Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sedan

Kapsül Haber Ajansı - Sedan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sedan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi Haber

Škoda Superb 25 Yıldır Konfor ve Teknolojinin Simgesi

İlk kez 11 Eylül 2001 tarihinde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modern nesil Škoda Superb, ilk andan itibaren üst düzey konfor ve teknolojiyle özdeşleşti. Aynı zamanda markanın uluslararası büyümesinde önemli bir rol üstlendi. Dört nesil boyunca dünya genelinde yaklaşık 1.8 milyon adet Superb müşterilerle buluşurken, model özellikle bireysel kullanıcıların yanı sıra filo müşterilerinin de tercih ettiği modellerden biri haline geldi. “Superb adeta Türkiye için üretiliyor” Superb’in küresel başarı hikayesinde Türkiye de önemli bir yere sahip. Model, Türkiye’de satışa sunulduğu 2002 yılından bugüne kadar 100 bin adede yakın satışa ulaşırken, özellikle sedan gövde tipiyle Türk kullanıcıların yoğun ilgisini görüyor. Bu sayede Superb sedan satışlarında Türkiye, dünyanın en büyük pazarı olmayı sürdürüyor. Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer de Türkiye pazarının Superb açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Superb sedan üretiminin yarısı Türkiye’ye gönderiliyor. Bu araç adeta Türkiye için geliştirildi ve üretiliyor. Bunu gerçekten takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı. Superb ismi 2001’de yeniden hayat buldu Köklü bir geçmişe sahip Škoda’nın Superb modelinin mirası 1934 yılına kadar uzanıyor. Škoda 640’ın modernize edilmesinin ardından kullanılmaya başlanan Superb adı, 1949 yılına kadar farklı gövde tiplerine sahip modellerde yer aldı. Dönemin Škoda ürün gamının teknik açıdan en gelişmiş otomobillerini temsil eden Superb, yaklaşık yarım asırlık aranın ardından 2001 yılında yeniden hayata döndürüldü. Tanıtılan ilk modern Superb, modelin bugün de öne çıkan konfor, genişlik, pratiklik ve zarif tasarım gibi temel özelliklerini ortaya koydu. 2008 yılında tanıtılan ikinci nesille birlikte yenilikçi TwinDoor bagaj açma sistemi sunulurken, ürün gamına daha sonra Combi gövde tipi ve dört tekerlekten çekişli versiyonlar da eklendi. 2015 yılında tanıtılan üçüncü nesil Superb ise teknolojik açıdan önemli bir sıçramayı temsil etti. Gelişmiş bağlantı özellikleri, kapsamlı sürüş destek sistemleri ve daha iddialı tasarımıyla yenilenen model, 2019 yılında Škoda’nın şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemine sahip ilk seri üretim modeli de oldu. 2023 yılında tanıtılan dördüncü ve güncel nesil Superb ise konfor, güvenlik ve dijitalleşme alanlarında daha da ileri taşındı. Yenilenen kabinde Škoda Smart Dials gibi yenilikçi çözümler sunan model, benzinli, dizel, mild hibrit ve şarj edilebilir hibrit seçenekleriyle Superb tarihinin en geniş motor ürün gamına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu Haber

