Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sertifikasyon

Kapsül Haber Ajansı - Sertifikasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifikasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu Haber

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu

Sektöründe ilk kez TP’nin aldığı bu sertifikasyon, şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; uçtan uca yönetilen, denetlenen ve sürekli iyileştirilen bir “yönetişim” alanı olarak ele aldığını uluslararası düzeyde tescillemiş oldu. Bu sertifikanın kazanılmasında önemli rol oynayan TP.ai FAB (Foundational AI Backbone), TP’nin stratejik yol haritası Future Forward’ın merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ, insan uzmanlığı ve süreç mükemmeliyetini entegre bir orkestrasyon yapısında buluşturan platform, iş dünyasının geleceğine yön veriyor. Platformun üç katmanlı mimarisi; işletmelere çeviklik, güvenlik sağlayan esneklik, ölçeklenebilir ve son derece güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. En üstteki Hazır Çözümler Katmanı, şirketlerin hızlı ve etkin bir şekilde devreye alabileceği AI çözümlerini içeriyor. Orkestrasyon Katmanı, insan becerilerini, yapay zekayı ve operasyonel süreçleri kusursuz bir uyum içinde bir araya getirerek yüksek verimlilik sağlıyor. Temel Katman ise tüm bu yapının üzerinde yükseldiği güvenli, sağlam ve ölçeklenebilir teknolojik bir temel oluşturuyor. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak ISO 42001 sertifikasını alan dünyanın ilk BPO’su olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için yapay zekâ yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; güveni, kaliteyi ve insan deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm alanı. Bu sertifikasyon, yapay zekâyı şeffaf, denetlenebilir ve sürekli geliştirilen bir yönetim sistemi çerçevesinde ele aldığımızı ortaya koyuyor. Bugün satıştan müşteri hizmetlerine, arka ofis süreçlerinden çok dilli operasyonlara kadar geniş bir alanda yapay zekâ ve ileri analitik çözümlerimizle somut sonuçlar üretiyoruz. Elde ettiğimiz çıktılar, yapay zekânın gerçek değerinin yalnızca hız ve verimlilikte değil; güven, şeffaflık ve insan odaklı tasarım ile birlikte ortaya çıktığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de ileri teknolojiyi insan empatisiyle harmanlayan yaklaşımımızla sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. ISO/IEC 42001, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir, sorumlu ve kontrollü bir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için oluşturulmuş ilk uluslararası yapay zekâ yönetim sistemi standardıdır. Her sektörden ve her ölçekte kuruluşa uygulanabilen bu standart; şirketlerin yapay zekâ kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik, ayrımcılığın önlenmesi, gizliliğe saygı ve insan refahının korunması gibi temel etik ilkeleri esas almasını sağlıyor. Aynı zamanda yapay zekâya bağlı risklerin belirlenmesi, azaltılması ve ilgili yasal düzenlemelere uyumun desteklenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL eCommerce Türkiye, Bir Kez Daha En İyi İşveren Sertifikası Kazandı Haber

