Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sertifika

Kapsül Haber Ajansı - Sertifika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimpur, Gebze ve Düzce Tesisleri için ISCC PLUS Sertifikası Aldı Haber

Kimpur, Gebze ve Düzce Tesisleri için ISCC PLUS Sertifikası Aldı

Bu sertifika ile Kimpur, müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda biyo-döngüsel ve geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanarak ISCC PLUS sertifikalı poliüretan sistemler ve polyester polioller sunabilecek. ISCC PLUS (International Sustainability and Carbon Certification), sürdürülebilir hammaddelerin tedarikinden nihai ürüne kadar tüm değer zinciri boyunca izlenebilirliğini sağlayan, uluslararası geçerliliğe sahip bir sertifikasyon sistemidir. Biyo-döngüsel ve döngüsel hammaddelerin doğrulanabilir şekilde kullanımını garanti altına alan bu sistem, aynı zamanda şeffaf ve güvenilir bir sürdürülebilirlik yönetimi yaklaşımı sunmaktadır. Kimpur, bu kapsamda ISCC tarafından tanınan bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen kapsamlı denetim sürecini başarıyla tamamladı. Değer Zinciri Boyunca Sürdürülebilirlik Entegrasyonu Sertifika kapsamında Kimpur, biyo-döngüsel kaynaklardan veya tüketim sonrası ve endüstriyel atıklardan elde edilen hammaddeleri "mass balance" yaklaşımı ile üretim süreçlerine entegre edecektir. Bu sayede sürdürülebilir hammaddeler, mevcut üretim süreçleri korunarak ve performanstan ödün verilmeden ürünlere dahil edilebilecektir. Kimpur, ISCC PLUS sertifikalı hammaddeleri tedarik zincirine dahil ederek ve bu hammaddeleri mass balance yaklaşımı ile tahsis ederek, başta polyester polioller olmak üzere rijit köpük, esnek köpük, CASE (coating, adhesive, sealant, elastomer) ve ayakkabı uygulamaları gibi farklı poliüretan alanlarında müşterilerine ISCC PLUS sertifikalı ürünler sunabilecektir. Kimpur, halihazırda geri dönüştürülmüş içerikli ürün geliştirme çalışmaları kapsamında, tüketim sonrası plastik atıklardan elde edilen PET bazlı polyester polioller üretmektedir. Bu kapsamda tüketim sonrası PET atıkları işlenerek ara ürünlere dönüştürülmekte ve polyester poliol üretiminde kullanılmaktadır. ISCC PLUS sertifikası ile birlikte bu ürünler de sertifikasyon kapsamına dahil edilerek, Kimpur'un döngüsel ekonomiye katkı sağlayan mevcut çözümleri uluslararası standartlarla uyumlu ve doğrulanabilir hale gelmektedir. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kimpur Satış, Pazarlama ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Halat, şunları söyledi: "ISCC PLUS sertifikasını Gebze ve Düzce tesislerimiz için almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu sertifika ile birlikte, mevcut uygulamalarımızı uluslararası geçerliliğe sahip bir sistemle belgelendirerek müşterilerimize sunduğumuz çözümleri daha şeffaf ve doğrulanabilir hale getirdik. Mass balance yaklaşımı sayesinde mevcut üretim altyapımızı koruyarak daha sürdürülebilir ürünler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bu gelişme, Kimpur'un sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla yüksek performanstan ödün vermeyen poliüretan sistemler ve polyester polioller geliştirme taahhüdünü daha da güçlendirmektedir." Bu sertifikasyon ile birlikte Kimpur, sürdürülebilir ürün portföyünü genişletmeyi, iş ortaklarıyla daha güçlü bir iş birliği zemini oluşturmayı ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayarak müşterilerinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarını desteklemeyi hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Döktaş Dökümcülük Manisa’da Sürekli İyileştirme ve Kıdem Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

Döktaş Dökümcülük Manisa’da Sürekli İyileştirme ve Kıdem Ödülleri Sahiplerini Buldu

