Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sektör

Kapsül Haber Ajansı - Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Turizm Zirvesi Haber

ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Turizm Zirvesi

Akra Otel’de gerçekleştirilen toplantı bünyesinde düzenlenen “Turizmin Geleceği: Antalya 2026” başlıklı panel; protokol mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sektörün önde gelen isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. Toplantı, hem içerik derinliği hem de katılımcı profiliyle Antalya iş dünyasının en dikkat çekici buluşmalarından biri oldu. ANTGİAD’IN AKTİF YAPISI BİR KEZ DAHA ORTAYA KONDU Gecenin açılışında söz alan ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın, derneğin son bir ay içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetleri katılımcılarla paylaştı. Sosyal sorumluluk projelerinden iş dünyasına yönelik temaslara kadar geniş bir yelpazeye yayılan çalışmalar, ANTGİAD’ın üretken ve dinamik yapısını bir kez daha ortaya koydu. “BARIŞ VE GÜVEN, TURİZMİN TEMELİDİR” Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasında küresel gelişmelerin turizm sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturduğu risklere değinen Yavaş, bu sürecin doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin güçlü konumunu koruyabileceğini ifade etti. “İnsanlık tarih boyunca zorlu dönemlerden geçti. Ancak her defasında barış aklı, çatışmanın önüne geçmeyi başardı. Biz de bugün, kaygılarımızı dile getirirken umudumuzu korumak zorundayız. Çünkü turizm; barışla büyür, güvenle gelişir.” Yavaş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine de atıfta bulunarak, bu yaklaşımın yalnızca bir dış politika vizyonu değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal istikrarın temel taşı olduğunu vurguladı. Yavaş ; “Barış varsa turizm vardır. Güven varsa hareket vardır. Huzur varsa gelecek vardır.” ENERJİ VE KÜRESEL EKONOMİ VURGUSU Konuşmasında enerji başlığının stratejik önemine de değinen Yavaş, olası bir küresel enerji krizinin turizm başta olmak üzere tüm sektörleri etkileyebileceğini ifade etti. Ancak bu sürecin aynı zamanda yeni stratejiler geliştirmek için bir fırsat sunduğunu belirten Yavaş, sektörün dayanıklılığını artıracak adımların önemine dikkat çekti. ZİRVE NİTELİĞİNDE BİR BULUŞMA ANTGİAD başkanı Ercan YAVAŞ, bu açılış konuşmasının ardından moderatör sıfatıyla paneli başlattı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı ve Limak Holding Turizm Grubu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı ve Limak Otelleri Turizm Grubu Başkan Vekili Hakan Saatçioğlu, Fraport TAV Antalya Havalimanı Genel Müdürü Deniz Varol, turizm sektörünün deneyimli yöneticilerinden Umman Çetinbaş ve MTS Globe Operasyon Direktörü Rahman Kale’nin yer aldığı panel; temsil gücü yüksek yapısıyla sektörün tüm dinamiklerini aynı zeminde buluşturdu. Panele katılan isimlerin taşıdığı kurumsal sorumluluk ve sektörel temsil gücü, organizasyonu klasik bir panelin ötesine taşıyarak adeta bir turizm zirvesine dönüştürdü. Türkiye turizminin en üst düzey çatı kuruluşlarını, yatırımcılarını, operasyon yöneticilerini ve karar verici aktörlerini temsil eden bu güçlü kadro; bilgi birikimi, saha tecrübesi ve stratejik bakış açılarıyla Antalya turizminin geleceğine yön verecek nitelikte değerlendirmelerde bulundu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ise yönelttiği çok katmanlı, analitik ve ufuk açıcı sorularla tartışmayı derinleştirerek; paneli yalnızca bir değerlendirme oturumu olmaktan çıkarıp, sektörün geleceğine ışık tutan stratejik bir düşünce platformuna dönüştürdü. Jeopolitik risklerden yapay zekaya , rekabet stratejilerinden kriz yönetimine uzanan geniş bir çerçevede yöneltilen sorular, katılımcıların perspektifini genişletirken, panelin etki gücünü belirgin şekilde artırdı. Turizm ekosisteminin farklı halkalarını temsil eden bu üst düzey katılım, paneli yalnızca bir fikir alışverişi platformu değil; aynı zamanda sektörün geleceğine dair ortak aklın şekillendiği önemli bir karar zemini haline getirdi. SEKTÖRÜN DUAYENLERİ GELECEĞİ KONUŞTU Ercan Yavaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, turizm sektörü ve turizmdeki değişim dinamikleri çok yönlü bir bakış açısıyla da ele alındı. YAPAY ZEKA : Yapay zekanın insanın yerini alan değil, insanı güçlendiren bir “stratejik asistan” olacağı vurgulanırken; özellikle insan kaynakları süreçlerinde sağladığı verimlilikle sektörün operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracağı ifade edildi. GÜÇLÜ YÖNLER : Antalya turizminin en güçlü yönleri arasında tesis kalitesi ve yüksek hizmet standardı öne çıkarken, her şey dahil sistemine kazandırılan yenilikçi yaklaşım ve zengin içerik yapısının bu modeli hala güçlü bir rekabet avantajına dönüştürdüğü belirtildi. KRİZ YÖNETİMİ : Kriz yönetimi başlığında ise Türkiye turizminin geçmiş deneyimlerinden beslenen dirençli yapısına dikkat çekilerek, bölgesel risklere rağmen sektörün doğru stratejilerle yoluna devam edeceği ve gelir üretme kapasitesini koruyacağı ifade edildi. Krizlerden öğrenen bir turizm yapısı olduğu için, çevremizdeki savaş atmosferinin yaratacağı krizin de hızla aşılacağı dile getirildi. İNSAN KAYNAKLARI : İnsan kaynağı tarafında ise özellikle Z kuşağının doğru anlaşılması ve sektöre entegre edilmesinin, turizme yeni bir dinamizm ve yenilikçi bakış açısı kazandıracağına vurgu yapıldı. PANELİSTLER ONURLANDIRILDI Yoğun katılımla gerçekleşen toplantı, panelistlere takdim edilen ONUR PLAKETLERİ ile sona erdi. ANTGİAD’ın bu buluşması, Antalya turizminin geleceğine ışık tutan önemli bir platform olarak değerlendirilirken; sektör için stratejik bir vizyon ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı Haber

