Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sertifikasyon

Kapsül Haber Ajansı - Sertifikasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifikasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuveyt Türk, Veri Merkezlerinde Avrupa Standartlarında Operasyon Kalitesini Tescilledi Haber

Kuveyt Türk, Veri Merkezlerinde Avrupa Standartlarında Operasyon Kalitesini Tescilledi

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, veri merkezi operasyonlarında uluslararası standartlara uyumunu bir üst seviyeye taşıyarak TS EN 50600-3 Operasyon Sertifikasyon sürecini başarıyla tamamladı. Bu kapsamda, kurum bünyesindeki veri merkezleri için TSE Veri Merkezi Operasyon Belgesi almaya hak kazandı. Bu sertifikayla birlikte Kuveyt Türk, tüm bankalar arasında bu belgeyi alan ikinci banka, katılım finans kuruluşları arasında ise ilk kurum olarak teknoloji altyapısı ve operasyon yönetimindeki öncü konumunu güçlendirdi. TS EN 50600-3 standardı, veri merkezlerinin günlük işletme süreçlerinin profesyonel, güvenli, sürdürülebilir ve Avrupa standartlarına uygun şekilde yürütüldüğünü belgeleyen en önemli operasyon standartları arasında yer alıyor. “İş sürekliliği ve risk yönetiminde güçlü yatırım” Kuveyt Türk Bankacılık Servis Grubundan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İrfan Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Dijital bankacılıkta güçlü müşteri deneyiminin temelinde, kesintisiz çalışan güvenilir teknoloji altyapıları yer alıyor. Veri merkezlerimiz için aldığımız TS EN 50600-3 Operasyon Belgesi, yalnızca altyapı kalitemizi değil; günlük operasyon süreçlerimizin Avrupa standartlarında, güvenli ve sürdürülebilir şekilde yönetildiğini de tescilliyor. Bu hizmet, teknoloji yatırımlarımızın iş sürekliliği, risk yönetimi ve sürdürülebilirlik odağında ne kadar güçlü bir zemine oturduğunu göstermesi açısından son derece önemli.” Bu sertifika; yalnızca fiziksel altyapının değil, veri merkezlerindeki operasyonel süreç yönetimi, iş sürekliliği, kesintisiz hizmet, risk yönetimi, enerji verimliliği, yaşam döngüsü yönetimi ve değişiklik süreçlerinin de yüksek standartlarda yönetildiğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilir ve verimli veri merkezi yönetimi TS EN 50600-3 standardı, veri merkezlerinin yalnızca bugünkü performansını değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve kaynak kullanım verimliliğini de esas alıyor. Bu çerçevede Kuveyt Türk’ün veri merkezleri, enerji kullanımı, operasyonel disiplin ve süreç sürekliliği açısından Avrupa standartları seviyesinde tescillenmiş oldu. Bu sertifikasyon Kuveyt Türk’ün dijital bankacılık, açık bankacılık, yapay zekâ ve kritik finansal sistemler için kullandığı veri altyapısının güvenilirliğini daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAV Havalimanları’ndan Karbon Yönetiminde Önemli Başarı Haber

TAV Havalimanları’ndan Karbon Yönetiminde Önemli Başarı

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları’nın işlettiği tüm havalimanları, ACI EUROPE tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu (ACA) programına dahil oldu. Program kapsamında Ohrid Havalimanı Seviye 2, Almatı Havalimanı ise Seviye 1 sertifikası aldı. Daha önce Seviye 2 sertifikasına sahip Tiflis ve Üsküp havalimanları ile Seviye 1 düzeyindeki Milas-Bodrum ve Batum havalimanları, gerekli kriterleri tamamlayarak Seviye 3'e yükseldi. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan “İşlettiğimiz tüm havalimanlarını 2030’a kadar karbon nötr, en geç 2050’de ise net sıfır emisyon hedefine ulaştırma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışıyoruz. Almatı ve Ohrid havalimanlarımızın da programa dahil olmasıyla, portföyümüzdeki tüm havalimanları karbon emisyonlarının yönetimi ve azaltımını bağımsız olarak değerlendiren Havalimanı Karbon Akreditasyonu (ACA) programı kapsamında sertifikalandırılmış oldu. Çevresel sorumluluğu operasyonel mükemmeliyet anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Dört havalimanımız halihazırda karbon nötr seviyesinde bulunurken, yenilenebilir enerji kullanımı ve enerji verimliliğine yönelik yatırımlarımızla bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Paydaşlarımızla birlikte çalışarak havacılık sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelesine katkı sunmayı sürdüreceğiz.” dedi. TAV Havalimanları portföyündeki havalimanlarının ACA programındaki mevcut seviyeleri şöyle: Seviye 4+: Ankara EsenboğaSeviye 4: Enfidha-HammametSeviye 3+: İzmir Adnan Menderes, AntalyaSeviye 3: Milas Bodrum, Tiflis, Batum, Üsküp, Seviye 2: Gazipaşa, Monastir, Medine, OhridSeviye 1: Almatı Havalimanı Karbon Akreditasyonu (ACA) havalimanlarının karbon emisyonlarını yönetme ve azaltma çalışmalarını bağımsız olarak değerlendiren, 7 seviyeden oluşan küresel bir sertifikasyon programıdır. 2009 yılında ACI Europe tarafından başlatılan program, bugün 91 ülkede 590 havalimanını kapsamaktadır. TAV Havalimanları hakkında Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, Kuzey Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonlarının her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları, 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EFES-2026’da Yerli Teknoloji Hamlesi Haber

