Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şehircilik

Kapsül Haber Ajansı - Şehircilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehircilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erzurum'da Tarihe ve Geleceğe Güçlü Dokunuş: Ahi Toman Baba Kümbeti Restore Ediliyor Haber

Erzurum'da Tarihe ve Geleceğe Güçlü Dokunuş: Ahi Toman Baba Kümbeti Restore Ediliyor

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, şehrin dört bir yanında aralıksız sürdürdüğü kentsel dönüşüm ve tarihi miras koruma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Ahi Toman Baba Kümbeti için hazırlanan restorasyon projeleri tamamlandı, ihya çalışmaları başladı. “Korunan Tarih Dönüşen Şehir” manifestosu doğrultusunda hayata geçirilen bu çalışmayla kümbet, yıllarca çevresini kapatan yapıların gölgesinden kurtarılarak şehrin yenilenen tarihi dokusuna yeniden kazandırılacak. SADECE BİR RESTORASYON DEĞİL, ŞEHRİN HAFIZASINI KORUMA HAMLESİ Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışma yalnızca bir yapının onarımından ibaret değil. Proje, tarihi mirasın korunması ile kentsel dönüşüm anlayışını aynı potada buluşturan önemli bir şehircilik hamlesi olarak dikkat çekiyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, il genelinde 19 farklı bölgede 22 etapta toplam 7,5 milyon metrekarelik alanda yürüttüğü kentsel dönüşüm çalışmalarını tarihi eserlerin restorasyonuyla bütünleşik bir anlayışla sürdürüyor. Şehrin dört bir yanında eş zamanlı olarak devam eden bu çalışmalar kapsamında Ahi Toman Baba Kümbeti de artık yeniden gün yüzüne çıkıyor. 14. yüzyılda Erzurum’da Ahilik teşkilatını kuran ve bölgedeki esnaf ile sanatkârları çatısı altında birleştiren Ahi Toman Baba adına inşa edilen kümbet, Anadolu Selçuklu ve Türk-İslam mimarisinin Erzurum’daki en kıymetli eserlerinden birini oluşturmaktadır. Uzun yıllar boyunca çevresini kapatan yapıların arasında mahsur kalan tarihi yapı, Büyükşehir Belediyesi’nin kararlı adımlarıyla artık yeniden şehrin siluetindeki hak ettiği yere kavuşuyor. BAŞKAN SEKMEN: “ECDADIMIZIN EMANETLERİNİ GELECEĞE TAŞIYORUZ” Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonunun şehrin tarihi kimliğine ve kentsel dönüşüm vizyonuna verilen en güçlü cevaplardan biri olduğunu vurguladı. Başkan Sekmen, şunları kaydetti: “Kadim şehrimizin tarihi ve kültürel mirasını korumak, ecdadımızın emanetlerini geleceğe taşımak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ahilik teşkilatının Erzurum’daki en önemli temsilcilerinden Ahi Toman Baba’nın hatırasını yaşatan Ahi Toman Baba Kümbeti, yürüttüğümüz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.” TARİHLE GELECEK AYNI VİZYONDA BULUŞUYOR Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm anlayışının en çarpıcı yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Belediye, yalnızca çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmakla kalmıyor; şehrin tarihi dokusunu ve kültürel kimliğini de gün yüzüne çıkararak gelecek nesillere aktarıyor. 6 bin 500 bina ve ticari alanın yıkılarak dönüştürüldüğü, 5 bin sosyal konutun inşa edildiği, şehrin 500 noktasında eş zamanlı çalışmaların yürütüldüğü Erzurum’da kentsel dönüşüm artık yalnızca yapıları değil tarihi eserleri de koruyor. Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonu, bu bütünleşik anlayışın en güçlü halkalarından biri olarak şehrin dönüşüme katkı sunuyor. “ERZURUM; KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ROL MODELİ OLDU” Kentsel dönüşümde Türkiye’ye rol modeli olan Erzurum Büyükşehir Belediyesi, bu başarısını tarihi miras çalışmalarıyla da taçlandırıyor. “Korunan Tarih Dönüşen Şehir” manifestosuyla yola çıkan belediye, bir yandan riskli yapıları ortadan kaldırıp modern yaşam alanları inşa ederken öte yandan şehrin kadim mirasını da tek tek ayağa kaldırıyor. Restorasyon tamamlandığında Ahi Toman Baba Kümbeti, çevresini kapatan yapıların gölgesinden tamamen arındırılarak şehrin yenilenen ve güçlenen misyonunda tarihi kimliğiyle yerini alacak. Başkan Sekmen açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bizler; geçmişin izlerini geleceğe taşıyor; Erzurum’umuzun medeniyet birikimini, tarihi ve kültürel değerlerini koruyarak yarınlara emanet ediyoruz. Her taşında bir hatıra, her köşesinde bir medeniyet izi bulunan Erzurum’umuzun tarihi mirasını yaşatmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Düzceye 10 Milyar TL'lik Yatırım Haber

