Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Seramik

Kapsül Haber Ajansı - Seramik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seramik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koçtaş Eyüp Park Mağazası Yenilenen Konseptiyle Hizmete Açıldı Haber

Koçtaş Eyüp Park Mağazası Yenilenen Konseptiyle Hizmete Açıldı

Ev geliştirme sektörünün öncü markalarından Koçtaş, İstanbul’da bulunan Eyüp Park AVM’deki mağazasını yenileyerek deneyim mağaza konseptiyle hizmete açtı. Daha önce Fix formatıyla hizmet veren mağaza, yeni nesil mağazacılık anlayışıyla baştan tasarlanarak Koçtaş müşterilerinin kullanımına sunuldu. Akşemsettin Mahallesi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde konumlanan mağaza, 1.010 metrekarelik satış alanı ile Koçtaş’ın geniş ürün gamını daha kapsamlı bir deneyimle sunmayı hedefliyor. Yenilenen konsept kapsamında mutfak, banyo, seramik, aydınlatma, ve dekorasyon kategorilerinde çok sayıda ürün tek çatı altında buluşturuluyor. GERÇEK YAŞAM ALANI DENEYİMİ Yeni mağaza kurgusu, müşterilerin ürünleri yalnızca raf üzerinde değil, gerçek yaşam alanı senaryoları içinde inceleyebilmesine olanak tanıyor. Seramik, banyo ve mutfak kategorileri için oluşturulan deneyim alanları sayesinde Koçtaş müşterileri, satın alma öncesinde ürünleri karşılaştırma ve kullanım alanlarını hayal etme fırsatı buluyor. Mağazada yer alan ilham alanları, farklı dekorasyon stillerini bir arada sunarak evini yenilemek isteyen müşterilere fikir veriyor. KİOKS İLE KOLAY ALIŞVERİŞ Koçtaş Eyüp Park mağazasında dijital alışveriş deneyimi ön planda tutuluyor. Mağaza içinde yer alan kiosklar aracılığıyla koctas.com.tr üzerinden ürün siparişi verilebiliyor ve mağazada bulunmayan ürünlere de kolayca erişim sağlanıyor. Yenilenen konseptiyle hizmete açılan Koçtaş Eyüp Park mağazasında, açılışa özel olarak dekorasyon, aydınlatma ve ev gereçleri ürünlerinde yüzde 50 indirim Koçtaş müşterileriyle buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Badırgalı Çocuklar El Emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e Hediye Etti Haber

Badırgalı Çocuklar El Emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e Hediye Etti

Nilüfer Belediyesi, 9-14 yaş arası çocukların yaşadıkları bölgeyi tanıması, koruma bilinci ve farkındalık kazanması ve sürdürülebilir projeler üretmesi amacıyla “Köyünün Geleceği Misin?” isimli proje düzenliyor. Her yıl farklı mahallede hayata geçirilen proje, 2025’te Badırga Mahallesi’nde yapıldı. Çocukların hem kişisel gelişimlerine, hem de yaşadıkları bölgeye dair derinlemesine bilgi ve aidiyet duygusu kazanmalarına katkı sağlaması hedeflenen projeye 22 çocuk katıldı. Çocuklara; sinema, kısa film, arkeoloji, sözlü tarih, kırsal turizm, oryantiring, fotoğrafçılık, seramik, proje yazma, sosyal medya ve ritim gibi çeşitli atölye ve eğitimler verildi. Nilüfer Belediyesi Kültürel Miras Bürosu uzmanları ve gönüllü akademisyenler tarafından yürütülen programda, takım çalışması ile başlayıp, sözlü tarih ve arkeolojik keşiflerle bölgenin tarihinin öğrenilmesi, sanat atölyeleri ve teknik eğitimlerle zenginleşti. DENEYİMLERİNİ SERAMİĞE DÖNÜŞTÜRDÜLER Proje süresince edindikleri bilgi ve deneyimleri sanata dönüştüren Badırgalı çocuklar, köylerinin kültürel mirasını yansıtan bir seramik pano hazırladılar. Ortaya koydukları bu eseri sunmak üzere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i makamında ziyaret eden çocuklar, projeye katılmaktan duydukları mutluluğu paylaştılar. “ÇOCUKLARIMIZI VE GENÇLERİMİZİ ÖNEMSİYORUZ” Çalışmalarından dolayı çocukları tebrik eden Başkan Şadi Özdemir, bu tür projelerin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekti. Çocuklara kendilerini her alanda geliştirebilecekleri bu tip fırsatları sunmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Onların hem kültürel değerlerine sahip çıkmalarını, hem de sosyal hayatta aktif rol alarak kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını önemsiyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Ziyaretin sonunda çocukların taleplerini de dinleyen Başkan Şadi Özdemir, günün anısına çeşitli hediyeler vererek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum 2025’te Katma Değerli Üretime Odaklandı Haber

