Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sermaye

Kapsül Haber Ajansı - Sermaye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sermaye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Girişimcilik Dünyasının Nabzı Türkiye’de Attı Haber

Küresel Girişimcilik Dünyasının Nabzı Türkiye’de Attı

12 Ekim’deki Investor ve Hackathon Day ile başlayan ve 13–14 Ekim’deki ana programla devam eden etkinlik, üç gün boyunca 2.500’ün üzerinde katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında girişimciler ve yatırımcılar arasında binlerce bire bir görüşme gerçekleşti. Türkiye’nin önde gelen girişimcilik etkinliklerinden Istanbul Ignited by Slush’D; Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Asya'dan girişimcileri, yatırımcıları ve teknoloji liderlerini ağırladı. 100'ü aşkın konuşmacının yer aldığı etkinlikte aynı zamanda hackathonlar ve yatırımcı-girişimci eşleşmeleri de düzenlendi. Buluşmaya özel geliştirilen eşleştirme uygulaması üzerinden girişimciler ile yatırımcılar arasında 2.000’den fazla görüşme planlanarak gerçekleşti. Etkinlik bu yıl "The Bridge Nobody Expected" temasıyla düzenlendi. Tema, Türkiye’nin 87 milyonluk nüfusu ve 34,9 olan medyan yaşıyla sahip olduğu potansiyele ve İstanbul’un bu potansiyeli dünyayla buluşturan stratejik konumuna dikkat çekti. İstanbul; sermaye, yetenek ve pazarları birbirine bağlayan bir inovasyon ve girişimcilik merkezi olarak öne çıktı. Day 0: OpenAI ve Manus'un hackathonları ile Yatırımcı Günü, ekosistemi kapalı kapılar ardında bir araya getirdi Etkinlik, ana konferanstan bir gün önce, 12 Ekim'de, ‘Day 0’ programıyla başladı. Günün en çok ses getiren etkinliği, dünyanın önde gelen yapay zekâ şirketleri OpenAI ve Manus'un imzasını taşıyan hackathonlar oldu. Bu iş birliği, küresel yapay zekâ devlerinin Türkiye'deki geliştirici ve girişimci topluluğuna duyduğu ilginin güçlü bir göstergesi oldu. Apify, Clerion, fal ve Hilbert'in desteğiyle girişimcilerin buluşma noktalarından Dotshub’ta düzenlenen hackathonlarda 200'ü aşkın geliştirici, gün boyunca OpenAI ve Manus teknolojileriyle yapay zekâ ajanları ve oyun odaklı yeni ürünler geliştirdi. Uygulamalı demolar ve panellerle zenginleşen yarışmaların kazananları günün sonunda açıklandı ve ödülleri verildi. Sait Halim Paşa Yalısı'nda düzenlenen Yatırımcı Günü (Investor Day) ise 300'ü aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Metis Ventures’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte global fonların yöneticileri, yatırım ofislerinin temsilcileri, yüksek net değerli bireysel yatırımcılar ve melek yatırımcılar buluştu. Program; risk sermayesi, kurumsal sermaye, oyun, fintek, kalkınma finansmanı, büyüme ve şirket satın alma (buyout), aile ofisleri, yatırımda yapay zekâ kullanımı ve yeni nesil fon yöneticileri başlıklarındaki panellerden oluştu. Gün, davetli yatırımcılara özel buluşma ile sona erdi. Ana konferans iki gün boyunca Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleşti. Akbank ve Togg'un ana sponsorluğunda 13–14 Ekim'de Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleşen ana konferans, Istanbul Ignited by Slush'D Kurucu Ortakları Melisa Çağlar ve Şan Yalman'ın açılış konuşmasıyla başladı. Açılışın ardından Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı M. Muhiddin Keskin, "Türkiye Fırsatı: Yükselen Bir Teknoloji Gücüne Yatırım" başlıklı panelde kurucularla birlikte sahne aldı. İki gün boyunca ana sahne oturumlarının yanı sıra yuvarlak masa toplantıları ve bire bir görüşmeler düzenlenirken, küratörlü eşleştirmelerle yatırımcılar ve girişimciler bir araya getirildi. İkinci gün, ana sahne oturumları ve Google for Startups Demo Day ile tamamlandı. Etkinlikte 100’ü aşkın konuşmacı sahne aldı. Yatırım dünyasından Accel’den Zhenya Loginov, b2venture’den Gerrit Jurilj, Balderton Capital’den Luca Bocchio, BEK Ventures’den Baturay Kaya, Borusan Ventures’den Defne Kocabıyık Narter, Calm/Storm Ventures’den Lucanus Polagnoli, Dawn Capital’den Josh Bell, DN Capital’den Gülşah Wilke, DTCP’den Susie Meier, Earlybird’den Alina Bassi, e2vc’den Enis Hulli, Felix Capital’den Antoine Nussenbaum, Firgun Ventures’den Zeynep Korutürk, General Catalyst’ten Alex Momeni, HV Capital’den Manal Belaouane ve Alexander Joel Carbonell, Index Ventures’den Emil Schaefer, Inveo Ventures’den Haluk Nişli, Kleiner Perkins’ten Ilya Fushman, Mido Capital’den Bryan Kim, Northzone’den Dominik Esen, Raed Ventures’den Wael Nafee, redalpine’den Sebastian Becker ve Bilel Al Souaied, Scribble Ventures’den Elizabeth Weil ve Kevin Weil, Shorooq’tan Bilal Baloch, Speedinvest’ten Deepali Nangia, T.Capital’den Oliver Schmaeschke, VentureSouq’tan Suneel Gokhale, 212’den Numan Numan ve Ali Karabey, Laton Ventures’den Görkem Türk ve Oleka Capital’den İlker Sözdinler deneyimlerini paylaştı. Teknoloji ve iş dünyasından ise 1KOMMA5°’den Philipp Schröder, Anthropic’den Stephan von Perger, Cognition’dan Aman Thind, Google’dan Barış Yeşügey, Alpagut Çilingir, Mehmet Keteloğlu ve Tiago Henriques, Hilbert’ten Ceyda Erten, Loom Games’ten Kübra Gündoğan, Lyceum’dan Maximilian Niroomand, microagi’den Gianni Hodel, NVIDIA’dan Basil Fateen, OpenAI’dan Emre Okçular, Pallet’ten Nilkanth Patel, Pathfounders’den Mike Butcher, Periodic Labs’dan Ekin Doğuş Çubuk, Quantinuum’dan Ilyas Khan, Tencent Games’ten Nachuan Li, TYTAN Technologies’ten Batuhan Yumurtacı, Viktor.com’dan Fryd Wiatrowski, Wonderful’dan Georgios Kontogiannis, Akbank’tan Şebnem Dağ Güven, Disrupt.com’dan Alemşah Öztürk, Endeavor Türkiye’den Aslı Kurul Türkmen, Grand Games’ten Bekir Batuhan Çelebi, Heltia’dan Alperen Adıktı, İTÜ ARI Teknokent’ten Prof. Dr. Atilla Dikbaş, lumaq.ai’dan Sina Afra ve Rudi Dökmecioğlu, Midas’tan Egem Eraslan, Togg’dan Gürcan Karakaş, Trendyol’dan Erdem İnan ve TurkNet’ten Yunus Çelebiler sahne aldı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Sadullah Uzun da etkinliğin konuşmacıları arasında yer aldı. Sponsorlar ve ortaklar Etkinlikte Akbank ve Togg ana sponsor, BytePlus elmas sponsor olarak yer alırken; Sahne Sponsorları Google for Startups Accelerator ve ITU Arı Teknokent, altın sponsorlar Adjust, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ve Trendyol oldu. Teknoloji ortakları Clerion, fal, Hilbert, Manus ve OpenAI; VC ortakları 212, Ak Portföy, Felix Capital, Griffin Gaming Partners, HV Capital, Inveo Ventures, Laton Ventures, Metis Ventures, Speedinvest, Türk Telekom Ventures, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Türkiye Kalkınma Fonu oldu. Ekinlikte ekosistem partnerleri arasında Girişimcilik Vakfı, Yenibirlider Derneği ve Endeavor yer alırken; Roamless, Magnitt, Brella, Kecos ve Visby etkinliğin strateji partnerleri olarak yer aldı. Etkinliğin medya ortakları ise EventLabs, FounderN, Hiwell, Inc. Türkiye, Ortak Alan, Orphex ve The Recursive oldu. Beş ülkeden bir araya gelen gönüllü bir ekip Istanbul Ignited by Slush'D, Kurucu Ortaklar Şan Yalman ve Melisa Çağlar liderliğinde; İpek Çeliksöz, Yağız Özkeş, Ceyda Sabancı Dinçer, Selin Kosova, Kaan Taşkent, Deniz Akyürek, Ata Yeğin, Anastasiia Shabliienko, Cecilie Auersperg, Kağan Korkmaz, Aymila Toyran, Yasemin Sezer, Nevena Vujovic, Tanzila Sharifli, Meryem Balcı, Nicole Mano, Selim Emirhan Önder, Aziz Berkan Hoşgül, Yiğit Çoban, Onur Cem Karaman, Furkan Öksüz, Emre Yiğit Ay ve Sude Naz Sarımeşe'den oluşan, Londra, Viyana, San Francisco, Milano ve İstanbul'dan bir araya gelen gönüllü bir ekip tarafından hayata geçirildi. Etkinliğin sahadaki işleyişini 120’yi aşkın gönüllü üniversite öğrencileri ve yeni mezun ekip üstlendi. Istanbul Ignited by Slush'D Kurucu Ortağı Şan Yalman, konuyla ilgili şunları söyledi: “İlk yıl İstanbul’un global bir sahneyi taşıyabileceğini kanıtladık. İkinci yıl, bunun tesadüf olmadığını gösterdik. Dünyanın önde gelen fonları ve yapay zekâ şirketleri İstanbul’a iş birliği yapmak, yatırım fırsatlarını görmek ve yeteneklerle bir araya olmak için geldi. Bizim için başarı ölçütü etkinlikteki kişi sayısı değil, bu üç günde hangi yatırım kararlarının alındığı ve hangi potansiyel iş birliklerinin ortaya çıktığı.” Istanbul Ignited by Slush'D Kurucu Ortağı Melisa Çağlar ise şunları söyledi: "İstanbul yıllarca Avrupa ile Asya arasında bir geçiş noktası olarak anlatıldı. Bu yıl gördük ki İstanbul bir arka plan değil, argümanın kendisi. 300'ü aşkın yatırımcının Yatırımcı Günü için bir yalıya sığması, 200'den fazla geliştiricinin OpenAI ve Manus ile bir gün boyunca ürün geliştirmesi ve 2.083 bire bir görüşme; bu şehrin sermaye ile yetenek arasında kimsenin beklemediği bir köprü olduğunun kanıtı." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon Hedefinin Gerçekleşmesi, Ülke Olarak Rekabet Gücümüzü Artırır” Haber

Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon Hedefinin Gerçekleşmesi, Ülke Olarak Rekabet Gücümüzü Artırır”

COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, “Oksijen İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” zirvesinde Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol ile bir araya geldi. COP31 öncesinde Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen buluşmada; küresel enerji dönüşümü, rekabetçilik ve iş dünyasının dönüşüm sürecindeki rolü değerlendirildi. Ali Y. Koç ve Dr. Fatih Birol, gazeteci Barçın Yinanç’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, COP31’e giden süreçte enerji dönüşümünün ekonomik büyüme ve rekabetçilik üzerindeki etkilerini ele aldılar. Yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik edecek bir ortamın sağlanmasını önemli bulduğunu kaydeden Ali Y. Koç, “Doğası gereği yenilenebilir enerji yüzde 100 üretim yapamıyor, yani 7/24 çalışamıyor. Bugün geldiğimiz noktada yüzde 61 üretim kapasitesi, enerji tüketiminin yüzde 40'ını karşılıyor. Bu arayı kapatabilmek için ciddi anlamda şebeke yatırımlarına ve depolamaya ihtiyacımız var. Bu durum, aynı zamanda iş dünyası için potansiyel sunuyor. Şu anda dünyadaki depolama kapasitesinin 6 misline ihtiyaç var. Dolayısıyla kamunun da iş dünyasına yeşil dönüşüm için yatırım yapabileceği iklimi, yatırımcıyı cezbedecek ortamı sağlaması gerekiyor” dedi. Ali Y. Koç: “İklim, rekabeti belirleyen önemli bir faktör haline geldi” Uluslararası rekabette enerji, finansman, teknoloji, jeopolitik gibi konuların hiç olmadığı kadar birbirine bağlı olduğunu kaydeden Koç, “İklim daha önce bugün olduğu kadar rekabet faktörü değildi. Örneğin sınırda karbon maliyetlendirmesi veya iklimle ilgili teşvikler gibi bu alandaki düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiyor. Avrupa'daki enerji maliyeti Amerika'nın iki katı. İşin maliyeti de rekabeti çok etkiliyor” ifadelerini kullandı. Çinli şirketlerin dünyada bu kadar pazar payının artmasının arkasında kamu desteklerinin olduğunu belirten Koç, Çin’in stratejik bağımsızlık perspektifi doğrultusunda uzun yıllardır elektrifikasyonu önceliklendirdiğine dikkat çekti. Ali Y. Koç: “Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli” Koç Holding’in COP31’in Küresel İş Ortaklığı’na değinen Koç, “Hem ülkemizin ev sahipliğine katkı verebileceğimiz için hem de yaptıklarımızı anlatabileceğimiz için heyecanlıyız. Yeni iş birliklerini, teşvikleri, o ağın içinde hem yurt içi hem yurt dışı yeni yatırım imkanlarını sağlayabileceğimizi, geliştirebileceğimizi düşünüyorum” dedi. COP31 Başkanlığının net bir yol haritası olduğunu kaydeden Koç, “Uluslararası Enerji Ajansı, 2035'te enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrik olması hedefinin yüzde 33 olarak gerçekleşeceğini söyledi. Demek ki 2035’te %35 hedefi koyarak gerçekten erişilebilir bir rakamdan bahsediyoruz. Hatta hedefe ulaşıldığı takdirde, özellikle bizim gibi enerjisi ithalata bağımlı ülkelerin enerji maliyetlerinin 400 milyar dolar daha azalacağı öngörülüyor. Bu, daha rekabetçi olabileceğiz demek” dedi. Dünyada sermaye eksikliği olmadığını belirten Koç, “Ülkelerin iklim hedefleri, dönüşüm planları, enerji güvenliği ve bağımsızlığına yönelik projeleri için finansmana ihtiyacı var. Finans kuruluşlarının finansman vermek istediği projeler var, fakat yeterince uygun proje bulamıyorlar. Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli” dedi. Fatih Birol: “Elektrifikasyon çevreye pozitif etkisinin yanı sıra enerji güvenliği açısından da son derece önemli” Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol ise konuşmasında COP31’de elektrifikasyonla ilgili verilecek taahhütlerin önemine değindi. Birol: “Antalya'da COP31 bittiği zaman, örneğin 150 ülke ‘Dünyadaki şu anda elektriğin toplam enerjideki %23 olan payını 2035’de %35’e çıkarmayı hedefliyoruz’ diye bir bildirgenin altına imza atsa, bu sadece bir siyasi belge olarak kalmaktan çıkacak, piyasalara, yatırımcılara yön verecek” dedi. Birol ülkelerin bundan sonra elektrifikasyon alanında yapacakları yatırımların, alacağı tedbirlerin son derece önemli olduğuna değindi ve “Özellikle bizim gibi enerjiyi ithal eden ülkeler için yatırımlar önemli. Çünkü bizim ithalat rakamlarımız düşecek. Cari açığımızın büyük bir kısmı petrol, doğal gaz kullanımlarından geçiyor. Onlar düşecek. Çevreye pozitif etkisi olacak ve de elektrifikasyon enerji güvenliği açısından son derece önemli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nefa Gençleri Farklı Dünyalarla Buluşturdu Haber

Nefa Gençleri Farklı Dünyalarla Buluşturdu

