Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sektör Temsilcileri

Kapsül Haber Ajansı - Sektör Temsilcileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sektör Temsilcileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Sigorta Sektörünün Nabzı İstanbul'da Attı Haber

Küresel Sigorta Sektörünün Nabzı İstanbul'da Attı

Küresel sigorta ve reasürans sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Dubai Dünya Sigorta Kongresi'nin (DWIC) uluslararası etkinliği olan DWIC Connect, bu yıl ilk kez İstanbul'da düzenlendi. Çırağan Palace Kempinski'de gerçekleştirilen organizasyon, başta Batı Avrupa, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika olmak üzere farklı coğrafyalardan 400’e yakın üst düzey sektör temsilcisini bir araya getirdi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 60'ını yurt dışından gelen sektör temsilcileri oluştururken, organizasyona 40'ı aşkın ülkeden katılım sağlandı. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda küresel riskler, reasürans piyasaları, ekonomik görünüm, enerji dönüşümü ve sektörün geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. Türkiye'nin fırsatları ve riskleri uluslararası uzmanlarla değerlendirildi Atınç Yılmaz'ın moderatörlüğünü üstlendiği "Türkiye'yi 2026'da Yeniden Değerlendirmek: Fırsat, Risk ve Gerçeklik" başlıklı oturumda, Türkiye'nin ekonomik görünümü, düzenleyici çerçevesi, sigorta ve reasürans sektöründeki gelişmeler ile ülkenin uluslararası yatırımcılar açısından sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Oturumda, Türkiye'nin büyüme potansiyeli, sigorta sektörünün gelişim alanları ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek stratejik yaklaşımlar sektör temsilcilerinin katılımıyla ele alındı. Ayrıca "Dayanıklılık ve Yenileme: Çatışma Sonrası Enerji Geleceği" başlıklı oturumun konuşmacıları arasında yer alan Yılmaz, Türkiye'nin yatırım ve sigorta piyasaları açısından sunduğu fırsat ve riskleri değerlendirdi. Düzenleyici gelişmelerden ekonomik dayanıklılığa, pazara giriş dinamiklerinden sürdürülebilir büyüme perspektifine kadar birçok başlığın ele alındığı oturumda, risklerin doğru değerlendirilmesi ve sürdürülebilir fiyatlama yaklaşımının uzun vadeli değer yaratmadaki önemi de vurgulandı. "Türkiye, küresel sigorta sektörü için stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu" Organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO'su Atınç Yılmaz konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “DWIC Connect'in ilk kez İstanbul'da gerçekleştirilmesi, Türkiye'nin küresel sigorta ve reasürans ekosistemindeki stratejik konumunun önemli bir göstergesi oldu. Moderatörlüğünü üstlendiğimiz ve konuşmacıları arasında yer aldığımız oturumlarda, ülkemizin sunduğu fırsatları, küresel risk ortamındaki gelişmeleri uluslararası sektör temsilcileriyle değerlendirme fırsatı bulduk. Ayrıca Howden Türkiye olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle uluslararası sektör paydaşlarıyla önemli temaslarda bulunduk. Organizasyon kapsamında yurt dışından gelen 200'ü aşkın sigorta ve reasürans profesyoneliyle bir araya gelerek sigorta kapasitesi, yeni ürünler ve iş birliği fırsatları üzerine önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Howden olarak farklı coğrafyalar arasında bilgi paylaşımını ve iş birliklerini güçlendiren platformların sektörümüzün gelişimi açısından önemli bir değer yarattığına inanıyor, Türkiye'nin uluslararası sigorta ekosistemindeki rolünü daha da güçlendirmek için katkıda bulunmaya devam ediyoruz." DWIC Connect İstanbul 2026, dünyanın farklı bölgelerinden sigorta ve reasürans şirketleri, brokerler, yatırımcılar ve sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, bilgi paylaşımının artırılmasına ve bölgesel risklerin küresel perspektifle değerlendirilmesine zemin hazırlarken, İstanbul'un uluslararası sigorta sektörü açısından stratejik buluşma noktalarından biri olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pimapen, Yapı Sektörünün Profesyonelleriyle Buluşuyor Haber

