Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sektör

Kapsül Haber Ajansı - Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor

Elektrik altyapısı, enerji yönetimi ve akıllı bina teknolojileri alanındaki uluslararası bilgi birikimini Türkiye’deki sektör paydaşlarıyla buluşturan Legrand Türkiye Grubu, “Geleceği yakalıyoruz” bakış açısını yansıtan eğitim odaklı yaklaşımını dijital platformlara taşıyarak sektörün gelişimine katkı sunuyor. Dijital dönüşümle birlikte değişen iş yapış modellerine uyum sağlayan online eğitimler aracılığıyla ürün, sistem ve proje bilgileri sektör paydaşlarına aktarılırken, teknik bilgi paylaşımı daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Düzenli aralıklarla planlanan bu eğitimler, sektörde faaliyet gösteren profesyonellerin teknik yetkinliklerini geliştirmeyi ve güncel uygulamalara dair bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Dijital Platformlarda Kapsamlı ve Güncel Eğitim İçeriği Legrand Türkiye Grubu’nun online eğitim programları; ürün portföyünden sistem çözümlerine, proje uygulamalarından sektörel yeniliklere kadar geniş ve güncel bir içerik yelpazesi sunuyor. Haftalık ve aylık periyotlarla planlanan eğitimler sayesinde katılımcılar, hem mevcut çözümler hakkında detaylı bilgi edinme hem de geleceğe yönelik teknolojik gelişmeleri yakından takip etme imkanı buluyor. Eğitim takvimleri ve içerik detayları, Legrand Türkiye Grubu’nun web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden düzenli olarak paylaşılıyor. Sertifikalı Eğitimlerle Yetkinlik Gelişimine Katkı Tüm online eğitimler, katılımcıların mesleki gelişimini desteklemek amacıyla sertifikalı olarak gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bilgi paylaşımının ötesine geçerek sektör profesyonellerinin teknik yetkinliklerini belgeleyebilmelerine de olanak tanıyor. Legrand Türkiye Grubu, dijital eğitim yatırımlarını yaşamları iyileştiren çözümler üretme misyonunun önemli bir parçası olarak konumlandırıyor, sektörde bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı sürdürülebilir bir sorumluluk olarak konumlandırıyor.

