Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sermaye Piyasaları

Kapsül Haber Ajansı - Sermaye Piyasaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sermaye Piyasaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Bankası Üst Yönetiminde Yeni Atamalar Haber

İş Bankası Üst Yönetiminde Yeni Atamalar

İş Bankası Grubu üst yönetiminde yapılan değişikliklerle Bankanın İcra Kuruluna dört yeni Genel Müdür Yardımcısı atandı. Bankanın Yönetim Kurulu toplantısında Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Ozan Uyar, İş Yatırım Genel Müdürü Kenan Ayvacı, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan ve Bankanın İştirakler Bölümü Müdürü Murat Doğan’ın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) gerekli bildirimlerin yapılması ve izinlerin alınmasını takiben Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmalarına karar verildi. Ayrıca gerekli başvuru ve izinlerin ardından geçerli olmak üzere Bankada Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Sezgin Yılmaz, Anadolu Hayat Emeklilik’te; Sezgin Lüle ise Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda (TSKB) Genel Müdür olarak görevlendirildi. Genel Müdür Yardımcısı Gürler Özkök de görevine İş Bankası İç Sistemler Koordinatörü olarak devam edecek. Ozan Uyar 1974 yılında Eskişehir’de doğan Ozan Uyar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Profesyonel kariyerine 1997 yılında İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak başladı. 2006-2015 yılları arasında Ticari Krediler Tahsis Bölümü’nde Müdür Yardımcısı ve Birim Müdürü olarak görev yapan Uyar, 2015’te Krediler Portföy Yönetimi Müdürü, 2017’de Kurumsal Bankacılık Pazarlama ve Satış Müdürü, 2020’de Kurumsal Krediler Tahsis Müdürü, 2021’de Proje Finansmanı Müdürü oldu. 2022-2025 yılları arasında Maslak Kurumsal ve İstanbul Kurumsal şubelerinde müdürlük görevini sürdüren Uyar, 21 Ocak 2025 tarihinde TSKB’de Kredi Tahsis, Finansal Analiz ve Kredi Operasyonları departmanlarından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Ozan Uyar, 1 Ağustos 2025’ten bu yana TSKB Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Kenan Ayvacı 1975 yılında Eskişehir’de doğan Kenan Ayvacı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İktisat alanında tamamladı. Profesyonel kariyerine 1998 yılında İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak başlayan Ayvacı, 2006-2019 yılları arasında bankanın Sermaye Piyasaları Bölümü’nde sırasıyla Müdür Yardımcısı, Birim Müdürü ve Bölüm Müdürü olarak görev yaptı. 31 Mayıs 2019’da İş Yatırım’a Genel Müdür Yardımcısı olarak atanan Kenan Ayvacı, 1 Şubat 2024 tarihinden itibaren İş Yatırım Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Z. Mehmet Tuğtan 1977 yılında Adana’da doğan Zekai Mehmet Tuğtan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. İş yaşamına 2001 yılında İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak başladı. 2009 yılında Bireysel Bankacılık Satış Bölümü’nde Müdür Yardımcılığı, 2013 yılında aynı bölümde Birim Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Tuğtan, 2017 yılında Çarşı-Bakırköy Şube Müdürü olarak görev yaptıktan sonra 2018’de Bireysel Bankacılık Ürün Müdürü, 2021’de Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü oldu. 2022 yılında Harvard Business School’da Advanced Management Programını tamamlayan Z. Mehmet Tuğtan, 20 Ocak 2023 tarihinden bu yana Anadolu Sigorta Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Murat Doğan 1977 yılında Samsun’da doğan Murat Doğan, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Doğan, 2000 yılında İş Bankası İştirakler Bölümü’nde Yatırım Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı. 2009’da aynı bölümde Müdür Yardımcısı, 2014’te Birim Müdürü oldu. Murat Doğan, 30 Kasım 2021’den bu yana İştirakler Bölümü Müdürü olarak görev yapıyordu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PBLK Nedir? MKK PBLK Ne Anlama Geliyor? E Yatırımcıda PBLK Kodu Ne Demek? Haber

PBLK Nedir? MKK PBLK Ne Anlama Geliyor? E Yatırımcıda PBLK Kodu Ne Demek?

