Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sera Gazı

Kapsül Haber Ajansı - Sera Gazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sera Gazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aksa Doğalgaz 7. Kez “Düşük Karbon Kahramanı Ödülü”ne Değer Görüldü Haber

Aksa Doğalgaz 7. Kez “Düşük Karbon Kahramanı Ödülü”ne Değer Görüldü

Türkiye’nin lider, Avrupa’nın dördüncü büyük doğal gaz dağıtım şirketi Aksa Doğalgaz, 71 bin kilometreyi aşan şebeke uzunluğuyla 30 il, 375 ilçe ve beldede 8,4 milyon abonesini doğal gazla buluşturuyor. Faaliyetlerini daha temiz bir gelecek anlayışıyla insana, doğaya ve yaşama saygı çerçevesinde hayata geçiren Aksa Doğalgaz, sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamak üzere Ar-Ge çalışmalarını kararlılıkla yürütüyor. 11. İstanbul Karbon Zirvesi, 4-5 Mayıs tarihlerinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” başlığıyla gerçekleştirildi. Aksa Doğalgaz da Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği projesiyle SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde yedinci kez ödülün sahibi oldu. Törende Aksa Doğalgaz’a, sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğine karşı etkin mücadelede örnek oluşturan kuruluşlara değer görülen SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’nün veriliş teknik gerekçesini İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu açıkladı, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal takdim etti. Doğal gaz ile biyometanın güç birliği Aksa Doğalgaz Başkan Yardımcısı Şinasi Gölbaşı, zirve kapsamındaki “Karbon Yönetimi ve Enerji” oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. Gölbaşı sunumunda, Aksa Doğalgaz’ın sürdürülebilirlik faaliyetlerini, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını ve Şirket’in yenilikçi Ar-Ge projesi Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği’ni anlattı. Gölbaşı, “Aldığımız ödülü uzun soluklu çalışmalarımızın anlamlı bir takdiri olarak görüyoruz. Doğal Gazımızda Atığın Yerli ve Yeşil Gücü projemizin devamı niteliğindeki Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği’nde, biyometanın üretimden şebekeye enjeksiyonuna, taşıma seçeneklerinden sertifikasyon ve mevzuat süreçlerine kadar tüm değer zincirini inceliyoruz. Biyometanın doğal gaz altyapısıyla birlikte kullanılabilirliğini teknik, ekonomik, çevresel ve sertifikasyon boyutlarıyla değerlendiriyoruz” diye konuştu. Enerji arzını çeşitlendiriyoruz Küresel iklim krizine karşı kapsayıcı ve sürdürülebilir bir çevresel yönetim adımlarıyla ilerlediklerini belirten Gölbaşı, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede alternatif yakıtların ve çevreci enerji kaynaklarının önemine inandıklarına dikkat çekti. Gölbaşı, sözlerine şöyle devam etti: “Karbon yönetimi açısından doğal gaz, fosil yakıtlardan çevreci yakıtlara geçiş sürecinde en önemli yakıt olduğundan, Ar-Ge çalışmalarımızla enerji arzını çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra düşük karbon ekonomisine geçiş, yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı olmayan; enerji arz güvenliğinden atık yönetimine, yerli kaynakların değerlendirilmesinden sanayinin rekabet gücüne kadar çok boyutlu bir dönüşümü ifade ediyor. Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği projemiz de bu yaklaşımın somut bir çıktısı.” Sürdürülebilir yaşama katkı Aksa Doğalgaz, faaliyet gösterdiği bölgelerde hava kalitesinin iyileşmesine önemli bir katkı sağlıyor. Kömür gibi karbon yoğun yakıtların çevresel etki konusunda bilinçlendirme çalışmalarına devam ederek, hava kalitesinin her geçen gün iyileştirilmesine katkıda bulunuyor. Şirket, 2025 yılında abonelerinin kömür yerine doğal gazı tercih etmesiyle 17,64 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilmesini sağladı. 2025 yılı Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını ISO 14064 Kurumsal Sera Gazı Emisyonlarının Hesaplanması ve Raporlanması Standardı’na uygun olarak altı farklı kategori üzerinden hesapladı. Ayrıca, 2025 yılı elektrik tüketiminden kaynaklı Kapsam 2 karbon emisyonlarını Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi ile nötrleyen Aksa Doğalgaz, ecodrone’larla ulaşılması zor alanlarda gerçekleştirilen tohum atışlarıyla bugüne kadar aboneleri adına 201 bin tohumu toprakla buluşturdu, 2026 yılı sonuna kadar da 500 bin tohum topunu daha toprakla buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Sıcağına Karşı Etkili Yalıtım Çözümü Haber