EFES-2026’da Yerli Teknoloji Hamlesi

⁠Dünya genelindeki muadillerine kıyasla birçok alanda avantajlar sunan Bertuğ yazılımı, NATO dahil ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı çok sayıda bilgisayar destekli harp oyunu ve tatbikatta kullanıldı. ⁠Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi ile birlikte "gerçek dünya" durumlarını temsil eden sanal bir ortamda paydaşların göreve hazırlık ve karar alma kabiliyetleri artırılıyor. Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen birçok yerli ve milli ürünün ilk kez kullanıldığı EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı'nın dijital kısmında da bir yerli yazılım sahne aldı. HAVELSAN katkısı ile ETE Teknoloji tarafından ulusal düzeyde bir harbe hazırlık, kriz yönetimi deneyleme ve karar destek sistemi geliştirdi. Bertuğ isimli sistem, “milli gücün” tüm unsurlarına hizmet ediyor. Bertuğ'un da içerisinde yer aldığı Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi; Bilgisayar Destekli Harp Oyunu, Bilgisayar Destekli Tatbikat, Kriz Yönetimi Tatbikatı, Bilgisayar Destekli Deneyleme metodolojileri ile simülasyon araçları ve alana özel eğitimler için kapsamlı bir çözüm sunuyor. Çözüm, modelleme ve simülasyon, yapay zeka, veri analitiği gibi teknolojiler üzerine inşa edildi. Ürün ailesi; silahlı kuvvetler, diplomasi, dışişleri, ekonomi ve finans, istihbarat ve bilgi operasyonları, kolluk kuvvetleri ve iç güvenlik, sivil acil durum ve afet müdahale kuruluşları, bakanlıklar, polis, acil servisler, insani yardım kuruluşları, ticari işletmeler, kritik altyapı şirketleri ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar da dahil olmak üzere geniş bir paydaş yelpazesini hedefliyor. Operasyonlara Kapsamlı Yaklaşım (Comprehensive Approach to Operations) stratejisi doğrultusunda, hem devlet aktörleri hem de devlet dışı aktörler paydaşlar arasında alıyor. Ürün ailesi, teknoloji değerlendirme harp oyunları, konsept ve doktrin geliştirme / test etme, jeostratejik öngörü tahmini, hareket tarzı analizi, stratejik savunma incelemeleri / savunma planlaması, yetenek geliştirme ve yönetimi, kriz müdahale planlaması, afetlere yönelik kriz yönetimi, eğitim ve öğretim, değerlendirme ve sertifikasyon gibi çeşitli dönüşümsel ve operasyonel süreçleri destekliyor. Analizden eyleme dönüştürülebilir öngörüler Gelişmiş yapay zeka (AI) ve veri analitiğinden yararlanan Kutup Yıldızı-Bertuğ ürün ailesi; büyük veri kümelerini işleme, karmaşık analizler gerçekleştirme ve taktik uygulamadan stratejik planlamaya kadar çeşitli karar alma seviyelerinde uygulanabilir, eyleme dönüştürülebilir öngörüler üretme yeteneklerine sahip bulunuyor. Sistem, gelişmiş karar desteği sağlamak ve askeri karar alma sürecini desteklemek amacıyla canlı veri akışları, ulusal / uluslararası seviyedeki komuta-kontrol sistemleri, sensör ağları ve simülasyonlar ile entegre ediliyor. Bu çözümün temel kabiliyetini Bertuğ Hibrit Çoklu Alan Operasyonları Taktik Strateji Simülasyon Sistemi oluşturuyor. Bertuğ, ulusal ve uluslararası düzeydeki kriz ve/veya harp durumlarına yönelik olarak yapay zeka ve veri analizini süreçlerine entegre eden, mevcut veri analitiği ve karar alma mekanizmalarını dönüştüren söz konusu durumlara karşı hazırlık, deneyimleme ve karar destek imkanı sunan entegre bir sistem olarak görev yapıyor. Farklı veri kaynaklarından elde edilen mevcut durum bilgisi ve ileri dönük projeksiyonlar ışığında olası senaryolar oluşturularak simülasyonda koşuluyor. Elde edilen sonuçlar karar verici kadro tarafından karar destek amaçlı kullanılıyor. Gerçek dünyayı sanal ortama taşıyor Bertuğ; kara, hava, deniz, uzay ve siber alanların fiziksel, sanal ve bilişsel boyutlarda faaliyet gösterdiği hibrit ortamlardaki çoklu alan operasyonlarını ve süreçlerini destekliyor. Dünya genelindeki muadillerine kıyasla birçok alanda avantajlar sunan Bertuğ yazılımı, NATO dahil ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı çok sayıda bilgisayar destekli harp oyunu ve tatbikatta kullanıldı. Gelecek nesil modelleme ve simülasyon aracı olarak değerlendirilen Bertuğ birden fazla alan ve seviyede askeri deneylemeleri, tatbikatları ve harp oyunlarını destekleyen mikro ajan tabanlı (micro agent-based) yapısal (constructive) bir simülasyon platformu olarak oluşturuldu. Bertuğ simülasyon sistemi ile "gerçek dünya" durumlarını temsil eden sanal bir ortamda paydaşların göreve hazırlık ve karar alma kabiliyetleri artırılıyor. Son olarak EFES-2026 Tatbikatının Simülasyon Destekli Komuta Yeri Safhası, İstanbul’daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı’nda ilk kez yerli ve milli yazılım çözümü Bertuğ kullanılarak icra edildi. Bertuğ, komuta yeri safhasının tatbikat yönetimi, harekat simülasyonu ve analiz fonksiyonlarında başarıyla kullanıldı.⁩ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan yok olduğunu belirterek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretecek deri çöp oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğununun altını çizen Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebilirdi. Bunun yanında jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi bir hammadde kaybı yaşanıyor. Deri sektörü için hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırılıyor. Bu yönüyle sektörümüz güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturuyor” dedi. Kurban derilerinin korunmasına yönelik alınması gereken önlemleri de sıralayan Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanmasıyla ilgili yerel yönetimler ve STK’lar harekete geçirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Kesim yapacak kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanması çok önemli. Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde kurban derileri ekonomiye kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin sektörün ihracat kapasitesini artırmak amacıyla fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına yoğun şekilde devam edeceğini dile getiren Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli biçimde kapsamlı bir yol haritası oluşturdukları bilgisini verdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun yıllardır Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlendiği Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firmayla katılım için hazırlıklarının tamamladıklarını dillendiren Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini de 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde düzenleyeceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla gerçekleşmişti. 