Pimapen, Yapı Sektörünün Profesyonelleriyle Buluşuyor

Marka, haziran ayı sonunda İzmir, Bursa ve Samsun'da gerçekleştirdiği üç ayrı organizasyon kapsamında cephe danışmanları, proje yöneticileri, müteahhitler ve sektör profesyonellerini ağırladı. Pimapen’in yapı ekosistemini bir araya getiren sektör buluşmaları yeni şehirlerle devam edecek. Pimapen, yapı ekosistemindeki bilgi paylaşımını güçlendirmek ve üretim süreçlerini yerinde deneyimleme imkanı sunmak amacıyla sektör buluşmaları düzenliyor. İlk sektör buluşmasını 24 Haziran’da gerçekleştiren Pimapen, cephe danışmanları ve proje yöneticilerini İzmir Menemen’deki üretim tesislerinde ağırladı. Marka, teknik sunumların ardından gerçekleştirdiği fabrika turuyla katılımcıların üretim süreçlerini yakından deneyimlemesini sağladı. Sektör buluşmalarının ikinci ayağı ise 25 Haziran'da gerçekleştirildi. İMSİAD (İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği) üyelerinin ağırlandığı organizasyonda Bursa'dan gelen müteahhitler ve sektör temsilcileri Pimapen'in üretim tesislerini yerinde ziyaret ederek üretim teknolojileri, kalite süreçleri ve ürün çözümleri hakkında detaylı bilgi alma fırsatı buldu. Fabrika turunun yanı sıra bilgilendirme oturumlarının da gerçekleştği etkinlikte, sektörün güncel dinamikleri ve yapı sektöründeki gelişmeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Pimapen'in sektör buluşmaları 30 Haziran'da Samsun'da Samplast bayisi iş birliği ile düzenlenen bir başka etkinlikle devam etti. Bölgedeki müteahhitler, iş insanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, yapı sektöründeki güncel gelişmeler, pencere sistemlerinde yeni nesil çözümler ve proje süreçlerinde dikkat edilmesi gereken teknik kriterler ele alındı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ege Profil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Eren, yapı ekosisteminin tüm paydaşlarıyla yakın temasta olmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Pimapen olarak yalnızca ürün geliştiren değil, sektörün tüm paydaşlarıyla bilgi paylaşan ve birlikte değer üreten bir marka olmayı önemsiyoruz. Düzenlediğimiz sektör buluşmalarını da bu anlayışın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bu buluşmalar sayesinde yapı ekosistemi içinde karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiriyor, sahadan gelen görüş ve beklentileri dinleyerek iletişimimizi besliyoruz. Bu etkileşimin hem sektörümüzün gelişimine hem de daha nitelikli yapıların hayata geçirilmesine katkı sağladığına inanıyoruz.” 45 yıla yaklaşan deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Pimapen, önümüzdeki dönemde de mimarlar, mühendisler, müteahhitler ve proje profesyonellerini bir araya getiren buluşmalar yaparak sektörle olan bağını güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Stratejik Satınalma Derneği Bursa Ofisi Kapılarını Açtı! Haber

Stratejik Satınalma Derneği Bursa Ofisi Kapılarını Açtı!