Modanın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Modanın Kalbi İzmir’de Atıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmalarından sektörel buluşmalara uzanan yoğun bir programla gerçekleşecek fuarın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğindeki açılışına; Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve odaların başkanları ile temsilcileri, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör profesyonelleri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Bu yıl IF Wedding Fashion İzmir’de, 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Fuarın, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir’de 20 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması bekleniyor. Tugay: 100 milyar dolarlık bir dev haline gelecek Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, IF Wedding Fashion İzmir ile birlikte İzmir’in emeğini, tasarım gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlenen bir başarı öyküsünü hep birlikte kutladıklarını bildirdi. Moda ve hazır giyim sektörünün dünyada kabuk değiştirdiğini, sadece üretmenin yetmediğini aktaran Başkan Tugay, tasarım, özgünlük ve yaratıcılığın asıl katma değeri belirlediğini söyledi. Başkan Tugay, “Rakamlar çok açık; küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık bir dev haline gelecek. Türkiye genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Bu durum, tüm dünyada ticaret savaşlarının yarattığı bir tablo olabilir. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Gelinlik ve abiye söz konusu olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolara ulaşıyor. İşte aradığımız formül budur: Katma değer. Katma değer, tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde yükselir” diye konuştu. “Gurur duyuyoruz” İzmir’in sektördeki rolüne de dikkat çeken Başkan Tugay, “Gururla ifade etmeliyim ki İzmir, bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i, bini aşkın firmamızın alın teriyle güzel İzmir’imizde gerçekleştiriliyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerine İzmir imzası atılıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkânı sağlayan bu büyük ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır” ifadelerini kullandı. “Modanın kalbi İzmir'de atmaya devam edecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle çıtayı her yıl daha da yukarı taşıdıklarını belirten Başkan Tugay, “2027 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkıyor. Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in ‘Tasarım Kenti’ vizyonunun en somut göstergesidir” dedi. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden Tugay, “Emeği olan tüm üreticilerimize, oda ve birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak; üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızla her zaman yanınızdayız. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize hayırlı, bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek” şeklinde konuştu. Kılıçkaya: İzmir ülkemizin gururu olmaya devam ediyor IF Wedding Fashion İzmir’in prestijli fuarlar kategorisinde yer aldığını belirten Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracat gücünü istikrarlı biçimde artıran öncü şehirlerimizden birinin başarısına hep birlikte tanıklık ediyoruz. İzmir, Türkiye’nin küresel rekabet yolculuğunda stratejik bir rol üstlenmektedir” dedi. İzmir’in ihracat performansına da dikkat çeken Kılıçkaya, “İzmir, 2025 yılında 23,6 milyar dolarlık ihracatla Türkiye genelinde en fazla ihracat gerçekleştiren üçüncü ilimiz olmuştur. Bu başarısıyla İzmir, ülkemizin gururu olmaya devam etmektedir. Moda ve hazır giyim sektörümüz ise hem istihdam hem de katma değer açısından ekonomimizin temel sütunları arasında yer almaktadır” dedi. Sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapıyor IF Wedding Fashion İzmir’in öne çıkan başlıkları arasında yer alan defile programları kapsamında, 2027 yılı koleksiyonları ilk kez görücüye çıkacak. Ünlü mankenler eşliğinde düzenlenecek 12 defilede, sektöre yön veren markaların koleksiyonlarının yanı sıra genç tasarımcıların çalışmaları da podyuma taşınacak. Defile programlarının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Defilelerin yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sosyal sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapıyor. Geçen yıl kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi amaçlayan siyah gelinlik çalışmasıyla toplumsal farkındalık yaratan İzmir Moda Tasarımcıları Derneği, bu yıl ise meme kanseri farkındalığına dikkat çeken yeni bir projeyi fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşturuyor. Geçen yılın birincisi performans defilesiyle podyumda 2025 yılında Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanan Öztürk Yıkılmaz, bu yıl IF Wedding Fashion İzmir podyumunda performans defilesi ile yer alacak. “Sessiz Asalet” temasıyla hazırlanan ve 20 parçadan oluşan koleksiyon, abiye ağırlıklı tasarımların yanı sıra gelinlikleri de içeriyor. Güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak 20-22 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir, kentin moda, gelinlik, damatlık ve abiye alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Ticari boyutunun yanı sıra yarışma ve yeni koleksiyonların beğeniye sunulacağı defilelerin yer alacağı fuar, tasarımı görünür kılarken sektör için güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak. Yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçilerle gerçekleştirilecek görüşmelerin ise yeni pazarlar yaratması ve ihracat bağlantılarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Birevim'den 2025’te Rekor Büyüme Haber