Şirketin Manisa tesislerinde gerçekleştirilen törende, farklı alanlarda yürütülen çalışmalar ve elde edilen başarılar doğrultusunda geniş kapsamlı bir ödül programı hayata geçirildi. Bu kapsamda 37 çalışan sertifika, 22 çalışan plaket ile ödüllendirilirken, 12 bölüm ve çalışma alanı kupa ödülünün sahibi oldu. Sürekli iyileştirme yaklaşımı doğrultusunda A3 proje ve destek çalışmalarında aktif rol alan ekip üyelerine sertifikaları takdim edilirken, proje liderleri plaket ile onurlandırıldı. Öneri sistemi kapsamında; en fazla öneri sunan, en çok önerisi kabul edilen ve en yüksek katma değeri sağlayan çalışanlar ödüllendirildi. 5S uygulamaları doğrultusunda üretim içi ve üretim dışı alanlarda öne çıkan bölümler kupa ile ödüllendirilirken, performans gelişimi yüksek olan üretim ve destek birimleri de başarılarıyla dikkat çekti. İş güvenliği alanında gerçekleştirilen iyileştirme çalışmaları ve bildirimlerle öne çıkan çalışanlar plaket ile takdir edildi. Ayrıca süreç disiplinine katkı sağlayan ve uygulama başarısı gösteren bölümler de ödül kapsamına dahil edildi. KIDEMLİ ÇALIŞANLARA VEFA Aynı gün düzenlenen 2025 Yılı Kıdem Ödülleri Töreni kapsamında ise, şirket bünyesinde 10 ve 20 yılını dolduran toplam 61 çalışan ödüllerini aldı. 1973 yılından bu yana faaliyet gösteren Döktaş Dökümcülük, elde ettiği başarıların arkasındaki en önemli gücün çalışanları olduğuna vurgu yaparak, verilen ödüllerin yalnızca bir teşekkür değil; aynı zamanda kurum kültürüne katkı sunan çalışanlara duyulan saygı ve minnetin bir göstergesi olduğunu belirtti. Döktaş Dökümcülük yetkilileri, düzenlenen törenin kurum içi birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğini ifade ederek, geçmişten alınan güçle geleceğe daha emin adımlarla ilerlemeye devam edeceklerini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu Haber

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu

Sertifika, Ecolab’ın sorumlu su yönetimine ve yerel su kaynaklarının korunmasına yönelik uzun vadeli taahhüdünün altını çiziyor. Toplam 12 aya yayılan titiz seçim süreci, kapsamlı denetimleri, saha değerlendirmelerini ve paydaş katılımını içeriyor. Sertifika sürecini değerlendiren Ecolab I+MEA (Hindistan, Orta Doğu ve Afrika) Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Lütfi Doğan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu sertifika, resmi bir tescilden çok daha fazlasını ifade ediyor, su kaynaklarını korumaya yönelik mevcut taahhüdümüzde stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor.” Doğan, küresel belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde bu önemli aşamaya gelmiş olmaktan gurur duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: “İstanbul fabrikamızı pazarımızdaki ilk AWS sertifikalı tesis ve ülke genelindeki ilk 5 sertifikalı tesisten biri olarak konumlandırmayı başardık, bu da kolektif çabanın ve uzun vadeli kararlılığın nasıl ölçülebilir ve olumlu bir etkiye dönüşebileceğini kanıtlıyor. Başarımız, Ecolab’ın temel amacı olan topluluklarımız için hayati olanı korurken ticari büyümeyi sürdürme hedefinin doğrudan bir yansımasıdır. Uluslararası düzeydeki bu standart, sadece İstanbul fabrikamız için değil, tüm bölgemiz için önemli bir referans noktası olacak. Her yıl yenilenen sertifika süreciyle, su yönetimindeki liderliğimizi gelecek yıllarda da sürdürmeyi ve güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ecolab’ın AWS yolculuğunda önemli kilometre taşları Ecolab’ın Türkiye’deki AWS yolculuğu, endüstriyel süreçlerle sınırlı kalmadı ve su yönetimi ilkelerini toplumsal katılım ve ekosistem koruma girişimlerine entegre etti: Ecolab İstanbul Fabrikası / Nalco Water: Tesisin kapsamlı su sürdürülebilirliği yolculuğu, Türkiye AWS web sayfası üzerinden entegre edilerek paylaşıldı. Ömerli Barajı Çevre Faaliyetleri: Gönüllü ekipler, İstanbul’un en kritik içme suyu kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı’nda temizlik faaliyetleri yürüttü.Akademi ve Kamu Sektörüyle İş Birliği: Sabancı Üniversitesi ile stratejik akademik iş birlikleri kuruldu ve İSKİ, yerel yönetimler ve komşu sanayi tesislerinin katılımıyla bölgesel bir farkındalık platformu olan "İstanbul Su Paneli" oluşturuldu.

