Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ses

Kapsül Haber Ajansı - Ses haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ses haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı

Markanın yüksek performans departmanı tarafından sıfırdan tasarlanan yeni AMG GT 4-Door Coupé, yalnızca elektrikli bir otomobil olmanın ötesine geçerek süperspor otomobil segmentine iddialı bir giriş yapıyor. Üç elektrik motorundan aldığı güçle tam 1.169 beygire ulaşan model, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,1 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG’nin yeni nesil elektrikli mimarisi üzerine yükselen otomobil, yalnızca hızlanma rakamlarıyla değil, Formula 1’den aktarılan teknolojileri, ultra hızlı şarj kapasitesi ve sürüş deneyimine getirdiği yeniliklerle de dikkat çekiyor. Mercedes-AMG’nin İlk Tamamen Elektrikli Süperspor Otomobili Yeni AMG GT 4-Door Coupé, markanın elektrikli performans otomobilleri için geliştirdiği AMG.EA platformunun ilk temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu platform, geleneksel elektrikli araç anlayışından farklı olarak yüksek performans odaklı tasarlandı ve AMG mühendislerinin yarış teknolojilerinden edindiği deneyimlerle şekillendirildi. Modelin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise güç aktarım sistemi. Mercedes-AMG, seri üretim bir otomobilde ilk kez üç adet eksenel akışlı elektrik motoruna yer veriyor. Bu teknoloji, markanın birkaç yıl önce bünyesine kattığı İngiliz mühendislik şirketi YASA tarafından geliştirildi. Önde bir, arkada ise iki motorun görev yaptığı sistem, son derece kompakt yapısına rağmen olağanüstü güç üretebiliyor. Özellikle ön akstaki motorun oldukça ince bir tasarıma sahip olması, mühendislik açısından dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Toplamda 1.169 beygir güç ve 2.000 Nm tork üreten sistem, AMG tarihinin en güçlü seri üretim modellerinden birini ortaya çıkarıyor. 10 Dakikalık Şarjla Yüzlerce Kilometre Menzil Elektrikli otomobillerde performans kadar şarj süresi de büyük önem taşıyor. Mercedes-AMG, yeni modelinde bu alanda da sınırları zorlamayı hedefliyor. Araçta kullanılan batarya paketi, Mercedes-AMG High Performance Powertrains ekibinin katkılarıyla geliştirildi. Aynı ekip, markanın Formula 1 güç üniteleri üzerinde de çalışıyor. Bataryadaki binlerce silindirik hücre, özel bir sıvı soğutma sistemiyle ayrı ayrı kontrol ediliyor. Bu teknoloji sayesinde enerji transferi çok daha verimli hale geliyor. Yeni sistemin sunduğu en dikkat çekici avantajlardan biri ise 600 kW’a kadar ulaşabilen ultra hızlı şarj desteği. Bu sayede yalnızca 10 dakikalık bir şarj işlemiyle yaklaşık 460 kilometrelik sürüş menzili elde edilebiliyor. Aracın toplam menzil değerinin ise versiyona bağlı olarak yaklaşık 700 kilometre seviyesine kadar ulaşabildiği belirtiliyor. Elektrikli Ama AMG Ruhundan Vazgeçmiyor Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte performans tutkunlarının en çok dile getirdiği konulardan biri motor sesi ve sürüş hissi oldu. Mercedes-AMG ise bu eleştirilere