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu

Sıfır otomobil tarafında ise Ocak-Temmuz döneminde satışların yüzde 65,5’ini SUV’lar oluşturdu. Veriler, SUV’ların hem sıfır hem de ikinci el otomobil pazarında tüketici tercihlerindeki yerini güçlendirdiğini gösteriyor. Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, SUV’ların sıfır ve ikinci el otomotiv pazarındaki güçlenen konumunu değerlendirdi. VavaCars’ın analizine göre, pazar daralmasına rağmen SUV satışları ikinci elde artarken, sıfır otomobilde toplam pazardan daha sınırlı geriledi. Her iki pazarda da payını artıran SUV’lar, tüketici tercihlerindeki değişimin en belirgin göstergelerinden biri oldu. İkinci elde satılan her dört otomobilden biri SUV oldu 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde ikinci el araç satışlarında geçen yılın aynı dönemine göre görülen yüzde 2,7’lik düşüşe rağmen SUV satışları yüzde 8,4 artarak ana gövde tipleri arasında büyüme gösteren tek kategori oldu. SUV’ların ikinci el otomobil pazarındaki payı yüzde 21,3’ten yüzde 24,5’e yükselirken sedan satışları yüzde 9,5, hatchback satışları ise yüzde 7,1 geriledi. Böylece geçen yıl yaklaşık her beş ikinci el otomobilden biri SUV iken bu yıl oran yaklaşık her dört otomobilden bire ulaştı. Sıfır araç satışlarında yaklaşık her üç araçtan ikisi SUV Ocak-Temmuz 2026 döneminde sıfır otomobil pazarı yüzde 12,1 daraldı. Buna rağmen SUV’ların pazar payı yüzde 62,6’dan yüzde 65,5’e yükseldi ve SUV’lar en çok tercih edilen gövde tipi oldu. SUV satışlarına segment bazlı bakıldığında ise yüzde 5 büyüyen B-SUV segmenti genel pazardan pozitif ayrıştı. Bunu ikinci sırada yüzde 20,3 payla sedan, yüzde 13,8 payla hatchback araçlar takip etti. İkinci el SUV pazarında Qashqai lider 2026 Ocak-Temmuz döneminde, 0-15 yaş aralığındaki ikinci el SUV’larda Nissan Qashqai yüzde 7,3’lük payla en çok satılan model oldu. Qashqai’yi Dacia Duster ve Peugeot 3008 izlerken, Volkswagen Tiguan dördüncü sırada yer aldı. Marka bazında bakıldığında ise Volkswagen ilk sırada yer alırken Peugeot ikinci, Nissan üçüncü oldu. SUV tercihi iki pazarda da güç kazanıyor VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, sonuçları şöyle değerlendirdi: “Gerek yeni gerekse ikinci el otomobil satış verileri, SUV’ların tüketici tercihlerindeki ağırlığının giderek arttığına işaret ediyor. Üreticilerin SUV segmentine giderek daha fazla ağırlık vermesi, güçlü tüketici talebinin pazarda karşılık bulduğunu ve SUV’ların payının önümüzdeki dönemlerde de artabileceğini gösteriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Maybach S-Serisi Baştan Aşağı Yenilendi: Lüks Otomobillerde Konfor ve Teknolojinin Yeni Dönemi Haber

Mercedes-Maybach S-Serisi Baştan Aşağı Yenilendi: Lüks Otomobillerde Konfor ve Teknolojinin Yeni Dönemi