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı

Sektör, yılın ilk çeyreğini 7,5 milyar dolarlık ihracatla kapatırken, Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olma unvanını sürdürdü. Türkiye’nin ihracat lokomotiflerinden kimya sektörü, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda Mart ayında da küresel pazarlardaki etkinliğini devam ettirdi. Sektör, 2,7 milyar dolar olan geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 8,7 artırırken, 2026’nın ilk üç ayında gerçekleştirdiği ihracat 7,5 milyar doları aştı. Kimya sektörünün Mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, yakın coğrafyamızdaki sıcak savaşların etkilerine rağmen Mart ayında kimya sektörü ihracatımızı artırmayı başardık. Mart ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. İlk üç aylık dönemde sektör ihracatımız 7,5 milyar doları aştı. İçinde bulunduğumuz olumsuz koşulları göz önüne aldığımızda, bu artışı büyük bir başarı olarak görüyor, ihracatçılarımızla gurur duyuyoruz. Özellikle körfez bölgesinde yaşanan gerilimler enerji ve petrol fiyatlarında dalgalanmalara, lojistik hatlarda aksamalara ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmalara neden olabiliyor. Bu durum, enerji ve petrokimya girdilerine bağımlı olan sektörümüz açısından maliyet baskısını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Diğer yandan Avrupa başta olmak üzere yakın coğrafyalarda tedarik güvenliğinin yeniden önem kazanması hem Türk kimya sektörü için hem diğer sektörlerimiz için rekabet avantajı yaratacaktır. Küresel ekonomide başta enflasyon olmak üzere pek çok olumsuz etkiye sebep olan savaşların en kısa zamanda bitmesini temenni ediyoruz. Bu süreçte İKMİB olarak yakın ve alternatif pazarlarda ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi ve ticaret heyetleri ile sektörel iş birliklerinin artırılmasına öncelik veriyor, ihracatçılarımıza destek oluyoruz. Mevcut performansımızı daha ileri taşımak ve ihracatımızı artırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Massey Ferguson Bursa’dan Traktör Alanlara Bosna Hersek Gezisi Hediyesi Haber

