Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sedasyon

Kapsül Haber Ajansı - Sedasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sedasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DHL, Kurtarılan Sekiz Büyük Kedinin Yeni Hayatına Güvenle Ulaşmasını Sağladı Haber

DHL, Kurtarılan Sekiz Büyük Kedinin Yeni Hayatına Güvenle Ulaşmasını Sağladı

DHL Global Forwarding ve DHL Express, Honduras’ta yıllarca türlerine uygun olmayan koşullarda tutulan sekiz büyük kedinin ABD’deki akredite barınaklara güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlayarak Honduras’ın ilk uluslararası büyük kedi kurtarma operasyonunu gerçekleştirdi. Beş kaplan ve üç aslandan oluşan hayvanlar, uzun vadeli tür ihtiyaçlarının karşılanamadığı koşullarda yaşıyordu. Aylar süren tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından DHL’in özel olarak planladığı operasyonla San Pedro Sula’dan akredite barınaklara taşınan hayvanlar, ömür boyu bakım alacakları güvenli yaşam alanlarına ulaştırıldı. DHL Global Forwarding Honduras Ülke Operasyon Müdürü Celia Chinchilla, operasyonla ilgili şunları söyledi: “Bu görev, lojistiğin yalnızca gönderi taşımaktan ibaret olmadığını; aynı zamanda yaşamları iyileştirme gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Bu hayvanların güvenli, türlerine uygun yeni yuvalarına ulaşmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.” Dünya genelinde yaban hayatı uzmanları, büyük kedilerin hâlâ türlerine uygun olmayan, ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak koşullarda tutulduğuna dikkat çekiyor. Derme çatma hayvanat bahçeleri, özel mülkler veya doğal davranışlarını sergilemelerine imkân tanımayan geçici olarak kurulmuş turistik gösteri alanları, bu hayvanların karşı karşıya kaldığı başlıca ortamlar arasında yer alıyor. Kurtarıldıklarında ise doğaya geri bırakılmaları çoğu zaman mümkün olmuyor; bunun yerine, iyileşebilecekleri ve özel bakım alabilecekleri güvenli yaşam alanlarına ihtiyaç duyuyorlar. Guru, Sultan, Amir, Deborah, Aira, Cyrus, Zephora ve Juancito için bu operasyon; aylar süren tıbbi tedavi, özenli rehabilitasyon ve davranışsal destekle mümkün olan yeni bir başlangıcı simgeliyor. Veteriner ekipler, operasyonun hazırlık aşamasından varış anına kadar sürecin her adımını titizlikle yönetti. Her bir hayvan kapsamlı sağlık kontrollerinden geçirildi; türüne ve bireysel ihtiyaçlarına uygun sedasyon planları oluşturuldu ve stres seviyelerini en aza indirmeye yönelik özel bakım uygulandı. Yolculuk boyunca veterinerler hayvanların yanından ayrılmayarak, taşıma kafeslerinin kapanmasından barınaklara güvenle ulaşmalarına kadar solunum, vücut sıcaklığı ve genel sağlık durumlarını sürekli izledi. Yaban hayatı taşımacılığında uzmanlık DHL ekipleri, yaban hayatı kurtarma operasyonlarında sahip oldukları deneyimle öne çıkıyor. Şirket, bugüne kadar aslanlar, kaplanlar ve diğer hassas türlerin ihmal, istismar veya riskli ortamlardan alınarak güvenli barınaklara ulaştırılması için çok sayıda uluslararası operasyona destek verdi. Honduras’ta gerçekleştirilen bu operasyon ise, yüksek düzeyde koordinasyon, uzmanlık ve hassasiyet gerektiren önemli bir görev olarak öne çıktı. DHL, Little French Key, Orman Koruma, Korunan Alanlar ve Yaban Hayatı Enstitüsü (ICF), Bölgesel Uluslararası Tarımsal Sağlık Örgütü (OIRSA), Honduras Gümrüğü ve San Pedro Sula Havalimanı yetkilileriyle iş birliği içinde, hayvan refahını merkeze alan kapsamlı bir taşıma planı oluşturdu. Operasyon kapsamında, yükleme sürecinde büyük kedilerin stres seviyesini en aza indirmek amacıyla havalimanında izole bir alan tahsis edildi ve dış uyaranları azaltan özel sertifikalı taşıma kafesleri kullanıldı. DHL Express ayrıca, seyahat süresini kısaltmak ve hayvanların konforunu artırmak amacıyla Miami’ye doğrudan uçuş gerçekleştiren özel bir kargo uçağıyla taşıma operasyonunu gerçekleştirdi. Uçuş boyunca dört veteriner, hayvanların sağlık durumunu kesintisiz olarak takip etti. Operasyon süresince alınan her karar, ortak bir önceliğe odaklandı: Hayatlarının büyük bölümünü zorlu koşullarda geçirmiş bu sekiz hayvanın, yeni yaşam alanlarına mümkün olan en güvenli ve en sakin şekilde ulaşmasını sağlamak. Akredite barınaklarda yeni bir başlangıç Uçağın Miami’ye inişiyle birlikte büyük kediler için yeni bir dönem başladı. Hayvanlar, Global Federation of Animal Sanctuaries (GFAS) tarafından akredite edilen Carolina Tiger Rescue ve Turpentine Creek Wildlife Refuge merkezlerine transfer edildi. Her iki barınak da geniş doğal yaşam alanları, hayvanların fiziksel ve davranışsal ihtiyaçlarını destekleyen zenginleştirme programları ve ömür boyu süren uzman veteriner bakımıyla öne çıkıyor. Bu yeni yaşam alanlarında büyük kediler, yıllar sonra ilk kez doğal davranışlarını özgürce sergileyebilecekleri, güvenli ve uygun bir ortamda yaşamlarını sürdürecek. Böylece hayatta kalma mücadelesinin yerini güven, konfor ve iyileşme alacak. DHL Global Forwarding Honduras Ülke Operasyon Müdürü Celia Chinchilla, “Bu büyük kediler artık her zaman hak ettikleri şeye sahip: güvenli bir ortam, yeterli alan ve onurlu bir yaşam. Onların yeni hayatlarına güvenle ulaşmalarına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Çocuk Diş Sağlığında Kritik Noktalar Haber