Lüks otomobil segmentinin en prestijli modellerinden biri olan Mercedes-Maybach S-Serisi, bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı yenileme operasyonuyla otomobil tutkunlarının karşısına çıktı. Alman üretici, yalnızca tasarım değişiklikleriyle yetinmeyerek dijital teknolojilerden sürüş sistemlerine, iç mekân konforundan kişiselleştirme seçeneklerine kadar birçok alanda önemli geliştirmeler yaptı. Yeni nesil Mercedes-Maybach S-Serisi, markanın üst segmentteki iddiasını daha da güçlendirecek özelliklerle donatıldı. Yenilenen model, modern lüks anlayışını ileri teknolojilerle bir araya getirirken, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve elektrik destekli motor seçenekleriyle de otomotiv sektöründeki dönüşüme ayak uyduruyor. Özellikle konfor ve sessizlik odaklı geliştirmeler, Maybach kullanıcılarının beklentilerine doğrudan yanıt vermeyi hedefliyor. Mercedes-Maybach S-Serisi İç Mekânında Yeni Lüks Anlayışı Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi'nin en dikkat çeken değişimlerinden biri kabin tasarımında gerçekleştirildi. Premium malzeme kalitesi korunurken, daha sıcak ve modern bir atmosfer oluşturmak amacıyla yeni ahşap kaplamalar, geliştirilmiş ambiyans aydınlatmaları ve tamamen yeniden tasarlanan orta konsol kullanıldı. Marka, sürdürülebilirlik yaklaşımını iç mekâna da taşıdı. İlk kez sunulan tamamen vegan iç mekân seçeneğinde keten bazlı ve geri dönüştürülmüş polyesterden üretilen özel döşeme malzemeleri tercih edildi. Böylece çevre dostu üretim anlayışı ile lüks otomobil deneyimi aynı platformda buluşturuldu. İç mekânda kullanılan detaylar yalnızca estetik açıdan değil, yolculuk sırasında maksimum rahatlık sağlayacak şekilde yeniden şekillendirildi. Geniş yaşam alanı, sessiz kabin yapısı ve kaliteli işçilik yeni modelin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Elektrik Destekli Motorlar Performans ve Verimliliği Bir Araya Getiriyor Mercedes, yeni Maybach S-Serisi'nde motor teknolojisini de güncelledi. Artık altı ve sekiz silindirli motor seçeneklerinin tamamı 48 volt hafif hibrit sistemiyle destekleniyor. Bu teknoloji, hem yakıt tüketiminin azaltılmasına hem de sürüş performansının artırılmasına katkı sağlıyor. Avrupa pazarında sunulacak V8 motorlu versiyon, 612 beygirlik gücüne ek olarak hibrit sistemden gelen ekstra güç desteğiyle daha akıcı hızlanma sunuyor. Bu yapı sayesinde performans artarken emisyon değerlerinde de iyileşme hedefleniyor. Şarj edilebilir hibrit seçenek de güncellendi. Yeni nesil altı silindirli motorla birlikte sunulan model, tamamen elektrikli kullanımda yaklaşık 100 kilometreye ulaşan menziliyle günlük şehir içi sürüşlerde düşük yakıt tüketimi sağlamayı amaçlıyor. Yeni Süspansiyon Sistemi Sürüş Konforunu Farklı Bir Seviyeye Taşıyor Mercedes-Maybach S-Serisi'nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri de akıllı süspansiyon sistemi oldu. AIRMATIC teknolojisi artık yalnızca aracın sensörlerinden değil, diğer Mercedes-Benz araçlarından gelen yol verilerinden de yararlanabiliyor. Araç, önündeki yol koşullarını önceden analiz ederek süspansiyon sertliğini otomatik olarak ayarlıyor. Böylece bozuk zeminler, kasisler ve yol düzensizlikleri henüz araca ulaşmadan sistem gerekli hazırlığı yapıyor. Bu teknoloji sayesinde yolcular çok daha sessiz, dengeli ve sarsıntısız bir sürüş deneyimi yaşayabiliyor. Özellikle uzun yolculuklarda konfor seviyesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. MB.OS ile Dijital Dönüşüm Başlıyor Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, markanın geliştirdiği Mercedes-Benz Operating System (MB.OS) platformunu kullanan ilk Maybach modeli olma özelliğini taşıyor. Yeni işletim sistemiyle birlikte MBUX bilgi-eğlence altyapısı tamamen yenilenirken, yapay zekâ destekli sesli asistan çok daha doğal komutları anlayabilecek seviyeye ulaştırıldı. Araç sahipleri birçok işlemi dokunmaya gerek kalmadan sesli komutlarla gerçekleştirebilecek. Kablosuz yazılım güncellemeleri sayesinde otomobil, satın alındıktan sonra da yeni özellikler kazanmaya devam edecek. Böylece araç teknolojisi yıllar içinde güncelliğini koruyabilecek. Kişiselleştirme Seçenekleri Daha da Genişletildi Mercedes, lüks otomobil müşterilerinin beklentilerine cevap verebilmek için MANUFAKTUR programını da önemli ölçüde geliştirdi. Yeni sistem kapsamında yüzlerce farklı dış renk seçeneği sunulurken, iç mekânda ise yüzlerce farklı renk ve malzeme kombinasyonu tercih edilebiliyor. Ahşap kaplamalar, deri seçenekleri, özel tekstil uygulamaları ve dekoratif detaylar sayesinde her otomobil tamamen kişiye özel hale getirilebiliyor. Yeni dijital görselleştirme sistemi ise müşterilerin sipariş ettikleri otomobili üretim başlamadan önce üç boyutlu olarak incelemesine olanak tanıyor. Böylece seçilen renk, döşeme ve donanım kombinasyonları önceden görüntülenebiliyor. Dış Tasarımda Daha Güçlü ve Prestijli Görünüm Yenilenen Mercedes-Maybach S-Serisi, dış tasarımında da markanın karakteristik çizgilerini daha güçlü şekilde yansıtıyor. Büyütülen ön panjur, yenilenen LED ışık imzaları ve aydınlatmalı tasarım detayları otomobile daha etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Özellikle ön ızgaranın çevresinde kullanılan ışıklı tasarım unsurları ile Maybach logosunun vurgulanması, modelin geceleri de fark edilirliğini artırıyor. Modern çizgiler korunurken, aracın prestij algısını güçlendiren detaylara daha fazla yer veriliyor. Mercedes-Maybach S-Serisi, yeni teknolojileri, elektrik destekli motor seçenekleri, gelişmiş dijital altyapısı ve üst düzey kişiselleştirme olanaklarıyla ultra lüks sedan segmentindeki rekabeti yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Model, yalnızca sürüş deneyimi sunan bir otomobil olmanın ötesine geçerek teknoloji, konfor ve kişisel tasarım anlayışını aynı platformda buluşturan yeni nesil bir mobil yaşam alanı olarak öne çıkıyor.

