Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Serbest Bölge

Kapsül Haber Ajansı - Serbest Bölge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Serbest Bölge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATO Başkanı Baran'dan Cumhurbaşkanı'na Ankara Raporu Haber

ATO Başkanı Baran'dan Cumhurbaşkanı'na Ankara Raporu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ankara Valisi Yakup Canbolat, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Dr. Duhan Kalkan'ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Büyükelçi Prof. Dr. Hasan Doğan'ın da yer aldığı kabulde Baran, Ankara'nın ekonomik ve ticari gelişimini desteklemek amacıyla yürüttükleri çalışmalar ve projeler hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bilgi vererek, Başkent ekonomisinin gelişimine yönelik önerilerini içeren bir "Ankara Raporu" arz etti. -METROYA TEŞEKKÜR, SERBEST BÖLGE'YE TALEP- Baran, kabule ilişkin yaptığı değerlendirmede "Sayın Cumhurbaşkanımıza, Ankara iş dünyamızın beklenti ve önerileri ile Başkentimizin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettik. Ankara YHT Garı'ndan Esenboğa Havalimanı'na uzanacak olan ve ihale aşaması tamamlanan metro hattının Ankara'nın ticaret, turizm ve yatırım potansiyelini yükselteceğini ve Ankara'nın gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, teşekkürlerimizi ilettik. 'Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı' niteliğindeki Ankara'nın dünya ile bağını güçlendirecek yurt dışına direkt uçuşların artırılması konusuna ilişkin çalışmalarımız hakkında bilgi arz ettik. Başkentimizin ticaret, ihracat ve turizm alanındaki gelişimine dikkat çektiğimiz kabulde, şehrimizde bir Serbest Bölge kurulması ile Outlet Köyü projesini de dile getirdik" dedi. -KDV ÖDEMELERİNE İLİŞKİN ÖNERİ ATO Başkanı Baran'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a arz ettiği raporda, Ankara iş dünyasının gündemindeki konular da yer aldı. Finansmana erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği mevcut koşullarda, işletmelerin nakit sıkıntısı yaşadığı ve ticaretin vadeli satışlarla gerçekleştirildiği belirtilen raporda, ATO üyelerinin Katma Değer Vergisi (KDV) yükümlülüğünün işletmelerin nakit akışı ve işletme sermayesi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Baran'ın arz ettiği raporda, KDV ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkân sağlayacak bir düzenleme yapılması önerisinde bulunuldu. Raporda, "Ticari hayatta mal ve hizmet satışlarının önemli bir bölümü 3-6 ay gibi uzun vadelerle gerçekleştiriliyor. Ancak işletmelerimiz satış bedelini henüz tahsil etmeden, satışla birlikte hesaplanan KDV'yi, ilgili beyan dönemini takip eden sürede ödemek durumunda kalıyor. Bu durum, işletmelerin henüz kasasına girmeyen satış bedelinin KDV'sini öz kaynaklarından karşılamasına ve esas itibarıyla henüz tamamlanmamış alışverişten doğan verginin finansmanını üstlenmesine neden oluyor. KDV ödemelerinin tahsilata uygun vadeye ertelenmesine dair yapılacak bir düzenleme, vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadan yalnızca ödeme zamanını ticari hayatın gerçekleri ve işletmelerin nakit akışıyla uyumlu hale getirecek; firmalarımızın KDV'yi öz kaynaklarından finanse etmek zorunda kalmalarının önüne geçerek işletme sermayelerine önemli bir destek sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı Haber

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile ATO Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla ATO Duatepe Hizmet Binası'nda gerçekleşen toplantının açılışında birer konuşma yaptı. Toplantıda, Ankara ekonomisine ve iş dünyasına ilişkin değerlendirme, görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. ATO Başkanı Baran yaptığı konuşmada, daha önce gerçekleştirilen Yüksek İstişare Kurulu toplantılarında dile getirilen görüşlerin Ankara'nın tanıtımına yönelik somut çalışmalara dönüştüğünü anlattı. Baran, kurulda dile getirilen görüşler doğrultusunda Ankara'nın tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı bir gezi gerçekleştirdiklerini, bu rotanın daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Başkent Kültür Yolu etkinlikleri programının da rotası olduğunu ifade etti. Baran, "Bugün de amacımız sadece yaptıklarımızı anlatmak değil, bundan sonra Ankara için birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak, yeni fikirleri dinlemek ve ortak aklı ortaya çıkarmaktır" dedi. