Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Seda Yekeler

Kapsül Haber Ajansı - Seda Yekeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seda Yekeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SEYEV Vakfı ve Döhler’den Anlamlı İş Birliği Haber

SEYEV Vakfı ve Döhler’den Anlamlı İş Birliği

Global ölçekte faaliyet gösteren, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı büyüme yaklaşımıyla öne çıkan Döhler ile nörobilim temelli dil edinimi modeli geliştiren SEYEV Vakfı arasında stratejik bir iş birliği hayata geçiriliyor. Dil bilimci, eğitimci ve yazar Seda Yekeler tarafından 2013 yılında hayata geçirilen Türkiye’nin tek yabancı dil vakfı SEYEV Vakfı, bu anlamlı iş birliği kapsamında kimya, gıda ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde öğrenim gören 25 kız üniversite öğrencisine bir eğitim yılı boyunca yabancı dil bursu sağlayacak. Program, yalnızca dil öğretimini hedeflemekle kalmıyor; bilişsel gelişimi destekleyen, akademik özgüveni güçlendiren ve küresel profesyonel yetkinlikleri artırmayı amaçlayan bütüncül bir eğitim modeli sunuyor. Burs programı, Döhler İstanbul Genel Merkezi’nde gerçekleştirilecek iki günlük yüz yüze kamp ile başlayacak. Kamp, SEYEV NEUROBRIDGE programı kapsamında, SEYEV Kurucusu Seda Yekeler tarafından yürütülecek “Dil ve Beyin” semineri ile açılacak. Bu süreçte öğrenciler dil ediniminin nörobilimsel temelleri, öğrenme süreçlerinde miyelizasyonun rolü, ayna nöron sistemi ile dikkat ve hafıza mekanizmaları gibi başlıkları bilimsel bir çerçevede inceleme şansı yakalayacak, dil öğrenimini bilişsel performans ve kimlik gelişimi bağlamında da değerlendirme fırsatı bulacak. Programın Akademik Omurgası: YEK Metot Modeli Programın akademik omurgasını, SEYEV tarafından geliştirilen YEK Metot oluşturuyor. YEK Metot, dil edinimini tekrar odaklı geleneksel modellerden ayırarak, beynin doğal öğrenme mimarisine uyumlu bir sistem önerir. Bu modelde dil, yalnızca bir iletişim aracı değil, düşünme, problem çözme ve disiplinler arası üretkenlik kapasitesini artıran bilişsel bir araç olarak konumlandırılır. Katılımcılar bir yıl boyunca yapılandırılmış modüller, performans analizleri ve düzenli ölçme-değerlendirme süreçleri ile takip edilecek, gelişimleri ise akademik ve nörobilişsel göstergeler üzerinden izlenecek. Bu yönüyle program, kısa süreli bir burs desteğinin ötesine geçerek sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm modeli sunuyor. Seçilen öğrencilerin mühendislik disiplinlerinden geliyor olması, programın stratejik vizyonunu güçlendiriyor. Kimya, gıda ve bilgisayar mühendisliği alanlarında eğitim alan genç kadınlar, bir yıl boyunca yabancı dil yetkinliklerini geliştirirken aynı zamanda Döhler’in inovasyon, Ar-Ge ve sürdürülebilir üretim süreçlerini yerinde deneyimleme ve profesyonel ekosisteme dahil olma fırsatı bulacak. Bu temas, katılımcıların yalnızca dilsel değil, sektörel ve kurumsal vizyon açısından da ufuklarını genişletecek, küresel ölçekte rekabet edebilir kariyerler inşa etmelerine anlamlı bir katkı sağlayacak. Program hakkında değerlendirmede bulunan Döhler İnsan Kaynakları Direktörü & Konfrut Tarım Genel Müdürü Ömür Coşar, bu iş birliğinin yalnızca bir burs programı olmadığını, uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı olduğunu vurguluyor. Coşar, süreci şu sözlerle ifade ediyor: “Sürdürülebilirlik yaklaşımımız yalnızca üretim süreçlerimizle sınırlı kalmıyor, bilgiye erişimi ve genç kadınların potansiyelini desteklemeyi de kapsıyor. STEM alanlarında eğitim gören genç kadınların uluslararası iletişim yetkinliklerini güçlendirmek hem sektörel gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından stratejik bir adım. SEYEV Vakfı ile hayata geçirdiğimiz bu program, ölçülebilir çıktılarla takip edilen, uzun vadeli bir gelişim modeli sunuyor.” Dil bilimci, eğitimci ve Seda Yekeler Vakfı’nın kurucusu ve başkanı Seda Yekeler, Döhler iş birliğiyle hayata geçirilen bu modelin, bilim temelli bir eğitim anlayışıyla fırsat eşitliğini güçlendiren ve sürdürülebilir bir dönüşümü hedefleyen öncü bir girişim olduğunu belirtti. “‘Dil ve Beyin’ semineri kapsamında, kimya, gıda ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde eğitim gören 25 kız öğrenciye bir yıl boyunca yabancı dil bursu sağlayacağız. Öğrenciler, dil ediniminin nörobilimsel temellerini, öğrenme süreçlerinde miyelizasyonun önemini ve ayna nöron sistemi ile dikkat ve hafıza mekanizmalarını bilimsel bir perspektifle inceleme fırsatı bulacak. Bu çalışma, geleceğin liderlerini yetiştirirken bilim ve eğitim arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçlıyor” dedi. Döhler’in sürdürülebilirlik stratejisinde insan kaynağına yatırım temel bir unsur olarak konumlanıyor. Kadınların mühendislik ve teknoloji alanlarında güçlendirilmesi, ekonomik sürdürülebilirlik ile sosyal sürdürülebilirliğin kesişim noktasında yer alıyor. SEYEV Vakfı ise dil edinimini toplumsal kalkınmanın stratejik bir bileşeni olarak ele alıyor, bireysel dönüşüm ile ulusal rekabet gücü arasında doğrudan bir ilişki kuruyor. Bu program kapsamında, 25 genç kadının akademik ve profesyonel yolculuğunda kalıcı bir etki oluşturmayı, sürdürülebilir, izlenebilir ve bilim temelli bir eğitim modeliyle geleceğin bilim, teknoloji ve üretim ekosistemine nitelikli kadın liderler kazandırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Dil Bilimci, Sinirleri Aktive Eden Yöntemi Geliştirdi Haber