Sektör paydaşlarını bir araya getirerek iş birliği ağını güçlendirmeyi amaçlayan dernek, yeni merkezini Rota Office bünyesinde hizmete açtı. Nilüfer ilçesinde bulunan Zeno Business Center'da gerçekleşen açılış törenine, satınalma profesyonelleri ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Yeni ofis, bölgedeki satınalma ekosisteminin geliştirilmesine, bilgi paylaşımına ve profesyonel ağın genişletilmesine önemli bir merkez teşkil edecek. "GELECEĞİ TASARLIYORUZ" Açılışta konuşan Stratejik Satınalma Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Demir, ofisi sadece bir mekân olarak değil; bilgi paylaşımının, dayanışmanın ve mesleki gelişimin merkezi olarak tanımladı. Satın almanın şirketlerin kârlılığını doğrudan etkileyen stratejik bir fonksiyon olduğunu vurgulayan Demir, şunları kaydetti, "Satın alma, sadece işi yapan değil; aynı zamanda işi dönüştüren, değer yaratan ve geleceği tasarlayan stratejik bir meslek dalıdır. Biz de aynı sorunları yaşayan, aynı hedeflere koşan ve aynı dili konuşan meslektaşlarımızla birlikte daha güçlüyüz. Bugün sadece bir ofis açmıyoruz; aynı zamanda mesleki gelişimimize yön verecek yeni bir kapıyı aralıyoruz." ifadelerini kullandı. ​ Derneğin faaliyetlerine ilişkin bilgiler veren Demir; SST Zirvesi gibi büyük organizasyonların yanı sıra, düzenli il etkinlikleri ve webinarlar ile sektörel bilgi paylaşımını artırdıklarını belirtti. 24 kişilik yönetim kadrosu ve profesyonel ekibiyle faaliyetlerini sürdüren derneğin yeni merkezi, profesyonel bir çalışma disipliniyle sektöre hizmet verecek. 7 BİN ÜYEDEN OLUŞAN DEV KADRO Toplam 7 bin satın alma profesyonelinden oluşan dernek, sektördeki gücünü Bursa'da açtığı bu yeni merkezle pekiştiriyor. Derneğin tüm stratejik çalışmaları, 24 kişilik yönetim kadrosu tarafından yürütülmektedir. Sektörel iş birlikleri ve düzenli webinarlar ile profesyonel ağını genişletmeye devam eden dernek, yeni ofisinde faaliyetlerini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle Haber

İZFAŞ’tan Moda Sektörüne Güç Veren Üçlü Hamle

Fuar İzmir’deki etkinlikte, bu yıl ilk kez düzenlenecek İzmir Bridal Week, dokuzuncu kez kapılarını açacak Fashion Prime - Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile 20’nci yılını kutlamaya hazırlanan IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın hedefleri, yenilikleri ve sektöre sağlayacağı katkılar paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen moda fuarlarının yeni dönem vizyonunun paylaşıldığı lansmana, oda, birlik ve dernek başkanları, yöneticileri, sektör temsilcileri, üreticiler ve tasarımcılar katıldı. Lansmanda konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, kentin üretim kültürü, tasarım kapasitesi, güçlü yan sanayisi ve ihracat gücüyle uluslararası ölçekte öne çıktığını söyledi. İZFAŞ olarak fuarları yalnızca ticari organizasyonlar