Massey Ferguson Bursa’dan Traktör Alanlara Bosna Hersek Gezisi Hediyesi

Bursa’da tarım sektörünü hareketlendirecek dikkat çekici bir kampanya hayata geçirildi. Massey Ferguson’un Bursa yetkili bayisi GSCR Global Makine (Massey Ferguson Bursa), 14. Bursa Karacabey Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı kapsamında başlattığı özel kampanya ile fuarda traktör satın alan herkesi Bosna Hersek gezisi ile ödüllendiriyor. 2–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek fuar öncesinde açıklanan kampanya, kısa sürede çiftçiler ve sektör temsilcileri arasında büyük ilgi uyandırdı. Tarım makineleri sektöründe alışılmışın dışında bir yaklaşım sunan Massey Ferguson Bursa, bu adımıyla fuara damga vurmaya hazırlanıyor. Traktör alana yurtdışı deneyimi Fuar süresince geçerli olacak kampanya kapsamında, Massey Ferguson Bursa standından traktör satın alan her müşteri, Bosna Hersek’e düzenlenecek özel bir geziye katılma hakkı kazanacak. Kampanya, hem yatırım yapan çiftçilere farklı bir deneyim sunmayı hem de marka ile müşteri arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor. Sadece ürün değil, deneyim sunuyor GSCR Global Makine Yönetim Kurulu Başkanı Adem Rondu, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada, sektörde fark yaratan bir yaklaşım benimsediklerini belirterek şunları söyledi: “Tarım sektöründe sadece güçlü ve verimli makineler sunmak artık yeterli değil; müşterilerimize aynı zamanda değerli deneyimler de yaşatmak istiyoruz. Bu doğrultuda fuara özel hazırladığımız Bosna Hersek gezisi kampanyamızla, traktör yatırımı yapan çiftçilerimize unutulmaz bir deneyim armağan ediyoruz. Bu kampanyanın sektörde ses getireceğine inanıyoruz.” Rondu ayrıca, Karacabey Tarım Fuarı’nın sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Çiftçilerimizle birebir temas kurduğumuz bu tür organizasyonlar, onların ihtiyaçlarını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bu yıl hem ürünlerimiz hem de kampanyamızla fuarda fark yaratacağız” dedi. Yenilikçi ürünler fuarda sergilenecek Massey Ferguson Bursa, fuarda yüksek performans, yakıt verimliliği ve kullanıcı konforunu bir araya getiren yeni nesil traktör ve tarım ekipmanlarını da ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Marka, teknolojik çözümleriyle üreticilerin iş süreçlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Türkiye’nin en bilinir ve en güçlü markası Sektörde dikkat çeken bu kampanya ile Massey Ferguson Bursa’nın, fuarın en çok konuşulan katılımcılarından biri olması bekleniyor. Ziyaretçiler hem son teknoloji ürünleri inceleme hem de kampanya hakkında detaylı bilgi alma fırsatı bulacak. Massey Ferguson Bursa, tüm çiftçileri ve sektör paydaşlarını 2–5 Nisan tarihleri arasında Karacabey Fuar Alanı’ndaki standına davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En İyi Online Seyahat Platformu Ödülü Tatilsepeti’nin Haber

