Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şeffaflık

Kapsül Haber Ajansı - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de Çevresel Veriler Önleyici Politikalara Rehber Haber

Bursa Nilüfer’de Çevresel Veriler Önleyici Politikalara Rehber

Bilimsel ölçümler, kent yönetiminde planlama, denetim ve karar süreçlerine doğrudan rehberlik ediyor. Nilüfer Belediyesi, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan hava kirliliği ile 2025 yılına ait su kirliliği izleme çalışmalarının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Sabit ve mobil ölçüm istasyonlarından elde edilen bilimsel veriler, Nilüfer’de çevresel risklerin yerinde, sürekli ve karşılaştırmalı biçimde izlendiğini ortaya koyarken; bu verilerin halk sağlığını önceleyen önleyici politikalara rehberlik ettiği vurgulandı. HAVA KİRLİLİĞİNDE SANAYİ VE TRAFİK KAYNAKLI ETKİ BELİRGİNLEŞİYOR Nilüfer ilçesinde hava kalitesini yakından izlemek amacıyla Ata Bulvarı’nda bulunan sabit Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonu’nun yanı sıra; Çalı Sanayi Bölgesi, Kayapa Organize Sanayi Bölgesi ve Lefkoşe Caddesi’nde konumlandırılan mobil hava kalitesi izleme istasyonlarıyla çok noktalı ölçüm yapılıyor. Bu sayede sanayi ve trafik yoğunluğunun etkisi, zamana ve mekâna bağlı olarak somut verilerle takip edilebiliyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait ölçümlerde; Zararlı Partikül Madde (PM10) ve Solunabilir Partikül Madde (PM2,5) değerlerinin ölçüm yapılan birçok ayda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerlerinin üzerinde seyrettiği, NO₂ (Azot Dioksit) değerlerinin özellikle sanayi ve trafik yoğun bölgelerde hem DSÖ hem de bazı aylarda ulusal sınır değerleri aştığı, SO₂, CO ve O₃ değerlerinin ise genel olarak sınır değerlerin altında kaldığı tespit edildi. Nilüfer’in Bursa genelinde yüksek kirlilik potansiyeline sahip bölgeler arasında yer aldığını belirten yetkililer, bu nedenle hava kalitesinin sürekli ve yerinde ölçülmesinin yalnızca durum tespiti değil, önleyici yönetim açısından da kritik bir araç olduğunu ifade ettiler. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “ÖLÇTÜĞÜMÜZ HER VERİ, ÖNLEYİCİ BİR ADIMIN BAŞLANGICIDIR” Çevresel izleme çalışmalarının yalnızca veri üretmekle sınırlı olmadığını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, elde edilen bilgilerin doğrudan karar süreçlerine yön verdiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Çevreyle ilgili riskleri yönetmenin ilk koşulu, onları doğru ve sürekli biçimde ölçmektir. Nilüfer’de elde ettiğimiz her veri, yalnızca bir tespit değil; halk sağlığını korumaya yönelik önleyici adımların temelidir” dedi. Ölçüm sonuçlarının vatandaşlarla paylaşılmasını bir şeffaflık gereği olarak gördüklerine vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, “Hava ve su kalitesine ilişkin verileri kamuoyuna açık biçimde sunuyoruz. Aynı zamanda bu verileri, denetimden kent planlamasına kadar birçok alanda yol gösterici bir yönetim aracı olarak kullanıyoruz. Çevresel izleme çalışmalarının temel amacı sorun oluştuktan sonra müdahale etmek değil; bilimsel veriler ışığında riskleri önceden görerek sağlıklı bir kent yaşamını güçlendirmektir” diye konuştu. VERİLER VATANDAŞIN BİLGİSİNE SUNULUYOR, KARARLARA REHBERLİK EDİYOR Öte yandan hava kalitesi ölçüm sonuçlarına Nilüfer Belediyesi’nin resmi internet sitesi ile Nilüfer Her Yerde mobil uygulaması üzerinden anlık olarak erişilebildiği hatırlatıldı. Bu uygulamanın, vatandaşların günlük yaşamlarına ilişkin bilinçli tercihler yapabilmesine katkı sunduğu belirtildi. Paylaşılan verilerin aynı zamanda belediyenin denetim, planlama ve önceliklendirme süreçlerinde aktif biçimde kullanıldığını kaydeden yetkililer, riskli bölgeler ve zaman dilimlerine yönelik hedefli çalışmaların bu sayede geliştirildiğini vurguladı. SU KALİTESİ İZLEME ÇALIŞMALARINDA GÜVEN VEREN SONUÇLAR Nilüfer Belediyesi’nin 2005 yılından bu yana sürdürdüğü Su Kirliliği İzleme Çalışmaları kapsamında da, 2025 yılı boyunca kent ve kırsal mahallelerde düzenli analizler gerçekleştirildi. 2025 yılı verilerine göre; Kent merkezindeki 42 mahallede, 73 noktadan alınan örneklerde yapılan 873 ölçümün tamamında serbest klor seviyelerinin yönetmeliklere uygun olduğu, 22 kırsal mahallede yapılan ölçümlerde örneklerin yaklaşık yüzde 85’inin uygun, yaklaşık yüzde 15’inde ise düşük klor seviyesi tespit edildiği, kent ve kırsal mahallelerin hiçbirinde mikrobiyolojik kirliliğe rastlanmadığı açıklandı. Ölçüm sonuçlarının her ay BUSKİ Genel Müdürlüğü ve Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü ile paylaşıldığı, ayrıca belediyenin https://www.nilufer.bel.tr/kategoriler/hizmet/hava-ve-su-kalitesi-izleme/su-kalitesi-izleme web adresinden düzenli olarak kamuoyunun bilgisine sunulduğu belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax, The ONE Awards’ta 4. Kez “Yılın İtibarlı Markası” Seçildi Haber

