruz. Süreç tamamlandığında elde edeceğimiz operasyonel mükemmellik, doğrudan tüketici deneyimine yansıyacak; kesinti süre ve sıklıklarında iyileşme imkânı sağlayarak bölge halkına daha kesintisiz ve kaliteli bir enerji arzı sunacağız. Schneider Electric ve Inavitas’ın küresel ve yerel tecrübelerini bizim saha gücümüzle birleştiren bu vizyoner başlangıcın, Türkiye enerji dağıtım sektörü için de çok önemli bir model oluşturacağına inanıyorum.” Sektörde dijital yönetimde referans noktası olacak Gdz Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu ise iş birliğine ilişkin şu görüşleri paylaştı: “Elektrik dağıtımında operasyonel mükemmeliyetin yolu, doğru veriyi doğru anda doğru kararla buluşturmaktan geçiyor. Şebekeyi anlık izleme ve uzaktan kontrol etme kapasitesi sunan SCADA sistemimizi, kesinti yönetimi, ileri seviye şebeke analizi ve dağıtık enerji kaynaklarının yönetimiyle entegre eden EcoStruxure ADMS; operasyonel verimliliğimizi ve hizmet kalitemizi birlikte yükseltiyor. Inavitas ve Schneider Electric ile hayata geçirdiğimiz bu proje, Türkiye’nin enerji dağıtım sektöründe tek noktadan dijital altyapı yönetimi açısından önemli bir referans noktası olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Büyükşehir DESKİ’den Güney’e 9 Milyonluk Altyapı Yatırımı Haber

Büyükşehir DESKİ’den Güney’e 9 Milyonluk Altyapı Yatırımı

Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ), kent genelinde sürdürdüğü altyapı yatırımlarına Güney ilçesinde bir yenisini daha ekledi. Cindere Mahallesi’nde uzun süredir ihtiyaç duyulan yeni nesil içme suyu deposu, son teknoloji sistemlerle donatılarak hizmete sunuldu. Ekonomik ömrünü tamamlayan ve su sızıntılarına neden olan eski yapının yerine inşa edilen 200 metreküplük modern depo ile mahalledeki içme suyu altyapısı daha güvenli ve verimli hale getirildi. Su kayıplarının önüne geçildi, verimlilik artırıldı Yüksek dayanıklılığa sahip izolasyon teknikleri ve hijyenik iç kaplama sistemleriyle inşa edilen depo sayesinde şebekedeki kayıp ve kaçak oranlarının önüne geçildi. Yeni depo ile birlikte bölgedeki su basıncı dengelenirken, olası şebeke arızalarının da minimize edilmesi amaçlandı. Modern depolama teknolojileri sayesinde su kalitesi daha güvenli şekilde korunmaya başlandı. Yeni tesis ayrıca DESKİ’nin uzaktan izleme ve kontrol sistemi SCADA’ya entegre edildi. Böylece su seviyesi ve sistem verileri anlık takip edilerek olası arızalara hızlı müdahale imkanı sağlandı. Tesiste yer alan klor odası ise ana sistemden tamamen bağımsız şekilde projelendirilerek mekanik ve elektronik ekipmanların klor gazından etkilenmesinin önüne geçildi. Bu uygulamayla sistem ekipmanlarının kullanım ömrü de uzatıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında Önemli İş Birliği Haber

