Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sermaye Akışları

Kapsül Haber Ajansı - Sermaye Akışları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sermaye Akışları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Piyasalarda Volatilite Yeniden Yükseliyor Haber

Küresel Piyasalarda Volatilite Yeniden Yükseliyor

Küresel piyasalarda son dönemde artan volatilitenin merkezinde yine ABD sermaye piyasaları yer alıyor. Fed'in politika faizini sabit tutmasına rağmen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,5'in üzerinde seyretmesi, teknoloji hisselerinde şirket bazlı ayrışmanın belirginleşmesi ve yeniden hareketlenen halka arz piyasası yatırımcı davranışını yeniden şekillendiriyor. ABD piyasalarında son dönemin en dikkat çeken gelişmeleri arasında SpaceX'in halka arzı ve yapay zekâ şirketi Anthropic'in halka arz hazırlıkları yer alıyor. Büyük ölçekli bu işlemler, yatırımcıların portföy dağılımlarını yeniden şekillendirirken, sermaye akışının teknoloji hisseleri arasında daha seçici bir yapıya dönüşmesine neden oluyor. Özellikle yüksek profilli halka arzlar mevcut hisselerden likidite çekerek kısa vadeli dalgalanmaları da artırabiliyor. Öte yandan jeopolitik belirsizlikler ve faiz görünümüne ilişkin soru işaretleri güvenli liman talebini desteklemeyi sürdürüyor. Altının ons fiyatı 4.350 doların üzerinde seyrini korurken, petrol fiyatlarının 90 doların altında dengelenmesi enflasyon beklentilerine ilişkin endişeleri bir miktar sınırlıyor. "ABD piyasalarında artık yalnızca Fed değil, sermaye akışları da fiyatlanıyor" Slayz Yatırım Holding CEO'su John Nevzat Erdem, piyasalardaki mevcut görünümü şu sözlerle değerlendirdi: "Küresel piyasalarda volatiliteyi artıran en önemli unsur, yatırımcıların aynı anda birçok değişkeni fiyatlamak zorunda kalması. Fed'in faiz patikası, ABD tahvil faizleri, teknoloji şirketlerinin bilançoları ve son dönemde öne çıkan büyük halka arzlar aynı anda piyasalara yön veriyor. SpaceX'in halka arzı ve Anthropic'in halka arz hazırlıkları, yatırımcı ilgisinin teknoloji ve yapay zekâ şirketlerinde yoğunlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu ölçekteki işlemler yeni yatırım fırsatları oluştururken, mevcut hisselerden sermaye çıkışına neden olarak kısa vadede fiyat hareketlerini de belirginleştirebiliyor. Bugün ABD piyasalarında yalnızca ekonomik veriler değil, sermaye akışının yönü de yatırım kararlarında belirleyici hale gelmiş durumda." Tahvil faizleri ve altın yatırımcıların radarında ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması, özellikle büyüme odaklı teknoloji şirketlerinin değerlemeleri üzerinde baskı oluştururken, yatırımcıların portföylerinde risk dağılımını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Aynı dönemde altının güçlü seyrini koruması ise belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebinin sürdüğüne işaret ediyor. John Nevzat Erdem'e göre piyasalardaki mevcut tablo tek bir veriyle açıklanabilecek bir süreç değil. "Bugün yatırımcıların takip ettiği göstergeler yalnızca hisse senedi endeksleri değil. ABD tahvil faizleri, altın fiyatları, büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları, halka arz takvimi ve Fed'in kararlarını şekillendirecek makroekonomik veriler birlikte okunmalı. Önümüzdeki dönemde volatilitenin yönünü de bu değişkenlerin tamamı belirleyecek." ABD ekonomisine ilişkin büyüme, enflasyon ve istihdam verileri küresel piyasalar açısından temel referans olmayı sürdürürken, küresel sermaye akımlarının yönünü belirleyen ana piyasa hâlâ ABD olmaya devam ediyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca merkez bankalarının kararlarını değil, sermaye piyasalarındaki yapısal dönüşümü ve şirket bazlı gelişmeleri de yakından takip etmesi önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Serbest Fonlar Borsa İçin Problem Haline Gelmeye Başladı Haber

