Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şebeke Yatırımları

Kapsül Haber Ajansı - Şebeke Yatırımları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şebeke Yatırımları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Enerji Dönüşümünde Yeni Dönem Haber

Türkiye'nin Enerji Dönüşümünde Yeni Dönem

Törende yaptığı konuşmada Türkiye'nin enerji talebinin son 20 yılda iki katına çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, elektrik talebinin ise 2035 yılına kadar yüzde 50 artmasının beklendiğini belirtti. Enerjide dışa bağımlılığın halen yüzde 57 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin her yıl 60 ila 100 milyar dolar arasında enerji ithalat faturası ödediğini ifade etti. HÜRMÜZ KRİZİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında enerji arz güvenliğini milli güvenlik meselesi olarak tanımlamasını değerlendiren Arı-Es Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı: "Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, enerji arz güvenliğinin ülkeler açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Enerji artık yalnızca ekonomik büyümenin değil, aynı zamanda ulusal güvenliğin de temel unsurlarından biri haline geldi. Bu nedenle yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımların artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve enerji altyapısının güçlendirilmesi stratejik önem taşıyor. Türkiye'nin enerji alanında attığı her yeni adım, ekonomik dayanıklılığımızı ve enerji güvenliğimizi güçlendiriyor" dedi. 120 BİN MW HEDEFİ SEKTÖRÜN YENİ YOL HARİTASINI ORTAYA KOYUYOR Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın COP29'da açıklanan ve törende de vurgulanan 2035 yılına kadar güneş ve rüzgâr kurulu gücünün 120 bin MW'a çıkarılması hedefinin sektör açısından son derece önemli olduğunu belirten Arıcı: "Bugün açılışı yapılan 8.313 MW'lık kapasite son derece değerli olmakla birlikte, sektör açısından asıl dikkat çekici konu Türkiye'nin önüne koyduğu 120 bin MW'lık güneş ve rüzgâr enerjisi hedefidir. Bu hedef yalnızca yeni santral yatırımlarını değil; iletim altyapısından depolama sistemlerine, şebeke modernizasyonundan bölgesel enerji entegrasyonuna kadar çok boyutlu bir dönüşümü gerekli kılıyor. Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki kararlılığını ortaya koyan bu vizyon, aynı zamanda enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından da stratejik önem taşıyor." 30 MİLYAR DOLARLIK ŞEBEKE YATIRIMI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR Bakan Bayraktar'ın yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümeyi desteklemek amacıyla yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırımla 30 bin kilometre uzunluğunda yeni elektrik iletim hattı kurulacağını açıklamasının sektör açısından önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Arıcı: "Yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilir şekilde büyüyebilmesi için yalnızca üretim kapasitesinin artırılması yeterli değil. Üretilen elektriğin sisteme etkin şekilde entegre edilmesi, güçlü bir iletim altyapısı ve gelişmiş şebeke yatırımlarıyla mümkün olabilir. Bu nedenle açıklanan 30 milyar dolarlık iletim altyapısı yatırım programı, Türkiye'nin enerji dönüşümünün en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın sağlıklı şekilde yönetilebilmesi için şebeke yatırımları, enerji depolama sistemleri ve sınır ötesi enerji bağlantılarının eş zamanlı olarak geliştirilmesi gerekiyor." 2035 HEDEFLERİ İÇİN HIZLI İZİN SÜREÇLERİ ŞART Türkiye'nin 2035 hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlandırılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Arıcı: "Önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarındaki izin süreçlerinin sadeleştirilmesi, depolama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve iletim altyapısının güçlendirilmesi sektörün büyümesini destekleyecek temel unsurlar olacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu yüksek güneş ve rüzgâr potansiyelinin daha etkin değerlendirilebilmesi için yatırım ortamının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’tan Çorum’a 9 Milyar TL'lik Büyük Yatırım Haber