2026 yılında Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılım sağlayacak” ifadelerini kullandı. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılı şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu yapılacağını, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini açıkladı. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden gerçekleştirilen deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma içerisindeki yalnızca 31 firma tarafından yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda saha çalışmalarını başlattıklarını belirten Gündoğdu, ilk etapta deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Gündoğdu, firmalardan gelecek talepler doğrultusunda şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme çalışmalarının ihracata önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de kurulması planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu ifade eden Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdamı artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğini sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci ve sürdürülebilir üretim imajına da önemli katkı sunacağını dile getirdi. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon alanında birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına ulaştığını ifade etti. Yüksek kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum zorunluluğunun işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını belirten Gündoğdu, sektörün küresel rekabette ayakta kalabilmesi için finansman kanallarının açık tutulmasının hayati önemde olduğunu söyledi. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal baskının azaltılması amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi ve uygulamanın süresinin yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibariyle Körfez bölgesi merkezli tedarik zincirindeki kırılmalar ve artan küresel lojistik maliyetler, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeli sayesinde Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif konumuna geldiği bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin fiili bir ihracat rekoruna dönüşebilmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki yapısal maliyet kemerlerinin gevşetilmesi gereğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi bileşenleri üzerinde yük oluşturan ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün küresel piyasadaki rekabet gücünü doğrudan baltalamaktadır” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı kaçırmamak adına acilen yapması gereken yerli üretimi bulunmayan ya da yetersiz kalan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmek, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla erişmesini sağlamak ve ihracatçıyı baskılanan döviz kuru sarmalından kurtaracak dinamik teşvik mekanizmalarını devreye almaktır. Maliyet yapımızdaki bu kamusal iyileştirmeler hızla hayata geçirilmediği takdirde, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65 gibi büyük bir kısmının Avrupa Birliği pazarına yapıldığını, kilogram başına ihracat değerinde de öncü bir rol üstlendiklerini, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla, Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ege Bölgesi’nin ayakkabı ihraç fiyatında yakaladığı seviyeyi Ege Bölgesi’nin kaliteli ve katma değerli üretim gücünün en somut kanıtı olarak tanımlayan Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Tam da bu yüzden, rotamızı alım gücü ve refah seviyesi yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü bir şekilde çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek adına İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi özel pazarlarda pazar çeşitliliğine gitmemiz artık bir zorunluluk halini aldı. Bu coğrafyalarda yapılacak etkinliklerde Ege’den çok aktif bir katılım sağlamayı hedefliyoruz. Bu bölgelerdeki prestijli fuarları yakından takip etmeyi, aynı zamanda düzenlenecek heyet organizasyonlarıyla ticari bağlarımızı güçlendirmeyi ve Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri sektörleri özelinde yüzde 70 pay ile lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarıya taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin; dünyanın geleceğe dair sürdürülebilirlik politikalarıyla, kendi küresel geçiş yönelimi karşısındaki tutumunu karşılaştırması ve realist adımlar atması gerektiğini dillendiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçılarımızın küresel ticarette güçlü bir yer edinmeleri amacıyla adil, şeffaf ve dünyamızın geleceğine karşı sorumluluk hisseden iş modellerine sahip olmaları için tüm çalışmalarının odağına sürdürülebilirliği aldıklarını aktardı. Uzun zamandır derinin çevreyi kirleten bir materyal olduğu düşüncesi sektörümüz karşısında bir önyargı olduğunun altını çizen Gürkan; Bugün gerek değişen tüketim alışkanlıkları ile nihai tüketiciler gerekse büyük markalar, satın almacılar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu taleplere karşılık verebilmek ve satış kanalları yaratarak yeni pazar fırsatları yaratabilmek için de sürdürülebilir olmanın gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip başarı hikayesi olarak nitelendirebileceğimiz birçok firmamız mevcut. Deri sektöründeki teknolojik altyapının ve insan gücü kaynağının yeşil dönüşümü gerçekleştirebilecek adımları atabileceğini öngörüyoruz. Günümüzde yurt dışı fuarlara katılımda dahi sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu bir durum göz önüne alındığında firmalarımızın gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak kurumsal ve çevresel dönüşümü sağlamada hızlı bir yol kat etmesinin sektörümüzün sürdürülebilirliğinde geleceğe ışık tuttuğunu düşünüyoruz. Bu amaç doğrultusunda bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımları atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Test Gücü Hamlesi Haber

