Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sektör Temsilcileri

Kapsül Haber Ajansı - Sektör Temsilcileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sektör Temsilcileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor Haber

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor

2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle başlatılan “Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi”, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha sistemli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projenin temel amacı, öğrencilerin yalnızca okulda aldıkları teorik eğitimle değil, sektörün ihtiyacı olan yetkinlikler ile tanışmalarını sağlamak. Öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünü yakından tanımaları, farklı meslekleri ve kariyer olanaklarını görmeleri, firmaların çalışma ortamını deneyimlemeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmaları hedefleniyor. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” Projenin ilk döneminde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilmiş, sektörün öğrenciler tarafından daha yakından tanınması için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmişti. Bu kapsamda 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi proje kapsamına alınırken, üye 40 firma ile okullar eşleştirildi. Firma temsilcileri ve okul yönetimleri arasında doğrudan iletişim kurulması sağlandı. Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler gerçekleştirirken, okulların derslerde ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından karşılandı. Kariyer günlerinde okulları ziyaret eden sektör temsilcileri, sektörü anlatarak öğrencilerin alan tercihlerini bilinçli şekilde yapmalarına katkı sundu. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinde, sektörün kendi geleceğine sahip çıkmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz bu projeye sadece okullara destek olalım diye başlamıyoruz. Gençlerimizin sektörü tanımasını istiyoruz. Bir öğrenci çalışacağı ortamı, yaptığı işin nereye dokunduğunu ve önünde nasıl bir kariyer olduğunu gördüğünde mesleğine bakışı da değişiyor. Biz sanayiciler olarak gençlerin sektörümüzü tercih etmelerini bekliyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceği için meslek liseleriyle daha yakın çalışmayı çok önemsiyoruz.” Akçakaya, projenin gönüllülük esasına dayanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Her firmanın yapabileceği katkı farklı olabilir. Önemli olan bu desteğin süreklilik kazanması” dedi. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının devamlılığı için gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bağcı: “Sektör olarak bugün nitelikli insan kaynağı konusunda yaşadığımız sıkıntıyı yarının da sorunu haline getirmemeliyiz. Bunun yolu da gençlerle daha okul sıralarındayken buluşmaktan geçiyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin fabrikayı, tasarım ofisini, üretim sürecini görmesi; orada çalışan insanlarla konuşması çok kıymetli. Çünkü mesleğini tanıyan genç, geleceğiyle ilgili kararını da daha bilinçli veriyor. Projenin başında tüm okulları ziyaret ettik, öğretmenlerimiz büyük özveri ve istekle çalışıyorlar onlara şükran borçluyuz. Sanayicinin okulla kurduğu bağ ne kadar güçlü olursa, eğitimdeki ihtiyaçları ve sektördeki değişimi de o kadar doğru anlatabiliriz. Bu nedenle okul-sanayi iş birliğini bir proje dönemiyle sınırlı görmüyoruz” dedi. “Gençlerimize sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencilere yönelik bir destek çalışması olarak değil, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ kurulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, “Proje kapsamında belirlediğimiz 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret ederek, her bir okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü olarak okulu sahiplenen firmalarımızın desteğiyle bu ihtiyaçlara birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını, sektöre ilişkin farkındalık kazanmalarını ve aidiyet duygusu geliştirmelerini sağlayacak çalışmaların okullarımızda hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin tekstil ve hazır giyimin geçmişten bugüne devam eden, kendilerine farklı kariyer fırsatları sunabilecek ve gelecekte de ihtiyaç duyulacak bir sektör olduğunu görmelerini istiyoruz. Onlara, sektörün kendilerini önemsediğini ve eğitim hayatları boyunca yanlarında olduğunu hissettirebilirsek, bu projenin en önemli amacına ulaşmış olacağız” dedi. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz ise yeni dönemde projenin daha düzenli bir iletişim ve takip sistemiyle yürütüleceğini belirterek, okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olmasını hedeflediklerini söyledi. Peköz , “Geçmiş yıllarda çok güzel çalışmalar yaptık. Şimdi bu deneyimi daha sistemli bir yapıya taşımak istiyoruz. Güncel iletişim grupları oluşturulacak ve ihtiyaçlar doğrudan ilgili firmalara aktarılacak. Böylece okulların ihtiyaçlarının daha hızlı çözüme kavuşacağına inanıyoruz ” dedi. “Eğitim sadece okulda verilen bir şey değil” EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektörün öğrencilerle doğrudan temasın önemine dikkat çekti. San, “Bir öğrencinin bir fabrikaya girip üretimin nasıl yapıldığını görmesi ya da sektörde yıllardır çalışan bir kişinin kendi deneyimini anlatması, bazen saatlerce anlatılabilecek bir konuyu birkaç dakikada anlaşılır hale getiriyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin okullara girmesi ve öğrencilerin de işletmeleri görmesi çok değerli.” diye konuştu. San, geleceğe dönük yeni fikirlerin de proje kapsamında değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi oluşturulması, öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşabilmesi gibi fikirleri de konuşuyoruz. Burada önemli olan, okulların gerçek ihtiyacını dinlemek ve sektör olarak buna birlikte çözüm üretmek” dedi. Proje kapsamında ; EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma olarak değil, İzmir'de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceği ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir köprü kurulması açısından değerlendirilmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor? Haber