Düzceye 10 Milyar TL'lik Yatırım

DMall, yalnızca bir alışveriş merkezi değil; D Şehir’in sosyal yaşam, ticaret ve buluşma merkezi olarak konumlanıyor. Güçlü marka karması, stratejik lokasyonu ve yüksek ziyaretçi potansiyeliyle proje, Düzce’nin yeni çekim merkezi olmaya hazırlanıyor. DMALL AVM 23 Mayıs’ta Kapılarını Açıyor 23 Mayıs’ta Düzce’de açılacak olan DMall AVM’nin basın toplantısı 11 Mayıs’ta Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul’da gerçekleştirildi. Basın toplantısı 65.Hükümetin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı- Düzce Belediye Başkanı Sayın Faruk Özlü, AK Parti MKYK Üyesi Düzce Milletvekili Sayın Ayşe Keşir, Düzce Üniversitesi Rektörü Sayın Nedim Sözbir, Düzce Ticaret Odası Başkanı Sayın Erdoğan Bıyık, Düzce Müsiad Başkanı Sayın Özgür Sağlam ve Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Mustafa Kayıkçı katılımlarıyla gerçekleşti. Düzce Belediye Başkanı Sayın Faruk Özlü “Şehirler, içinde yaşayan insanlarla anlam kazanır. Düzce çok zengin bir demografik yapıya sahip bir şehir. Bu çeşitlilik bizim için büyük bir değer. Düzcelilerin en önemli özelliklerinden biri ise farklılıkları bir arada yaşatabilen güçlü bir kültüre sahip olmalarıdır. İştirak Şehircilik, Düzce’ye yaptığı bu yatırımla yalnızca bir alışveriş merkezi değil, kapsamlı bir şehir yaşam alanı inşa ediyor. Ben Düzce’nin geleceğini çok parlak görüyorum. Türkiye’de 2,2 milyar dolar ihracat hacmiyle 19’uncu sırada yer alan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehre her gün onlarca iş insanı geliyor. Yapılan yeni yatırımlarla birlikte Düzce’nin ticaret hacminin ve ekonomik hareketliliğinin daha da artacağına inanıyorum. Bu yatırımın Düzce’mize ve Türkiye’mize hayırlı olmasını diliyorum.” Toplantıda konuşan İştirak Şehircilik Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Demir ise; “D Şehir, bir şehircilik tasavvurunun hayata geçmiş halidir. İştirak Şehircilik olarak bu hayali 19 yıl önce kurduk. 2019 yılından sonra ise Düzce’de bizim için yeni bir dönem başladı. Öngörülebilir, altyapısı planlanan, vizyonu ortaya konan; büyümeyi, turizmi ve ticareti merkezine alan bir şehir yapılanması oluştu. Bugün Düzce, zincir otellerin yatırım yapmak için yarıştığı bir noktaya geldi. İstanbul ve Ankara’dan gelen beyaz yakalıların Düzce’de kalıcı olarak yaşamak istediğini fark ettik. Düzce artık insanların mutlu yaşadığı, ulaşımı kolay ve yaşam kalitesi yüksek bir şehir konumunda. D Şehir bu noktada yeni nesil yaşam projesi olarak ön plana çıkıyor. D Şehir içerisinde DMALL Avm, 677 modern rezidans, 4 yıldızlı zincir otel, tam donanımlı özel hastane, millet bahçesi, sosyal yaşam alanları ve cadde mağazaları ile dikkat çekiyor. 23 Mayıs’ta açılacak DMall AVM’nin ise Düzce’ye ekonomik, sosyal ve ticari anlamda önemli katkılar sağlayacağına, aynı zamanda bölgesel ölçekte yeni bir çekim merkezi oluşturacağına inanıyoruz” dedi. Toplantıda konuşan AK Parti MKYK Üyesi Düzce Milletvekili Sayın Ayşe Keşir ise, “Şehrini seven herkes gibi, şehrimize yapılacak yeni yatırımlar ve şehrin kimliğine değer katacak her proje bizi heyecanlandırıyor. Düzce’de kısa sürede çok uzun yıllara sığacak işler hayata geçirildi. Bu proje de şehrimizin büyümesine katkı sağlayacağı için bizleri ayrıca heyecanlandırıyor. Düzce; denizi, yaylaları, doğal güzellikleri ve tarihi mirasıyla Batı Karadeniz’in öne çıkan şehirlerinden biri. Bölgenin tek antik tiyatrosuna ev sahipliği yapan Düzce’de, Türkiye’nin en uzun şelalelerinden biri ile en derin ve en yüksek mağarası da bulunuyor. Doğal zenginlikleriyle dikkat çeken şehirde yer alan mağaranın, çok yakında UNESCO’dan Jeopark unvanı alması bekleniyor. 