 Çocuk Diş Sağlığında Kritik Noktalar

Bu süreçte karşılaşılan diş problemleri ise çoğu zaman erken dönemde fark edilmediğinde daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Bu kapsamda değerlendirmelerde bulunan Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, diş çürüklerinin çocukluk çağında en sık görülen enfeksiyon hastalıkları arasında yer aldığını belirterek, düzenli ağız ve diş bakımının erken yaşta kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Demir, çocuklarda ağız sağlığının sadece dişleri değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarını ve genel sağlık durumunu da etkileyen bütüncül bir yapı olduğuna dikkat çekiyor… “Çocuklar diş hekimine çoğunlukla ağrı ile geliyor” Dt. Nurgül Demir, çocukların diş hekimi ile ilk tanışmasının çoğu zaman diş ağrısı nedeniyle gerçekleştiğini belirterek, “Birçok çocuk geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimler, çevreden duyduğu hikâyeler ya da korku nedeniyle tedaviye kaygılı şekilde geliyor” dedi. Diş tedavisinde korku ve kaygı yönetimi Çocuklarda diş tedavisi sürecinde korku ve kaygının önemli bir sorun oluşturduğunu ifade eden Demir, bazı durumlarda tedavilerin klinik ortamda standart yöntemlerle tamamlanamadığını söyledi. Bu gibi durumlarda sedasyon veya genel anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Demir, özellikle diş hekimi fobisi, yüksek kaygı düzeyi, kontrol edilemeyen bulantı refleksi, sistemik hastalıklar ve özel gereksinimli hastalarda bu yöntemlerin uygulandığını aktardı. Ağız ve diş sağlığı genel sağlığı doğrudan etkiliyor Ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Demir, diş çürüklerinin çocukluk döneminde en yaygın enfeksiyon hastalıklarından biri olduğuna dikkat çekti. Kalp hastalığı olan çocuklarda risk daha yüksek Konjenital kalp hastalığı bulunan çocuklarda ağız ve diş sağlığının çok daha büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, bu çocuklarda diş minesinde yapısal bozukluklar görülebildiğini söyledi. Düzenli ilaç kullanımı, gece beslenmeleri ve beslenme alışkanlıklarının çürük riskini artırdığını belirten Demir, enfektif endokardit riskine de dikkat çekti. “Doğan her 1000 bebekten 7–10’u konjenital kalp hastalığı ile dünyaya geliyor. Bu nedenle ağız hijyeninin en üst seviyede tutulması hayati önem taşıyor,” dedi. Erken diş hekimi takibi ve koruyucu tedaviler Kalp hastalığı olan çocuklarda ilk süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte diş hekimi kontrolünün başlaması gerektiğini belirten Demir, doğru fırçalama alışkanlığının ebeveyn kontrolünde kazandırılması gerektiğini ifade etti. Gerekli durumlarda flor uygulamaları gibi koruyucu tedavilerin planlanabileceğini, ileri vakalarda ise kardiyoloji ile birlikte tedavi sürecinin yürütülmesi gerektiğini söyledi. Sakız tüketimi ve xylitol etkisi Sakız çiğnemenin çocuklarda çürük riski üzerinde etkili olabileceğini belirten Demir, şekerli sakızların risk oluşturduğunu, ancak xylitol içeren sakızların koruyucu etki gösterebildiğini ifade etti. Xylitolün “çürük yapmayan şeker” olarak bilindiğini belirten Demir, ağızdaki bakteriler tarafından kolay parçalanmadığını ve çürük oluşumunu azaltmaya yardımcı olabildiğini söyledi. Çocukluk çağı obezitesi diş sağlığını da etkiliyor Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca kilo ile ilgili bir sorun olmadığını vurgulayan Demir, bu durumun ağız ve diş sağlığını da doğrudan etkilediğini ifade etti. Paketli gıdalar, şekerli içecekler ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin hem obeziteyi hem de diş çürüklerini artırdığını belirtti. Obez çocuklarda tükürük yapısının değişebileceğini, bunun da dişlerin doğal koruyucu mekanizmasını zayıflattığını ve dişlerin erken sürmesiyle birlikte çürük riskinin arttığını söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede! Haber

Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!

Bu durumun başlıca nedenleri arasında ise; motor kısıtlılıklar, bilişsel davranışsal faktörler ile anatomik farklılıklar var. El-göz koordinasyonunun yetersiz olması ve ince motor becerilerindeki sınırlılıklar, günlük ağız bakımının etkin şekilde yapılmasını zorlaştırıyor. Özellikle Down sendromu olan bireylerde görülen büyük dil yapısı, dar çene ve diş çapraşıklıkları, hem temizliği güçleştiriyor hem de dişeti hastalıklarını artırıyor. Bu nedenle Down sendromlu bireylerde erken diş kaybı, normal popülasyona göre 3-4 kat daha sık karşılaşılan bir durum. Otizm spektrum bozukluğu bulunan bireylerde ise diş hekimiyle iş birliği kurmak güç olabilirken ağız içi işlemlere hassasiyet gelişebiliyor. Kullanılan epilepsi ve depresyon ilaçları da ağız kuruluğuna yol açarak çürük riskini artırabilmekte. Tükürüğün azalması ise, ağız içindeki doğal savunma mekanizmalarını zayıflatan bir durum. Dolayısıyla bakım veren eksikliği ya da ağız hijyeninin ikinci plana atılması gibi ihmaller, diş çürüğü, diş eti hastalıkları ve erken diş kaybı riskini artırıyor. İstanbul Okan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Endodonti Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Gözde Akbal Dinçer, ağız sağlığının korunmasında düzenli ve doğru günlük bakımın en kritik adım olduğunu vurgulayarak hem aileler hem de bakım verenler için bu konudaki önerilerini paylaşıyor: Günlük Bakımda En Büyük İhtiyaç: Destek Ailelerin ve bakım verenlerin eğitimi bu süreçte belirleyici bir role sahip. Pek çok engelli birey dişlerini tek başına yeterli düzeyde temizleyemediği için aile üyelerinin aktif katılımına ihtiyaç duyuyor. Aynada birlikte diş fırçalama gibi yöntemlerin, doğru alışkanlık kazandırmada etkili olduğunu unutmayın. Günde iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama yapmayı ihmal etmeyin. Motor kısıtlığı bulunan bireylerde elektrikli diş fırçası kullanılabilir. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerde ise şekersiz sakız veya yapay tükürük ürünleri destekleyicidir. Beslenme Düzeninde Şekere Geçit Yok Özellikle şekerli, yumuşak gıdalar dişlerde sürekli asit oluşumuna neden olarak çürük riskini artırır. Bu nedenle bisküvi, meyve suyu ve püre kıvamındaki gıdaların tüketimini sınırlandırın. Kontrol Şart Ama Daha Sık! Engelli bireylerin normal popülasyona göre daha sık, genellikle 3-6 ayda bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi daha sağlıklıdır. Fissür örtücüler, topikal flor uygulamaları ve profesyonel diş taşı temizliği gibi koruyucu uygulamalar, ciddi diş sorunlarının önüne geçebilir. Gerekli durumlarda sedasyon ile planlı ve kısa seanslarla tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor. İş birliğinin mümkün olmadığı veya çok sayıda işlemin gerektiği hastalarda ise dental tedaviler genel anestezi altında tek seansta güvenli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.