Orzax, The ONE Awards’ta 4. Kez “Yılın İtibarlı Markası” Seçildi

Türkiye takviye edici gıda pazarının lideri Orzax, The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri kapsamında gıda takviye ürünleri kategorisinde dördüncü kez “Yılın İtibarlı Markası” seçildi. Marketing Türkiye ile Akademetre Research and Strategic Planning iş birliğiyle Türkiye genelinde 12 ilde 1.200 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen araştırmaya dayanan değerlendirme sonucunda elde edilen bu başarı, Orzax’ın tüketici nezdinde yıllar içinde inşa ettiği güvenin ve sürdürülebilir marka itibarının güçlü bir göstergesi oldu. Sürdürülebilir marka itibarının merkezinde tüketici güveni yer alıyor Orzax Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Müge Turan, markanın bu başarısının arkasında uzun soluklu bir güven inşası olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Tüketici güveni, sürdürülebilir marka itibarının merkezindedir. Orzax olarak ürün kalitemiz, bilimsel yaklaşımımız ve iletişimde benimsediğimiz şeffaflık ile bu güveni yıllar içinde inşa ettik. Dördüncü kez ‘Yılın İtibarlı Markası’ seçilmek, bizim için yalnızca bir ödül değil; tüketicilerimizle kurduğumuz güçlü bağın ve bu bağın sürekliliğinin çok kıymetli bir göstergesi.” Bilimsel Ar-Ge altyapısı, yenilikçi ürün portföyü ve tüketici odaklı marka yaklaşımıyla Orzax, takviye edici gıda sektöründe yalnızca ürünleriyle değil, yarattığı güven duygusuyla da ayrışıyor. Sağlığa değer katma misyonuyla hareket eden marka, kalite standartlarını sürekli yukarı taşıyarak hem yerel hem de global pazarda büyümesini sürdürüyor. Müge Turan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ödül, Orzax’ın kısa vadeli iletişim başarılarının ötesinde, uzun vadeli marka yönetimi yaklaşımının bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de Ar-Ge yatırımlarımız, yenilikçi çözümlerimiz ve tüketiciyle kurduğumuz şeffaf iletişim sayesinde sektöre yön vermeye devam edeceğiz.” Marketing Türkiye ve Akademetre Research and Strategic Planning iş birliğiyle, Türkiye genelinde 12 ilde gerçekleştirilen ve 1.200 kişiyle yüz yüze yapılan araştırmaya dayanan The ONE Awards değerlendirmesi; yıl içerisinde itibarını en çok artıran markaları halk jürisinin görüşleri doğrultusunda belirliyor. Toplam 70’i aşkın kategoride yapılan bu kapsamlı araştırma sonucunda Orzax, kendi segmentinde zirvedeki yerini bu yıl da korudu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜKSA Tanıtım Toplantısında Halk Sağlığı Gündemi Masaya Yatırıldı Haber