YEDAŞ’tan Çorum’a 9 Milyar TL'lik Büyük Yatırım

Yatırım programına ek olarak yürütülecek bakım çalışmaları kapsamında; arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri ile hat altı budama faaliyetleri hayata geçirilecek. Bu çalışmalar sayesinde hem kesinti sürelerinin azaltılması hem de enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor. 250’ye Yakın Personelle Çorum’da Güçlü Operasyon YEDAŞ, Çorum’da 16 bin kilometreyi aşan dağıtım hattı ve 5 binden fazla trafo ile enerji altyapısını yönetiyor. Yıllık elektrik tüketiminin 850 MWh seviyesini aştığı ilde tüketimin dağılımı ise; yüzde 42 mesken, yüzde 32 ticarethane, yüzde 15 sanayi, yüzde 5 aydınlatma ve yüzde 5 tarımsal sulama şeklinde gerçekleşiyor. Yaklaşık 250 kişilik saha ve operasyon ekibiyle 7 gün 24 saat hizmet sunan YEDAŞ, Çorum’un zorlu coğrafi ve iklim koşullarına rağmen enerji arz güvenliğini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Kesinti Sürelerinde Önemli İyileşme YEDAŞ’ın hayata geçirdiği şebeke yatırımları ve dijital izleme sistemleri, hizmet kalitesine doğrudan yansıyor. Abone başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre Çorum’da 2019 yılında 734 dakika olan kesinti süresi, 2025 yılında 629 dakikaya geriledi. Bu da yaklaşık yüzde 14’lük bir iyileşmeye işaret ediyor. Benzer şekilde, abone başına ortalama kesinti sayısını gösteren SAIFI göstergesinde de önemli bir düşüş sağlandı. 2019 yılında 10,5 olan kesinti adedi, 2025 yılında 8,4 seviyesine gerileyerek yaklaşık yüzde 20 oranında iyileşme sağlandı. Bu gelişim; planlı bakım faaliyetleri, şebeke güçlendirme yatırımları, Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile proaktif arıza tespiti ve dijital kontrol altyapısının yaygınlaştırılması sayesinde mümkün oldu. Dijital Dönüşüm ile İhbardan Önce Müdahale YEDAŞ, dijitalleşme yatırımlarıyla veri temelli ve proaktif bir şebeke yönetimi modelini hayata geçiriyor. AGİS sayesinde şebekenin büyük bölümü uzaktan izlenebilir hale gelirken, arızalar vatandaşlardan ihbar gelmeden tespit edilerek ekipler hızla sahaya yönlendiriliyor. Ayrıca Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ile yüksek haberleşme oranına ulaşılırken, sokak aydınlatma sistemleri de tamamen dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Bu sayede hem operasyonel verimlilik artıyor hem de hizmet kalitesi sürdürülebilir şekilde iyileştiriliyor. Barış Demir: “Çorum’un Enerji Altyapısını Geleceğe Hazırlıyoruz” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Çorum’un enerji altyapısını daha güçlü, daha dayanıklı ve geleceğe hazır hale getirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım ve bakım programını hayata geçiriyoruz. Şebeke yenileme, kapasite artışı ve dijital izleme sistemleriyle hem kesinti sürelerini azaltmayı hem de hizmet kalitesini daha üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz.” “Yaklaşık 250 kişilik güçlü saha ekibimizle 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyoruz. Dijital altyapımız sayesinde arızalara daha hızlı müdahale ediyor, bakım çalışmalarımızla olası riskleri önceden minimize ediyoruz. Amacımız; Çorum’da daha az kesinti yaşanan, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir enerji altyapısını kalıcı hale getirmek.” Geleceğin Enerji İhtiyacına Hazır Altyapı YEDAŞ’ın yatırım yaklaşımı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda gelecekte artması beklenen elektrik talebine de odaklanıyor. Elektrikli araçlar, yeni nesil sanayi teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisiyle değişen tüketim yapısına karşı; kapasite artırımı, şebeke güçlendirme ve dijital izleme yatırımlarıyla Çorum’un enerji altyapısı geleceğe hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Elektrik Dağıtımında Yeni Dönem Haber

