Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Schengen Bölgesi

Kapsül Haber Ajansı - Schengen Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Schengen Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Portekiz’de Vatandaşlık Koşulları Değişti Haber

Portekiz’de Vatandaşlık Koşulları Değişti

Avukat Özge Özmen Korkut, Portekiz vatandaşlığına ilişkin yeni koşullar, oturum izni süreçleri ve başvurularda dikkat edilmesi gereken hukuki konular hakkında bilgi verdi. 5 YILDAN 10 YILA ÇIKTI Portekiz vatandaşlığına geçiş sürecindeki en önemli değişikliğin bekleme süresi olduğunu belirten Korkut, şu bilgileri paylaştı: “Portekiz vatandaşlığı için 250 bin Euro bağış ya da 500 bin Euro fon yatırımı seçenekleri devam ediyor. Ancak vatandaşlığa geçiş açısından artık 5 yıllık değil, 10 yıllık bir süreden söz ediyoruz. Üstelik oturum izninin sonuçlanmasını beklerken geçen süre de bu 10 yıllık süreden mahsup edilmiyor. Dolayısıyla oturum izni için 2-3 yıl bekleyen bir kişi, bunun ardından vatandaşlık için ayrıca 10 yıllık süreyle karşı karşıya kalabiliyor.” PORTEKİZ VATANDAŞLIĞI ARTIK AVANTAJLI DEĞİL Mİ? Bekleme süresinin uzaması, Portekiz vatandaşlığının cazibesini kaybedip kaybetmediği sorusunu da beraberinde getirdi. Bunun tamamen başvuru sahibinin beklentileri ve hedefleriyle ilgili olduğunu belirten Korkut, Portekiz’in Avrupa Birliği üyesi olmasının önemli avantajlar sağladığına dikkat çekti: “Portekiz bir Avrupa Birliği ülkesi ve en güçlü pasaportlardan birine sahip. Oturum izninizi 2-3 yılın sonunda almış olsanız dahi, bu aşamadan sonra Schengen Bölgesi'nde serbest dolaşım açısından önemli haklara sahip oluyorsunuz. On yıllık ekleme süresinin sonunda ise Avrupa Birliği vatandaşlığı elde ediyorsunuz. Bu da başta eğitim ve seyahat özgürlüğü olmak üzere önemli avantajlar sağlıyor.” “DOSYANIZ DOĞRU HAZIRLANDIYSA 2-3 YILLIK BEKLEME NORMAL OLABİLİR” Portekiz’de oturum izni başvurularının uzun süredir sonuçlanmaması, başvuru sahiplerinin en fazla şikâyet ettiği konular arasında yer alıyor. “Üç yıldır bekliyoruz, oturum iznimiz hâlâ gelmedi. Bu normal mi?” sorusuna yanıt veren Korkut, yoğunluk nedeniyle işlemlerin 2-3 yılı bulabildiğini belirtti. Ancak başvurunun başlangıçta doğru hazırlanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı: “Burada öncelikle dosyanın baştan doğru hazırlanıp hazırlanmadığına bakmak gerekiyor. Portekiz makamlarının talep ettiği belgeler eksiksiz şekilde sunulduysa ve başvuruda herhangi bir hata yoksa, yoğunluk