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE- Ankara ekonomisinin potansiyelini ortaya çıkararak, daha da güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Baran, Ankara'da bir serbest bölge kurulması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini söyledi. Başkent'in coğrafi, lojistik, sektörel ve beşeri sermaye gücüyle serbest bölge kurulması için ideal bir merkez olduğunu belirten Baran, Ankara'nın yaklaşık 40 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle ihracatta da ithalatta da ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Baran, "Ankara'da bir serbest bölge kurulmasının tüm Anadolu için stratejik bir adım olacağı, şehrimizin marka değerini artırarak, Başkent ekonomisinde çarpan etkisi oluşturacağı kanaatindeyiz" dedi. -OUTLET KÖYÜ ÖNERİSİ- Baran, Ankara'nın ticaret ve turizm potansiyelini daha da güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan outlet köyü modelinin Başkent'te de hayata geçirilmesini önerdi. Ankara'nın çevre illerle birlikte milyonlarca kişiye hitap eden önemli bir çekim merkezi olduğuna dikkat çeken Baran, uluslararası standartlarda kurulacak geniş ölçekli bir outlet köyünün kentin turizm ve hizmet sektörüne önemli katkı sağlayacağını ifade etti. "ŞEHİRLER DE ÜLKELER GİBİ REKABET EDİYOR" Dünya ekonomisinin son yıllarda zorlu dönemlerden geçtiğini belirten Baran, "Bu süreçte şehirler de ülkeler gibi rekabet ediyor. Yatırımcılar sadece ülkeye değil şehre de, insan kaynağına da, ulaşım altyapısına da akıyor. Ankara, çok şükür çok yol kat etti. Tamam, 'olduk' demiyorum. Elbette daha çok yolumuz var onun bilincinde olarak söylüyorum" dedi. Temmuz ayı başında gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'nın tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirten Baran, Ankara'nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin de Başkent'in yatırım ortamı ve ticaret potansiyelinin tanıtımına katkı sağlayacağını söyledi. Baran, "Biz de Ankara Ticaret Odası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin üretmesi, ticaretini geliştirmesi, ihracatını artırması ve Ankara'nın uluslararası rekabet gücünün yükselmesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Bunu yaparken de ortak akıldan, istişare kültüründen ve sizlerin tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz" dedi. -ANKARA'DAN DİREKT UÇUŞLARDA HEDEF YENİ DESTİNASYONLAR- Ankara'nın tanıtımı ve marka değerinin bilinirliği açısından önemli mesafe kat edildiğini ifade eden Baran, Gordion ile Ahi Şerafeddin, diğer adıyla Arslanhane Camii'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesiyle Ankara'nın adının ilk kez listeye yazıldığını söyledi. Ankara'dan yurt dışına doğrudan uçuşların artırılmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Baran, Esenboğa Havalimanı'ndan doğrudan ulaşılabilen destinasyon sayısının 40'a yaklaştığını kaydetti. Baran, "Yeterli mi? Elbette değil. Biz yeni hatlar istemeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na kesintisiz raylı ulaşım sağlayacak metro projesine de değinen Baran, projenin başlatılmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti. -BAŞKENT İHRACATININ YÜZDE 20'Sİ İLERİ TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ- Ankara ekonomisinin dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlere rağmen gelişimini sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Baran, "İhracatımız 18.5 milyar dolara, ithalatımız 20,8 milyar dolara yükseldi. Şehrimizde her 100 dolarlık ihracatın yüzde 20'si ileri teknoloji ürünlerinden elde ediliyor. Türkiye ortalamasının yüzde 3 olduğunu dikkate alırsak bu rakamın önemi daha net bir şekilde görülecektir" dedi. Baran, konuşmasında ATO'nun dış ticaret ve ihracatın geliştirilmesi, dijitalleşme, coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve milli katılımlı fuar organizasyonlarına yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi. -ATO MECLİS BAŞKANI DERYAL- ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal de yaptığı konuşmada, dünyada devam eden