Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sergi

Kapsül Haber Ajansı - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Olgun Gençler’inden Yıl Sonu Sergisi Haber

Olgun Gençler’inden Yıl Sonu Sergisi

Cumhuriyet Mahallesi Olgun Gençlik Merkezi’nde yıl boyunca eğitim alan kursiyerler, yıl sonu etkinliğinde buluştu. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Cumhuriyet Mahalle Muhtarı Dilek Tez olgun gençlik merkezi üyeleri ve yakınları katıldı. Yıl boyu süren resim, çini, dikiş, örgü, ritim, bağlama, dekoratif dokuma kursları ve Türk Sanat Musikisi Korosu olmak üzere 8 farklı branşta yapılan atölyelere 163 kişi katıldı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman etkinlikte yaptığı konuşmada, Olgun Gençlik Merkezi’nin kuruluş felsefesinin sağlıklı yaş alma üzerine kurulu olduğunu söyledi. Merkezlere çok önem verdiklerini dile getiren Erman, “Zira artık günümüzde giderek yalnızlaşan bir toplum haline geldik. Bu tip merkezlerle bu durum tersine işlesin istedik. Umuyorum sayılarını da çoğaltabiliriz” diye konuştu. Olgun Gençlik Merkezi eğitmenlerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Ardından ritim, bağlama gösterisi gerçekleştirildi. Gün içinde sergi alanını ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, el emeği ürünlerini sergileyen katılımcılarla buluştu. Başkan Şadi Özdemir, “Olgun gençlerimizin azmi, üretkenliği ve hayata olan bağlılığı hepimize ilham veriyor. Hepsini tebrik ediyorum. Harika işler ortaya çıkarmışlar” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Kapanca Sokak Festivali Başlıyor Haber