nedeniyle 2-3 yıllık bekleme süreleriyle karşılaşılabiliyor. Ancak gerekli şartlar başlangıçta yerine getirilmediyse hukuki yollara başvurulması veya eksikliklerin giderilmesi için sürecin yeniden başlatılması gerekebilir. Sürecin yeniden başlatılması halinde ise önceki başvurudan kaynaklanan bazı hakların kaybedilmesi riski ortaya çıkabilir.” AVUKATINIZA ULAŞAMIYORSANIZ NE YAPMALISINIZ? Portekiz’de vatandaşlık veya oturum işlemleri için başvuru yaptıktan sonra süreci takip eden kişiye ulaşamayanların nasıl hareket etmesi gerektiğine de değinen Korkut, başvuru sahiplerinin doğrudan yetkili hukukçu ile iletişim halinde olmasının önemini vurguladı. “Öncelikle bu işlemlerin Portekiz’de bir avukat aracılığıyla takip edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla başvuru sahibinin ilk olarak vekâlet verdiği avukata ulaşması ve dosyanın mevcut durumu hakkında ayrıntılı bilgi istemesi gerekir. Eğer vekâlet verilen avukata ulaşılamıyorsa, güvenilir başka bir avukat yetkilendirilerek dosyanın araştırılması ve mevcut hukuki durumun tespit edilmesi sağlanabilir. Yeni avukat, gerekli olması halinde önceki avukatla da iletişime geçerek işlemlerin devamını sağlayabilir.” “TÜRK AVUKATLAR PORTEKİZ’DE DOĞRUDAN AVUKATLIK FAALİYETİ YÜRÜTEMEZ” Türkiye’deki avukatların Portekiz’de yürütülen işlemlerde yerel hukukçularla birlikte çalışmasının önemine de dikkat çeken Korkut, bu durumu şöyle anlattı: “Türkiye’de çalışan avukatlar olarak Portekiz’de yürüttüğümüz çalışmalarda oradaki meslektaşlarımızdan destek alıyoruz ve referanslı avukatlarla çalışıyoruz. Türkiye’deki avukatlık yetkimiz Portekiz’de doğrudan avukatlık faaliyeti yürütmemize imkân vermediği için, Portekiz’deki meslektaşlarımızla birlikte hareket ediyoruz. Süreci bu şekilde koordineli olarak yürütüyoruz.” “MUHATABINIZ MUTLAKA AVUKATINIZ OLSUN” Vatandaşlık ve oturum işlemlerinde aracı kişi veya kuruluşlar yerine dosyayı hukuken takip eden avukatla doğrudan iletişim kurulmasının önemine dikkat çeken Korkut, başvuru sahiplerine şu tavsiyelerde bulundu: “Bu tür işlemlerde avukatınızla doğrudan muhatap olmanız son derece önemli. Eğer dosyanızı takip eden avukatla doğrudan iletişim kurmuyorsanız, ilerleyen aşamalarda ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Başvurunuzun kim tarafından ve nasıl takip edildiğini bilmeniz, dosyanızın hangi aşamada olduğunu düzenli olarak kontrol etmeniz gerekir. Aksi durumda önemli bir risk üstlenmiş olursunuz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