Birevim'den 2025’te Rekor Büyüme

Şirket, geçtiğimiz yıla kıyasla tasarruf sahibi sayısında yüzde 309, proje sayısında ise yüzde 342 ve sağlanan finansman tutarında yüzde 524 oranında büyüme kaydederek sektörde dikkat çeken bir ivme yakaladı. Birevim, güçlü 2025 performansını 2026 yılına taşırken, yeni dönem vizyonunu ve marka duruşunu da kamuoyuyla paylaştı. Shangri-La Bosphorus Hotel’de düzenlenen toplantıda; Birevim Genel Müdürü Özgür Öztürk, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Şahin, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Anıl Paksoy ile markanın yeni iletişim yüzü Ahmet Kural basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, şirketin 2025 yılı performansı, sektörün mevcut durumu ve 2026’ya yönelik stratejik yaklaşımı kapsamlı şekilde ele alındı. Birevim Genel Müdürü Özgür Öztürk, markanın bugüne kadar benimsediği anlayışın ve yeni dönem vizyonunun temelinde insan odaklı bir yaklaşım bulunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Birevim, kurulduğu günden bu yana çok net bir inançla hareket ediyor. Bizim için ev sahibi olmak, araç sahibi olmak ya da bir iş yeri kurmak sadece finansal hedefler değildir. Bunlar, insanların hayatlarındaki en önemli dönüm noktalarıdır. Ve biz, bu kararların alındığı anlarda insanların kendilerini yalnız hissetmemesi gerektiğine inanıyoruz. Birevim, tam da bu noktada var. İnsanların hayatlarındaki en büyük adımları atarken yanında duran, süreci anlaşılır kılan, belirsizlikleri azaltan ve güven veren bir marka olarak konumlanıyoruz. Bizim işimiz sadece finansman sağlamak değil; insanların hayallerine giden yolda onlara eşlik etmek. Bu bakış açısı, bugün sizlerle paylaştığımız ‘Sizi Düşünen Biri’ yaklaşımının da temelini oluşturuyor. Birevim’in var oluş sebebinin, insanlarla kurduğu ilişkinin ve sorumluluk anlayışının en yalın tanımı. Çünkü ‘biri’ olmak; insanın hayatındaki en kritik anlarda ona güven vermeyi, yanında olduğunu hissettirmeyi ve o yükü birlikte taşımayı gerektirir. Biz, insanları ev ve araba sahibi olmaları için cesaretlendirme hedefinde olan bir markayız.” Özgür Öztürk, 2025 yılının Birevim açısından yeniden yapılanma ve güçlenme yılı olduğuna da dikkat çekti. Açıklanan büyüme rakamlarının, hem sektöre hem de tasarruf sahiplerine önemli bir gösterge sunduğunu belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025 yılı, Birevim için yeniden yapılanma ve güçlenme yılı oldu. Bu sürecin karşılığını hem operasyonel hem de finansal performansımızda net şekilde ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıla kıyasla; tasarruf sahibi sayısında yüzde 309, proje sayısında yüzde 342 ve sağlanan finansman tutarında yüzde 524 oranında büyüme sağladık. Bu rakamlar, Birevim’e duyulan güvenin ve doğru stratejiyle ilerlediğimizin en somut göstergesidir.” Sektörün genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, tasarruf finansman sisteminin mevcut ekonomik koşullar altında giderek daha kritik bir alternatif haline geldiğini vurguladı: “Bugün var olan kredibilte oranları, tasarruf temelli modellerin ne kadar kritik bir ihtiyaç haline geldiğini ortaya koyuyor. Yüksek faiz ortamında insanlar daha öngörülebilir, daha sürdürülebilir çözümler arıyor. Tasarruf finansman sistemi de bu ihtiyaca güçlü bir alternatif sunuyor. 2025 yıl sonu itibarıyla sektör işlem hacmi 1 buçuk trilyon liraya ulaştı, tasarruf sahibi sayısı ise 1 milyonu aştı. Söz konusu rakamlar, bu modele duyulan ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.” Ahmet Kural ile Yeni Dönem İletişim İş Birliği Birevim’in 2026 itibarıyla başlattığı yeni dönem iletişim yaklaşımının önemli adımlarından biri de oyuncu Ahmet Kural ile hayata geçirilen marka yüzü iş birliği oldu. Şirket, bu iş birliğini yalnızca satışı artıran bir reklam kampanyası olarak değil, marka bilinirliğine katkı sağlayan stratejik bir iletişim adımı olarak konumlandırıyor. Bu yeni iletişim yaklaşımının çerçevesini çizen değerlendirmesinde Özgür Öztürk şu ifadelere yer verdi: “2026’ya girerken Birevim için yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde; daha yalın bir dil, daha cesaretlendirici bir duruş ve insanı merkeze alan çok daha net bir iletişim anlayışıyla yol alıyoruz. Bu anlayışın en güçlü yansımalarından biri de, 2026 itibarıyla reklam yüzümüz olarak Ahmet Kural ile başlattığımız ve 2 yıl sürecek olan kampanya oldu. Ahmet Kural; samimiyeti ve doğallığıyla Birevim’in anlatmak istediği hikâyeyle çok güçlü bir bağ kuruyor. Ortaya çıkan iş, yalnızca bir reklam filmi değil; Birevim’in insanları ev ve araba sahibi olma konusunda cesaretlendiren, onların yanında olan ve onları düşünen biri olduğunu anlatan sahici bir hikâye.” Markanın yeni iletişim yüzü Ahmet Kural da iş birliğine ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Birevim, kendi alanında sürekli büyüyen ve pazar payını genişleten, tercih edilen bir marka. Bana, bu kampanyaya yaklaşımlarını anlattılar. Seçtikleri dilin samimiyeti, anlattıklarının ve söylemek istediklerinin kapsamını çok beğendim. Tasarruf yapma ve bunu alışkanlığa dönüştürme fikrini farklı buldum. ‘Sizi düşünen biri’ fikri çok içten bir yaklaşım... Böylesine fayda odaklı ve samimi bir iş birliğinin içinde yer almaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu süreçte her şeyin en iyi olması için çalışan Birevim ailesine teşekkür ediyorum.” Birevim, 2025’te yakaladığı güçlü büyüme ivmesini 2026’da da sürdürmeyi hedeflerken; tasarruf finansman sistemini daha geniş kitlelerle buluşturmayı, insanı merkeze alan yaklaşımını tüm temas noktalarında güçlendirmeyi ve sektördeki öncü konumunu kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.