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem Haber

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem

Dacia, modern tasarım anlayışı ve modüler yapısıyla herkes için ulaşılabilir mobilite sunarken; 7 yıl garanti, yüksek ikinci el değeri, gelişmiş standart ADAS teknolojileri ve yaygın hizmet ağıyla güven veren bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Markanın Eco-G 120 motor seçeneği ise sunduğu düşük tüketim maliyeti ve güçlü fiyat-fayda dengesiyle segmentinin iddialı alternatifleri arasında öne çıkıyor. Dacia’nın 2013 yılından sonra yeniden satışa sunduğu Yeni Logan, tamamen yenilenen tasarımı ve zengin donanım seçenekleriyle 1 Haziran itibarıyla yollarda olacak. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “2026 yılı Dacia markamız için oldukça önemli bir yıl olacak. Yılın ilk çeyreğinde Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modellerimizin yenilenen versiyonlarını pazara sunduk. Haziran ayı itibarıyla da mevcut pazar şartlarında çok tercih edileceğini düşündüğümüz bir sedan şeçeneği olacak Logan modelimizi otomotiv pazarına kazandırıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu ürün atağı ile, Dacia’nın pazar payını artırmayı ve yeni ürün stratejimiz ile markayı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Herkes için ulaşılabilir mobilite anlayışıyla, rakipsiz tüketim maliyetleriyle, fiyat-performans odağıyla ve güvenilirlik anlayışını baz alarak sunduğumuz 7 yıl garanti süresiyle Dacia’yı daha güçlü hale getiriyoruz.” dedi. Eco-G 120 Otomatik (EDC) Motor ile Maksimum Yakıt Verimliliği Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, her bütçeye hitap eden yeni modelleriyle gerek geniş ailelere gerekse bireysel kullanıcılara keyifli ve yüksek performanslı bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Sandero 1.238.000 TL’den, Yeni Sandero Stepway, 1.535.000 TL’den ve Yeni Jogger ise 1.495.000 TL’den başlayan Mayıs ayına özel (nakit alımda geçerli) satış fiyatlarıyla kullanıcılara bütçe dostu bir otomobil sahibi olma imkânı sunuyor. Yeni Sandero Stepway , Yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte sunulan Eco-G 120 Otomatik (EDC), yenilenen Dacia ürün ailesinin en fazla öne çıkan motor seçenekleri arasında yer alıyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli çift yakıt teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için Dacia, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre (gerçek kullanılabilir kapasite) seviyesine çıkardı. Bu sayede Eco-G 120 motora sahip modellerin toplam menzilleri 1.500 kilometreye ulaşıyor. Benzinli bir otomobilin deposunu tam olarak doldurmak için gerekli olan bütçe ile, Eco-G 120 versiyonun LPG deposu iki kez doldurulabiliyor. Bununla birlikte, Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, önceki 90 hp’lik versiyona kıyasla artık 100 hp güç üreterek günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve 6 ileri manuel şanzımanla kombine ediliyor. Yeni Jogger ise ECO-G 120 manuel vites seçeneğine ilave olarak TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile birlikte tercih edilebiliyor. 13 Yıl Sonra Yeniden: Yeni Dacia Logan Türkiye’de Yenilenen Dacia ürün ailesinin en yeni üyesi Yeni Logan, sedan versiyonuyla Türkiye’de Haziran ayı itibarıyla satışa sunuluyor. 2013 yılından sonra yeniden Türkiye’de yollara çıkacak olan Yeni Logan, lansmana özel 1.580.000 TL’lik fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Yeni Logan, iki farklı motor ve şanzıman seçeneğiyle satışa sunuluyor: Çift yakıt teknolojisine sahip motor: 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli bu motor seçeneği; 197 Nm tork ve 120 hp’lik Eco-G 120 (EDC-çift kavramalı) otomatik vitesle sunuluyor.TCe 100 manuel vitesli benzinli motor: 6 ileri manuel şanzımanla eşleştirilen bu motor seçeneği ise; 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, 200 Nm tork ve 100 hp güç sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor. Yeni Logan, tasarım açısından da önemli yeniliklerle geliyor. Piksel tasarımlı ön ızgarası ve ters T şeklindeki marka far imzası Yeni Logan’ın güçlü ve modern karakterini pekiştirirken, aynı zamanda Dacia’nın yeni marka kimliğini öne çıkarıyor. Expression ve Journey versiyonlarında sunulan yeni 16 inç jantlar ve köpekbalığı anten, modelin karakteristik yapısını vurguluyor. 1,85 metrelik genişliği, 22 santimetrelik arka diz mesafesi ve 628 litrelik bagaj hacmiyle segment standartlarının üzerinde konforlu ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Üstelik arka koltuklar katlandığında, bagaj hacmi 1.666 litreye kadar ulaşıyor. My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Expression ve Journey versiyonlarında standart olarak sunuluyor. Journey donanım seviyesinde kablosuz şarj sistemi opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Journey donanım seviyesinde 7 inçlik dijital gösterge ekranı standart olarak sunuluyor. Yeni Logan, otomatik acil durum freni, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliği ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Journey donanım seviyesinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. Expression ve Journey versiyonlarında otomatik klima standart olarak yer alırken, Journey versiyonunda buna ek olarak; eller serbest Dacia Card sistemi ve Kör nokta uyarı sistemi bulunuyor. Kablosuz şarj özelliği ise opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan Yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak bulunan iki YouClip sabitleme noktasına ek olarak; iki opsiyonel bağlantı noktası da aksesuar olarak sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Otomotiv’den BMW Modellerinde Yıl Sonu Fırsatları Haber