Özellikle bazı yatırım fonlarının tasfiye sürecine girmesi ve satış işlemlerinde yaşanan belirsizlikler, yatırımcıların hesaplarında karşılaştıkları PBLK kodunu gündeme taşıdı. Peki, PBLK nedir, MKK'da PBLK ne anlama geliyor, PBLK blokajı neden oluşuyor ve bu kodun görünmesi yatırımcının parasını alamayacağı anlamına mı geliyor? Sermaye piyasalarında kullanılan teknik bir hesap kodu olan PBLK, aslında yeni ortaya çıkan bir uygulama değil. Ancak 2026 yılında Türkiye'deki yatırım fonlarında yaşanan sorunlar, daha önce birçok yatırımcının dikkatini çekmeyen bu kavramın önemini artırdı. Özellikle MKK e-YATIRIMCI ekranında fonlarının yanında PBLK ibaresini gören vatandaşlar, yatırımlarının durumunu ve satış işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını anlamaya çalışıyor. PBLK Nedir? MKK'da PBLK Ne Demek? PBLK, Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde kullanılan TEFASP İşlem Blokaj Alt Hesabı kodudur. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) üzerinden alım satımı yapılan yatırım fonlarının belirli işlemler sırasında bloke edildiği alt hesabı ifade eder. Yatırım fonu alım satım işlemlerinde, fon katılma paylarının işlem tamamlanıncaya kadar belirli hesaplarda tutulması gerekebilir. PBLK kodu da bu operasyonel sürecin bir parçasıdır. Bir yatırımcının MKK hesabında PBLK ibaresinin bulunması, ilgili fon paylarının TEFAS işlem blokajı alt hesabında izlendiğini gösterir. Ancak bu durum, yatırımcının fonlarının kesin olarak satıldığı veya satış bedelinin hesabına aktarılacağı anlamına gelmez. PBLK kodunun doğru yorumlanabilmesi için fonun mevcut durumu, verilen alım satım talimatları ve takas işlemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Türkiye'deki Fon Krizi PBLK Kodunu Neden Gündeme Taşıdı? Türkiye'de 2026 yılında yatırım fonlarıyla ilgili yaşanan gelişmeler, sermaye piyasalarında önemli bir tartışma başlattı. Özellikle bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonların işlemleri, değerleme yöntemleri ve tasfiye süreçleri yatırımcıların dikkatini çekti. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, 2025 yılının son çeyreğinde bazı yatırım fonları üzerinden düşük fiili dolaşım oranına sahip hisse senetlerinde olağan dışı fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. Bu gelişmelerin ardından yatırım fonlarına yönelik düzenlemeler ve denetim süreçleri ön plana çıktı. Eylül 2026'da bazı fonlar için tasfiye kararlarının alınması, yatırımcıların hesaplarındaki fon paylarının durumunu daha yakından incelemesine neden oldu. Özellikle satış talimatı vermesine rağmen işlemi henüz sonuçlanmamış yatırımcılar, MKK ekranlarında gördükleri PBLK ve SERB kodlarının ne anlama geldiğini araştırmaya başladı. Bununla birlikte PBLK, fon krizine özel olarak oluşturulmuş bir kod değil. Fon alım satım sisteminin normal işleyişinde de kullanılan teknik bir hesap tanımı olarak önem taşıyor. MKK e-YATIRIMCI Sisteminde PBLK Neden Görünür? Merkezi Kayıt Kuruluşu, yatırımcıların sermaye piyasası araçlarını elektronik ortamda takip edebilmesini sağlayan kayıt altyapısını yönetiyor. MKK tarafından sunulan e-YATIRIMCI uygulaması üzerinden yatırım hesapları, portföy bilgileri, menkul kıymet hareketleri ve çeşitli hesap detayları görüntülenebiliyor. Bir yatırım fonunun yanında PBLK kodunun görünmesi, ilgili katılma paylarının işlem blokajı alt hesabında bulunduğunu ifade ediyor. Bu durum özellikle fon alım satım sürecinde ortaya çıkabiliyor. Ancak yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor. PBLK kaydı, tek başına satış işleminin gerçekleştiğini veya yatırımcının parasının kesinleşmiş bir tarihte ödeneceğini göstermiyor. İşlemin hangi aşamada bulunduğunun anlaşılması için yatırım hesabının bulunduğu banka veya aracı kurumdan satış talimatının durumu ve takas bilgileri hakkında açıklama alınması gerekiyor. PBLK Blokajı Ne Zaman Kalkar? PBLK koduyla karşılaşan yatırımcıların merak ettiği konulardan biri de blokajın ne zaman kaldırılacağı. Normal şartlarda yatırım fonu alım satım işlemleri, ilgili fonun işlem esaslarına ve takas takvimine göre tamamlanıyor. İşlem sonuçlandığında fon paylarının ve ödeme yükümlülüklerinin durumu buna göre güncelleniyor. Ancak tasfiye sürecindeki veya işlemleri durdurulmuş fonlarda durum farklılaşabiliyor. Bu tür fonlarda blokajın ne zaman sona ereceği, ilgili düzenleyici kararlar ve tasfiye işlemlerinin ilerleyişine bağlı olabiliyor. Bu nedenle