olarak görmediklerini, sektörlerin gelişimine katkı sağlayan, yeni iş birliklerinin önünü açan ve kentin potansiyelini dünyaya taşıyan güçlü platformlar olarak değerlendirdiklerini ifade eden Cumalıoğlu, moda sektörüne yönelik birbirini tamamlayan üç önemli fuarı çok önemsediklerini ifade etti. Tasarım, üretim ve uluslararası ticareti buluşturan yapı Moda sektörünün farklı ihtiyaçlarına yanıt veren fuarlarla bütüncül bir yapı oluşturduklarını belirten Cumalıoğlu, “İzmir’deki bu güçlü birikimi desteklemek, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla birbirini tamamlayan üç önemli fuarı gerçekleştiriyoruz. Bu üç fuarla tasarımdan üretime, üretimden uluslararası ticarete uzanan güçlü bir yapı kuruyoruz. Fashion Prime Fuarı ile üretim altyapısını ve tedarik zincirini, İzmir Bridal Week ile tasarım ve koleksiyon gücünü, IF Wedding Fashion İzmir ile de uluslararası ticareti ve marka görünürlüğünü destekliyoruz” dedi. Fashion Prime dokuzuncu kez kapılarını açacak Bu yıl 21 - 23 Ekim tarihleri arasında dokuzuncu kez gerçekleştirilecek Fashion Prime Fuarı’nın kumaş, aksesuar ve yan sanayi firmalarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya devam edeceğini belirten Cumalıoğlu, fuarın yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve sektörün üretim altyapısının güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. İzmir Bridal Week ilk kez düzenlenecek 24 - 26 Kasım 2026 tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek İzmir Bridal Week’in sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Cumalıoğlu, gelinlik, damatlık ve abiye giyimde yeni sezon koleksiyonlarının ilk kez tanıtılacağı fuarın, sektörün yaratıcı gücünü daha görünür kılacağını söyledi. İzmir Bridal Week’in markalar için yeni fırsatlar yaratacağına ve İzmir’in moda takvimine önemli bir değer katacağına inandıklarını ifade eden Cumalıoğlu, organizasyonun sektörün tasarım ve koleksiyon tarafını güçlendireceğini vurguladı. IF Wedding Fashion İzmir 20’nci yılını kutlayacak 19 - 22 Ocak 2027 tarihleri arasında 20’nci kez düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir’in sektörün uluslararası vitrini olmayı sürdüreceğini kaydeden Cumalıoğlu, fuarın 20 yıllık birikimiyle İzmir’in ve Türkiye’nin gelinlik, damatlık ve abiye giyim alanındaki üretim gücünü dünyaya tanıttığını söyledi. Cumalıoğlu, İZFAŞ olarak düzenledikleri fuarlarla değer üretmeye, yeni iş birliklerinin önünü açmaya ve İzmir’in potansiyelini dünya ile buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. İZFAŞ Fuarlar Müdürü Yeşim Yiğit tarafından gerçekleştirilen sunumda ise Fashion Prime, İzmir Bridal Week ve IF Wedding Fashion İzmir’in kapsamı, hedefleri, tanıtım çalışmaları, katılımcılara sağlanan destekler ve gelecek dönem planlamaları hakkında bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi Haber