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı Haber

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı

2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle başarıyla yürütülen program, öğrencilerin STEM beceri ve yetkinliklerini artırmayı, inovatif ve tasarım odaklı düşünme potansiyellerini güçlendirmeyi hedefliyor. Samsung Electronics’in dünya genelinde yürüttüğü Samsung Solve for Tomorrow programı, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yaratıcı düşünmelerini desteklemeyi ve geliştirdikleri projelerle topluma fayda sağlayan çözümler üretmelerini amaçlıyor. Dünya genelinde 68 ülkede uygulanan ve bugüne kadar 2,9 milyondan fazla öğrencinin katıldığı program, 2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle Türkiye’de de yürütülüyor. Program bugüne dek ülkenin dört bir yanından 7500’den fazla öğrenciye ulaştı. Programa 8–12. sınıf öğrencileri başvurabiliyor Samsung Solve for Tomorrow programı, Türkiye genelinde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin başvurularını bekliyor. Katılımcılar, en az 2 en fazla 4 kişilik ekipler halinde başvurarak projelerini geliştirebiliyor. Program, gençleri sadece fikir üretmeye değil, bu fikirleri somut çözümlere dönüştürmeye teşvik eden bir öğrenme ve uygulama platformu sunuyor. Kapsamlı bir gelişim yolculuğu Samsung Solve for Tomorrow programı birçok aşamadan oluşan kapsamlı bir yapıda kurgulandı. Başvuran projeler arasından seçilen ve llk tura kalan 30 takıma, Samsung’un global eğitim müfredatında yer alan Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi veriliyor. Empati kurma, problemi tanımlama, fikir geliştirme, prototip oluşturma ve test etme gibi 5 adımlık bir süreçten oluşan bu atölyelerle, öğrencilerin yaratıcı ve pratik fikirler geliştirmesine destek olunuyor. Programın ikinci turunda seçilen 10 takıma ise Samsung ve Habitat Derneği tarafından mentörlük desteği veriliyor. Öğrenciler ayrıca İletişim ve Sunum Teknikleri Eğitimi gibi eğitimlerle de kendilerini ifade etme becerilerini artırma şansı buluyor. Finale kalan başarılı projeler, Türkiye sürecinin ardından bölgesel ve küresel yarışmalarda da projelerini tanıtma ve Türkiye’yi temsil etme fırsatı yakalıyor. Türkiye’den global başarı hikâyeleri çıkıyor Program kapsamında Türkiye’den seçilen projeler, uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den iki ekip, geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle Samsung Solve for Tomorrow Küresel Elçileri arasında yer aldı. Samsung Solve for Tomorrow programı kapsamında Türk öğrenciler bugüne kadar 900’den fazla STEM projesi geliştirdi. Başarılı projeler Samsung tarafından verilen uluslararası sertifika ve çeşitli ödüllerin de sahibi oluyor. Samsung Solve for Tomorrow programı hakkında detaylı bilgiye ve başvuru formuna https://www.samsung.com/tr/solve-for-tomorrow/ adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir'de Meslek Fabrikası Hayatları Değiştiriyor Haber

İzmir'de Meslek Fabrikası Hayatları Değiştiriyor

Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar. “Umudu söndürmeyelim” Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: “Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım.” “Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı” Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, “Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor” dedi. “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı” Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız” diye konuştu. “Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı” Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti. Akbulut, “Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız” dedi. Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da “Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz. Onun sayesinde ekmek yiyoruz” dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi. “Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı” 43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu. Daha güzel buket yaparken, daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, “Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın” dedi. “Bu sayede ekmek yemeye başladık” 15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, “Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum” dedi. “Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı” Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: “Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın.” Bir eğitimden fazlası Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, “Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kırıkkale Üniversitesi ile Tüpraş’tan Ortak Staj Programı ve Akademik İş Birliği Haber