300 Bin Dolarlık Yatırımla Panama da Oturum İmkanı Haber

300 Bin Dolarlık Yatırımla Panama da Oturum İmkanı

Panama’nın 2020 yılında hayata geçirdiği Qualified Investor Residency Programı, yatırımcılara minimum 300.000 ABD Doları yatırım karşılığında hızlı oturum imkânı sunarken, uzun vadede vatandaşlığa uzanan bir yol da açıyor. Panama Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MICI) verilerine göre programa olan ilgi son yıllarda istikrarlı şekilde artış gösteriyor. Programa Olan İlgi Her Yıl Artıyor Panama Qualified Investor Residency Programı kapsamında işleme alınan başvuru sayıları şu şekilde: • 2022: 141 başvuru, 140 onay • 2023: 197 başvuru, 187 onay • 2024: 329 başvuru, 327 onay • 2025: 341 başvuru, 327 onay • 2026 Ocak-Nisan: 70 onay Yüksek onay oranları ve düzenli artış gösteren başvuru sayıları, Panama’nın yatırımcılar açısından giderek daha fazla tercih edilen bir destinasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. 5 Yıl Sonra Vatandaşlık ve Schengen Bölgesi Ülkeleri Vizesiz Program kapsamında oturum hakkı elde eden yatırımcılar, gerekli şartların yerine getirilmesi halinde 5 yıl sonunda Panama vatandaşlığına başvurma hakkı kazanabiliyor. Panama vatandaşlığı elde eden yatırımcılar, Schengen Bölgesi ülkelerine vizesiz seyahat edebiliyor. Bunun yanında Birleşik Krallık’a seyahatlerde önceden konsolosluk vizesi almak yerine online seyahat izni (ETA) ile giriş yapılabilmesi de önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor. Panama pasaportu ayrıca Rusya dahil çok sayıda ülkeye vizesiz veya kolaylaştırılmış giriş imkânı sunarak yatırımcılara daha güçlü bir küresel mobilite sağlıyor. Başvuru Yaklaşık 1 Ayda, Oturum Kartı En Geç 3 Ayda Program kapsamında yatırımcılar minimum 300.000 ABD Doları tutarında uygun bir yatırım gerçekleştirerek Panama’da kalıcı oturum hakkı elde edebiliyor. Programın en dikkat çekici avantajlarından biri ise hız. Başvuru süreci yaklaşık 1 ay içerisinde tamamlanırken, oturum kartı çoğu durumda en geç 3 ay içerisinde düzenlenebiliyor. Bunun yanı sıra bazı projelerde sunulan buyback guarantee (geri alım garantisi) sayesinde yatırımcılar, satın aldıkları gayrimenkulün belirli şartlar altında geliştirici tarafından geri alınması avantajından da faydalanabiliyor. Bu özellik, yatırımcılar açısından ek güvence sağlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Armatörler ve Uluslararası İş İnsanları İçin Stratejik Fırsatlar Dünyanın en büyük gemi sicillerinden birine sahip olan Panama, uluslararası denizcilik sektöründe uzun yıllardır önemli bir merkez olarak kabul ediliyor. Özellikle Panama bayraklı gemilere sahip Türk armatörler için ülkede oturum sahibi olmak; ticari faaliyetlerin yönetimi, uluslararası iş bağlantılarının geliştirilmesi ve operasyonel süreçlerin kolaylaştırılması açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor. Panama’nın uluslararası ticaret merkezi konumu, yatırımcı dostu yaklaşımı ve vergi planlaması açısından sunduğu fırsatlar da küresel ölçekte faaliyet gösteren iş insanlarının ilgisini çekiyor. Çiğdem Sarıoğlu Ergut: “Yatırımcılar Artık Sadece Oturum Değil, Daha Güçlü Bir Pasaport da Arıyor” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut şunları söyledi: “Son yıllarda yatırımcıların tercihleri yalnızca Avrupa’daki Golden (Altın) Vize programlarıyla sınırlı kalmıyor. İş yapma kolaylığı, vergi planlaması, küresel mobilite ve uzun vadeli vatandaşlık fırsatları da karar süreçlerinde önemli rol oynuyor. Panama, yaklaşık 1 ay gibi kısa bir sürede başvuru sürecinin tamamlanabilmesi, oturum kartının hızlı şekilde alınabilmesi, 5 yıl sonunda vatandaşlığa giden yolu açması ve güçlü pasaport avantajlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle uluslararası ticaret yapan iş insanları, Panama bayraklı gemilere sahip armatörler ve küresel ölçekte faaliyet gösteren girişimciler açısından Panama’nın sunduğu fırsatlar oldukça değerli. Son dönemde Türkiye’den de Panama ile ilgili bilgi almak isteyen yatırımcıların sayısında belirgin bir artış gözlemliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcılar Yunanistan’da Altın Vize’de İkinci Sıraya Yükseldi Haber