Yaz Sıcağına Karşı Etkili Yalıtım Çözümü

Baharın gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, yeni inşaat projelerine ivme kazandırırken mevcut binalarda bakım ve yenileme çalışmalarını da gündeme taşıyor. Bu dönemde dış cepheye uygulanan ısı yalıtımı; kışın ısı kayıplarını sınırlandırırken yazın dış ortam sıcaklığının iç mekâna geçişini azaltarak serin havanın korunmasına ve iç mekân konforunun sürdürülmesine katkı sağlıyor. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, sunduğu yüksek performanslı ve birbiriyle uyumlu sistem çözümleri sayesinde yaz aylarında da klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha düşük enerji tüketimiyle daha verimli çalışmasına olanak tanıyor. Binalarda doğru uygulanan ısı yalıtımının yıl boyunca tasarruf sağladığını vurgulayan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Marka Direktörü Çağdaş Korkmaz, “Isı yalıtımı çoğunlukla kış aylarında ısınma maliyetleriyle ilişkilendirilse de yaz dönemindeki etkisi en az bunun kadar kritiktir. Dış cepheden uygulanan yalıtım, dış ortam sıcaklığının iç mekâna geçişini sınırlandıran bir bariyer görevi görür. Bu yapısal koruma, soğutma sistemlerinin daha verimli çalışmasına katkı sağlarken elektrik faturalarında yüksek tasarruf potansiyeli oluşturur. Yaz aylarında klima ve soğutma sistemlerinin enerji tüketimi üzerindeki yükünü azaltmanın en etkili yolu, binanın termal performansını iyileştirmektir. Amacımız, soğutma sistemlerinin sağladığı konforu doğru yalıtım altyapısıyla destekleyerek daha sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaktır” dedi. Isı yalıtımının soğutma maliyetleri üzerindeki etkisinin somut verilerle ortaya koyduklarına dikkat çeken Korkmaz, “Muğla Marmaris’te gerçekleştirdiğimiz uygulamada bu durumu net bir şekilde gözlemledik. Marmaris Armutalan Hizmet Binası’nda yaptığımız ölçümlerde, yapının sadece çalışma saatlerinde iklimlendirilmesine rağmen ısı yalıtım sonrası temmuz ayında enerji tüketiminde yüzde 43’lük bir düşüş sağlandı. Enerji birim maliyetlerindeki artışa rağmen binanın elektrik faturası, yalıtımsız döneme kıyasla yaklaşık %40 daha az geldi. Bu veriler, doğru ısı yalıtımın yaz aylarında da ne kadar güçlü bir ekonomik çözüm olduğunu ortaya koyuyor” bilgisini verdi. Isı yalıtımının tüm bileşenlerini bir arada sunuyor İnşaat sezonunun açılmasıyla birlikte yeni projelerde ve tadilatlarda TS 825 standardının önemine değinen Korkmaz, "Yeni projeler için mevzuatta yapılan değişiklikle, Türkiye’deki iklim bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı ve soğutma enerjisi hesaplamaları da göz önünde tutuldu. Bu durum, özellikle sıcak bölgelerdeki yeni yapılarda yalıtım kalınlıklarının artması anlamına geliyor. Örneğin, daha önce 4 cm’nin yeterli kabul edildiği bir bölgede daha yüksek tasarruf için artık 7-8 cm gibi daha yüksek performanslı kalınlıklar standart haline geldi. Yeni inşa edilen binalarda güncel standartlara uyumlu çözümler sunarken; mevcut binalarında tadilat planlayan tüketicilerimize de bu standartları referans alarak daha kalın ve nitelikli yalıtım uygulamalarını tercih etmelerini öneriyoruz. Yenilenen standartların gerektirdiği yüksek kalınlık ve performans ihtiyaçlarına ise, ısı yalıtım sistemini oluşturan ve fabrikalarımızda birbiriyle uyumlu şekilde geliştirilen ısı yalıtım sistem bileşenlerimizle eksiksiz yanıt veriyoruz. Dalmaçyalı’nın enerji verimliliğine sunduğu katkıyı vurgulayan Korkmaz, “Nippon Paint Betek olarak kurulduğumuz günden bu yana geçen 23 yılda yaklaşık 290 milyon m² ısı yalıtım sistemini yapılarla buluşturduk. Bu sayede 3 milyonu aşkın konutta 12 milyondan fazla vatandaşımızın verimli yaşam sürmesine katkı sağladık. Ülkemiz ekonomisine bugünkü değeriyle 147 milyar TL’lik tasarruf kazandırırken, 33 milyon ton eşdeğer sera gazı salımının da önüne geçtik. Hem yeni binalarda hem de mevcut yapılarda Dalmaçyalı’nın tercih edilmesi, bu tasarruf mirasını daha da büyütecektir” dedi. Ücretsiz Keşif ve Enerji Analiz Desteği Tüketicilerin binalarına en uygun çözümü belirlemeleri için teknolojik ve teknik destek sunan Dalmaçyalı, 81 ilde uzman ekipleriyle ücretsiz keşif hizmeti veriyor. Konut sahipleri ve profesyoneller, Dalmaçyalı web sitesinde yer alan “Enerji Tasarrufu Analiz Raporu” ile binalarının ısı yalıtım ihtiyacını ve sağlayacakları tasarrufu kolayca öğrenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL ve IAG Cargo'dan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Anlaşması Haber

