Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sensör Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Sensör Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sensör Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Robotaksi’de Otonom Sürüş Heyecanı Kocaeli’de Haber

Robotaksi’de Otonom Sürüş Heyecanı Kocaeli’de

Türkiye’nin otonom araç teknolojilerindeki yetkinliğini geliştirmek ve gençlerin yapay zekâ, sensör teknolojileri ve otonom kontrol sistemleri alanındaki çalışmalarını gerçek dünya senaryolarında sınamak amacıyla düzenlenen Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, final heyecanına hazırlanıyor. TEKNOFEST kapsamında, Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmada, 1.199 takım arasından finale kalan 50 takım, 23-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kocaeli Bilişim Vadisi Kampüsünde otonom sürüş yeteneklerini sergileyecek. Yarışma, araçların insan müdahalesi olmaksızın çevrelerini algılaması, elde ettiği verileri yorumlaması, doğru kararlar vermesi ve bu kararları güvenli sürüş manevralarına dönüştürmesi üzerine kuruluyor. Yarışmacı takımlardan, kent içi ulaşım senaryolarını modelleyen final parkurunda trafik işaret ve işaretçilerini gerçek zamanlı olarak anlamlandırmaları, statik ve dinamik engelleri algılayarak güvenli şekilde sakınmaları, yolcu indirme ve bindirme görevlerini yerine getirmeleri, trafik ışıklarına uymaları ve park işlemini kurallara uygun biçimde gerçekleştirmeleri bekleniyor. Tüm görevlerin dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın otonom olarak tamamlanması gerekiyor. 4.646 kişi yarışmaya başvurdu Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, bu yıl da yoğun katılımla dikkat çekti. Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri ile mezunların başvurabildiği yarışmaya iki kategoride toplam 1.199 takım ve 4.646 kişi başvurdu. Başvuruların 698 takımı ve 2.234 üyesi Hazır Araç kategorisinde, 501 takımı ve 2.412 üyesi ise Özgün Araç kategorisinde yer aldı. Değerlendirme süreçlerinin ardından Hazır Araç kategorisinden 22 takım ve 243 üye, Özgün Araç kategorisinden ise 28 takım ve 510 üye finale kaldı. Böylece final etabında toplam 50 takım ve 753 yarışmacı mücadele edecek. Yarışmanın finalistleri, teknik yeterliliklerini farklı aşamalarda ortaya koydu. Takımların performansı; Teknik Yeterlilik Formu, Kritik Tasarım Raporu, Araç Test Videosu veya Simülasyon Raporu ve Final Değerlendirmesi aşamalarından oluşan süreç kapsamında değerlendiriliyor. Bu değerlendirmelerle takımların yalnızca araç ve yazılım geliştirme kabiliyetlerinin değil, otonom sürüş sistemlerinin algılama, planlama, karar verme ve kontrol yeteneklerinin de ortaya konulması hedefleniyor. İki kategoride, iki farklı mühendislik yaklaşımı Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, farklı teknik yaklaşımlara sahip takımların mücadele edebilmesine imkân tanıyan iki ayrı kategoride gerçekleştiriliyor. Hazır Araç kategorisinde takımlara, yarışma kapsamında tahsis edilen ve drive-by-wire özelliğine sahip tam donanımlı elektrikli araç platformu kullandırılıyor. Bu kategoride takımlar, ağırlıklı olarak otonom sürüş yazılımlarını ve karar verme algoritmalarını geliştirmeye odaklanıyor. Hazır Araç takımları, danışman hariç en az 3, en fazla 25 kişiden oluşabiliyor. Özgün Araç kategorisinde ise takımlar hibe edilmiş veya daha önceden üretilmiş araçlarla yarışmaya