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor?

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Emlak Konut GYO, konut projeleri ve finansman modelleriyle gündemdeki yerini korurken şirketin kurumsal internet sitesindeki “Basında Emlak Konut” bölümünde 2026 yılına ait içerik bulunmaması dikkat çekiyor. Halka açık bir şirketin dijital basın arşivinin yaklaşık 10 aydır güncellenmemesi, kurumsal iletişim açısından soru işaretleri oluşturuyor. Türkiye gayrimenkul sektörünün önde gelen kuruluşlarından Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, yürüttüğü büyük ölçekli projeler, satış kampanyaları ve finansman çalışmalarıyla geniş bir paydaş kitlesine hitap ediyor. Şirket yalnızca konut alıcıları ve sektör profesyonelleri tarafından değil; yatırımcılar, medya kuruluşları, iş ortakları ve uluslararası finans çevreleri tarafından da yakından takip ediliyor. Buna karşın Emlak Konut’un kurumsal internet sitesindeki basın arşivinin güncelliği, şirketin sahadaki hareketliliğiyle aynı görüntüyü vermiyor. 4 Ağustos 2026 itibarıyla yapılan kontrolde, Emlak Konut’un “Basında Emlak Konut” başlığı altındaki dijital basın arşivinde görünen en yeni içeriklerin 14 Ekim 2025 tarihini taşıdığı belirlendi. Son kayıtlar, Emlak Konut Yeni Yuvam Modeli hakkında farklı basın kuruluşlarında yayımlanan haberlerden oluşuyor. (Emlak Konut Basın Odası) Emlak Konut’un basın arşivinde 2026 yılı görünmüyor Web sitesinin alt bölümünde 2026 yılı telif bilgisi yer almasına rağmen dijital basın arşivinde 2026 tarihli bir habere rastlanmıyor. Görsel basın bölümünde listelenen en güncel program ve haber kayıtlarının da 14 Ekim 2025 tarihine ait olduğu görülüyor. Bu durum, şirketin yaklaşık 10 aylık dönemde medyada yer almadığı anlamına gelmiyor. Aksine Emlak Konut; projeleri, finansman çalışmaları, satış sonuçları ve yatırımcı açıklamalarıyla 2026 yılında da gündemde kalmayı sürdürüyor. Dolayısıyla sorun, şirketin faaliyet üretmemesinden çok bu faaliyetlerin ve basına yansımalarının kurumsal web sitesindeki basın alanına düzenli biçimde aktarılmaması olarak öne çıkıyor. Yatırımcı ilişkileri güncel, basın iletişiminde boşluk var Emlak Konut’un yatırımcı ilişkileri tarafında 2026 yılına ait rapor ve açıklamaların yayımlanması, şirketin dijital kanallarının tamamen terk edilmediğini gösteriyor. Örneğin şirketin 2026 yılı ilk çeyrek faaliyet raporu yatırımcı ilişkileri sitesinde bulunuyor. Emlak Konut ayrıca nisan ayında Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden, yurt dışında toplam 650 milyon dolara kadar kira sertifikası ihracı için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuru yapıldığını kamuoyuna açıkladı. Bu tablo, güncellik probleminin şirketin bütün dijital iletişim kanallarından