DHL ve IAG Cargo'dan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Anlaşması

DHL Group, International Airlines Group’un (IAG) kargo operasyonlarından sorumlu birimi IAG Cargo ile sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF)* alanındaki iş birliğini önemli ölçüde genişlettiğini duyurdu. Yeni beş yıllık anlaşma, 2025 yılındaki bir önceki yenilemeyle birlikte, Londra Heathrow Havalimanı’nda yaklaşık 240 milyon litre SAF kullanımını mümkün kılacak ve British Airways uçuşlarında taşınan DHL Express kargolarının yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarını azaltacak. DHL Express, yılda yaklaşık 40 milyon litre katkısız SAF (neat) kullanımına karşılık gelen Scope 3 emisyon azaltımlarından faydalanacak. Bu miktar, 2025 yenilemesiyle birlikte toplamda 640.000 ton CO₂e yaşam döngüsü emisyon azaltımına karşılık geliyor. Söz konusu anlaşma, IAG Cargo ağı içerisinde DHL Express taşımalarının neredeyse tamamına atfedilen yakıtı kapsıyor. Bu iş birliğinde kullanılan SAF, Uluslararası Sürdürülebilirlik ve Karbon Sertifikasyonu (ISCC) tarafından sertifikalandırılıyor. SAF, kullanılmış yemeklik yağ gibi kaynaklardan üretiliyor ve yerine geçtiği fosil jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü boyunca yaklaşık yüzde 90 oranında sera gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. İş birliği, ayrıca DHL Global Forwarding (DGF) ile IAG Cargo arasında imzalanacak ek bir çerçeve sözleşmesiyle desteklenecek. Bu adım, Group’un sürdürülebilir yakıtlara güvenilir ve çeşitlendirilmiş erişimini güçlendiren birimler arası stratejisini daha da güçlendiriyor. Genişletilen bu DGF çerçevesi, DHL Group genelinde toplam emisyon azaltım hacmini yaşam döngüsü emisyonu bazında 1 milyon tonun üzerine çıkarma potansiyeli taşıyor. Bu yaklaşım, emisyon azaltım hizmetlerine yönelik artan talebi karşılamada Grup’un kapasitesini güçlendirirken, sürdürülebilir yakıt temelli lojistik çözümler pazarının büyümesini de destekliyor. Aynı zamanda DHL’in müşterilerine uzun vadeli, güvenilir ve geleceğe dönük sürdürülebilirlik çözümleri sunma taahhüdünü pekiştiriyor. IAG Cargo ile güçlendirilen bu ortaklık, havacılık kaynaklı yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarını azaltma yönünde ortak bir kararlılığı yansıtıyor. Müşterilerin taşımacılık kaynaklı emisyonlarını azaltmaya yönelik güvenilir ve uzun vadeli çözümler aradığı bir dönemde, SAF’a istikrarlı ve öngörülebilir erişimin sağlanması giderek daha kritik hale geliyor. Bu iş birliği, DHL Express ve DGF genelinde tutarlı ve yüksek kaliteli lojistik hizmetleri sunma kapasitesinin temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. DHL Express Küresel Ağ Operasyonları ve Havacılıktan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Travis Cobb konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu anlaşma, sektörde SAF kullanımında kararlı iki paydaşın güçlerini birleştirdiğinde nelerin mümkün olduğunu gösteriyor. Ana ticaret hatlarından birinde yaşam döngüsü emisyonlarını azaltma kapasitemizi önemli ölçüde artırırken, sektörler arası iş birliklerinin somut emisyon azaltımlarına nasıl katkı sağlayabileceğini de ortaya koyuyor.” IAG Cargo Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkanı Camilo Garcia Cervera ise şunları ifade etti: “DHL ile uzun yıllara dayanan güçlü bir iş birliğimiz var. Küresel ticaretin sürekliliğini sağlarken daha sürdürülebilir hava kargo çözümleri geliştirmek için birlikte çalışmaya devam etmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu tür ortaklıklar, sürdürülebilir havacılık yakıtının ölçeklenmesi açısından kritik önem taşıyor.” Bu anlaşmalar, DHL’in 2030 yılına kadar hava taşımacılığında sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanım oranını yüzde 30’a çıkarma hedefini destekliyor. Uzun vadeli SAF anlaşmaları, dünya genelindeki müşterilere daha düşük emisyonlu hava taşımacılığı çözümlerini sürdürülebilir şekilde sunabilmek için gerekli altyapının oluşturulmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm Haber