katılıyor. Bu kategoride aracın tüm yapısal özelliklerinden ve yarışma şartnamesine uygunluğundan takım doğrudan sorumlu tutuluyor. Danışman hariç en az 5, en fazla 25 kişinin yer alabildiği bu kategoride, otonom sürüş yazılımının yanı sıra aracın mühendislik altyapısı ve tasarımı da yarışmanın önemli unsurları arasında bulunuyor. Final parkurunda şehir içi ulaşım senaryoları uygulanacak 23-26 Ağustos tarihlerinde Kocaeli Bilişim Vadisi Kampüsünde gerçekleştirilecek finalde takımlar, gerçek şehir içi ulaşım koşullarını modelleyen görevlerle karşı karşıya gelecek. Araçların yolcu indirme ve bindirme noktalarında doğru şekilde hareket etmesi, trafik ışıklarını ve trafik kurallarını takip etmesi, parkur üzerindeki statik ve dinamik engelleri algılaması ve güvenli sakınma manevraları gerçekleştirmesi gerekecek. Finalin en önemli unsurlarından biri ise araçların tüm bu görevleri dışarıdan herhangi bir insan müdahalesi olmadan yerine getirmesi olacak. Böylece takımların geliştirdiği yapay zekâ ve otonom sürüş sistemlerinin yalnızca laboratuvar veya simülasyon ortamındaki değil, gerçek dünyaya yakın dinamik bir ortam içerisindeki performansı da test edilecek. Dereceye girenleri büyük ödüller bekliyor Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışmasında başarılı olan takımlar maddi ödüllerin yanı sıra özel ödüllerle de desteklenecek. Hazır Araç kategorisinde birinci olan takım 250 bin TL, ikinci takım 200 bin TL, üçüncü takım ise 175 bin TL ödül kazanacak. Özgün Araç kategorisinde ise birincilik ödülü 300 bin TL, ikincilik ödülü 250 bin TL, üçüncülük ödülü 200 bin TL olarak belirlendi. Dereceye giren takımların danışmanları da ayrıca ödüllendirilecek. Birinci olan takımın danışmanına 20 bin TL, ikinci olan takımın danışmanına 15 bin TL, üçüncü olan takımın danışmanına ise 12 bin TL ödül verilecek. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra her iki kategoride En Özgün Yazılım Ödülü ve En İyi Takım Ruhu Ödülü, yalnızca Özgün Araç kategorisinde ise En İyi Araç Tasarımı Ödülü takdim edilecek. Bu ödüllerle takımların teknik başarılarının yanı sıra özgün yazılım geliştirme, takım çalışması ve mühendislik tasarımı alanlarındaki başarılarının da teşvik edilmesi amaçlanıyor. Ödüller TEKNOFEST Şanlıurfa’da verilecek Finalde dereceye giren takımlar ödüllerini 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST’te alacak. Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, gençlerin geliştirdiği teknolojilerin gerçek dünya senaryolarında test edilmesini sağlarken, Türkiye’nin otonom sürüş, yapay zekâ, sensör teknolojileri ve araç kontrol sistemleri alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının gelişimine de katkı sağlıyor. Yarışma aynı zamanda genç teknoloji takımlarının yalnızca bir yarışma parkurunda değil, geleceğin mobilite çözümlerinin geliştirilmesi sürecinde aktif rol üstlenmelerine olanak sunuyor. 23-26 Ağustos 2026 tarihlerinde Kocaeli Bilişim Vadisi Kampüsünde gerçekleştirilecek finalde, 50 takım ve 753 yarışmacı, otonom araçların şehir içi ulaşım senaryolarındaki yeteneklerini sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’in İlk Uluslararası Tiremo® Accelerator Workshop’u Budapeşte’de Gerçekleştirildi Haber

Empa Elektronik’in İlk Uluslararası Tiremo® Accelerator Workshop’u Budapeşte’de Gerçekleştirildi