ziyade özellikle kurumsal basın ve medya arşivinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Basın odası yalnızca geçmiş haberlerin saklandığı alan değil Kurumsal internet sitelerindeki basın odaları artık yalnızca şirket hakkında yayımlanmış haberlerin sıralandığı arşivler olarak değerlendirilmiyor. Bu alanlar aynı zamanda gazeteciler, yatırımcılar ve araştırmacılar için şirketin resmî bilgi merkezi niteliğini taşıyor. Güncel ve işlevsel bir kurumsal basın odasında şu içeriklerin bulunması bekleniyor: Güncel basın bültenleri Yönetici açıklamaları ve konuşma metinleri Yüksek çözünürlüklü kurumsal fotoğraflar Logo ve kurumsal kimlik dosyaları Projelere ilişkin doğrulanmış bilgiler Basın iletişim sorumlusunun doğrudan irtibat bilgileri Medya yansımaları ve röportajlar Tarih ve konuya göre çalışan bir arşiv sistemi Bu yapının güncel tutulması, yanlış veya eski bilgilerin farklı internet sitelerinde yayılmasını da önleyebilir. Gazetecinin doğrulanmış bilgiye doğrudan şirketin sitesinden ulaşması, hem haber üretimini hızlandırır hem de kurumsal itibarın korunmasına katkı sağlar. Halka açık şirketlerde dijital güncellik daha önemli Emlak Konut, Borsa İstanbul’da işlem gören ve geniş bir yatırımcı kitlesine sahip halka açık bir şirket. Bu nedenle şirketin kurumsal web sitesinde yatırımcı ilişkilerinin yanında medya iletişiminin de güncel, erişilebilir ve düzenli olması önem taşıyor. KAP bildirimlerinin zamanında yapılması şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından temel ölçüt. Ancak kurumsal iletişim bununla sınırlı değil. Paydaşların şirketin projelerine, toplumsal katkılarına ve yönetici açıklamalarına kolayca erişebilmesi de güven veren bir iletişim yapısının parçaları arasında bulunuyor. Türkiye’nin gayrimenkul alanındaki en önemli markalarından biri olan Emlak Konut’un dijital vitrininin, şirketin büyüklüğü ve sahadaki faaliyet yoğunluğuyla uyumlu olması bekleniyor. Emlak Konut’a küçük ama önemli bir güncelleme çağrısı Ortaya çıkan tablo büyük bir teknoloji yatırımı gerektiren karmaşık bir soruna işaret etmiyor. Basın odasına düzenli içerik akışının sağlanması, kategorilerin sadeleştirilmesi ve 2026 yılına ait medya yansımalarının sisteme aktarılması eksikliği kısa sürede giderebilir. Emlak Konut’un yatırımcı ilişkilerindeki güncel yaklaşımını basın odasına da taşıması; gazeteciler, yatırımcılar, müşteriler ve sektör temsilcileri açısından daha güçlü bir bilgi kaynağı oluşturacaktır. Kapsül Haber Ajansı olarak beklentimiz, Türkiye’nin önemli kurumlarının yalnızca projeleriyle değil, şeffaf, ulaşılabilir ve güncel dijital iletişimleriyle de örnek olmasıdır. Emlak Konut tarafından konuya ilişkin bir açıklama yapılması halinde kamuoyuyla paylaşmaya hazırız.