farklı bir çözüm geliştirmiş durumda. Marka, yeni modelde klasik AMG V8 motorlarının karakterini dijital olarak yeniden oluşturdu. Özel sürüş modunda araç, vites geçişlerini taklit eden geri bildirimler sunarken, AMG’nin efsanevi sekiz silindirli motorlarını anımsatan ses efektleri de kabine aktarılıyor. Bu sistem yalnızca birkaç yapay ses üretmekle sınırlı değil. Binlerce farklı ses dosyası gerçek zamanlı olarak işleniyor ve sürüş tarzına göre değişen bir akustik deneyim ortaya çıkıyor. Gaz tepkileri, hızlanma karakteri ve ses seviyesi sürücünün kullanım şekline göre anlık olarak farklılaşabiliyor. Yarış Teknolojileri Günlük Kullanıma Uyarlandı Mercedes-AMG, yeni elektrikli modelinde pist teknolojilerini günlük sürüşle bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda sürücülere sunulan gelişmiş ayar sistemleri sayesinde aracın karakteri kişisel tercihlere göre şekillendirilebiliyor. Orta konsolda yer alan fiziksel kontrol elemanları aracılığıyla çekiş kontrolü, direksiyon tepkileri ve yol tutuş karakteri detaylı şekilde ayarlanabiliyor. Böylece tamamen dijitalleşen otomotiv dünyasında, sürücünün otomobille kurduğu mekanik bağ korunmaya çalışılıyor. Araçta ayrıca aktif süspansiyon teknolojileri, elektronik kontrollü denge sistemleri ve gelişmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi de bulunuyor. Arka tekerleklerin yön değiştirebilmesi sayesinde düşük hızlarda daha çevik bir sürüş elde edilirken, yüksek hızlarda ise stabilite artırılıyor. Aerodinamik Yapı Performansı Destekliyor Yeni AMG GT 4-Door Coupé’nin geliştirme sürecinde aerodinamik verimlilik önemli bir rol oynadı. Gövde altında yer alan aktif hava yönetim sistemleri, ihtiyaç duyulduğunda devreye girerek yere basma kuvvetini artırıyor. Aracın ön bölümündeki hava kanalları, batarya ve fren sistemlerinin sıcaklığına göre otomatik olarak açılıp kapanabiliyor. Arka bölümde yer alan aktif difüzör ve hareketli spoyler ise yüksek hızlarda daha fazla denge sağlıyor. Bu çözümler yalnızca performansı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğine de katkıda bulunuyor. İki Farklı Versiyonla Satışa Sunulacak Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli amiral gemisi, ilk etapta iki farklı performans seçeneğiyle müşterilere sunulacak. Serinin zirvesinde yer alan AMG GT 63 4-Door Coupé, 1.169 beygirlik gücü ve 2,1 saniyelik hızlanma süresiyle markanın şimdiye kadar geliştirdiği en etkileyici otomobillerden biri olarak konumlanıyor. Daha erişilebilir alternatif olarak hazırlanan AMG GT 55 4-Door Coupé ise 816 beygir güç üretiyor ve 100 km/s hıza yaklaşık 2,5 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG, yeni nesil elektrikli süperspor otomobilinin üretimine 2026 yazında başlamayı planlıyor. Modelin Avrupa pazarındaki ilk teslimatlarının yılın ikinci yarısında gerçekleştirilmesi beklenirken, marka bu otomobille elektrikli performans segmentindeki rekabeti tamamen farklı bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LG AI Destekli Kişiselleştirme ile Xboom By Will.i.am Serisini Genişletiyor  Haber