savaşların, ticari sıkıntıların ve ekonomik sorunların Türkiye'ye de yansıdığını ifade ederek, üretim maliyetlerindeki artışların sanayiyi de etkilediğini kaydetti. Yüksek İstişare Kurulu'nun karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak amacıyla toplandığını ifade eden Deryal, kurul üyelerinin ATO'nun çalışmalarına ve vizyonuna sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti. Deryal, "Burası bir istişare meclisi. Sorunların tespiti, çözüm önerilerinin sunulması gibi her türlü konuyu konuşabiliriz. Biz bugün söylemekten ziyade dinlemeyi tercih ederek sizlere söz vermek istiyoruz" dedi. -AYDIN'DAN "HEDEF ŞEHİR" ÖNERİSİ- ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi de olan OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da yaptığı konuşmada, Ankara'nın sanayi ve ticaret alanındaki en önemli eksikliklerinden birinin fuar alanı olduğunu belirterek, fuar alanının bir an önce tamamlanması gerektiğini kaydetti. Ankara'nın üniversiteleri, teknoparkları, teknoloji merkezleri ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin entelektüel sermayesi en yüksek şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Aydın, Ankara'daki yerli ve yabancı üniversite öğrencilerinin şehrin ekonomisine katkı sağladığını kaydederek, Başkent'teki üniversitelerin ve öğrencilere sunulan imkânların daha etkin şekilde tanıtılabileceğini ifade etti. Farklı ülkelerdeki ticaret ve sanayi odaları ile kardeş oda ilişkilerinin geliştirilmesi önerisini dile getiren Aydın, "Her yıl bir hedef ülke ya da hedef şehir belirleyerek Ankara'nın sanayisini ve ticaretini o pazarda birlikte tanıtabiliriz. Yabancı heyetlerle yapılan görüşmeleri ticarete dönüştürerek sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. CEYLAN: ANKARA-İSTANBUL SÜPER HIZLI TREN HATTININ GÜZERGÂHI ORTAK ÇALIŞMALARIN SONUCU Başkent Ankara Meclisi Başkanı aynı zamanda ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Nevzat Ceylan da konuşmasında, Ankara'da yaşayanların şehre yönelik sahiplik bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ceylan, "Ankara'nın en büyük eksiği nedir diye sorarsanız, sahipsizliğidir. Ankara'da yaşayan insanların böyle bir kentte yaşadığının farkında olması ve sahiplik duygusunu artırmamız lazım" dedi. Ceylan, Ankara'nın sorunlarının çözümünde şehirdeki kurum ve kuruluşların birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, Ankara Valisi, Ankara Ticaret ve Sanayi Odalarının katılımıyla 2021 yılında gerçekleştirilen "Ankara'nın Geleceği için Ortak Akıl Buluşmaları" toplantısında ele alınan İstanbul Süper Hızlı Tren hattı güzergâhı konusunu hatırlattı. Ceylan, Ankara'daki kurumların oluşturduğu kamuoyu ve ilgili makamlarla yapılan görüşmeler sonucunda, hattın Ankara-Ayaş-Beypazarı-Nallıhan güzergâhından geçmesi yönünde sonuç alındığını ifade etti. Ankara'nın metro ağı ve toplu taşıma yatırımlarında geri kaldığını belirten Ceylan, turizm potansiyelinin geliştirilebilmesi için de büyük ölçekli bir müzeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Ankara'nın Ahilik tarihindeki önemine de değinen Ceylan, Başkent'e bir Ahilik Müzesi kazandırılması için ATO'nun öncülük edebileceğini ifade etti. Ceylan ayrıca, Ankara'ya Bilişim Vadisi kurulması, EXPO düzenlenmesi, spor tesislerinin geliştirilmesi ve Ankara merkezli büyük firmaların Ankara'da sporun gelişimine destek sağlaması gerektiğini söyledi. ATO'nun Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda üyeler, Ankara'nın ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel gelişimine ilişkin görüş ve önerilerini dile getirerek, şu başlıklara değindi: -Finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Nefes Kredisi ve benzeri finansman desteklerinin kapsam ve tutarlarının artırılması, -Ankara'da yüksek teknoloji ve savunma sanayisi odaklı bir serbest bölge kurulması, -Serbest bölge çalışmalarında hava kargo, demir yolu bağlantısı, gümrükleme ve limanlara erişim altyapısının birlikte ele alınması, -Ankara'dan limanlara yapılan taşımacılıkta demir yolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesi, -İhracatçıların artan üretim ve lojistik maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle yaşadığı rekabet sorununun çözülmesi, -Başkent'in