PBLK kaydı bulunan her yatırımcı için geçerli tek bir blokaj kaldırma tarihi bulunmuyor. Fonun statüsü, işlem geçmişi ve yetkili kurumların kararları belirleyici oluyor. PBLK ile SERB Arasındaki Fark Nedir? MKK hesaplarında karşılaşılan bir diğer ifade ise SERB kodu. SERB, serbest alt hesabı tanımlarken PBLK, TEFAS işlem blokajı alt hesabını ifade ediyor. Serbest alt hesapta bulunan menkul kıymetler, hesap düzeyinde belirli bir işlem blokajında bulunmayan varlıkları gösteriyor. PBLK hesabındaki fon payları ise ilgili işlem süreci kapsamında bloke edilmiş durumda izleniyor. Bununla birlikte SERB kodunun görünmesi, fonun mutlaka satışa açık olduğu anlamına gelmiyor. Bir fonun alım satımının durdurulması veya tasfiye sürecine alınması gibi durumlar, hesap kodundan bağımsız olarak işlem yapılmasını etkileyebiliyor. Dolayısıyla yatırımcıların yalnızca PBLK veya SERB ifadelerine bakarak fonlarının nakde çevrilebilirliği hakkında kesin değerlendirme yapmaması gerekiyor. PBLK Görünen Fonun Parası Geri Alınabilir mi? PBLK koduyla ilgili en önemli sorulardan biri, yatırımcıların fonlarda bulunan paralarını geri alıp alamayacağı. Bu sorunun yanıtı yalnızca PBLK koduna bakılarak verilemiyor. Çünkü PBLK, yatırımcının alacağının kesinleştiğini, ödeme önceliği kazandığını veya fonun tasfiye sürecinde ne kadar ödeme yapılacağını gösteren bir kod değil. Tasfiye edilen yatırım fonlarında geri ödeme süreçleri, SPK tarafından belirlenen esaslar doğrultusunda yürütülüyor. Fonun varlıklarının durumu, yükümlülükleri ve tasfiye işlemleri ödeme miktarlarını ve zamanlamasını etkileyebiliyor. Özellikle satış talimatını tasfiye kararından önce vermiş yatırımcıların, talimatlarının hangi aşamada bulunduğunu ve işlem sonucunun kesinleşip kesinleşmediğini ilgili yatırım kuruluşundan öğrenmesi önem taşıyor. MKK Üzerinden PBLK Sorgulama Nasıl Yapılır? Yatırımcılar, Merkezi Kayıt Kuruluşunun e-YATIRIMCI uygulamasına e-Devlet kimlik doğrulaması veya MKK sicil şifreleriyle erişebiliyor. Sistem üzerinden yatırım hesaplarına ait portföy bilgileri ve menkul kıymetlerin hangi alt hesaplarda izlendiği kontrol edilebiliyor. Böylece yatırımcılar fonlarının SERB veya PBLK gibi hesap kodları altında bulunup bulunmadığını inceleyebiliyor. Bunun yanında hesap hareketleri ve işlem geçmişi de yatırımın mevcut durumunun anlaşılmasına yardımcı olabiliyor. Ancak MKK kayıtları ile banka veya aracı kurum üzerinden verilen emirlerin durumunun aynı şey olmadığı unutulmamalı. Fon satışının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinde emir kayıtları, gerçekleşme bilgileri ve takas sonuçları birlikte önem taşıyor. PBLK ile Yatırımcı Blokajı Aynı Şey mi? PBLK hakkında sıkça karıştırılan konulardan biri de yatırımcı blokajı uygulaması. MKK'nın sunduğu yatırımcı blokajı hizmeti, yatırımcıların belirli menkul kıymetlerini kendi talepleriyle bloke ederek iradeleri dışında işlem yapılmasını önlemelerine olanak tanıyor. PBLK ise TEFAS işlemleriyle bağlantılı teknik bir blokaj alt hesabı olarak kullanılıyor. Bu iki uygulama farklı amaçlara hizmet ediyor. Dolayısıyla PBLK kodunun görünmesi, yatırımcının kendi isteğiyle blokaj koyduğu veya hakkında hukuki bir tedbir uygulandığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde PBLK kaydının bulunması, ilgili fon hakkında mutlaka bir usulsüzlük tespit edildiğini de göstermiyor. Fon Yatırımcıları PBLK Kaydıyla Karşılaştığında Ne Yapmalı? Yatırım fonlarının işlem süreçlerinde yaşanan belirsizlikler, yatırımcıların hesap kayıtlarını daha dikkatli incelemesini gerektiriyor. PBLK koduyla karşılaşan yatırımcıların öncelikle ilgili fonun güncel işlem durumunu ve varsa tasfiye kararlarını kontrol etmesi önem taşıyor. Ardından satış talimatlarının hangi tarihte verildiği, emrin gerçekleşip gerçekleşmediği ve takas sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılmalı. MKK e-YATIRIMCI ekranındaki kayıtlar, banka veya aracı kurum işlem dökümleriyle birlikte değerlendirildiğinde daha sağlıklı bir tablo ortaya çıkabiliyor. Türkiye'de yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeler ve tasfiye süreçleri devam ederken PBLK, SERB, MKK ve TEFAS gibi kavramların doğru anlaşılması, yatırımcıların sahip oldukları varlıkları ve işlem durumlarını daha bilinçli takip edebilmesi açısından önem kazanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Trade: 2027'de Türkiye’de Büyümenin Yüzde 3,6'ya Yükselmesi Bekleniyor Haber