Türkiye’nin Elektrik Dağıtımında Yeni Dönem

Rapor, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda yalnızca enerji üretiminde değil, dağıtım sisteminde de köklü bir dönüşümün zorunlu olduğunu vurguluyor. Dağıtık yenilenebilir enerji kaynaklarının artışıyla birlikte tüketim profilleri değişirken, arz-talep dengesi çift yönlü hale geliyor. Bu durum, dağıtım sistemlerinin esneklik, izleme ve kontrol yeteneklerinin geliştirilmesini zorunlu kılıyor. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü, dağıtım sektörünün enerji dönüşümündeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Dağıtık enerji kaynaklarının yaygınlaşmasıyla enerji sistemi karbonsuzlaşırken, enerjinin tüketim noktasına yakın üretilmesi sayesinde sistem kayıpları azalıyor, gerilim ve enerji kalitesi artıyor, şebeke yatırımları daha verimli planlanabiliyor. Önümüzdeki dönemde elektrikli araçlar, ısı pompaları ve benzeri sistemlerle elektrifikasyon hızlanacak. Bu da dağıtım sisteminin salt enerji taşıyan bir altyapı olmaktan çıkıp aktif ve tarafsız bir piyasa platformuna dönüşmesini gerektiriyor. Dolayısıyla şebekelerin geliştirilmesi, yönetimi ve işletilmesinde esnek, dijital ve etkileşimli bir yapının benimsenmesi büyük önem taşıyor.” Dönüşüm için orta ve alçak gerilim şebekelerinde yeni yatırımlara ihtiyaç duyulacağı gibi mevcut altyapının da modernize edilmesi gerektiğini vurgulayan Güllü, dağıtım sistemlerinin modernizasyonu için dijitalleşmenin hızlandırılması, veri odaklı planlama süreçlerinin geliştirilmesi ve dağıtım sistemi operatörlerinin (DSO) yeni görev ve sorumluluklarının açık biçimde tanımlanması gerektiğini de vurguladı. Dağıtık Üretimin Yükselişi Yeni Altyapı Yatırımlarını Zorunlu Kılıyor Türkiye’nin toplam kurulu gücü, Haziran 2025 itibarıyla 119.647 megavata (MW) ulaştı. Bunun 21.345 MW’ı (yüzde 18) lisanssız elektrik üretim santrallerinden oluşuyor ve bu kapasitenin yüzde 96,5’i güneş enerjisi santrallerine ait. T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2035 yılı için güneş ve rüzgar enerjisi kurulu güç hedefini 120 GW olarak açıkladı. Bu yeni hedef, 2022 Ulusal Enerji Planı’nda öngörülen 82,5 GW’lık kapasiteye kıyasla yaklaşık yüzde 50 artış anlamına geliyor. Özellikle dağıtım seviyesinden bağlanacak ve büyük ölçüde güneş enerjisine dayalı kaynakların artmasıyla birlikte, sistem esnekliğinin sağlanabilmesi için tüketim tarafının enerji sisteminde daha aktif bir rol üstlenmesi gerekiyor. Bu doğrultuda, tüketim noktalarına yakın konumlandırılmış dağıtık üretim tesislerinin yaygınlaştırılması ve şebekede çift yönlü enerji akışını sağlayacak yenilikçi yaklaşımların hayata geçirilmesi önem taşıyor. Aksi halde, gerilim regülasyonundaki dalgalanmalar, reaktif güç dengesizlikleri, ani yük ve üretim değişimlerine karşı yetersizlik, koruma sistemlerinde uyumsuzluk ve güç kalitesinde bozulma gibi teknik sorunların görünme olasılığı ve sıklığı artabilir. Raporda sanayi, bina ve ulaşım gibi enerjinin yoğun tüketildiği sektörlerde, enerjinin üretildiği yerde tüketilmesini sağlayan invertör tabanlı dağıtık kaynakların ve temiz elektrifikasyon uygulamalarının yaygınlaşması gerektiği