Türkiye’den Test Gücü Hamlesi

Girişim Elektrik Grubu, altı akredite test laboratuvarını devreye alarak bu alanda Avrupa’daki sayılı entegre yapılardan biri haline geldi. Grup bünyesindeki beş laboratuvar, TÜRKAK tarafından verilen AB-0517-T akreditasyonu kapsamında entegre şekilde faaliyet gösterirken, altıncı laboratuvar grup iştiraki Euromek Elektrik tarafından bağımsız akreditasyonla işletiliyor. Bu yapı; yüksek gerilim ekipmanlarından dağıtım trafolarına kadar geniş bir ürün yelpazesinde test, doğrulama ve sertifikasyon süreçlerinin tek merkezden yürütülmesini sağlıyor. Aynı zamanda IEC ve IEEE standartlarına uyumlu altyapı sayesinde Avrupa ve ABD pazarlarına yönelik üretim süreçleri tek merkezden desteklenebiliyor. Mobil test araçlarıyla sahada da hizmet veren sistem, enerji santrallerinden trafo merkezlerine kadar geniş bir alanda devreye alma süreçlerini hızlandırıyor. “Rekabet test altyapısıyla belirleniyor” Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Behiç Harmanlı, enerji sektöründe rekabet dinamiklerinin değiştiğine dikkat çekti: “Artık sadece üretmek yeterli değil. Ürettiğiniz ekipmanı uluslararası standartlarda test edebiliyor, bunu hızlı şekilde sahaya yansıtabiliyorsanız rekabetçi oluyorsunuz. Test ve doğrulama altyapısı, enerji sektöründe belirleyici bir unsur haline geldi.” Harmanlı, bu yapının AR-GE süreçlerine de doğrudan katkı sağladığını belirterek şunları söyledi: “Tasarım, test ve doğrulama süreçlerini aynı çatı altında toplamak, ürün geliştirme süresini ciddi şekilde kısaltıyor. Bu sayede dışa bağımlılığı azaltan ve kendi teknolojisini geliştiren bir yapı ortaya çıkıyor.” Türkiye için stratejik avantaj Enerji ekipmanlarında küresel talebin arttığı bir dönemde, test ve doğrulama kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Harmanlı’ya göre Türkiye bu alanda önemli bir potansiyele sahip: “Türkiye, üretim gücünü güçlü bir test altyapısıyla desteklediğinde bölgesel bir merkez haline gelebilir. Bu yatırımın sadece şirketimiz için değil, sektörün geneli için de önemli bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.” Girişim Elektrik Grubu’nun devreye aldığı bu altyapı, Türkiye’nin enerji teknolojilerinde daha yüksek katma değerli üretim yapabilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik, Yeni Markası TIREMO® ile SAHA Expo’ya Damga Vurdu Haber

Empa Elektronik, Yeni Markası TIREMO® ile SAHA Expo’ya Damga Vurdu

Elektronik bileşen sektöründe; yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş ürün yelpazesiyle kapsamlı bir teknoloji tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, SAHA Expo Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın en dikkat çeken katılımcılarından biri oldu. Şirket fuarda AMD tabanlı edge AI, yüksek performanslı hesaplama ve gömülü sistemlere yönelik işlemci ve hızlandırıcı çözümlerinin yanı sıra TE Connectivity’nin yüksek güvenilirlikli konnektör teknolojilerini ve RF/mikrodalga, havacılık arayüzleri, güç çevrim ve uzay kalifiye bileşen çözümlerini tanıttı. SAHA Expo’da savunma sanayindeki güçlü konumunu pekiştirirken yeni çatı markası TIREMO®’yu da ilk kez sektör profesyonelleriyle tanıştıran Empa Elektronik, önemli bir işbirliğinin ilk adımını da fuarda attı. Şirket, yerli çip tasarım firması Yonga Teknoloji Mikroelektronik Araştırma Geliştirme Tic. A.