3. Kapanca Sokak Festivali Başlıyor

İzmit’in tarihi mirasını kültür ve sanatla buluşturan İzmit Belediyesi 3. Kapanca Sokak Festivali, 25-28 Haziran tarihleri arasında birbirinden renkli etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlayacak. İzmit Belediyesi tarafından düzenlenen festival, konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere, kültür turlarından SoloTürk gösterisine kadar geniş bir programla kentte festival havası estirecek. TARİHİ KAPANCA SOKAKLARI FESTİVALLE CANLANACAK Festival, 25 Haziran Perşembe günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek kortej yürüyüşüyle başlayacak. İzmit Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünden başlayacak yürüyüş, Kültür Tepesi ve Akçakoca Meydanı güzergâhında festival coşkusunu tüm kente yayacak. Aynı gün Ana Sahne’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve “Kadının İzinde” Sokak Defilesi ile başlayacak etkinlikler, Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu ve The Jackpot konserleriyle devam edecek. SANAT TARİHİ MEKANLARDA HAYAT BULACAK Festival kapsamında İzmit’in tarihi yapıları sergilere ev sahipliği yapacak. Yeni Hamam’da “Dünyadan Örneklerle Çini Sergisi” ile “Mirasın Peşinde: Dünya Müzelerinde Türk Çinileri” sergisi sanatseverlerle buluşacak. Sanayi Odası Butik Otel’de Aslıhan Çiftgül’ün kişisel resim sergisi ve Furkan İnce’nin kişisel heykel sergisi ziyaret edilebilecek. Sürdürülebilir Sanat Kadın Kooperatifi’nde karma sergi yer alırken, Ruşen Hakkı Anısına Şiir ve Edebiyat Evi’nde Yusuf Emir Sudan’ın kişisel sergisi sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Ressamlar Tepesi’nde gerçekleştirilecek canlı sanat performansları da festivale ayrı bir renk katacak. HER YAŞA HİTAP EDEN ATÖLYELER Festival boyunca çocuklar için geleneksel oyunlar, deney atölyeleri, yüz boyama etkinlikleri, masal atölyeleri, mini disko, sanat çalışmaları ve festival temalı etkinlikler düzenlenecek. Yetişkinler için ise cam boncuk yapımı, bardak boyama, broş tasarımı, seramik boyama, sabun yapımı, tişört baskı, mum yapımı, keçe çalışmaları ve el sanatları atölyeleri gerçekleştirilecek. Festival alanında kurulacak stantlar da dört gün boyunca ziyaretçilere açık olacak. EDEBİYAT VE KÜLTÜR MERAKLILARI DA UNUTULMADI Festival kapsamında düzenlenecek söyleşi, imza günü ve kitap tanıtımlarında çok sayıda yazar ve sanatçı vatandaşlarla buluşacak. Ozan Özgen, Atilla Ağırbaş, Ece Özbaş, Yusuf Emir Sudan ve Gazeteci-Yazar Mevlüt Soysal gibi isimler festival kapsamında okurlarıyla bir araya gelecek. 26 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek “Günbatımında Kapanca” kültür turu yürüyüşü ise katılımcılara tarihi Kapanca Sokak’ın hikâyesini farklı bir atmosferde keşfetme fırsatı sunacak. KONSERLER VE GÖSTERİLER DÖRT GÜN BOYUNCA SÜRECEK Festivalin ana sahnesinde dört gün boyunca birbirinden farklı müzik grupları ve sanatçılar sahne alacak. Türk Dünyası Korosu, Kararsızlar, İzmit Belediyesi Kent Orkestrası, Barış ELMA, İÇSES İzmit Çok Sesli Müzikal Koro ve Zafer Yıldız DJ Perküsyon performansları festival coşkusunu artıracak. Sarnıç Sahne’de ise konserler, ritim gösterileri, şiir dinletileri ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Festivalin kapanış günü olan 28 Haziran Pazar akşamı ise sevilen müzik grubu Kafadar sahne alacak. FİNAL SOLOTÜRK GÖSTERİSİYLE YAPILACAK Kapanca Sokak Festivali’nin finalinde gökyüzü nefes kesen bir gösteriye sahne olacak. 28 Haziran Pazar günü Sekapark’ta gerçekleştirilecek SoloTürk gösterisi, festivalin en heyecan verici anlarından biri olacak. Festival alanına ulaşım için ring servisleri de hizmet verecek. İzmit’in tarihi dokusunu sanat, kültür ve müzikle buluşturacak 3. Kapanca Sokak Festivali, dört gün boyunca kentin her köşesine festival heyecanı taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın Fethi Minyatürle Hayat Buldu Haber