Türk Dil Bilimci, Sinirleri Aktive Eden Yöntemi Geliştirdi

Türkiye’de yıllardır süren tartışma hala canlılığını koruyor: “Yabancı dil öğrenmek bir yetenek işi midir, yoksa çalışan herkes başarabilir mi?” Kimi insanlar dili çok hızlı öğrenirken kimileri yıllarca ders almasına rağmen bir türlü konuşamıyor. Türkiye’nin dil üzerine yüzde 100 yerli App’i Lingozon’un kurucusu, Dil Bilimci Seda Yekeler, Türkler’in dil öğrenmeye çalışırken yaptıkları yanlışların temelinde yatan nedenleri analiz ettikten sonra geliştirdiği YEK Metotu ile ikinci bir dil edinmek isteyenlere bilimsel çözümler ortaya koyuyor. Seda Yekeler, her yaşta ikinci bir dil öğrenmenin mümkün olduğuna dikkat çekti: ‘’Nörobilim bu soruya açık bir yanıt veriyor: Dil bir yetenek değil, bir beyin becerisidir. İnsan beyni, doğru yöntemle uyarıldığında ikinci bir dili her yaşta edinme kapasitesine sahiptir. Dilin üretimi, Broca alanı tarafından yapılır; anlama ve kodlama ise Wernicke alanında gerçekleşir. Bu iki merkezin birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan arkuat fasikülüs isimli sinir hattı ne kadar sık kullanılırsa, o kadar güçlenir. Yani dil konuşabilme becerisi doğuştan gelmez; bağlantılar çalıştırıldıkça oluşur. Türkiye’de milyonlarca insanın yıllarca İngilizce dersi alıp hala konuşamamasının nedeni de aslında bir yetenek eksikliği değil; bu sinir yollarının hiç aktive edilmemiş olmasıdır. Doğru yöntemle, doğru uyaranla ve doğru beyin aktivasyonuyla, dil herkes için mümkündür. Her dil de aynı beyin mekanizması ile çalışır; İngilizce, Almanca ya da Fransızca farketmez.’’ ‘’Anlıyorum Ama Konuşamıyorum’’ Ezberlenen kelimeler, test çözümleri, dilbilgisi tabloları sadece Wernicke alanını çalıştırıyorr, ama Broca alanı pasif kalıyor. Bu nedenle “anlıyorum ama konuşamıyorum” cümlesi aslında bir beyin raporudur: Anlama devrede, üretim kapalıdır. Seda Yekeler, bu genel sorunlara karşın çocukların dili bu kadar hızlı edinmesinin nedenlerini şöyle anlattı: ‘’Bunun nedeni yetenekleri değil, beynin doğal mekanizmalarının kesintisiz bir şekilde işlemesidir. Bebekler dili önce anlamıyla değil, melodisiyle kaydeder. Ritmi, vurgu yapısını, tonlamayı duyar; sosyal etkileşimle bu kalıpları pekiştirir. Dil, onlar için bir ders değil, bir deneyimdir. Bu nedenle bilim insanları ‘dil önce bir müziktir’ der.’’ Dil Edinmek İçin Hafıza Nasıl Güçlenir? Geliştirdiği yöntemle Türkiye’nin dört bir yanından binlerce kişiye ikinci dili edinme başarısı yakalatan Seda Yekeler, geliştirdiği yöntemin farkına dikkat çekti: ‘’Dil ediniminde yaşanan sorunlara karşı son yılların en etkili yaklaşımı olan YEK Metodu çözüm oluyor. YEK, ‘Yaparak, Etkileşimle, Keşfederek’ edinimi merkeze alan, beyni doğal öğrenme süreçlerine göre aktive eden bilim temelli bir yöntemdir. YEK’in en önemli özelliklerinden biri, öğrencinin pasif