Türkiye’nin En İyi Online Seyahat Platformu Ödülü Tatilsepeti’nin

Tur ve otel envanteriyle Türkiye’nin en kapsamlı online seyahat acentesi olan Tatilsepeti, ödüllerine bir yeni ödül daha ekledi. Türkiye’nin en prestijli turizm ödüllerinden biri olan Quality Management Tourism Awards, 15. yılında “QM Golden 15” temasıyla sahiplerini buldu. İki aşamalı ve SMS doğrulamalı oylama sürecine 16.423 turizm profesyoneli katıldı. 11 ana dalda 54 kategoride kullanılan 100 bini aşkın oy sonucu sektörün önde gelen markalarına verilen mükemmeliyet ödüllerinden biri de Tatilsepeti’nin oldu. Antalya Nest Kongre Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirilen ödül töreninde, Tatilsepeti’ne değer görülen ödül, Genel Müdür Sedat Kılıç’a Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu tarafından takdim edildi. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Türkiye’s Best QM Domestic Market OTP (Online Travel Platform)’’ (Türkiye’nin En İyi Yurt İçi Pazar Online Seyahat Platformu) ödülüne değer görülmekten dolayı duyduğu gururu şu sözlerle dile getirdi: ‘’Biz büyük bir Türkiye tatil platformu yarattık’’ ‘’Tatilsepeti bundan 22 yıl önce sektörün ilk dijital markalarından biri olarak kuruldu. Bugün de yine ilkleri ve değişimi yönetiyor; kalitesi ve güvenilirliğiyle sektörü domine ediyor. Satış amaçlı bir online seyahat acentesinden çok daha ötesi Tatilsepeti. QM Awards’da bize değer görüldüğü gibi biz büyük ve güvenilir bir Türkiye tatil platformu yarattık. Bugün tatille ilgilenen herkesin buluştuğu bir platform olduk. Platformumuzu bir pazaryeri olmanın ötesinde aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan ve sürekli gelişen, zenginleşen bir yapıya dönüştürdük. Tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdik, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerikler ürettik, ‘satış değil bilgi veren’ bir strateji izledik. Bu hamlelerimizle tatille ilgili her konuda tüketicilerin arama yaptığı, başvurduğu ve güvendiği önemli bir referans kaynağı olduk.’’ Tatilsepeti’nin henüz internet alışverişi davranışı dahi oluşmamışken ilk online seyahat acentesi olarak kurulduğunu belirten Sedat Kılıç, ‘’Bugün geldiğimiz nokta, o günlerdeki teknolojik vizyonumuzun ispatı niteliğinde. Bu vizyonu hiçbir zaman bırakmadık. Tüketici nezdinde güçlü bir güven ve kalite duygusu yarattık. Platformumuzdaki bu büyük buluşmanın ve bu ödülün de sırrı burada’’ dedi. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, tüm sektör paydaşlarına teşekkür ederek turizmde birlikte büyümeye devam edeceklerini kaydetti: ‘’Markamızı bu ödüle değer gören turizm camiasının tüm değerli dostlarına ve yıllardır kaliteden ödün vermeden bu prestijli ödülü organize eden değerli GM ailesine, Tatilsepeti ailem adına teşekkür ederim. QM Awards’ın da ‘The Power of Quality’ sloganında olduğu gibi kalitenin sürdürülebilir büyüme açısından gerekliliğine olan inancımızla, turizmde birlikte büyümeye devam edeceğiz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli Moda Akademisi'nden İtalya'ya Uzanan Başarı Hikâyesi Haber

Kocaeli Moda Akademisi'nden İtalya'ya Uzanan Başarı Hikâyesi

Liseden mezun olduktan sonra Moda Akademisi’nin yetenek sınavlarına girerek “Moda Koleksiyon Geliştirme Eğitimi” almaya başlayan Avcı, kısa sürede dikkat çeken bir gelişim gösterdi. NABA’YA UZANAN BAŞARI HİKÂYESİ Aldığı nitelikli eğitim ve disiplinli çalışmasıyla yurt dışı hedeflerini gerçeğe dönüştüren genç tasarımcı, İtalya’da eğitim almak için başvurduğu dört okuldan üçünün burslu kabulünü aldı. Bu önemli başarıyı taçlandıran gelişme ise NABA (Nuova Accademia di Belle Arti) Üniversitesi’nden hem kabul hem de burs kazanması oldu. “MODA AKADEMİSİ HAYALLERİMİ GERCEKLEŞTİRDİ” Melisa Avcı, başarısında lisede aldığı yabancı dil eğitiminin yanı sıra Moda Akademisi’nde edindiği donanımın büyük payı olduğunu vurguladı. Akademide verilen uygulamalı eğitimler, koleksiyon hazırlama süreçleri ve sektör odaklı yaklaşımın kendisini bir adım öne taşıdığını belirten Avcı, “Moda Akademisi sayesinde hayallerim gerçek oldu. Artık hedefim, modaya yön veren bir tasarımcı olmak” ifadelerini kullandı. MODA DÜNYASINA YENİ BİR SOLUK Moda Akademisi sektöre donanımlı bireyler kazandırmayı amaçlayarak, genç yetenekleri global moda dünyasına hazırlamaya devam ediyor. Akademi kapsamında eğitim alan geleceğin modacıları, mezuniyet sonrasında sergilediği birbirinden güzel eserlerle almış oldukları eğitimin hakkını vermiş oluyor. DOĞRU EĞİTİM GÜÇLÜ GELECEK Melisa Avcı’nın hikâyesi, doğru eğitim ve kararlılıkla hayallerin sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Genç tasarımcı şimdi, moda dünyasının kalbi sayılan İtalya’da eğitim alarak kariyerine uluslararası bir yön vermeye hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründe İhracat Şampiyonları Ödüllerine Kavuştu Haber

Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründe İhracat Şampiyonları Ödüllerine Kavuştu

Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Filiz Öztürk, Dünya Genelinde İlham Veren Kadın Liderler Arasına Girdi Haber

Filiz Öztürk, Dünya Genelinde İlham Veren Kadın Liderler Arasına Girdi

Heroes Role Model List-Küresel çapta en etkili ilk 5 kadın yönetici arasında bulunan OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk de galanın katılımcıları arasında yer aldı. İş dünyasında kadınların rolünü güçlendiren ve çeşitliliği teşvik eden liderlerin onurlandırıldığı The 2025 INvolve London Role Model Galası, 20 Mart Cuma günü kentin tarihi mekânı Guildhall’de gerçekleştirildi. Farklı sektörlerden üst düzey yöneticileri ve rol modelleri bir araya getiren galaya katılan isimler arasında Heroes Women Role Model List 2025 kapsamında “Top 100 Women Executives” listesinde ilk 5’te bulunan OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk de yer aldı. İLHAM VEREN KADIN LİDERLERİN BAŞARILARINI GÖRÜNÜR KILIYOR INvolve öncülüğünde ve YouTube iş birliğiyle hazırlanan The 2025 INvolve London Role Model Gala, küresel ölçekte ilham veren kadın liderlerin başarılarını görünür kılmayı amaçlıyor. “Top 100 Women Executives (Küresel çapta en etkili kadın yöneticiler)” listesinde farklı sektörlerde görev yapan üst düzey kadın yöneticiler, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık alanında yarattıkları etki doğrultusunda değerlendiriliyor. Bu kapsamda “Top 5 Women Executives” arasında bulunan Filiz Öztürk, Türkiye’de akaryakıt sektörünün çehresini değiştiren Kadın Gücü ve Eşitsek Fark Eder projelerinin liderliğini üstlenmiş bir isim olarak öne çıkıyor. Öztürk konuya ilişkin “Kadın Gücü ve Eşitsek Fark Eder projelerimiz kapsamında yaptığımız çalışmalarımız ile dünya genelinde çeşitlilik ve kapsayıcılık için çalışan kadınların yer aldığı Heroes Women Role Model List 2025’te yer almak çok büyük bir mutluluk ve onur oldu benim için… Bu gururun kaynağı, ismimin bu prestijli listede yer alması değil; binlerce Türk kadınının hayata karşı bağımsız ve güçlü duruşlarının, toplumun kendilerine biçtiği kalıplaşmış rollerden sıyrılmak için attıkları adımların uluslararası alanda görünür olması ve örnek gösterilmesiydi. “Mesleğin cinsiyeti olmaz diyerek 8 yıl önce çıktığımız bu yolda, hem sektörümüz hem de markamız adına toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı çalışmalarımızı destekleyen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu. “SEKTÖRDE BİR DOMİNO ETKİSİ YARATMIŞTIR” Involve tarafından yapılan açıklamada Filiz Öztürk ile ilgili, “Türkiye'nin akaryakıt perakende sektöründe cinsiyet eşitliği konusunda öncü bir isim olmuştur. Akaryakıt istasyonlarında kadın istihdamını yüzde 164 oranında artıran Kadın Gücü Projesi ve UN Women ile ortaklaşa yürütülen, kuruluş genelinde kapsayıcı uygulamaları yerleştiren "Eşitsek Fark Eder” programı gibi girişimlere liderlik etmektedir. Cinsiyet eşitliği konusunda eğitim programlarına öncülük eden Öztürk, diğer akaryakıt markalarına da kapsayıcı işe alım uygulamalarını benimsemeleri için ilham vererek, sektör genelinde cinsiyet normlarını yeniden şekillendirerek bir domino etkisi yaratmıştır” ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketler Ekonomik Haberleri Nasıl Okumalı? Haber

Şirketler Ekonomik Haberleri Nasıl Okumalı?