2000’li yıllarda 240 bin nüfusa sahip olan şehir, bugün 420 bin kişiye ulaşarak göç alan ve büyüyen bir kent haline geldi. Bu da bu toprakların bereketini gösteriyor. İştirak Şehircilik’in hayata geçirdiği proje, şehrin kimliğine ve dokusuna uygun şekilde ilerleyen, heyecan verici bir proje. Herkesi şehrimize ve DMALL’a davet ediyorum” dedi. Bölgenin En Büyük Karma Yaşam Projelerinden Biri İştirak Şehircilik tarafından Düzce Merkez Akınlar mevkiinde geliştirilen D Şehir projesi kapsamında yer alan DMall AVM, 51.453 metrekare kapalı alanıyla dikkat çekiyor. Ölçeği, marka karması ve ulaşım avantajıyla proje; yalnızca Düzce’ye değil, çevre illere de hitap eden yeni nesil bir yaşam ve ticaret merkezi olarak öne çıkıyor. D Şehir bünyesinde; * DMALL *667 modern rezidans * 4 yıldızlı zincir otel * Tam donanımlı özel hastane * Cadde mağazaları * Millet bahçesi * Sosyal yaşam alanları yer alıyor. Güçlü Marka Karmasıyla Düzce’nin Yeni Buluşma Noktası DMall AVM; moda, teknoloji, spor, kozmetik, yeme-içme ve eğlence kategorilerinde güçlü markaları bir araya getiriyor. Başta LC Waikiki, Boyner, Media Markt ve Decathlon olmak üzere; Playland, Rossmann, Adidas, GS Store, Fenerium, Sneaks Up, Skechers, Vault, Pandora, B&G, Suwen, Ramsey, Manuka, İpekyol, Yves Rocher, Lizay Pırlanta ve Blue Diamond gibi birçok marka, ziyaretçilere geniş kapsamlı bir alışveriş deneyimi sunacak. Restoran ve kafeler ise farklı mutfaklardan seçeneklerle DMall’u yalnızca bir alışveriş noktası değil, aynı zamanda sosyal yaşam merkezi haline getirecek. Aylık 800 Bin Ziyaretçi Hedefi DMall AVM’nin açılışıyla birlikte aylık ziyaretçi sayısının 800 bin kişiye ulaşması hedefleniyor. Bu yoğunlukla birlikte proje, bölgenin en canlı ticaret ve sosyal yaşam merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Stratejik Konumuyla Bölgesel Çekim Merkezi DMall, TEM Otoyolu ve D-100 Karayolu bağlantıları sayesinde İstanbul ve Ankara aksında önemli bir konumda yer alıyor. Hem şehir merkezinde hem de ana ulaşım yollarının kesişim noktasında bulunan proje, yeni bir şehir merkezi konseptiyle konumlanıyor. Yalnızca Düzce halkına değil, Karadeniz güzergâhını kullanan ziyaretçilere de hitap edecek. Yeni açılacak Kuzey Çevre Otoyolu bağlantısıyla birlikte İstanbul’dan şehir içi trafiğine girmeden Karadeniz Sahil Yolu’na doğrudan ulaşım sağlanabilecek olması, DMall’u transit geçiş güzergâhında önemli bir durak ve yaşam merkezi haline getirecek. Düzce’ye Ekonomik ve Sosyal Katkı D Şehir ve DMall projeleri; istihdam, ticaret hacmi, turizm hareketliliği ve sosyal yaşam açısından Düzce’ye önemli katkılar sunmayı hedefliyor. Bölgenin ekonomik gelişimine ivme kazandırması beklenen proje, aynı zamanda modern şehir yaşamına yeni bir perspektif getirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Tek Kullanımlık Plastik Düzenlemesi Sanayide Dönüşümü Başlatıyor: Haber