Ş. (Yongatek Microelectronics) ile olası iş birliği alanlarının değerlendirilmesine yönelik bir niyet mektubu imzaladı. Anlaşmanın imza töreni, SAHA Expo’da düzenlendi. Empa 2.0 vizyonunun omurgası Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, SAHA Expo’da bu yıl Empa’nın hem mevcut iş birliklerini güçlendirme hem de yeni projeler için güçlü temaslar kurma fırsatı yakaladıklarını belirterek “Fuarda aynı zamanda Empa Elektronik’in teknoloji ekosistemine yeni bir yön veren TIREMO®’yu da ilk kez tanıttık. Empa 2.0 vizyonumuzun omurgası olarak tanımladığımız TIREMO®, şirketimizin halka arz sonrası döneminin önemli mihenk taşlarından birini temsil ediyor. Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen tüm proje, ürün ve hizmetlerimizi artık TIREMO® kimliği altında, küresel standartlara uyumlu bir ‘teknoloji evi’ disipliniyle yönetmeye başladık” dedi. Amiral gemisi TIREMO®Cortex TIREMO®’nun siber güvenlikten uçta yapay zekâya, uç birim IoT cihaz yönetiminden özel yazılım çözümlerine kadar Empa’nın tüm katma değerli faaliyetlerini tek bir çatı altında toplayarak küresel bir kimlik kazandırdığını kaydeden Sarpel, şunları söyledi: “TIREMO®’nun projeler ayağı, şirket içi verimlilikten pazara sunulacak yüksek teknolojili platformlara kadar yürütülen tüm tasarım projelerini temsil ediyor. Bu kapsamda TIREMO®CRM (Empadigital), TIREMO®AIoT ve TIREMO®Vision olmak üzere üç ana odak noktamız bulunuyor. Empa’nın ticari ürün gamındaki ilk önemli adımı olan TIREMO®Cortex’i TIREMO®’nun yeni amiral gemisi olarak tanımlıyoruz. Hizmetler başlığı altında konumlandırdığımız ‘Accelerator Workshops’ ile ‘Teknik Destek’, ‘PoC (Proof of Concept)’, ‘Prototipleme’ ve ‘Sertifikasyon Desteği’; Empa’nın ‘Hızlandırıcı (Accelerator)’ kültürünün bir yansıması olarak TIREMO® çatısı altında sunuluyor.” Yongatek ile iyi niyet mektubu imzaladı Yongatek Microelectronics ile gerçekleştirilen imza töreninin detaylarına da değinen Murat Sarpel, “Bu iyi niyet mektubu ile Empa Elektronik’in, Yongatek Microelectronics çözümlerine teknik destek ve pazarlama alanlarında katkı sağlaması ve bu çözümlerin TIREMO® platformunun ‘superset’ bileşenleriyle entegre edilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda Yongatek’in, TIREMO® platformunun stratejik teknoloji partnerlerinden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor” diye konuştu. Türkiye’nin iki önemli teknoloji firması arasında sağlanacak bu işbirliğinin, Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak stratejik bir adım olduğuna dikkat çeken Sarpel, “Bu sinerjinin, hem savunma sanayinde hem de sivil teknolojilerde yerli çözümlerin tercih edilmesini artıracağına ve Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığını azaltma hedeflerine somut katkılar sağlayacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu Haber