Allianz Trade: 2027'de Türkiye’de Büyümenin Yüzde 3,6'ya Yükselmesi Bekleniyor

Allianz Trade uzmanları, ABD’de bu yıl yüzde 2,1 olması beklenen büyümenin 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesini bekliyor. Türkiye’de ise ekonominin, 2026'nın tamamında yüzde 2,7 büyüyeceği, 2027 yılında ise büyümenin yüzde 3,6'ya yükseleceği tahmin ediliyor. Allianz Trade, her çeyrekte güncellediği Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayınladı. Rapora göre küresel ekonomi aynı anda birçok farklı gerilimle karşı karşıya. Önümüzdeki döneme ilişkin belirleyici soru ise bu gerilimlerin kontrollü bir şekilde çözülüp çözülmeyeceği ya da birbirini besleyerek daha da güçlenip güçlenmeyeceği. Bir başka ifadeyle, “İşler düzelmeden önce daha da kötüleşebilir.” Güncellenen 2026-2028 Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, üç temel riske dikkat çekiyor: Orta Doğu’da yeni bir enerji şoku, ABD, Japonya ve Avrupa’ya yayılan tahvil satışları ve yapay zekâ yatırım patlamasına ilişkin yeniden artan soru işaretleri. Öte yandan ekonomistler bu faktörlerin hiçbirinin henüz reel ekonomiyi rayından çıkarmadığının da altını çizdi. İkinci çeyrek büyümesi yukarı yönlü sürpriz yaptı; Avrupa’da net ihracat ve Almanya’nın teşvikleri, ABD ve Asya’da ise yapay zekâ bağlantılı güçlü yatırımlar büyümeyi destekledi. Raporda ayrıca, jeopolitik gerilimlerin düzensiz biçimde çözülmesi ihtimaline dayanan üç aşağı yönlü risk senaryosu ve bu senaryoların ekonomi ile sermaye piyasaları üzerindeki olası etkileri de modellendi. İlk senaryoda enerji şoku riski ele alındı. Ekonomistler, çatışmanın kontrol altında kalması durumunda alternatif rotaların devreye girmesi, talepteki gerileme ve alternatif arz kaynaklarının enerji piyasalarında yeniden denge sağlayabileceğini öngörüyor. Bu gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmesi ve buna bağlı olarak enflasyon şokunun etkisini sınırlaması bekleniyor. İkinci senaryo ise tahvil piyasalarında satış baskısı riskine odaklanıyor. Raporda, enflasyonun ücretler üzerinde belirgin bir baskı yaratmadan daha ılımlı bir seyir izleyeceği ve kamu tahvili piyasalarının yüksek ihraç hacmini, risk primlerinde sert ve düzensiz bir yükselişe yol açmadan absorbe edebileceği varsayılıyor. Ekonomistlerin değerlendirdiği üçüncü senaryoda ise yapay zekâ yatırımlarındaki sermaye harcamaları döngüsünün yavaşlama riski öne çıkıyor. Rapora göre, yapay zekâ yatırımlarının büyüme hızının bir miktar ivme kaybetmesi ve harcamaların 2028 yılında 1 trilyon dolar ile zirveye ulaşması bekleniyor. Bu süreçte değer yaratımının odağının altyapı kurulumundan yapay zekânın kullanımı, yaygın biçimde benimsenmesi ve sağladığı verimlilik artışlarına doğru kayacağı öngörülüyor. Türkiye ekonomik büyümenin ivme kazanarak yüzde 3,6'ya yükselmesi bekleniyor Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisinin ise büyüme hızının belirgin şekilde yavaşladığı vurgulandı. Türkiye'nin GSYH'sinin 2026'nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yalnızca yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkat çekilirken, 2026'nın tamamında yüzde 2,7 büyüme kaydetmesi beklendiği ifade edildi. Ekonomistlere göre Türkiye ekonomisi 2027 yılında ise yüzde 3,6 büyüme kaydedecek. Ancak bu, büyük ölçüde enflasyonun ikna edici bir düşüş patikasına girmesine bağlı. Türkiye’de faizlerde anlamlı bir gevşeme de enflasyon belirleyici olacak. Ayrıca rapora göre Türkiye'de enflasyon 2026'nın üçüncü çeyreğinde yaklaşık yüzde 32 seviyesinde seyrediyor ve yıl sonunda ise yüzde 30'a doğru gerilemesi bekleniyor. Yüksek enflasyonun; tüketici talebini baskıladığı, ticari rekabet gücünü aşındırdığı, şirketlerin kâr marjlarını sıkıştırdığı da raporda vurgulanıyor. Raporda, küresel GSYH büyümesinin ise 2025’teki yüzde 3 seviyesinden 2026’da yüzde 2,6’ya yavaşlamasının, 2027’de de yüzde 2,8’e çıkmasının beklendiği belirtildi. Küresel büyümede 2028 tahmini ise yüzde 2,6. ABD’de büyümenin 2026’daki yüzde 2,1’den 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesi; Avro Bölgesi’nde yüzde 1’den yüzde 1,3’e çıkması; Asya’nın ise yaklaşık yüzde 4,4 ile küresel büyümenin lokomotifi olmaya devam etmesi de öngörüler arasında. Körfez’den ihracat akışlarının Hürmüz Boğazı ve çevresinde kademeli olarak normalleşmesiyle Brent petrolün 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 87 dolar /varil seviyesinde gerçekleşmesi ve 2027’de ortalama 76 dolar/varile gerilemesi de beklentiler arasında. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Horoz Lojistik’in Mali İşler Grup Başkanlığı Görevine Gani Şengül Atandı Haber