Doğru insanlarla temas kurabilmek, farklı sektörlerin deneyiminden yararlanmak ve güvene dayalı bir ticari çevrenin parçası olmak, bir fikrin sürdürülebilir bir işe dönüşmesinde giderek daha fazla önem kazanıyor. Gençlerle farklı sektör ve disiplinlerden isimleri bir araya getiren NEFA Ticaret Platformu da bu yaklaşımı ticari buluşmaların yanı sıra NEFA Sahne’ye taşıyor. Sağlık, hukuk ve farklı alanlardan isimleri ağırlayan serinin son buluşmasında akademisyen, yazar ve şair Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ, 20 Eylül’de Vakıf Ankara Kongre Merkezi’nde 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuğu oldu. Türkiye’de gençlerin kendi işini kurma ve girişimcilik ekosistemine dahil olma isteği artarken, bir fikrin sürdürülebilir bir işe dönüşmesinin önündeki engeller yalnızca finansmanla sınırlı kalmıyor. İş hayatının henüz başında olan gençler için sektörün doğru isimlerine ulaşabilmek, deneyimli iş insanlarının tecrübelerinden yararlanmak, farklı alanlarla temas kurmak ve güvene dayalı bir çevrenin içerisinde bulunmak da girişimin gelişim sürecinde önem taşıyor. Özellikle iş dünyasında henüz güçlü bağlantılara sahip olmayan gençler açısından “network” kavramı burada öne çıkıyor. Ancak söz konusu ihtiyaç yalnızca daha fazla insan tanımak değil; doğru bilgiye ulaşabilecek, deneyim paylaşabilecek ve yeni iş birliklerinin önünü açabilecek nitelikli ilişkiler kurabilmek olarak değerlendiriliyor. “Gençlerin önündeki mesele yalnızca sermaye değil” Genç girişimcilerin güçlü fikirlere ve çalışma isteğine sahip olmasına rağmen iş hayatına girdiklerinde deneyim ve bağlantı eksikliğiyle karşılaşabildiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, finansmanın girişimciliğin tek belirleyicisi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Bir girişimi hayata geçirmek için sermaye elbette önemli ancak sermayenin tek başına yeterli olmadığını iş hayatında çok net görüyoruz. Gençlerin doğru bilgiye, doğru insana ve doğru zamanda doğru bağlantıya ulaşabileceği bir çevreye ihtiyacı var. Bazen deneyimli bir iş insanından alınan tek bir tavsiye büyük bir hatanın önüne geçebiliyor, bazen yapılan bir tanışma hiç düşünülmeyen bir iş birliğinin kapısını açabiliyor. Gençlerin önündeki mesele yalnızca sermaye değil; o sermayeyi ve fikri doğru yönlendirebilecek ekosisteme ulaşabilmek” dedi. “Network, kaç kişiyi tanıdığınızla ölçülmez” Network kavramının yalnızca yeni insanlarla tanışmak üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, özellikle gençlerle deneyimli isimler arasındaki iletişimin artırılması gerektiğine dikkat çekti. “Network, telefon rehberinizde kaç kişinin olduğu ya da bir etkinlikte kaç kartvizit topladığınız değildir. Önemli olan güvene dayalı ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmek. Bir insanın iş hayatında 20 yılda edindiği tecrübeyi genç bir girişimci 20 dakikalık doğru bir sohbetten çıkarabilir. Biz gençlerin yalnızca birbirleriyle değil, farklı sektörlerden ve farklı kuşaklardan insanlarla aynı ortamda bulunmasını bu nedenle önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Ticaretin yanında farklı disiplinleri aynı sahnede buluşturuyor Bu yaklaşımla hayata geçirilen NEFA Ticaret Platformu, farklı sektörlerden iş insanları ile genç girişimciler arasında iletişim ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi amaçlarken, platform bünyesinde oluşturulan NEFA Sahne ise bu etkileşimi ticari ilişkilerin ötesine taşıyor. NEFA Sahne’nin bugüne kadar gerçekleştirilen buluşmalarında farklı alanlardan isimler katılımcılarla bir araya geldi. Serinin ilk konukları Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ülkü Gürbüz Özrebek ile Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Özrebek olurken; sonraki buluşmalardan birinde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Kurul Üyesi Selma Öztürk Pınar konuk edildi. Böylece sağlık, hukuk ve toplumsal konulardan farklı yaşam deneyimlerine uzanan başlıklar NEFA Sahne’de katılımcılarla buluştu. Yılmaz, bu buluşmaların arkasındaki yaklaşımı, “Bir girişimciyi yalnızca yaptığı iş ve kurduğu ticari ilişkiler geliştirmiyor. Farklı bir meslekten insanı dinlemek, bir akademisyenin yaklaşımını görmek, hukuk, sağlık, edebiyat ya da kültür üzerinden başka bir dünyayla karşılaşmak da bakış açısını genişletiyor. Gençlerin sadece çevrelerini değil, düşünce dünyalarını da büyütebilecekleri ortamlar oluşturmak istiyoruz” sözleriyle anlattı. Yoğun ilgi üzerine 500 kişilik salonda gerçekleştirildi NEFA Sahne’nin son buluşması, 20 Eylül’de Vakıf Ankara Kongre Merkezi’nde 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Akademisyen, yazar ve şair Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ’ın konuk olduğu etkinlikte; gençlikten edebiyata, insanın kendini inşa etme yolculuğundan yaşadığımız çağı anlamaya uzanan farklı başlıklar ele alındı. İlk olarak Medar Ofis Bahçe’de gerçekleştirilmesi planlanan etkinlik, gelen yoğun katılım talebi üzerine daha fazla katılımcıya yer açabilmek amacıyla 500 kişilik Vakıf Ankara Kongre Merkezi’ne taşındı. Böylece NEFA Sahne, farklı yaş ve meslek gruplarından yüzlerce katılımcıyı aynı çatı altında buluşturdu. Yılmaz, etkinliğin ardından NEFA’nın önümüzdeki dönemde de farklı sektör ve disiplinlerden isimleri bir araya getirmeyi sürdüreceğini belirterek, “Amacımız insanları yalnızca tanıştırmak değil. Birbirinden öğrenebilen, birbirine yeni bakış açıları kazandırabilen ve gerektiğinde birbirine yeni kapılar açabilen bir topluluk oluşturmak. Çünkü güçlü bir iş çevresi yalnızca ticari bağlantılardan değil, bilgi, deneyim ve güven paylaşımından oluşuyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor Haber