DHL eCommerce Türkiye, Bir Kez Daha En İyi İşveren Sertifikası Kazandı

DHL eCommerce Türkiye, insan ve kültür odağında yürüttüğü dönüşüm çalışmaları ile çalışan memnuniyeti ve bağlılığını merkeze alan insan kaynakları uygulamaları sayesinde, 2026 yılında da başarısını uluslararası ölçekte ortaya koydu. Şirket, Top Employers Institute tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda Avrupa, Türkiye ve Büyük İşletmeler kategorilerinde 2026 yılında da sertifika almaya hak kazanarak bu alandaki istikrarlı başarısını bir kez daha kanıtladı. DHL eCommerce Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seda Armağan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “DHL eCommerce Türkiye olarak, hayata geçirdiğimiz dönüşüm sürecini tek seferlik bir değişim olarak değil, çalışan memnuniyetini ve bağlılığını merkeze alan uzun vadeli bir yolculuk olarak ele alıyoruz. Geri bildirim kültürünü güçlendiren, eğitim ve kariyer gelişimini destekleyen, çalışanlara global projelere katılma fırsatı sunan, kapsayıcı bir çalışma ortamını kalıcı hale getiren uygulamalara odaklanıyoruz. Bu yıl üç farklı kategoride Top Employer sertifikasını yeniden almaya hak kazanmamız, sürdürülebilir bir ilerleme kaydettiğimizi göstermesi yönünden oldukça değerli.” Yüksek performans gösteren tutarlı şirketler sertifika alıyor Dünya çapında 131 ülke ve bölgede faaliyet gösteren İnsan Kaynakları sertifikasyon kurumu Top Employers Institute, şirketlerin İnsan Stratejisi, Çalışma Ortamı, Yetenek Kazanımı, Öğrenme, Çeşitlilik, Eşitlik & Kapsayıcılık ve Çalışan Refahı gibi alanlardaki uygulamalarını değerlendiriyor. Veri temelli ve insan odaklı stratejileriyle iş hedeflerine katkı sağlayan, çalışan etkileşimini ve büyümeyi destekleyen uygulamalarıyla yüksek performans elde eden ve bağımsız denetimden geçen şirketlere ise sertifika veriliyor. Top Employers Institute CEO’su Adrian Seligman, “Teknolojik gelişmelerin, ekonomik dalgalanmaların ve değişen sosyal dinamiklerin öne çıktığı bir ortamda, bireylerin ve kurumların zorlukların üstesinden gelme çabasını ilham verici buluyoruz. Bu yıl Top Employers Sertifikasyon Programı, dünya standartlarında İK stratejileri ve uygulamalarını tutarlı bir şekilde hayata geçiren kurumların, ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. 2026’nın insan odaklı liderlerini ve ekiplerini kutluyoruz.” dedi. DHL eCommerce’in üst üste elde ettiği başarılı sonuçları da tebrik eden Seligman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu olağanüstü başarıdan dolayı DHL eCommerce Türkiye’nin tüm İK ekibini ve tüm çalışanlarını tebrik ediyoruz. Denetim sürecinde özellikle öne çıkan iki konu İşveren Markası ve Eğitim oldu. İşveren Markası alanında DHL eCommerce Türkiye, işveren markası faaliyetlerini çalışan deneyimiyle benzersiz bir şekilde uyumlandırma konusunda üstün bir başarı sergiledi.” DHL eCommerce Türkiye Hakkında Ekim 2023 itibarıyla dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden DHL Group ailesine dahil olan MNG Kargo, 22 Mayıs 2025 itibarıyla faaliyetlerine DHL eCommerce ismiyle devam etmektedir. 850’yi aşkın şube, 29 transfer merkezi, 4.100’den fazla araç ve 10.000’in üzerinde çalışanıyla Türkiye genelinde faaliyet gösteren şirket; DHL’in küresel lojistik gücünü, MNG Kargo’nun yerel uzmanlığıyla birleştirerek bireysel ve kurumsal müşterilerine hızlı, güvenilir ve sürdürülebilir kargo çözümleri sunar. DHL eCommerce, 15’ten fazla ülkede faaliyet gösteren ve 50 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan DHL Group’un e-ticaret taşımacılığına odaklanan global iş birimidir. Türkiye yapılanmasıyla birlikte Avrupa teslimat ağını tamamlayan DHL eCommerce, sunduğu uçtan uca çözümler ve teknoloji yatırımlarıyla, ülkemizin lojistik altyapısını güçlendirmeyi ve Türkiye’yi bölgesel bir dağıtım merkezi haline getirmeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda, e-ihracat çözümleri ile yerli firmaların dünya pazarlarına açılmasına destek olarak Türkiye ekonomisine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yerli üretim kabiliyetiyle geliştirdiği yüksek verimli TOPCon High Efficiency güneş hücreleri ile uluslararası düzeyde önemli bir başarıya daha imza attı. Firma, IEC 63209 sertifikasını almaya hak kazanarak, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha tescilledi. Sertifikasyon süreci kapsamında CW Enerji’nin yerli TOPCon High Efficiency hücreleri; yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullara karşı uzun süreli dayanıklılık testlerinden başarıyla geçti. Daha önce IEC 61215 sertifikasını alan CW Enerji, IEC 63209 sertifikasıyla birlikte ürün dayanıklılığını ve saha performansını daha ileri seviyede kanıtlamış oldu. Tarık Sarvan: Bizim için büyük bir gurur kaynağı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmesinde, bu başarıyla birlikte hem yerli üretim kapasitelerini güçlendirdiklerini hem de küresel pazarlarda rekabet üstünlüğünü geliştirdiklerini söyledi. Bu adımın CW Enerji’nin yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojilerindeki yerlileşme hedefi, AR-GE gücü ve uzun ömürlü ürün üretme vizyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarvan, “Yerli ve milli üretim anlayışımız doğrultusunda hayata geçirdiğimiz TOPCon High Efficiency güneş hücresi yatırımlarımızın, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından da tescillenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. IEC 63209 Sertifikası, teknolojimizin yalnızca verimlilik açısından değil, uzun dönem güvenilirlik ve dayanıklılık açısından da dünya standartlarında olduğunu kanıtlıyor. Aldığımız her sertifika ile “Türkiye’nin teknoloji üretme gücünü bir üst seviyeye taşıyoruz” dedi. Teknoloji odaklı yerli üretim gücü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi Güneş paneli ve hücrelerinin dayanıklılığını ve performansını doğrulayan uluslararası standartlardan IEC 61215 sertifikasının, uzun yıllardır sektörde ‘temel güvenilirlik standardı’ olarak kabul edildiğini ifade eden Savan, bu standartın sıcaklık döngüleri, nem-ısı dayanımı, mekanik yük testleri gibi temel çevresel zorlayıcı koşullarda ürünün performansını doğruladığını kaydetti. Sarvan, “IEC 63209 ise özellikle yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojileri için güvenilirlik doğrulamasını daha ileri taşıyan bir yaklaşımdır. Bu standart kapsamında aynı testlerin bazıları daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda uygulanarak, ürünün gerçek saha şartlarında daha uzun ömürlü performans göstermesi hedeflenir. IEC 63209 süreci, güneş hücrelerinin yalnızca laboratuvarda değil, uzun yıllar boyunca gerçek dış ortam etkilerine maruz kaldığında nasıl davranacağını daha iyi simüle etmeyi amaçlar. Bu sertifikayla birlikte CW Enerji’nin teknoloji odaklı yerli üretim gücünün uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik” diye konuştu. Yerli ve milli üretim yaklaşımı Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı üretim hedefiyle çalışmalarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Bu başarıyı çalışma arkadaşlarımızın özverili katkıları ve Türkiye’ye değer katma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımlar sayesinde elde ettik. Yerli ve milli üretim yaklaşımımızla, hem ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, inovatif ve katma değer üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda AR-GE, teknolojik dönüşüm ve ileri üretim altyapısına yönelik yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu Haber