Borusan Otomotiv’den BMW Modellerinde Yıl Sonu Fırsatları

Takas desteği, özel finansman koşulları ve ÖTV avantajlı fiyatlarla sınırlı sayıda otomobil Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yeni sahiplerini bekliyor. BMW 420i Gran Coupé: Sportif Şıklığın En Zarif Hali Estetik tasarımı, dinamik sürüş karakteri ve coupé formunun getirdiği sportif çizgileriyle BMW 420i Gran Coupé, hem günlük kullanıma uygun pratikliği hem de saf sürüş keyfini bir araya getiriyor. Geniş iç hacmi, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve BMW’ye özgü premium malzeme kalitesiyle segmentinin en iddialı modellerinden biri olan BMW 420i Gran Coupé, yıl sonuna özel 900.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 4.500.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla satışa sunuluyor. BMW 520i Sedan: Lüks ve Teknolojinin Yeni Yorumu Business Sedan segmentinin öncüsü BMW 520i Sedan, markanın modern tasarım dilini yansıtan zarif hatları, yüksek konfor seviyesi ve son nesil teknolojik donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yenilenen mild hybrid motoru sayesinde verimlilik ve performansı bir arada sunan model, sessiz ve dengeli sürüş karakteriyle öne çıkıyor. BMW 520i Sedan, yıl sonuna özel 1.200.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 6.000.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yeni sahiplerini bekliyor. BMW i5 eDrive40: Elektrikli Mobilitede Yeni Standart BMW 5 Serisi’nin tamamen elektrikli versiyonu olan BMW i5 eDrive40, premium elektrikli mobilite anlayışını yeniden tanımlıyor. Business Sedan konsepti, tamamen elektrikli sürüş ve yüksek menzil kapasitesiyle konforu yeniden tanımlayan model, sürdürülebilirliği BMW’ye özgü sürüş keyfiyle birleştiriyor. BMW i5 eDrive40, yıl sonuna özel 900.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 5.000.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla satışta. BMW X3 20 ve BMW X3 20d xDrive: SUV Sınıfında Güç ve Konforun Buluşması Güçlü duruşu, geniş yaşam alanı ve son nesil sürüş destek sistemleriyle BMW X3, her yol koşulunda konforu ve güvenliği ön planda tutan bir SUV deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen mild hybrid motor teknolojisiyle performans ve verimliliği mükemmel bir dengede sunan BMW X3 20 ve BMW X3 20d xDrive modelleri, Kasım sonu itibarıyla ithal edilecek otomobillerde geçerli olmaya başlayacak %25 ek gümrük vergisinden etkilenmeyen sınırlı sayıda otomobilde fiyat avantajı sunuyor. BMW Plug-in Hybrid (PHEV) Modellerinde ÖTV Değişikliği Öncesi Son Fırsatlar BMW X1 xDrive25e ve BMW 230e xDrive Active Tourer modellerinin Kasım üretim ayı itibarıyla emisyon ölçümlerinde yapılacak değişiklik sonrası ÖTV dilimi %75’ten %100’e yükselecek. PHEV modellerinde de özel fırsatlar sunan Borusan Otomotiv, sınırlı sayıdaki BMW X1 xDrive25e ve BMW 230e xDrive Active Tourer modellerini %75 ÖTV diliminde satışa sunuyor. Kompakt SUV segmentinde çevreci teknolojiyi BMW X karakteriyle birleştiren BMW X1 xDrive25e ile şehir içi konforu, yüksek verimlilik ve geniş iç mekânla buluşturan BMW 230e xDrive Active Tourer, yıl sonuna kadar avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Kampanya kapsamında BMW X1 xDrive25e nakit indirimiyle 4.244.300TL’den, BMW 230e xDrive Active Tourer nakit indirimiyle 3.847.000’den başlayan fiyatlarla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda satış sunuluyor.