Finans ekibi kur artışını konuşurken satış tarafı talep daralmasını, satın alma birimi ise girdi maliyetlerini izliyorsa ortada tek bir sorun vardır - herkes aynı ekonomiyi farklı pencerelerden okuyordur. Şirketler için ekonomik analiz haberleri tam bu noktada değer üretir. Haber, sadece ne olduğunu söylemez; karar vericinin önüne bunun neden olduğunu, hangi sektörleri ne hızda etkileyebileceğini ve işletme düzeyinde hangi sinyallerin ciddiye alınması gerektiğini koyar. Bir kurum için ekonomi haberi, genel kamuoyu gündeminden farklı bir işleve sahiptir. Yönetim kurulu açısından bu içerikler risk görünürlüğünü artırır. Finans departmanı için nakit akışı ve borçlanma planlamasını besler. Kurumsal iletişim ekipleri için ise piyasa atmosferini doğru okumadan yapılan her açıklama, yanlış zamanda yanlış ton riski taşır. Bu yüzden ekonomik haber tüketimi, yalnızca bilgi edinme alışkanlığı değil, kurumsal karar kalitesinin bir parçasıdır. Şirketler için ekonomik analiz haberleri neden stratejik bir araçtır? Ekonomik gelişmelerin şirketlere etkisi artık yalnızca faiz kararı veya enflasyon verisiyle sınırlı değil. Enerji maliyetlerinden lojistik akışlara, ihracat pazarlarındaki yavaşlamadan teknoloji yatırımlarının finansman koşullarına kadar geniş bir etki alanı var. Şirketler için ekonomik analiz haberleri bu çok katmanlı tabloyu sadeleştirir ve haberin operasyonel karşılığını görünür hale getirir. Örneğin aynı enflasyon verisi perakende, sanayi ve teknoloji şirketleri için farklı anlam taşır. Perakendede fiyatlama davranışı ve tüketici hassasiyeti öne çıkarken, sanayide girdi maliyetleri ve stok yönetimi belirleyici olur. Teknoloji şirketleri ise yatırım iştahı, insan kaynağı maliyeti ve yabancı para bazlı kontrat riskine odaklanır. İyi hazırlanmış bir ekonomik analiz haberi, veriyi tek başına bırakmaz; sektör bazında ayrıştırır. Buradaki kritik fark hız ile doğruluk arasındaki dengedir. Çok hızlı ama yüzeysel haber, yöneticiyi gereksiz alarm moduna sokabilir. Çok detaylı ama geç kalan analiz ise fırsat penceresini kaçırabilir. Kurumsal kullanıcılar için ideal içerik, ilk sinyali zamanında veren ve kısa sürede bağlam oluşturan haberdir. İyi bir ekonomik analiz haberi şirketlere ne kazandırır? Her haber stratejik değer üretmez. Şirketlerin işine yarayan ekonomik analiz haberleri üç temel ihtiyacı karşılar: erken uyarı, sektör bağlamı ve karar desteği. Erken uyarı, henüz bilançoya yansımamış riskleri görünür kılar. Sektör bağlamı, makro gelişmenin şirket özelindeki etkisini anlamlandırır. Karar desteği ise yöneticinin "peki şimdi ne yapmalıyım" sorusuna veri temelli bir çerçeve sunar. Kur tarafındaki oynaklık haberleştirildiğinde mesele yalnızca dövizdeki hareket değildir. İthal girdi kullanan üretici için marj baskısı, ihracatçı için fiyat rekabeti, yatırım planlayan şirket için finansman zamanlaması gündeme gelir. Benzer şekilde faiz indirimleri çoğu zaman olumlu başlıkla verilir, ancak her sektör aynı ölçüde rahatlamaz. İç talebe çalışan işletmeler için canlılık işareti olabilirken, tasarruf davranışları ve enflasyon beklentileri nedeniyle etkinin gecikmeli gelmesi de mümkündür. Bu yüzden güçlü bir analiz dili, kesin yargılar üretmek yerine senaryo kurar. Kurumsal okur da zaten bunu arar. Tek cümlelik büyük hükümler değil, olasılık setleri ve etki alanları. Şirketler için ekonomik analiz haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal tarafta yapılan yaygın hata, ekonomi haberini yalnızca üst yönetimin izlemesi gereken bir alan olarak görmektir. Oysa haberin değeri, ilgili birimlere çevrildiğinde ortaya çıkar. Finans, satın alma, satış, yatırımcı ilişkileri, insan kaynakları ve kurumsal iletişim ekipleri aynı haberden farklı sonuçlar çıkarabilir. Doğru yöntem, haber akışını fonksiyonlara göre filtrelemek ve kurum içi kısa yorumlarla desteklemektir. Bir başka kritik nokta, başlık ekonomisi ile gerçek etkiyi ayırmaktır. Sert bir manşet her zaman sert bir etki anlamına gelmez. Bazı veriler piyasaya önceden fiyatlanmış olabilir. Bazı açıklamalar ise ilk gün sınırlı görünse de birkaç hafta içinde tedarik zincirinden talep yapısına kadar geniş sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle şirketler haberleri tekil olaylar olarak değil, birbirini besleyen bir seri halinde takip etmelidir. Burada frekans da önemlidir. Günlük haber akışı karar refleksini canlı tutar, ancak strateji için tek başına yeterli değildir. Haftalık ve aylık çerçevelemeler olmadan kurumlar veri gürültüsü içinde kaybolabilir. Yöneticiye gerekli olan şey her başlığı görmek değil, önemli değişimi zamanında fark etmektir. Hangi sinyaller özellikle izlenmeli? Her sektörün önceliği farklı olsa da bazı göstergeler geniş şirket kitlesi için ortak önem taşır. Enflasyonun alt kırılımları, politika faizi ve kredi koşulları, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, PMI verileri, dış ticaret dengesi, enerji fiyatları ve lojistik maliyetleri bunların başında gelir. Ancak bu göstergeleri çıplak veri olarak izlemek sınırlı bir yaklaşımdır. Asıl mesele, göstergenin şirketin faaliyet modeline nasıl bağlandığıdır. Yüksek enerji tüketimi olan bir üretim işletmesi için enerji haberleri doğrudan maliyet kalemidir. Tarım ve gıda şirketlerinde iklim, arz ve emtia fiyatları daha belirleyicidir. Savunma, teknoloji ve ileri üretim alanlarında ise kamu politikaları, teşvikler, dış pazar ilişkileri ve jeopolitik başlıklar daha yüksek ağırlık taşır. Haber kaynağında hangi kalite işaretleri aranmalı? Kurumsal kullanıcı açısından güvenilirlik, sadece doğru bilgi vermek değildir. Bilginin kaynağı, zamanlaması, sektör uzmanlığı ve editoryal ayrıştırma gücü birlikte değerlendirilmelidir. Bir ekonomik analiz haberi veriyi tekrar ediyorsa faydası sınırlıdır. Haberin güçlü olması için kurum açıklamaları, saha yansımaları, sektör uzmanlarının değerlendirmeleri ve mümkünse karşılaştırmalı çerçeve sunması gerekir. Özellikle yeniden yayın yapan dijital medya kuruluşları için bu kalite standardı daha da önemlidir. Çünkü içerik yalnızca okunmaz, aynı zamanda yayına alınır ve marka itibarıyla ilişkilendirilir. Bu nedenle telifsiz ve ücretsiz içerik sunan haber kaynaklarında bile editoryal disiplin, başlık netliği ve sektörel derinlik belirleyici hale gelir. Ekonomik analiz haberleri hangi departmanlarda somut karşılık bulur? Finans departmanı için ekonomik haberler, bütçe revizyonunun erken uyarı sistemi gibidir. Nakit yönetimi, kredi kullanımı, hedge ihtiyacı ve yatırım zamanlaması çoğu zaman haber akışındaki değişimlerle birlikte yeniden ele alınır. Satın alma tarafında ise özellikle emtia, kur ve lojistik haberleri doğrudan sözleşme ve stok kararlarını etkiler. Satış ekipleri ekonomik analizleri müşteri davranışını anlamak için kullanır. Hangi segmentte talep öne çıkıyor, hangi bölgede fiyat