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu

Etkinlikte, sağlık teknolojileri alanında yapılan akademik ve girişimcilik ekosisteminin çalışmaları iki panel altında ele alındı. Programın açılış konuşmalarını İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek ve Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu gerçekleştirdi. Açılışta, sağlık teknolojileri alanında akademik bilgi birikiminin girişimcilik mekanizmalarıyla desteklenerek ticarileştirilmesinin önemi vurgulandı. Açılış konuşmasında Dr. Muhammed Kasapoğlu, sağlık teknolojileri girişimlerinin karşılaştığı sermaye ihtiyacı, regülasyon süreçleri ve pazara erişim zorluklarına dikkat çekerek, teknokentlerin bu süreçte yalnızca bir altyapı sağlayıcısı değil; girişimlerin ticarileşme yolculuğunda aktif birer yol arkadaşı olduğunu ifade etti. Kasapoğlu, akademik üretimin ekonomik değere dönüşmesinde üniversite–teknokent–girişim iş birliklerinin kritik rolüne vurgu yaptı. Açılışın ardından, TÜBİTAK 1812 Girişimcilik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan İstanbul Üniversitesi mensubu akademisyenlerine plaket takdimi gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen ilk panel, “3 Perspektif, 1 Gelecek: Yeni Nesil Sağlık Girişimleri” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Nuri Yenerel’in üstlendiği panelde; Entertech bünyesinde faaliyet gösteren sağlık teknolojileri girişimleri, ürün geliştirme süreçleri, klinik ihtiyaçlara yanıt üretme pratikleri ve sahadaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Programın ikinci paneli olan “Sağlık Teknolojileri ve Tıpta Regülasyonlar” oturumunda ise regülasyon, sertifikasyon ve klinik onay süreçleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Erhan Akdoğan’ın yaptığı panelde, kamu, sektör ve girişimcilik ekseninde sağlık teknolojilerinin mevzuatla uyumlu şekilde ticarileştirilmesine ilişkin güncel yaklaşımlar değerlendirildi. Etkinlik, akademi ve girişimcilik ekosisteminin temsilcilerini bir araya getiren network oturumu ile sona erdi. Entertech İstanbul Teknokent, sağlık teknolojileri alanında üniversite temelli girişimciliği destekleyen ve akademik bilginin sahaya aktarılmasını hızlandıran iş birliklerini önümüzdeki dönemde de güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu Haber