Opel Kadett B Modelinin 60. Yıl Dönümünü Kutluyor! Haber

Opel Kadett B Modelinin 60. Yıl Dönümünü Kutluyor!

Kadett, iki ya da dört kapılı sedan, station wagon ve "Gill Coupé" seçenekleri ile döneminde müşterilere geniş bir ürün gamı ile seçme özgürlüğü sunuyordu. Bununla birlikte Rallye-Kadett, yurt içinde ve yurt dışında sayısız başarıya imza attı. Bu modelle Opel, uygun fiyatlı kompakt spor otomobil gibi niş bir kategoride kendine güçlü bir yer edindi. Ayrıca Kadett B temel alınarak geliştirilen hibrit ve bataryalı elektrikli otomobiller pazara sunuldu. Bugün ise Opel en geniş motor ve sürüş seçeneklerine sahip güncel Astra modeli ile müşterilerini etkilemeye devam ediyor. Rüsselsheim merkezli Alman otomobil üreticisi Opel, 1965'te konsept araç tanıtan ilk Avrupalı marka olarak başlattığı geleneğini günümüzde de sürdürüyor. Opel, 60 yıl önce pazara sunulan Kadett B ile birlikte Experimental GT’nin dünya prömiyerini, o dönemde Frankfurt'ta düzenlenen IAA etkinliğinde kutladı. İki model arasında güçlü bir bağ vardı; GT, üretime geçtiğinde Kadett B’nin teknik temeli üzerine geliştirilmişti. 1965'te tanıtıldıktan kısa bir süre sonra, Kadett B'nin dönemin ruhunu mükemmel biçimde yakaladığı anlaşıldı. Sadece üç yıl önce pazara sunulan ilk neslin başarısını sürdürmekle kalmayıp onu geride bırakacağı da hemen fark edildi. Sonraki yıllarda Kadett B, Opel'in 1 milyon adetlik satış rakamına ulaşan ilk modeli oldu. Bu başarının ardında yatan nedenler ise çok netti: Sedan, station wagon ve coupé versiyonları aileler için çeşitlilik ve çok yönlülük sunarken, efsanevi Rallye-Kadett sportifliği beraberinde getiriyordu. Opel'in 1960'larda Kadett A ve B ile kompakt sınıfta elde ettiği uzun soluklu başarı, bugün Astra'nın yeni nesliyle devam ediyor. Astra her zevke ve ihtiyaca hitap eden geniş bir çeşitlilik sunuyor. Müşteriler, ister sportif ve zarif bir hatchback, ister esnek ve fonksiyonel bir Sports Tourer tercih edebiliyor. Ayrıca Astra’da ergonomik Intelli-Koltuk gibi, müşterilerin genellikle sadece daha üst sınıf araçlardan beklediği yenilikçi teknolojiler ve konfor donanımları yer alıyor. Üstelik Astra'nın en yeni nesli, şu anda hiçbir Opel modelinde olmayan geniş bir motor seçeneği sunuyor. Ürün gamı, verimli içten yanmalı motorlardan şarj edilebilir hibritlere ve 48 volt teknolojisine sahip hibritlere, hatta tamamen elektrikli ve sıfır emisyonlu Astra Elektrik'e kadar uzanıyor. Kadett A'dan üç yıl sonra Kadett B piyasaya sürüldü 1962 yılında Opel, ilk Kadett modeli olan Kadett A ile kompakt sınıftaki başarı öyküsünün temelini attı. Geniş bagaj hacmi, dört kişilik yaşam alanı, yüksek devirli yeni bir motoru ve düşük bakım maliyetleriyle Kadett A, kullanıcılarını kısa sürede etkilemeyi başardı. Ancak Opel yöneticileri o dönemde çoktan geleceği planlamaya başlamıştı ve yalnızca üç yıl sonra Kadett'in bir sonraki nesli tanıtıldı. Yeni nesil Kadett, piyasaya