Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şeffaflık

Kapsül Haber Ajansı - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Vergi Denetimi ve Uyuşmazlık Çözümlerinde  Yapay Zekâya Güven Artıyor  Haber

 Vergi Denetimi ve Uyuşmazlık Çözümlerinde  Yapay Zekâya Güven Artıyor 

%70’i, en az bir GenAI aracını vergi uyuşmazlığı yönetiminde hâlihazırda kullandığını belirtiyor. Gelişmiş vergi teknolojilerine ek olarak, vergi liderlerinin %91’i ise şirketlerin kuracakları güçlü vergi politikası ve yönetişim yapısının, vergi riski ve uyuşmazlık yönetiminde kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor. İş dünyasının koşulları hızla değişirken, üretken yapay zekâ (GenAI) işletmelerin vergi uyuşmazlıklarını yönetme biçimini yeniden şekillendiriyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Vergi Risk ve Uyuşmazlık Araştırması, vergi liderlerinin ortaya çıkan vergi risklerini yönetmek için GenAI’a yöneldiğini ve yönetişim çerçevelerini yeniden değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %90’ı önümüzdeki yıllarda daha fazla vergi ihtilafı beklediğini belirtiyor ve kurumlarını başarıya hazırlamak için proaktif olarak yenilikçi çözümler arıyor. Yaklaşık 2000 üst düzey vergi yöneticisinden elde edilen içgörüler, küresel vergi reformu, artan şeffaflık, yeni teknolojiler ve hızla değişen düzenlemelerin vergi alanında oluşturduğu yeni şartları ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 87’si verimlilik ve doğruluk artışı bekliyor Vergi uyuşmazlıkları alanında hem hacim hem de çözüm süreçlerinde yaşanan artış nedeniyle iş yapış şekillerinde değişim yaşanması öngörülüyor. Bu doğrultuda, işletmeler ve vergi otoriteleri, GenAI gibi yeni gelişen teknolojileri hızla benimsemeye yöneliyor. EY araştırması, üretken yapay zekânın vergi riski yönetiminde önemli bir unsur hâline geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, katılımcıların %87’si üretken yapay zekânın kullanılmasıyla birlikte vergi incelemeleri ve uyuşmazlıklarının çözüm süreçlerinde verimlilik ve doğruluk artışı bekliyor. Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %70’i ise, vergi uyuşmazlıkları yönetimine yönelik en az bir GenAI aracını uygulamaya başladığını veya entegre etme sürecinde olduğunu belirtiyor. Vergi uyuşmazlığı süreçlerinde üretken yapay zekâ araçlarını kullanan katılımcılar, yaklaşımlarından çok daha memnun olduğunu bildiriyor: %46’sı vergi uyuşmazlığı süreçlerinden “çok memnun” olduğunu belirtirken, bu oran yapay zekâ kullanmayanlarda %31 olarak görülüyor. Öte taraftan katılımcıların %39’u vergi riski veya uyuşmazlıklara odaklanan en az bir pilot veya araç geliştirdiğini, %30’unun ise GenAI’ı diğer kritik süreçlere entegre etmeye başladığını söylüyor. GenAI en fazla ‘iç ve dış kaynaklı büyük hacimli vergi bilgisini analiz etmek ve özetlemek ile vergi otoriteleriyle paylaşılan verilerin tutarlılığını artırmak amacıyla kullanılıyor. Ayrıca katılımcıların dörtte birinden biraz fazlası, GenAI kullanmasalar da vergi teknolojilerini öngörüsel analiz için kullandığını belirtiyor. BEPS 2.0 ve dijital vergi reformu ile artan uyuşmazlıklara hazırlık Teknolojinin sunduğu fırsatlarla uyuşmazlıklar konusuna yaklaşım olumlu yönde değişse de vergi ihtilafları potansiyelinin artabileceği düşünülüyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin %92’si, OECD’nin Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı (BEPS) İkinci Sütunundan (Pillar Two) kaynaklı ihtilafların ön planda olacağını öngörüyor. %91’i ise Birinci Sütun (Pillar One) ‘Amount A’ ile ilgili çözülememiş konularda endişesini dile getiriyor. Katılımcıların %90’ı ise ülke bazlı raporlama gibi transfer fiyatlandırması ve şeffaflık yükümlülüklerinden doğan ihtilafların da artmasını bekliyor. Bunlara ek olarak dijital hizmet vergileri, gelecekteki vergi risklerinin önemli bir kaynağı olarak öne çıkıyor. Ancak katılımcıların yalnızca %49’u, beklenen ihtilaf artışını yönetmeye “yüksek düzeyde hazırlıklı” olduğunu düşünüyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Vergi Uyuşmazlıkları