Anti-Damping Kararı Yerli Çeliğe Can Suyu Olacak Haber

Anti-Damping Kararı Yerli Çeliğe Can Suyu Olacak

Türk sanayi sektörünü üretim yapamaz hale getiren dampingli ürünlere karşı, Ticaret Bakanlığınca kesin önlem uygulamasına karar verilerek yüzde 3,95 oranında anti-damping vergisi getirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan karara yönelik açıklama yapan Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, “Yerli üreticiye daha adil bir rekabet ortamı sağlayacak olan bu kararı, sektörü büyük kayıplar vermekten kurtaracak uygulamaların ilk adımı olarak görüyoruz ve devamının geleceğine inanıyoruz ” dedi. Demir-çelik sektörü temsilcilerinin, artan ithalat baskısına karşı anti-damping uygulaması kapsamında gerçekleştirdiği başvuru karara bağlandı. Ticaret Bakanlığı, Çin’den ve farklı Uzak Doğu ülkelerinden ithal edilen düşük fiyatlı ve kalitesiz ürünlerin iç piyasada haksız rekabet yarattığına yönelik başvuruyu haklı bularak, ithalatta yüzde 3,95 oranında anti-damping vergisi uygulanmasına karar verdi. İthalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin yayımlanan karar, yeni dönemde demir-çelik sektöründe eşit şartlarda rekabetin önünü açarak, Türkiye ekonomisine can suyu olacak. HALUK KAYABAŞI: ANTİ DAMPİNG YENİ YATIRIMLARIN ANAHTARI OLACAK Türkiye’de dampingli ithalata karşı alınabilecek proaktif ve kalıcı önlemlerin yeni yatırımların önünü açacağını ifade eden Haluk Kayabaşı, “Paslanmaz çelik, modern sanayinin hem stratejik hem de vazgeçilmez girdileri arasında önemli bir yere sahip. Otomotivden sağlığa, gıdadan enerjiye, mutfaktan savunma sanayisine kadar yüksek katma değerli sektörlerin çoğunda kilit bir rol oynuyor. Ancak Asya ve Uzak Doğu menşeli ürünlerde görülen dampingli fiyatlar, iç piyasadaki rekabet ortamını bozmakla kalmıyor, yerli üreticinin yatırım kapasitesini de zayıflatıyor. Ticaret Bakanlığımız tarafından yerli üreticiye stratejik kalkan oluşturacak bu yaptırımların, ülkemizin paslanmaz çelikte sürdürülebilir bir büyüme yakalamasına etki edeceğine inanıyorum. Böylesine güçlü bir ürünü, dışa bağımlı hale getirmek ülkemiz için büyük bir kayıp olur. Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve emsal teşkil eden koruyucu ticaret politikaları, yerli üretici için büyük bir dayanak. Anti-damping, yeni yatırımların anahtarı olacak” dedi. TÜRK SANAYİSİ YENİ DÖNEMDE İSTİHDAMLA GÜÇLENECEK Türkiye'nin paslanmaz çelik sektöründe yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade eden Haluk Kayabaşı, “Paslanmaz çelik pek çok sektör için stratejik bir girdi. Bu ham maddeyi son ürün haline getirecek yerli üretim gücünün desteklenmesi hayati önem taşıyor. Milli ekonomimize katma değer sağlayan paslanmaz çeliğe hayat verecek tüm uygulamaları destekliyoruz” diyerek yüzde 3,95 oranında uygulanacak anti damping vergisinin olası etkilerini anlattı: “Halihazırda mevcut üretim, sanayinin artan ihtiyacının yalnızca üçte birini karşılayabiliyor. Türkiye’nin yıllık soğuk haddelenmiş paslanmaz çelik tüketimi 400–450 bin ton civarında. Ancak bu tüketimde ithalat yüzde 80 gibi bir paya sahip. Diğer yerli üretici ile birlikte toplam iç pazar ihtiyacının yüzde 90'ını karşılayabilecek kapasitedeyiz. Yerli üretimi güçlendirmek, hem cari açık açısından hem de sanayimizin stratejik bağımsızlığı için çok önemli. Bakanlığımız tarafından yayımlanan anti-damping önlemi kararının ardından üretimimiz inanıyorum ki önemli oranda artış gösterecek. Kapasite kullanım oranlarımız artacak, fabrikalarımız daha düşük maliyetle üretim yapacak. En önemlisi istihdam ve işgücü artacak. Yatırım iştahı canlanırken, ülkemizin rekabet gücü gelişecek. Bakanlığımızın desteğiyle oluşturulacak güçlü sanayi ekosistemi, yatırımların kalıcı hale gelmesini ve katma değerli üretimin gelişmesini sağlayacak. Türkiye, daima büyüyen sanayisiyle ve üretim kabiliyetiyle küresel rekabet içinde giderek daha görünür hale geliyor. Altını çizerek söylemek isterim ki; paslanmaz çelik, kat edilen bu yolun, ulaştığımız bu büyümenin omurgasını oluşturan sektörlerden biri. Bu adım, Türkiye’nin yalnızca tüketen değil, bölgesinde üretim üssü haline gelen konumunu da güçlendirecek. Böylelikle sektörümüzde, dünya çapında söz sahibi bir oyuncu olacağız” dedi.

