Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sektör Dinamikleri

Kapsül Haber Ajansı - Sektör Dinamikleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sektör Dinamikleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticari Risk Yönetiminde Yeni Nesil Çözüm  Haber

Ticari Risk Yönetiminde Yeni Nesil Çözüm 

Şirketlerin yalnızca finansal tabloları değil; faaliyet gösterdikleri ülkenin ekonomik görünümü, sektör dinamikleri, ödeme alışkanlıkları ve güncel ticari risk göstergeleri de sağlıklı karar süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Coface'ın küresel veri ağı ve uzman risk analizlerini bir araya getiren URBA360, işletmelere dünya genelindeki şirketlere ilişkin kapsamlı ve güncel ticari istihbarata tek platform üzerinden erişim sağlayarak risk yönetimini daha sistematik ve öngörülebilir hale getiriyor. "Doğru ticari kararların temelinde güncel veri bulunuyor" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coface Ticari Grup Direktörü Çimen Özdamar, şunları söyledi: "Küresel ekonomide yaşanan hızlı değişim, şirketlerin risk yönetimine bakışını da dönüştürüyor. Günümüzde doğru ticari karar alabilmek için yalnızca finansal verilere bakmak yeterli olmuyor. İş ortaklarının faaliyet gösterdiği ülkenin ekonomik görünümünden ödeme alışkanlıklarına, sektör dinamiklerinden uzman risk değerlendirmelerine kadar birçok göstergenin birlikte analiz edilmesi gerekiyor. URBA360 ile şirketlere bu bilgilerin tamamını tek platform üzerinden sunuyor; müşteri ve tedarikçi portföylerini sürekli izlemelerine, riskleri erken aşamada tespit etmelerine ve ticari kararlarını daha güçlü verilerle desteklemelerine katkı sağlıyoruz." Küresel ticari risklere 360 derece bakış URBA360, 200'den fazla ülkedeki şirketlere ait temel finansal göstergeleri, ticari risk analizlerini ve Coface'ın uzman değerlendirmelerini tek platformda buluşturuyor. Böylece şirketler mevcut müşterileri, potansiyel iş ortakları ve tedarikçileri hakkında saniyeler içerisinde kapsamlı bilgiye ulaşabiliyor. Platform, kullanıcılarına yalnızca mevcut durumu gösteren bir raporlama aracı olmanın ötesine geçerek ticari ilişkilerin geleceğine yönelik öngörüler de sunuyor. Günlük olarak güncellenen veriler sayesinde işletmeler müşteri ve tedarikçi portföylerini sürekli izleyebiliyor, olası riskleri erken aşamada tespit ederek ticari stratejilerini daha sağlıklı şekilde oluşturabiliyor. Risk değerlendirmesini tek ekranda birleştiriyor URBA360'ın merkezinde yer alan Coface Skoru, şirketlerin önümüzdeki 12 ay içerisinde finansal yükümlülüklerini yerine getirememe olasılığını 0 ile 10 arasında standartlaştırılmış bir ölçekle değerlendiriyor. Bu skor, finansal göstergeler ile Coface'ın ticari alacak sigortasındaki uzun yıllara dayanan uzmanlığını bir araya getirerek şirketlerin risk seviyesini kolay anlaşılır bir yapıda sunuyor. Platform aynı zamanda Coface uzmanlarının oluşturduğu Kredi Görüşü ile şirketler için önerilen maksimum kredi limitine ilişkin değerlendirme sağlarken, Ülke Risk Değerlendirmesi sayesinde şirketlerin faaliyet gösterdiği ülkelerin makroekonomik yapısını ve dış şoklara karşı dayanıklılığını da analiz ediyor. Böylece kullanıcılar yalnızca şirketi değil, şirketin faaliyet gösterdiği ekonomik ortamı da bütüncül şekilde değerlendirebiliyor. Ödeme davranışlarını analiz ederek gelecekteki riskleri öngörüyor URBA360'ın sunduğu önemli göstergelerden biri olan Geç Ödeme Endeksi (Late Payment Index - LPI) ise şirketlerin ödeme alışkanlıklarını analiz ederek finansal risklerin daha doğru değerlendirilmesini sağlıyor. Coface'ın alacak sigortası ekosisteminden elde ettiği verilerle oluşturulan bu gösterge; alacakların yaşı, ödeme sıklığı, gecikmelerin yoğunluğu ve ödeme performansına ilişkin birçok veriyi birlikte değerlendirerek şirketlerin ödeme davranışlarına ilişkin önemli içgörüler sunuyor. Bu sayede işletmeler yalnızca mevcut finansal tabloyu değil, gelecekte oluşabilecek tahsilat risklerini de önceden öngörebiliyor ve ticari ilişkilerini daha güvenli şekilde yönetebiliyor. Gerçek zamanlı takip ve erken uyarı sistemi URBA360, ticari risk analizinin yanında şirketlere sürekli izleme yeteneği de kazandırıyor. Kullanıcılar takip ettikleri şirketlerde meydana gelen önemli değişiklikleri anlık bildirimlerle izleyebiliyor. Finansal göstergelerde yaşanan değişimler, risk seviyesindeki güncellemeler veya ticari yapıyı etkileyebilecek gelişmeler platform üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor. Bu yapı sayesinde şirketler yalnızca riskleri analiz etmekle kalmıyor; değişen koşullara hızla uyum sağlayarak müşteri ve tedarikçi portföylerini proaktif biçimde yönetebiliyor. Web platformu üzerinden erişilebilen sistem, ticari bilgi raporlarını günlük olarak güncelleyerek karar alma süreçlerine sürekli destek sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor Haber