Lideri Av. Ahmet Sağlı konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Yapay zekâ, yalnızca vergi ekiplerinin çalışma şeklini değil, vergi otoriteleriyle karşılıklı güven oluşturma biçimlerini de dönüştürüyor. Bu da daha fazla doğruluk, şeffaflık ve verimlilik sağlıyor. Diğer taraftan yapay zekâ ve verinin çok daha yaygın şekilde kullanılmaya başlanmasıyla hem vergi idaresi tarafından gerçekleştirilen denetim, izleme ve incelemelerin hem de vergi uyuşmazlıklarının yapısı değişiyor; yeni kurallar, yeni raporlama gereklilikleri, artan şeffaflık ve teknoloji kullanımı vergi denetimleri ve vergi uyuşmazlıklarında artış olacağı anlamına geliyor. EY araştırma sonuçlarında da görüldüğü gibi, katılımcıların büyük bir kısmı, GenAI kullanımının gelecekteki vergi inceleme ve uyuşmazlıkları yönetimini farklı boyutlara taşıyacağını ve hem mükellefler hem de vergi idaresi açısından vergi incelemeleri ve uyuşmazlık çözüm süreçlerini daha verimli, daha doğru ve daha hızlı bir hâle getireceğini ortaya koyuyor. Türk Vergi İdaresinin son yıllarda teknolojiyi daha etkin ve yaygın kullanmaya başlaması da vergi inceleme ve ihtilaflarını çok farklı bir boyuta taşıdı. Hatta yürürlükteki vergi mevzuatının bu gelişmeler karşısında eksik kaldığını ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaya başlandığını söylemek mümkün. Buna karşın şirketler de her alanda olduğu gibi vergisel yükümlülüklerine uyum için teknolojiye ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Teknolojiye ve nitelikli iş gücüne erken yatırım yapan şirketler, ileride oluşabilecek vergi risk ve uyuşmazlıklara karşı gerekli önlemleri alarak bu riskleri asgari düzeye indirebilir.” Güçlü vergi yönetişim süreçlerine güven artırıyor Vergi risk ve uyuşmazlıkları arttıkça, güçlü bir vergi uyum ve yönetim yapısının oluşturulması şirketler için büyük önem taşıyor. Katılımcıların %91’i küresel vergi yönetişimine daha fazla odaklanmayı planlarken, yalnızca %31’i mevcut uyuşmazlık yönetiminden “çok memnun” olduğunu söylüyor. Etkin vergi fonksiyonları küresel risk ve uyuşmazlıkların kontrolünü, denetimini ve gözetimini merkezileştiriyor ve vergi yönetişimini güçlendiriyor. Diğer yandan, vergi dünyasındaki söz konusu dönüşümle birlikte şirketler, GenAI ve benzeri araçları tam olarak ve başarıyla entegre etme yolunda hâlâ pek çok engelle karşılaştıklarını belirtiyor. Bu engeller; yetenek ve bütçe bulmaktan, uygun kullanım senaryoları geliştirmeye kadar uzanıyor. Araştırma, bazı alanlarda kaydedilen ilerlemeye rağmen, çoğu şirketin süreçlerini iyileştirmek için hâlâ önemli adımlar atması gerektiğini ortaya koyuyor. Bunlar arasında teknolojiye yatırım yapmaya ve entegrasyonu sürdürmeye devam etmek yer alıyor. Aynı zamanda, uyuşmazlık yönetimine yönelik tüm yaklaşımlarını dönüştürmeleri ve otoritelerle güven ve güç pozisyonundan iletişim kurmaya hazır hâle gelmeleri gerekiyor. EY Türkiye Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Lideri Ateş Konca, konu ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “EY araştırmasının ortaya koyduğu gibi, BEPS 2.0 ile küresel vergi mimarisi yeniden şekillenirken ihtilaf potansiyeli hiç olmadığı kadar artıyor. Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si Pillar Two kaynaklı uyuşmazlıkların olmasını beklerken; %91’i ise Pillar One ‘Amount A’ konularında çözüm eksikliğinden endişe duyuyor. Bu yeni dönemde başarı, yalnızca kuralları takip etmekle değil; güçlü yönetişim, tutarlı veri yönetimi ve teknoloji destekli bir uyuşmazlık stratejisiyle mümkün olacak. EY raporu, GenAI’ın sağladığı hız ve doğruluğun, işletmelerin BEPS kaynaklı karmaşık riskleri daha öngörülebilir, daha şeffaf ve daha güvenli bir zeminde yönetmesine imkân tanıdığını gösteriyor. Ayrıca dijital hizmet vergileri ve ülke bazlı raporlama gibi düzenlemeler, ihtilafların sınır ötesi boyutunu artırıyor. Bu nedenle şirketler, küresel vergi risklerini yönetebilecek entegre çözümler geliştirmeli ve vergi otoriteleriyle proaktif, veri odaklı bir iletişim kurarak ihtilafların önüne geçecek stratejiler oluşturmalı.