Empa Elektronik, Türkiye’de uzun yıllardır başarıyla sürdürdüğü Accelerator Workshop etkinliklerini uluslararası arenaya taşıdı. Şirket, ilk yurt dışı Tiremo® Accelerator Workshop’unu Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirerek IoT, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında çalışan teknoloji profesyonelleriyle buluştu. Tiremo® Accelerator Workshop’ta katılımcılar, günümüzün en kritik teknoloji başlıklarından biri olan IoT siber güvenliği konusunda uygulamalı eğitimler alırken, Avrupa Birliği’nin yeni Siber Dayanıklılık Yasası (Cyber Resilience Act – CRA) doğrultusunda geliştirilen çözümleri yakından inceleme fırsatı buldu. Tiremo Accelerator Workshop; elektronik, gömülü sistemler, IoT, yapay zekâ ve IoT siber güvenliği alanlarında çalışan mühendis ve mühendis adaylarının yanı sıra ürün geliştirme ekipleri, tasarımcılar ve teknoloji odaklı üretim yapan şirketlere yönelik olarak düzenlendi. Etkinlik sonunda katılımcılar, Tiremo® platformunun sunduğu hızlı prototipleme ve proje geliştirme olanaklarını uygulamalı olarak deneyimlerken, Empa Elektronik ve CyberWhiz’in CRA uyumluluğu ve IoT güvenliği alanındaki teknik yetkinliklerini yakından tanıdı. Uygulamalı IoT ve siber güvenlik deneyimi Program boyunca 4G bağlantılı sistemlerde siber güvenlik altyapısının kurgulanması ve hayata geçirilmesine yönelik uygulamalar ön plana çıktı. Katılımcılar, gerçek senaryolar üzerinden güvenli bağlantı, veri koruma ve cihaz yönetimi süreçlerini deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcıların Empa Elektronik tarafından geliştirilen Tiremo® Secure IoT geliştirme kartları üzerinde çeşitli uygulamalar gerçekleştirdiği etkinlikte sensör teknolojileri, güvenli Wi-Fi ve 4G bağlantısı, MQTT üzerinden güvenli veri transferi ve uzaktan cihaz yönetimi gibi konular uygulamalı oturumlarla ele alındı. Empa Elektronik’in geliştirdiği Tiremo® platformu; sensör, IoT, kablosuz bağlantı teknolojileri (Wi-Fi, BLE, LTE, LoRa vb.) ve ekran çözümleri gibi farklı teknolojileri tek bir geliştirme ekosisteminde bir araya getiriyor. Platform, hızlı prototipleme ve ürün geliştirme süreçlerini destekleyen yapısıyla katılımcılara farklı kullanım senaryolarını uygulamalı olarak deneyimleme imkânı sundu. CRA uyumluluğuna yönelik çözümler Tiremo® Accelerator Workshop’un önemli başlıklarından biri de Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girecek Cyber Resilience Act (CRA) regülasyonu oldu. IoT ürünleri geliştiren ve Avrupa pazarına sunan üreticiler için kritik önem taşıyan düzenleme kapsamında, katılımcılara yeni yükümlülükler ve uyumluluk süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Empa Elektronik ve CyberWhiz uzmanları tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, CRA uyumluluğunun ürün geliştirme süreçlerine etkileri anlatılırken, Tiremo® AIoT platformu ve CyberWhiz güvenlik yazılımlarının bu süreçte sunduğu avantajlar paylaşıldı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen bulut ve mobil güvenlik demolarında ise dış kaynaklı yetkisiz erişim girişimlerinin gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi, engellenmesi ve tespit edilen anomalilerin otomatik olarak bulut yönetim platformuna raporlanması senaryoları gösterildi. Doğu Avrupa’daki teknoloji ekosistemine katkı Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Tiremo® Accelerator Workshop etkinliklerinin şirketin teknoloji hızlandırma vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek “Accelerator Workshop