yatırım ve üretim kapasitesini geliştirecek teşviklerden daha fazla yararlanmasının sağlanması, -Ankara'dan yurt dışına direkt uçuşların ve ulaşılabilen destinasyon sayısının artırılması, -Esenboğa Havalimanı'na metro hattının tamamlanması ve şehir içi ulaşım imkanlarının geliştirilmesi, -Ankara'nın sanayi, yüksek teknoloji ve ihracat kapasitesinin daha etkin şekilde tanıtılması, -Ankara'nın tarihi ticaret yapılarının yer aldığı bir ticaret ve kültür rotası oluşturulması, -Üniversitelerle iş birliği yapılarak Ankara'nın sorunlarına çözüm üretecek bir kent laboratuvarı kurulması ve "İkinci Yüzyılda Ankara Vizyon Belgesi" hazırlanması, -Ankara'daki spor kulüplerinin ve spor tesislerinin desteklenmesi, -Trafik kurallarına uyulmasının sağlanması için şehir içi trafik denetimlerinin artırılması, ATO Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'na, ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri, Başkent Ankara Meclisi Başkanı ve Ankara Eski Milletvekili Nevzat Ceylan, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lale Özgenel, ASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Eda Ersoy Tombakoğlu, ATO Yönetim Kurulu E. Üyesi Süleyman Ekinci, ATO E. Meclis Üyeleri Mustafa Kaya, Yunus Altun, Fatih Mert, Sertaç Köleli, SAYOKAN Dünya Federasyonu ve Ankara Tekstil Ürünleri Sanayicileri Dernek Başkanı Yaşar Tanrıverdi ve TÜMSİAD Ankara Koordinatör Şube Başkanı İnan Yürek ile ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Vecdet Fehmi Şendil, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik, Nihat Uysallı, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, Yasin Özyolu ve Meclis Başkanlık Divan Katibi Ayşe Nilay Çelik'in katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. EİB’nin bundan önceki rekoru geçen haziran ayındaki 1 milyar 743 milyon dolardı. EİB böylelikle iki ay üst üste ihracat rekoru kırma başarısı gösterdi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon doarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO'dan Gümrük Birliği Çağrısı Haber

ATO'dan Gümrük Birliği Çağrısı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin 1996 yılından bu yana dahil olduğu Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesinin Türkiye'nin rekabet gücünü artıracağını belirterek, "Ticaret Bakanlığımızın Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik çalışmalarını çok kıymetli buluyor, sürecin en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Nihat Uysallı, Ahmet Akça, Ali Yıldız, Adem Ali Yılmaz, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik ve Yasin Özyolu ile birlikte Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı makamında ziyaret etti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar'ın da yer aldığı görüşmede, ATO üyelerinin gündeminde yer alan konular değerlendirilerek, iş dünyasının talep ve beklentileri iletildi. -GÜMRÜK BİRLİĞİ, VİZE ENGELİ VE TAŞIMACILIKTAKİ KOTA SORUNU- Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olduğunu ve Türkiye'nin AB ile geçen yılki ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Baran, Türkiye'nin 1996 yılından bu yana dâhil olduğu Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı'nın Gümrük Birliği'nin güncellemesine yönelik çalışmalarını desteklediklerini kaydeden Baran, Ticaret Bakanı Bolat'ın Brüksel'de gerçekleştirdiği temaslarda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize kolaylığı ve taşımacılıkta yaşanan kota sorunlarını gündeme taşımasının reel sektör açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Baran, "1959'da AB üyeliği için başvuruda bulunmuştuk. 