Üçay Mühendislik Halka Arz Oluyor Haber

Üçay Mühendislik Halka Arz Oluyor

Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanındaki faaliyetleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş. halka arz oluyor. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde “Sabit Fiyat ile Talep Toplama” ve “En İyi Gayret Aracılığı” yöntemi ile gerçekleştirilecek halka arzda, pay başına satış fiyatı 18 TL olarak belirlendi. Toplam 60 milyon TL nominal değerli payın satışa sunulduğu halka arzın büyüklüğü yaklaşık 1,08 milyar TL olurken, halka açıklık oranı ise yüzde 26,67 olarak gerçekleşecek. “Halka arz sürdürülebilir büyüme yolunda önemli bir adım olacak” Halka arzı şirketin sürdürülebilir büyüme hedefi kapsamında stratejik bir adım olarak değerlendiren Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Yenilenebilir enerji ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanarak çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği temel alan bir büyüme stratejisi izliyoruz. Karbon nötr hedefimiz doğrultusunda çevre dostu çözümler sunmayı, elektrikli araç yatırımlarını artırmayı ve toplumsal fayda sağlayan projelerle hem çevresel hem de finansal değer yaratmayı amaçlıyoruz. Halka arzı, finansal gücümüzü artırarak sürdürülebilir büyümeyi desteklemek, çevre dostu ve yenilikçi projeleri hayata geçirmek, operasyonel kapasiteyi artırmak, kurumsallaşmayı güçlendirmek ve şeffaflık, hesap verilebilirlik ilkelerini daha etkin bir şekilde uygulamak amacıyla gerçekleştiriyoruz. Yatırımcılarımıza uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma vizyonu sunarken, küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu bir iş modeli geliştirme yolunda önemli bir adım atmış olacağız. Üçay Mühendislik olarak yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında öncü bir konumda olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Halka arz geliri yatırımlarda değerlendirilecek Elde edilen geliri, şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerini destekleyen ve operasyonel kapasitesini artıran yatırımlarda değerlendireceklerini belirten Şakacı, “Fonun yüzde 40-50'sini GES santrali yatırımlarında, yüzde 5-10’unu elektrikli araç şarj istasyonu ağları kurulumunda, yüzde 10-15’ini ise şube ağımızın genişletilmesinde kullanmayı hedefliyoruz. Gelirin yüzde 30-40’ını ise organizasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilirliğe yönelik yatırımlarda değerlendirmeyi planlıyoruz. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji alanındaki tecrübemizle kendi güneş enerji santrallerimizi kurmayı ve mevcut lisanslı ya da lisanssız GES tesislerini satın almayı planlıyoruz. Türkiye genelinde büyüme stratejimizi desteklemek amacıyla önümüzdeki dönemde 15 şube açmayı hedefliyoruz. Bağlı ortaklığımız Elaris aracılığıyla elektrikli araç şarj ağımızı da genişletmeyi amaçlıyoruz. Bunlarla beraber operasyonel giderleri azaltmak ve sürdürülebilirliği artırmak amacıyla araç filomuzu elektrikliye dönüştürme, yapay zekâ destekli akıllı depolar kurma ve öz tüketimimiz için GES tesisleri inşa etme planlarımız bulunuyor” diye konuştu. “Halka arzla birlikte finansal performansımızı pekiştireceğiz” Şirketin son yıllardaki finansal performansına ilişkin de bilgi veren Şakacı, sözlerine şöyle devam etti: “Üçay Mühendislik Grubu olarak farklı sektörlerde gösterdiğimiz faaliyetlerimizin başarılı sonuçları finansallarımıza da yansımış durumda. Grubumuzun 2022 yılında 702.293.596 TL olan özkaynakları, 30 Eylül 2025 itibarıyla 1.002.754.129 TL’ye ulaştı. 2022’den 30.09.2025’e kadar özkaynak artışı %42,8 oranında gerçekleşti. 30.09.2025 dönem sonu itibariyle ise hasılatımız 1.939.082.893 TL, brüt karımız ise 445.558.495 TL oldu. Halka arzdan elde edeceğimiz gelir ile yeni yatırımları fonlayarak hem finansal performansımızı pekiştirmeyi hem de yatırımcılarımıza artı değer sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Sürdürülebilirlikteki Başarılı Performansıyla Global Liderler Arasında Haber

Tüpraş, Sürdürülebilirlikteki Başarılı Performansıyla Global Liderler Arasında

Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, dünyanın en önemli çevresel raporlama platformlarından CDP’nin 2025 yılı İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında sektöründe önemli bir başarı elde ederek çifte A- ile derecelendirildi. Tüpraş, CDP’nin 22 binden fazla şirketi kapsayan küresel değerlendirmesinde elde ettiği bu sonuçla petrol ve gaz sektörünün en üst kategorisinde sıralandı. CDP değerlendirmelerinde, Tüpraş’ın, sürdürülebilirlik yaklaşımının stratejik bütünlüğü, çevre politikalarına yönelik duruşu, iklim ve su yönetimi dahil olmak üzere risk ve fırsatları kapsayan proaktif yaklaşımı ve değer zinciri boyunca etkin şekilde yapılandırılmış kurumsal yönetim modeli dikkate alındı. CDP’nin şeffaflık, risk yönetimi ve hedef belirleme kriterlerinde elde edilen yüksek skorlar, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun Stratejik Dönüşüm Planı ile tam uyum içinde uygulamaya yansıdığını da gösteriyor. 2050 yılına kadar karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefiyle uyguladığı Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında Tüpraş, rafineri operasyonlarında enerji ve su verimliliği projeleri hayata geçirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına da ivme kazandırıyor. Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, şirketin elde ettiği skora ilişkin olarak şunları söyledi: “CDP’nin hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği programlarında gösterdiğimiz başarılı performans, sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğimizin ve taahhütlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi. Sektörümüz açısından ayrıştırıcı olan bu sonuç “Enerjimiz Geleceğe” diyerek sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm ekosisteme yaygınlaştırma kararlılığımızın da altını çiziyor. Stratejik Dönüşüm Planımızdaki hedeflerimize ulaşmak için enerji ve su verimliliğinden, sürdürülebilir yakıt üretimine; döngüsel ekonomiden, yenilenebilir enerjiye, çok sayıda yatırımı eş zamanlı hayata geçiriyoruz. Düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyen şeffaflık, sorumlu kaynak kullanımı, 2035 yılına kadar 8,3 milyar doları bulacak yatırımlarımız ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızla ilerlemeyi sürdüreceğiz” dedi. Tüpraş Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim konularına yönelik çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası diğer sürdürülebilirlik endekslerinde de sektöründe üst sıralarda yer alıyor. Şirket, FTSE4Good ve LSEG (Refinitiv) sürdürülebilirlik endekslerinde sektörünün en yüksek %10’luk diliminde, S&P Dow Jones, Sustainalytics endekslerinde ise sektöründe ilk 10’da yer alıyor.