TÜKSA Tanıtım Toplantısında Halk Sağlığı Gündemi Masaya Yatırıldı

Kamu, sektör, akademi ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda; tüketici sağlığı ürünlerinin toplum sağlığına katkısı ile düzenleyici çerçevenin önemi öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı. Toplantı, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber ve TÜKSA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Süleyman Kara’nın açılış konuşmalarıyla başladı. BİLİM TEMELLİ VE GÜVEN ODAKLI DÜZENLEYİCİ YAKLAŞIM Tüketici sağlığı alanındaki düzenleyici süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar; “Kurumumuzun temel sorumluluğu, halkımıza sunulan ürünlerin güvenli, kaliteli ve etkili olmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda üretim süreçleri, içerik yapıları ve tesis standartları hem piyasaya arz öncesinde hem de sonrasında bilimsel kriterlerle ve risk esaslı denetim anlayışıyla değerlendirilmektedir. Uluslararası standartlara uyum ve sürekli gözetim mekanizmaları tüketici güvenliğinin temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Sağlık alanında güven yalnızca ürün kalitesiyle değil; şeffaflık, bilimsel kanıt ve güçlü denetim kültürüyle inşa edilir. Bununla birlikte ilaç üretim süreçlerinin çevresel etkilerini de göz ardı etmemek gerekir. Sürdürülebilir üretim anlayışı, sağlık sektörünün ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Tüketici sağlığı alanında paydaşların ortak bir çatı altında buluşması, koordinasyon ve iş birliği açısından büyük önem taşımaktadır. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi ise hem bireysel bilinç düzeyini artıracak hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükü azaltacaktır. Amacımız; üretici ile tüketici arasında güven temelli, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir sistemin devamlılığını sağlamaktır.” dedi. TÜKETİCİ SAĞLIĞINDA DENGE VE KORUMA VURGUSU Tüketici sağlığı alanındaki düzenleyici çerçeveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber; “Geldiğimiz çağda reklamın önemi her geçen gün artmakta, tanıtım faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 75’i dijital mecralarda gerçekleştirilmektedir. Bu dönüşüm, özellikle sağlıkla ilişkili ürünlerde yapılan iletişim faaliyetlerinde daha yüksek bir sorumluluk gerektirmektedir. Reklamların doğru, dürüst ve ispat edilebilir olması; tüketiciyi yanıltmaması ve rakip ürünleri kötülememesi temel ilkeler arasında yer almaktadır. Adil rekabet ortamının korunması hem tüketici güveni hem de sürdürülebilir piyasa yapısı açısından kritik önemdedir. Özellikle OTC grubu ürünlerde hangi ifadelerin kullanılabileceği, hangi beyanların mevzuat kapsamında değerlendirilemeyeceği konusu hassas bir alan olup, bu ince çizginin doğru analiz edilmesi gerekmektedir. Sağlıkla ilgili beyan içeren tanıtımlarda mevzuatın belirlediği sınırların gözetilmesi, hem sektörün sağlıklı gelişimi hem de toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. KÜRESEL SAĞLIK POLİTİKALARINDA ÖZ BAKIM DÖNÜŞÜMÜ Küresel sağlık sistemlerindeki değişime dikkat çeken Global Self Care Federation Genel Direktörü Greg Perry, konuşmasında öz bakımın dünya genelinde sağlık politikalarının merkezine yerleştiğini belirterek; “Öz bakım artık yalnızca bireysel bir tercih değil, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre öz bakım; bireylerin ve toplumların sağlığı geliştirme ve yönetme kapasitesini güçlendiren bir yaklaşımdır. Kanıta dayalı reçetesiz ürünlere erişimin artması, birincil sağlık hizmetleri üzerindeki yükü azaltarak sistemde alan açmaktadır. COVID-19 sonrası dönemde artan sağlık farkındalığı ise bu dönüşüm için önemli bir fırsat sunmaktadır. Öz bakımın doğru politikalarla desteklenmesi, daha dirençli ve sürdürülebilir sağlık sistemlerinin inşasına katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE SAĞLIK OKURYAZARLIĞI STRATEJİK ÖNEMİ Demografik dönüşüm ve sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesine ilişkin açıklamalarda bulunan TÜKSA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Süleyman Kara; “Türkiye’nin içinden geçtiği demografik değişim süreci, bireylerin sağlık süreçlerinde daha bilinçli ve aktif rol üstlenmesini zorunlu kılmaktadır. Nüfusun yaşlanma eğilimi ve kronik risklerin artışı, öz bakım kültürünün güçlendirilmesini daha da kritik hale getirmektedir. Uluslararası veriler, bu yaklaşımın sistem üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır. 150 ülkeyi kapsayan 2025 tarihli çalışmaya göre öz bakım uygulamaları küresel ölçekte 120 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli yaratmakta; 1,8 milyar hekim saatinin serbestleşmesine ve 41 milyar iş günü kazanımına katkı sağlamaktadır. Amerika’da tüketici sağlığına harcanan her 1 doların sağlık sistemi üzerindeki 7 dolarlık yükü azalttığı görülmektedir. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi, hem bireylerin bilinçli karar almasını hem de sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır. TÜKSA olarak bu dönüşümün sorumluluğunu üstlenmeye devam edeceğiz,” ifadelerinde bulundu. TÜKSA Tanıtım Toplantısı kapsamında gerçekleştirilen “Eczanelerle Güçlenen Özbakım Kültürü: Erişilebilirlikten Etkin Danışmanlığa”, “Türkiye’de Tüketici Sağlığında Değer Zinciri”, “Aktif Yaşlanmada Özbakımın Rolü” ve “Sağlık Okuryazarlığının Güçlendirilmesinde Sağlık İletişiminin Rolü” başlıklı panellerde; öz bakım yaklaşımının sağlık sistemindeki yeri çok boyutlu bir çerçevede ele alındı. Eczanelerin danışmanlık rolünden üretim ve düzenleyici yapıya, aktif ve sağlıklı yaşlanma perspektifinden doğru ve bilim temelli sağlık iletişimine kadar uzanan başlıklar; kamu, akademi, sektör ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla kapsamlı biçimde değerlendirildi. ÖZ BAKIM VE KÜRESEL SAĞLIK POLİTİKALARINDA YENİ DÖNEM Toplantı kapsamında gerçekleştirilen “Tüketici Sağlığı Nedir? – Globalde OTC Mevzuatı”, “Koruyucu Sağlık Modelinde Özbakımın Yeri” ve “Özbakım Eksikliğinin Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerindeki Yükü” başlıklı sunumlarda; öz bakımın hem küresel sağlık politikaları hem de Türkiye’deki sistem üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla ele alındı. Global Self Care Federation Genel Direktörü Greg Perry, öz bakımın dünya genelinde sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurgularken, kanıta dayalı reçetesiz ürünlere erişimin artmasının birincil sağlık hizmetleri üzerindeki yükü azalttığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haydar Sur ise koruyucu sağlık yaklaşımının önemine işaret ederek, sağlığın tedavi aşamasına gelmeden korunması gerektiğini belirtti; bireysel yaşam alışkanlıkları, erken müdahale ve doğru zamanlamanın kronik hastalık yükünü azaltmada belirleyici rol oynadığını ifade etti. İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı İsmail Sevinç de öz bakım eksikliğinin sosyal güvenlik sistemi üzerinde artan bir mali yük oluşturduğunu vurgulayarak, koruyucu uygulamaların güçlendirilmesinin hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Enerji Grubu’na International Finance Awards’tan İki Önemli Ödül Haber