Horoz Lojistik’in Mali İşler Grup Başkanlığı Görevine Gani Şengül Atandı

Teknoloji odaklı yatırımları ve uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu finans alanında deneyimli bir isimle güçlendirdi. Şirketin 10 Eylül 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla Gani Şengül, Mali İşler Grup Başkanı (CFO) olarak göreve başladı. Yeni görevinde Horoz Lojistik’in finansal yönetimine liderlik edecek olan Şengül; stratejik planlama, bütçe ve performans yönetimi, nakit akışı ve işletme sermayesi optimizasyonu, yatırımcı ilişkileri, risk yönetimi ve kurumsal finans süreçlerinden sorumlu olacak. Şengül’ün sermaye piyasaları, birleşme ve satın almalar, uluslararası finansal yapılanmalar ve dijital finans dönüşümü alanlarındaki deneyimi, şirketin sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli değer üretme hedeflerini destekleyecek. Gani Şengül hakkında Kariyeri boyunca çok katlı mağazacılık, hızlı tüketim, kozmetik, tekstil ve konfeksiyon, ev tekstili ve gayrimenkul sektörlerinde üst düzey finans yöneticiliği görevleri üstlenen Gani Şengül; stratejik planlama, finansal performans yönetimi, yatırımcı ilişkileri, birleşme ve satın alma süreçleri, ERP dönüşümleri ve uluslararası finansal yapılanmalar alanlarında önemli çalışmalar yürüttü. Finansal yönetim deneyiminin yanı sıra farklı sektörlerde gerçekleştirdiği kurumsal dönüşüm ve verimlilik çalışmalarıyla şirketlerin büyüme süreçlerine katkı sağladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Şengül, profesyonel kariyerine EKA Elektronik’te başladı. YKM Mağazacılık’ta bütçe ve finans alanında farklı görevler üstlendikten sonra CFO pozisyonuna yükseldi. Ardından Boyner Grup Altınyıldız, NEF Gayrimenkul, English Home, Rebul Kozmetik Holding ve ADCO’da CFO olarak görev yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama Haber