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ‘Yapay Zekâ’da Bir İlk  Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ‘Yapay Zekâ’da Bir İlk 

Yapay zekânın sorumlu ve güvenilir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için gereksinimleri belirleyen uluslararası bir standart olan “ISO/IEC 42001:2023 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi Sertifikası”nı finans sektöründe alan ilk kurum Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik oldu. Şirket bu sertifika ile yapay zekâ sistemlerini etik ilkeler, şeffaflık ve güvenlik esasları doğrultusunda; uluslararası standartlara uygun bir yönetişim modeliyle yönettiğini belgeledi. Söz konusu adımın teknoloji odaklı dönüşüm vizyonlarının ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımlarının güçlü bir göstergesi olduğunu söyleyen Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç, şu değerlendirmede bulundu: “Finans sektöründe ISO/IEC 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi sertifikasını alan ilk kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu sertifika ile; yapay zekâ tabanlı sistemlerimizi etik ilkeler, şeffaflık, güvenlik ve risk temelli yönetişim anlayışı çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun şekilde yönettiğimizi belgelemiş bulunuyoruz. AI politikamızın oluşturulmasından veri kalitesinin güvence altına alınmasına, şeffaflık ve hesap verebilirlik tedbirlerinden risk ve etki değerlendirmelerine, üst yönetim katılımından sürekli iyileştirmeye kadar uzanan kapsamlı bir çerçeveyi kurum genelinde hayata geçirdik. Bu başarı, yalnızca standartlara uyumumuzun değil; aynı zamanda öncü kimliğimizin ve geleceğe dönük kararlılığımızın da güçlü bir göstergesidir. Adımızdan aldığımız güçle, geleceği güvenle inşa etmeye devam edeceğiz.”