dinleyici olmaktan çıkıp aktif üretici haline gelmesini sağlamasıdır. Çünkü beyin, sadece dinlerken değil, konuşmaya cesaret edip üretirken yeni bağlantılar kurar. YEK Metodu’nun başarı sırrı, sadece pedagojik bir yöntem sunması değil; aynı zamanda beynin kimyasal yapısını da desteklemesidir. Özellikle asetilkolin adı verilen nörotransmitter, öğrenmede kritik rol oynar. Asetilkolin arttığında dikkat keskinleşir, hafıza güçlenir, öğrenme derinleşir ve unutmalar azalır. YEK’in üretim ve etkileşim odaklı yapısı asetilkolin seviyesini doğal olarak yükselttiği için, öğrenci sadece öğrenmekle kalmaz; dili edinir, yani kalıcı bir hale getirir.’’ Beynin duyusal işleme sistemi de YEK Metodu’nda özel olarak dikkate alınıyor. Seda Yekeler, bunun nasıl sağlandığını özetledi: ‘’’Sağ kulak avantajı’, olarak bilinen bilimsel bulguya göre, sağ kulaktan gelen sesler doğrudan sol beyne – yani dil merkezlerine – daha hızlı iletilir. Bu nedenle YEK Metodu’nda dinleme alıştırmalarının çoğu sağ kulak baskınlığıyla yapılır. Bu küçük ama güçlü ayrıntı, öğrencinin sese duyarlılığını artırır, kelime ayrıştırma becerisini güçlendirir ve telaffuzun çok daha hızlı gelişmesini sağlar. Doğru yöntemle, yeterli tekrar ve doğru duyusal girişle, her beyin dil üretir. YEK Metodu’nun farkı, tam olarak bu noktada ortaya çıkar: Dili öğretmez; beynin dili üretmesini sağlar.’’ Kelime Ezberleyerek Dil Öğrenmek Mümkün mü? Kelime ezberlemek dil öğrenmek isteyenlerin ana hedeflerinden birine dönüşse de Seda Yekeler, bunun doğru bir hedef olmadığını vurguluyor: ‘’Ezberlemek yerine üretim yapmak, tekrarlamak, bağlam içinde konuşmak beynin dil ağlarını hızla güçlendirir. YEK Metodu'nun öğrenciler üzerinde başarı göstermesinin temel nedeni de tam olarak budur. Öğrenciler konuşmaya zorlanır, hata yapmaya cesaret eder ve beyin her hatada yeni bir sinaptik bağlantı kurar. Deneyimler gösteriyor ki, hata aslında bir öğrenme kusuru değil, beynin ‘yeni yol yapıyorum’ sinyalidir. Bu nedenle YEK sınıflarında hata yapılması teşvik edilir, çünkü her hata Broca’yı biraz daha güçlendirir.’’ YEK Metodu’nun Farkı Dil eğitimini ders olmaktan çıkarıp doğal bir beyin pratiğine dönüştürür. Öğrenci ezberi bırakır, konuşmaya başlar. Kelime ezberlemek yerine bağlam kurar. Pasif dinleme yerine aktif üretim yapar.Bu nedenle, YEK Metodu’nu uygulayan herkes—çocuk, genç, yetişkin fark etmeksizin—kısa sürede konuşmaya başlar.YEK Metodu öğrenciyi pasiften aktife geçirerek asetilkolin seviyesini artırıyor.Sinaptik ağı güçlendiriyor ve dili otomatik hale getiriyor. YEK: Yaparak, Etkilelimle, Kesfederek dil edinmenin kapılarını açıyorYaparak: Öğrenci sürekli üretir; Broca alanı güçlenir.Etkileşimle: Ayna nöronlar devreye girer; öğrenme hızlanır.Keşfederek:Beyin anlamlı bilgiyi kalıcı belleğe atar.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.