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi

Özellikle RES yatırımlarında yılları bulabilen izin süreçlerinin sadeleştirilmesi, süreçlerin paralel ilerlemesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi; sektörün büyüme hızı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen TÜREK 2026 kapsamında gerçekleştirilen "Süper İzin Sonrası: Rüzgar Yatırımlarında Yeni İzin Rejimi" oturumunda; kamu kurumları ve sektör temsilcileri yeni dönemde izin süreçlerinde hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendirdi. TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile EPDK'dan üst düzey temsilciler, izin süreçlerinde hayata geçirilen yeni düzenlemeleri, kurumların süreç içerisindeki yeni rol dağılımlarını ve uygulamadaki yansımaları ele aldı. Panel kapsamında; izin süreçlerinin paralelleştirilmesiyle birlikte oluşan yeni yapı, yatırım süreçlerinde karşılaşılan kritik başlıklar, mevcut darboğazlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi beklenen ikincil mevzuat düzenlemeleri değerlendirildi. İŞLETMEYE GEÇMEYEN 64 GW'LIK KAPASİTE YENİ İZİN REJİMİNİN ÖNEMİNİ ORTAYA KOYDU Paylaşılan verilere göre, Türkiye'de hâlihazırda işletmeye geçmemiş toplam kurulu güç 64,3 GW seviyesine ulaştı. Bu rakamın 30,6 GW'lık kısmını GES, 24 GW'lık kısmını ise RES projeleri oluşturuyor; RES tarafındaki 24 GW'ın yaklaşık 19,7 GW'lık bölümü ise önlisans aşamasında bulunan projelerden kaynaklanıyor. Bu tablo, izin süreçlerinin hızlandırılmasını yatırımcılar ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından doğrudan belirleyici bir başlık haline getiriyor. DEPOLAMALI YATIRIMLARDA REKOR BAŞVURU DİKKAT ÇEKTİ Depolamalı projelerdeki yoğun yatırım talebi panelin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Buna göre depolamalı RES projelerinde önlisans aşamasındaki kurulu güç 248 proje ile 17.368 MW'ı aşarken, depolamalı GES projelerinde 354 proje ile 12.726 MW seviyesine ulaşıldı. İki kalemin toplamı, depolamalı önlisans portföyünü 30 bin MW'a yaklaştırıyor. İzin süreçlerindeki ilerlemeye bakıldığında, depolamalı RES'lerde 126 proje için "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı, 169 proje için kamulaştırma başvurusunda bulunulduğu ve 61 projenin orman iznini aldığı; depolamalı GES'lerde ise 227 projede "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı ve 310 projenin kamulaştırma başvurusu yaptığı görüldü. Sektörde oluşan yüksek yatırım talebi, izin süreçlerinin hızlandırılmasını enerji yatırımları açısından kritik bir başlık haline getirirken; mevcut durumda geçen yıldan beri yapılan iyileştirmelerle RES projelerinde yaklaşık 33 aya, GES projelerinde ise yaklaşık 30 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin kalan Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte 24 aya düşürülmesinin hedeflendiği aktarıldı. Panelde ayrıca, depolamalı yatırımları doğrudan etkileyebilecek ikincil mevzuat çalışmaları kapsamında veriş ve çekişte sistem kullanım bedeli sabitinin tek olması, kısmi kabul yapılabilmesine ilişkin düzenleme ve toleransların gözden geçirilmesi başlıklarının da gündemde olduğu paylaşıldı. "SÜREÇLERİN HIZLANMASI YATIRIM İŞTAHINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR" Yenilenebilir enerji yatırımlarında yalnızca finansman ve teknoloji değil, süreç yönetim hızının da belirleyici hale geldiğini belirten TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı; "Türkiye bugün rüzgar enerjisinde çok güçlü bir yatırım potansiyeline sahip. Ancak yatırımların sahaya dönüşebilmesi için izin süreçlerinin öngörülebilir, koordineli ve hızlı ilerlemesi gerekiyor. Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte süreçlerin sadeleşmesi ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlenmesi sektör açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Özellikle depolamalı yatırımlarda 30 bin MW'a yaklaşan kapasite talebi, yatırımcı iştahının ne kadar güçlü olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. ÇED süreçleri, orman izinleri, mera izinleri, kamulaştırma, imar ve yapı ruhsatı gibi birçok başlıkta hayata geçirilen yeni düzenlemelerin yatırım süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını düşünüyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na imar ve ruhsat yetkisi veren düzenlemenin kısa süre içinde tamamlanması ve mevcut düzenlemelerin birkaç kritik noktada revize edilmesiyle birlikte, RES projelerinde 33 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin 24 aya indirilmesi; sahaya dönüşmeyi bekleyen büyük kapasitenin önündeki en kritik adımlardan biri olacak. Yeni dönemde enerji sektöründeki rekabet yalnızca kapasite büyüklüğüyle değil, projelerin ne kadar hızlı devreye alınabildiğiyle de şekillenecek. Süreçlerin daha koordineli ve öngörülebilir ilerlemesi; hem yatırımcı güveni hem de Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik önem taşıyor," ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu Haber

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu

Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, “Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz” dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, “Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti” diye konuştu. “Verimli geçti” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek “Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti” ifadelerini kullandı. “Fuardan memnun ayrılıyoruz” Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, “Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. “Sektörün lokomotif fuarlarından” Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, “Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu” dedi. “Müşteri portföyümüz gelişti” Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, “Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik” diye konuştu. “Bu fuarı çok seviyoruz” Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, “Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bien’den Geleneksel İftar Programı Kapsamında Güçlü Buluşma Haber