Kolay Seyahat, Vize Süreçlerindeki Belirsizliğe Dijital Çözüm Getiriyor Haber

Kolay Seyahat, Vize Süreçlerindeki Belirsizliğe Dijital Çözüm Getiriyor

Yurt dışı seyahat talebinin son yıllarda yeniden artış göstermesiyle birlikte, vize süreçleri Türkiye'de milyonlarca vatandaş için en önemli gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle bilgi kirliliği, şeffaf olmayan ilerleme, manuel evrak süreçleri ve farklı kaynaklardan gelen çelişkili yönlendirmeler, vize başvurularını hem bireysel yolcular hem de şirketler için zorlayıcı hale getiriyor. Bu yapısal soruna odaklanan Kolay Seyahat, vize başvuru ve seyahat hazırlık süreçlerini dijitalleştiren iOS mobil uygulamasıyla kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. App Store'da yayınlanan uygulama, vize süreçlerini daha şeffaf, takip edilebilir ve yönetilebilir hale getirmeyi amaçlayan yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Özellikle, "vize istiyor mu?" sorusuna tam bir cevap vermeyi hedefliyor. Kolay Seyahat'in kısa sürede gördüğü ilgi, vize süreçlerinde yaşanan belirsizliğin toplum genelinde ne kadar yaygın bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Vize Süreçlerinde Yapısal Bir Sorun: Bilgi Kirliliği ve Şeffaflık Eksikliği Türkiye'den yurt dışına seyahat etmek isteyen vatandaşlar için vize başvuruları çoğu zaman karmaşık bir sürece dönüşüyor. Hangi ülke için hangi belgenin gerektiği, başvurunun hangi aşamada olduğu, sürecin ne kadar süreceği ve olası riskler konusunda net bilgiye ulaşmak her zaman mümkün olmuyor. Birçok başvuru sahibi, farklı internet kaynaklarından veya bireysel yönlendirmelerden gelen çelişkili bilgilerle süreci yönetmeye çalışıyor. Bu durum, hem zaman kaybına hem de maddi kayıplara yol açabiliyor. Kurumsal firmalar açısından bakıldığında ise, çalışanların vize süreçlerinin manuel yöntemlerle takip edilmesi operasyonel yükü artırıyor ve planlamayı zorlaştırıyor. Kolay Seyahat, bu noktada vize süreçlerinin yalnızca bireysel bir sorun değil, yapısal bir ihtiyaç olduğunu savunuyor. Geliştirilen platform, süreci kişilere bağlı ilerleyen bir yapıdan çıkararak, dijital ve merkezi bir sistem üzerinden yönetmeyi hedefliyor. Dijitalleşme ve Şeffaflık Talebi Karşılık Buldu Kolay Seyahat'in mobil uygulamasının kısa sürede ilgi görmesinin arkasında, kullanıcıların vize sürecini daha net ve şeffaf biçimde takip edebilmesi yatıyor. Başvuru sahipleri, sürecin hangi aşamada olduğunu görebiliyor, gerekli belgeleri dijital ortamda yönetebiliyor ve ilerlemeyi adım adım izleyebiliyor. Bu yapı, özellikle vize süreçlerinde yaşanan belirsizliğin azaltılmasına katkı sağlıyor. Kullanıcı geri bildirimleri, vize başvurularında şeffaflık ve öngörülebilirlik ihtiyacının ne kadar yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Kolay Seyahat yetkilileri, uygulamanın gördüğü erken dönem ilginin, vize süreçlerinde dijitalleşmeye duyulan ihtiyacın açık bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. 194 Ülke İçin Güncel Vize Bilgisi Tek Platformda Kolay Seyahat, yalnızca başvuru sürecine değil, seyahat öncesi bilgiye erişim konusuna da odaklanıyor. www.kolayseyahat.net üzerinden, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için 194 farklı ülkenin vize durumu güncel ve karşılaştırmalı şekilde sunuluyor. Kullanıcılar, tek bir platform üzerinden: Vizesiz seyahat edilebilen ülkeleri Varışta vize uygulanan destinasyonları E-vize ile giriş yapılabilen ülkeleri Konsolosluk başvurusu gerektiren ülkeleri net biçimde görüntüleyebiliyor. Bu yaklaşım, seyahat planlaması öncesinde en sık sorulan "hangi ülkeye nasıl vize alınır?" sorusuna hızlı ve güvenilir cevaplar sunmayı amaçlıyor. Kurumsal Tarafta da İlgi Artıyor Vize süreçleri yalnızca bireysel yolcular için değil, iş seyahatleri gerçekleştiren şirketler için de önemli bir operasyonel konu olmaya devam ediyor. Çalışanların vize süreçlerinin manuel yöntemlerle takip edilmesi, zaman kaybına ve planlama sorunlarına yol açabiliyor. Kolay Seyahat'in dijital altyapısı, bu noktada kurumsal firmalar için de alternatif bir model sunuyor. Şirketler, çalışanlarının vize süreçlerini daha düzenli, raporlanabilir ve merkezi bir sistem üzerinden yönetme imkânı buluyor. Bu gelişme, vize danışmanlığının yalnızca bireysel bir hizmet olmaktan çıkarak, kurumsal operasyonların da bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Otomasyon ve AI Destekli Bir Altyapı Kolay Seyahat'in altyapısında, vize süreçlerinin uçtan uca dijital olarak yönetilebilmesini sağlayan otomasyon sistemleri yer alıyor. Manuel operasyon ihtiyacını azaltan bu yapı, süreçlerin daha hızlı ve düzenli ilerlemesine katkı sağlıyor. Platformda kullanılan AI destekli analizler, başvuru gerekliliklerinin değerlendirilmesinde destekleyici bir rol üstleniyor. Bu sayede süreçler daha öngörülebilir hale gelirken, kullanıcıların doğru yönlendirilmesi hedefleniyor. Bu teknoloji yaklaşımı, Kolay Seyahat'i geleneksel danışmanlık modellerinden ayırarak, ölçeklenebilir bir seyahat teknolojileri platformu haline getiriyor. Türkiye'den Global Pazara Açılma Hedefi Türkiye merkezli olarak faaliyetlerini sürdüren Kolay Seyahat, kısa sürede yakaladığı bu ilginin ardından, sunduğu çözümleri global pazarlara taşımayı planlıyor. Şirket, farklı pasaportlar ve ülkeler için uyarlanabilir vize altyapıları üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası pazarlarda da benzer sorunların yaşandığını belirten şirket yetkilileri, vize süreçlerinde şeffaflık ve dijitalleşme ihtiyacının evrensel bir konu olduğuna dikkat çekiyor. Uçak bileti ve otel rezervasyonu konusunda çalışmalarına devam eden traveltech şirketi Kolay Seyahat yakın zamanda entegre bir çözüm sunmayı hedefliyor.