Türk Yatırımcılar Yunanistan’da Altın Vize’de İkinci Sıraya Yükseldi

Level Immigration& Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, artan ilginin arkasında enflasyona karşı varlık koruma arayışı ve Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım talebinin bulunduğunu söyledi. Yatırım yoluyla oturum programlarına yönelik küresel talep artarken, Türkiye’den Avrupa’ya yönelen yatırımcı hareketi dikkat çekici boyutlara ulaştı. Yunanistan’ın Altın Vize programında 2025 yılında onaylanan toplam izin sayısı 8 bin 879’a yükselerek bir önceki yılın neredeyse iki katına çıktı. Program kapsamında Türk yatırımcılar 3 bin 291 izin ve yüzde 15,9 payla ikinci sıraya yerleşti. Artan talebin arkasında ekonomik ve finansal risklere karşı varlık güvenliği arayışı ile Avrupa’da hareket serbestisi isteği öne çıkıyor. Toplam başvurular yüzde 95 arttı Yunanistan’da Altın Vize kapsamında verilen izin sayısı 2024 yılında 4 bin 535 iken, 2025’te yüzde 95 artarak 8 bin 879’a ulaştı. Programda en büyük yatırımcı grubu Çin olurken, Türk vatandaşları son yılların en hızlı yükselen yatırımcı profili olarak öne çıktı. Verilere göre Türkiye’den yapılan başvurularda 2025 yılında yüzde 160’lık artış yaşandı. Böylece Türk yatırımcılar, toplam başvurular içinde yüzde 15,9 paya ulaştı. “Talebin arkasında varlık güvenliği ihtiyacı var” Konuyu değerlendiren Level Immigration & PropertiesDanışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Türkiye’den gelen talebin ekonomik ve stratejik nedenlerle arttığını belirtti. “Son dönemde yüksek gelir grubuna sahip yatırımcıların en önemli önceliği varlıklarını korumak ve farklı para birimleri üzerinden yatırım yapabilmek. Enflasyonist ortam, yatırımcıları portföylerini yurt dışına çeşitlendirmeye yönlendiriyor. Yunanistan bu noktada hem yakınlığı hem de öngörülebilir yapısıyla öne çıkıyor,” dedi. Schengen avantajı talebi artırıyor Yatırımcıların karar sürecinde hareket serbestisinin belirleyici olduğunu vurgulayan Alamarioğlu, şunları söyledi: “Altın Vize programı, yatırımcılara Schengen Bölgesi içinde vizesiz dolaşım imkânı sağlıyor. Bu durum hem iş dünyası hem de aileler için önemli bir esneklik yaratıyor. Eğitim, sağlık ve yaşam planlaması açısından Avrupa’da bir alternatif oluşturması talebi hızlandıran başlıca faktörlerden biri.” Talep artışı 2023’ten bu yana hızlandı Türk yatırımcı ilgisindeki yükselişin 2023 yılından itibaren ivme kazandığı görülüyor. Uzmanlara göre ekonomik faktörlerin yanı sıra siyasi belirsizlikler, yaşam standardı beklentisi ve Avrupa’da uzun vadeli oturum imkânı da yatırım kararlarını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Alamarioğlu, “Bugün yatırım yoluyla oturum programları yalnızca bir seyahat kolaylığı değil, uzun vadeli yaşam ve güvenlik planının bir parçası olarak değerlendiriliyor,” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi Modeli, Yatırımsız Schengen Mobilitesinde Öne Çıkıyor Haber

Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi Modeli, Yatırımsız Schengen Mobilitesinde Öne Çıkıyor

Bulgaristan’da yerleşik yabancı bir şirket adına Ticari Temsilcilik Ofisi kurulması esasına dayanan TRO modeli, en fazla iki şirket temsilcisine ve ailelerine 1 yıllık, yenilenebilir oturum izni sağlıyor. Yasal eş ve küçük çocukları kapsayan aile yapısıyla dikkat çeken sistem; Schengen Bölgesi içinde 180 gün içinde 90 güne kadar vizesiz seyahat imkânı sunarken, Bulgaristan’da yaşama, eğitim alma ve sağlık hizmetlerine erişim hakkı da tanıyor. Lisan, eğitim veya iş deneyimi şartı aranmaması ve zorunlu fiziksel ikamet yükümlülüğünün bulunmaması, modeli özellikle aktif iş hayatını sürdüren profesyoneller için cazip kılıyor. Sürecin ortalama 3 ila 6 ay içinde tamamlanabilmesi, yüksek yatırım tutarları ve uzun prosedürler gerektiren klasik programlara kıyasla bu modeli daha ulaşılabilir hale getiriyor. Şartların sağlanması halinde TRO yapısı, uzun vadede kalıcı oturum ve vatandaşlığa giden bir yol da sunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan HLG Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, Bulgaristan modelinin günümüz yatırımcı profiliyle güçlü bir şekilde örtüştüğünü vurguluyor: “Bugün mobilite, bir statü göstergesi değil; yaşamı daha esnek, güvenli ve öngörülebilir kılmanın bir yolu. Bulgaristan TRO modeli, yatırım yapmadan Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım imkânı sunması, aileyi kapsayan yapısı ve zorunlu ikamet şartı olmamasıyla özellikle 2026’da öne çıkan dengeli bir Avrupa çözümü sunuyor. HLG Türkiye olarak bu süreci, başvuru sahibinin profilini ve şirket yapısını en baştan doğru kurgulayarak, gereksiz detaylara boğmadan ve Avrupa’da daha esnek bir yaşam düzenine geçişin doğal bir parçası haline getirerek yönetiyoruz.” Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi modeli; yüksek bütçeli programlara alternatif olarak daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir plan arayan yatırımcılar için güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yunanistan mı, Dubai mi? Yatırımcılar Açısından Hangisi Daha Avantajlı? Haber

Yunanistan mı, Dubai mi? Yatırımcılar Açısından Hangisi Daha Avantajlı?