Uludağ Enerji Grubu’na International Finance Awards’tan İki Önemli Ödül

Uludağ Enerji Grubu kurumsal yönetim yaklaşımı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlılığı doğrultusunda uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda “Enerji Alanında En İyi Kurumsal Yönetim” Ödülüne layık görüldü. Uludağ Enerji Grubu CFO’su Duygu Tokgöz ise finansal disiplin, stratejik liderlik ve sürdürülebilir büyümeye sunduğu katkılarla “Enerji Alanında En İyi Kadın CFO” Ödülünün sahibi oldu. Uludağ Enerji Grubu böylece International Finance Awards’tan iki önemli ödül almış oldu. Bu yıl Dubai’de gerçekleştirilen International Finance Awards’ın 2025 yılı ödül töreninde finans, enerji, bankacılık, sigorta ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde küresel ölçekte başarılı kurum ve yöneticiler onurlandırıldı. 2013 yılından bu yana International Finance Dergisi tarafından düzenlenen International Finance Awards, kurum ve liderleri stratejik vizyon, sürdürülebilirlik, finansal performans ve yönetişim standartları çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin en büyük enerji gruplarından Uludağ Enerji Grubu, finans dünyasının saygın platformlarından International Finance Awards’ta (IFA) iki ödüle birden layık görüldü. Ödüller, Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem ve CFO Duygu Tokgöz tarafından teslim alındı. Bu ödülle birlikte şirketin başarısının uluslararası platformda bir kez daha tescillendiğini vurgulayan Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem: “International Finance Awards gibi saygın bir platformda kurumsal yönetim alanında ödüllendirilmek, şirketimizin sürdürülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik odağındaki yönetim anlayışının uluslararası düzeyde takdir edilmesi anlamına geliyor. Bu ödül, şirketimizin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının ve uluslararası standartlarda şekillenen yönetim anlayışının somut bir göstergesi. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi. “Enerji Alanında En İyi Kadın CFO” Ödülüne layık görülen Uludağ Enerji Grubu CFO’su Duygu Tokgöz ise şunları anlattı: “Bu ödül, Uludağ Enerji’nin güçlü finansal yönetim anlayışının, disiplinli karar alma süreçlerinin ve ekiplerimizin ortak emeğinin bir yansıması oldu. Uluslararası bir platformda bu şekilde takdir edilmekten büyük onur duyuyorum. Kadın olarak enerji alanında böylesine önemli bir ödüle layık görülmenin hem tüm kadınlarımıza hem de sektörde emek veren herkese ilham kaynağı olmasını diliyorum. Bu başarıyı tüm çalışma arkadaşlarımızla paylaşmaktan büyük gurur duyuyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil İçin Önce Hayat, Sonra İş Haber