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor

Yeni turda belirleyici kriter yalnızca sermaye değil; dağıtım gücü, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık olacak. Elektrikli araç şarjı odağıyla 2022 yılında Çağan Koyun tarafından kurulan Spark Connect, geride kalan dört yıl içerisinde farklı mobilite servislerinin tek dijital deneyim altında bir araya gelebildiği kapsamlı bir SuperApp altyapısına dönüştü. KOBIL Ventures'ın yatırımıyla ürün ve güvenlik katmanını geliştiren şirket; elektrikli araç şarjı, otopark, araç kiralama, sigorta, kimlik ve ödeme hizmetleri başta olmak üzere farklı dikeylerde ürün entegrasyonlarına devam ediyor. Mevcut altyapısıyla ve Gireve entegrasyonuyla Türkiye ve Avrupa’da geniş bir şarj ağına erişim sunan Spark Connect, yeni yatırım döneminde bu dağıtım modelini mobilitenin diğer alanlarına da taşımayı hedefliyor. Finansal Yatırımcı Değil, Büyümeyi Destekleyecek Farklı Kabiliyetler Spark Connect, klasik bir finansman turundan farklı olarak yatırımcı tabanını yalnızca finansal katkı üzerinden genişletmek yerine; platforma yeni kullanıcı kanalları, teknoloji altyapısı ve yeni pazarlara giriş imkânı sağlayabilecek stratejik oyuncuları dahil etmeyi planlıyor. Her ortağın Spark Connect’e yalnızca sermaye değil, sektörel uzmanlık, dağıtım ağı ve pazara erişim gibi farklı kabiliyetler kazandırması ve bu kurulan ekosistemin herkes tarafından sahiplenilmesi hedefleniyor. Sürecin vizyonunu değerlendiren Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, büyüme yaklaşımını şu sözlerle özetliyor“Bir startup için sermaye elbette önemli. Ancak geldiğimiz noktada yeni turun kriterinin yalnızca ticket size olmasını istemiyoruz. Dağıtım, hizmet, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık bizim için en az sermaye kadar değerli. Platformumuzda kalabalık bir finansal yatırımcı listesi oluşturmak yerine, vizyonumuzu paylaşan ve birbirini tamamlayan güçlü stratejik ortaklarla ekosistemi büyütmek ve güçlü bir zemin inşaa etmek istiyoruz.” Kullanıcı Deneyimini Tekilleştiren MiniApp Ekosistemi Türkiye’de yeni nesil mobilite ekosistemi büyürken kullanıcı deneyimi; şarj, otopark, kiralama ve sigorta gibi servisler arasında parçalanmış durumda. Spark Connect’in temel hedefi, farklı dijital kanallardaki bu servisleri kullanıcı adına tek bir dağıtım ve işlem katmanında birleştirmek. Planlanan açık ekosistem yapısında stratejik ortaklar, kendi servislerini MiniApp modeli üzerinden doğrudan Spark Connect kullanıcılarına sunabilecek. Yatırımcılık bu sistemde yalnızca bir teknoloji şirketinden hisse almak anlamına gelmeyecek; şarj eden, park eden veya seyahat eden kullanıcının yolculuğunda birlikte değer üreten aktif bir ticari ortaklığa dönüşecek. Kullanıcılar da Gelecekte Spark Connect’in Ortakları Arasında Yer Alabilecek Yeni yatırım turundan sağlanacak kaynağın; Türkiye’de kullanıcı büyümesi, yeni mobilite servislerinin entegrasyonu, MiniApp ekosisteminin genişletilmesi ve Avrupa pazarına hazırlık süreçlerinde kullanılması planlanıyor. Kurumsal stratejik ortaklıkların yanı sıra Spark Connect, büyüme hikâyesinin merkezindeki kullanıcılarını da platforma ortak edebilecek modelleri değerlendiriyor. Mevzuat ve düzenleyici gerekliliklerin uygun olması halinde, ilerleyen dönemlerde kullanıcıların da katılım gösterebileceği yenilikçi yatırım yapılarının kurgulanması hedefleniyor. Koyun, bu yaklaşımı şu sözlerle açıklıyor: “Bir platformun değerini yalnızca yatırımcılar oluşturmuyor. Doğru hukuki yapı kurulabilirse, Spark Connect’i kullanan insanların platformun geleceğine de ortak olabilmesini anlamlı buluyoruz.” Sürecin odağının teknoloji geliştirmekten ekosistem büyümesine kaydığını vurgulayan Çağan Koyun, yeni dönemi şu sözlerle özetliyor:“İlk yatırımımız teknolojiyle birlikte ürünü inşa etmek içindi. Yeni turumuz, o teknolojinin üzerinde ekosistemi birlikte büyüteceğimiz ortakları bulmak ve kullanıcıya sunmak için.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı Haber