Kırıkkale Üniversitesi ile Tüpraş’tan Ortak Staj Programı ve Akademik İş Birliği

Rafineri sahasında uygulamalı öğrenme imkânı sunan programın yanı sıra bahar döneminde ilk kez açılacak Proses Emniyeti dersiyle iş birliği akademik alana da taşınıyor. İş birliğiyle öğrencilerin, sektörün ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle donatılması hedefleniyor. Kırıkkale Üniversitesi ile Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş arasında geçen yıl başlatılan Temel Rafinericilik Staj Programı, bu yıl ikinci kez 20 Temmuz – 14 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Kırıkkale Meslek Yüksekokulu ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerine yönelik tasarlanan program, gençlere rafinericilik alanında uygulamalı saha deneyimi ve teknik gelişim fırsatı sunmayı amaçlıyor. Bu yıl programa ilk kez dahil edilen Proses Emniyeti dersi, öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği, endüstriyel farkındalık ve risk analizi alanlarında yetkinlik kazanmalarına odaklanıyor. İş birliği protokolünü sürdürmek üzere Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan, Tüpraş Kırıkkale Rafineri Müdürü Tolga Temur, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Lüy, Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Özgür Selvi ve Tüpraş Kırıkkale İnsan Kaynakları Müdürü Seval Erdoğan’ın katılımıyla imza töreni düzenlendi. Törende, üniversite–sanayi iş birliğinin gençlerin mesleki gelişimine ve sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Staj Programını tamamlayan öğrenciler, Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası almaya hak kazanacak. İlk kez 2025–2026 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde açılacak Proses Emniyeti dersi kapsamında ise öğrencilere, Tüpraş tarafından endüstriyel tesislerde emniyet kültürü, risk değerlendirme yöntemleri, temel proses ekipman ve kontrol sistemlerine ilişkin eğitimler verilerek bu alanda yetkinliklerini geliştirmeleri sağlanacak. Staj başvuruları 9 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvuru sürecinde Tüpraş tarafından Kırıkkale Üniversitesi’nde öğrencilere staj programının içeriği ve süreçlerine ilişin bilgi aktarmak üzere bir tanıtım semineri de düzenlenecek. “Tüpraş olarak bulunduğumuz bölgelerde nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamayı sürdüreceğiz” Tüpraş Kırıkkale Rafinerisi Müdürü Tolga Temur, programla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kırıkkale Üniversitesi ile geçen yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı’nı sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yıl iş birliğimizi genişleterek müfredata dahil ettiğimiz Proses Emniyeti dersiyle, öğrencilerin, rafineri ve petrokimya gibi yüksek güvenlik hassasiyetine sahip tesislerde kullanılan ekipmanları, kontrol mekanizmalarını ve emniyet sistemlerini tanımasını hedefliyoruz. Gençlerimizin kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını ve teorik bilgilerini sahada uygulamalı deneyimle pekiştirmelerini son derece önemsiyoruz. İş birliğimizin büyümesine katkı sağlayan Kırıkkale Üniversitesi yönetimine ve sürece değerli destekleriyle eşlik eden akademisyenlerimize teşekkür ederiz. Tüpraş olarak bulunduğumuz bölgelerde nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan, işletmede yaz stajı programının öğrencilerin mesleki gelişimi açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programının bitimindeki sertifika töreninde hem Ülkemizin güzide kuruluşlarından birinin faaliyetlerini yerinde görme hem de öğrencilerimizin kısa sürede bu ekosistemde yer almalarının neden olduğu özgüveni ve gururu hissetme fırsatı buldum. Öğrencilerimizin ve iş birliği yaptığımız Tüpraş Kırıkkale Rafinerisi yetkililerinin yüzünde gördüğüm memnuniyet, hedeflenen çıktıların elde edildiğinin ve iş birliğimizin verimliliğinin bir göstergesi olmuştur. İçinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında da aynı programa devam edilmesi kararı alınmıştır. Ayrıca, tarafların ortak niyet beyanıyla başlatılan süreç sonunda, Üniversitemiz Senatosunun kararına istinaden bu yıl ilk defa açtığımız Proses Emniyeti dersiyle iş birliğimizin kapsamı daha da genişletilmiştir.” Tüpraş, Kırıkkale Üniversitesi ile yürüttüğü bu başarılı staj modelini Batman Rafinerisi’nde de uygulamaya devam ediyor. Şirket, programı ilerleyen yıllarda sürdürmeyi ve Üniversite iş birlikleriyle daha fazla gencin enerji sektörüne adım atmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ‘Yapay Zekâ’da Bir İlk  Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ‘Yapay Zekâ’da Bir İlk 