Bursa'nın Fethi Minyatürle Hayat Buldu

Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel, sanatsal ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bu kapsamda; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması düzenlendi. Gülçin Anmaç, Aylin Özkan, Suzan Çataloluk, ve Şennur Atalay Varol’dan oluşan seçici kurul; yarışmaya gönderilen birbirinden değerli eserleri detaylıca inceledi. Uzun değerlendirmelerin sonunda; birincilik ödülüne Rie Kudo, ikincilik ödülüne Gülbin Atabek, üçüncülük ödülüne Emine Suna Baran, teşvik ödülüne ise Hasan Atilla Şakarcan, Fatma Çalık ve Ebru Karagöz’ün eserleri layık görüldü. Ayrıca Fatma Arı, Reyhan Budan, Suna Yastı, Nagehan Kumrul, Dilek Varna, Canan Ateş, Canan Karadağ, Nevin Külünkoğlu, Aylin Şekerkaya ve Betül Akbay’ın eserleri ise sergileme ödülü kazandı. Sonuçların belli olmasından ardından, Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Kültür Merkezi’nde sergi ve ödül töreni düzenlendi. ‘KURULUŞUN VE DİRİLİŞİN ŞEHRİ’ ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması’ sergi ve ödül törenine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Yarışma Seçici Kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sanatçılar, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılışında yaptığı konuşmada Bursa’nın tarihi ve kültürel önemine dikkat çeken Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bugün burada yalnızca bir yarışmanın neticesini paylaşmak için değil; tarih, sanat ve medeniyetimizin ortak hafızasında anlamlı bir yolculuğa çıkmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bursa, sıradan bir şehir değildir. Bursa; kuruluşun, dirilişin ve medeniyet tasavvurunun şehridir. Osmanlı’nın ilk başkenti olarak asırlar boyunca ilme, irfana, sanata ve vakıf medeniyetine ev sahipliği yapmış; taşıyla, toprağıyla ve yetiştirdiği gönül insanlarıyla tarihimizin en müstesna şehirlerinden biri olmuştur. Camileriyle, medreseleriyle, hanlarıyla, çarşılarıyla, türbeleriyle ve vakıf eserleriyle adeta bir açık hava müzesi olan Bursa, geçmişin mirasını bugüne taşıyan canlı bir hafıza mekanıdır” dedi. ‘GELECEK NESİLLERE AKTARACAĞIZ’ Bursa’nın fethinin derin anlamlara sahip olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bu yıl Bursa’nın fethinin 700. yılını idrak ediyoruz. Yedi asır önce gerçekleşen fetih, yalnızca surların aşılması değil; gönüllerin kazanılması, adaletin tesis edilmesi ve yeni bir medeniyet ufkunun açılması anlamına geliyordu. Bizler de bu önemli yıl dönümünü sadece anmakla yetinmedik; anlamaya, anlatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya gayret ettik. Bu kapsamda kültür ve sanat sezonumuzu Bursa’nın fethi temasıyla açtık. Fetih Yolu kitabını hemşehrilerimizle buluşturduk. Bursa’nın Fethi tiyatro gösterisini sahneledik. Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularıyla fetih yürüyüşü gerçekleştirdik. Sempozyumlar, söyleşiler, sergiler ve çeşitli kültür-sanat faaliyetleriyle Bursa’nın fethini yıl boyunca farklı yönleriyle ele aldık. Çünkü inanıyoruz ki tarih sadece kitap sayfalarında kalmamalıdır. Tarih; sanatla, edebiyatla, tiyatroyla ve kültürel çalışmalarla yeniden hatırlanmalı, yeniden yorumlanmalı ve yaşayan bir hafızaya dönüştürülmelidir. İşte bugün ödüllerini takdim edeceğimiz ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması’ da bu anlayışın en anlamlı örneklerinden biridir” ifadelerini kullandı. ‘MEDENİYETLER KÜLTÜR-SANATLA YAŞAR’ Medeniyetler için kültür ve sanatın önemine dikkat çeken Başkan Yılmaz; “Medeniyetler sadece kılıçla kurulmaz; kalemle, fırçayla, sanatla ve kültürle yaşatılır. Yıldırım Belediyesi olarak şehrimizin kültür ve sanat hayatına katkı sunmaya, geleneksel sanatlarımızı yaşatmaya ve genç kuşaklarımızı kültürle, sanatla ve tarih bilinciyle buluşturmaya büyük önem veriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki geçmişin birikimini geleceğe taşımanın yolu, kültür ve sanatın ışığını canlı tutmaktan geçmektedir. Bu vesileyle yarışmamıza katılan bütün sanatçılarımıza, değerlendirme sürecini büyük bir titizlikle yürüten kıymetli jüri üyelerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Ödül almaya hak kazanan sanatçılarımızı gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Sergimizin Bursa’mızın kültür ve sanat hayatına değer katmasını, geleneksel sanatlarımızın yaşatılmasına ve yeni kuşaklara aktarılmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Rabbim Bursa’mızın medeniyet yürüyüşünü daim eylesin. Bu güzel şehrin üzerinde yükselen çınarın gölgesi eksilmesin. Sanatımız, kültürümüz ve irfanımız nesilden nesile yaşamaya devam etsin” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın kültür ve medeniyetimiz açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise; “Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla, bu anlamlı ve önemli süreci sahiplenen, sorumluluk alan Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’ı kutluyor ve tüm Bursa adına kendisine teşekkür ediyorum. Bizim medeniyetimiz sadece devlet, kanun medeniyeti değildir. Bizim medeniyetimiz bir sanat, kültür ve gönül medeniyetidir. Yıldırım Belediyemiz de bu noktayı çok iyi yakalamış ve bizlere bunu sunacak çeşitli etkinlikler düzenliyor” ifadelerini kullandı. Seçici Kurul Başkanı Gülçin Anmaç da minyatür sanatının önemine vurgu yaparak; “Minyatür tarihimizi, kültürümüzü görsel hale dönüştüren çok önemli bir sanattır. Bu sanatın yaşatılması, daha geniş kitlelerle buluşturulması ve minyatür sanatçılarının desteklenmesi noktasında bu yarışma ve sergiyi çok değerli buluyorum. Desteklerinden ötürü Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren sanatçılara ödül ve plaketleri verilip, serginin açılışı gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı Haber