2PLAN, Yeni Nesil Bayilik Ağını Büyütüyor Haber

2PLAN, Yeni Nesil Bayilik Ağını Büyütüyor

Türkiye’de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN, kurumsallaşma ve dijitalleşme odaklı yeni nesil bayilik ağını genişletmeye devam ediyor. 2PLAN, İstanbul Terminal Etiler’de düzenlenen törenle Birollar Otomotiv ile bayilik anlaşması imzaladı. Anlaşmaya, 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür ile Birollar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Şahin imza attı. Bu iş birliğiyle birlikte 2PLAN, İstanbul ve Eskişehir’de yeni bayilerinin açılış sürecini başlatırken, toplam bayi sayısını 13’e çıkardı. Türkiye’nin birçok bölgesi için bayi görüşmeleri ise devam ediyor. Türkiye otomotiv sektörünün köklü perakende şirketlerinden biri olan; Mercedes, Temsa ve MAN markalarının yetkili satıcı ve satış sonrası faaliyetlerini yürüten Birollar Otomotiv ile hayata geçirilen bu iş birliği, 2PLAN’ın yeni nesil bayileşme vizyonunun önemli adımlarından biri olarak konumlanıyor. İkinci el otomotivde “yeni nesil bayileşme” modeli yaklaşımını benimseyen 2PLAN; kurumsallaşma, dijitalleşme, şeffaflık ve standartlaşmayı merkeze alan yapısıyla sektörde fark yaratmayı hedefliyor. “2PLAN bayilerimize bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz” 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2PLAN bayilerimize bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Attığımız imzalarla birlikte Birollar Otomotiv ile iş birliğimizi hayata geçiriyor, İstanbul ve Eskişehir’de yeni bayilerimizin açılış sürecini başlatıyoruz. Bu adım, yeni nesil bayileşme sistemimiz doğrultusunda; 2PLAN’ın kurumsal büyüme vizyonunun ve Türkiye genelinde güven, şeffaflık ve standartlı ikinci el otomotiv deneyimi sunma hedefinin önemli bir parçası. Yeni bayilerimizin 2PLAN ailesine değer katacağına yürekten inanıyor, büyüme yolculuğumuzda bizimle ilerleyen tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Birlikte nice planlara, nice başarılara ulaşacağımıza inancım tam.” İkinci elde hep önde Kalite ve müşteri memnuniyetini merkeze alan hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren 2PLAN, “İkinci Elde Hep Önde” sloganıyla müşteriye özel çözümler sunan bütüncül iş modeliyle ikinci el otomotiv pazarında güçlü bir konumda yer alıyor. Sektörde yılların deneyimine sahip uzman kadrosu ve Türkiye geneline yayılan Yetkili Satıcı Teşkilatıyla tedarikten satışa, satış sonrası hizmetlerden dijital süreç yönetimine kadar tüm süreçleri tek çatı altında yöneten 2PLAN; ikinci elde güvenilir, bütüncül ve yeni nesil bir ekosistem sunuyor.

Genel Müdür Abdulkadir Çay’dan yeni yıl mesajı Haber

Genel Müdür Abdulkadir Çay’dan yeni yıl mesajı

Genel Müdür Abdulkadir Çay, mesajında şunları kaydetti: Kıymetli Basın Mensupları, Bir yılı daha geride bırakırken, iletişim biçimlerinde yaşanan hızlı dönüşümle birlikte basının stratejik öneminin de her geçen gün arttığına tanıklık ediyoruz. Bu süreçte toplumun doğru, güvenilir ve nitelikli bilgiye erişimini sağlama görevi yalnızca haber üretimiyle sınırlı kalmayan; güven, şeffaflık ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte yürütülmesi gereken önemli bir kamu hizmeti niteliği kazanmaktadır. Basın İlan Kurumu olarak gazetecilik faaliyetinin bu anlayış doğrultusunda sürdürülmesini önemsiyor, yayınlarımızın geçirdiği dönüşüm sürecini yakından takip ediyoruz. Kurumsal yapıların güçlenmesini temel bir öncelik olarak ele alırken, dijitalleşmeden ekonomik sürdürülebilirliğe kadar uzanan geniş bir çerçevede basının nitelikli, bağımsız ve güçlü yapısını koruyacak ve geleceğe taşıyacak politikaları kararlılıkla hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Geride bıraktığımız yıl içerisinde basın camiamızdan gelen görüş ve öneriler doğrultusunda mevzuatımızda yayınlarımızın ihtiyaçlarını önceleyen önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Basının kurumsallaşması ve organizasyonel anlamda güçlenmesindeki en önemli unsur olan resmî ilan ve reklam desteklerinin yeni yılda da artarak devam etmesini öngörüyor; bunun yanında eğitim faaliyetleri, projeler ve kurumsal iş birlikleriyle basın sektörü adına kalıcı kazanımlar elde etmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir basın ekonomisinin; mali yapısı güçlü, gelir kaynakları çeşitlendirilmiş ve dijital dönüşümle uyumlu bir yapılanma ile mümkün olduğunun bilincindeyiz. Bu doğrultuda yalnızca kısa vadeli desteklerle yetinmiyor, basın kuruluşlarımızın uzun vadeli ekonomik dayanıklılığını artıracak, yatırım ve planlama kapasitesini güçlendirecek mekanizmalar üzerinde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dijital dönüşüm sürecinde ortaya çıkan yeni araç ve teknolojilerin, gazeteciliğin temel ilkelerini zedelemeden; editoryal sorumluluk ve mesleki etik çerçevesinde, yayıncılığı destekleyici bir unsur olarak değerlendirilmesini önemsiyoruz. Tüm bu sürecin merkezinde ise hiç kuşkusuz siz değerli basın emekçilerimiz yer almaktadır. Bu çerçevede emekle üretilen içeriğin korunması, özlük ve mesleki hakların güvence altına alınması, istihdamın sürdürülebilirliği ile nitelikli insan kaynağının sektör içerisinde tutulması, üzerinde hassasiyetle durduğumuz temel konular arasındadır. Basın sektörünün bugününü güçlendirirken yarınını da güvence altına alan; emeği önceleyen ve mesleki standartları yükseltmeyi esas alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Bu düşüncelerle, 2026 yılının basın camiamız başta olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve başarı getirmesini temenni ediyor; sorumlu ve ilkeli habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza çalışmalarında başarılar diliyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kamu Teknoloji Platformu 2026'yı "Kamusal Zekâ Yılı" İlan Etti Haber