Yeni Nesil İçin Önce Hayat, Sonra İş

Yeni nesil çalışanların işverenlerden beklentileri sık sık gündeme gelmeye devam ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Neotalent Kurucusu Zeynep Mete, iş hayatında yeni nesil için anlam, esneklik, ruh sağlığı, adalet ve şeffaflık çok önemli olduğunu aktardı. Şirketlere Koşullu Bağlılık Yeni nesil çalışanların beklentilerini değerlendirmeye devam eden Mete, “Bu beklentiler, bazen tembellik olarak etiketleniyor ancak ben buna katılmıyorum. Bu tembellik değil, aksine, daha bilinçli bir pazarlık. Önceki kuşaklar bir şeylere katlanarak yükselmeyi, bunun seneler almasını normalleştirdi. Yeni nesil ise şunu söylüyor, “ben yıllarca aynı rolde benzer işleri yaparak büyümek, gelişmek, ilerlemek istemiyorum. Yürüdüğümüz yol aynı olmak zorunda değil.” Bu nedenle de bağlılıkları daha koşullu. Şirket içindeki deneyimleri iyiyse kalıyorlar, değilse gidiyorlar.” dedi. Çalışan Bağlılığında Yeni Dönem: Esneklik ve Gerçeklik Yeni dönem çalışan beklentilerinde oluşan farklardan dolayı şirketlerin mevcut sistemlerini, yeni iş gücünün beklenti ve hedeflerini kapsayacak şekilde yeniden ele alması gerekiyor. Şirketlerin verimliliklerini artırması için yeni neslin beklentilerini dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Mete, “İlk olarak gelişim konusunun gözden geçirilmesi gerekiyor. Herkese aynı şekilde sunulan eğitim katalogları artık yeterli değil. İhtiyaca göre uyarlanan, ayrışan, kişiselleştirilen öğrenme modelleri devreye girmeli. İkinci kritik alan ise yönetici kalitesi ve onun yönetim becerisi. Genç yetenek için en güçlü bağlılık faktörü hala birebir ilişki. Otantik iletişim, net hedefler, düzenli geri bildirim, görülme hissi… Tanıma ve takdir mekanizmalarının da iyi çalışması çok önemli.” dedi. Çalışan bağlılığı konusunda görüşlerini aktarmaya devam eden Mete şunları söyledi: “Esneklik de artık işin yapısının bir parçası. Bu sadece bir yan hak olarak değerlendirilmemeli. Nerede, ne zaman, nasıl çalıştığının net olmamasının, bağlılığa doğrudan olumsuz etkisi oluyor. Son olarak, şirketin dışarıda anlattığı hikayeyle, içeride yaşanan deneyim arasında fark olmaması gerek. Eğer burada bir tutarsızlık varsa, bağlılık çok hızlı anlamını yitirmeye başlar. Gençler bu tutarsızlığı gerçekten çok hızlı fark ediyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajans

Tether, Anchorage Digital’e 100 Milyon Dolarlık Yatırım Yaptı Haber

Tether, Anchorage Digital’e 100 Milyon Dolarlık Yatırım Yaptı

Anchorage Digital Bank N.A., kurumlar ve yenilikçiler için staking, saklama, yönetişim, mutabakat ve stablecoin ihraç hizmetleri sunan, ABD’nin federal düzeyde düzenlenen ilk dijital varlık bankası olarak faaliyet gösteriyor. Tether’in yatırımı, Anchorage Digital’in dijital varlıkların ana akım finansal sistemlere entegrasyonunda kritik bir rol üstlendiği görüşünü yansıtıyor ve iki şirket arasındaki stratejik uyuma işaret ediyor. Her iki şirket de dijital varlıkların güvenli, ölçeklenebilir ve net düzenleyici çerçeveler içinde faaliyet göstermesini sağlayacak altyapının güçlendirilmesine odaklanıyor; Tether ise ölçek büyüttükçe şeffaflık, denetim ve uzun vadeli piyasa bütünlüğü odağında düzenlemelere tabi kurumlarla yakın çalışmayı önceliklendiriyor. Anchorage Digital, düzenleme ve güvenliğin kesişim noktasında konumlanarak ABD’de ve küresel ölçekte federal düzeyde düzenlenen dijital varlık hizmetleri sunuyor ve kurumların, şirketlerin ile kamu kuruluşlarının dijital varlıklarla uyumlu ve güvenli bir ortamda etkileşime geçmesini mümkün kılıyor. Bu yetkinlikler, Tether’in USAT ihraççısı olan Anchorage Digital Bank’i destekleme kararında belirleyici rol oynuyor; bankacılık, uyum ve saklama altyapısı içinde edinilen bu birinci el deneyim ise benimseme ölçeklendikçe platforma duyulan güveni yansıtan stratejik bir sermaye yatırımına dönüşüyor. Tether açısından bu yatırım, düzenleyici uyum odağında stablecoin’lerin yerleşik finansal ve hukuki çerçeveler içinde nasıl çalıştığını tanımlayan kurumlarla uzun vadeli ortaklıklar kurmaya dayalı daha geniş stratejiyi pekiştiriyor. “Yaptığımız yatırım, güvenli, şeffaf ve dayanıklı finansal sistemlerin önemine dair ortak inancımızı yansıtıyor” Anchorage Digital’e yapılan yatırım hakkında açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Tether, statükoya meydan okumak ve özgürlük için küresel altyapı inşa etmek üzere var,” dedi. “Anchorage Digital’e yaptığımız yatırım, güvenli, şeffaf ve dayanıklı finansal sistemlerin önemine dair ortak inancımızı yansıtıyor. Anchorage Digital, kurumsal dijital varlık altyapısı için güçlü bir referans noktası oluşturdu ve büyümesini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Tether ile yapılan iş birliğine dair değerlendirmelerde bulunan Anchorage Digital Kurucu Ortağı ve CEO’su Nathan McCauley, “Tether’in yatırımı, yıllar boyunca büyük emekle inşa ettiğimiz altyapının güçlü bir teyididir. Dijital varlıkların ancak güvenli ve düzenlemelere tabi temeller üzerinde ölçeklenebileceğine ilk günden beri inanıyoruz. Bu iş birliği, bu yaklaşıma dair ortak inancı yansıtıyor ve stablecoin ihracı ile piyasaların yeni dönemi için kritik finansal altyapıyı inşa etmeye devam ederken bize ek ivme kazandırıyor.” dedi. Tether ve Anchorage Digital birlikte, finansın geleceğinin güçlü yönetişim ve düzenleyici netlik üzerine kurulu açık sistemlere bağlı olduğu görüşünü paylaşıyor. Düzenlemelere tabi, kurumsal düzeyde altyapının desteklenmesiyle, dijital varlıklara daha geniş katılımın sağlanması ve ekosistemde istikrar, kapsayıcılık ve uzun vadeli güvenin teşvik edilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul'un Çağdaş Sanat Sahnesinde Deneysel ve Kolektif Bir Buluşma Haber