Manisa Kültür Yolu Heyecanı Başladı

Osmanlı şehzadelerine ev sahipliği yapan köklü tarihi, bereketli toprakları, güçlü kültürel birikimi ve zengin mutfağıyla Manisa; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine uzanan yüzlerce etkinlikle dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Manisa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Milletvekili Mücahit Arınç ile il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. MANİSA’DA KÜLTÜR VE SANAT HEYECANI BAŞLADI Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam açılış konuşmasında, yaklaşık sekiz ay boyunca yirmi altı şehri kapsayacak Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin en özel duraklarından birinin Manisa olduğunu belirterek, festivalin ikinci kez şehzadeler şehrinde gerçekleştiriliyor olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Festivalin, kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını sağlarken Manisa’nın turizm hareketliliğine, ticari yaşamına ve yerel ekonomisine de önemli katkılar sunacağını belirten Çam, festivalin şehrin kültürel ve ekonomik dinamizmini güçlendiren önemli bir organizasyon olduğunu kaydetti. “TÜRKİYE, KÜLTÜR VE TURİZMDE GÜÇLÜ VİZYONUYLA YOLUNA DEVAM EDİYOR” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam konuşmasında, Türkiye’nin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla huzur, güven ve istikrar odağı olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Çam, Türkiye’nin bölgesinde istikrarın simgesi haline geldiğini belirterek, savaşlardan etkilenen ya da büyüme potansiyeli taşıyan pazarlarda yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın yürüttüğü çalışmalarla turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Çam, ürün ve destinasyon çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Her ülkenin ve her hedef kitlenin farklı beklentilere sahip olduğunu belirten Çam, bu doğrultuda farklı tanıtım stratejileri uygulandığını ifade etti. MANİSA’DA SERGİ DURAKLARINDA TARİHİ YOLCULUK Açılış programının ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Manisa Müzesi’nde gerçekleştirilen “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisini ziyaret etti. Sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri ve Osmanlı saray kültürünün izlerini taşıyan seçkin eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilere tarihsel ve manevi bir atmosfer sundu. Program kapsamında daha sonra Fatih Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi” ziyaret edildi. Sergide; tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, filografi, deri işleri, taş işçiliği ve geleneksel el sanatlarının pek çok örneği bir araya getirilerek Manisa’nın kültürel birikimi gözler önüne serildi. Geleneksel sanatların incelikli örnekleri, ziyaretçilere kültürel mirasın yaşayan yönünü yakından deneyimleme fırsatı sundu. Program kapsamında ayrıca Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan “Çocuk Köyü” alanı ziyaret edilerek çocuklara yönelik gerçekleştirilen etkinlikler yerinde incelendi. ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA 9 GÜN KÜLTÜR VE SANAT Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’da gerçekleştirilecek etkinlikler; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine kadar her yaş grubuna hitap eden zengin içeriğiyle dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında sanatseverlerle buluşacak. Şehzadeler şehrinin tarihi sokaklarında, müzelerinde, meydanlarında ve kültür duraklarında hayat bulan festival; kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir deneyim sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydın Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Coşkusu  Haber