Kamu Teknoloji Platformu 2026'yı "Kamusal Zekâ Yılı" İlan Etti

Platform, bu kararla birlikte teknolojinin yönünün piyasa dinamiklerinden ziyade kamu yararı ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kamu Teknoloji Platformu; yapay zekâ, veri, yazılım, dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kamusal alandaki etkilerini izleyen, bu alanlarda politika önerileri geliştiren ve kamu yararını merkeze alan bir sivil toplum platformu olarak faaliyet gösteriyor. Platform, teknolojinin denetimsiz biçimde güç yoğunlaştırmasına karşı; şeffaflık, hesap verebilirlik, etik ilke ve toplumsal adalet temelinde kamusal bir teknoloji anlayışını savunuyor. KTP, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum, özel sektör ve yurttaşlar arasında teknoloji odaklı ortak akıl mekanizmaları kurmayı hedefliyor. Şeffaf ve denetlenebilir yapay zeka vurgusu Kamu Teknoloji Platfor mu'na göre "kamusal zekâ"; yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yalnızca hız ve verimlilik aracı olarak değil; insan onuru, toplumsal adalet ve kamu yararı temelinde ele alınması anlamına geliyor. Kamusal zekâ yaklaşımı, algoritmaların değil kamunun aklının; piyasanın değil toplumun ihtiyaçlarının merkeze alındığı bir teknoloji anlayışını ifade ediyor. Günümüzde yapay zekâdan otomasyona, dijital platformlardan afet teknolojilerine kadar pek çok alanda karar alma süreçleri algoritmalar üzerinden ilerliyor. Bu süreçlerin büyük bölümü ise şeffaflıktan uzak, denetimsiz ve kamusal sorumluluk mekanizmalarından kopuk biçimde şekilleniyor. Kamu Teknoloji Platformu, Kamusal Zekâ Yılı ilanıyla bu gidişata dikkat çekmeyi ve teknolojinin yönünü toplum lehine yeniden tartışmaya açmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kamu Teknoloji Platformu Başkanı Çağrı Işıklıoğlu, kamusal zekâ kav ramının yalnızca teknolojik bir tercih değil, demokratik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Işıklıoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün yapay zekâ konuşuluyor ama kamusal akıl konuşulmuyor. Teknoloji hızlanıyor, sistemler otomatikleşiyor; ancak toplum aynı hızda korunmuyor. Biz kamusal zekâ derken, teknolojinin denetimsiz bir güç alanına dönüşmesine itiraz ediyoruz. Teknoloji; birkaç şirketin, kapalı algoritmaların ya da piyasa çıkarlarının değil, kamunun ortak aklıyla yön verilen bir toplumsal kapasite olmalıdır. 2026'yı Kamusal Zekâ Yılı ilan etmemizin nedeni, teknolojinin geleceğini yeniden kamunun söz hakkıyla kurma iradesidir." Yeni yılda kapsayıcı hedefler Kamusal Zekâ Yılı kapsamında Kamu Teknoloji Platformu, 2026 yılının ilk altı ayında dijital şiddetle mücadeleden afet teknolojilerine, kadın liderliğinden istihdam politikalarına kadar uzanan geniş bir çer evede çalışmalar yürütecek. Dijital şiddetin hukuki, toplumsal ve teknolojik boyutları kamusal tartışma zeminlerine taşınacak; kadınların teknoloji ve karar alma süreçlerindeki görünürlüğünü güçlendiren uluslararası buluşmalar düzenlenecek. Aynı dönemde, yapay zekâ ve otomasyonun istihdam üzerindeki etkilerine kamusal bir çerçeve kazandırmayı amaçlayan Metal Yaka İstihdam Ofisi hayata geçirilecek ve afet süreçlerinde teknolojinin kamusal akılla kullanımına odaklanan kapsamlı zirveler gerçekleştirilecek. Kamu Teknoloji Platformu, Kamusal Zekâ Yılı'nı teknolojinin geleceğini toplumla birlikte yönetme çağrısı olarak tanımlıyor. Platform, 2026 boyunca kamusal zekâyı büyüten, teknolojiyi toplum lehine yeniden konumlandıran ve kamunun sözünü güçlendiren çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. KTP'nin 2026 Yılı Kamusal Zekâ Yılı Çalışma Takvimi Dijital Şiddetle Mücade le PaneliDijital şiddetin hukuki, toplumsal ve teknolojik boyutlarının ele alınacağı bu panelde, kamusal çözüm önerileri ve politika başlıkları tartışılacak. Metal Yaka İstihdam OfisiYapay zekâ ve otomasyonun istihdam üzerindeki etkilerine kamusal bir çerçeve kazandırmak amacıyla Metal Yaka İstihdam Ofisi hayata geçirilecek. 2. Uluslararası Kadın Liderler ZirvesiKadınların liderlik ve karar alma süreçlerindeki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen zirve, ulusal ve uluslararası katılımla 2. kez gerçekleştirilecek. Afetlerle Teknolojik Mücadele ZirvesiAfet süreçlerinde teknolojinin kamu yararı ve kamusal akıl temelinde kullanımının ele alınacağı bu zirve, çok paydaşlı bir tartışma zemini sunacak.