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında Önemli İş Birliği

Bu kapsamda HAB OSB’de faaliyet gösteren firmaların üretim süreçlerini güvence altına alan modern ve yüksek güvenilirliğe sahip bir enerji dağıtım sistemi hayata geçirildi. Ayrıca Siemens Türkiye ile HAB OSB, SAHA 2026 Fuarı’nda 7 Mayıs 2026 Perşembe günü bir araya gelerek; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları ve orta gerilim dağıtım sistemlerini kapsayan alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik bir iyi niyet anlaşması da imzalandı. Söz konusu niyet anlaşması, Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen enerji dağıtım altyapısı projesiyle kurulan iş birliğinin kapsamının genişletilmesine yönelik ortak yaklaşımı ortaya koyuyor. Taraflar, mevcut projeden elde edilen mühendislik deneyimi ve saha uygulamalarını temel alarak, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve akıllı enerji yönetimi alanlarında yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinin en büyük buluşmalarından biri olan Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026’da gerçekleşen imza törenine Siemens Türkiye’den Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey katılırken; HAB OSB’yi Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı temsil etti. Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz proje, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim altyapısını güçlendirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor. Siemens Türkiye olarak 170 yıldır ülkemizin sanayi, altyapı ve teknoloji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Bu çerçevede HAB OSB’de faaliyet gösteren şirketlerin kritik operasyonlarını destekleyecek kesintisiz ve güvenilir bir enerji dağıtım altyapısını devreye aldık. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, bölgenin gelecekteki büyüme hedeflerine de yanıt verecek şekilde tasarlanan bu altyapı; mühendislik, dijital şebeke planlaması, koruma koordinasyonu ve saha yönetimini kapsayan uçtan uca yaklaşımımızın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak teknoloji ve mühendislik gücümüzle kritik sektörlerin gelişimine destek olmayı sürdüreceğiz.” Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı ise şu değerlendirmede bulundu: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim yapan şirketleri aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Bu ölçekte stratejik bir üretim altyapısında enerjinin sürekliliği, üretim güvenliği ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. Siemens Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje sayesinde bölgemizde faaliyet gösteren şirketleri kesintisiz, güvenilir ve yüksek performanslı bir enerji dağıtım altyapısıyla destekliyoruz. Bu altyapının mevcut üretim gücümüzü desteklerken gelecekteki kapasite artışlarına da katkı sunacağına inanıyoruz.” Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında 2025’te tamamlanarak hayata geçirilen projede; ekipman kurulumunun yanı sıra mühendislik, koruma koordinasyonu, saha yönetimi ve saha hizmetlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsendi. Dijital ikiz ve şebeke simülasyonları üzerinden yapılan çalışmalarla sistemin farklı yük senaryolarındaki davranışı daha tasarım aşamasında analiz edildi. Bu sayede hem ilk yatırım hem de uzun vadeli işletme süreçlerinde verimlilik artırıldı. Yüksek teknoloji üretimin yoğunlaştığı HAB OSB’de enerji sürekliliği kritik bir gereklilik olarak öne çıkarken, sistem bakım süreçlerinde dahi kesintiye izin vermeyecek şekilde kurgulandı. Bu kapsamda Siemens Türkiye, HAB OSB’de dış ortamdan tamamen bağımsız, hermetik olarak izole edilmiş uçtan uca gaz izoleli (GIS) dağıtım yapısını gelişmiş koruma sistemleriyle birlikte devreye aldı. Gaz izoleli sistemlerin kompakt yapısı sayesinde geleneksel çözümlere kıyasla çok daha az alan kullanıldı; bu durum inşaat ihtiyacını azaltarak maliyetlerde yaklaşık %50 düşüş sağladı. Hücre bazlı yatırım maliyetlerinde %40’a varan tasarruf elde edilirken, işletme tarafında da geleneksel sistemlere kıyasla %80’e varan avantaj sağlandı. Minimal personelle yönetilebilen yapı operasyonel verimliliği de artırdı. Savunma sanayisindeki büyüme dikkate alınarak iki faz halinde kurgulanan projede ilk faz 9 Ağustos 2021’de imzalanan sözleşme ile başladı. Bu fazda 31 primer ve 137 sekonder GIS hücre devreye alındı, ardından yapılan genişleme çalışmasıyla 55 sekonder hücre daha sisteme dahil edildi. İkinci faz sözleşmesi 9 Şubat 2024’te imzalandı. Bu kapsamda 8 primer ve 133 sekonder GIS hücre kuruldu ve ikinci fazın geçici kabulü Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Toplamda 39 primer ve 315 sekonder GIS hücrenin devreye alındığı projede tüm mühendislik ve saha yönetimi Siemens Türkiye tarafından yürütüldü. Hayata geçirilen altyapı sayesinde HAB OSB, 400 yüksek teknoloji üreticisine %100 şebeke sürekliliği sağlayan bir enerji dağıtım yapısına kavuştu. Bakım için dahi duruş gerektirmeyen sistem, minimal işletme personeliyle yönetilebilme imkânı sunarak işletme ve bakım maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını sağladı. Siemens Türkiye’nin projeye özel çözüm yaklaşımıyla hayata geçirilen bu yapı, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha düşük ilk yatırım maliyetiyle, dünya standartlarında, yüksek sürekliliğe sahip ve sürdürülebilir bir enerji altyapısının kurulmasını mümkün kıldı. HAB OSB enerji dağıtım şebekesi tüm bu avantajları ve yeni yaklaşımı ile Türkiye dağıtım sektörü için referans niteliğinde bir çalışma olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı Haber

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı

. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen basın toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıya YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç katıldı. Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ve yıllık 650.000 MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti Adedi ve Süresinde Önemli İyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde 1.057 artış sağlandı. Barış Demir: “Hedefimiz Kesintisiz ve Sürdürülebilir Enerji” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Amasya’da gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmesinde, “Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.