Aydın Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Coşkusu 

Tralleis, Nysa ve Milet gibi köklü medeniyetlere ev sahipliği yapan kentte festivalin ilk gününde; atölyelerden sergilere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan dopdolu bir program sanatseverlerle buluştu. AYDIN KÜLTÜR YOLU’NDA SERGİLER ÖNE ÇIKTI Aydın, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatın farklı disiplinlerini buluşturan kapsamlı bir sergi programına ev sahipliği yapıyor. Kentin dört bir yanına yayılan bu seçkiler; Aydın’ın antik çağlardan günümüze uzanan kültürel katmanlarını sanatla harmanlayarak ziyaretçilere çok yönlü bir keşif imkanı sunuyor. Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşan Burak Erim’in “Düşlere Yolculuk” sergisi, izleyiciyi renkler ve düşler arasında içsel bir yolculuğa davet etti. Her bir eserin hayal gücü ile gerçeklik arasında kurduğu özgün anlatım diliyle öne çıktığı sergi, aynı zamanda Tamer Levent’in “Sanata Evet” çağrısının bir yansıması olarak sanatın birleştirici, iyileştirici ve özgürleştirici gücünü ortaya koydu. Atilla Koç Kültür Merkezi’nde yer alan “Korunan Zaman: Arkeolojik Mirasın Görsel Yolculuğu” sergisinde, müze uzmanı ve fotoğraf sanatçısı Muhammed Diler’in objektifinden yansıyan kareler ziyaretçilerle buluştu. Kültürel mirasın korunması ve belgelenmesine odaklanan sergi, fotoğrafı yalnızca bir kayıt aracı değil, geçmişin estetik değerlerini günümüze taşıyan güçlü bir anlatım biçimi olarak ele alıyor. Hakan Yaralı’nın küratörlüğünde hazırlanan sergi, Aydın’daki antik kentlere ait görsel seçkisiyle sanatseverlere buluştu. Aydın Arkeoloji Müzesinde ziyaretçilerin ilgisine sunulan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi ise Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası bir araya getiriyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan seçkin eserler yer alıyor. Atilla Koç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras: Aydın Sergisi”nde hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, ahşap ve sedef işleri başta olmak üzere pek çok geleneksel sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek ziyaretçilere kapsamlı bir kültürel deneyim sundu. FESTİVALİN İLK GÜNÜ SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERLE ZENGİNLEŞTİ Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Aydın’da düzenlenen etkinlikler, fotoğraftan sinemaya, söyleşilerden geleneksel el sanatlarına uzanan zengin içerikleriyle kenti çok yönlü bir kültür ve sanat platformuna dönüştürerek her yaştan sanatseveri aynı çatı altında buluşturmaya devam ediyor. “FotoMaraton Aydın” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Gün boyunca kentin farklı noktalarını kadrajlarına taşıyan katılımcılar, Aydın’ın tarihi dokusunu, kültürel zenginliğini ve günlük yaşamını fotoğraf aracılığıyla yorumlama fırsatı bulurken; çocuklara özel düzenlenen etkinlik ise küçük yaşta sanatsal farkındalığın gelişmesine katkı sundu. Yoğun ilgi gören FotoMaraton etkinlikleri, kenti sanatla keşfetmenin dinamik ve yaratıcı bir yolu olarak öne çıktı. Atilla Koç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Buluşması: Körüklü Çizme” söyleşisi, kentin somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan körüklü çizme geleneğine odaklandı. Alanında uzman bir konuşmacı eşliğinde düzenlenen programda, körüklü çizme kültürünün tarihsel arka planı, üretim süreçleri ve toplumsal hayattaki yeri ele alınırken; katılımcılar bu kadim geleneğe ilişkin kültürel pratikleri ve sözlü anlatımları yakından tanıma fırsatı buldu. Aynı mekanda düzenlenen “Yaşayan Miras Olarak Havut: Devecilik Kültürünün Kadim İzleri” söyleşisinde ise deve süsleme sanatının ve devecilik kültürünün köklü zanaatlarından biri olan havutçuluk ele alındı. Programda, havut yapımındaki teknik inceliklerden kullanılan geleneksel malzemelere, estetik anlayıştan ustadan çırağa uzanan aktarım sürecine kadar pek çok başlık değerlendirildi. Havutçuluğun yerel kimlik, toplumsal hafıza ve törensel kültürle kurduğu bağ vurgulandı. Tekstil Park Sanat Galerisi ve Atilla Koç Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sepet Örücülüğü Atölyesi”, “Keçe Atölyesi”, Ebru Atölyesi ve Çömlek Atölyesi katılımcılara usta eğitmenler eşliğinde üretim süreçlerini deneyimleme imkanı sunarken, köklü el sanatlarının inceliklerini uygulamalı olarak aktardı. Yoğun ilgi gören atölyeler, kültürel mirasın yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı. KURTULUŞ MÜCADELESİ AYDIN’DA BEYAZ PERDEYE TAŞINDI Şükran Güngör-Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen “Kanlıbahçe” kısa film gösterimi, izleyicileri Kurtuluş Savaşı yıllarına taşıdı. Aydın’da Yunan işgali sırasında halkın ve efelerin verdiği milli mücadeleyi konu alan film, adını Mursallı’da yaşanan mezalimden alan hikayeyi çarpıcı bir anlatımla beyaz perdeye aktardı. Yoğun ilgi gören gösterim, izleyicilerden büyük beğeni topladı. AYDIN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE ÇOCUK ETKİNLİKLERİNE YOĞUN İLGİ Festival kapsamında çocuklara özel hazırlanan etkinlikler, eğlence ve öğrenmeyi bir araya getirerek minik ziyaretçilere kültür ve sanatla iç içe keyifli bir deneyim sunuyor. Tekstil Park’ta kurulan “Çocuk Köyü” etkinlikleri kapsamında; şişme oyun parkları, dijital oyunlar, panayır çadırları, atölye çalışmaları, geleneksel yarışmalar, Karagöz atölyesi, VR balon turu ve çeşitli oyun alanları ile çocuklara eğlence dolu bir festival deneyimi yaşatıldı. Alanda gerçekleştirilen “Keçe Atölyesi” ise minik katılımcıları geleneksel el sanatlarıyla buluşturarak hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim sundu. Festival kapsamında çocuklara yönelik hazırlanan etkinlikler arasında yer alan “Aselsan Çocuk Şenliği”, Tekstil Park’ta kurulacak etkinlik alanında minik ziyaretçilerle buluştu. Eğitici ve eğlenceli içeriklerin bir araya getirildiği şenlikte, çocuklar teknoloji ve bilim temelli aktivitelerle keyifli vakit geçirirken aynı zamanda yeni deneyimler kazanma fırsatı buldu. Aydın İl Halk Kütüphanesi, kitap ve çocuk etkinliklerine ev sahipliği yaparak festival süresince edebiyat ve kültür odaklı buluşmaların merkezi oldu. Bu kapsamda Sema Yaylı ve İlhan Yaylı tarafından gerçekleştirilen “Origamili Masallar” etkinliğinde “Karar Dağları” kitabı üzerine bir söyleşi düzenlendi, program sonunda yazar tarafından imzalanan kitaplar katılımcılara hediye edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı Haber