Cantieri Capelli Tekneleri Bodrum’da Tanıtıldı Haber

Cantieri Capelli Tekneleri Bodrum’da Tanıtıldı

İtalyan tekne üreticisi Cantieri Capelli ile East Marine, stratejik iş birliklerini Bodrum’da düzenlenen özel etkinlikle denizcilik sektörüne taşıdı. Divan Bodrum Palmira’da gerçekleştirilen buluşmada Stradivari 52 ve Tempest 1000 WA modelleri, sektör temsilcileri ile deniz tutkunlarının beğenisine sunuldu. Yarım asrı aşan geçmişiyle İtalya’nın köklü tekne üreticileri arasında yer alan Cantieri Capelli, Türkiye’deki büyüme çalışmalarını East Marine iş birliğiyle sürdürüyor. İki marka, İstanbul’daki buluşmanın ardından bu kez Türkiye’nin önemli yatçılık ve marina merkezlerinden Bodrum’da özel bir davet düzenledi. Divan Bodrum Palmira Otel’de gerçekleştirilen etkinliğe Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve Capelli Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Apak katıldı. Denizcilik sektörünün temsilcilerini, iş ortaklarını ve tekne tutkunlarını bir araya getiren organizasyon, Cantieri Capelli’nin Türkiye’deki marka konumunu güçlendirmeye yönelik yeni bir adım oldu. Stradivari 52 ve Tempest 1000 WA Bodrum’da sergilendi Etkinliğin öne çıkan bölümünü Cantieri Capelli’nin Stradivari 52 ve Tempest 1000 WA modelleri oluşturdu. Davetliler, iki teknenin tasarımını, yaşam alanlarını ve deniz kullanımına yönelik özelliklerini yakından inceleme fırsatı buldu. Cantieri Capelli’nin üst segment ürün gamında yer alan Stradivari 52, İtalyan tasarım anlayışı ile geniş yaşam alanlarını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Model, denizde konforlu seyir ve sosyal kullanım alanlarını önceliklendiren tekne sahiplerine hitap ediyor. Tempest 1000 WA ise sportif karakteri, çok yönlü kullanım yapısı ve açık deniz koşullarına yönelik tasarımıyla etkinlikte sergilendi. Modelin günlük gezilerden daha uzun deniz yolculuklarına kadar farklı kullanım senaryolarına cevap vermesi hedefleniyor. Cantieri Capelli ve East Marine iş birliği 2022’de başladı East Marine ile Cantieri Capelli arasındaki stratejik iş birliği 2022 yılından bu yana devam ediyor. Ortaklık kapsamında İtalyan üreticinin farklı tekne modelleri Türkiye pazarındaki kullanıcılarla buluşturuluyor. East Marine’in denizcilik alanındaki perakende, satış ve müşteri ilişkileri deneyimi; Cantieri Capelli’nin üretim, mühendislik ve tasarım birikimiyle bir araya geliyor. Markalar, düzenledikleri etkinliklerle tekne modellerini potansiyel müşterilere doğrudan tanıtmanın yanında Türkiye’deki denizcilik topluluğuyla ilişkilerini de geliştirmeyi amaçlıyor. İstanbul’dan sonra Bodrum’un tercih edilmesi ise bölgenin marina altyapısı, tekne sahipliği potansiyeli ve güçlü deniz yaşamı kültürü açısından taşıdığı önemi ortaya koydu. “Bodrum, marina kültürünün en yoğun yaşandığı merkezlerden biri” East Marine Genel Müdürü Gürhan Günal, Cantieri Capelli ile sürdürülen iş birliğinin markanın Türkiye’deki varlığını her geçen yıl güçlendirdiğini söyledi. Bodrum’un denizcilik tutkusunun ve marina kültürünün yoğun biçimde yaşandığı bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken Günal, Cantieri Capelli’nin İtalyan mühendisliğini ve tasarım yaklaşımını burada deniz tutkunlarıyla buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Günal, ortaklığın hedefini şu sözlerle anlattı: “Cantieri Capelli’nin Türkiye’deki seçkin konumunu daha da güçlendirmek ve İtalyan zarafetini yerel denizcilik kültürümüzle bütünleştirmek istiyoruz.” Bodrum, premium denizcilik markalarının buluşma noktası Bodrum, gelişen marina yatırımları, uluslararası tekne trafiği ve güçlü turizm altyapısıyla Türkiye’de premium denizcilik pazarının öne çıkan merkezleri arasında bulunuyor. Bölgede gerçekleştirilen tekne tanıtımları, markaların ürünlerini doğrudan hedef kitleyle buluşturmasına imkân verirken sektör profesyonelleri için de yeni iş birliklerinin kurulabileceği iletişim ortamları oluşturuyor. Cantieri Capelli ve East Marine’in Bodrum buluşması da yalnızca iki modelin tanıtıldığı bir etkinlik olmanın ötesinde, markanın Türkiye’deki büyüme hedeflerinin ve yerel denizcilik sektörüyle kurduğu ilişkinin göstergesi olarak öne çıktı. İki şirketin stratejik ortaklığı kapsamında Cantieri Capelli modellerinin Türkiye’nin farklı denizcilik merkezlerinde kullanıcılarla buluşturulmaya devam edilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Sigorta Sektörünün Nabzı İstanbul'da Attı Haber