Eti Alüminyum 2025’te Katma Değerli Üretime Odaklandı

Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, 2025 yılında üretim gücünü ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlik ekseninde yeniden yapılandırırken, stratejik sektörlere yönelik üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Seydişehir’de yarım asrı aşkın süredir sürdürülen üretim faaliyetleri; Ar-Ge, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla desteklendi. Şirketin 2025 yılı performansını değerlendiren Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, şu ifadeleri kullandı: “Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz.” HADDEHANE YATIRIMIYLA KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDE YENİ AŞAMA 2025 yılında Eti Alüminyum’un en önemli yatırım başlıklarından biri yapımı devam eden yeni haddehane yatırımı oldu. Toplam yatırım tutarı 10 milyar TL’yi aşan tesisin, ilk etapta 100 bin ton üretim kapasitesiyle devreye alınması; ilerleyen aşamalarda ise kapasitenin 200–250 bin ton seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Haddehane yatırımıyla birlikte, özellikle savunma sanayi, havacılık ve ileri imalat sektörleri için kritik öneme sahip sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin yurt içinde üretilmesi amaçlanıyor. Bu sayede Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltılması, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilmesi ve Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliğin desteklenmesi hedefleniyor. AR-GE ÇALIŞMALARIYLA ÜRETİMDE YENİ ALANLAR AÇILIYOR Eti Alüminyum, 2025 yılında kapasite yatırımlarının yanı sıra Ar-Ge faaliyetleriyle üretim yetkinliğini güçlendirmeye devam etti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda özel alümina üretim hattı devreye alındı. Yıllık 40 bin ton kapasiteye ulaşması hedeflenen üretim hattı sayesinde; savunma sanayi, seramik ve termal izolasyon gibi stratejik alanlarda kullanılan, yüksek saflık ve dayanım gerektiren bu önemli hammaddenin yurt içinde üretilmesine başlandı. Ar-Ge çalışmaları kapsamında ayrıca, alüminyum üretim sürecinde ortaya çıkan boksit atığından lityum geri kazanımına yönelik pilot üretim başarıyla tamamlandı. Bunun yanında, petrokimya sektöründe kullanılan katalizörlerin yerli üretimine yönelik test süreçleri devam ederken, olumlu sonuçlar alınması halinde ithal edilen bu kritik girdinin Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. YENİLEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARIYLA ÜRETİMDE DÖNÜŞÜM Eti Alüminyum, üretim faaliyetlerini enerji yatırımlarıyla birlikte ele alarak 2025 yılında yeşil dönüşüm stratejisini güçlendirdi. Seydişehir’deki 189 MW güneş enerjisi kurulu gücüne ek olarak, Gaziantep’te 95 MW ve Çumra’da 4 MW kapasiteli güneş enerjisi santralleri devreye alındı. Sivas’ta planlanan 42 MW kapasiteli yeni GES yatırımıyla birlikte, şirketin güneş enerjisinde toplam kurulu gücünün 330 MW seviyesine ulaşması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, Eti Alüminyum’un üretimde kullandığı elektriğin tamamını temiz enerji kaynaklarından karşılamaya yönelik uzun vadeli “yeşil alüminyum” vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile başlayan bu dönüşüm süreci, güneş enerjisi yatırımlarıyla genişletilerek düşük karbonlu üretim yaklaşımının kalıcı biçimde güçlendirilmesini amaçlıyor. ÇEVRESEL SORUMLULUK ODAKLI SAHA UYGULAMALARI Eti Alüminyum, 2025 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla güçlendirdiği düşük karbonlu üretim yaklaşımını, sahadaki çevresel sorumluluk uygulamalarıyla desteklemeyi sürdürdü. Bu yaklaşım doğrultusunda, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalarla 37.900 fidan toprakla buluşturuldu. Dikilen fidanların büyüme süreçleri boyunca yılda yaklaşık 490 ton karbonu atmosferden temizlemesi öngörülüyor. SANAYİ Z.0 İLE NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞINA YATIRIM Eti Alüminyum, 2025 yılında yalnızca üretim ve teknoloji yatırımlarına değil, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Sanayi Z.0 Programı kapsamında, Seydişehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine burs, staj ve uygulamalı eğitim desteği sağlandı. Programın başlangıcından bu yana 200 öğrenci tesislerde staj yaparken, 180 öğrenciye burs desteği sunuldu. Eti Alüminyum mühendislerinin mentorluk katkısıyla yürütülen program, sanayi–okul iş birliğini güçlendiren ve gençlerin üretimle doğrudan temas kurmasını sağlayan sürdürülebilir bir model olarak devam ediyor. Seydişehir’den aldığı güçle yoluna devam eden Eti Alüminyum, üretimden Ar-Ge’ye, enerjiden insan kaynağına uzanan bütüncül yaklaşımıyla Türkiye sanayisine uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. ETİ ALÜMİNYUM HAKKINDA: 1967 yılında temelleri atılan ve 1973'te üretime başlayan Eti Alüminyum, 2005'ten bu yana sanayinin öncü gruplarından Cengiz Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Özelleştirme İdaresi’nden alındıktan sonra yenileme, kapasite artırımı ve teknoloji yatırımlarına hız verilen tesislere, bugüne kadar haddehane yatırımları hariç olmak üzere 700 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirilmiştir. Tüm bu yatırımlar sayesinde bugün, Türkiye'de madenden son ürüne kadar üretim yapabilen tek entegre tesise sahip olan Eti Alüminyum’da yılda 82.000 ton alüminyum üretiliyor. Üretilen ürünler, pencere profilinden uçaklara, turizmden savunma sanayine kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kütahya Porselen’e “Üstün Onur ve Sanat Ödülü” Haber