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı

TARİHİN VE SANATIN IŞIĞINDA BULUŞAN SERGİLER Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlıyor. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi oldu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alıyor. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluştu. FESTİVAL ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE RENKLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi İç Avlu’da başlayan “FotoMaraton” etkinliğinde her yaştan onlarca fotoğrafçı, festivalin en güzel karelerini yakalamak için yarıştı. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra” programında katılımcılar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir araya gelerek kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneği üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Etkinlikte; söyleşi ve atölye programlarıyla zenginleşen festival içeriğinin sunduğu çok yönlü deneyim ile geleneksel sanat atölyelerinin uygulamalı öğrenme imkanı sağlaması çerçevesinde verimli bir paylaşım ortamı oluşturuldu. DOĞA VE TARİHİN İZİNDE KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİ “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” kapsamında ise katılımcılar, Çakmaktepe, Sayburç ve Ayanlar hattında düzenlenen yürüyüşlerde bir araya gelerek tarihin izlerini sürme fırsatı elde etti. Bozova/Çatak’ta düzenlenen “Kano” etkinliği ile katılımcılar, bölgenin doğal su güzergahı üzerinde gerçekleştirilen parkurda bir araya gelerek hem sportif bir deneyim yaşama hem de doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı buldu. Etkinlik kapsamında katılımcılara, su sporlarının temel dinamikleri eşliğinde farklı bir keşif ortamı sunularak doğa ve kent yaşamını bir arada deneyimleme fırsatı sağlandı. “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü” etkinliğinde katılımcılar, Fırat Nehri’nin doğal atmosferiyle şekillenen ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğa sahip Takoran Vadisi’nde bir araya gelerek bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanı buldu. FESTİVAL ÇOCUKLAR İLE ŞENLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” minik misafirlerini ağırlamaya başladı. “Küçük Kalbimde Neler Oluyor: Pırpır Sakinleşiyor” etkinliğinde Çağrı Odabaşı, aynı adlı kitabı üzerinden çocuklarla Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde bir araya gelerek minik katılımcılara hikayenin dünyasını yakından tanıma imkanı sundu. Etkinlikte; “Çocuk Köyü” kapsamında dokuz gün boyunca gerçekleştirilen renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla çocuklara çok yönlü bir deneyim alanı oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens, Teknoloji Yolculuğunu ‘170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ İsimli Sergiyle Taçlandırıyor Haber

Siemens, Teknoloji Yolculuğunu ‘170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ İsimli Sergiyle Taçlandırıyor