İstanbul'un Çağdaş Sanat Sahnesinde Deneysel ve Kolektif Bir Buluşma

Çağdaş sanatın dönüşümüne yön veren yenilikçi bir oluşum olan Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD) çatısı altında düzenlenen ve 2Plan Terminal - Etiler'de gerçekleşmesi planlanan Art Show: Galeriler Buluşması 2026; rekabet yerine dayanışmayı merkeze alan, sanat dünyasını hiyerarşiden uzak, şeffaf ve erişilebilir bir yapıda buluşturmaya hazırlanıyor. Türkiye'de galericilik mesleğinin kurumsallaşması ve dayanışma içinde şeffaf bir ekosistemin temellerini atma hedefini kamuoyuna duyurmayı amaçlayan Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD), çatısı altında düzenlenen ve 2Plan Terminal - Etiler'de gerçekleşmesi planlanan Art Show: Galeriler Buluşması 2026, Yapı Kredi Özel Bankacılık ana sponsorluğunda kapılarını açmak için gün sayıyor. İlk edisyonu 2024 yılında hayata geçirilen Art Show: Galeriler Buluşması’nın ikinci edisyonu 12 Şubat 2026 Perşembe günü özel ön gösterim ardından 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında yeniden sanatseverlerle buluşacak. USGD’nin kapsamlı vizyonunun ve "kültürel bir platform" olma hedefinin ilk somut adımı olarak öne çıkan etkinlik, Türkiye sanat piyasasını uluslararası alanda temsil etme amacı güden galerileri bir araya getiriyor. Art Show kapsamında 13 ve 14 Şubat 2026 tarihlerinde, ziyaretçilere açık düzenlenmesi planlanan söyleşi programı, Impossible Love başlığı altında güncel sanat dünyasının küresel ve yerel dinamiklerini tartışmaya açıyor. 13 Şubat Cuma günü, Hou Hanru ve Kevser Güler’in katılımıyla “Making Big Exhibitions”, Jessica Cerasi ile Duygu Demir’in konuşmacı olduğu “East is the New West!”, Agah Uğur ve İnci Eviner’in yer aldığı “Video is Dead, Long Live Video” başlıklı oturumların yanı sıra, Vatra Abrashi ve Deniz Erbaş’ın konuşmacı olduğu, moderatörlüğünü Christian Oxenius’in üstlendiği “Making a Biennale Outside the Center” söyleşisi gerçekleştirilmesi planlanıyor. 14 Şubat Cumartesi günü ise Tansa Mermerci ve Yasemin Vargı’nın panelist, moderatörlüğünü ise Merve Çağlar’ın yaptığı “Female Collectors Are Re-shaping the Scene” oturumunun yanı sıra OMUZ (Sevim Sancaktar) ve Buradan Nereye Kolektifi’nden Aycan Gelekçi’nin katılımıyla, Emre Erbirer moderasyonunda gerçekleşecek “Artists’ Rights” söyleşisi ile Osman Erden ve Evrim Altuğ’un yer aldığı “Art Criticism in Turkey” başlıklı konuşmalar, Art Show ziyaretçilerinin katılımına açık olarak gerçekleştirilecek. Deneysel ve Özgür Bir Alan Dernek, sanat alanının merkezinde yer alan köklü galerilerin yanı sıra, farklı coğrafyalarda ve deneysel pratiklerde faaliyet gösteren nitelikli yapıları da kapsayacak şekilde genişlemeyi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD) tarafından çağdaş sanatın dönüşümüne katkı sunmak amacıyla kurgulanan Art Show: Galeriler Buluşması 2026, dayanışma ve kolektif gücü merkeze alan yapısıyla öne çıkıyor. İlk kez bu etkinlik kapsamında 28 galeriye ev sahipliği yapacak olan 2Plan Terminal - Etiler, 2 kata yayılan yaklaşık 3500 metrekarelik alanıyla Art Show’a alan sağlıyor. Ücretsiz olarak gezilebilecek sergi, her bir galerinin programını kendi ürettiği solo ve duo sunumların yanı sıra, alanında uzman ulusal ve uluslararası sanat aktörlerinin ağırlanacağı bir konuşma programına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Uluslararası Görünürlüğü Yüksek Bir "Galeriler Buluşması" Etkinlik, Türkiye çağdaş sanatını uluslararası platformlarda temsil eden ve küresel görünürlüğü yüksek galerilerin yoğunlukta olduğu 28 katılımcıyı bir araya getiriyor. Bu galerilerin oluşturduğu güç birliği, Türkiye'deki sanat üretiminin uluslararası standartlarda algılanmasına ve ekosistemin sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyor. Ücretsiz olarak ziyaret edilebilen Art Show 2026, her kesimden izleyiciye açık bir paylaşım alanı sunuyor. Etkinlikten elde edilen gelir ise şeffaflık ilkesiyle, sanatsal üretimi desteklemek, burs programları oluşturmak ve yayın projelerini hayata geçirmek üzere tekrar sanatın gelişimine aktarılıyor. Güçlü İş Birlikleriyle Hayata Geçiyor Art Show: Galeriler Buluşması 2026, Yapı Kredi Özel Bankacılık ana sponsorluğunda hayata geçiriliyor. Etkinliğe Avant D’Art, Bakırkazan, Diageo Türkiye, Memorial Sağlık Grubu, Marriott Executive Apartments İstanbul Fulya, Koton, Nurus, Pesent’e, Shubuo ve Uludağ çeşitli alanlarda destek oluyor. Ayrıca Art Show: Galeriler Buluşması 2026 paydaşları olarak, Borderless sanatçı kitapları ve edisyonları, status co ise koleksiyonluk sanat ve tasarım ürünlerini kendi alanlarında sergilerken etkinlik boyunca Petra ve Tavern, ziyaretçilere lezzetli atıştırmalıklar sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

The ONE Awards’tan Duru Gıda’ya Altın Ödül! Haber

The ONE Awards’tan Duru Gıda’ya Altın Ödül!