sunulduğu andan itibaren iki veya dört kapılı sedan, üç kapılı station wagon ve şık tasarımlı bir coupé olmak üzere dört farklı gövde seçeneğiyle satışa çıktı. Selefine en fazla dört kişi sığarken, 1965 yılında tanıtılan Kadett sedan ilk kez beş koltuklu olarak tescil edildi. Ayrıca aracın uzunluğu boyu 18 santimetre artarak dört metrenin üzerine çıktı. Dingil mesafesi ve araç genişliği de artırıldı; bu değişiklikler büyük ölçüde iç mekan konforuna katkı sağladı.Bagaj hacmi ise VDA standartlarına göre yüzde 12 artarak 337 litreye ulaştı. Station wagon versiyonu ise arka koltuklar katlandığında 1,57 metreye ulaşan bir yükleme alanı sunuyordu. Modelin IAA'daki dünya prömiyeri, uzmanlar arasında büyük bir heyecan yaratmıştı. Kadett B, selefinden daha fazla gövde çeşidi sunuyordu ve aynı zamanda daha konforlu, daha geniş, daha güvenli ve daha güçlüydü. Üstelik tüm bunlar yalnızca 100 Alman Markı ek ödemeyle mümkün oluyordu. Opel'in Kadett için kullandığı reklam sloganları da bu durumu mükemmel bir şekilde yansıtıyordu:: "Opel Kadett: Kısaca O.K." veya "Opel Kadett. Das Auto" Şıklık, sportiflikle buluşuyor: "Gill Coupé" ve her zaman galip olan Rallye-Kadett Opel tasarımcıları, çarpıcı bir coupé ile Kadett'in yalnızca pratik değil, aynı zamanda son derece çekici bir model olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu model, ABD'deki fastback modellerden ilham alınarak tasarlanmıştı. Hafifçe eğimli arka kısım, coupé'ye dinamik bir çizgi kazandırıyor ve hız vadediyordu. B sütunundaki üç adet hava menfezi ise otomotiv tarihine geçti: Kısa sürede bu çekici iki kapılı modele "Gill Coupé" (Solungaçlı Coupé) lakabı takıldı. Günümüzde Kadett'in bu özel versiyonu koleksiyonerler arasında hala büyük ilgi görüyor. Diğer yandan, Rallye-Kadett birçok otomobil tutkunu ve motor sporları hayranları için ulaşılabilir bir arzu nesnesi haline geldi. Bu modelle Opel, uygun fiyatlı kompakt spor otomobil gibi niş bir kategoriyi ele geçirmiş oldu. Mat siyah kaputu ve dekoratif şeritleriyle görsel olarak çarpıcı olan coupé, başlangıçta tüm varyantlarda sunulan 1,1 litrelik motorun 44 kW (60 HP) çift karbüratörlü versiyonuyla satışa sunuldu ve 1967'den itibaren de 1,9 litrelik üniteyle donatıldı. 66 kW (90 HP) gücündeki bu motor, coupé'yi 170 km/s maksimum hıza ulaştırırken, sportif şasi de ek güvenlik sağlıyordu. Sportif donanımı ve mükemmel sürüş performansıyla Rallye-Kadett, popüler spor araçlar için mükemmel bir temel oluşturdu. Mat siyah kaput yalnızca tasarımsal bir tercih değil, güçlü güneş ışığında sürücünün gözlerinin kamaşmasını önleyen işlevsel bir detaydı. Bu fikir,o dönemin ralli deneyimlerinden ilham almıştı. Aracın bu özel rengi, kısa sürede Rallye-Kadett'in alametifarikası haline geldi. Rallye-Kadett, yurt içinde ve yurt dışında tüm pistlerde elde ettiği sayısız başarıyla dikkatleri üzerine çekti. Zaferler listesi hızla uzarken bu güvenilir ve uygun fiyatlı spor araç; Stuttgart-Lyon-Charbonnières Rallisi, Hessen Rallisi, Trifels Rallisi ve Tour de Luxembourg'da elde ettiği sonuçlarla adından söz ettirdi.. Opel araçlarını modifiye eden Günther Irmscher, 1967 yılında Tour d'Europe galibi oldu. Aynı yıl Kadett, o güne kadarki en büyük başarısını kutladı: Lambart/Vogt ekibi Monte Carlo Rallisi'nde kendi klasmanında birinciliğe ulaştı. 