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm

Lastik üretiminde çevresel etkileri azaltmak amacıyla yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımına yönelik dönüşümü kararlılıkla sürdüren Continental, Ocak 2026 itibarıyla 19 üretim tesisinin tamamında dönüşüme gitti. Dünya genelindeki tüm lastik üretim tesislerinde kömür ve ağır akaryakıt (fuel oil) kullanımını tamamen sonlandıran marka, buhar üretiminde biyokütle, biyogaz ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik kullanımına geçti. Geleceğin yenilenebilir enerjilerde olduğunun altını çizen Continental Lastikleri Üretim ve Lojistik Müdürü Dr. Bernhard Trilken, "Bizim için kömür geçmişte kaldı. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek ve üretim sahalarımızda kendi enerjimizi üreterek, üretim süreçlerimizi çok daha bağımsız ve esnek bir yapıya kavuşturduk" dedi. Emisyonda %70 Azalma Continental, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yanı sıra, enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla LPG ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan yararlanıyor. 2025 yılında üretim kaynaklı sera gazı yoğunluğunu bir önceki yıla göre %10’dan fazla, 2019’a kıyasla ise yaklaşık %70 oranında azaltan Continental, son dört yılda yaklaşık 180.000 metrik ton CO₂ tasarrufu sağladı. Sürdürülebilirlik Performansı Tescillendi Continental’in üretim sahalarındaki bu dönüşümü, küresel çevresel raporlama platformu CDP tarafından da takdir edildi. Şirket, 2025 yılı iklim şeffaflığı ve CO₂ azaltım performansıyla A- derecesi aldı. Kömür ve ağır akaryakıta veda eden Continental, düşük karbonlu üretim modeliyle hem çevresel etkisini azaltıyor hem de operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak lastik üretiminde daha temiz ve daha sorumlu bir geleceğe yön vermeye devam ediyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu 19,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 54 ülkede ve yaklaşık 78.000 kişiyi istihdam etmektedir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Enerji’den 51 MW’lık Yeşil Enerji Hamlesi Haber