İki model arasındaki farkları değerlendiren Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Yunanistan’ın kalıcı oturum yapısı ve son dönemde bazı adalarda uygulanan vergi indirimlerinin yatırımcı ilgisini artırdığını söyledi. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde, yatırım yoluyla oturum programları yalnızca seyahat özgürlüğü değil, uzun vadeli güvenlik ve yaşam planlaması açısından da stratejik önem taşıyor. Bu alanda en çok karşılaştırılan iki merkez ise Yunanistan ve Dubai. Her iki destinasyon da Golden Visa benzeri modeller sunarken, programların hukuki niteliği, yatırımın maliyeti ve sunduğu yaşam çerçevesi açısından belirgin şekilde ayrışıyor. Süreci değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, yatırımcıların karar verirken bu farkları net şekilde görmesi gerektiğini vurguladı. KALICI OTURUM – SÜRELİ OTURUM FARKI Yunanistan Golden Visa programı, gayrimenkul yatırımı yoluyla 5 yıllık ve yenilenebilir oturum izninin yanı sıra 7 yılın sonunda vatandaşlık imkanı sağlarken, bu statü AB içinde uzun vadeli bir yerleşim zemini sunuyor. Dubai’de ise yatırımcıların elde ettiği oturum hakkı süreli ve yenilenebilir bir statü olarak öne çıkıyor. Bu farkı değerlendiren Alamarioğlu, “Yunanistan modelinde yatırımcı, Avrupa Birliği içinde kalıcı bir oturum perspektifiyle hareket ediyor. Dubai’de ise statü daha çok süreli oturum mantığıyla ilerliyor. Bu iki yaklaşım, yatırımcının uzun vadeli planlarını doğrudan etkiliyor,” dedi. AB ERİŞİMİ VE KÜRESEL HAREKETLİLİK Yunanistan Golden Visa, yatırımcılara Schengen Bölgesi’nde vizesiz seyahat imkânı sunarken, Dubai modeli daha çok Orta Doğu merkezli bir yaşam ve iş ağına erişim sağlıyor. Alamarioğlu, “AB içinde serbest dolaşım imkânı, özellikle Türkiye’den başvuru yapan yatırımcılar için Yunanistan’ı daha cazip hale getiriyor. Dubai ise bölgesel bir ticaret ve iş merkezi olarak konumlanıyor,” ifadelerini kullandı. YATIRIM MALİYETİ VE İŞLETME GİDERLERİ Yunanistan’da Golden Visa kapsamında gayrimenkul yatırımı belirli bölgelerde 250 bin eurodan başlarken, Dubai’de yatırım tutarlarının yanı sıra yıllık aidat ve işletme giderleri yatırımcıların maliyet hesaplarında önemli bir kalem oluşturuyor. Bu noktaya dikkat çeken Alamarioğlu, “Dubai’de gayrimenkul yatırımı güçlü bir pazar sunsa da, düzenli aidat ve işletme maliyetleri net getiriyi etkiliyor. Yunanistan’da ise yatırımın işletme tarafı daha öngörülebilir bir yapı sunuyor,” dedi. YUNANİSTAN’DAN VERGİ HAMLESİ: 24 ADADA İNDİRİM Yunanistan’ın yatırımcılar ve yerleşim planı yapanlar açısından öne çıkan bir diğer başlığı ise vergi politikaları oluşturuyor. Son dönemde Yunanistan hükümeti, 24 adada KDV oranlarını düşüren uygulamayı yeniden devreye alarak bu bölgelerde yaşam ve yatırım maliyetlerini aşağı çekti. Alamarioğlu, bu adımı şu sözlerle değerlendirdi: “Vergi indirimi uygulanan 24 ada, hem yerleşim hem de gayrimenkul yatırımı açısından daha erişilebilir hale geliyor. Bu durum, özellikle yaşam maliyetine duyarlı yatırımcılar ve emekliler için Yunanistan’ı daha cazip bir noktaya taşıyor,” dedi. YAŞAM TARZI VE HEDEF KİTLE AYRIŞMASI Yunanistan, Akdeniz yaşam tarzı, AB standartlarında sağlık ve eğitim altyapısı ile daha çok yerleşim ve emeklilik odaklı bir profil çizerken; Dubai, dinamik iş ortamı ve ticaret ağıyla aktif iş hayatını sürdüren yatırımcılara hitap ediyor. Alamarioğlu, “Yunanistan, ‘Avrupa’da sakin ve uzun vadeli bir yaşam’ arayanlara; Dubai ise ‘bölgesel iş ve finans merkezi’ odağıyla hareket edenlere sesleniyor. Bu nedenle yatırımcıların önce kendi beklentilerini netleştirmesi gerekiyor,” diye konuştu. DOĞRU PROGRAM, DOĞRU PLANLAMA Golden Visa programlarının tek tip olmadığını vurgulayan Alamarioğlu, yatırımcıların karar sürecinde profesyonel destek almasının önemine dikkat çekti. “Golden Visa, her ülkede aynı anlama gelmiyor. Statünün süresi, hakların kapsamı ve uzun vadeli sonuçlar mutlaka doğru analiz edilmeli. Biz Level Immigration & Properties olarak, yatırımcının hedeflerine en uygun ülke ve programı belirleyip süreci baştan sona mevzuata uygun şekilde yönetiyoruz,” dedi. Alamarioğlu’na göre Yunanistan ve Dubai, farklı beklentilere hitap eden iki güçlü model sunuyor; doğru tercih ise yatırımcının yaşam planı, hareketlilik ihtiyacı ve uzun vadeli hedefleri doğrultusunda şekilleniyor.