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirve; devlet temsilcilerini, merkez bankası başkanlarını, ekonomi yöneticilerini, yatırımcıları, akademisyenleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve iş dünyasının önde gelen isimlerini aynı platformda buluşturdu. Dört gün boyunca düzenlenen paneller, stratejik çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları, akademik oturumlar ve üst düzey görüşmelerde; İslami ekonominin geleceği, küresel sermaye hareketleri, dijital dönüşüm, yapay zekâ, katılım finansı, sürdürülebilir kalkınma, reel ekonomi, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Zirve boyunca ortaya çıkan ortak mesaj ise netti: Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu eşitsizlikler, artan borç yükü, finansal kırılganlıklar ve kalkınma sorunları karşısında; etik değerlere dayanan, üretimi önceleyen, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik modele her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunuyor. DÖRT GÜN BOYUNCA ÜST DÜZEY KATILIM 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca ele aldığı konularla değil, ağırladığı üst düzey isimlerle de uluslararası ölçekte dikkat çekti. Zirvenin üçüncü günü ise Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen resmi açılış törenine sahne oldu. Resmi açılış törenine AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel, Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ile çok sayıda uluslararası davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında mevcut küresel ekonomik sistemin daha adil, üretim odaklı ve ahlaki temellere dayanan yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” mesajıyla İslam ekonomisinin sunduğu ilkelerin küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çekti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel ise İslam ekonomisinin yalnızca finansal bir model değil; sosyal adalet, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı büyüme hedeflerine katkı sağlayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Kamel, İstanbul’un tarih boyunca ticaret, finans ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, Türkiye’nin İslami ekonomi ve katılım finans alanındaki stratejik rolünün her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade etti. Törende konuşan Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ise ekonomik kalkınmanın yalnızca finansal göstergelerle değil; ahlaki değerler, adalet ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bin Humaid, İslam ekonomisinin insan odaklı yaklaşımına dikkat çekerek sürdürülebilir refahın ancak etik değerlerle desteklenen ekonomik modeller aracılığıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Tören kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Türkiye Varlık Fonu tarafından özel bir hediye takdim edildi. Ayrıca Abdullah Saleh Kamel tarafından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir hediye sunuldu. İSTANBUL, KÜRESEL İSLAMİ EKONOMİNİN BULUŞMA NOKTASI OLDU Zirvenin resmi açılışında Abdullah Saleh Kamel ve Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid gibi İslam dünyasının önde gelen kanaat önderlerinin yer alması, organizasyonun uluslararası düzeydeki etkisini ve küresel İslami ekonomi ekosistemindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Ekonomi, finans, akademi ve dini düşünce dünyasını aynı platformda buluşturan zirve, disiplinler arası bir küresel diyalog zemini oluşturdu. Zirve, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen politika yapıcıları, finans liderlerini, yatırımcıları ve düşünce kuruluşlarını İstanbul’da bir araya getirerek Türkiye’nin küresel İslami ekonomi ekosistemindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen program boyunca İslami finansın geleceğine yön verecek yeni fikirler, politika önerileri ve iş birlikleri masaya yatırılırken, katılımcılar İstanbul’un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olarak yükselen rolüne dikkat çekti. ZİRVENİN ANA GÜNDEMİ: SERMAYENİN YENİDEN TANIMLANMASI Zirvenin merkezinde yer alan “sermaye” kavramı, yalnızca finansal kaynaklar çerçevesinde değil; insan kaynağı, bilgi, teknoloji, girişimcilik, sosyal etki ve sürdürülebilir kalkınma boyutlarıyla ele alındı. Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda sermayenin; • Reel ekonomiye yönlendirilmesi, • Üretim kapasitesinin artırılması, • KOBİ’lerin desteklenmesi, • Altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi, • Sosyal refahın yaygınlaştırılması, • Genç girişimcilerin desteklenmesi, • Eğitim ve bilgi üretiminin teşvik edilmesi, • Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, sermayenin yalnızca büyüme üretmek için değil, toplumsal fayda oluşturmak ve kalkınmayı daha kapsayıcı hale getirmek için de yapılandırılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. İSLAMİ FİNANS İÇİN YENİ BÜYÜME DÖNEMİ Zirvede öne çıkan en güçlü mesajlardan biri, İslami finansın küresel ölçekte hâlen önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığı yönündeydi. Katılımcılar, İslami finansın yalnızca Müslüman toplumlar için değil; etik yatırım, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı kalkınma arayışındaki tüm ekonomiler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Merkez bankası başkanları, uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ve sektör liderleri tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde; finansal istikrar, likidite yönetimi, sermaye hareketliliği, sınır ötesi iş birlikleri ve ekonomik dayanıklılık konuları öne çıktı. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKÂ ZİRVENİN BELİRLEYİCİ BAŞLIKLARI ARASINDA YER ALDI Zirvenin ilk gününden son gününe kadar dijital sermaye, fintech çözümleri, dijital varlıklar, tokenizasyon, yapay zekâ destekli finansal hizmetler ve veri ekonomisi en yoğun tartışılan başlıklar arasında yer aldı. Uzmanlar, yapay zekânın yatırım süreçlerinden risk yönetimine, şeriat uyumluluğunun denetlenmesinden finansal kapsayıcılığın artırılmasına kadar geniş bir alanda dönüştürücü etkiler yaratacağını vurguladı. Son gün gerçekleştirilen oturumlarda ise yapay zekâ çağında sermayenin dönüşümü, dijital para uygulamaları, dijital finans altyapıları, İslami fintech çözümleri ve şeriata uygun dijital finans ekosisteminin geleceği kapsamlı şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda İslami finansın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak stratejik bir fırsat olduğu konusunda görüş birliğine vardı. KOBİ’LER, GİRİŞİMCİLİK VE REEL EKONOMİ VURGUSU Zirvenin son gününde gerçekleştirilen oturumlarda, sermayenin üretime yönlendirilmesi ve reel ekonominin güçlendirilmesi konusu öne çıktı. KOBİ’lerin finansmana erişimi, girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, sürdürülebilir iş modelleri, altyapı yatırımları ve genç iş liderlerinin desteklenmesi ekonomik kalkınmanın temel unsurları arasında gösterildi. Katılımcılar, İslami finans araçlarının özellikle gelişmekte olan ekonomilerde üretim kapasitesini artırabilecek önemli bir kaldıraç görevi üstlenebileceğini ifade etti. ETİK DEĞERLER VE SOSYAL ADALET ORTAK PAYDA OLDU Zirvenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ekonomik büyümenin ahlaki ilkelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğine yönelik güçlü vurgu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilal Erdoğan, Abdullah Saleh Kamel ve uluslararası konuşmacılar tarafından yapılan değerlendirmelerde; adalet, emanet, sorumluluk, hakkaniyetli paylaşım ve toplumsal fayda kavramlarının İslam ekonomisinin temel yapı taşları olduğu vurgulandı. Katılımcılar, sürdürülebilir refahın ancak etik ilkelerle desteklenen ekonomik sistemler aracılığıyla mümkün olabileceği konusunda ortak görüş ortaya koydu. YENİ İŞ BİRLİKLERİ VE STRATEJİK ORTAKLIKLAR Zirve kapsamında uluslararası kurumlar arasında çeşitli iş birliği anlaşmaları ve mutabakat zabıtları imzalanırken, akademik kurumlar, finans kuruluşları ve uluslararası organizasyonlar arasında yeni ortaklıkların temelleri atıldı. İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI), İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi, Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu başta olmak üzere birçok kurum arasında gerçekleştirilen anlaşmalar, zirvenin somut çıktıları arasında yer aldı. Ayrıca AlBaraka Stratejik Raporu’nun lansmanı gerçekleştirilerek İslami ekonominin geleceğine ilişkin kapsamlı bir referans çerçevesi sektörün kullanımına sunuldu. DOLMABAHÇE SARAYI'NDA KÜRESEL BULUŞMA Zirvenin üçüncü günü akşamında Dolmabahçe Sarayı Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde düzenlenen özel gala yemeği, küresel iş dünyası temsilcilerini, kamu otoritelerini, yatırımcıları ve uluslararası davetlileri bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen gala programı, zirve boyunca kurulan uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine ve farklı ülkelerden katılımcılar arasındaki stratejik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladı. Gala gecesi, küresel İslami ekonomi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda buluşturarak zirvenin uluslararası niteliğini ve prestijini bir kez daha ortaya koydu. GELECEĞE YÖN VEREN BİR PLATFORM Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlar sonunda ortaya çıkan ortak değerlendirme, İslami ekonominin artık yalnızca alternatif bir finans modeli değil; sürdürülebilir kalkınma, finansal kapsayıcılık, etik yatırım ve küresel ekonomik dayanıklılık açısından giderek daha fazla önem kazanan bütüncül bir yaklaşım sunduğu yönünde oldu. İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca mevcut ekonomik sorunlara çözüm arayan bir tartışma platformu olmakla kalmadı; aynı zamanda geleceğin ekonomi ve finans mimarisine ilişkin somut fikirlerin, iş birliklerinin ve stratejik vizyonun şekillendiği küresel bir buluşma noktası olarak öne çıktı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi yaptığı kapanış konuşmasında zirvenin dört günlük genel bir özetine yer verirken, başarılı bir programa imza atıldığını, her yıl farklı bir konuya odaklandıklarını bu yıl sermaye ile ilgili konuya yer verdiklerini önümüzdeki yıl ise islami yatırım ve bankacılık üzerine odaklanacaklarını açıkladı. İslami bankacılığın faizsiz olmasının yanı sıra herhangi bir katkı da sağlamaması gerektiğini vurguladı. Bunu nasıl yapacağımız ile ilgili konulara önümüzdeki sene bakacağız dedi. Khalawi ayrıca; zirvede gerçekleştirilen panellerin yanı sıra kapalı oturum olarak düzenlenen yuvarlak masa toplantılarında spesifik konuların ele alındığını ve bu görüşmelerin çıktılarının yakın gelecekte yayınlanacağını belirtti. Ayrıca her yıl bu yuvarlak masa görüşmelerinde farklı bölgelere odaklandıklarını söyleyen Khalawi, bu yıl Rusya ve Orta Asya bölgeleri ile ilgili çalıştıklarını da söyledi. Genel olarak partnerlerimiz ve sponsorlarımızın da desteğiyle başarılı bir zirveyi geride bıraktık diyen Khalawi gelecek sene için herkesi tekrardan zirveye davet ederek, teşekkürlerini sundu. GÜÇLÜ PAYDAŞLARIN DESTEĞİYLE GERÇEKLEŞTİ 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, kamu kurumları, finans kuruluşları, akademik yapılar ve uluslararası organizasyonların oluşturduğu güçlü bir iş birliği ağıyla hayata geçirildi. Zirvenin Stratejik Ortakları arasında yer alan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve İbn Haldun Üniversitesi’nin temsilcileri; Global Partner AlBaraka Group, Ev Sahibi Partner Halkbank, Resmi Taşıyıcı Türk Hava Yolları, Global İletişim Partnerleri Anadolu Ajansı ve Demirören Medya, Platin Sponsor Ziraat Katılım, Medya Partneri Iqraa, Altın Sponsorlar Türkiye Katılım Sigorta, Takas İstanbul, Fuzul ve Emlak Katılım, Gümüş Sponsor Yıldız Holding ile Bronz Sponsor Kalyon İnşaat, Ayhan Hukuk ve Halal 360 sponsorlarının üst düzey temsilcileriyle birlikte gala gecesinde yer aldı. Kamu, özel sektör, akademi ve uluslararası kuruluşları ortak bir vizyon etrafında buluşturan bu güçlü paydaş yapısı sayesinde 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca fikirlerin tartışıldığı bir platform olmanın ötesine geçerek yeni iş birliklerinin kurulduğu, ortak projelerin şekillendiği ve İslami ekonominin geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Şimşek'ten İslami Finans Çağrısı, Yeni Küresel İş Birliklerine İmza Haber

