Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sermaye Tahsisi

Kapsül Haber Ajansı - Sermaye Tahsisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sermaye Tahsisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 Milyar TL Yatırım ile Türkiye’nin Enerji Dönüşümüne Büyük Katkı Haber

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 Milyar TL Yatırım ile Türkiye’nin Enerji Dönüşümüne Büyük Katkı

2025 yılında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle güçlü performansını sürdüren Enerjisa Enerji, yıl sonu finansal sonuçlarını paylaştı. Şirketin faaliyet geliri geçen yıla göre enflasyonun yüzde 8 üzerinde artışla 58,3 milyar TL’ye ulaşarak, finansal dayanıklılığının ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturdu. 14 ilde arz güvenliğini güçlendiren modernleşme yatırımları 2025 yılında toplamda 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştiren Enerjisa Enerji; AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ilde şebeke modernizasyonu, kapasite artışı ve altyapı güçlendirme çalışmalarına ağırlık verdi. Mevcut altyapının genişletilmesi ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla birlikte; akıllı şebeke uygulamaları, dijitalleşme yatırımları ve arz güvenliğini destekleyen projeler sayesinde şirket; daha verimli, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir enerji sisteminin inşasına katkıda bulundu. Bu yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandırırken, uzun vadeli arz güvenliğinin güçlendirilmesine de önemli destek sağladı. Güneş enerjisi kurulu gücünü yüzde 38 artırdı Elektrik dağıtım iş kolunun yanı sıra Perakende ve Müşteri Çözümleri iş kollarında da faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Enerji, 2025 yılı başında yatırımcılarıyla paylaştığı finansal beklentilerle genel çerçevede uyumlu bir performans ortaya koydu. Perakende iş kolunda da EPDK tarafından ‘Son Kaynak Tedarik Tarifesi’ limitlerinde yapılan düzenlemeler ve değişen piyasa koşullarının etkisiyle bir önceki yıla kıyasla dengeli bir performans gerçekleştirdi. Şirket, bu yeni piyasa dinamiklerine hızlı uyum sağlayarak, serbest piyasa yapısı içerisinde sürdürülebilir bir değer yaratmaya odaklandı. Müşteri Çözümleri iş kolunda ise güneş enerjisi projelerinde kurulu güç yıl sonu itibarıyla yüzde 38 artışla 141,6 MWp seviyesine ulaştı. Eşarj, Enerjisa’nın e-mobilite faaliyetlerini tek çatı altında yürüten markası olarak, güçlü büyümenin ardından odaklandığı hizmet kalitesi ve istasyonlarının erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalarda önemli başarı sağladı; bu sayede satılan enerji miktarı 43,7 GWh seviyesine ulaştı. Pınar: “Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz” Enerji sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Küresel ölçekte enerji sistemleri dönüşürken, arz güvenliği ve altyapı dayanıklılığı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Enerjisa Enerji olarak, Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 23,5 milyar TL’lik yatırım, enerji altyapımızın güçlendirilmesine ve daha verimli, daha dayanıklı bir sistemin inşasına yönelik uzun vadeli kararlılığımızın göstergesidir. Dağıtım altyapısına yaptığımız yatırımlarla enerji arzının sürekliliğini destekledik ve dönüşüm sürecine katkı sağladık. Başarılı finansallarımız ve sürdürülebilir temettü politikamız doğrultusunda, Baz Alınan Net Kâr’ın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımını Genel Kurul’un onayına sunmayı planlıyoruz. Bu oran, temettü artışının dengeli ve öngörülebilir bir şekilde sürmesini desteklerken ve uzun vadeli yatırım ve finansal sağlamlık açısından gerekli esnekliği de sağlamaktadır. Odağımız net: Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını güvenli, sürdürülebilir ve güçlü bir altyapı ile karşılamak. ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin enerji dönüşümüne liderlik etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Ulbrich: “2026’da finansal sağlamlık ve değer yaratmak önceliğimiz olacak” 2025 yılı boyunca mali disiplin ve bilanço dayanıklılığını önceliklendirdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “Yüksek enflasyon ve faiz ortamında finansal dayanıklılığımızı güçlü tutmaya odaklandık. Disiplinli borç yönetimi, öngörülebilir nakit üretimi ve yalnızca en kârlı iş alanlarına yönelen net sermaye tahsisi sayesinde bilanço esnekliğimizi koruduk. Düzenlemeye tabi iş modelimizin sağladığı görünürlük, finansal istikrarımızın en önemli dayanaklarından biri olmaya devam etti. Elektrik dağıtım şebekesine yönelik uzun vadeli yatırımlara dayanan temel iş modelimizin sürekliliği için gerekli zemini oluşturan 5. Düzenleme Dönemi’nin parametrelerine ilişkin artık net bir görünürlüğe sahibiz. Perakende sektörüne ilişkin mevcut düzenlemelerde, enflasyonun kar marjları üzerindeki etkisinin dengelenemediği gözlemlenmektedir. Bu durum da sektör genelindeki marj baskının devam etmesine neden oluyor. Bu görünürlük doğrultusunda, disiplinli uygulamayı değer artırıcı büyüme ile dengelemeye devam ederken, karlı bir şekilde yatırımları ve kazançları enflasyon beklentilerinin üzerinde artırmayı hedefleyen iddialı 2026 hedefleri belirliyoruz” dedi. Enerjisa Enerji 2026 yılına yönelik olarak Faaliyet Gelirlerinin 75–80 milyar TL seviyesine, Baz Alınan Net Kârının ise 11–13 milyar TL aralığına ulaşmasını öngörüyor. Aynı dönemde şirket, 30–35 milyar TL yatırım gerçekleştirmeyi planlarken; bu yatırımlar sayesinde Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanının 110–120 milyar TL aralığına yükselmesini bekliyor. Şirketin CFO’su Philipp Ulbrich, gelecek projeksiyonları hakkında sözlerine şöyle devam etti “Enerjisa Enerji olarak, net bir stratejik yol haritası, dayanıklı iş modelimiz ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma kararlılığımızla 2026 yılına ve 5. Düzenleme Dönemi’ne güçlü bir şekilde hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