Küresel Sigorta Sektörünün Nabzı İstanbul'da Attı

Küresel sigorta ve reasürans sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Dubai Dünya Sigorta Kongresi'nin (DWIC) uluslararası etkinliği olan DWIC Connect, bu yıl ilk kez İstanbul'da düzenlendi. Çırağan Palace Kempinski'de gerçekleştirilen organizasyon, başta Batı Avrupa, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika olmak üzere farklı coğrafyalardan 400’e yakın üst düzey sektör temsilcisini bir araya getirdi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 60'ını yurt dışından gelen sektör temsilcileri oluştururken, organizasyona 40'ı aşkın ülkeden katılım sağlandı. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda küresel riskler, reasürans piyasaları, ekonomik görünüm, enerji dönüşümü ve sektörün geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. Türkiye'nin fırsatları ve riskleri uluslararası uzmanlarla değerlendirildi Atınç Yılmaz'ın moderatörlüğünü üstlendiği "Türkiye'yi 2026'da Yeniden Değerlendirmek: Fırsat, Risk ve Gerçeklik" başlıklı oturumda, Türkiye'nin ekonomik görünümü, düzenleyici çerçevesi, sigorta ve reasürans sektöründeki gelişmeler ile ülkenin uluslararası yatırımcılar açısından sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Oturumda, Türkiye'nin büyüme potansiyeli, sigorta sektörünün gelişim alanları ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek stratejik yaklaşımlar sektör temsilcilerinin katılımıyla ele alındı. Ayrıca "Dayanıklılık ve Yenileme: Çatışma Sonrası Enerji Geleceği" başlıklı oturumun konuşmacıları arasında yer alan Yılmaz, Türkiye'nin yatırım ve sigorta piyasaları açısından sunduğu fırsat ve riskleri değerlendirdi. Düzenleyici gelişmelerden ekonomik dayanıklılığa, pazara giriş dinamiklerinden sürdürülebilir büyüme perspektifine kadar birçok başlığın ele alındığı oturumda, risklerin doğru değerlendirilmesi ve sürdürülebilir fiyatlama yaklaşımının uzun vadeli değer yaratmadaki önemi de vurgulandı. "Türkiye, küresel sigorta sektörü için stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu" Organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO'su Atınç Yılmaz konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “DWIC Connect'in ilk kez İstanbul'da gerçekleştirilmesi, Türkiye'nin küresel sigorta ve reasürans ekosistemindeki stratejik konumunun önemli bir göstergesi oldu. Moderatörlüğünü üstlendiğimiz ve konuşmacıları arasında yer aldığımız oturumlarda, ülkemizin sunduğu fırsatları, küresel risk ortamındaki gelişmeleri uluslararası sektör temsilcileriyle değerlendirme fırsatı bulduk. Ayrıca Howden Türkiye olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle uluslararası sektör paydaşlarıyla önemli temaslarda bulunduk. Organizasyon kapsamında yurt dışından gelen 200'ü aşkın sigorta ve reasürans profesyoneliyle bir araya gelerek sigorta kapasitesi, yeni ürünler ve iş birliği fırsatları üzerine önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Howden olarak farklı coğrafyalar arasında bilgi paylaşımını ve iş birliklerini güçlendiren platformların sektörümüzün gelişimi açısından önemli bir değer yarattığına inanıyor, Türkiye'nin uluslararası sigorta ekosistemindeki rolünü daha da güçlendirmek için katkıda bulunmaya devam ediyoruz." DWIC Connect İstanbul 2026, dünyanın farklı bölgelerinden sigorta ve reasürans şirketleri, brokerler, yatırımcılar ve sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, bilgi paylaşımının artırılmasına ve bölgesel risklerin küresel perspektifle değerlendirilmesine zemin hazırlarken, İstanbul'un uluslararası sigorta sektörü açısından stratejik buluşma noktalarından biri olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pimapen, Yapı Sektörünün Profesyonelleriyle Buluşuyor Haber