Bien’den Geleneksel İftar Programı Kapsamında Güçlü Buluşma

Bien, güçlü bayi ağıyla kurduğu iş birliklerini daha da ileriye taşımak amacıyla düzenlediği organizasyonlar kapsamında, Türkiye genelinde yaklaşık 500 iş ortağını aynı sofrada bir araya getirdi. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu yansıtan bu buluşmalar, Bien’in paydaşlarıyla kurduğu sürdürülebilir ve güven temelli ilişkilerin güçlü bir göstergesi oldu. Kuşadası, Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Mersin’de düzenlenen iftar organizasyonları; farklı bölgelerden bayilerin katılımıyla samimi ve güçlü bir iletişim ortamı sunarken, Bien’in yaygın bayi ağıyla kurduğu yakın temas ve sürekli etkileşim yaklaşımını da pekiştirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonlara Bien yönetim ekibinin yanı sıra davetli sektör temsilcileri de katıldı. Ercan Şirketler Topluluğu Kurucusu Nurullah Ercan, Bien Yönetim Kurulu Başkanı Efe Ercan, Qua Home Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Pınar Ercan, Bien Genel Müdürü Şerafettin Aşık ve Bien Genel Müdür Yardımcısı Mutlu Erturan buluşmalarda yer aldı. Bien, geleneksel hale gelen iftar organizasyonları aracılığıyla yalnızca ticari ilişkilerini güçlendirmekle kalmayıp; iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iletişimi ve güvene dayalı iş birliklerini daha da ileriye taşıyarak sürdürülebilir büyüme vizyonunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD'li TSI, Türkiye Yatırımında Ezber Bozacak Haber

ABD'li TSI, Türkiye Yatırımında Ezber Bozacak

ABD merkezli ilaç şirketi Thrombolytic Sience (TSI) Pharmaceuticals'ın Türkiye'ye yönelik yatırımı, GSYO'larda yaşanan mevcut problemleri aşacak yeni bir modelin önünü açacak. Kardiyovasküler ve Nörolojik endikasyonlarda kullanılan faz 2 ve faz 3 aşamasındaki orjinal molekülün klinik çalışmaları ve bölgesel üretim tesis kurulumu için Türkiye'ye yatırım kararı alan ABD'li ilaç firması TSI direktörü Dr. Kemal Oğuz Kalafat, şirketin yapacağı bu yatırımın Türkiye için sadece ilk kez kendi molekülünü üretmesinin yanısıra GSYO'larda da bir ilk olacağına dikkat çekiyor. "GSYO'lar doğru yapılandırılmalı" uyarısı yeniden gündemde Dr. Kalafat, daha önce yaptığı değerlendirmelerinde, teknoloji GSYO'larının yeterince derinlikli portföy oluşturmaması, kısa vadeli kazanç odaklı hareket etmesi ve spekülatif işlemlere açık olmasını eleştirilmiş, bu yapıların uzun vadede yatırımcı güvenini zedelediğine dikkat çekerek, "Doğru yapılandırılmalı" demişti. Kalafat, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını belirterek, daha şeffaf, üretim ve teknoloji odaklı bir modele ihtiyaç olduğunu vurguluyor. TSI yatırımıyla ezber bozuluyor ABD'li ilaç firması TSI'nin Türkiye'de planladığı yatırımın, GSYO sisteminde yeni bir sayfa açması bekleniyor. TSI'nin, teknoloji ve biyoteknoloji odaklı projeler üzerinden gerçekleştireceği yatırımın, doğrudan üretim ve Ar-Ge temelli olması dikkat çekiyor. Bu yatırım, sadece finansal bir ortaklık değil, aynı zamanda bilimsel üretimi ve yüksek katma değerli teknolojiyi merkeze alan yeni bir GSYO modeli olarak değerlendiriliyor. "Mevcut sorunların dışında olacağız" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Kalafat, TSI yatırımıyla birlikte farklı bir yapı kurulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de ilk kez bizim şirketimiz, mevcut GSYO sorunlarının kapsamı dışında olacak. Kısa vadeli kazanç yerine, uzun vadeli teknoloji ve üretim hedefiyle hareket ediyoruz." Bu modelin başarılı olması halinde, diğer GSYO'lar için de örnek teşkil edeceği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji ve sağlık ekosistemi için tarihi adım TSI yatırımıyla birlikte, Türkiye'nin sadece finansal yatırım alanında değil, ilaç ve biyoteknoloji üretiminde de daha güçlü bir konuma gelmesi hedefleniyor. Uzmanlar, bu sürecin hem yerli girişimcilere hem de uluslararası sermayeye yeni fırsatlar sunacağını ifade ediyor. Sektör temsilcileri, bu adımın Türkiye'de teknoloji ve sağlık yatırımlarında kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olabileceğini vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble İzmir 2026 için Hazırlıklar Sürüyor Haber