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu

Sektöründe ilk kez TP’nin aldığı bu sertifikasyon, şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; uçtan uca yönetilen, denetlenen ve sürekli iyileştirilen bir “yönetişim” alanı olarak ele aldığını uluslararası düzeyde tescillemiş oldu. Bu sertifikanın kazanılmasında önemli rol oynayan TP.ai FAB (Foundational AI Backbone), TP’nin stratejik yol haritası Future Forward’ın merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ, insan uzmanlığı ve süreç mükemmeliyetini entegre bir orkestrasyon yapısında buluşturan platform, iş dünyasının geleceğine yön veriyor. Platformun üç katmanlı mimarisi; işletmelere çeviklik, güvenlik sağlayan esneklik, ölçeklenebilir ve son derece güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. En üstteki Hazır Çözümler Katmanı, şirketlerin hızlı ve etkin bir şekilde devreye alabileceği AI çözümlerini içeriyor. Orkestrasyon Katmanı, insan becerilerini, yapay zekayı ve operasyonel süreçleri kusursuz bir uyum içinde bir araya getirerek yüksek verimlilik sağlıyor. Temel Katman ise tüm bu yapının üzerinde yükseldiği güvenli, sağlam ve ölçeklenebilir teknolojik bir temel oluşturuyor. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak ISO 42001 sertifikasını alan dünyanın ilk BPO’su olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için yapay zekâ yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; güveni, kaliteyi ve insan deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm alanı. Bu sertifikasyon, yapay zekâyı şeffaf, denetlenebilir ve sürekli geliştirilen bir yönetim sistemi çerçevesinde ele aldığımızı ortaya koyuyor. Bugün satıştan müşteri hizmetlerine, arka ofis süreçlerinden çok dilli operasyonlara kadar geniş bir alanda yapay zekâ ve ileri analitik çözümlerimizle somut sonuçlar üretiyoruz. Elde ettiğimiz çıktılar, yapay zekânın gerçek değerinin yalnızca hız ve verimlilikte değil; güven, şeffaflık ve insan odaklı tasarım ile birlikte ortaya çıktığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de ileri teknolojiyi insan empatisiyle harmanlayan yaklaşımımızla sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. ISO/IEC 42001, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir, sorumlu ve kontrollü bir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için oluşturulmuş ilk uluslararası yapay zekâ yönetim sistemi standardıdır. Her sektörden ve her ölçekte kuruluşa uygulanabilen bu standart; şirketlerin yapay zekâ kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik, ayrımcılığın önlenmesi, gizliliğe saygı ve insan refahının korunması gibi temel etik ilkeleri esas almasını sağlıyor. Aynı zamanda yapay zekâya bağlı risklerin belirlenmesi, azaltılması ve ilgili yasal düzenlemelere uyumun desteklenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.