Yeni Tek Kullanımlık Plastik Düzenlemesi Sanayide Dönüşümü Başlatıyor:

Sıfır Atık yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan düzenleme, plastik kullanımını azaltmayı hedeflerken, alternatif malzemelerin önemini de yeniden gündeme taşıyor. Bu dönüşüm sürecinde plastik türleri arasındaki ayrımın doğru yapılması kritik önem taşıyor. Türkiye’nin ilk TÜV sertifikalı, nişasta bazlı biyopolimer üreticisi Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyobozunur plastiklerle, çevreye duyarlı ürünleri sanayiyle buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyoplastik ürünler doğada 180 gün içerisinde tamamen çözünerek özel işleme gerek kalmadan toprağa geri dönüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın planlanan yeni plastik yönetmeliğinde biyobozunur plastiklerin diğer plastiklerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu bu durumu stratejik bir fırsat olarak paylaştı. “Her plastik aynı değildir” Geleneksel petrol türevi plastikler doğada yüzlerce yıl varlığını sürdürebilirken, oksobozunur plastikler parçalanma sürecinde mikroplastik oluşturarak ekosistem üzerinde kalıcı etkiler oluşturuyor. Günümüzde okyanuslarda biriken milyonlarca ton mikroplastik ve insanların haftalık ortalama plastik maruziyeti, sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösteriyor. Buna karşın, nişasta temelli biyopolimerler gibi yeni nesil malzemeler uygun koşullar altında 90–180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor; mikroplastik oluşturmuyor ve yenilenebilir kaynaklardan elde edildikleri için karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. Bu çerçevede sektör temsilcileri, plastik konusundaki tartışmaların artık petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve biyoplastikler arasındaki farklar üzerinden ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. "Aynı sepete konması teknik bir hata" Biyobozunur malzemelerin petrol bazlı plastiklerle aynı sepete konmasını ‘teknik bir hata’ olarak değerlendiren Çomu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Planlanan yeni yönetmelik, çevresel etkilerin azaltılması açısından oldukça önemli ve yerinde bir adımdır. Çevresel etki profilleri farklı olan malzemelerin aynı kapsamda değerlendirilmesi, bazı teknolojik çözümlerin gelişimini sınırlayabilir. Biyoplastikler, petrol bazlı tek kullanımlık plastiklerin yerine geçebilecek en güçlü ve en çevre dostu alternatiflerden biridir.” Avrupa yaklaşımı: ayrıştır, teşvik et Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren Packaging and Packaging Waste Regulation ile biyoplastikler ilk kez net bir yasal çerçevede tanımlanıyor. Biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler belirli kriterlere göre sınıflandırılıyor ve kullanım alanlarına göre yönlendiriliyor. Özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ambalajlar, gıda ile temas eden ürünler ve geri dönüşümün zor olduğu alanlarda biyoplastik çözümler teşvik ediliyor. Bu yaklaşım sayesinde hem çevresel etkiler azaltılıyor hem de döngüsel ekonomi hedefleri destekleniyor. Biyobozunur ve kompostlanabilir ambalajların ne anlama geldiğini belirleyen EN 13432 standardı ise bu süreçte önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor. Türkiye’de petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve bu standarda uygun gerçek biyobozunur malzemelerin net bir şekilde birbirinden ayrılması gerekiyor. Burada temel fark, malzemenin uygun koşullar altında tamamen doğaya geri dönebilme özelliği gösteriyor olması. Bu nedenle düzenlemeye uyumlu ve sertifikalı biyoplastiklerin ayrı bir kategori olarak ele alınması ve yerli üretimi destekleyecek teşviklerin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. “Sunar NP olarak, yerli üretimi ve ekonomik sürdürülebilirliği destekliyoruz” Türkiye, nişasta bazlı hammaddeleri ve güçlü üretim altyapısıyla biyoplastik alanında önemli bir potansiyele sahip. Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, 2014 yılında başlattığı Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de nişasta bazlı biyopolimer üretimini hayata geçiren ilk şirket. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Mustafa Nuri Çomu, “Biyoplastik, plastik kullanımına sadece bir alternatif değil; doğru malzemenin geleceğe uyarlanmış halidir. Sunar NP olarak, doğaya geri dönebilen biyopolimerlerimizle çevresel etkiyi azaltırken, yerli üretimi ve ekonomik sürdürülebilirliği de destekliyoruz. Türkiye’de biyoplastiklerin doğru politikalarla teşvik edilmesi hem çevrenin korunmasına katkı sağlar hem de sanayide katma değer yaratır. Aynı zamanda ithal petrokimya bağımlılığını azaltır ve ülkemizi uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşır” ifadelerini kullandı. Bu açıdan bakıldığında biyoplastikler, yalnızca çevresel değil; aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir fırsat alanı olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri'de 4,19 Milyar TL'lik Dev Dönüşüm Sürüyor Haber