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama

Çok kanallı ve çok markalı perakende yapısıyla büyümesini sürdüren FLO GROUP, organizasyon yapısını güçlendirmeye yönelik yeni bir adım attı. Finans, strateji, yatırım ve organizasyonel yönetim alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip Ahmet Okçular, FLO GROUP’ta Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak göreve başladı. Yeni yapılanmayla birlikte şirketin destek fonksiyonlarının daha entegre bir liderlik yapısı altında yönetilmesi ve FLO GROUP’un kurumsal dönüşüm, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Ahmet Okçular, yeni görevinde mali işler, insan kaynakları, lojistik ve iç denetim fonksiyonlarına liderlik edecek. Destek fonksiyonları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, süreçlerin daha verimli ve çevik bir yapıya kavuşturulması ve şirketin büyüme hedeflerini destekleyecek organizasyonel yapının geliştirilmesi Okçular’ın öncelikli sorumlulukları arasında yer alacak. Kariyerine 1996 yılında QNB FinansInvest’te başlayan Ahmet Okçular, 2005 yılında HSBC Türkiye’ye katıldı. HSBC’de Kurumsal Finansman Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Okçular; birleşme ve satın alma danışmanlığı ile sermaye piyasaları alanlarında çeşitli çalışmalara liderlik etti. 2016 yılında Tekfen Holding’e Grup CFO’su olarak katılan Okçular, 2019 yılında Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlardan Sorumlu Grup Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Bu dönemde grup genelindeki stratejik planlama, yatırım, iş geliştirme ve birleşme ve satın alma süreçlerinin yönetiminde görev aldı. 2022 yılında AIM Finance’i kurarak finansal ve stratejik danışmanlık alanındaki çalışmalarını sürdüren Okçular, 2024 yılında Toros Tarım ve Mondi Oluklu Mukavva’da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendi. 2025 yılında ise CCN Yatırım Holding’te Finans, Strateji ve İş Geliştirme Başkanı olarak görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun olan Ahmet Okçular, International University of Japan’da Uluslararası Yönetim alanında MBA programını tamamladı. Finans, yatırım, strateji ve organizasyonel yönetim alanlarındaki kapsamlı deneyimiyle Okçular, Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak FLO GROUP’un kurumsal dönüşümünün hızlandırılmasına, destek fonksiyonları arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