Serbest Fonlar Borsa İçin Problem Haline Gelmeye Başladı

Panelde katılımcılar, dijitalleşmenin piyasalar üzerindeki etkilerini, risk yönetimi ve regülasyonlar ekseninde küresel trendleri, yatırımcı davranışlarını ve sermaye akışlarının geleceğini analiz ederek, finansal karar alma süreçlerindeki stratejik iç görüleri paylaştı. Osmanlı Portföy Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Gerz serbest fonlar borsa için problem haline gelmeye başladığını söylerken, nitelikli yatırımcı sınırının 10 milyon TL'ye yükseltilmesi gerektiğini belirtti. ABD'de Donald Trump'ın başkan olarak seçilmesinin ardından dünyaya bir belirsizlik halinin hakim olduğunu belirten eski Hazine Müsteşarı Dr. Mahfi Eğilmez, böyle bir dünyada çok net kararlar vermenin ve çok net tahminler yapmanın çok zor olduğunu kaydetti. Sermaye piyasaları ve finans piyasalarının da böyle bir dünyanın içinde olduğunu kaydeden Eğilmez, belirsizlik yansımalarının giderek arttığına dikkat çekti. Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut duruma da değinen Eğilmez, en büyük hatanın 2021 Eylül ayında başlayan faiz indirimleri olduğunu söyledi. Eğilmez, "2021 yılında eylül ayında enflasyon yüzde 19, faizler de yüzde 19 iken Merkez Bankası faizleri indirmeye karar verdi. Sonra enflasyon yüzde 80'lere vardığında bizim faiz yüzde 8,5'tu. İşte bugün yaşadığımız problemlerin yüzde 80-90'ı buradan çıktı. Sanayici şu anda faizlere çok kızıyor ama o dönemde bedava krediler kullanıldı ve Türkiye maalesef bu hale geldi. Şimdi de buradan çıkmaya uğraşıyoruz. " dedi. SON 30 YILIN EN ÖNEMLİ HİKAYESİ ÇİN İş Invest Capital Markets Genel Müdür Yardımcısı Sant Manukyan da son 30 yılın en önemli hikayesinin Çin olduğunun altını çizerek, birçok kişi itiraz etse de ABD Başkanı Trump'ın Çin'e karşı doğru adımlar attığına inandığını belirtti. Manukyan, "Çin çok dişli bir şekilde geliyor. Bu gelmesi, ekonomi olmanın dışında, aynı zamanda kendi modelini üretmesi. Size burada ilginç bir rakam vereceğim: Çin'de özel sektör ve hane halkının toplam borçluluk oranı yüzde 300'ü geçmiş durumda. Bu oran bir anlamda yatırımların çok da verimli olmadığını gösterse de batılıların borçluluğuna göre önemli bir fark var. Mesela İngiliz Merkez Bankası Fransa ile olan savaşı fonlamak için kurulmuş. Batının borçları ağırlıklı savaş kaynaklı borçlar aslında. Çin'de ise öyle bir şey yok. Çin'in ilginç bir model olmasının nedeni, bu son yükselişin gerçekten belli ölçüde daha barışık, daha kollektif bir yükselişten kaynaklanıyor olması." dedi. Dünyada artık çok ciddi bir mücadelenin başladığını kaydeden Manukyan, şöyle devam etti: "Mesela Trump bakıyor, Çin'de iç tüketimin zayıf olması bilinçli, artı aşırı üretim bilinçli. Gerçek anlamda bağımsız merkez bankası var mı, yok. Büyük bir işsizlik sorunu veya büyük bir enflasyon sorunu var mı, hayır yok. Dolayısıyla diyor ki, 'bizde FED enflasyon yüzde 2'ye gelince kenara çekiliyor. Oysa burada bir savaş veriyoruz biz. Dolayısıyla benim arkama geçmesi lazım.' Doğruyu yanlışı tartışmıyorum ama ortam değişiyor, bunu anlamamız gerekiyor." İKİ AYRI PİYASA OLUŞACAK Bu ortamda sermaye piyasalarında da önemli gelişmeler yaşandığını söyleyen Manukyan, "Birincisi sermaye piyasaları 10 yıllıklara baktığınızda giderek ayrışacak, iki tane piyasa çıkacak. Şu anda nasıl ki Rusya'da baktığın yere göre değişen iki ayrı fiyat var, yarın öbür gün ABD 'biz Çinli