Kayseri'de 4,19 Milyar TL'lik Dev Dönüşüm Sürüyor

4,19 milyar TL’lik dev yatırımla bölge; modern konutlar, ticari alanlar ve sosyal yaşam alanlarıyla Kayseri’nin yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin şehir vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yakından takip ettiği Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Kayseri’nin merkezinde yer alan ve şehrin çehresini değiştirecek en kapsamlı dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi’nin 2’nci etap inşaat çalışmaları Ramazan ayında da planlanan takvim doğrultusunda aralıksız sürdürüldü. Yaklaşık 4,19 milyar TL yatırım bedeline sahip olan etap, tamamlandığında bölgeye modern konutlar, ticari alanlar ve sosyal donatılarıyla güçlü bir yaşam merkezi kazandıracak. Çalışmalar Ramazan Ayında da Sürdü Sahada görev yapan ekipler, Ramazan ayında da yoğun bir çalışma temposuyla projeyi ilerletti. Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kapsamında inşaat faaliyetleri planlanan program çerçevesinde kesintisiz şekilde yürütülüyor. Proje, güvenli, modern ve sosyal donatı alanlarıyla zenginleştirilmiş yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor. 13 Blok, 830 Bağımsız Bölüm Projenin 2’nci Uygulama Etabı kapsamında toplam 13 blok ve 830 bağımsız bölüm inşa edilecek. Etap içerisinde zemin üzeri yaklaşık 135 bin metrekare inşaat alanı bulunuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde yapım ihalesi Emlak Konut tarafından gerçekleştirilen projede, yüklenici firma olarak Ilgın Yapı süreci başlattı. İnşaat alanında yürütülen zemin iyileştirme çalışmalarında ise son aşamaya gelindi. Yükseklik 10 Katı Geçmeyecek Yeni hazırlanan proje kapsamında bölgedeki yapılaşmada insan ölçeğini gözeten bir mimari yaklaşım benimsendi. Projede zemin +6 kattan başlamak üzere en fazla 10 kat yüksekliğinde yapılar yer alacak. Bu planlama ile hem modern şehircilik anlayışı hem de bölgenin siluetine uyumlu bir yapılaşma hedefleniyor. Kayseri’nin Vizyon Projeleri Arasında Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi yalnızca fiziksel dönüşümü değil, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Sahabiye, konut, ticaret ve sosyal yaşam alanlarının iç içe geçtiği modern bir şehir merkezi haline gelecek. Çalışmalar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yakından takibiyle etap etap ilerlerken projenin planlanan takvim doğrultusunda tamamlanması hedefleniyor. Ulusal Ölçekte Ödül Kazandı Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi, 2019 yılında İstanbul’da düzenlenen 6’ncı Ulusal Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’nde “En İyi Riskli Alan İlan Eden ve Uygulayan Belediye” ödülünü kazanarak ulusal ölçekte de önemli bir başarıya imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu Haber