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu

Etkinlikte, sağlık teknolojileri alanında yapılan akademik ve girişimcilik ekosisteminin çalışmaları iki panel altında ele alındı. Programın açılış konuşmalarını İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek ve Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu gerçekleştirdi. Açılışta, sağlık teknolojileri alanında akademik bilgi birikiminin girişimcilik mekanizmalarıyla desteklenerek ticarileştirilmesinin önemi vurgulandı. Açılış konuşmasında Dr. Muhammed Kasapoğlu, sağlık teknolojileri girişimlerinin karşılaştığı sermaye ihtiyacı, regülasyon süreçleri ve pazara erişim zorluklarına dikkat çekerek, teknokentlerin bu süreçte yalnızca bir altyapı sağlayıcısı değil; girişimlerin ticarileşme yolculuğunda aktif birer yol arkadaşı olduğunu ifade etti. Kasapoğlu, akademik üretimin ekonomik değere dönüşmesinde üniversite–teknokent–girişim iş birliklerinin kritik rolüne vurgu yaptı. Açılışın ardından, TÜBİTAK 1812 Girişimcilik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan İstanbul Üniversitesi mensubu akademisyenlerine plaket takdimi gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen ilk panel, “3 Perspektif, 1 Gelecek: Yeni Nesil Sağlık Girişimleri” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Nuri Yenerel’in üstlendiği panelde; Entertech bünyesinde faaliyet gösteren sağlık teknolojileri girişimleri, ürün geliştirme süreçleri, klinik ihtiyaçlara yanıt üretme pratikleri ve sahadaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Programın ikinci paneli olan “Sağlık Teknolojileri ve Tıpta Regülasyonlar” oturumunda ise regülasyon, sertifikasyon ve klinik onay süreçleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Erhan Akdoğan’ın yaptığı panelde, kamu, sektör ve girişimcilik ekseninde sağlık teknolojilerinin mevzuatla uyumlu şekilde ticarileştirilmesine ilişkin güncel yaklaşımlar değerlendirildi. Etkinlik, akademi ve girişimcilik ekosisteminin temsilcilerini bir araya getiren network oturumu ile sona erdi. Entertech İstanbul Teknokent, sağlık teknolojileri alanında üniversite temelli girişimciliği destekleyen ve akademik bilginin sahaya aktarılmasını hızlandıran iş birliklerini önümüzdeki dönemde de güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.

Bursa Özel Güvenlik Firmaları Arasında Neden ARVEN Tercih Ediliyor? Haber

Bursa Özel Güvenlik Firmaları Arasında Neden ARVEN Tercih Ediliyor?