Kütahya Porselen’e “Üstün Onur ve Sanat Ödülü”

Kültür, sanat ve müzecilik alanında Türkiye’ye kazandırdığı örnek çalışmalar dolayısıyla Kütahya Porselen Kurucu Başkanı Nafi Güral, NG Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral ve Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli “Üstün Onur ve Sanat Ödülü”ne layık görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA ve UNESCO’nun destekleriyle Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen sempozyum, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri, sanatçıları ve araştırmacıları bir araya getiriyor. “Sanat, kültür ve değer üretimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz” Kütahya Porselen Kurucu Başkanı Nafi Güral, açılış konuşmasında etkinliğe katkı sunan kurumlara teşekkür ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Sanat, insanların el becerilerinin ötesinde bir değerler bütünüdür. Kütahya’da bu değerleri yaşatmak adına atılan her adımı önemsiyoruz. Bugün burada kültürel mirası korumaya yönelik bu güçlü iş birliğinin parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Gelecek etkinlikler için her türlü desteği vermeye hazırız.” “Köklerimizden aldığımız ilhamla kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz” Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, İpek Yolu’nun zengin kültürel birikimini akademik ve sanatsal bir bakışla ele alan bu sempozyumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: “Kütahya Porselen olarak, topraklarımızın bin yıllık çini ve seramik kültürünü geleceğe taşımayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Özel Gülsüm Güral Müzesi, 76 bin eserlik koleksiyonuyla hem ailemizin hem de Kütahya’nın kültürel hafızasını yaşatan değerli bir mirastır. Kültür, sanat ve zanaatın özünü koruyarak bu topraklardan doğan hikâyeleri modern tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle geleceğe aktarıyoruz.” Kütahya Dane Oyaları Sergisi büyük ilgi gördü Sempozyum kapsamında, Özel Gülsüm Güral Müzesi’nde Kütahya Dane Oyaları Sergisi de sanatseverlerle buluştu. 2014 yılında Nafi Güral tarafından kurulan müze; kuruluş döneminden günümüze üretilen özel porselenlerin yanı sıra, 14. yüzyıldan itibaren Osmanlı saray porselenleri ve kentin dünyaca tanınan ressamlarının eserlerine ev sahipliği yapıyor. Bu özel seçki, Kütahya’ya özgü el emeği iğne oyalarını bu kez farklı bir perspektifle ziyaretçilere sundu. Yalnızca Kütahya’da görülen renk, biçim ve adlandırmalarla kuşaktan kuşağa aktarılan dane oyaları arasında; Cimdik Oya, Çarkıfelek (Gönül Dolabı), Yassı Karanfil, Zambak, Kasım Pati, aile birliğini simgeleyen Analıkızlı, Kandil Oyası, Dağ Menekşesi ve Türkan Şoray Kirpiği gibi motifler öne çıktı. Gala yemeği Saklı Dünya’da gerçekleşti, ödüller törenle takdim edildi Müze ziyareti ve sergi açılışının ardından program, Saklı Dünya’da düzenlenen gala yemeği ile devam etti. Etkinliğin sonunda gerçekleştirilen Gala ve Ödül Töreni’nde, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli’ye “Vizyoner Tasarım ve Sanata Katkı Ödülü” takdim edildi.

12. Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti Haber

12. Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti

Yurtbay Seramik tarafından bu sene 12. kez düzenlenen ve ana teması “Düzine” olarak belirlenen Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması’nın kazananları, düzenlenen ödül töreni ile ödüllerine kavuştu. Türkiye’de 12 yıldır istikrarlı bir şekilde düzenlenen tek tasarım yarışması olma özelliğini taşıyan Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması, bu yıl da genç tasarımcıları yaratıcı fikirleriyle bir araya getirdi. Hayatın ve doğanın simetrik düzeninden ilham alan bu yolculukta, tasarımın gücü yaratıcılıkla buluştu ve bir döngü, bir “Düzine” tamamlandı. 24 Ekim 2025 Cuma günü Dedeman İstanbul’da gerçekleşen bu buluşmaya Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu, jüri üyeleri, tasarımlarıyla ödüle değer gören öğrenciler ve yakınları katıldı. Yarışmanın sektör ve gençler için önemine vurgu yapıldı Yurtbay Şirketler Grubu Kurucusu Sn. Zeki Yurtbay tarafından “Gençler hayal etsinler, hayal çok güzel bir şeydir. Gerçekleştirilebilir olan hayaller kursunlar. Onları gerçekleştirmek için çalışsınlar. O hayaller gerçekleştikçe, daha da büyür.” ifadeleriyle temelleri atılan ve her sene farklı bir tema ile düzenlenen yarışmanın ödül töreni Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Melis Yurtbay’ın açılış konuşması ile başladı. Konuşmasına merhum Zeki Yurtbay’ı saygı, sevgi ve özlemle anarak başlayan Melis Yurtbay; her yıl daha da güçlenerek büyüyen bu iş birliğinin, sadece tasarım dünyasına değil, sanayi ve eğitim alanında da örnek bir sosyal sorumluluk modeli oluşturduğuna değindi. Yarışmanın Türkiye’de endüstri–akademi iş birliği açısından öncü rolüne vurgu yaparak, gelecekte bu tür sosyal sorumluluk temelli projelerin artarak devam edeceğine dair umutlarını dile getirdi. Melis Yurtbay; şahsı, kurumu ve Emel-Zeki Yurtbay Sağlık ve Eğitim Vakfı Başkanı Emel Yurtbay adına teşekkürlerini sunarak ödül almaya hak kazanan öğrencileri tebrik etti. Daha sonra yarışmanın jüri üyelerinden seramik sanatçısı ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevim Çizer konuşmasını gerçekleştirdi. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri Yarışması’nın sektör ve gençler için önemine değinen Sevim Çizer; özgün fikirleriyle yarışmalarda yer almanın altını çizdi. Alanında en uzun soluklu yarışmanın jüri üyeleri arasında olmaktan dolayı büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu ifade eden Sevim Çizer, daha nicelerinde birlikte olmayı dileyerek öğrencileri tebrik etti. Bu sene 138’in üzerinde farklı üniversiteden 352 öğrencinin tasarımları jüri üyeleri tarafından büyük bir özveriyle değerlendirildi. Tören, her sene farklı disiplinlerden bir araya gelen jüri üyelerinin proje değerlendirme süreci videosu ile devam etti. Genç yetenekler, ödüllerine kavuştu Konuşmalar ve sunumların ardından; Cumhuriyet’in ilkeleriyle yetişmiş çağdaş Türk gençliğinin, tasarım yoluyla geleceğe yön veren yaratıcılığını bir kez daha gözler önüne seren tasarımların sahiplerine, düzine teması kapsamında tarihten bugüne kullanılan araçların, gündelik hayatımızı şekillendiren döngülerin, doğada bulunan farklı simetrik oluşumların yansımalarını estetik, özgünlük ve teknik gibi detayları göz önünde bulundurarak ödülleri takdim edildi. Abdullah Gül Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Mustafa Berat Demir ikincilik ödülünü Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Melis Yurtbay’ın elinden aldı. Eş değer Üçüncü Ödül’ün sahibi olan Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümünden İclal Sabire Gör ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencileri Asel Sude Aydın, Yiğit Kantarcı ve Nisa Gezer eşdeğer üçüncülük ödülerini Yurtbay Seramik Pazarlama Genel Müdürü Hasan Bülent Şamlı’dan aldılar. Eş değer mansiyona değer görülen İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Ayşe Bakırtaş ve eğitimini yurt dışında sürdürmesi sebebiyle törene ailesinin katıldığı İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Nil Yıldırım’a ödüllerini Sevim Çizer takdim etti. Yapı Medya İletişim’in organizasyonu ile düzenlenen yarışmanın ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin bir arada vakit geçirdiği kokteyl ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZKİTAP’a Her Yaştan Ziyaretçi Yoğun İlgi Gösterdi Haber