Türkiye, İnşaat Sektörü 2027 Yılına Kadar İstikrarlı Büyümesini Sürdürecek   Haber

Türkiye, İnşaat Sektörü 2027 Yılına Kadar İstikrarlı Büyümesini Sürdürecek  

Ekonomik gelişmeler, demografik değişimler, geniş ölçekli kamu yatırımları ve teşvikler sektör büyümesini desteklerken, sektörün karşılaşabileceği zorluklar arasında sınırlı finansal kaynaklar, iş gücü arzındaki sıkışıklık ve inşaat maliyetlerinin artması yer alıyor. Dünya genelinde sektöründe öncü firmalara kurumsal finansman ve strateji danışmanlığı hizmetleri sunan EY-Parthenon (EYP), Türkiye İnşaat Sektörü Görünümü çalışmasını yayımladı. Türkiye inşaat sektörünün 2018-2024 yılları arasındaki hacimsel gelişiminin konut, ticari, endüstriyel ve kamu kırılımlarıyla incelendiği ve 2027’ye dönük sektör büyüme tahmininin paylaşıldığı çalışma, sektörün 2027 yılına kadar karşılaşacağı fırsat, risk ve zorlukları da ortaya koyuyor. Çalışmaya göre; pandemi döneminde sert bir düşüş yaşayan, daha sonra toparlanarak 2024’te 61 milyar avro ile zirveye ulaşan Türkiye inşaat sektörünün 2025’te yaklaşık 65 milyar avroya, 2026’da yaklaşık 70 milyar avroya ulaşması ve 2027’de ise 70 milyar avro seviyesini aşması bekleniyor. Bu büyümeyi; GSYH artışı, istikrara kavuşan enflasyon, demografik değişimler, afetler sonrası yeniden inşa ve sürdürülen kamu yatırımları gibi etkenler etkiliyor. Son dönemdeki sektör eğilimleri, inşaat ve yapı malzemelerinin maliyetlerindeki artışlar ile inşaat ruhsatlarındaki dalgalanmalar doğrultusunda belirleniyor. Bu durum, yerel kredi faiz oranları ve regülasyonlardaki değişiklikler gibi ekonomik faktörler tarafından yönlendirilen inşaat faaliyetlerindeki değişimleri de yansıtırken, ileriye dönük olarak enflasyonun dengelenmesi ve konut talebinin artması ile birlikte, inşaat sektörünün genel GSYH büyümesiyle paralel şekilde genişlemesi bekleniyor. Artan maliyetlere rağmen sektör dayanıklı Sektör büyümesinin özellikle kentsel dönüşüm, yeniden inşa, yapı izinleri ve hükümet teşvikleri gibi etkenler sebebiyle %36 ile 2024 yılında yüksek bir seviyeye ulaştığını ortaya koyan çalışma, inşaat maliyetlerindeki artışa da dikkat çekiyor. 2021’de 100 olan maliyet endeksi 2024’te 505’e yükselirken, bu durum sektörün kâr marjları üzerinde baskı oluşturduğunu gösteriyor. 2017’de 119 seviyesinden 2022’de 94’e geriledikten sonra 2024’te 115’e yükselen üretim endeksi, artan maliyetlere rağmen sektörün dayanıklılığını ortaya koyuyor. Gelir artışı maliyet artışlarını aşıp, gelir endeksi 2021’de 100’den 2024’te 706’ya yükselirken, bu durum sektörün kârlılığı sürdürme çabalarını yansıtıyor. Son yıllarda artan saatlik asgari ücret de üretim maliyetlerine baskı yapıyor. Kamu yatırımları, kentsel dönüşüm ve