Marble İzmir 2026 için Hazırlıklar Sürüyor

14 – 17 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 31. Marble İzmir Fuarı’nın Danışma Kurulu Toplantısı, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ev sahipliğinde, Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, oda ve birlik başkanları ile yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası'nda düzenlendi. Hazırlık süreci, teşvikler ve sektörün beklentilerinin ele alındığı toplantıda konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in 31 yıldır doğal taş sektörüne sağladığı katkıların yanı sıra İzmir’in ekonomik hareketliliği, ticaret hacmi ve uluslararası görünürlüğü açısından da önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Fuarın, üretimden ihracata uzanan geniş bir yapıyı bir araya getirdiğini vurgulayan Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörün gelişimine katkı sunan, kentin marka değerini güçlendiren ve 100’ü aşkın ülkeden katılımcı ve ziyaretçisi ile uluslararası iş birliklerine zemin hazırlayan önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtti. “Prestijli Fuar” statüsü ile katılımcılara teşvik Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in, Ticaret Bakanlığı tarafından “Prestijli Fuar” statüsüne alınmasının katılımcılar açısından önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekerek, 1 Ocak 2026 itibarıyla güncellenen teşvikler kapsamında katılımcı firmalar için yararlanabilecekleri fuar üst destek limitinin 1 milyon 292 bin 800 TL olduğunu belirtti. Stant yapımı ve fuar katılımına ilişkin harcamaların bu destekler kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Cumalıoğlu, İzmir Ticaret Odası tarafından sağlanan desteklerle birlikte katılımcılar için güçlü bir teşvik yapısının oluşturulduğunu dile getirerek, “İzmir Ticaret Odası’nın fuara özel desteği var. Buna göre, oda üyeleri için 1–80 metrekare arası katılımlarda yüzde 50, 80–200 metrekare arası katılımlarda ise yüzde 60 oranında, metrekare başına KDV hariç 3 bin TL’ye kadar destek sağlanıyor. Bu destekler Ticaret Bakanlığı teşvikleriyle birlikte kullanılabiliyor. Bu teşviklerin katılımcılarımız için büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Yurt dışı tanıtım çalışmaları tam gaz Cumalıoğlu, yurt dışı tanıtım çalışmaları ve ziyaretçi hedefleri kapsamında ABD, İngiltere, Körfez ülkeleri ve Benelüks pazarlarından proje ve mimarlık odaklı alıcılar ile Çin, Hindistan, İtalya ve Mısır’dan blok alımı yapan profesyonellerin öncelikli hedef gruplar arasında yer aldığını, bu doğrultuda uluslararası tanıtım ve davet çalışmalarının sürdürüldüğünü söyledi. İtalya doğal taş ve taş işleme makineleri sektörünün önemli temsilcilerinden İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan anlaşmaya da değinen Cumalıoğlu, bu iş birliğinin Marble İzmir’in uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğini belirtti. Heykel Çalıştayı ile mermer kentle buluşuyor Tuğçe Cumalıoğlu, bu yıl bir Heykel Çalıştayı düzenleyeceklerini de belirterek, “İzmir bir mermer kenti. Marble İzmir’i, fuar alanıyla sınırlı görmüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın önerisi ile 15 Mart – 8 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de düzenlenecek heykel çalıştayıyla mermerin kent yaşamında daha görünür hale getirilmesini hedefliyoruz. Çalıştayda üretilecek eserler, Marble İzmir süresince sergilendikten sonra İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda yer alacak” diyerek mermerin ticari kimliğinin yanı sıra kültürel ve sanatsal yönünün de kentle buluşturulmasının amaçlandığını dile getirdi. “İzmir’i daha iyi tanımaları için çalışıyoruz” Katılımcı ve ziyaretçilerin İzmir’de daha fazla zaman geçirip kenti tanımasını istediklerini ve bunun için de çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Cumalıoğlu, “Fuar ziyaretçilerinin İzmir’i daha yakından tanıyabilmesi için şehir içi yürüyüş rotaları, mermer cepheli yapıları kapsayan envanter çalışmaları, antik kentlere yönelik alternatif tur seçenekleri üzerinde çalışıyoruz. Online ziyaretçi kaydı yapan tüm ziyaretçilere, fuar süresince ve sonrasında şehirde yapılabilecek etkinliklere ilişkin bilgilendirici içerikleri de e-posta yoluyla daha gelmeden iletiyoruz” dedi. “Fuarı daha da büyütmek hepimizin sorumluluğu” TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, Marble İzmir’in sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte ele alınması gereken bir organizasyon olduğunu belirterek, fuarın başarısı için otelcilerden lokantacılara, taksicilerden ticaret odalarına kadar kentin tüm dinamiklerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Herkesin fuara sahip çıkmasının önemine dikkat çeken Şimşek, fuarın 31 yıllık geçmişi ve öncesindeki Sevgi Yolu dönemiyle birlikte 36 yıla yayılan büyük bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayarak, “Benim bugün üç yaşında bir torunum var, belki 30 yıl sonra gelip bu fuarda çalışacak. Bu nedenle Marble İzmir’i yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da fuarı olarak görmeli ve hep birlikte büyütmeliyiz. Bu fuar bir kişinin değil, hepimizin ortak değeri ve dünyada ilk üçte yer alan bir Türkiye markası. Bu birikimi koruyarak daha da büyütmek hepimizin sorumluluğu” dedi. 77 milyon dolardan 2 milyar dolara Yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgi veren Şimşek, fuarın ilk yılında 77 milyon dolar olan doğal taş sektörünün ihracatının 2022 yılında 2 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, fuarın sektörü, sektörün de fuarı büyüttüğünü söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 20 milyar dolarlık bir ticari hacim içinde Türkiye’nin yüzde 10’luk paya sahip olduğunu aktaran Şimşek, “Bu başarıda makine sektörünün önemli bir rolü var. Doğal taşta ürün geliştikçe makine kullanımı artıyor. Bu da ihracat rakamlarına doğrudan yansıyor. Bu fuarda da bir holü dolduran makine üreticilerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. “Üzerimize düşeni yapmaya her zaman hazırız” Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu ise Marble İzmir’in sektör açısından stratejik bir organizasyon olduğunu belirterek, fuarın daha da güçlenmesi için üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını ifade etti. Birlik olarak Marble İzmir’i, ihracatı büyüten önemli bir platform olarak gördüklerini dile getiren Alimoğlu, “Bu doğrultuda alım heyetleri başta olmak üzere uluslararası ticareti artırmaya yönelik çalışmaları fuar süreciyle birlikte planlıyoruz. Hedef pazarlardan nitelikli alıcıların İzmir’e getirilmesi, katılımcı firmaların yeni ticari bağlantılar kurabilmesi ve sektörün ihracat potansiyelinin artırılması için fuara tam destek vermeye devam edeceğiz” dedi. Güç birliği mesajı Toplantının sonunda söz alan sektör temsilcileri de fuarın daha da güçlendirilmesi adına görüş ve önerilerini paylaştı. Katılımcılar, fuarın üretimden ihracata uzanan yapısının sektör için büyük bir değer oluşturduğunu vurgulayarak, danışma kurulu toplantılarının ortak aklın geliştirilmesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Sektör temsilcileri ayrıca, Marble İzmir kapsamında düzenlenen, farklı ülkelerden gençlerin katıldığı Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın tasarım, katma değerli üretim ve genç tasarımcıların sektöre kazandırılması açısından önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Sektör temsilcileri, fuara birlikte katkı sunmaya ve iş birliği içinde çalışmaya hazır olduklarını da dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.