İZKİTAP’a Her Yaştan Ziyaretçi Yoğun İlgi Gösterdi

Fuar, her yaştan ziyaretçiyi ağırlarken özellikle çocuklar ve öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor. Kitaplarla ve sergilerle buluşan genç ziyaretçiler, fuar atmosferine renk katıyor. Kültürpark’ta yer alan düzenlenen sergiler, fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi görüyor. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda Folkart iş birliğiyle Atlas Pavyonu’nda yer alan Mustafa Kemal Atatürk’ün özel eşyaları, annesi Zübeyde Hanım’ın yazdığı mektuplar ve 250’den fazla benzersiz fotoğrafla 1907-1938 yılları arasındaki liderlik yolculuğunu gözler önüne seren “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” Mustafa Kemal Atatürk sergisi ile dünyaca ünlü medya sanatçısı Refik Anadol'un teknolojiyi ve sanatı birleştiren yapısıyla “Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege” sergileri, ziyaretçi akınına uğruyor. Sergiler, ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Sergilere ilgi büyük Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde ise uluslararası dokuma sanatçısı Fırat Neziroğlu’nun şehre olan özlemini özgün tekniğiyle ifade ettiği “İzmir’i Özledim” Sergisi ile farklı ülkelerden gelen seramik sanat örneklerini bir araya getiren Mehmet Nuri Göçen Vakfı’nın Uluslararası Seramik Çalıştayı Koleksiyonu Sergisi, sanatseverlerle buluşuyor. Ayrıca, Pakistan Pavyonu’nda yer alan ve farklı bir kültürel bakış açısı sunan ArtMeet 2025 kapsamındaki Artemis’ten Dara’ya Ütopyayı Hatırla Sergisi de ziyaretçilerin ilgisiyle karşılanıyor. 26 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak İzmir Kitap Fuarı, sadece kitaplarla değil, aynı zamanda bu özel sergilerle de kültürel bir şölen sunuyor. Fuar, her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. Özellikle çocuklar ve öğrenciler fuara büyük ilgi gösteriyor; aileler, eğitim kurumları ve genç ziyaretçilerle dolup taşan fuar, İzmir’in kültürel yaşamını renklendirmeye devam ediyor. İZKİTAP 26 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalebodur, Tasarım Odaklı Vizyonu ile FDI 2025'te Haber