vurgulanıyor. Bu konuda dağıtım sistemi operatörlerinin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. Modernizasyon İçin Öncelikli Teknoloji ve Uygulama Alanları Raporda Türkiye’nin dağıtım sisteminde öncelikli olarak ele alınması gereken teknoloji ve uygulama alanları şu şekilde sıralanıyor: 1. Operasyonel sistem verimliliğini artıran teknolojilerin kullanımı 2. Altyapının dağıtık üretimi destekleyecek şekilde dijitalleşmesi (akıllı sayaçlar, mikro-şebekeler vb.) ve planlanması 3. Siber güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi 4. Enerji kooperatiflerinin yaygınlaştırılması 5. Bölgesel enerji ticareti platformlarının ve bölgesel esneklik piyasalarının kurulumu 6. Dağıtık üretimin entegrasyonunu teşvik eden tarifelerin yaygınlaştırılması Dönüşümün planlanabilmesi için neler yapılabileceği ise şöyle anlatıldı: “DSO’nun gelecekteki altyapı ihtiyaçlarını öngörebilmeleri için yenilenebilir ve dağıtık enerji kaynaklarının bölgesel dağılım hedeflerinin belirlenmesi büyük önem taşıyor. Bu sayede DSO’lar, bölgesel hedefleri dikkate alarak ileri veri analitiği uygulamalarıyla tüketim tahminleri yapabilir ve öncelikli yatırım alanlarını net bir şekilde tanımlayabilir. Ayrıca ileri veri analizi ve gerçek zamanlı veri izleme gibi işlevlerin etkin biçimde kullanılabilmesi için, dağıtım seviyesinde akıllı sayaç ve akıllı şebeke altyapısına yönelik yatırım planlarının hazırlanması da dönüşümü hızlandıracak.” Bu süreçte, izin ve onay mekanizmalarının mevzuat düzenlemeleriyle sadeleştirilmesi, hızlandırılması ve dijitalleştirilmesi, uygulama etkinliğini artıracak önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ayrıca, planlanan yatırımların öngörülen takvimlerde devreye alınabilmesi için yenilikçi finansman araçlarının değerlendirilmesi öneriliyor. Tüm bu adımların hayata geçirilmesiyle, dağıtım şebekesinin daha verimli ve dayanıklı şekilde işletilmesi mümkün olacak; DSO’lar arızalara ve bölgesel kısıtlara daha hızlı müdahale edebilecek. Dönüşüm Üç Aşamalı Bir Yol Haritası Gerektiriyor Rapor, dağıtım sisteminin dönüşüm sürecini üç dönemde ele alıyor: Kısa vade (2025-2030): Mevcut durumun değerlendirilmesi, dönüşüm için öncelikli alanların belirlenmesi ve temel altyapının hazırlanması Orta vade (2030-2040): Artan talep ve üretim kapasitesine paralel olarak şebeke dayanıklılığını artıracak teknolojilerin yaygınlaştırılması Uzun vade (2040-2053): Yerel enerji ticaretini destekleyecek piyasa koşullarının oluşturulması Raporda, dağıtık enerji kaynaklarının şebeke ve piyasalara entegrasyonunun güçlenmesiyle enerji sisteminin karbonsuzlaşma sürecinin hızlanacağı, bununla birlikte gerilim ve enerji kalitesinin iyileşeceği vurgulandı. Ayrıca, artan dağıtık yenilenebilir enerji kapasitesi sayesinde yüksek maliyetli fosil yakıt santrali yatırım harcamalarına olan ihtiyacın azalarak ithal yakıt maliyetlerinde düşüş sağlanabileceği belirtildi. Dağıtık enerji kaynaklarının sağladığı sistem verimliliği ile şebeke kayıplarının azalması ve iletim ile dağıtım altyapısı harcamalarının düşmesi de dönüşümün diğer olumlu sonuçları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.