985 Milyon TL’lik İlk Adım, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Büyümenin Başlangıcı Oldu Haber

985 Milyon TL’lik İlk Adım, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Büyümenin Başlangıcı Oldu

Azimut Portföy ve Fuzul Topraktan iş birliğiyle hayata geçirilen Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu, düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Azimut Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar, Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal ve Fuzul Holding CEO’su Erdal Erdem’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; fonun yatırım yaklaşımı, ilk proje alanı ve önümüzdeki döneme ilişkin planlar paylaşıldı. İlk aşamada 985 milyon TL büyüklükle yatırımcılarla buluşacak fon ile Fuzul Topraktan’ın proje geliştirme deneyimi, Azimut Portföy’ün fon yönetimi ve sermaye piyasaları alanındaki uzmanlığı ve sektörel öncülüğü ile aynı yapıda bir araya geliyor. Fonun ilk proje alanlarından biri de Fuzul’ün uzun yıllardır proje geliştirdiği Başakşehir’de konumlanıyor. Başakşehir’de bulunan 16.724,39 metrekare büyüklüğündeki konut imarlı arsa fon portföyüne dahil edildi. Fon kapsamında burada geliştirilecek yeni proje, Fuzul’ün Başakşehir bölgesindeki 22’nci projesi olacak. Gayrimenkul sektöründe 35 yıllık deneyime sahip Fuzul, bugüne kadar 5.500’ün üzerinde bağımsız bölümü kapsayan projeler geliştirdi. Tamamlanan, devam eden ve planlanan projelerle birlikte Fuzul’ün toplam geliştirme hacmi 1,5 milyon metrekarenin üzerine ulaşıyor. “Proje geliştirme deneyimini sermaye piyasalarının imkânlarıyla buluşturuyoruz” Azimut Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Proje gayrimenkul yatırım fonlarının, gayrimenkul sektörü ile sermaye piyasaları arasındaki bağı güçlendiren önemli araçlardan biri olduğuna inanıyoruz. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Fuzul’ün proje geliştirme konusundaki saha deneyimi ile Azimut Portföy’ün fon yönetimi ve sermaye piyasaları alanındaki uzmanlığını bir araya getiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız, gayrimenkul geliştirme sürecinde oluşan değeri profesyonel fon yönetimi ve sermaye piyasalarının düzenlenmiş yapısı içerisinde nitelikli yatırımcılarla buluşturmak. Gayrimenkul, ülkemizde her zaman en sevilen yatırım araçlarından oldu. Tasarrufu olan herkesin de öncelikli tercihi olan bu yatırım aracını, kurallı bir piyasada, güvenli olarak yatırımcılar ile buluşturacak yegane araç Gayrimenkul Fonlarıdır. Azimut Portföy olarak, bu fonları erişilebilir, anlaşılabilir ve değer üreten bir yatırım alternatifi olarak bütün tasarruf sahiplerine sunmaya devam ediyoruz. Azimut Portföy bugüne kadar birçok ilki hayata geçirdi. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu da, Borsa İstanbul’da işlem görecek kendi türündeki ilk fon olacak. Önümüzdeki dönemde, gerekli başvuru ve onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından fon katılma paylarının Borsa İstanbul Girişim Sermayesi Pazarı’nda işlem görmesini de hedefliyoruz. Sermaye Piyasalarının temel işlevi, reel sektördeki değer ve kazançlar ile sermaye ve tasarrufu bir araya getirmek olmalıdır. Bu fonu tam da bu amaca uygun olarak tasarladık. Topraktan Fon, gayrimenkul yatırımına ilgi duyan herkese, bir gayrimenkul projesine en başından, topraktan ortak olma fırsatını, erişilebilir biçimde sunuyor. Azimut Portföy Alternatif Yatırım Fonlarında da önümüzdeki dönemde yeni ve özgün işlerle piyasaya seçenek ve derinlik sunmaya devam edecek.” Faruk Akbal: “985 milyon TL ile ilk adımını attığımız fonumuzu büyüterek yatırımcıyı değer zincirinin ortağı yapıyoruz” Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun gayrimenkul geliştirme kabiliyetlerini sermaye piyasalarıyla buluşturan yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı. Akbal şunları söyledi: “Gayrimenkule talep azalmıyor ancak finansman şartları ve erişim biçimleri dönüşüyor. Biz Fuzul Topraktan olarak önce 'Aşamalı Konut Sahibi Olma Sistemi' ile insanları konut sahibi yapma noktasında yenilikçi bir model ortaya koyduk. Şimdi ise aynı bakış açısını gayrimenkul yatırımına taşıyoruz. Bugüne kadar 5.500’ün üzerinde bağımsız bölüm geliştirdik ve 1,5 milyon metrekarenin üzerinde bir hacme ulaştık. Fuzul GYO ile sermaye piyasalarındaki kurumsal tecrübemizi, Azimut Portföy’ün fon yönetimi uzmanlığıyla birleştiriyoruz. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu ilk aşamada 985 milyon TL büyüklükle başlatıyoruz; ancak bu rakamı yalnızca bir başlangıç olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde fonun büyüklüğünü ve yatırım alanlarını artırarak daha geniş bir değer üretme alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu büyümenin ilk adımı olarak Başakşehir’deki 16.724,39 metrekarelik arsayı portföye dahil ettik; bu proje bölgedeki 22’nci projemiz olacak. Katılım finans ilkelerine uygun olarak yapılandırdığımız bu fon sayesinde, yatırımcıları bitmiş gayrimenkulün sadece alıcısı değil, topraktan başlayan tüm değer üretim sürecinin bir parçası haline getiriyoruz.” Erdal Erdem: “Fuzul Holding’in dev ekosistemi ve finansal gücüyle gayrimenkulde yeni bir dönem başlatıyoruz” Fuzul Holding CEO’su Erdal Erdem ise iş birliğini, Holding’in 35 yıllık güçlü birikimi ve finansal yapısıyla reel sektörü sermaye piyasalarıyla buluşturan stratejik bir hamle olarak değerlendirdi. Erdem şunları söyledi: “Fuzul Holding olarak bugün gayrimenkulden tasarruf finansmanına, sigortacılıktan teknolojiye kadar 11 farklı sektörde, 12 grup şirketimiz ve 4 bin 800 kişilik kadromuzla ülkemizin üretimine katkı sunuyoruz. 2026 yılı ikinci dönem sonuçlarımıza göre aktif toplamımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 126 büyüyerek 165,2 milyar TL’ye ulaştı. Özkaynaklarımız yüzde 118 artışla 41,1 milyar TL’ye, net kârımız ise yüzde 67 artışla 10,1 milyar TL seviyesine yükseldi. İşte bu güçlü finansal yapı ve devasa ekosistemin getirdiği sorumlulukla, reel sektördeki deneyimimizi Azimut Portföy’ün uzmanlığıyla buluşturuyoruz. Tam da bu yapının merkezinde yer alan Fuzul Topraktan, Holding’imizin geleceğe dönük büyüme stratejisinin en önemli taşıyıcılarından biridir. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu yalnızca bir anlaşma değil; gayrimenkul sektörünün geleceğine ve yatırımcılarımızın değişen beklentilerine verilmiş güçlü bir cevap olarak görüyoruz. Kuruluş çalışmalarını sürdürdüğümüz katılım bankamızın da devreye girmesiyle birlikte, gayrimenkul, finans ve sermaye piyasaları arasında kurduğumuz bu sinerjiyi çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız.” Fon katılma paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmesi hedefleniyor Azimut Portföy’ün kurucusu ve yöneticisi olduğu Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu, nitelikli yatırımcılara yönelik olarak yapılandırıldı ve katılım finans ilkelerine uygun olarak faaliyet gösteriyor. Topraktan Fon katılma paylarının, başvuru ve onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından Borsa İstanbul Girişim Sermayesi Pazarı’nda işlem görmesi hedefleniyor. Azimut Portföy ve Fuzul Topraktan iş birliğiyle hayata geçirilen fon ile proje geliştirme deneyiminin profesyonel fon yönetimiyle buluşturulması ve gayrimenkulde oluşan değerin sermaye piyasaları üzerinden nitelikli yatırımcılara sunulması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Goldman Sachs, BİST’te Ender Görülen Yapıyla EFOR Sermayesinde Haber