 Şimşek'ten İslami Finans Çağrısı, Yeni Küresel İş Birliklerine İmza

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirvenin ikinci gününde sermayenin kalkınmadaki rolü, İslami finansın küresel potansiyeli, eğitim ve sosyal kalkınma, uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilir ekonomik modeller ele alındı. İkinci gün üst düzey katılımın olduğu program ile başladı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yusuf Hasan Halavi, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve Türkiye Varlık Fonu İcra Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Salim Arda Ermut açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Programa ayrıca T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Bilal Erdoğan da katılım sağladı. Üst düzey katılım, zirvenin Türkiye ve küresel İslami ekonomi ekosistemi açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koydu. Zirvenin ana konuşmaları kapsamında Kudüs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İmad Ebu Kişk, “Sermaye ve Eğitim ile Sosyal Sektörlerin Gelişimindeki Rolü” başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap ederken, Fajr Capital İcra Kurulu Başkanı İkbal Ahmed Han ise “Emanet Olarak Sermaye: Küresel Bir İslam Ekonomisi Vizyonu” başlıklı konuşmasında sermayenin etik kullanımına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısına dikkat çekti. Bakan Şimşek: “İslami Finans Varlıkları Açısından Henüz Kullanılmamış Fırsatlar Var” Zirvenin en dikkat çekici konuşmalarından birini gerçekleştiren T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Sermaye, Kalkınma ve Kapsayıcı Refah” başlıklı konuşmasında küresel sermaye hareketlerinin dönüşümüne dikkat çekti. Son yıllarda küresel doğrudan yatırımların büyük ölçüde finans merkezlerinde yoğunlaştığını ve reel ekonomiye yönelen yatırımların azaldığını belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin küresel yatırımlardan aldığı payın gerilediğine işaret etti. Dünyada jeo-ekonomik bir parçalanma yaşandığını ifade eden Şimşek, sermayenin yeniden kalkınma öncelikleriyle buluşturulması gerektiğini belirterek, “Dünyanın, Türkiye’nin ve İslam dünyasının İslami finansa her zamankinden daha fazla ihtiyacı var” dedi. Türkiye’nin İslami finans alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, “İslami finans varlıkları açısından Türkiye dahil birçok ülkede henüz kullanılmamış fırsatlar var. Türkiye, İslami finansta piyasa büyüklüğü açısından 9. sırada yer alıyor ancak ilk 5 ülke arasına girme hedefimiz doğrultusunda yapılması gereken çok iş var” ifadelerini kullandı. Şimşek ayrıca, daha fazla yatırımcı çekebilmek için ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini belirterek, “Daha fazla yatırımcı çekmek için daha çeşitlendirilmiş bir ürün yelpazesine ihtiyacımız var. Geleneksel finansla rekabet edebilmek için daha fazla ürün sunmamız gerekiyor. Bu da kurumlarımızın daha yenilikçi olmasını gerektiriyor” dedi. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel İslami finans ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşınmasının öncelikli hedefler arasında olduğunu da sözlerine ekledi. Bilal Erdoğan: “Gerçek Refahın Temelinde Adalet ve Amaç Odaklı Ekonomi Yer Alıyor” İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Necmeddin Bilal Erdoğan ise konuşmasında İslam ekonomisinin temelinde yer alan emanet, adalet ve sorumluluk ilkelerinin günümüz ekonomik sistemleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Erdoğan, gerçek refahın toplumun tüm kesimlerine yayılan, insan onurunu koruyan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ekonomik modellerle mümkün olabileceğini ifade etti. Erdoğan, ekonomilerin Makasıdü'ş-Şeria ekseninde yeniden değerlendirilmesinin daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomik yapı oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti. AlBaraka Stratejik Raporu Tanıtıldı Zirve kapsamında AlBaraka Forumu tarafından hazırlanan “İslami Ekonomi Hakkında AlBaraka Stratejik Raporu”nun lansmanı da gerçekleştirildi. Her beş yılda bir yayımlanması planlanan rapor, İslami ekonomiyi yalnızca finans sektörüyle sınırlı olmayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. İslami finans kuruluşları, küresel helal endüstrisi, İslami sosyal finans, dini kurumlar ve ibadet ekonomisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin makroekonomik görünümünü tek çatı altında değerlendiren rapor, sektörler arasındaki etkileşimleri ortaya koyarak sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve ekonomik dayanıklılık alanlarında önemli bir stratejik referans niteliği taşıyor. Uluslararası İş Birlikleri İçin Önemli İmzalar Atıldı Zirve kapsamında gerçekleştirilen üst düzey programda uluslararası iş birliklerini güçlendirecek çeşitli mutabakat zabıtları (MoU) da imzalandı. Bu kapsamda İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi arasında İslami finans ve tahkim alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik bir protokol imzalandı. Ayrıca Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi arasında İslam ekonomisi alanındaki akademik çalışmaların ve araştırmaların desteklenmesini amaçlayan bir iş birliği anlaşmasına varıldı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu ile İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Yayıncılık Birliği (OSBU) arasında ise medya iş birliklerinin geliştirilmesi ve ortak yayın faaliyetlerinin artırılmasını hedefleyen bir mutabakat zaptı imzalandı. Bunun yanı sıra İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında İslami finans, sermaye piyasaları, eğitim ve araştırma alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini öngören bir iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşma, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Dato’ Mohammad Faiz Azmi tarafından, Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Partner ve Sponsorlara Plaket Takdimi Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan partnerler ve sponsor kuruluşlara teşekkür amacıyla plaket takdim töreni düzenlendi. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen tören, günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul, Küresel İslam Ekonomisinin Geleceğine Ev Sahipliği Yapacak Haber