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu

Muratpaşa Belediyesi tarafından Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatılan Çevreci Komşu Kart, elde edilen başarının ardından kısa sürede tüm ilçeye yayıldı. Evsel atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılmasını ve hanelere ek gelir sağlanmasını amaçlayan proje, yıllar içinde binlerce hanenin hem çevreye hem de aile bütçesine katkı sağlamasına olanak tanıdı. Antalya’nın 500 bini aşkın nüfusuyla en kalabalık ikinci ilçesi olan Muratpaşa’da uygulanan proje, kısa sürede diğer belediyelerin de dikkatini çekti. Zamanla yerel bir çevre girişiminin ötesine geçen Çevreci Komşu Kart, bugün ulusal ölçekte ilham veren bir model haline geldi. Muratpaşa’da başarıyla uygulanan sistem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı’nın hayata geçirdiği Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ile birlikte Türkiye genelinde 85 milyon vatandaşa hizmet verecek bir uygulamanın oluşmasına katkı sundu. BENZER İKİ UYGULAMANIN KAPSAMI FARKLI Çevreci Komşu Kart ile Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi bazı yönleriyle benzerlik taşırken, kapsam açısından farklılık gösteriyor. Her iki uygulama da atıkların geri dönüşüme kazandırılmasını teşvik etmeyi, çevre bilincini artırmayı ve vatandaşları ekonomik teşviklerle sürece dahil etmeyi amaçlıyor. Ancak Çevreci Komşu Kart, plastik, cam, metal, kağıt, tekstil ve bitkisel yağ gibi çok sayıda atığı kapsayan ve doğrudan yerel yönetim tarafından yürütülen kapsamlı bir geri dönüşüm modeli olarak öne çıkıyor. Kaynağında ayrıştırılan atıklar belediye ekipleri tarafından evlerden toplanıyor ve atıkların karşılığı olan bedel ilçe sakinlerinin Çevreci Komşu Kartlarına yatırılıyor. Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ise daha çok içecek ambalajlarını kapsayan ve ülke genelinde uygulanan merkezi bir geri kazanım mekanizması olarak dikkat çekiyor. Sistem kapsamında vatandaşlar satın aldıkları içeceklerin ambalajlarını belirlenen iade noktalarına teslim ederek depozito bedelini geri alabiliyor. Bu uygulama ile özellikle cam, PET, alüminyum, HDPE ve kompozit içecek ambalajlarının geri dönüşüm oranlarının önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. YERELDEN ULUSALA ÖRNEK BİR MODEL Muratpaşa’da yıllardır başarıyla sürdürülen çevre projeleri, Türkiye’de çevre politikalarının gelişiminde yerel yönetimlerin ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yerelde başlayan bu tür projelerin ulusal ölçekte yaygınlaşması; doğal kaynakların korunması, atık miktarının azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Çevreci Komşu Kart da bu yönüyle Türkiye’de sürdürülebilir şehircilik uygulamalarına örnek gösterilen başarılı bir yerel yönetim modeli olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da milyonluk projeye 'ruhsat sahibi' şoku! 2 günlük fark her şeyi altüst etti Haber

Bursa'da milyonluk projeye 'ruhsat sahibi' şoku! 2 günlük fark her şeyi altüst etti