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor

Günümüzde şirket yöneticilerinin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin farkındalığı artsa da bu fırsatlar; finansal modellere, yatırım değerlendirmelerine ve stratejik planlama süreçlerine henüz tutarlı ve güvenilir biçimde yansıtılamıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin iş kararları üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasına neden oluyor. KPMG'nin hazırladığı “Sürdürülebilirlikte Değerleme Açığını Kapatmak” raporu sürdürülebilirlik ile değerleme arasındaki açığı ortaya koyarken bu açığın nasıl kapatılabileceğine ilişkin KPMG uzmanlarının değerlendirmelerine ve şirketler için öne çıkan uygulama alanlarına yer veriyor. Küresel çapta 2 binden fazla üst düzey yönetici ve karar alıcının katılımıyla yapılan anketin sonuçlarına dayanan rapora göre yöneticilerin yüzde 72'si sürdürülebilirlik stratejisi, göstergeleri ve performansları hakkında kapsamlı bilgiye sahip veya temel unsurlara aşina. Yüzde 60'ı finansal planlama süreçlerinde sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları dikkate aldığını, yüzde 50'si ise sürdürülebilirliğin kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor. Buna karşın, katılımcıların yalnızca yüzde 19'u sürdürülebilirliğin finansal performans, operasyonel kazanımlar ve inovasyon üzerindeki etkisini ölçülebilir hale getirmek için gelişmiş analitik yaklaşımlar kullandığını belirtiyor. Bu sonuç, birçok şirketin sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek potansiyel kayıpları ölçülebilir hale getirmek için hâlâ yeterince gelişmiş analitik yaklaşımlara sahip olmadığını ortaya koyuyor. Düzenlemelerin rolü ve bölgesel farklılıklar KPMG'nin anketine göre sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemeler, yöneticilerin bu konudaki farkındalığını artırmada kilit bir rol oynuyor. Özellikle Avrupa'daki düzenlemelerin etkisi açıkça görülüyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat stratejisi kapsamındaki düzenlemeler, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. TCFD, ISSB ve CSRD gibi çerçeveler ise şirketlerin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları stratejik ve finansal planlama süreçleri ile yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik ediyor. Aynı zamanda bu çerçeveler, şirketlere ve yatırımcılara sürdürülebilirlik faktörlerinin finansal performans ve şirket değeri üzerindeki etkilerini daha sistematik şekilde değerlendirebilecekleri bir yapı sunuyor. Bölgesel olarak bakıldığında İtalya'da, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sürdürülebilirliğin şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yönetim kurulu toplantıları ile yıllık raporlarda yer aldığını belirtiyor. İspanya'da ve Fransa'da da yöneticiler büyük oranda (yüzde 61) aynı görüşü paylaşıyor. Yol haritası: Sürdürülebilir kaynaklı değer yaratımının ölçülmesi Raporda kurumların sürdürülebilirlik ile şirket değeri arasındaki bağı kurabilmesi için sistematik bir yaklaşım benimseyerek şu adımları atması tavsiyesinde bulunuluyor: Değer yaratım alanlarının belirlenmesi: Sektör dinamikleri, düzenleyici eğilimler, benzer şirket uygulamaları ve şirketin mevcut performansı analiz edilerek sürdürülebilirlikle bağlantılı değer yaratma potansiyeli taşıyan alanlar belirlenir.Sürdürülebilirlik unsurlarının finansal performans ve değer yaratımıyla ilişkilendirilmesi: Belirlenen sürdürülebilirlik unsurları; büyüme, rekabet avantajı, operasyonel verimlilik, pazar konumu ve risk profili gibi şirket değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen unsurlarla ilişkilendirilir.Finansal etkilerin modellenmesi: Sürdürülebilirlikle bağlantılı girişimlerin kârlılık, gelir yaratma kapasitesi ve şirket değeri üzerindeki potansiyel etkileri aşağıdaki başlıklar altında analiz edilir. “Sistemik riskler söz konusu olduğunda, asıl risk eylemsizlik” Raporun sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Şirket Ortağı Sertuğ Özkan, “Günümüzde sürdürülebilirlik, yönetim kurullarının gündeminde giderek daha merkezi bir yer edinirken, bu gündemin finansal planlama ve yatırım kararlarıyla aynı hızda entegre edilemediğini görüyoruz. Sürdürülebilirliğin ‘finansal dile' çevrilememesi stratejik bir kırılma noktasını da oluşturuyor. Hedef belirleme mekanizmalarının büyük ölçüde yerleşmiş olduğu mevcut ortamda asıl ihtiyaç; sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilebildiği bir finansal çerçevenin oluşturulmasıdır. Sistemik riskler söz konusu olduğunda, belirsizliği gerekçe göstererek aksiyon almamak giderek daha yüksek bir maliyet doğuruyor. Raporumuzun da vurguladığı gibi, asıl risk eylemsizliktir. KPMG olarak geliştirdiğimiz metodolojiler ve iş birlikleriyle kurumların sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının finansal etkilerini ölçülebilir hale getirmelerine ve bu etkileri finansal planlama ile yatırım kararlarına yansıtmalarına destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış durumda” KPMG Türkiye Değerleme ve Modelleme, Şirket Ortağı Burak Şahin ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Değerleme perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların FAVÖK, nakit akışları, iskonto oranları, devam eden değer ve değerleme çarpanları üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilememesi, şirket değerinin doğru şekilde belirlenmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yatırım kararları, kaynak kullanım öncelikleri ve stratejik karar alma süreçlerinde ek belirsizlikler yaratırken, kaynakların etkin kullanımını ve uzun vadeli değer yaratımını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış; finansal planlama, değerleme, yatırım değerlendirmesi ve kaynakların önceliklendirilmesine ilişkin kararların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. KPMG olarak, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların şirket değeri üzerindeki etkilerinin ölçülmesini, şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri açısından oldukça önemli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Forum Kayseri ve Forum Mersin AVM, 350 milyon Euro’ya Satıldı Haber