1996 yılında Gümrük Birliği'ne dâhil olduk. Bu kadar uzun geçmişimiz olmasına karşın bugün geldiğimiz noktada vize konusunda sorun yaşıyoruz, taşımacılıkta kota sorunuyla karşı karşıyayız. Tüm bunların üzerine Avrupa Birliği'nin yeni sanayi stratejisi 'Made in EU' yaklaşımı da ayrıca bir gündem olarak önümüzde duruyor. Gümrük Birliği'nin hizmetleri, tarımı, kamu alımlarını ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Kendi ekonomik güvenliğini arayan Avrupa Birliği, yanı başında yer alan, güçlü ve güvenilir üretim ortağı Türkiye ile daha güçlü ekonomik entegrasyonu kendi çıkarları açısından değerlendirmelidir" diye konuştu. -KAMU ALIMLARINDA YERLİ MALI TERCİHİ YAYGINLAŞTIRILMALI- Baran, küresel rekabetin giderek arttığı bir dönemde yerli üretimin desteklenmesinin ekonomik bağımsızlık açısından kritik önem taşıdığını belirterek, kamu satın alma politikalarında yerli malı ürünleri önceleyen uygulamaların kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Kamu alımlarında yerli üretimi teşvik eden yaklaşımın yalnızca üreticiyi desteklemekle kalmayacağını ifade eden Baran, bunun aynı zamanda yatırımın, istihdamın, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın da önünü açacağını kaydetti. -FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI- Enflasyonla mücadele programını desteklediklerini kaydeden Baran, üretimin, yatırımın ve ihracatın ivmesini koruyabilmesi için reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan sanayicilere yönelik finansman programını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Baran, "İşletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, nakit akışını rahatlatacak ve yatırım iştahını artıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğuna inanıyoruz" diyerek, ticaret ve hizmet sektörünün de benzer destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu belirtti. -TİCARİ KREDİ KARTLARINDA TAKSİTLENDİRME KOŞULLARI ESNETİLMELİ- Baran, özellikle KOBİ'lerin ve ticari işletmelerin günlük faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından ticari kredi kartlarının önemli bir finansman aracı haline geldiğini belirterek, bu kartlara yönelik taksitlendirme sınırlamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ticari kredi kartlarında taksit imkânlarının genişletilmesinin işletmelerin nakit akışını rahatlatacağını ifade eden Baran, üretim, ticaret ve istihdamın sürdürülebilirliği açısından işletmelerin kısa vadeli finansman ihtiyacını karşılayacak daha esnek uygulamaların hayata geçirilmesinin faydalı olacağını kaydetti. -MİLLİ KATILIMLI FUAR DESTEĞİ İÇİN TEŞEKKÜR- Ankara Ticaret Odası'nın ticaret ve ihracatı geliştirmek üzere yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren Baran, Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle iki kez milli katılımlı fuar düzenlediklerini anlattı. Baran, "Ticaret Bakanlığımızdan aldığımız "Milli Katılımlı Fuar Düzenleme" yetkisiyle ilk olarak, hizmet sektöründe, Riyad'da düzenlenen Dünya Sağlık Fuarı 2025'e katılım sağlamıştık. İkinci kez de Rotterdam'da düzenlenen Breakbulk Europe 2026, lojistik sektörü fuarına katıldık. Buraya Ankara'dan 4, İstanbul'dan 4 firmamız ile Hizmet İhracatçıları Birliği ve Ankara Lojistik Üssü'nü götürdük ve başarılı bir fuar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığımıza üyelerimizin dünya pazarlarına açılmaları için verdikleri destek için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE TALEBİ- Ankara'nın ihracatını ve uluslararası yatırım çekme kapasitesini artırma konusunda görüş ve önerilerini paylaşan Baran, bu konuda atılabilecek en önemli adımın Başkent'te bir Serbest Bölge kurulması olduğunu söyledi. Savunma sanayii, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren firmaların uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölgenin Ankara'yı bölgesel ticaret merkezi haline getireceğini ifade eden Baran, "Lojistik altyapısı, üniversiteleri, teknokentleri ve güçlü üretim yapısıyla Ankara, serbest bölge yatırımı için en güçlü aday durumunda" dedi. -ESENBOĞA'YA YENİ UÇUŞLAR MEMNUNİYET VERİCİ- Baran, Esenboğa Havalimanı'nın uluslararası uçuş ağının genişletilmesine yönelik son dönemde atılan adımların Başkent adına sevindirici olduğunu belirterek, St. Petersburg, Saraybosna ve Üsküp'e başlatılan direkt uçuşların Ankara'nın ticari ve ekonomik ilişkilerine önemli katkı sağlayacağını söyledi. -NATO ZİRVESİ ANKARA İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT OLDU- Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla gerçekleştirilmesinin Başkent Ankara'ya önemli katkılar sağladığını söyledi. Zirveyle birlikte dünya liderleri, uluslararası kuruluşlar, diplomasi çevreleri ve iş dünyasının dikkatinin Ankara'ya yöneldiğini ifade eden Baran, "Dünya'nın şehrimize yönelik bu dikkati dağılmadan, Ankara'yı kongre ve fuar turizminden daha fazla pay alan, diplomasi, teknoloji, kültür ve gastronomi alanlarında uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan, yabancı yatırımcılar için cazibesini sürekli artıran küresel bir başkent haline getirmeliyiz" dedi. Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla gerçekleştirilmesinde irade koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, organizasyonda görev alan tüm bakanlıklara, kamu kurumlarına, güvenlik güçlerine ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi Haber