Pimapen, Yapı Sektörünün Profesyonelleriyle Buluşuyor

Marka, haziran ayı sonunda İzmir, Bursa ve Samsun'da gerçekleştirdiği üç ayrı organizasyon kapsamında cephe danışmanları, proje yöneticileri, müteahhitler ve sektör profesyonellerini ağırladı. Pimapen’in yapı ekosistemini bir araya getiren sektör buluşmaları yeni şehirlerle devam edecek. Pimapen, yapı ekosistemindeki bilgi paylaşımını güçlendirmek ve üretim süreçlerini yerinde deneyimleme imkanı sunmak amacıyla sektör buluşmaları düzenliyor. İlk sektör buluşmasını 24 Haziran’da gerçekleştiren Pimapen, cephe danışmanları ve proje yöneticilerini İzmir Menemen’deki üretim tesislerinde ağırladı. Marka, teknik sunumların ardından gerçekleştirdiği fabrika turuyla katılımcıların üretim süreçlerini yakından deneyimlemesini sağladı. Sektör buluşmalarının ikinci ayağı ise 25 Haziran'da gerçekleştirildi. İMSİAD (İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği) üyelerinin ağırlandığı organizasyonda Bursa'dan gelen müteahhitler ve sektör temsilcileri Pimapen'in üretim tesislerini yerinde ziyaret ederek üretim teknolojileri, kalite süreçleri ve ürün çözümleri hakkında detaylı bilgi alma fırsatı buldu. Fabrika turunun yanı sıra bilgilendirme oturumlarının da gerçekleştği etkinlikte, sektörün güncel dinamikleri ve yapı sektöründeki gelişmeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Pimapen'in sektör buluşmaları 30 Haziran'da Samsun'da Samplast bayisi iş birliği ile düzenlenen bir başka etkinlikle devam etti. Bölgedeki müteahhitler, iş insanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, yapı sektöründeki güncel gelişmeler, pencere sistemlerinde yeni nesil çözümler ve proje süreçlerinde dikkat edilmesi gereken teknik kriterler ele alındı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ege Profil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Eren, yapı ekosisteminin tüm paydaşlarıyla yakın temasta olmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Pimapen olarak yalnızca ürün geliştiren değil, sektörün tüm paydaşlarıyla bilgi paylaşan ve birlikte değer üreten bir marka olmayı önemsiyoruz. Düzenlediğimiz sektör buluşmalarını da bu anlayışın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bu buluşmalar sayesinde yapı ekosistemi içinde karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiriyor, sahadan gelen görüş ve beklentileri dinleyerek iletişimimizi besliyoruz. Bu etkileşimin hem sektörümüzün gelişimine hem de daha nitelikli yapıların hayata geçirilmesine katkı sağladığına inanıyoruz.” 45 yıla yaklaşan deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Pimapen, önümüzdeki dönemde de mimarlar, mühendisler, müteahhitler ve proje profesyonellerini bir araya getiren buluşmalar yaparak sektörle olan bağını güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Stratejik Satınalma Derneği Bursa Ofisi Kapılarını Açtı! Haber

Stratejik Satınalma Derneği Bursa Ofisi Kapılarını Açtı!

Sektör paydaşlarını bir araya getirerek iş birliği ağını güçlendirmeyi amaçlayan dernek, yeni merkezini Rota Office bünyesinde hizmete açtı. Nilüfer ilçesinde bulunan Zeno Business Center'da gerçekleşen açılış törenine, satınalma profesyonelleri ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Yeni ofis, bölgedeki satınalma ekosisteminin geliştirilmesine, bilgi paylaşımına ve profesyonel ağın genişletilmesine önemli bir merkez teşkil edecek. "GELECEĞİ TASARLIYORUZ" Açılışta konuşan Stratejik Satınalma Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Demir, ofisi sadece bir mekân olarak değil; bilgi paylaşımının, dayanışmanın ve mesleki gelişimin merkezi olarak tanımladı. Satın almanın şirketlerin kârlılığını doğrudan etkileyen stratejik bir fonksiyon olduğunu vurgulayan Demir, şunları kaydetti, "Satın alma, sadece işi yapan değil; aynı zamanda işi dönüştüren, değer yaratan ve geleceği tasarlayan stratejik bir meslek dalıdır. Biz de aynı sorunları yaşayan, aynı hedeflere koşan ve aynı dili konuşan meslektaşlarımızla birlikte daha güçlüyüz. Bugün sadece bir ofis açmıyoruz; aynı zamanda mesleki gelişimimize yön verecek yeni bir kapıyı aralıyoruz." ifadelerini kullandı. ​ Derneğin faaliyetlerine ilişkin bilgiler veren Demir; SST Zirvesi gibi büyük organizasyonların yanı sıra, düzenli il etkinlikleri ve webinarlar ile sektörel bilgi paylaşımını artırdıklarını belirtti. 24 kişilik yönetim kadrosu ve profesyonel ekibiyle faaliyetlerini sürdüren derneğin yeni merkezi, profesyonel bir çalışma disipliniyle sektöre hizmet verecek. 7 BİN ÜYEDEN OLUŞAN DEV KADRO Toplam 7 bin satın alma profesyonelinden oluşan dernek, sektördeki gücünü Bursa'da açtığı bu yeni merkezle pekiştiriyor. Derneğin tüm stratejik çalışmaları, 24 kişilik yönetim kadrosu tarafından yürütülmektedir. Sektörel iş birlikleri ve düzenli webinarlar ile profesyonel ağını genişletmeye devam eden dernek, yeni ofisinde faaliyetlerini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle Haber