yeniden inşa talebi sektörü bekleyen fırsatlar Türkiye'deki inşaat sektöründe artan inşaat maliyetleri önemli bir zorluk olmaya devam ederken, artan kamu yatırımları ve teşvikler sağlıklı bir büyüme vaat ediyor. İşçilik ve malzeme gibi inşaat maliyetleri kâr marjlarını baskılarken; regülasyon belirsizlikleri, üretimdeki dalgalanma, iş gücü ve kapasite kısıtlamaları sektörün zorlukları arasında yer alıyor. Artan kamu yatırımları, kentsel dönüşümün genişlemesi, yeniden inşa talebi ve artan hane oluşumu ise sektöre ivme kazandırıyor. 2025 yılında, konut satışları güçlü seyrini sürdürüyor ve kredi kullanımı artırıyor. Ancak yüksek faizle nakit ve alternatif finansman yöntemleri yaygınlığını koruyor. Güçlü konut talebi tüketiciyi geleneksel kredi yerine farklı finansman yöntemlerine yöneltiyor Sıkı para politikasına ve azalan kredilere rağmen devam eden güçlü konut talebi, tasarruf finansman şirketlerinin varlıklarını artırdı ve alternatif konut finansmanı alanına yeni oyuncular çekti. Türkiye’de konut talebi güçlü seyrini sürdürdükçe, tüketiciler geleneksel krediler yerine alternatif finansman yöntemlerine yöneldi ve tasarruf finansman modelleri bunun başında yer aldı. Tasarruf finansman şirketlerinin toplam varlıkları 2022’de 0,8 milyar avro seviyelerindeyken; 2024’te 2,8 milyar avroya yükseldi. Haziran 2025 itibarıyla, Türkiye’de 6 lisanslı tasarruf finansman şirketi faaliyet gösterirken, sektörün toplam varlık büyüklüğü Haziran 2025’te 4,2 milyar avroya ulaştı. EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Cem Çamlı, Türkiye inşaat sektörüyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY-Parthenon olarak; Türkiye inşaat sektörünün ekonomik büyüme, nüfus artışı, kentsel dönüşüm ve sosyal konut gibi devlet politikaları, geniş ölçekli kamu altyapı yatırımları ve teşviklerle 2027'ye doğru istikrarlı bir şekilde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Artan inşaat ve iş gücü maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sıkıntılar ve yeni düzenlemelere duyulan ihtiyaç sektör için bazı zorluklar oluşturuyor. Buna karşın, artan konut ihtiyacı, kentsel dönüşüm projeleri, yeniden yapılanma çalışmaları ile veri merkezleri ve lojistik tesisler gibi yeni yatırımlar sektörün büyümesi için de önemli fırsatlar sunuyor. 2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme verilerine göre, dönem içerisinde en hızlı büyüme kaydeden sektör %13,9 ile inşaat sektörü olmuştur. Bu sebeple, sektördeki tüm paydaşların zorlukları ve fırsatları göz önünde bulundurmaları ve geleceğe yönelik stratejik yol haritalarını şimdiden belirlemeleri kritik olacaktır. Bu çalışmamızın tüm paydaşlara yol gösterici bir rehber niteliğinde olacağına inanıyoruz.”