Yapay zekânın sorumlu ve güvenilir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için gereksinimleri belirleyen uluslararası bir standart olan “ISO/IEC 42001:2023 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi Sertifikası”nı finans sektöründe alan ilk kurum Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik oldu. Şirket bu sertifika ile yapay zekâ sistemlerini etik ilkeler, şeffaflık ve güvenlik esasları doğrultusunda; uluslararası standartlara uygun bir yönetişim modeliyle yönettiğini belgeledi. Söz konusu adımın teknoloji odaklı dönüşüm vizyonlarının ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımlarının güçlü bir göstergesi olduğunu söyleyen Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç, şu değerlendirmede bulundu: “Finans sektöründe ISO/IEC 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi sertifikasını alan ilk kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu sertifika ile; yapay zekâ tabanlı sistemlerimizi etik ilkeler, şeffaflık, güvenlik ve risk temelli yönetişim anlayışı çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun şekilde yönettiğimizi belgelemiş bulunuyoruz. AI politikamızın oluşturulmasından veri kalitesinin güvence altına alınmasına, şeffaflık ve hesap verebilirlik tedbirlerinden risk ve etki değerlendirmelerine, üst yönetim katılımından sürekli iyileştirmeye kadar uzanan kapsamlı bir çerçeveyi kurum genelinde hayata geçirdik. Bu başarı, yalnızca standartlara uyumumuzun değil; aynı zamanda öncü kimliğimizin ve geleceğe dönük kararlılığımızın da güçlü bir göstergesidir. Adımızdan aldığımız güçle, geleceği güvenle inşa etmeye devam edeceğiz.”

ANTGİAD’dan İstihdama Güçlü Katkı Haber

ANTGİAD’dan İstihdama Güçlü Katkı

Ön Muhasebe alanında gerçekleştirilen eğitim programını başarıyla bitiren 14 kursiyer, düzenlenen törenle başarı sertifikalarını aldı. Sertifika törenine; Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Antalya İŞKUR İl Müdürü İlhan Çolakoğlu, Antalya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fedai Yaman, Antalya İl Milli Eğitim Şube Müdürü Muzaffer Erdoğan, İŞKUR Şube Müdürü Zekeriya İşler, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Osman Murat Mimaroğlu, Halk Eğitim Merkezi Müdürü İnci Bacak, ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ve Genel Sekreteri Neslihan Yalçın katıldı. “İstihdam, Sadece Ekonomik Değil, Toplumsal Bir Sorumluluktur” Törende konuşan ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, istihdamın önemine dikkat çeken kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Yavaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İstihdam, sadece bir ekonomik başlık değildir. İstihdam, sosyal adaletin, toplumsal huzurun ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşıdır. Bugün burada verdiğimiz sertifikalar, sadece birer belge değil; insanların hayatına dokunan, geleceğini şekillendiren somut adımlardır.” İş dünyasının istihdam politikalarına destek olmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz ANTGİAD olarak, iş dünyasının hem mal-hizmet üretmekle hem de çözüm üretmekle yükümlü olduğuna inanıyoruz. Kurumlarımızla iş birliği yaparak, istihdamı artıran ve nitelikli iş gücü oluşturan projeleri hayata geçirmek bizim için bir sosyal sorumluluk ödevidir.” 14 Kursiyer Doğrudan İşbaşı Yapacak Ön Muhasebe alanında eğitimlerini tamamlayan 14 kursiyer, kursun ardından ANTGİAD üyelerine ait iş yerlerinde istihdam edilerek hemen işbaşı yapacak. Bu yönüyle projenin, teorik eğitimi doğrudan istihdamla buluşturan örnek bir model olduğuna dikkat çeken Yavaş, şu ifadeleri kullandı: “Eğitim ile istihdam arasındaki kopukluğu ortadan kaldıran bu model, bizim için son derece kıymetlidir. Bu proje aynı zamanda, tüm iş dünyası için örnek alınması gereken bir modeldir. Bugün burada eğitimi tamamlayan kursiyerlerimiz, yarın iş hayatının aktif birer parçası olacak.” Yeni İstihdam Projeleri Yolda ANTGİAD’ın kamu kurumlarıyla iş birliği içinde yeni istihdam projelerine destek vermeye devam edeceğini belirten Ercan Yavaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “ANTGİAD olarak; kamu kurumlarımız, eğitim merkezlerimiz ve iş dünyası arasında köprü kurmaya devam edeceğiz. Amacımız; gençleri, kadınları ve meslek edinmek isteyen herkesi üretimin ve istihdamın içine dahil eden projeleri artırmak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.