Kalebodur, Tasarım Odaklı Vizyonu ile FDI 2025'te

Seramiğin köklü markası Kalebodur, tasarım odaklı vizyonunu ve sektörler arası iş birliği hedefini, ana sponsoru olduğu Furnishings & Design Istanbul (FDI) 2025'in merkezine taşıyor. 25–27 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenecek olan FDIFuarı’nda Kalebodur, mobilya sektörü için bir ‘kumaş’ olarak konumlandırdığı yenilikçi ve çok yönlü ürünlerini tasarımcılar ve üreticilerle buluşturuyor. “Tasarımcıyı Özgürleştiren Bir Felsefeye Sahibiz” Bu stratejik iş birliğinin önemine değinen Kaleseramik Pazarlama Direktörü Zeliha Yurdatap, Kalebodur’un inovasyon ve tasarım odaklı dönüşümünün altını çizerek şunları söyledi: “Kalebodur, Türkiye'nin sanayileşme hikayesinin yaşayan bir örneğidir. Ancak değişen ihtiyaçlarla birlikte biz de vizyonumuzu yeniledik ve artık ‘seramik budur ve ayrıca yenilik budur’ diyoruz. Malzememizi, mobilya sektöründe tasarımı yüceltecek, ürüne değer katacak bir ‘kumaş’ olarak görüyoruz. Büyük ebatlı porselen plakalarımızla seramiğin geleneksel kullanım alanlarının sınırlarını aştık. Artık bir zemin ya da duvar kaplaması olmanın ötesinde; bir şömine, bir tezgah, bir merdiven veya mobilyanın bir parçası olabiliyor. Furnishings & Design Istanbul , tasarımcıyı ve kullanıcıyı özgürleştiren bu felsefemizi ve yenilikçi ürünlerimizi mobilya üreticileriyle buluşturmak için çok değerli bir platform.” Yapı Malzemesi Olarak Doğdu, Tasarımın 'Kumaşı' Oldu Fuarda sergilenen ürünler ve Kalebodur’un arkasındaki ilham verici hikayeye de değinen Yurdatap, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük ebatlı ince porselen plaka üretimimiz, aslında 25 yıl önce 1999 depremi sonrası bir ihtiyaca çözüm olarak doğdu. Kurucumuz merhum İbrahim Bodur'un 'depreme dayanıklı, güvenli yapılar için bina yükünü azaltan malzemeler geliştirmeliyiz' vizyonuyla 3 mm'lik ilk plakaları ürettik. Bugün ise bu inovasyonu çok daha ileri taşıdık. Fuarda, mobilya endüstrisinde sıkça tercih edilen 120x280 cm ebadında 6 mm kalınlığındaki plakalarımızın yanı sıra, 160x320 cm gibi devasa boyutlarda 6, 12 ve 20 mm kalınlıklardaki yenilikçi çözümlerimizi de tanıtıyoruz. Amacımız hem tasarımcıyı hem de kullanıcıyı özgürleştirecek bu ürünlerle onlara ilham vermek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye seramik sektöründe marka ülke haline geldi Haber