LG AI Destekli Kişiselleştirme ile Xboom By Will.i.am Serisini Genişletiyor 

Yeni xboom serisi, güçlü ses performansını AI destekli kişiselleştirme, uzun pil ömrü ve her yaşam tarzına uyum sağlayan çok yönlü tasarımlarla buluşturuyor. İş birliğinin bu yeni aşaması, sesi daha akıllı, bağlantılı ve dinamik bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor. Her Dinleme Anına Uyum Sağlayan AI Deneyimi xboom by will.i.am hoparlörler, zengin baslarla desteklenen dengeli imza sesiyle güçlü ama konforlu bir dinleme deneyimi sunuyor. FYI.RAiDiO, artık çok daha derin bir entegrasyonla kullanıcıların 10 farklı AI Persona ve DJ ile çift yönlü konuşma etkileşimi kurmasına olanak tanıyor. MY Button veya FYI.RAiDiO uygulaması üzerinden kullanıcılar; bulundukları konuma, ana ve kullanım senaryosuna göre şekillenen gerçek zamanlı müzik kürasyonu ve kişiselleştirilmiş önerilerden faydalanabiliyor. Partilerden Günlük Kullanıma: Dört Yeni xboom Modeli Genişletilen xboom by will.i.am serisi; Stage 501, Blast, Mini ve Rock modelleriyle farklı yaşam tarzlarına hitap ediyor. Serinin merkezinde yer alan AI Sound, çalınan içeriği analiz ederek EQ ayarlarını otomatik olarak melodi, ritim veya vokalleri öne çıkaracak şekilde optimize ediyor.AI Lighting, hoparlör üzerindeki çok renkli ışık barlarını müzikle senkronize ederek ortama dinamik bir görsel atmosfer katarken; Space Calibration Pro* ise bulunduğu ortamı analiz ederek hem iç hem de dış mekânlarda tutarlı, odayı dolduran bir ses deneyimi sunuyor. xboom Stage 501: Karaoke Modu ile Partinin Yıldızı Karaoke gecelerini sevenler için tasarlanan xboom Stage 501, 10.000’den fazla şarkı üzerinde eğitilmiş derin öğrenme tabanlı AI Karaoke Master özelliğiyle geliyor. Bu teknoloji, neredeyse tüm şarkılarda vokalleri kaldırabiliyor veya ayarlayabiliyor; hatta ton değişikliği yaparak kullanıcıların solo söylemesine, sanatçıyla düet yapmasına ya da vokalleri arka planda tutmasına imkân tanıyor. 99 Wh değiştirilebilir bataryası sayesinde 25 saate kadar kesintisiz müzik sunan Stage 501, prize takılıyken 220 W, batarya ile 160 W güç üretiyor. Beş kenarlı kabin tasarımı, Stage 301’in wedge formundan ilham alırken; dikey, yatay, eğimli veya tripod montajlı kullanım seçenekleri sunuyor. Çift woofer, tam aralıklı sürücüler ve Peerless tweeter’lar her ortamda güçlü ve enerjik bir ses sağlıyor. xboom Blast: Uzun Süreli Maceralar İçin Dayanıklı Güç Plaj, kamp ya da bahçe partileri için tasarlanan xboom Blast, 99 Wh bataryasıyla 35 saate kadar çalma süresi sunuyor. 220 W çıkış gücü ve üç pasif radyatörüyle geniş ve etkileyici bir ses sahnesi yaratan Blast, gittiğiniz her yerde atmosferi canlı tutuyor. Askeri standartlarda dayanıklılık testlerinden geçen gövdesi, kenar tamponları ve pratik taşıma detaylarıyla gerçek dünya koşullarına hazır. Yan halat tutacağı sayesinde kalabalık ortamlarda dikey olarak kolayca taşınabilirken, kauçuk üst tutacağı hızlı kullanım sağlıyor. xboom Mini: Günlük Hayata Uyum Sağlayan Şık Kompakt Tasarım xboom Mini, kompakt boyutuna rağmen güçlü performans sunan, günlük kullanım için ideal bir hoparlör. Tek şarjla 10 saate kadar çalma süresi sunan Mini; mutfaklar, teraslar ve hareket halindeki kullanım için mükemmel bir eşlikçi. Küp tasarımı, Magic Strap ile esnek konumlandırma imkânı sunarken; IP67 su ve toz direnci hem iç hem de dış mekânda güvenli kullanım sağlıyor. Dahili tripod yuvası ve sezgisel dokunsal kontroller, kullanım kolaylığını artırıyor. xboom Rock: Askeri Standartlarda Dayanıklılık Zorlu koşullar için geliştirilen xboom Rock, dayanıklılığı akıllı paylaşım özellikleriyle birleştiriyor. 10 saate kadar çalma süresi sunan hoparlör, yedi askeri standartta test edilerek dış mekânlarda güvenilir performans sağlıyor. Önceki XG2 modelinin geliştirilmiş versiyonu olan Rock, 6 W çıkış gücü ile daha net ve güçlü bir ses sunuyor. Sound Field Enhance özelliği açık alanlarda bile ses kalitesini korurken, LE Audio Auracast sayesinde birden fazla hoparlör arasında müzik paylaşımı kolayca yapılabiliyor. will.i.am, işbirliği ile ilgili olarak şunları söyledi: “Sesi yaşayan ve öğrenen bir deneyime dönüştürüyoruz. FYI.RAiDiO ve AI Persona’lar sayesinde xboom by will.i.am hoparlörler, yapay zekâ ile ilham veren kültürel bir bağ kurarak müziği deneyimlemenin yeni bir yolunu sunuyor.” LG Medya ve Eğlence Çözümleri Şirketi Ses İş Birimi Başkanı Lee Jeong-seok ise şunları ekledi:“will.i.am ile iş birliğimiz, akıllı ve etkileyici ses vizyonumuzu ileri taşımaya devam ediyor. 2026’ya ilerlerken taşınabilir ses çözümleri; performans, yapay zekâ inovasyonu ve kullanıcıların değer verdiği tasarımlarla LG için önemli bir büyüme alanı olmayı sürdürecek.” CES 2026’da Sergilenecek Yeni xboom by will.i.am ses ürünleri, 2026 yılında satışa sunulacak. Ürünler, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında CES 2026 kapsamında LG’nin standında (#15004, Las Vegas Convention Center) ziyaretçilerle buluşacak.