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi

Programın açılışında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz ile Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ birer konuşma gerçekleştirdi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Zirve'de yaptığı konuşmada, Ankara'nın uluslararası ticaret, yatırım ve turizmde daha güçlü bir konuma ulaşmasına yönelik iki stratejik öneriyi gündeme getirdi. Başkentte "Serbest Bölge" kurulmasının ihracat ve yatırımları artıracağını belirten Baran, turizm ve hizmet sektörünü canlandıracak uluslararası standartlarda bir "Outlet Köyü" projesinin de Ankara'nın ekonomik gelişimine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Zirve'de "Ticaret", "Sanayi", "Tarım ve Gıda" başlıklarında gerçekleştirilen oturumlarda uzman, akademisyen ve sektör temsilcileri Ankara ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, yaptığı konuşmada Ankara'nın artık yalnızca siyasi başkent değil aynı zamanda ekonomik bir merkez olduğuna dikkat çekti. Baran, "Kentimiz son yıllarda sanayinin, ticaretin, nitelikli tarımın, teknolojinin ve küresel inovasyonun da başkenti konumuna yükseldi" dedi. Ankara'nın savunma sanayi, ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretimde güçlü bir konuma ulaştığını belirten Baran, "Şehrimizin mevcut başarılarını taçlandırmak ve ticaret hacmimizi katlayarak artırmak adına iki önemli önerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan ilki Ankara'da bir Serbest Bölge kurulmasıdır. Savunma sanayi, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri, yazılım ve yüksek katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölge, Ankara'nın ihracatına, istihdamına ve yatırım kapasitesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu adım, ihracatçımızın rekabet gücünü artıracak, yabancı yatırımcıları şehrimize çekecek ve Ankara'yı uluslararası ticaret rotalarının merkezine yerleştirecektir. Ankara'nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri ve sanayi altyapısı dikkate alındığında serbest bölge için Türkiye'deki en doğru adrestir" dedi. -ANKARA'YA OUTLET KÖYÜ İLE TURİZMDE YENİ BİR HİKAYE- Ankara'nın ekonomik gelişiminde turizmin de önemli bir başlık olduğuna işaret eden Baran, "2026 yılında Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara artık turizmde de yeni bir hikâye yazmalıdır. Gordion'dan Aslanhane Camii'ne, Beypazarı'ndan Kızılcahamam'a, Ankara Kalesi'nden Cumhuriyet mirasına kadar çok güçlü değerlere sahibiz. Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan Outlet Köyü'nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz. Uluslararası standartlarda, geniş hacimli bir Outlet Köyü projesini hayata geçirmeliyiz. Bu proje hem markalarımızın katma değerini artıracak hem de kentimizi bir alışveriş ve ticaret destinasyonuna dönüştürerek istihdama büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. TİCARET OTURUMUNDA EĞİTİM, VERGİ VE TARIM EKONOMİSİ MASAYA YATIRILDI Açılış konuşmalarının ardından program, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Ticaret Oturumu" ile devam etti. Oturumda, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ile Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı konuşmacı olarak yer aldı. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, ekonomik kalkınmanın temelinde eğitim, kültür ve nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, Ankara'nın bu alanlardaki güçlü altyapısıyla öne çıktığını söyledi. Ankara'nın yaklaşık 6 milyonluk nüfusuyla Türkiye nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına karşın ülke ekonomisinin yüzde 10,5'ini ürettiğini kaydeden Akça, kentte 21 üniversitede yaklaşık 363 bin öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etti. Ankara'nın savunma sanayi, AR-GE merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgeleriyle bilgi ekonomisinde önemli bir merkez haline geldiğini belirten Akça, yüksek teknoloji ürünlerinin Ankara ihracatındaki payının yüzde 20 seviyesine ulaştığını, bunun Türkiye ortalamasının yaklaşık 7 katı olduğunu söyledi. Akça ayrıca, Ankara Ticaret Odası'nın son dört yılda hayata geçirdiği "Mesleki Eğitimde Ankara Modeli" kapsamında meslek liseleri ile iş dünyasını buluşturan, ahilik kültürünü de temel alan kapsamlı bir iş birliği modeli oluşturduklarını kaydetti. TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ise Türkiye'de tarım-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kırsaldan büyükşehirlere göçün temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu ifade eden Karakuş, kırsalda yaşamın cazip hale getirilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından önem taşıdığını söyledi. Serbest piyasa ekonomisinin kurallarının etkin şekilde işletilmesi gerektiğini vurgulayan Karakuş, kamunun düzenleyici, destekleyici ve denetleyici rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Su kaynaklarının stratejik önem taşıdığını belirten Karakuş, Türkiye'nin tarım politikalarını su kaynaklarını merkeze alarak planlaması gerektiğini ifade etti. Gıda enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karakuş, temel tarımsal ürünlerde üretici fiyat artışlarının enflasyonun altında kaldığını, asıl sorunun üretici ile tüketici arasındaki tedarik zincirinde oluşan maliyetlerden kaynaklandığını söyledi. Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı da, Ankara'nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, yaklaşık 6 milyon nüfusa sahip kentin ülke nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına rağmen Türkiye ekonomisine yüzde 10,5 katkı sağladığını söyledi. Ankara'nın vergi gelirlerinde İstanbul'un ardından yüzde 10 payla ikinci sırada yer aldığını belirten Karyağdı, kentte yaklaşık 1 milyon 987 bin kayıtlı çalışanın bulunduğunu, bunların yüzde 68'inin işçi, yüzde 22,9'unun memur olduğunu kaydetti. Türkiye'de yalnızca 10 ilin kamu harcamalarından daha fazla kamu geliri ürettiğini ifade eden Karyağdı, şehirlerin ekonomik olarak kendi kendine yeter hale gelmesinin önemine vurgu yaptı. Vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karyağdı, kurumlar vergisinde tek oranlı yapıya geçilmesi, geçici vergi uygulamasının iki döneme indirilmesi, stopaj yükünün azaltılması ve vergi mevzuatının dijital ekonomiye uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Programın devamında Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde, Ankara Sanayi Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Doç. Dr. Duhan Kalkan ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Taymaz'ın katılımıyla "Sanayi Paneli" düzenlendi. ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansız, Ankara sanayisinin dönüşüm vizyonu, yüksek teknolojili üretime geçiş, nitelikli insan kaynağı ve Ar-Ge ile savunma sanayii ve sivil sektör etkileşimi konularında değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi Gazetesi Ankara Haber Müdürü Hüseyin Gökçe'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen Tarım ve Gıda Oturumu'nda ise Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şahinöz ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Koç konuşmacı olarak yer aldı. Programda, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hamdi Güleç, Ankara Defterdarı Yüksel Duman, Ankara YMM Odası Eşbaşkanı Yılmaz Sezer, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü ile çok sayıda katılımcı da yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Serbest Bölgelerdeki Firmalar Ortalamadan 4 Kat Fazla İhracat Gerçekleştiriyor  Haber

Serbest Bölgelerdeki Firmalar Ortalamadan 4 Kat Fazla İhracat Gerçekleştiriyor 

Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde gerçekleşen 8 aylık ihracat veriler dikkate alındığında, serbest bölgelerdeki firmalar ulusal ortalamanın 4 katı fazla ihracat geliri sağlıyor. Serbest bölgeler, sağladığı yüksek verimlilik ile Türkiye ihracatında öne çıkan bölgeler oldu. Bu yılın 8 aylık döneminde ve 2024yılının tamamında ulaşılan rakamlar, bu bölgelerde faaliyet gösteren firmaları nülke genelindeki ihracatçılara kıyasla çok daha yüksek bir performans sergilediğini ortaya koyuyor. Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde serbest bölgelerden 8.2 milyar dolar ihracat gerçekleştirildi. Bölgelerde toplamda 2 bin firmanın faaliyette olduğu dikkate alındığında serbest bölgelerde firma başına 4.1 milyon dolar ihracat düşüyor. Ocak-Ağustos döneminde Türkiye'nin toplam ihracatı ise 178.1 milyar dolar oldu. TİM verisine göre ülkede toplam 150 bin ihracatçı firma var. Bu sayıyı dikkate aldığımızda Türkiye'de ihracatçı firma başına düşen ihracat geliri ise 1.1 milyon dolar oluyor. Bu da serbest bölgelerdeki firmaların Türkiye ortalamasından 4 kat fazla ihracat geliri sağladığını gösteriyor. Serbest Bölge Modeli ve Stratejik Konumu Rekabet Avantajı Sağlıyor Türkiye Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, serbest bölgelerin yalnızca bir üretim sahası değil, ülke ekonomisi için artık küresel rekabette avantaj sağlayan stratejik yatırım ortamları olduğunu vurguladı. Yusuf Kılınç, bu farkın oluşmasında serbest bölgeleri kuran ve işleten firmaların büyük katkısı olduğunu vurguladı. Dünya standartlarında altyapıya kavuşturulan serbest bölgelere, yine bu kurucu ve işletici firmalar tarafından özellikle yüksek teknolojiye dayalı ürünleri üretip küresel pazarlara ihraç eden firmalardan yatırımlar çekildiğini aktaran Kılınç, "Finansman bulmanın zorlaştığı günümüz koşullarında yatırımcı, bölgelerimizde sermayesini arazi ve bina satın almaya ayırmadan, üretime hazır binaları kiralayarak esnek şekilde büyüyüp küçülebiliyor. Bu avantaj da yerli ve yabancı yatırımcıların tercihinde belirleyici oluyor. Yatırımcının faaliyet ruhsatını aldıktan sonra 1 ay içinde düğmeye basıp üretime geçebiliyor olması, bölgelerimize yatırımın cazibesini arttırmaktadır" diye konuştu. SEBKİDER Başkanı Kılınç, serbest bölgelerin yatırımcıya sağladığı bir başka önemli avantajın da sağlanan lojistik imkanlar olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Çoğu bölge limanlara, havaalanlarına ve uluslararası karayolu ağlarına doğrudan erişim imkânı sunuyor. Serbest bölgeler bu özellikleri ile Türkiye'i küresel tedarik zincirlerine bağlayan stratejik yatırım alanları olmuştur. Vergisel teşvikler ve lojistik avantajların yanı sıra, serbest bölgelerdeki firmalar yüksek katma değerli üretim ve Ar-Ge yatırımlarına daha kolay yönelmektedir. Bu da onların sadece düşük maliyetli değil, aynı zamanda yenilikçi ve esnek üretim kabiliyetleriyle küresel pazarlarda güçlü aktörler haline gelmelerini sağlamaktadır. Bu sayede ileri teknoloji üretim merkezi haline gelmiş bazı serbest bölgelerimizden yapılan ihracatın kilogram değeri 8.5 doları aşmış durumda. Serbest bölgelerin sağladığı bu avantajlar, Türkiye ihracatının küresel pazarlarda rekabet üstünlüğü sağlama çabalarına destek olmaktadır." İhracatta Güçlü Artış, İç Satışlarda Düşüş Veriler, serbest bölgelerde dış pazara yönelimin keskin biçimde arttığını gösteriyor. Bölgelerden yurt dışına yapılan satışlar,2020'de 7 milyar 727 milyon dolar iken 2024 sonunda 11 milyar 993 milyon dolara ulaştı. Bu, %55.2'lik bir artış anlamına geliyor. Buna karşılık, serbest bölgelerden yurt içine yapılan satışlar ise aynı dönemde %11.6 gerileyerek 4,7milyar dolardan 4,1 milyar dolara düştü. Serbest bölgelerin iç pazardaki KOBİ'lerden gerçekleştirdiği satın almalar ise büyüme trendinde. 2020'de 2,57 milyar dolar olan hacim, 2024sonunda 3,61 milyar dolara çıkarak %23'lük bir artış kaydetti. Bu verileri değerlendiren SEBKİDER Başkanı Kılınç, şunları söyledi: "Küresel pazarlarda büyümeyi odağına alan serbest bölgeler, hammadde ya da yarı mamul ürün tedariğinde ülke içindeki KOBİ'lerle ticaretini de önemli miktarda arttırmaktadır. Türkiye'nin serbest bölgeleri, firma başına düşen ihracat rakamları, küresel tedarik zincirlerindeki rolü ve sağladıkları rekabet avantajlarıyla, ülke ihracatının stratejik üsleri haline gelmiş durumda. Veriler, serbest bölgelerin doğru teşvik ve politikalarla desteklenmesi halinde Türkiye'nin ihracat kapasitesini çok daha hızlı artırabileceğine işaret ediyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.