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle

Fuar İzmir’deki etkinlikte, bu yıl ilk kez düzenlenecek İzmir Bridal Week, dokuzuncu kez kapılarını açacak Fashion Prime - Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile 20’nci yılını kutlamaya hazırlanan IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın hedefleri, yenilikleri ve sektöre sağlayacağı katkılar paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen moda fuarlarının yeni dönem vizyonunun paylaşıldığı lansmana, oda, birlik ve dernek başkanları, yöneticileri, sektör temsilcileri, üreticiler ve tasarımcılar katıldı. Lansmanda konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, kentin üretim kültürü, tasarım kapasitesi, güçlü yan sanayisi ve ihracat gücüyle uluslararası ölçekte öne çıktığını söyledi. İZFAŞ olarak fuarları yalnızca ticari organizasyonlar olarak görmediklerini, sektörlerin gelişimine katkı sağlayan, yeni iş birliklerinin önünü açan ve kentin potansiyelini dünyaya taşıyan güçlü platformlar olarak değerlendirdiklerini ifade eden Cumalıoğlu, moda sektörüne yönelik birbirini tamamlayan üç önemli fuarı çok önemsediklerini ifade etti. Tasarım, üretim ve uluslararası ticareti buluşturan yapı Moda sektörünün farklı ihtiyaçlarına yanıt veren fuarlarla bütüncül bir yapı oluşturduklarını belirten Cumalıoğlu, “İzmir’deki bu güçlü birikimi desteklemek, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla birbirini tamamlayan üç önemli fuarı gerçekleştiriyoruz. Bu üç fuarla tasarımdan üretime, üretimden uluslararası ticarete uzanan güçlü bir yapı kuruyoruz. Fashion Prime Fuarı ile üretim altyapısını ve tedarik zincirini, İzmir Bridal Week ile tasarım ve koleksiyon gücünü, IF Wedding Fashion İzmir ile de uluslararası ticareti ve marka görünürlüğünü destekliyoruz” dedi. Fashion Prime dokuzuncu kez kapılarını açacak Bu yıl 21 - 23 Ekim tarihleri arasında dokuzuncu kez gerçekleştirilecek Fashion Prime Fuarı’nın kumaş, aksesuar ve yan sanayi firmalarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya devam edeceğini belirten Cumalıoğlu, fuarın yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve sektörün üretim altyapısının güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. İzmir Bridal Week ilk kez düzenlenecek 24 - 26 Kasım 2026 tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek İzmir Bridal Week’in sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Cumalıoğlu, gelinlik, damatlık ve abiye giyimde yeni sezon koleksiyonlarının ilk kez tanıtılacağı fuarın, sektörün yaratıcı gücünü daha görünür kılacağını söyledi. İzmir Bridal Week’in markalar için yeni fırsatlar yaratacağına ve İzmir’in moda takvimine önemli bir değer katacağına inandıklarını ifade eden Cumalıoğlu, organizasyonun sektörün tasarım ve koleksiyon tarafını güçlendireceğini vurguladı. IF Wedding Fashion İzmir 20’nci yılını kutlayacak 19 - 22 Ocak 2027 tarihleri arasında 20’nci kez düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir’in sektörün uluslararası vitrini olmayı sürdüreceğini kaydeden Cumalıoğlu, fuarın 20 yıllık birikimiyle İzmir’in ve Türkiye’nin gelinlik, damatlık ve abiye giyim alanındaki üretim gücünü dünyaya tanıttığını söyledi. Cumalıoğlu, İZFAŞ olarak düzenledikleri fuarlarla değer üretmeye, yeni iş birliklerinin önünü açmaya ve İzmir’in potansiyelini dünya ile buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. İZFAŞ Fuarlar Müdürü Yeşim Yiğit tarafından gerçekleştirilen sunumda ise Fashion Prime, İzmir Bridal Week ve IF Wedding Fashion İzmir’in kapsamı, hedefleri, tanıtım çalışmaları, katılımcılara sağlanan destekler ve gelecek dönem planlamaları hakkında bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi Haber