Yapay Zekâ Sinema Sektörünü Dönüştürüyor Haber

Yapay Zekâ Sinema Sektörünü Dönüştürüyor

İstanbul Atlas Pasajı Etkinlik Alanları’nda gerçekleştirilen Anadolu Kısaları Forum’a konuşmacı ve moderatör olarak katılan Neotalent Kurucusu Zeynep Mete, “Sinemada Yapay Zekânın” yükselişini insanlık, teknoloji ve kültür ekseninde ele aldı. Sinema Teknolojinin Aynası Son birkaç yılda üretken yapay zekâ araçlarının sadece iş dünyasını değil, yaratıcı endüstrileri de kökten dönüştürmeye başladığını aktaran Mete, “Film endüstrisi de bu dönüşümün merkezinde. Artık bir görüntü, bir ses, hatta bir duygu bile veriden üretilebiliyor. Sinema, tarih boyunca teknolojinin aynasıydı. Kameranın icadıyla insan bakışı nasıl değiştiyse, şimdi de yapay zekâ ile yaratıcılık kavramının kendisi değişiyor. Yaratıcılık artık bireysel bir yetenek değil; insan ve sistemin birlikte düşünebilme becerisi haline geldi. Sinemada yaşanan şey diğer sektörlerde de yaşanıyor.” dedi. Sinema Artık Sadece Kamera ile Değil Kodla Çekiliyor Genç yönetmenlerin sadece kamera değil, artık algoritma da kullandığı bir dönemde olunduğunu aktaran Mete, genç sinemacılar için yapay zekanın bir tehdit mi yoksa bir araç mı olduğuna dair değerlendirmelerde bulundu. Mete, “Aslında bu bir yetkinlik meselesi. Bugün yaratıcılık artık sadece ‘ne’ ürettiğin değil, ‘nasıl düşündüğünle de ilgili. Biz de yeni nesil iş gücünde aynı dönüşümü görüyoruz: öğrenme çevikliği, yaratıcılık, etik farkındalık, kritik düşünme, sistemlerle birlikte üretme kapasitesi bizi farklı kılan yetkinlikler. Yapay zekâ geliştikçe insan kendi yaratıcılık potansiyelini daha da yukarı taşıyacak. Her sektör değişip dönüşüyor. Sanayi devrimi geldiğinde de çeşitli iş kolları nasıl değişip dönüştüyse, aynı ritmi şu an operasyonel işleri yapay zekaya devrederek yaşıyor ve dönüştürüyoruz. Bu dönüşüm bizleri, insanın kendine has yetkinliklerinin sınırlarını zorlayacağı bir düzleme, anlam ve bağlamın daha önem kazanacağı bir döneme çıkaracak. Yapay Zekâ ile oluşturulan sahneler: ışık, ses ve oyunculuk kodla yeniden yazılıyor. Artık sinema sadece kamerayla değil, kodla da çekiliyor. Üstelik sadece sinema da değil. Çeşitli medya kanallarında gördüğümüz içeriklerin birçoğu bu şekilde üretiliyor.” diye konuştu. Mete ayrıca şunları da ekledi: “Sinemada yapay zekâ üzerine konuşmak aslında insanın kendi varoluşunu konuşmak demek. Çünkü her film, bir tür hafıza kaydı ve artık bu hafızayı biz değil, sistemler de tutabiliyor. Belki de geleceğin sineması, yönetmenin değil, insanlığın ortak bilinç haritası olacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.