Tüketici oylarıyla belirlenen bu ödül, markanın güvenilirliğinin doğrudan tüketici nezdinde karşılık bulduğunu gösterdi. Duru Gıda Pazarlama Müdürü Sevinç Bilge Doğan, ödülün uzun yıllara dayanan güven ilişkisinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Türkiye’nin köklü gıda markalarından Duru Gıda, bu yıl The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde Gıda Kategorisi’nde Altın Ödül’ün sahibi oldu. Tüketici oylarıyla belirlenen ve marka itibarı açısından referans kabul edilen bu prestijli ödül, Duru’nun üretim anlayışının ve marka güveninin doğrudan tüketici nezdinde karşılık bulduğunu ortaya koydu. Daha önce pazarlama ve marka iletişimi alanındaki başarısını ALFA Awards’la taçlandıran marka, The ONE Awards’ta elde ettiği bu yeni başarıyla iletişim dilinin yanı sıra üretim modeli, ürün kalitesi ve değer odaklı yaklaşımıyla da takdir gördü. Duru Gıda, köklerinden aldığı güçle doğallığı, kaliteyi ve güveni bir arada sunarak üretmeye ve tüketicisiyle kurduğu güçlü bağı büyütmeye devam ediyor. Duru Gıda Pazarlama Müdürü Sevinç Bilge Doğan, ödüle ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede markalaşmayı tarladan sofraya uzanan bütünsel bir değer çalışması olarak gördüklerini ifade ederek; “Yerli üretimi güçlendiren, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve geleneksel üretim bilgisini koruyan yaklaşımımızın tüketici tarafından bu şekilde karşılık bulması bizim için son derece değerli. The ONE Awards’ta tüketici oylarıyla gelen bu altın ödül, yıllardır istikrarlı biçimde inşa ettiğimiz güven ilişkisinin en anlamlı çıktılarından biri. Bu ödülü; ürün kalitemizin, üretim sorumluluğumuzun ve tüketiciyle kurduğumuz samimi bağın ortak bir takdiri olarak görüyoruz.” dedi. Karaman’da başlayan üretim yolculuğunu bugün 58 ülkeye taşıyan Duru Gıda; doğal taş değirmen geleneğini modern teknolojiyle buluşturuyor, yerli ata tohumlarını koruyor, sürdürülebilir tarımı destekliyor ve üretimin her aşamasında doğaya, üreticiye ve topluma saygılı bir yaklaşım benimsiyor. Duru’nun tüketiciyle kurduğu bağın temelinde ise, lezzetin ötesinde güven, şeffaflık ve izlenebilirlik yer alıyor. Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle, Türkiye genelinde 12 ilde 1.200 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen araştırmaya dayanan The ONE Awards değerlendirmesi, yıl içinde itibarını en çok artıran markaları halk jürisinin görüşleri doğrultusunda belirliyor. 70’i aşkın kategoride yürütülen bu kapsamlı araştırma sonucunda Duru Gıda’nın ödüle layık görülmesi, markanın uzun yıllardır istikrarlı biçimde sürdürdüğü yaklaşımın tüketici nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu somut biçimde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, Sürdürülebilir Finansmanda 1 Trilyon TL Eşiğini Aştı Haber

Garanti BBVA, Sürdürülebilir Finansmanda 1 Trilyon TL Eşiğini Aştı

Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman alanında açıkladığı uzun vadeli taahhüt kapsamında önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Banka, 2018–2029 yıllarını kapsayan 3,5 trilyon TL’lik yeni sürdürülebilir finansman hedefi doğrultusunda, Ocak 2026 itibariyle 1 Trilyon TL'yi aştığını duyurdu. “Sürdürülebilirliği işimizin sebebi olarak görüyoruz” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Biz Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği ulaşılması gereken bir hedef değil, işimizin sebebi olarak ele alıyoruz. Kaynak tahsisinden risk yönetimine kadar tüm süreçlerimizi iklim ve doğa pozitif bir bakış açısıyla yeniden şekillendirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarından yeşil dönüşüm projelerine, kapsayıcı büyümeden toplumsal etkiye uzanan geniş bir alanda dönüşümün finansal altyapısını inşa etmeyi sürdürüyoruz. Geldiğimiz noktada sürdürülebilir finansmanda 1 trilyon TL eşiğini aşmamızı yatırımcılarımızın, müşterilerimizin ve diğer tüm paydaşlarımızın bize duyduğu güvenin somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Amacımız bugünün ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılarken, gelecek nesiller için de daha yaşanabilir, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir dünya bırakılmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda, uzun vadeli taahhüdümüz kapsamında sürdürülebilir finansmanı Türkiye’de dönüşümün en önemli kaldıraçlarından biri olarak geliştirmeye devam edeceğiz.” Finansmanın yanı sıra danışmanlık ve rehberlik rolü Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sürdürülebilir konut finansmanı, düşük karbonlu üretim, kadın girişimcilik ve sosyal altyapı projeleri gibi pek çok alanda sağlanan finansmanla Garanti BBVA, kaynakları çevresel ve toplumsal etki yaratacak alanlara yönlendirmeye devam ediyor. Banka, müşterilerine yalnızca finansman sunmakla kalmayıp, karbonsuzlaşma planlarının oluşturulmasından iklim risklerinin yönetilmesine kadar dönüşüm yolculuklarında danışmanlık ve rehberlik rolünü de üstleniyor. Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman yaklaşımını uluslararası standartlarda şeffaflık ve ölçümleme esaslarıyla yürütüyor. Banka, CDP’nin 2025 değerlendirmesinde İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında “A” notu alarak küresel ölçekte “Üç A” derecesine ulaşan sayılı finansal kurumlardan biri olmuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.