Telekomünikasyon Sektöründe Yenilikçi Adımlar Atılıyor Haber

Telekomünikasyon Sektöründe Yenilikçi Adımlar Atılıyor

Genel Kurul, sektörün mevcut durumu ve geleceğine dair önemli tartışmaların ardından tamamlandı. Başkanlığa seçilen Halil Nadir TEBERCİ, derneğin sektörün gelişimi ve Türkiye ekonomisinin altyapısının güçlenmesi konusundaki kararlılığını bir kez daha vurguladı. TEBERCİ, “Serbestleşme ve rekabetin sağlanmadığı bir ortamda, yurttaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak mümkün değildir. Bu yeni dönemde, kamu ve özel sektör iş birliklerini artırarak, teknoloji ve dijital dönüşüm konularında yenilikçi projelere odaklanacağız” dedi. Yeni Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor: Yönetim Kurulu Üyeleri: Halil Nadir TEBERCİ (Başkan) – TTM TELEKOM Mehmet Fahri CAN (Başkan Vekili) - İŞNET Ceren OKUTAN (Sayman) – VOIP TELEKOM Okan METİNER- TURKNET Mehmet Ali AKARCA – KOÇSİSTEM Yedek Yönetim Kurulu Üyeleri: Uğur EREN- VİVANET Onur ZORLU – ATLANTİS TELEKOM Ezgi AYATA- MILLENICOM İsmail ÖZEREN – RADORE Bülent ŞEN – DE-CIX Denetleme Kurulu Üyeleri: Sevil ÇİLOĞLU (Denetleme Kurulu Başkanı) – ESER TELEKOM Murat Raci AKSAKAL- NETSPEED Aydın İPEKİŞLEYEN – TTM TELEKOM Yedek Denetleme Kurulu Üyeleri: Emre Kopmaz – NOVA TELEKOM Sinan Öztimur- İSTTELKOM Mehmet Ali Koşar- DSMART TELKODER, Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde öncülük etmeyi ve sektörel sorunlara çözüm bulmayı hedefliyor. Özellikle, fiber altyapısının yaygınlaştırılması, rekabetin sağlanması ve sektörün büyütülmesi bu dönemde izlenecek temel stratejiler arasında. Ayrıca dernek, yatırımların önündeki engellerin kaldırılması, tüketicilere daha çeşitli ve iyi hizmetler sunulması konularında da çalışmalarını sürdürecektir. Yeni yönetimin önceliği, sektörün dinamiklerini güçlendirerek, rekabeti desteklemek ve üyelerinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak olacaktır. TELKODER, sektördeki gelişim sürecine katkıda bulunmaya ve rekabeti geliştirme odaklı politikalar geliştirmeye devam edecektir.

Yaşam Bilimleri Bileşenleri Fuarı, Gıda Sektörünü Buluşturuyor Haber

Yaşam Bilimleri Bileşenleri Fuarı, Gıda Sektörünü Buluşturuyor

Fuarda TÜGİDER desteğiyle gerçekleşecek panellerde, “2025 ve Ötesi: Gıda ve Gıda Bileşenlerinde Gelecek Vizyonu” ile “Gıda Bileşenlerinde Yeni Trendler ve Ticaretin Geleceği” başlıklı oturumlar yer alacak. Sürdürülebilirlikten mevzuata, yenilikçi trendlere ve ticaretin geleceğine kadar pek çok konu, sektörün önde gelen profesyonelleri ve akademisyenler tarafından detaylı şekilde ele alınacak. Bu paneller, katılımcılara sektördeki gelişmeleri yakından takip etme ve yeni iş birlikleri kurma fırsatı sunacak… Fuarda, büyük ve orta ölçekli gıda, içecek ve besin takviyeleri üreticisi firmalar yalnızca ticari iş birlikleri kurmakla kalmayacak, aynı zamanda sektörlerin küresel vizyonunu geliştirecek iş ağlarının oluşmasına da katkı sağlayacak. Alanında önde gelen kuruluşlardan FECC (Avrupa Kimyasal Distribütörler Birliği) ve TÜGİDER (Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği) fuarı desteklerken, Gıda Mühendisleri Odası, Kimyagerler Derneği ile birlikte GTBD, Mısır Derneği ve GİFT de stratejik partnerler arasında yer alıyor. Gerçekleşen panellerde sektör temsilcileri geleceğin trendlerini paylaşacak Life Sciences çatısı altında düzenlenen Food & Nutritional Ingredients 2025 Fuarı’nda, sektörün en yenilikçi etkinliği FNI FEST kapsamında katılımcı firmalar en yeni teknoloji çözümlerini tanıtacak. Ziyaretçiler, geliştirilen yenilikçi yiyecek ve içecekleri interaktif workshoplarla deneyimleme fırsatı bulacak. Fuarda, TÜGİDER desteğiyle gerçekleştirilen panellerde “Gıda Bileşenlerinde Yeni Trendler ve Ticaretin Geleceği” başlıklı oturumda; Anti-Naturel Besin ve Bitkisel Destek Ürünleri Genel Müdürü Salih Çağatay takviye edici gıdalardaki yenilikleri ve tüketici tercihlerini; Suvla Şarapları Kurucusu Selim Zafer Ellialtı alkollü içkilerde 2025 trendleri ile tedarik zinciri ve dış ticaret konularını; Onnovit Gıda Sanayi Genel Müdürü Erdal Coşkun ise Ar-Ge ve ürün geliştirmede fonksiyonel içeriklerin rolünü değerlendirecek. “2025 ve Ötesi: Gıda ve Gıda Bileşenlerinde Gelecek Vizyonu” panelinde ise sektör temsilcilerinden Gıda Kurtarma Derneği Başkanı Berat İnci sürdürülebilirlik ve israfın önlenmesini; Bitkiden ( Bitkisel Bazlı Gıdalar Dermeği) Başkanı Ebru Akdağ bitkisel gıda bileşenlerindeki yükseliş ve yeni trendleri; TÜGİDER Başkanı Mustafa Manav yaş meyve-sebze sektöründe sürdürülebilirlik ve lojistik konularını; Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Dr. Samim Saner ise gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve enzimlerde mevzuat ve güvenilirlik konularını aktaracak.