Goldman Sachs, BİST’te Ender Görülen Yapıyla EFOR Sermayesinde

Pay satışına alım opsiyonu yayılma işleminin eşlik ettiği model, hem Türkiye sermaye piyasalarına hem de EFOR’a duyulan güven açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine yansıyan hareket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan açıklamalarla netlik kazandı. Goldman Sachs International, EFOR’un çıkarılmış sermayesinin yüzde 8,03’üne karşılık gelen 175 milyon adet payla EFOR sermayesinde yer aldı. İşlemin karşı tarafında, EFOR’un hâkim ortaklık yapısı içinde bulunan Efor Capital Teknoloji Yatırımları A.Ş. bulunuyor. Taraflar arasında imzalanan düzenleme, klasik bir blok pay satışının ötesinde yapılandırıldı. Pay satışına, uluslararası finans piyasalarında “call spread” olarak bilinen alım opsiyonu yayılma işlemi eşlik etti. Bu yapı, Efor Grubu’nun uluslararası finansman kaynaklarına erişimini desteklerken Efor Capital’e işlemden kaynaklanan riskini yönetme ve payları vade sonunda geri satın alma imkânını koruma olanağı sağladı. Türkiye sermaye piyasaları açısından dikkat çekici işlem Gelişmiş piyasalarda yaygın olarak kullanılan bu tür yapılandırılmış işlemlerin Türkiye’de sınırlı sayıda örneği bulunuyor. Goldman Sachs International ölçeğinde küresel bir finans kuruluşunun, Borsa İstanbul’da işlem gören EFOR’un sermayesinde bu modelle yer alması, işlemi Türkiye sermaye piyasaları açısından dikkat çekici kılıyor. İşlem, uluslararası yatırımcıların Türkiye sermaye piyasalarına yönelik ilgisinin yanı sıra EFOR’un büyüme potansiyeline duyulan güvenin de önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. KAP açıklamasında işlemin, Efor Holding ile EFOR’un finansal kapasitesini ve mali esnekliğini artırmak; grubun sürdürülebilirlik ve büyüme stratejisini desteklemek amacıyla yapılandırıldığı belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB’de Önemli Atama Haber

TSKB’de Önemli Atama

Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olarak 76 yıldır çalışmalarını sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) Sermaye Piyasaları Müdürlüğü’nde yeni bir atama gerçekleşti. Kurumsal müşterilere sermaye piyasaları alanında portföy yönetimi, tahvil/bono ihracı ve finansal aracılık hizmetleri sunan TSKB Sermaye Piyasaları Müdürlüğü’ne 31 Temmuz 2026 itibarıyla Uğur Aydın Ünüvar atandı. Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Uğur Aydın Ünüvar, yüksek lisans eğitimini İngiltere’de University of Greenwich’te İnşaat Mühendisliği alanında tamamladı. Mühendislik altyapısını finans ve yönetim alanındaki akademik çalışmalarla güçlendiren Ünüvar, Koç Üniversitesi’nde MBA ve Finans Yüksek Lisansı (Master of Finance) programlarını bitirdi. Kurumsal finansman ve sermaye piyasaları alanında uzun yıllara uzanan bir deneyime sahip olan Ünüvar; halka arzlar, borçlanma aracı ihraçları, proje finansmanı, şirket değerlemeleri ve finansal modelleme konularında uzmanlaştı. 2021 yılından bu yana Türkiye Sınai Kalkınma Bankası bünyesinde farklı pozisyonlarda görev alan Uğur Aydın Ünüvar; halka arzların yapılandırılması ve koordinasyonu, borçlanma aracı ihraçlarının yürütülmesi ile şirket değerlemeleri başta olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketlerin sermaye piyasalarına erişimine yönelik projelerde aktif rol üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.