Forum Kayseri ve Forum Mersin AVM, 350 milyon Euro’ya Satıldı

2026 yılına 2 büyük AVM satışıyla başlayan Cushman & Wakefield | TR International, bu sayede geçen 4 yılda toplam 8 AVM satışını tamamlamış oldu. Uluslararası ticari gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield | TR International, 2026 yılına 2 büyük AVM satışıyla başladı. Alman gayrimenkul yatırım fonu Union Investment Real Estate GmbH mülkiyetinde bulunan ve toplam değeri 350 milyon Euro olan Forum Kayseri ve Forum Mersin AVM’lerinin Torunlar GYO’ya satışına aracılık etti. Bu işlem aynı zamanda sektör dinamikleri açısından önemli iki gelişmeyi de sağlamış oldu. Bu satın alma ile Torunlar GYO, portföyüne ilk kez kendi geliştirmediği, hazır ve gelir üreten AVM’leri dahil ederek stratejik bir adım attı. Cushman & Wakefield | TR International ise Türkiye’de doğrudan ve tam mülkiyet devrine konu en büyük portföy satışlarından birini başarıyla gerçekleştirmiş oldu. Toplamda 140 bin metrekare kiralanabilir alana sahip ve nitelikli kiracı karmalarıyla öne çıkan iki AVM, bulundukları şehirlerdeki stratejik konumları ve yüksek ziyaretçi potansiyelleriyle dikkat çekiyor. 2007 yılında açılan Forum Mersin AVM 73.189 metrekare; 2011 yılında açılan Forum Kayseri ise 66.531 metrekare kiralanabilir alana sahip. Söz konusu satış, Cushman & Wakefield | TR International’ın Türkiye ticari gayrimenkul pazarındaki güçlü konumunu da bir kez daha ortaya koydu. Şirket, son 4 yılda Türkiye genelinde toplam 334 bin metrekare büyüklüğünde sekiz alışveriş merkezi satışına aracılık ederek, sektördeki liderliğini devam ettirdi. Forum Kayseri ve Forum Mersin AVM’lerinin Torunlar GYO’ya devriyle birlikte, Türkiye’de nitelikli perakende varlıklarına yönelik yatırım iştahının sürdüğü ve büyük ölçekli işlemlerin yeniden hız kazandığına işaret ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.