İnşaat sektörü yıla düşüşle başladı Haber

İnşaat sektörü yıla düşüşle başladı

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir. Hazır Beton Endeksi 2025 Ocak Ayı Raporu’na göre, 2024 yılının son ayında pozitif tarafa geçen Beklenti Endeksi 2025 yılı ocak ayında yeniden eşik değerin altına geriledi. 2025 yılının ilk ayında tüm endeksler aşağı yönlü hareket etmiş görünmektedir. Alt endeksler içerisinde en düşük seviyeye gerileyen ise Faaliyet Endeksi oldu. 2024 yılının son çeyreğinde görülen yükseliş yılın ilk ayında yerini gerilemeye bırakmış durumdadır. Geride bıraktığımız 2025 yılı ocak ayında Beklenti Endeksi hariç tüm endeksler geçen yılın aynı ayına göre azalmış durumdadır. En fazla düşüş Faaliyet Endeksi’nde görünmektedir. Güven Endeksi’ndeki gerileme oldukça sınırlı düzeyde iken Beklenti Endeksi geçen yılla aynı seviyede kalmıştır. Diğer endekslerdeki düşüşün Birleşik Beton Endeksi’ni de aşağı çektiği görünmektedir. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılı ocak ayında tüm endeksler aşağı yönlü hareket etti. En düşük seviyeye gerileyen ise Faaliyet Endeksi oldu. 2024 yılının son çeyreğinde görülen yükseliş yılın ilk ayında yerini gerilemeye bıraktı. Ocak ayında Beklenti Endeksi hariç tüm endeksler geçen yılın aynı ayına göre azalırken en fazla düşüş Faaliyet Endeksi’nde göründü.” dedi. Ekonomik gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında faiz indirimlerinin devam etmesi inşaat sektörü açısından kritik bir gelişmedir. Zira konut sektörünün 2025 yol haritasının belirleyicisinin bu olacağını düşünüyoruz. Konut satışları, ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,7 oranında artarak 112 bine ulaştı ki bu durum, ülke genelinde konut satışlarındaki son dönemde görülen en yüksek ocak ayı değeridir. Daha önemlisi kasım ayında ipotekli konut satışları yıllık %316 artış gösterdi ancak bu hareketliliğin devam etmesi için ekonomi yönetiminin enflasyon ile mücadelede başarı sağlarken aynı zamanda dengeli bir faiz politikasını hayata geçirmesi gerekmektedir. Bankaların konut kredisinde hâlihazırda aylık yüzde 2,75’e inen faiz oranını önümüzdeki dönemde daha makul seviyelere çekmesi gerekiyor ki konut satışlarında ve inşaatta beklenen hareketlilik gerçekleşsin.” dedi. Hazır Beton Endeksi hakkında Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.