Rönesans Enerji’den 51 MW’lık Yeşil Enerji Hamlesi

Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak. Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor. Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi. RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti. Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi. Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor. Rönesans Enerji Hakkında: Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığıyla faaliyetlerini sürdüren Rönesans Enerji, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi amacıyla beş yıl içerisinde 2 milyar dolarlık yatırımlar 2.000 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Kısa ve orta vadede enerji üretiminin yüzde 50’sini, uzun vadede ise yüzde 100’ünü güvenilir yeşil kaynaklardan sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren Rönesans Enerji, halihazırda 12 şehirde 21 projeyle 577 MW’ı operasyonda kalan kısmı ise inşaat ve geliştirme aşamasında olan 1.350 MW’lık bir portföye sahip bulunuyor. Rönesans Gayrimenkul Yatırım (RGY) Hakkında: Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Samsun’da Hilltown, Piazza, Optimum, Maltepe Park ve Kozzy AVM’lerinin yanı sıra RönesansBiz Küçükyalı, Hilltown Ofis, Piazza Ofis ve Maltepe Park Ofis ile hizmet veriyor. Portföyünde bulunan ve yönetimini üstlendiği 15 varlığın tamamının gayrimenkul sektöründe sürdürülebilirlik performansının en güçlü göstergeleri arasında yer alan BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikası almasıyla, global çapta büyük bir başarıya imza atan Rönesans Gayrimenkul, bir yılda 114 milyon ziyaretçi ağırlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeren Metal Güçlü Adımlarla Yeşil Dönüşümünü Sürdürüyor Haber

Zeren Metal Güçlü Adımlarla Yeşil Dönüşümünü Sürdürüyor

Zeren Group iştiraklerinden Zeren Metal, Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’nı tanıttı. Avrupa Birliği’nin “Fit for 55” paketi kapsamında 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının en az %55 oranında azaltılması yönünde çalışmalarına dahil olan Zeren Metal, küresel iklim hedefleriyle uyumlu, gerçekçi ve kademeli bir dönüşüm stratejisi benimsiyor. Yapılan analizlerde, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projeleri sonucunda Zeren Metal’in toplam yaklaşık 4,5 milyon kWh enerji tasarrufu ve 1.777 ton CO₂e emisyon azaltımı elde edebileceği ölçümlendi. Ortalama geri ödeme süresi 6 yıl olan bu yatırımlar; ‘soğuk hadde blower uygulaması’ndan ‘enerji izleme sistemi’ne kadar uzanan 10 farklı başlıkta uygulanacak. Zeren Metal, yeşil dönüşümün yalnızca teknolojik yatırımlarla değil, aynı zamanda kurum kültürüyle mümkün olduğunun bilinciyle hareket ediyor. Bu doğrultuda başlatılan farkındalık eğitimleri ile çalışanların sürece aktif katılımı sağlanırken, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk bilincinin kurum genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Özellikle düzenli atölyeler, seminerler ve görsel materyallerle farkındalık düzeyini sürekli destekleyen Zeren Metal, yeşil dönüşümü çalışanlarının katkısıyla da büyütüyor. Zeren Metal Genel Müdürü Murat Akkaş, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hayata geçirdiğimiz ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’ ile yalnızca enerji tüketimimizi ve karbon ayak izimizi azaltmayı değil; aynı zamanda üretim süreçlerimizi daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda enerji maliyetlerinde tasarruf sağlarken, yeşil finansman fırsatlarına erişimimizi artırıyor ve inovasyonu destekleyen yeni iş modelleri geliştiriyoruz. Bununla birlikte çalışanlarımız ve toplumda çevre bilincinin artmasına katkı sunuyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk alıyoruz.” Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik veriliyor Hazırlanan yol haritası kapsamında üretim süreçlerinde enerji tüketimini azaltmaya yönelik projeler geliştiren Zeren Metal, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonunu da hızlandırıyor. Yapılan analizler, uygulanacak projeler sayesinde yıllık milyonlarca kWh enerji tasarrufu sağlanabileceğini ve önemli ölçüde karbon emisyonu azaltımı elde edileceğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda; yüksek verimli ekipman kullanımı, enerji izleme sistemleri, süreç optimizasyonu ve güneş enerjisi yatırımları öne çıkıyor. Özellikle çatı ve arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) projeleri, şirketin karbon emisyonlarını azaltma yolculuğunda kritik rol oynayacak. Topluma ve geleceğe katkı sağlanıyor Zeren Metal’in ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’ yalnızca şirket içi bir dönüşümle sınırlı kalmayıp, daha geniş ölçekte çevresel ve toplumsal faydalar yaratmayı hedefliyor. Bu kapsamda karbon emisyonlarının azaltılmasıyla iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlanırken, doğal kaynakların daha verimli kullanımı destekleniyor. Aynı zamanda atıkların azaltılması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması teşvik edilerek çevre kirliliğinin önlenmesine katkıda bulunuluyor ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik dolaylı faydalar sağlanıyor. Bu tamamlayıcı yaklaşım sayesinde Zeren Metal, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesine de katkı sunmayı amaçlıyor. Sanayide yeşil dönüşümün güçlü oyuncularından biri Zeren Metal, sistematik ve veri odaklı yol haritası ile enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim alanlarında attığı adımlarla sanayide yeşil dönüşümün öncü oyuncularından biri olma yolunda ilerliyor. Şirket, hem ulusal hem de uluslararası sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayarak çevresel sorumluluğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çukurova Isı, Türkiye ve Avrupa'da Sanayinin Yeşil Dönüşümüne Güçlü Katkı Sunuyor Haber