Nilüfer’de 2025’in Birikimiyle 2026’ya: Ortak Akıl, Doğru Yatırım Haber

Nilüfer’de 2025’in Birikimiyle 2026’ya: Ortak Akıl, Doğru Yatırım

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 2025 yılının son toplantısında ilçedeki 64 mahalle muhtarıyla Nilüfer Barış Meclisi’nde buluştu. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcılarının da hazır bulunduğu toplantıda, yıl boyunca hayata geçirilen projeler değerlendirilirken, 2026 yılı yol haritası da masaya yatırıldı. Başkan Şadi Özdemir, 2025 yılında hayata geçirilen projeleri değerlendirirken, “Kaynağımızı, mahallelerimizin gerçek ihtiyaçlarına göre yatırıma dönüştürüyoruz. 2026 yılının Nilüfer Belediyesi için 2025’ten daha iyi olacağına inanıyorum” dedi. ORTAK AKIL VURGUSU Göreve gelirken verdikleri “ortak akıl” sözü hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelinde katılımcılığın yattığını vurguladı. Yatırımların masa başında değil, mahallenin dinamiklerine göre belirlendiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Biz ortak akılla yönetme vaadinde bulunduk. Nilüfer Kent Konseyi, akademik odalar, muhtarlarımız ve mahalle komitelerimiz ile iş birliği yaparak bir ortak akıl oluşturmaya çalışıyoruz. Mahallelerimizin öncelikleri farklı olabilir. Muhtarlarımız ve vatandaşlarımızın istemediği bir yatırımı o mahalleye yapmayız.” Belediye bütçesinin kullanımında şeffaflık ve titizlik vurgusu yapan Başkan Şadi Özdemir, kaynakların doğru yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Şadi Özdemir, “Harcadığımız bütçe belediyenin değil, vatandaşın parasıdır. Biz vatandaşın verdiği parayı yatırıma dönüştürüyoruz. Bu yüzden dayanışmamız çok önemli. Hepimiz çok titiz olmalı ve bu kaynağı en doğru şekilde harcamalıyız” diye konuştu. 2025 yılında birçok projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, söz konusu dönemde 7 park yaptıklarını ve ilçedeki park sayısını 426’ya çıkardıklarını söyledi. Eğitim ve sosyal desteğin en büyük önceliklerinden olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Belediyemiz bünyesindeki kreşler Bursa’daki en iyi eğitimi veren kreşler arasında. Herkes çocuğunun buralarda eğitim görmesini istiyor. Bu yıl içinde Minareliçavuş ve İhsaniye mahallelerimizde kreşler açtık. Şu anda 428 öğrenciye eğitim veriyoruz. Dumlupınar, Çalı ve Balkan mahallelerimizde de yeni kreşler yapmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. KIRSAL KALKINMA VE TURİZM HEDEFLERİ Nilüfer’in kırsal mahallelerindeki internet sorununu büyük ölçüde çizdiklerini ve 38 noktada ücretsiz internet hizmeti sağladıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, tarım topraklarının korunması için kooperatifleşmenin önemine de değindi. Tarım ve turizmi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, kırsal mahallelerdeki vatandaşların toprağından para kazanmasını sağlamalarını istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Akçalar, Fadıllı, Ayvaköy ve Gölyazı bölgesini bir turizm platformu içinde düşünüyoruz. Amacımız sadece günübirlik ziyaretler değil, konaklamalı turizmi sağlamak. İnsanlar; inciriyle, doğasıyla, yamaç paraşütüyle o bölgede vakit geçirmeli. Tarımla turizmi birleştirerek çiftçimizin, köylümüzün para kazanmasını sağlamalıyız. Eğer topraktan para kazanılırsa, kimse toprağını satmak zorunda kalmaz.” Kooperatifler, örnek ürün denemeleri, Hasanağa Gıda Merkezi ile Nilüfer Tıbbi ve Aromatik Bitki İşleme Tesisi gibi yatırımlarla Nilüfer’de tarımı desteklediklerini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, kooperatif modeliyle işletilecek bir zeytinyağı sıkma tesisi kuracaklarının da müjdesini verdi. “BAŞARILAR ORTAK ÇALIŞMANIN SONUCU” Başarılı projeleriyle 2025 yılında ulusal ve uluslararası alanda 5 prestijli ödül kazandıklarını anımsatan Başkan Şadi Özdemir, bu başarıların ortak çalışmanın sonucu olduğunu söyledi. Nilüfer’in sosyoekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’deki ilçeler arasında 8’inci sırada 5’inci sıraya yükselttiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Hedefimiz önümüzdeki süreçte Türkiye’nin en üst noktasındaki ilçelerinden biri olmak” dedi. Kreş sayılarının artırılması, kadın ve gençlere yönelik projeler ile dezavantajlı gruplara sağlanan istihdam desteklerinin artarak devam edeceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 2026 yılının Nilüfer için çok daha verimli geçeceğini sözlerine ekledi. Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da, 2025 yılı boyunca Nilüfer’de mahallelerin ihtiyaçlarını merkeze alan bir çalışma süreci yürütüldüğünü ifade etti. Muhtarlar olarak vatandaşlardan aldıkları bildirimleri belediye ile paylaşarak çözüm noktasında aktif rol oynadıklarını belirten Bayraktar, “Nilüfer Belediyesi ile muhtarlarımız arasında kurulan güçlü iletişim ve iş birliği hizmetlerin daha hızlı ve etkin şekilde mahallelerimize ulaşmasını sağladı” diye konuştu. Yeni yılın pozitif çalışmaların arttığı bir yıl olması temennisinde bulunan Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ise, “Hep birlikte Nilüfer’i gerçek anlamda gülümsetelim” dedi. Toplantıda, muhtarlar mahallelerinin sorun ve taleplerini Başkan Şadi Özdemir’e ileterek, çözüm önerileri hakkında fikir alışverişinde bulundular. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.