ARVEN Özel Güvenlik tam da bu ihtiyaç noktasında devreye giriyor ve Bursa özel güvenlik firmaları arasında çalışma disipliniyle, teknolojiyi etkin kullanma biçimiyle ve kurumsal yaklaşımıyla öne çıkıyor. Sektöre bakışı klasik güvenlik anlayışının çok ötesinde. 5188 sayılı yasaya tam uyumla çalışan bir firma olarak ARVEN, sahada elde ettiği tecrübe ve birikimi düzenli eğitim programlarıyla personellerine aktarıyor. Firmanın amacı, hata payını en aza indirmek ve hizmeti her zaman daha güvenli, daha modern bir seviyeye taşımak. “Gözünüz arkada kalmasın” mottosunu yalnızca bir söz olarak değil, kurum kültürünün özü olarak benimseyen firma; can ve mal güvenliğini en üst standartlarda sağlamak için hem operasyonel hem teknolojik anlamda sürekli gelişiyor. Bursa özel güvenlik şirketi arayışında olan kurumların ARVEN’i tercih etmesindeki en güçlü nedenlerden biri, teknolojiyi aktif şekilde kullanan bir yapıya sahip olması... ARVEN, kamera takip sistemlerinden dijital vardiya kontrolüne, acil durum yönetiminden anlık iletişim çözümlerine kadar birçok modern sistemi operasyonlarına entegre ediyor. Firmanın saha personeli de operasyon merkezi de düzenli eğitimlerle güncel tutuluyor. Bu disiplinli ve yenilikçi yaklaşım, firmanın uzun vadeli hedeflerinin de temelini oluşturuyor: Sektörde lider marka olmak ve her alanda inovasyonu ön plana çıkarmak. Özel güvenlik alanında çalışmak isteyenler için ARVEN’in güçlü bir istihdam yaklaşımı bulunuyor. Bursa güvenlik şirketleri arasında iş başvurusu yapan adaylar, burada düzenli eğitim alan, sertifikalı ve donanımlı bir ekiple çalışma fırsatı buluyor. ARVEN, işe alım süreçlerinde yalnızca temel şartları karşılayan değil, mesleki gelişime açık, motivasyonu yüksek adayları tercih ediyor. Personelin meslek içi gelişimini desteklemek, onları güncel tutmak ve güçlü bir çalışma ortamı sağlamak ARVEN için öncelik. Bu nedenle, Bursa özel güvenlik iş ilanları araştırılırken ARVEN’in sık sık öne çıkması tesadüf değil. Güvenlik sektörüne yeni adım atmak isteyenler için Bursa özel güvenlik kursları ve kurs fiyatları da merak edilen başlıklar arasında yer alıyor. ARVEN, eğitimi sadece bir zorunluluk değil, mesleğin en kritik basamağı olarak görüyor. Sertifikasyon ve eğitim süreçlerini titizlikle yürüten ARVEN, sektörde donanımlı personelle güven veren bir yapı oluştururken, eğitimli kadroların hem daha verimli çalıştığını hem de kurumlara daha yüksek güven sunduğunu biliyor. ARVEN Özel Güvenlik, Bursa özel güvenlik hizmetlerine ihtiyaç duyan kurumlar için yalnızca bir hizmet sağlayıcı değil, güvenilirlik, kalite ve profesyonellik üzerine kurulmuş bir iş ortağıdır. Teknolojiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını aynı çatı altında birleştiren yapısı ile ARVEN, Bursa’daki güvenlik beklentisini sadece karşılamıyor, her zaman bir adım ileri taşıyor. İster kurumsal güvenlik desteği arayan işletmeler, ister sektörde kariyer hedefleyen adaylar... ARVEN’in sunduğu modern, saygılı ve müşteri odaklı yaklaşım, her iki taraf için de güven veren bir deneyim olmaya devam ediyor.

Borçelik Teknik Akademi’den Mesleki Eğitime Yenilikçi Katkı Haber

Borçelik Teknik Akademi’den Mesleki Eğitime Yenilikçi Katkı

Borusan Grup şirketlerinden Borçelik’in sektörde fark yaratan eğitim akademisi BTA, mesleki eğitimi destekleyen yeni bir projeyi hayata geçiriyor. “Sınıf Fabrikada” adıyla başlatılan proje kapsamında, anlaşmalı okullardaki öğrenciler derslerini BTA merkezinde işleyecek. Böylece öğrenciler teoriyi uygulamayla birleştirme fırsatı bulacak. İlk aşamada, ulaştırma alanı lojistik dalında 10. sınıf öğrencileri için verilen Depo Yönetimi dersi içerisinde yer alan “Depo Araç ve Malzemeleri” konu başlığı, Borçelik Teknik Akademi’nin uzmanlığıyla işlenecek. Programa; Atatepe Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sadık Yılmaz Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Feriha Uyar Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Ergin Ağaç Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri katılacak. Yaklaşık 160 öğrencinin, 10 grup halinde bu derslere katılması planlanıyor. Proje ilerleyen aşamalarda, Metal bölümü öğrencileri için Kaynak Simülatörü ile Kaynakçılık eğitimi, Ulaştırma bölümü öğrencileri için Sapanlama eğitimi, Metal, Makine, Ulaştırma bölümü öğrencileri için İş Sağlığı Güvenliği Farkındalık eğitimi gibi derslerle devam edecek. Eğitimlerde gençler, depo yönetimine ilişkin temel teorik bilgilerin yanı sıra vinç ve forklift simülatörleriyle pratik deneyim kazanacak. Eğitimde öğrenciler ayrıca, XR (Genişletilmiş Gerçeklik) teknolojisiyle mesleki eğitimin yeni nesil yöntemleriyle de tanışacak. Böylece, depo yönetiminde kullanılan araç ve ekipmanlar hem teknolojik hem de uygulamalı şekilde öğrenilecek. Borçelik Teknik Akademi, 2014 yılından bu yana uygulamalı eğitim, sertifikasyon ve simülasyon tabanlı programlarıyla sanayide nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlıyor. “Sınıf Fabrikada” projesi ise bu vizyonun yeni bir adımı olarak, gençlerin iş hayatına hazırlıklı ve donanımlı bireyler olmalarına destek olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.