Türkiye seramik sektöründe marka ülke haline geldi

Isvea Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, Türkiye’nin seramik sektöründe ürün çeşitliliği, kalitesi ve tasarım gücüyle marka ülkelerden biri haline geldiğini, ürün gamı ve kalitesiyle İtalya’yla yarışır hale geldiklerini söyledi. Türkiye’nin fiyat rekabetiyle ayakta kalamayacağını gördüğünü ifade eden Çenesiz, “Sektörde özellikli ürünlere yönelik yatırımlar artıyor; daha az su tüketen, daha yeni yıkama özellikleri sunan, hijyenik açıdan çok daha farklı ürünler geliştiriliyor. Artık bu alanda Türk markaları Avrupalı oyuncularla eş değer olarak görülüyor” dedi. “Hammaddeyi yüksek kaliteli, katma değeri yüksek ürün haline getiren bir ülke olduk” diyen Çenesiz, Türkiye’nin artık katma değer zincirinin sadece ekonomik tarafında olmadığını, sahip olduğunu güçlü teknolojiyi ortaya koyarak pahalı ürünler üretmeye başladığını söyledi. Yeni pazarlara açılıyoruz Isvea olarak geçen hafta katıldıkları vitrifiye seramik sektörünün en önemli fuarı olan ISH Frankfurt’ta bu ilgiye tanık olduklarını ifade eden Çenesiz, bu sayede Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya uzanan birçok yeni pazara açılarak ihracatlarını artırdıklarını söyledi. “Isvea tam manasıyla ihracatçı bir firma. Orta ve orta üst grup segmentlerinde ihracat yapıyor” diyen Çenesiz, Isvea’nın Avrupa’nın geleceğinde yer edindiğini ifade ederek, “Gerek ülkemizin şartları gerek Isvea’nın kendi özel ürün gamı bizi bu hedefe ulaştırdı. Geçtiğimiz sene gerçekten ciddi bir ihracat büyümesi yaptık. Ülkemizin ihracat rakamlarının pek büyümediği bir dönem olan 2024 yılında seramik sağlık gereçleri ihracatında, sektör ortalamasının üzerinde bir büyümeyle, yüzde 10 civarında büyüdük. Bu yıla da iyi başladık ve büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu. Çenesiz, ihracatı artıracak yeni anlaşmalar yaptıklarını, özellikle ABD’yle ilgili pozitif gelişmeler olduğunu söyledi. ABD Başkanı Trump’ın söylem ve eylemlerinin Türk firmalarına avantaj sağladığını belirten Çenesiz, “Durgun geçen 1-1,5 yıldan sonra çok lineer şekilde yükselecek 2-2,5 yıllık bir dönem bekliyoruz. Son iki yılda yaptığımız yatırımlarla artan talebi karşılamaya hazırız” diye konuştu. Yatırımlarımızı tamamladık Isvea olarak son iki yılda çok fazla yatırım yaptıklarını söyleyen Çenesiz, Çorum’daki beş üretim tesislerinin tamamında modernizasyon yatırımlarını tamamladıklarını, yenilenebilir enerji ve çevre yatırımlarına da devam ettiklerini söyledi. Yeşil dönüşüm çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Çenesiz, bu alandaki yatırımlarının bir kısmını devreye aldıklarını, Isvea’nın tüm enerji tüketimini yeşil enerjiden sağlayacak yatırımı da bu yıl içerisinde tamamlayacaklarını söyledi. Dünyada ilk olacak Doğal kaynakları daha az tüketmek amacıyla çok ciddi bir geri dönüşüm tesisi kurduklarını müjdeleyen Çenesiz, “Bütün ürün ve endüstriyel atıklarımızı üretimde kullanabilecek şekilde bir tesis kuracağız ve bunu kendi hammaddemizi, yani doğal kaynak tüketimimizi azaltacak şekilde kullanacağız. Bu da bizi bir anda çok daha farklı bir pozisyona getirecek” dedi. Çenesiz sözlerine, “Özellikle karbon tüketiminde dramatik düşüşler yapacak Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki günlerde bunu sizlerle gururla paylaşacağız. Çünkü dünyada ilk olacak” diye devam etti. Yılın ikinci yarısında büyümeyi hissedeceğiz Sektörün yıl haritasını çizen Çenesiz, “Önümüzdeki üç ay bir dengelenme dönemi, yılın ikinci yarısı ise hem yurt içi hem de yurt dışında büyümeyi hissedeceğimiz bir dönem olacak” diye konuştu. Çenesiz’e göre bu büyümenin en büyük itici güçlerinden biri konut projeleri olacak. “Türkiye genelinde bir konut hamlesinin gerekli olduğunu özel sektörün de bu konuda desteklenmesi gerektiğini ve özellikle arsa üretiminde birtakım çözümler bulunarak ülkemizin kira enflasyonunun belinin kırılması için hızlı bir şekilde konut üretmesi gerektiğini düşünüyoruz” diyen Çenesiz, benzer bir durumun Avrupa açısından da söz konusu olduğunu, Avrupa Birliği'nde tekrar büyüme ihtiyacının oluşması ve onlarda da benzer kira artış sorunlarının yaşanmasının Avrupa'nın tüm ülkelerinde konut arzını oluşturduğunu söyledi. Ancak Çenesiz’e göre ihracatı sürdürülebilir kılmanın ve Türkiye’nin rekabet gücünü korumanın tek yolu, döviz kurunda üretici enflasyonuna paralel bir yükselişin yaşanması. Çenesiz, kurda ÜFE’ye paralel bir artış gerçekleşmemesi durumunda ihracatın azalmakla kalmayacağı, ithalatın da artacağı uyarısında bulundu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.