etkinliklerini, müşterilerimizin yeni teknolojileri ve uygulamaları çok daha hızlı deneyimleyebilmelerini sağlayan önemli bir platform olarak görüyoruz. Gün boyu süren bu etkinlikler sonunda katılımcılar yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni teknolojileri projelerine nasıl adapte edebileceklerini uygulamalı olarak deneyimleyerek tasarım süreçlerini hızlandıracak önemli bir yetkinlik kazanıyor” dedi. Empa Elektronik’in uzun yıllardır Türkiye’de gerçekleştirdiği workshop çalışmalarından elde ettiği deneyimi Doğu Avrupa’ya taşımayı hedeflediğini ifade eden Sarpel, “Türkiye’de düzenlediğimiz workshoplardan elde ettiğimiz olumlu geri bildirimler ve teknik birikim, bu deneyimi Doğu Avrupa’daki müşterilerimizle de paylaşma fikrini doğurdu. Bu etkinliğin hem Empa’nın bölgedeki bilinirliğini artıracağına hem de katılımcılara güncel teknolojiler konusunda önemli bir katma değer sağlayacağına inanıyoruz. Budapeşte etkinliğimizin Empa Elektronik açısından stratejik bir adım olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. “Uluslararası büyüme stratejimizde önemli bir adım” Tiremo® Accelerator Workshop’un bir eğitim etkinliği olmanın yanı sıra şirketin uluslararası büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Sarpel, şunları söyledi: “CRA, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren veya bu pazara ürün sunan tüm üreticiler için kritik bir regülasyon haline geliyor. Empa Elektronik olarak bu alandaki çalışmalarımızı sürekli güncelliyor ve müşterilerimize rekabetçi çözümler sunuyoruz. Tiremo® AIoT platformu ve CyberWhiz güvenlik teknolojileri sayesinde üreticilerin CRA uyumluluğunu en hızlı ve etkin şekilde sağlamalarına yardımcı oluyoruz. AB pazarına ürün sunan ve CRA yükümlülüklerine tabi olan üreticiler için güvenilir bir referans platformu olmayı hedefliyor. Budapeşte’de gerçekleştirdiğimiz ilk uluslararası Tiremo® Accelerator Workshop’un gördüğü yoğun ilgi, doğru bir ihtiyaç alanına dokunduğumuzu gösterdi. Önümüzdeki dönemde Tiremo® Accelerator Workshop etkinliklerimizi Doğu Avrupa başta olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz farklı ülke ve bölgelere taşımayı, mühendisler ve teknoloji profesyonelleriyle daha geniş bir coğrafyada bir araya gelmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaan Sidar: “İş Güvenliği Gıdada Güvenli Üretimin Temelidir” Haber

Kaan Sidar: “İş Güvenliği Gıdada Güvenli Üretimin Temelidir”

Gıda sanayisi, hammadde kabulünden son ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan her aşamada yüksek hijyen, kalite ve çalışan güvenliği standartları gerektiriyor. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği, sektörde üretim sürekliliğini tamamlayan temel unsurlar arasında yer alıyor. Son yıllarda artan teknoloji kullanımı, otomasyon yatırımları ve eğitim programları ise güvenli çalışma kültürünün üretim süreçlerinde daha etkin biçimde yerleşmesine katkı sağlıyor. “Güvenli çalışma kültürü her aşamada önem taşıyor” İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda açıklama yapan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, iş sağlığı ve güvenliğinin yasal bir gereklilik olmanın ötesinde kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Gıda sektörü, yüksek standartlarla çalışan ve insan sağlığını merkeze alan bir üretim yapısına sahip. Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği, sadece çalışanı korumakla kalmıyor; üretimin sürekliliğini ve kalitesini de doğrudan etkiliyor. Sanayimizde güçlü bir farkındalık oluşmuş durumda ancak bu alan sürekli gelişim gerektiriyor. Biz de TÜGİS olarak, üyelerimizin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını mevzuat takibi ve bilgilendirme çalışmalarıyla destekliyoruz.” Basit önlemler büyük fark yaratıyor “İş güvenliğinde sonuç çoğu zaman sahada tekrar eden küçük ama doğru adımlarla alınıyor” diyen Kaan Sidar, “Üyelerimizden gelen örneklerde bunu açık biçimde görüyoruz. Bir paketleme hattında kayma riskinin alan düzenlemesiyle azaltılması, çalışanlara uygun tabanlı iş ayakkabılarının sağlanması ya da vardiya başlangıcında yapılan kısa hatırlatmalar, kazaların önüne geçmede büyük fark yaratabiliyor. Dijital izleme sistemleri, otomasyon ve sensör teknolojileri riskli temasları azaltırken; düzenli eğitimler de çalışanların sahada doğru refleksleri kazanmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Sidar, ‘Sıfır kaza’ yaklaşımının her vardiyada yeniden hatırlanması ve uygulanması gereken ortak bir sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda Elroq, Euro NCAP Güvenlik Testlerinden 5 Yıldız Aldı Haber

Škoda Elroq, Euro NCAP Güvenlik Testlerinden 5 Yıldız Aldı

Böylelikle Škoda, 2008’den bu yana geliştirdiği tüm yeni modellerinde 5 yıldız güvenlik derecesi elde etmiş oldu. Škoda Elroq, Yetişkin Yolcu Korumasında yüzde 90’lık bir skor elde ederek 5 yıldız için gereken seviyenin üzerinde performans sergiledi. Değerlendirme; önden ve yandan çarpışma testleri, arkadan çarpma durumunda whiplash koruması ve kazadan sonra devreye giren çoklu çarpışma freni gibi güvenlik sistemlerini kapsıyor. Çocuk Yolcu Koruması kategorisinde ise Elroq yüzde 87’lik skor elde etti. Hem önden hem yandan çarpışma testlerinde çocuk mankenlerde ölçülen yükler son derece düşük seviyede gerçekleşti ve model bu kategoride tamamen “yeşil” sonuçlar aldı. Farklı çocuk koltuklarıyla uyumluluk ve kolay kurulum ise maksimum puanla değerlendirildi. Elroq, yayalar, bisikletliler ve motosikletlileri kapsayan bu kategoride yüzde 77 skor elde etti. Araç, gündüz ve gece şartlarında yapılan çok sayıda senaryoda, gelişmiş sensör teknolojileri sayesinde çarpışmaları önlemeye odaklanıyor. Yeni nesil kapı açma uyarı sistemi, Türkiye’de özellikle şehir içi kullanımda sık görülen bisikletli kazalarının önüne geçmeye yardımcı oluyor. Elroq, Güvenlik Asistanı kategorisinde yüzde 78 skorla değerlendirildi. Acil frenleme destekleri, adaptif sistemler ve şerit takip teknolojileriyle dikkat çeken Elroq, şerit takip yardımcısında maksimum puan aldı. Enyaq ve Octavia 5 Yıldızını Korudu Škoda Enyaq, 2021’deki 5 yıldızlı sonucunu bu yılın daha zorlu kriterleri altında da tekrarladı. Škoda Octavia ise 2019 ve 2022 testlerinden sonra üçüncü kez 5 yıldız elde ederek yüksek güvenlik seviyesini bir kez daha kanıtladı. Octavia bu derecesini önümüzdeki altı yıl boyunca geçerliliğini koruyarak sürdürecek. Ulaşım bakanlıkları, otomobil kulüpleri, sigorta kuruluşları ve araştırma enstitülerinden oluşan bir konsorsiyum olan Euro NCAP, yetişkin ve çocuk yolcu koruması, savunmasız yol kullanıcıları koruması ve aktif güvenlik sistemleri üzerine kapsamlı testler yapmaktadır. 2020’den bu yana Euro NCAP, değerlendirme kriterlerini her üç yılda bir sıkılaştırarak trafik kazalarının ve etkilerinin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır.