Yatırım Yoluyla Vatandaşlıkta Doğru Bilinen Yanlışlar: Yunanistan mı, Karayipler mi? Haber

Yatırım Yoluyla Vatandaşlıkta Doğru Bilinen Yanlışlar: Yunanistan mı, Karayipler mi?

Özellikle Yunanistan Golden Visa (Altın Vize) programı ile Karayipler’deki hızlı vatandaşlık çözümleri arasındaki farkların doğru anlaşılmasının yatırımcılar için kritik olduğunu vurguladı. Türkiye’de son dönemde yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programlarına yönelik ilgi hızla artıyor. Ancak artan talep, beraberinde yanlış bilgilere dayalı kararları da getirebiliyor. Bu noktada, “Karayip programları” ifadesiyle kastedilen ülkelerin, Commonwealth of Nations (İngiliz Milletler Topluluğu) üyesi olan Saint Kitts & Nevis, Antigua & Barbuda, Dominika, Saint Lucia ve Grenada olduğunu belirtmek önemlidir. Bu ülkeler, Birleşik Krallık’la tarihsel, diplomatik ve ekonomik bağlara sahip, uluslararası itibarı yüksek bağımsız devletlerdir. Çiğdem Sarıoğlu Ergut, bu alandaki en yaygın yanlış algıları şöyle özetliyor: Yanlış Bilgi 1: “Yunanistan’dan Golden Visa almak kolay ve hemen Avrupa pasaportu getiriyor.” Doğru: Yunanistan programı yalnızca oturma izni veriyor. Pasaport için çok daha uzun bir süreç, ikamet koşulları ve vatandaşlık kriterleri bulunuyor. Yanlış Bilgi 2: “Karayip programları küçük ülkeler olduğu için değersiz.” Doğru: Karayipler’deki Citizenship by Investment (CBI) programları, dünyanın en hızlı ve güvenilir pasaport seçeneklerinden biridir.Schengen bölgesi dahil 140’tan fazla ülkeye vizesiz seyahat imkânı sunar. Yanlış Bilgi 3: “Her iki program da aynı yatırımcı profiline hitap ediyor.” Doğru: Yunanistan: Daha çok gayrimenkul odaklı, Yunanistan’da uzun vadeli yaşam planlayanlar için ideal. Karayipler: Daha çok mobilite ve hızlı çözüm isteyen iş insanları için cazip. “Bugün Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında herkesin gözü Yunanistan’da. Oysa beklentiler, maliyetler ve sonuçlar birbirinden tamamen farklı. Asıl sürpriz, Karayipler’in sunduğu hızlı ve güçlü vatandaşlık imkânlarının göz ardı edilmesinde. Doğru bilinen yanlışları açıklığa kavuşturmak, yatırımcıların geleceğini şekillendiren en kritik adım.” Çiğdem Sarıoğlu Ergut Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.