şirketlerin borsamıza kote olmasına izin vermiyoruz' diyebilir. İkincisi, hafta sonu Çin'de bir altın kararı alındı. Çin'in en büyük korkularından bir tanesi ödeme sistemlerinde hala yeni olması. Dolayısıyla o tarafta Çin'in altın alımları sadece ABD'ye güvenmemesi değil, sistemden atılırlarsa, altını bir ödeme sistemi, bir takas sistemi olarak kullanma isteği. Dolayısıyla biz emtialarda da bir ayrışma göreceğiz. Amerika'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaptığı en zekice şey, bütün ülkelere ham maddelere erişim imkanı vermesiydi. Biz şu anda bir paylaşım savaşına gitmiyoruz çünkü konu ham maddeye erişim değil. Bizde de çok tartışılıyor. İşte şu kadar nadir element rezervi var diye. Hatta yurt dışına satılmasın deniyor. Ama şu anda nadir element çıkarttıktan sonra bunu Çin'e göndermeyecekseniz hiçbir şey yapamıyorsunuz, çünkü bütün teknoloji Çin'de. Dolayısıyla ham maddeye erişmek değil, tamamlanmış ürüne erişmek üzerinden bir kavga olduğunu görüyoruz." diye konuştu. NİTELİKLİ YATIRIMCI SINIRI 10 MİLYON LİRAYA ÇIKSIN Osmanlı Portföy Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Gerz de konuşmasında sermaye piyasalarındaki serbest fonlara vurgu yaptı ve bu fonların borsa için bir problem haline gelmeye başladığına dikkat çekti. Türkiye'deki toplam fon büyüklüğünün 120 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Gerz, bunun dörtte üçünün de serbest fonlar ve para piyasası fonlarında olduğunu ifade etti. Normal fonlarda portföydeki tek bir hissenin ağırlığının yüzde 10'u geçemeyeceğini, serbest fonlarda ise daha fazla risk almaya olanak vermek için bir limit olmadığının altını çizen Gerz, "Yüksek faiz son 1,5 yıldır borsanın performansını o kadar engelliyor ki borsada getiri kalmayınca, ilginin endeks hisselerinden endeks dışı daha ufak hisselere kaydığını görüyoruz. Bu ufak hisselerde de maalesef spekülasyon ve yer yer artan oranda manipülasyonun olması yatırımcıyı rahatsız ediyor. Bu konuyu artık dile getiriyoruz çünkü bir süre konuşulmuyordu. En son birkaç gün önce gerek Bakan Şimşek, gerekse de SPK Başkanı bu konuyu adını koyarak dile getirdiler. Ben de bu sektöre iyi niyete katkı yapmak isteyen kişilerin çekinmeden konuşması gerektiğini düşünüyorum." dedi. Gerz, şöyle devam etti: "Sonuçta serbest fonlar Borsa için bir problem haline gelmeye başladılar. Buradaki en önemli problem; serbest fonlara sadece nitelikli yatırımcılar yatırım yapabiliyor. Nitelikli tanımı globalde 1 milyon dolar finansal varlığı olan kişi iken Türkiye'de sadece 1 milyon TL. Tam 10 senedir 1 milyon lira finansal varlığı olanlar nitelikli yatırımcı sayılıyor. Bu çok düşük bir rakam ve bu sakıncayı bugünlerde yaşamaya başladık. İlk öneri olarak buradan nitelikli yatırımcı sınırının acilen 1 milyon liradan en az 10 milyon liraya çıkartılması gerektiğini önermek istiyorum." MKK Genel Müdürü Ekrem Arıkan da panelde yaptığı konuşmada MKK'nın yaptığı çalışmalardan bahsetti. Merkezli Kayıt Kuruluşu'nun dünyada CSD olarak en iyi saklama kuruluşlarından olduğunu belirten Arıkan, hatta Amerika'da CSD Association tarafından nasıl bu kadar ürün ve hizmet çeşitliliği sağladıklarını anlatmak için davet aldıklarını belirtti. Bu ürün ve hizmet çeşitliliğini artırmaya devam edeceklerini kaydeden Arıkan, MKK'nın piyasaların şeffaflaşması adına çok önemli bir görevi yerine getirdiğinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.