Bilim Dünyası Kuantum Yılı’nda Koç Üniversitesi’nde Buluştu  Haber

Bilim Dünyası Kuantum Yılı’nda Koç Üniversitesi’nde Buluştu 

Kuantum dünyasının önde gelen araştırmacılarını, dünya çapında çok değerli akademisyenleri, kamu ve özel sektör temsilcilerini ve öğrencileri bir araya getiren zirve, kuantum bilimi ve teknolojilerinin geleceğine dair uluslararası bir buluşma noktası oldu. Açılış konuşmasında Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti: “Koç Üniversitesi olarak kuantum bilimini yalnızca bir araştırma alanı değil, ‘fiziğin dili ile mümkün olanın sınırları’ arasında bir köprü olarak görüyoruz. Uluslararası Kuantum Yılı’nda düzenlenen bu zirve, üniversitemizin bilginin sınırlarını zorlayan, disiplinlerarası ve küresel ölçekte etkili araştırmalar konusunda kararlılığını yansıtıyor. Amacımız, Türkiye’yi kuantum biliminde bölgesel bir lider, Koç Üniversitesi’ni ise bu alanda ulusal bir merkez haline getirmek” dedi. UNESCO’nun 2025’i “Dünya Kuantum Bilimi ve Kuantum Teknolojileri Yılı” ilan etmesi kapsamında düzenlenen Kuantum Teknolojileri ve İnovasyonun Geleceği Zirvesi, 6 Kasım 2025 tarihinde Koç Üniversitesi’nin Rumelifeneri Kampüsü’nde düzenlendi. Etkinlik bilim, teknoloji ve inovasyonun geleceğini şekillendiren uluslararası bir platform olarak büyük ilgi gördü. Zirve, kuantum dünyasının önde gelen araştırmacıları, dünya çapında çok değerli akademisyenler, kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla kuantum bilimi ve teknolojilerinin toplumsal ve ekonomik dönüşümdeki rolünü çok yönlü biçimde ele aldı. Katılımcılar, kuantum hesaplama, iletişim, sensör teknolojileri, veri güvenliği ve yapay zekâ gibi alanlardaki son gelişmeleri tartıştı. Prof. Dr. Metin Sitti: “Kuantum teknolojileri düşünme biçimimizi dönüştürüyor” Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, açılış konuşmasında kuantum alanının geleceğe yön veren stratejik bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bilim insanlığın en birleştirici dili; farklı disiplinleri, kurumları ve kültürleri ortak bir merak etrafında buluşturuyor. Kuantum bilimi de bu birliğin en güçlü örneklerinden biri; mühendisliği, fiziği ve teknolojiyi aynı potada eritiyor. Bu zirve, hayal gücüyle doğruluğun, keşifle iş birliğinin kesiştiği bir dönemin kapılarını aralıyor” dedi. Kuantum Yılı’nın küresel ayağı Türkiye’de UNESCO’nun küresel ölçekte yürüttüğü “Dünya Kuantum Bilimi ve Kuantum Teknolojileri Yılı” girişimi, bilimsel farkındalığı artırmayı ve kuantum teknolojilerinin disiplinlerarası etkisini görünür kılmayı amaçlıyor. Koç Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve, girişimin Türkiye ayağı olarak bilimsel iletişim, uluslararası iş birliği ve inovasyon kültürü açısından önemli bir adım oluşturdu. Zirve kapsamında yapılan oturumlarda, kuantum teknolojilerinin sadece bilimsel değil, ekonomik ve stratejik boyutları da ele alındı. Katılımcılar, enerji verimliliğinden ilaç geliştirmeye, veri güvenliğinden yapay zekâya kadar birçok alanda kuantum tabanlı çözümlerin geleceğe etkisini değerlendirdi. Koç Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Dr. Özgür Müstecaplıoğlu, Koç Üniversitesi’nin kuantum