1968 yılının istatistikleri, Rallye-Kadett'in ne kadar popüler ve başarılı olduğunu açıkça gösteriyordu: Toplam 238 etkinlikte yer alan bu model, sınıfında 222 kez zafere ulaşırken 345 altın ve 287 gümüş madalyanın sahibi oldu. Kişisel tarzını yansıtmak isteyenler için Opel Kadett'in zarif kardeşi Olympia sunuldu Eylül 1967'de Kadett B temel alınarak geliştirilen premium model Olympia A pazara sunuldu. Böylece Opel, Rekord ile Kadett'in arasındaki boşluğu doldurarak niş araçlar konusundaki öncülüğünü bir kez daha gösterdi. Dönemin Opel basın bültenlerinde bu model şöyle tanılmanıyordu: "Olympia, başarılı Kadett konseptinin mantıklı bir uygulamasıdır. Aynı derecede kompakt dış ölçülere sahip olan Olympia, yüksek performansı, olağanüstü donanımı ve sürüş konforuyla göz dolduran bir modeldir." 44, 55 ve 66 kW (60, 75 ve 90 HP) olmak üzere üç farklı güç seçeneğiyle sunulan lüks kompakt model, zengin donanımıyla öne çıkıyordu. Özel işlemeli halılar ve "kaliteli ahşap görünümlü" döşemelere sahip gösterge paneli iç mekanın premium karakterini güçlendiriyordu. Dış tasarımda ise çamurluk çevresindeki krom şeritler, modifiye edilmiş radyatör ızgarası, dikdörtgen ön farlar ve büyütülmüş arka yan camlar dikkat çekiyordu. Sekiz farklı gövde, dört farklı motor silindir hacmi ve elektrikli güç aktarma seçeneği Olympia'nın o dönemde üç hatchback versiyonu sunulurken kardeş modeli Kadett, üretiminin son yıllarında etkileyici bir şekilde sekiz farklı gövde seçeneğiyle satıştaydı: İki ve dört kapılı notchback sedan, iki kapılı "Solungaçlı" Coupé, üç ve beş kapılı station wagon, iki ve dört kapılı "LS" hatchback sedan ve iki kapılı "LS" coupé. Öte yandan, Kadett B serisi kendini kanıtlamış dört farklı silindir hacmine (1,1 litre, 1,2 litre, 1,7 litre ve 1,9 litre) sahip, uzunlamasına monte edilmiş sıralı dört silindirli motorlarla sunuluyordu. Ayrıca Kadett B, elektrikli araçlar için gerçek bir öncü niteliğindeydi. Zira Opel'in elektrikli güç aktarma sistemine sahip ilk araçları olan 1969 tarihli "Stir-Lec I" hibrit test aracı ve 1970 tarihli tamamen elektrikli Kadett XEP de bu başarılı model temel alınarak geliştirilmişti. Kadett B modelinin eşsiz kariyeri, dünya çapında 120'den fazla ülkede satılan gerçek bir "dünya otomobili" olarak Temmuz 1973'te sona erdi. Halefiyse çoktan başlangıç çizgisinde yerini almıştı. Kadett B sadece kendi adını tarihe yazmakla kalmamış, aynı zamanda teknik bir platform sağlayarak Opel GT için başarıya giden yolu açmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.