Sergi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze uzanan 170 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’de sanayi, enerji, altyapı, sağlık, ulaşım ve şehirleşme alanlarında dönüşüme eşlik eden stratejik bir teknoloji ortağı olan Siemens’in tarihsel birikimini ve geleceğe yön veren teknoloji vizyonunu bir araya getirerek ziyaretçilere kapsamlı bir yolculuk sunuyor. 6 Mayıs’a kadar devam edecek olan sergi, Siemens’in Türkiye’deki faaliyetlerini geleceğe yön veren teknolojilerle birlikte ele alırken; şirketin küresel ölçekteki teknoloji birikiminin sanayi ve inovasyon üzerindeki etkisini de kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor. Sanayileşmeden dijital dönüşüme uzanan bir hikâye Sergide yer alan içerikler, Siemens’in bu coğrafyadaki 170 yıllık varlığını farklı dönemler ve temalar üzerinden ele alıyor. İstanbul’un enerji altyapısındaki dönüşüm de serginin dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Dolmabahçe ve Yıldız Sarayı’nda başlayan elektrik altyapısının kurulması süreci, kentin modernleşmesinde belirleyici bir adım olarak anlatılıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Eskişehir’de kurulan Siemens fabrikası, Türkiye’de üretim kültürünün gelişiminde önemli bir başlangıç noktası olarak öne çıkıyor. Telefon, telgraf gibi dönemin teknolojilerinin üretildiği bu tesis, teknolojinin yerelleşmesi ve sanayileşme sürecinin güçlenmesi açısından kritik bir rol üstleniyor. Sergi, yalnızca tarihsel bir anlatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda günümüzün teknoloji başlıklarına da odaklanıyor. Akıllı bina sistemleri ve enerji verimliliği uygulamaları, yapıların artık veriyle yönetilen ve kendi performansını optimize eden sistemlere dönüştüğünü ortaya koyuyor. Türkiye’de hayata geçirilen mega ulaşım projeleri kapsamında havalimanları, köprüler ve raylı sistemlerde kullanılan dijital altyapılar; enerji, güvenlik ve operasyon yönetiminin entegre yapısını gözler önüne seriyor. Siemens Türkiye’nin Ar-Ge gücü ise serginin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Yapay zekâ, dijital ikiz ve endüstriyel yazılım alanlarında geliştirilen çözümler, Türkiye’nin küresel teknoloji ekosistemindeki rolünü güçlendiriyor. Endüstriyel dönüşümün yeni aşaması olan dijital ikiz ve veri analitiği temelli üretim modelleri ise sanayinin daha esnek, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya evrildiğini gösteriyor. “170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ sergisi, geçmişten geleceğe uzanan bütüncül bir anlatı sunuyor” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, sergiye ilişkin açıklamasında şunları paylaştı: “Siemens’in bu topraklardaki 170 yıllık yolculuğu, yalnızca bir şirketin hikâyesini bizlere aktarmakla kalmıyor; Türkiye’nin sanayileşme, modernleşme ve dijital dönüşüm sürecine eşlik eden güçlü bir teknoloji yolculuğu olarak öne çıkıyor. Telekomünikasyon ile başlayıp, ulaşım sağlık, eğitim, altyapı, kültür-sanat başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan bu izleri, ‘170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ isimli sergimizde geçmişten bugüne ve geleceğe uzanan bütüncül bir perspektifle ortaya koyuyoruz. Bu sergide geçmişte attığımız adımları, bugün geliştirdiğimiz teknolojileri ve geleceğe dair vizyonumuzu bir arada sunuyoruz. Türkiye’deki güçlü birikimimizi küresel deneyimimizle birlikte ziyaretçilerle buluşturmak bizim için çok özel bir anlam taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydınlanmanın Projesi Köy Enstitüleri Büyükçekmece’de Yaşatıldı Haber

Aydınlanmanın Projesi Köy Enstitüleri Büyükçekmece’de Yaşatıldı

Atatürk Kültür Merkezi’nde emekli ilkokul öğretmeni Süheyla Ercen’in el emeği eserlerinden oluşan sergi ile Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çalışmalarını sürdüren Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ve Lüleburgaz Çağdaş Öğretmenler Korosu’nun sahne aldığı “Aydınlanma Işıkları” konseri sanatseverlerle buluştu. Aydınlanma Mirası, sergi ve konserle yaşatıldı Köy Enstitüleri’nin aydınlanma meşalesini ve üretim disiplinini meslek hayatı boyunca rehber edinen emekli ilkokul öğretmeni Süheyla Ercen, yılların birikimini “El Emeği, Göz Nuru: Bir Cumhuriyet Öğretmeninin Sergisi”nde sanatseverlerle paylaştı. Sergide yer alan her bir eser; sabrın, titizliğin ve “üretmeden duramayan” köklü eğitim geleneğinin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Tamamı Süheyla Ercen tarafından hazırlanan ürünler, yalnızca birer el işi değil; aynı zamanda üretme azmini ve öğrenme tutkusunu yansıtan özgün çalışmalar olarak dikkat çekiyor. Serginin ardından gerçekleşen “Aydınlanma Işıkları” konserinde ise Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çalışmalarını sürdüren Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ile Lüleburgaz Çağdaş Öğretmenler Korosu sahne aldı. Yılların birikimini ve emeğini sahneye taşıyan koro üyeleri; türküler, ezgiler ve içten performanslarıyla beğeni toplarken, giydikleri özel kostümlerle birlikte sahnede görsel bir şölen sundu. Konser finalinde Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’nin eşi Nalan Çebi, Büyükçekmece Belediyesi Meclis Üyeleri Nurcan Kalaycı ve Selahattin Öner, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Danışmanı ve Eğitimci Bayram Ali Üner tarafından emeği geçenlere plaket takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.