araştırmalarındaki vizyonunu anlattığı konuşmasında, üniversitenin temel bilimlerden mühendisliğe uzanan disiplinlerarası birikiminin Türkiye’nin kuantum teknolojileri ekosistemine yön verecek bir merkez oluşturduğunu vurguladı. “Kuantum biliminde yalnızca teknoloji üretmiyor, aynı zamanda bu teknolojilerin insanlığa fayda sağlayacak etik ve toplumsal yönlerini de tartışıyoruz” dedi. Max Planck Işık Bilimi Enstitüsü Direktör Emeritus’u ve Ottawa Üniversitesi Fizik Bölümü fahri profesörü Gerd Leuchs, kuantum optiğinin geleceğini ele aldığı sunumunda, ışığın doğası ve kuantum gürültüsünün sınırlarını zorlayan yeni ölçüm tekniklerinden söz etti. Kuantum metrolojisi ve fotonik alanındaki gelişmelerin, haberleşmeden tıbba kadar pek çok uygulamayı dönüştüreceğini belirtti. Universidad Complutense de Madrid’te ve Almanya’daki Max Planck Işık Bilimi Enstitüsü’nde görev yapan Prof. Dr. Luis L. Sánchez-Soto, kuantum metrolojisi ve sensör teknolojileri üzerine yaptığı konuşmada, kuantum ilkelerinin doğadaki en küçük değişimleri bile ölçebilme kapasitesine dikkat çekerken; Palermo Üniversitesi ve Queen’s University Belfast’ta görev yapan Prof. Dr. Mauro Paternostro, kuantum bilgi ve hesaplama sistemlerinin sınırlarını anlattığı konuşmasında, kuantum termodinamiği ve bilgi işleme alanlarındaki son gelişmelerin, klasik bilgisayarların ötesine geçen yeni bir çağ başlattığını vurguladı. 2024 Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası sahibi ve Cambridge Üniversitesi Cavendish Laboratuvarı Başkanı olan Prof. Dr. Mete Atatüre ise konuşmasında kuantum optiği ve katı hal kuantum sistemlerinde yaşanan son gelişmelerin, kuantum teknolojilerinin gerçek dünya uygulamalarına dönüşmesinde nasıl kritik bir rol oynadığını anlattı ve spin-foton etkileşimleri ve atomik ölçekteki 2D malzemelerin kuantum cihaz tasarımına sunduğu olanaklara değindi. Bilimsel etik ve özgünlük özel oturumda ele alındı Zirvenin öne çıkan bölümlerinden biri, Koç Üniversitesi’nin öncülüğünde düzenlenen “Bilimsel Yayıncılıkta Özgünlük ve Etik” başlıklı özel oturum oldu. Akademik üretimde özgünlüğün, güvenilirliğin ve etik değerlere bağlılığın öneminin vurgulandığı oturum, genç araştırmacılardan deneyimli akademisyenlere kadar geniş bir katılımcı kitlesine hitap etti. Panelde, bilimsel bilginin paylaşımı, yapay zekânın akademik yazım süreçlerindeki rolü ve yayıncılığın geleceğine dair kapsamlı bir tartışma yürütüldü. Bilimsel iş birlikleri ve yeni araştırma alanları için güçlü bir zemin Zirve, yalnızca bilimsel bilgi paylaşımının değil aynı zamanda akademi, sanayi ve kamu arasında etkileşim ve iş birliğini güçlendiren bir platform sundu. Katılımcılar, yeni araştırma alanları ve ortak projeler üzerine görüş alışverişinde bulunarak, Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki konumunu güçlendirecek adımlar için önemli temaslarda bulundu. İki gün süren yoğun programın ardından zirve, katılımcılara geleceğin bilimi ve teknolojisine dair ilham verici bir perspektif sundu. Koç Üniversitesi, bilimsel mükemmeliyet ve yenilikçi araştırma vizyonu doğrultusunda, gelecekte de bu alandaki ulusal ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.