Sabancı’dan İkinci Yüzyılın Dönüşüm Hızına Uygun Yeni Yönetim Modeli Haber

Sabancı’dan İkinci Yüzyılın Dönüşüm Hızına Uygun Yeni Yönetim Modeli

2025’te 100’üncü yaşını kutlayan Sabancı, Topluluğun ikinci yüzyılına ışık tutacak yeni bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Kurumsallaşma ve yönetişim gibi alanlarda Türk iş dünyasına öncülük etmeyi sürdüren Sabancı, orta vadeli hedefleri kapsamında mevcut durumda bulunan sektör bazlı yönetim yapısını portföy yaklaşımına dönüştürüyor. 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak yapılanma kapsamında, Sabancı Holding üst yönetimi portföy odaklı bir yönetişim mimarisiyle yeniden kurgulanacak. Yeni organizasyonla birlikte, tüm şirketlerin kendi sektörlerinde en yüksek potansiyele ulaşmaları hedeflenirken; performans, sermaye tahsisi ve dönüşüm gündemleri disiplinli, düzenli ve bütüncül biçimde yönetilecek. Portföy yaklaşımını kuvvetlendirmek ve topluluk şirketlerinin yönetim kurullarında değer yaratımını artırmak amacıyla mevcut Sektörel Grup Başkanlıkları (SBU) yeniden yapılandırılıyor, “Stratejik Yatırımlar Başkanlıkları” ve “Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanlıkları” oluşturuluyor. Yeni organizasyonda, Burak Orhun, Gökhan Eyigün ve Hakan Binbaşgil görevlerine Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak devam edecek. Son yıllarda Topluluk şirketlerinde büyük başarılara imza atan ve ilgili şirketlerin dönüşümüne liderlik eden Çimsa CEO’su Umut Zenar, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl ve Sabancı İklim Teknolojileri CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı görevlerine getirilirken mevcut CEO rollerine de devam edecek. Söz konusu yöneticilerin hem Holding’de hem de iştiraklerde görev yapacak olması icra ve saha yakınlığını güçlendirirken, portföy yönetiminde de çevikliği artıracak. KOLEKTİF SORUMLULUK VE ORTAK AKIL ESASINA DAYALI YÖNETİŞİM Topluluk şirketlerinin yönetim kurulları da bu dönüşümün bir parçası olarak stratejik önceliklere destek olacak şekilde yeniden yapılandırılacak. Kolektif sorumluluk ve ortak akıl esasına dayalı çevik bir yönetişim modeline evrilen yönetim kurullarında, ilgili Başkanlar birlikte görev alacak. Her şirket yönetim kuruluna bir stratejik başkan başkanlık ederken; diğerleri üye olarak destek verecek. Bu yaklaşım, birden fazla liderin ortak sorumluluk aldığı, birlikte değer yarattığı bir portföy odaklı yönetişim yapısını beraberinde getirirken, başarının ve gözetimin ortak sorumlulukla üstlenildiği bir yapı tesis edilecek. Şirket yönetim kurullarına ilişkin tüm değişiklikler, ilgili şirketlerin Yönetim Kurulu ve Genel Kurul takvimleri, ortaklık sözleşmeleri ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilecektir. Yeni dönemdeki kolektif gözetim yapısının karar kalitesini artırması ve icrayı hızlandırması amaçlanıyor. VERİYE DAYALI VE ÇEVİK DÖNGÜLERLE YÖNETİLEN YENİ BİR KURUMSAL OFİS Öte yandan, yeni oluşturulacak ve doğrudan Sabancı Holding CEO’suna bağlı olarak görev yapacak Kurumsal Ofis bünyesinde, strateji, iş geliştirme, şirket birleşme ve satın almaları ve dönüşüm programları, veriye dayalı ve çevik döngülerle yönetilecek. Farklı uzmanlıklara sahip Sabancı liderlerinin görev alacağı bu yapılanmayla birlikte, karar alma hızının artması, merkez-saha etkileşiminin güçlenmesi ve sermaye verimliliğinin yükselmesi amaçlanıyor. Mevcut yapıda Sabancı Holding Yürütme Kurulu içerisinde yer alan Finans, Hukuk ve Uyum, İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik, Kurumsal Marka ve İletişim Başkanlıkları, yeni organizasyonda da Yürütme Kurulu’ndaki görevlerine aynı şekilde devam edecek. “PORTFÖYÜN TAMAMINDA DEĞER YARATIMINA ODAKLANAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, söz konusu adımın sektörde ezberleri bozan, holding yapılarında kutuların dışına çıkan, portföyün tamamında değer yaratımına odaklanan bir yönetim anlayışı olduğunun altını çizerken, “Yeni görev tanımları ve kurul yapılanmaları, yatırımlarımızı daha etkin yönetmemizi, dönüşüm projelerini disiplin ve hızla hayata geçirmemizi sağlayacaktır. Bu yapılanmayla birlikte temel amacımız, Türkiye’den yükselen fikir ve yetenekleri daha ölçeklenebilir bir yapıda konumlayarak uluslararası rekabet gücünü artırmak ve Sabancı’nın sürdürülebilir büyümesini hızlandırmak” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.