Çukurova Isı, Türkiye ve Avrupa'da Sanayinin Yeşil Dönüşümüne Güçlü Katkı Sunuyor

Isıtmada yüzde 70'e varan enerji tasarrufu sunan Goldsun CPH, yüksek verimli çalışma prensibiyle işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Endüstriyel tesisler, küresel ölçekte enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40'ını, sera gazı emisyonlarının ise önemli bir bölümünü oluşturuyor. Sanayi sektöründe enerjinin büyük kısmı üretim süreçlerinde kullanılırken, tesislerin ısıtma ihtiyacı da toplam tüketim içinde önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda sanayiciler, eski ve verimsiz sistemler yerine daha hedef odaklı ve enerji verimli çözümlere yöneliyor. Ecodesign Direktifi'ne (ErP) uygun tasarım Türkiye'de radyant ısıtma pazarında yüzde 65 paya sahip olan Çukurova Isı, Avrupa Komisyonu'nun Ecodesign Direktifi'ne (ErP) uygun olarak geliştirdiği Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ile hem Türkiye'de hem de Avrupa'da sanayi tesislerine yüksek performans ve enerji tasarrufu sağlıyor. Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: %70 daha tasarruflu "Küresel ölçekte enerji tüketiminin ve sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümünü oluşturan sanayi sektörü, enerji verimliliği ve karbon azatlımı hedefleri doğrultusunda daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor. Çukurova Isı olarak, Ecodesign Direktifi (ErP) kriterlerine uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ürünümüz ile ısıtmada %70 tasarruf sağlayarak Türkiye ve Avrupa'da sanayinin yeşil dönüşüm sürecine önemli katkı sunuyoruz" dedi. Hızlı ve pratik dönüşüm Endüstriyel tesislerde geleneksel ısıtma sistemlerinden radyant ısıtıcılara geçiş sürecinin son derece kolay ve pratik olduğunu da belirten Ünlü, sistemin yaklaşık bir hafta ila 10 gün gibi kısa bir sürede kurulabildiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu Haber