İstanbul, Küresel İslam Ekonomisinin Geleceğine Ev Sahipliği Yapacak

İslam ekonomisinin geleceğine yön veren karar alıcılar, uluslararası liderler, ekonomi otoriteleri, yatırımcılar, finans kuruluşları, akademisyenler ve sektör temsilcileri, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan “3. Global İslami Ekonomi Zirvesi” kapsamında bir araya gelecek. Bu yıl “İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede; etik finans, reel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı ekonomik büyüme ekseninde küresel ölçekte önemli tartışmalara ev sahipliği yapılacak. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu tarafından, AlBaraka Summits Türkiye kapsamında organize edilen 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve İbn Haldun Üniversitesi stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. AlBaraka Group’un Global Partner, Halkbank’ın Host Partner, Türk Hava Yolları’nın Official Carrier, Anadolu Ajansı ve Demirören Medya’nın ise Global Communication Partner olarak yer aldığı zirve, Türkiye’nin küresel İslami finans ve ekonomi ekosistemindeki stratejik konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Zirve, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Finans Merkezi (İFM) Halkbank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecek. Küresel Ekonomik Dönüşümün Yeni Boyutları İstanbul’da Ele Alınacak Küresel ekonomi ve finans sistemlerinde yaşanan dönüşümler, sermayenin yapısını ve kullanım biçimlerini yeniden şekillendirirken; İslam ekonomisi yaklaşımı sermayeyi yalnızca finansal bir araç olarak değil, etik sorumluluk, toplumsal fayda ve üretken ekonomik faaliyetlerle bütünleşen bir değer olarak ele alıyor. Bu perspektifle hazırlanan 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, İslam ekonomisi çerçevesinde sermayenin rolünü; temel ilkeler, stratejik yaklaşımlar ve sektörel uygulamalar üzerinden kapsamlı şekilde incelemeyi amaçlıyor. Zirvede ayrıca üretken sermaye dolaşımının güçlendirilmesi, kapsayıcı ekonomik katılımın artırılması ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen etik finans modellerinin yaygınlaştırılması gibi başlıklar öne çıkacak. Zirveye ilişkin değerlendirmede bulunan AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Abdullah Saleh Kamel şunları söyledi: “3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, sermayenin daha yüksek bir amaca hizmet etmesi gerektiğine dair inancımızı yansıtıyor: üretken büyüme, toplumsal denge ve sürdürülebilir kalkınma. Türkiye; servet, sorumluluk ve reel ekonomik değer üzerine yürütülen bu küresel diyaloğu ileri taşımak adına güçlü bir zemin sunuyor.” AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Sayın Yousef Hassan Khalawi ise şu ifadeleri kullandı: “Bu zirve, tartışmaların ötesine geçerek somut çıktılar üretmek amacıyla tasarlandı. Kurumların ortak öncelikleri belirleyebileceği, iş birlikleri geliştirebileceği ve sermayenin üretken, etik ve dayanıklı ekonomileri desteklemedeki rolünü güçlendirecek girişimler oluşturabileceği bir platform olacak.” Finans, Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Aynı Platformda Buluşacak Zirveye katılması beklenen önemli Türk ve uluslararası isimler arasında; Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi Finansmanı Özel Temsilcisi Prof. Dr. Mahmoud Mohieldin, T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Malezya Merkez Bankası Başkanı Abdul Rasheed Ghaffour, Filistin Para Otoritesi Başkanı Yahya Jawdat Hafez Shunnar, Suudi Arabistan Kraliyet Divanı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Salim Arda Ermut, İstanbul Finans Merkezi CEO’su Ahmet İhsan Erdem ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan yer alıyor. Dört gün sürecek zirve boyunca; merkez bankaları, ekonomi yönetimleri, uluslararası yatırım kuruluşları, küresel bankacılık grupları, akademisyenler ve finansal teknoloji liderlerinin katılımıyla çok sayıda panel, oturum ve stratejik toplantı gerçekleştirilecek. Zirvenin öne çıkan başlıkları arasında şunlar yer alıyor: • Küresel ekonomi ve sermaye akışları • İslami bankacılık ve katılım finansı • İslami sermaye piyasaları ve sukuk • Vakıf sistemleri ve sosyal finans • Yapay zekâ ve dijital finans teknolojileri • Fintek ve İslami dijital yatırım araçları • Sürdürülebilir kalkınma ve etik yatırım modelleri • Girişimcilik ve KOBİ finansmanı • Uluslararası ekonomik entegrasyon modelleri Program kapsamında ayrıca; Merkez Bankaları ve Bakanlar Düzeyi Paneli, İslami Bankacılık Grupları CEO Paneli, Sermaye Oluşumu ve İslami Sermaye Piyasaları Paneli, Vakıf ve Sürdürülebilir Sermaye Paneli ile Dijital Sermaye ve Finansal İnovasyon Paneli gibi üst düzey oturumlar gerçekleştirilecek. Zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri de AlBaraka Stratejik İslam Ekonomisi Raporu’nun lansmanı olacak. İslam ekonomisinin farklı boyutlarını tek bir bütüncül vizyonda bir araya getiren kapsamlı stratejik referans niteliğindeki rapor, ilk kez kamuoyuyla paylaşılacak. Katılımcılar ayrıca “Sermaye Ne İnşa Eder?” başlıklı açılış filmini izleme fırsatı bulacak. Filmde, İslami finansın sermayeyi reel ekonomiyle nasıl buluşturduğu; altyapı, istihdam ve uzun vadeli istikrar üzerinden somut etkiye nasıl dönüştürdüğü anlatılacak. Zirve kapsamında Wahed tarafından kurumsal bir çalıştay, İbn Haldun Üniversitesi tarafından ise kurumsal sunum gerçekleştirilecek. Ayrıca İslam Bankaları ve Finans Kuruluşları Genel Konseyi (CIBAFI) iş birliğiyle sektör strateji diyaloğu, İslam Ekonomisi Stratejik Düşünce Merkezi tarafından çalıştay ve Orta Asya’da İslam Ekonomisi ve Helal üzerine yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Toplam 1 milyon Suudi Riyali ödül değerine sahip ve sektörün en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü (SKIEA) himayesinde; yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin araştırmalarını ve akademik projelerini sunabilecekleri etkileşimli akademik bir girişim de program kapsamında yer alacak. Stratejik İş Birlikleri ve Uluslararası Katılım Dikkat Çekiyor Zirve, akademik ve sektörel tartışmaların ötesinde; uluslararası ekonomik iş birliklerinin geliştirilebileceği stratejik bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Program kapsamında düzenlenecek mutabakat zaptı (MoU) imza törenleriyle yeni iş birliklerinin kurulması beklenirken; VIP networking buluşmaları, özel resepsiyonlar ve gala programları da uluslararası katılımcıları İstanbul’da bir araya getirecek. Zirve kapsamında ayrıca; İslam Bankaları ve Finans Kuruluşları Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi (OIC-AC), Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu ile İslam İşbirliği Teşkilatı Yayıncılık ve Televizyon Birliği (OSBU) ve son olarak İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Sermaye Piyasası Kurulu arasında stratejik mutabakat zaptları imzalanacak. İslam Ekonomisinin Dünyadaki Önde Gelen Platformlarından Biri Daha önce İstanbul, Londra ve Medine gibi önemli şehirlerde düzenlenen AlBaraka Summits, İslam ekonomisi ve katılım finansı alanlarında dünyanın önde gelen uluslararası platformları arasında gösteriliyor. Her yıl dünyanın dört bir yanından üst düzey kamu temsilcileri, merkez bankaları, finans kuruluşları, yatırım fonları, akademisyenler ve medya kuruluşlarını bir araya getiren zirve; İslam ekonomisinin küresel ekonomik dönüşüm süreçlerindeki görünürlüğünü daha da artırmayı amaçlıyor. Güçlü Sponsor Desteği Üçüncü Global İslami Ekonomi Zirvesi, seçkin sponsorların desteğiyle gerçekleştiriliyor. Zirvede; Ziraat Katılım Bankası Platinum Sponsor, Türkiye Katılım Sigorta, Takasbank, Fuzul ve Emlak Katılım Gold Sponsor, Yıldız Holding Silver Sponsor, Kalyon İnşaat Bronze Sponsor, Ayhan Hukuk 7. Panel Sponsoru ve Halal 360 ise Yuvarlak Masa Toplantısı Sponsoru olarak yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu Haber

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu

15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen WIRED Türkiye lansmanı; teknoloji, yapay zekâ, finans, içerik üretimi ve yeni nesil iş modellerine odaklanan oturumlarla sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.