hassasiyeti artıyor, hangi sektörde ödeme vadeleri uzuyor gibi sorular sadece sahadan değil, makro haber çerçevesinden de okunur. Kurumsal iletişim ve pazarlama açısından ise ekonomik atmosferin tonu önemlidir. Şirketin büyüme, yatırım veya istihdam mesajı, piyasanın duyarlılığıyla uyumsuz olduğunda etkisini kaybedebilir. İnsan kaynakları tarafında bile ekonomik haberlerin işlevi artmış durumda. Ücret beklentileri, yetenek hareketliliği, hibrit çalışma tercihleri ve sektörel istihdam daralmaları, ekonomik göstergelerle yakından ilişkili. Özellikle teknoloji, enerji ve savunma gibi rekabetin yüksek olduğu alanlarda bu ilişki daha belirgin görülüyor. Sektör odaklı yayıncılık neden fark yaratıyor? Genel ekonomi haberciliği yön duygusu verir, fakat karar için çoğu zaman yeterli olmaz. Şirketler, kendi faaliyet alanlarına temas eden özel bağlamı arar. Bu nedenle sektörel yayıncılık, kurumsal okur için daha yüksek değer taşır. Enerjide regülasyon değişimi, lojistikte rota ve maliyet baskısı, tarımda verim ve arz riski, yapay zekada yatırım ve yetenek dengesi, savunmada tedarik ve ihracat ekseni gibi konular ancak dikey uzmanlıkla güçlü biçimde işlenebilir. Bu yaklaşımın bir başka avantajı da kurumlar arası görünürlüğü artırmasıdır. Ekonomik analiz haberleri yalnızca veri açıklamaz; şirket haberleri, yönetici görüşleri, yatırım kararları ve sektör dönüşümleri arasında bağ kurar. Böylece okur, piyasayı anonim rakamlardan değil, gerçek aktörler ve somut hareketler üzerinden izler. Kapsül Haber Ajansı gibi çoklu sektör odağına sahip yayın modelleri burada işlevsel bir boşluğu doldurur. Çünkü güncel ekonomi başlıklarını savunma, enerji, lojistik, tarım, teknoloji ve sürdürülebilirlik eksenleriyle birlikte sunmak, kurumsal kullanıcıya yalnızca haber değil, kullanılabilir bağlam sağlar. Haber akışını karar mekanizmasına çevirmek Ekonomik analiz haberlerinden değer üretmek için kurum içinde basit ama disiplinli bir yöntem gerekir. Her sabah onlarca başlık okumak yerine, şirketin maruz kaldığı temel risk alanları tanımlanmalı ve haberler buna göre sınıflandırılmalıdır. Kur, faiz, emtia, regülasyon, dış pazar, tedarik zinciri ve sektör talebi gibi başlıklar için kısa izleme notları hazırlanabilir. Burada aşırı tepki ile geç tepki arasında bir denge kurulmalıdır. Her veri açıklaması strateji değiştirmeyi gerektirmez. Ancak bazı haberler de sadece izlenip geçilecek türden değildir. Özellikle finansman koşullarında kırılma, kamu politikalarında yön değişimi, kritik ihracat pazarlarında daralma veya enerji maliyetlerinde kalıcı yükseliş sinyali görüldüğünde haber, operasyonel toplantı gündemine alınmalıdır. Karar vericiler için en sağlıklı yaklaşım, ekonomik analiz haberlerini tek başına kehanet gibi değil, karar öncesi istihbarat katmanı olarak kullanmaktır. Çünkü piyasa hiçbir zaman tek değişkenle hareket etmez. Bazen iyi haber kötü bilanço üretir, bazen de olumsuz görünen bir veri güçlü şirketler için avantaj yaratır. Farkı yaratan şey, haberi erken görmekten çok doğru bağlama yerleştirebilmektir. Şirketler açısından ekonomi gündemi artık dışarıda akan bir başlıklar toplamı değil, iş modelinin içine girmiş bir karar alanı. Bu alanı düzenli, sektörel ve yorum gücü yüksek haberlerle takip eden kurumlar, belirsizlik dönemlerinde daha sakin; fırsat dönemlerinde ise daha hızlı hareket eder.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.