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu

Muzaffer İzgü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay başta olmak üzere; Boğaziçi Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof Dr Levent Kurnaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İlçe Tarım Müdürlüğü temsilcileri, TMMOB’a bağlı meslek odaları, İZSU, ESHOT, üniversitelerin öğretim üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Çalıştay kapsamında, Karabağlar’ın mevcut durumu, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum başlıkları, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, ulaşım, atık yönetimi ve tarım gibi alanlarda görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcıların öneri ve katkılarıyla SECAP sürecinin yol haritasının güçlendirilmesi hedefleniyor. Başkan Kınay’dan İklim Adaleti ve Dayanışma Vurgusu Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Helil Kınay, SECAP sürecinin yalnızca teknik bir planlama çalışması olmadığını vurguladı. “Bu mesele sadece karbon hesabı yapmak değil, bu kentte yaşayan insanların hayatını koruma meselesidir” diyen Kınay, iklim krizinin ertelenemez bir gerçek olduğunu ifade etti. Ancak sorunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Kınay, küresel ve ulusal politikaların da belirleyici olduğunu söyledi. Yaklaşık 500 bin nüfusuyla Karabağlar’ın sosyal ve ekonomik açıdan özel bir tabloya sahip olduğunu belirten Kınay; yaşlı yoksulluğu, genç işsizliği ve dezavantajlı grupların yoğunluğuna dikkat çekti. “Su krizini, sıcak hava dalgalarını konuşurken enerji faturasını ödeyemeyen yurttaşımızı unutamayız. İklim adaleti tam da burada başlıyor” dedi. Yerel yönetimlerin sınırlı yetki ve bütçelerine rağmen sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu vurgulayan Kınay, hazırlanan planların sahaya yansıtılacağını belirterek, dayanışma içinde dirençli bir Karabağlar inşa edeceklerini ifade etti. Prof. Dr. Levent Kurnaz: “Sürdürülebilir Enerji Hayat Meselesidir” Toplantıda söz alan Prof. Dr. Levent Kurnaz, sürdürülebilir enerjinin yalnızca teknik bir başlık olmadığını, doğrudan yaşam kalitesiyle ilişkili olduğunu söyledi. Enerji altyapısının özellikle artan sıcaklıklar karşısında dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Kurnaz, kesintisiz ve güvenli enerji arzının eğitimden sağlığa kadar birçok alanda belirleyici olduğunu ifade etti. Yerel coğrafya, iklim koşulları ve ekonomik yapının dikkate alınmasının önemine değinen Kurnaz, uzun vadeli planlama ve paydaşlar arası iş birliğinin sürdürülebilirliğin temel unsuru olduğunu vurguladı. Teknik Süreç Bilimsel Verilerle Yürütülüyor Toplantıda SECAP sürecine ilişkin sunumu gerçekleştiren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Çevre Mühendisi Selin Dönmez ise planın kapsamlı bir veri çalışmasına dayandığını belirtti. Dönmez, sera gazı envanterinin güncellendiğini, emisyon kaynaklarının detaylı şekilde analiz edildiğini ve azaltım hedeflerinin bilimsel veriler doğrultusunda belirlendiğini ifade etti. Envanter çalışmalarında doğrudan enerji tüketimlerinin yanı sıra ulaşım, atık yönetimi ve belediye faaliyetlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonların da hesaplandığını vurgulayan Dönmez, böylece Karabağlar’ın karbon ayak izinin daha şeffaf ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya konulduğunu söyledi. SECAP’ta Bütüncül ve Şeffaf Hesaplama Yaklaşımı Karabağlar Belediyesi tarafından hazırlanmakta olan SECAP, birçok yerel yönetim uygulamasından farklı olarak daha geniş kapsamlı ve bütüncül bir anlayışla ele alınıyor. Kurumsal sera gazı envanteri çalışmaları yürütülürken özellikle Kapsam 3 emisyonları geniş çerçevede değerlendiriliyor. Tıbbi atıklar, yangın tüpleri, geri dönüşüm ve diğer atık yönetimi süreçlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonlar da hesaplamalara dahil ediliyor. Böylece yalnızca doğrudan enerji tüketimleri değil; belediye faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bertaraf ve geri kazanım süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar da analiz edilerek Karabağlar’ın iklim etkisinin daha gerçekçi ve kapsayıcı biçimde ortaya konulması hedefleniyor. Çalıştayda katılımcıların aktif katkı sunması amacıyla etkileşimli yöntemler uygulandı. “Neden Buradayız?” başlığı altında görüşler alınırken, “İlçemizi Tanıyalım” harita çalışması gerçekleştirildi. “Biz Ne Yapabiliriz?” bölümünde ise GZFT analizi yapıldı ve Katkı–İşbirliği Kartları ile öneriler toplandı. Altı ayrı masa oluşturularak atık, binalar ve enerji, su, ulaşım, sağlık, tarım, hayvancılık ve orman temalarında değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında katılımcılar değerlendirme formları da doldurdu. Meclis Üyesi Yeni: “Bu İlçede Hep Birlikte Değer Üreteceğiz” Çalıştayın kapanışında konuşan Meclis Üyesi Rahile Yeni, ilçede kalıcı ve güçlü bir değer yaratma hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Yeni, sürecin ekip ruhuyla yürütüldüğünü vurgulayarak, “Bu ilçede bir katma değer oluşturmanın çabası içerisindeyiz ve bunu hep birlikte başaracağız” dedi. Kınay’dan Son Mesaj Programın sonunda yeniden söz alan Başkan Helil Kınay, çalıştayın masa başında kalmayacağını belirtti. “Birlikte öğreniyor, birlikte üretiyoruz” diyen Kınay, alınan kararların uygulamaya geçirileceğini ifade etti. “Burası küçük Türkiye, burası Karabağlar. İhtiyaç duyulan her projede birlikteyiz” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kınay, muhtarlara, meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.