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi

Özellikle RES yatırımlarında yılları bulabilen izin süreçlerinin sadeleştirilmesi, süreçlerin paralel ilerlemesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi; sektörün büyüme hızı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen TÜREK 2026 kapsamında gerçekleştirilen "Süper İzin Sonrası: Rüzgar Yatırımlarında Yeni İzin Rejimi" oturumunda; kamu kurumları ve sektör temsilcileri yeni dönemde izin süreçlerinde hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendirdi. TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile EPDK'dan üst düzey temsilciler, izin süreçlerinde hayata geçirilen yeni düzenlemeleri, kurumların süreç içerisindeki yeni rol dağılımlarını ve uygulamadaki yansımaları ele aldı. Panel kapsamında; izin süreçlerinin paralelleştirilmesiyle birlikte oluşan yeni yapı, yatırım süreçlerinde karşılaşılan kritik başlıklar, mevcut darboğazlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi beklenen ikincil mevzuat düzenlemeleri değerlendirildi. İŞLETMEYE GEÇMEYEN 64 GW'LIK KAPASİTE YENİ İZİN REJİMİNİN ÖNEMİNİ ORTAYA KOYDU Paylaşılan verilere göre, Türkiye'de hâlihazırda işletmeye geçmemiş toplam kurulu güç 64,3 GW seviyesine ulaştı. Bu rakamın 30,6 GW'lık kısmını GES, 24 GW'lık kısmını ise RES projeleri oluşturuyor; RES tarafındaki 24 GW'ın yaklaşık 19,7 GW'lık bölümü ise önlisans aşamasında bulunan projelerden kaynaklanıyor. Bu tablo, izin süreçlerinin hızlandırılmasını yatırımcılar ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından doğrudan belirleyici bir başlık haline getiriyor. DEPOLAMALI YATIRIMLARDA REKOR BAŞVURU DİKKAT ÇEKTİ Depolamalı projelerdeki yoğun yatırım talebi panelin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Buna göre depolamalı RES projelerinde önlisans aşamasındaki kurulu güç 248 proje ile 17.368 MW'ı aşarken, depolamalı GES projelerinde 354 proje ile 12.726 MW seviyesine ulaşıldı. İki kalemin toplamı, depolamalı önlisans portföyünü 30 bin MW'a yaklaştırıyor. İzin süreçlerindeki ilerlemeye bakıldığında, depolamalı RES'lerde 126 proje için "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı, 169 proje için kamulaştırma başvurusunda bulunulduğu ve 61 projenin orman iznini aldığı; depolamalı GES'lerde ise 227 projede "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı ve 310 projenin kamulaştırma başvurusu yaptığı görüldü. Sektörde oluşan yüksek yatırım talebi, izin süreçlerinin hızlandırılmasını enerji yatırımları açısından kritik bir başlık haline getirirken; mevcut durumda geçen yıldan beri yapılan iyileştirmelerle RES projelerinde yaklaşık 33 aya, GES projelerinde ise yaklaşık 30 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin kalan Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte 24 aya düşürülmesinin hedeflendiği aktarıldı. Panelde ayrıca, depolamalı yatırımları doğrudan etkileyebilecek ikincil mevzuat çalışmaları kapsamında veriş ve çekişte sistem kullanım bedeli sabitinin tek olması, kısmi kabul yapılabilmesine ilişkin düzenleme ve toleransların gözden geçirilmesi başlıklarının da gündemde olduğu paylaşıldı. "SÜREÇLERİN HIZLANMASI YATIRIM İŞTAHINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR" Yenilenebilir enerji yatırımlarında yalnızca finansman ve teknoloji değil, süreç yönetim hızının da belirleyici hale geldiğini belirten TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı; "Türkiye bugün rüzgar enerjisinde çok güçlü bir yatırım potansiyeline sahip. Ancak yatırımların sahaya dönüşebilmesi için izin süreçlerinin öngörülebilir, koordineli ve hızlı ilerlemesi gerekiyor. Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte süreçlerin sadeleşmesi ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlenmesi sektör açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Özellikle depolamalı yatırımlarda 30 bin MW'a yaklaşan kapasite talebi, yatırımcı iştahının ne kadar güçlü olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. ÇED süreçleri, orman izinleri, mera izinleri, kamulaştırma, imar ve yapı ruhsatı gibi birçok başlıkta hayata geçirilen yeni düzenlemelerin yatırım süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını düşünüyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na imar ve ruhsat yetkisi veren düzenlemenin kısa süre içinde tamamlanması ve mevcut düzenlemelerin birkaç kritik noktada revize edilmesiyle birlikte, RES projelerinde 33 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin 24 aya indirilmesi; sahaya dönüşmeyi bekleyen büyük kapasitenin önündeki en kritik adımlardan biri olacak. Yeni dönemde enerji sektöründeki rekabet yalnızca kapasite büyüklüğüyle değil, projelerin ne kadar hızlı devreye alınabildiğiyle de şekillenecek. Süreçlerin daha koordineli ve öngörülebilir ilerlemesi; hem yatırımcı güveni hem de Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik önem taşıyor," ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu Haber

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu

Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, “Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz” dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, “Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti” diye konuştu. “Verimli geçti” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek “Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti” ifadelerini kullandı. “Fuardan memnun ayrılıyoruz” Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, “Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. “Sektörün lokomotif fuarlarından” Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, “Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu” dedi. “Müşteri portföyümüz gelişti” Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, “Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik” diye konuştu. “Bu fuarı çok seviyoruz” Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, “Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.