Bursa'nın Keles ilçesi Harmanalanı Mahallesi'nde faaliyet gösteren Ercan Mermer Madencilik, mermer ocağı için kapasite artışı talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunuldu. Mevcut durumda yıllık 60 bin metreküp olan üretim kapasitesinin, planlanan artışla birlikte yılda 100 bin metreküp mermer seviyesine çıkarılması hedeflendiği belirtildi. 19,28 hektarlık bir alanı kapsayan projenin orman arazisi üzerinde olduğu bildirildi. 2 GÜN ÖNCE DEVREDİLMİŞ 24 Aralık 2025 tarihinde e-ÇED sistemi üzerinden başlatılan başvuru süreci, tarih engeline takıldı. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın incelemesinde, söz konusu maden ruhsatının, başvurudan iki gün önce, 22 Aralık 2025 tarihinde Serkan Çelikten Mermer Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiği belirlendi. Mevcut yönetmeliklere göre ÇED başvurularının güncel ruhsat sahibi tarafından yapılması zorunluluğu nedeniyle, başvurunun eski şirket adına yapılmış olması süreci çıkmaza soktu. "SÜREÇ DEVAM EDEMEZ" Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Madencilik Faaliyetleri ÇED Süreci usul ve esaslarını hatırlatarak kararını verdi. İlgili maddede yer alan, "Başvuruların maden hak sahibi olan ruhsat sahibi tarafından yapılması gerekmektedir" hükmü uyarınca, mermer ocağı kapasite artışı projesine ilişkin ÇED sürecinin mevcut haliyle devam edemeyeceği bildirildi. 4,3 milyon TL proje bedeli ile planlanan yatırımın akıbeti, güncel ruhsat sahibi tarafından yapılacak yeni başvuruya kaldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ev ve Şehir Vakfı’ndan Mimarlık Öğrencilerine Kitap Desteği Haber

Ev ve Şehir Vakfı’ndan Mimarlık Öğrencilerine Kitap Desteği

Türk Mimar, Düşünür ve Şehir Plancısı merhum Dr. Turgut Cansever tarafından 2002 yılında kurulan ‘Ev ve Şehir Vakfı’, mimarlık, şehircilik ve tasarım ortamının gelişimine ve nitelikli mimarlık yayıncılığının varlığını sürdürmesine katkı sağlamak amacıyla üniversitelere kitap desteği sağlıyor. Mimarlık alanındaki yayınları ile öne çıkan Arketon Yayınevi iş birliği ile gerçekleştirilen çalışma kapsamında, Türkiye’nin önde gelen toplam 360 eğitim kurumunun Mimarlık Fakültesi Dekanları, Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanları, Mimarlık Bölüm Başkanları, Mimarlık Fakültesi Kütüphaneleri ile Arketon Yayınevi iş birliğinde hazırladığı beş kitaplık seçkisi paylaşıldı. Söz konusu seçki; Aykut Köksal’ın Bu Mekan Artık Bu Yer Değil, Otto Wagner tarafından kaleme alınan Modern Mimarlık, Ebenezer Howard’ın Yarının Bahçe Kentleri ile Restore Etmeyelim, Koruyalım! başlığını taşıyan Dehio-Riegl imzalı kitap ve Serpil Özaloğlu Merzi'nin çevirisi ve Aykut Köksal'ın editörlüğüyle yer alan Mısırlı mimar Hasan Fethi'nin (1900-1989) Birlikte İnşa Etmek” adlı eserleri içeriyor. Ev ve Şehir Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Emine F. Öğün, “Dr. Turgut Cansever’in düşünce dünyası, yalnızca mimarlık tarihimizin değil, aynı zamanda şehirlerimize bakışımızın da en güçlü ilham kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Vakıf olarak amacımız; bu birikimi genç kuşaklarla buluşturmak, nitelikli mimarlık yayıncılığının sürekliliğine katkı sunmak ve üniversitelerimizdeki akademik üretimi desteklemek. Arketon Yayınevi ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma sayesinde, mimarlık kültürümüzün derinliğini ve çeşitliliğini daha geniş bir öğrenci topluluğuna ulaştırmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığına inanıyor, bu katkının geleceğin mimar ve şehir plancılarına yeni ufuklar açmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.