Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ses Kısıklığı

Kapsül Haber Ajansı - Ses Kısıklığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ses Kısıklığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tiroid Nodülleri Ne Zaman Tehlikelidir? Haber

Tiroid Nodülleri Ne Zaman Tehlikelidir?

Boynun ön bölümünde yer alan tiroid bezinde gelişen bu oluşumların büyük bölümü iyi huylu özellik gösterirken, bazı nodüllerde kanser şüphesi, hızlı büyüme veya çevre dokulara baskı oluşturma gibi nedenlerle ileri değerlendirme gerekebiliyor. Özellikle boyunda fark edilen şişlik, yutma güçlüğü, ses kısıklığı ve nefes alma sorunları, tiroid nodüllerinin dikkatle incelenmesini gerektiren belirtiler arasında yer alıyor. Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, tiroid nodüllerinin her zaman tehlikeli olmadığını ancak bazı özelliklerin kanser riski veya tedavi gereksinimi açısından önem taşıdığını belirterek, erken tanı ve doğru değerlendirmenin gerekliliğini vurguluyor. Tiroid Nodüllerinde Hangi Belirtiler Önemli? Tiroid nodüllerinin büyük bölümü herhangi bir belirtiye neden olmadan gelişiyor. Bununla birlikte nodülün büyüklüğü, yerleşimi ve yapısal özellikleri bazı şikâyetlerin ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Özellikle kısa sürede büyüyen, boyunda belirgin sertlik oluşturan veya ses kısıklığına neden olan nodüllerin gecikmeden değerlendirilmesi gerekiyor. Yutma güçlüğü ve nefes darlığı gibi bası belirtileri de tiroid bezindeki büyümenin çevre dokuları etkileyebileceğini düşündürüyor. Boyun bölgesindeki lenf bezlerinde büyüme görülmesi de araştırılması gereken bulgular arasında bulunuyor. Ancak bu belirtilerin her zaman tiroid kanserine işaret etmediğinin bilinmesi gerekiyor. Ultrasonografi Bulguları Risk Değerlendirmesinde Belirleyici Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde ultrasonografi temel görüntüleme yöntemlerinden biri olarak kullanılıyor. Nodülün boyutu, iç yapısı, sınırları, şekli ve kalsifikasyon özellikleri ultrasonografi ile ayrıntılı şekilde incelenebiliyor. Düzensiz kenarlar, belirgin hipoekoik yapı, noktasal kalsifikasyonlar ve boyundan boya değil, önden arkaya daha uzun görünüm gibi özellikler kanser şüphesini artırabiliyor. Bununla birlikte yalnızca ultrasonografi bulgularına dayanılarak kesin kanser tanısı konulamıyor. Risk değerlendirmesinde hastanın öyküsü, klinik muayene ve gerekli durumlarda biyopsi sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Tiroid Nodüllerinde Biyopsi Ne Zaman Yapılır? Tiroid nodüllerinin incelenmesinde ince iğne aspirasyon biyopsisi önemli bir tanı yöntemi olarak öne çıkıyor. Ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirilen bu işlemde nodülden hücre örnekleri alınarak patolojik değerlendirme yapılıyor. Her tiroid nodülü için biyopsi yapılması gerekmiyor. Biyopsi kararı nodülün ultrasonografik risk özelliklerine, büyüklüğüne ve hastaya özgü risk faktörlerine göre veriliyor. Ailede tiroid kanseri öyküsü bulunması, çocukluk döneminde baş ve boyun bölgesine radyasyon uygulanmış olması veya şüpheli lenf bezlerinin tespit edilmesi değerlendirme sürecini etkileyebiliyor. İyi Huylu Tiroid Nodülleri de Sorun Oluşturabilir Tiroid nodüllerinin iyi huylu olması, her durumda tamamen sorunsuz oldukları anlamına gelmiyor. Büyük boyutlara ulaşan nodüller yemek borusu veya soluk borusu üzerinde baskı oluşturarak günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Bazı nodüller ise bağımsız şekilde tiroid hormonu üreterek çarpıntı, terleme, kilo kaybı ve sinirlilik gibi hipertiroidi belirtilerine neden olabiliyor. Bu nedenle tedavi gerekliliği yalnızca kanser riskine göre değil, nodülün neden olduğu şikâyetler ve hormonal etkiler dikkate alınarak belirleniyor. Tiroid Nodüllerinde Erken Değerlendirme Önem Taşıyor Tiroid nodüllerinin büyük çoğunluğu düzenli ultrasonografi kontrolleriyle güvenle takip edilebiliyor. Bununla birlikte şüpheli özellikler taşıyan, hızla büyüyen veya bası belirtilerine neden olan nodüllerde ileri değerlendirme gerekebiliyor. Günümüzde tiroid nodüllerinin yönetiminde izlem, biyopsi, cerrahi ve uygun hastalarda görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv tedaviler gibi farklı seçenekler bulunuyor. Tiroid nodüllerinde temel yaklaşım, gereksiz müdahalelerden kaçınırken klinik açıdan önemli risklerin zamanında belirlenmesini sağlamak. Bireyselleştirilmiş değerlendirme ve düzenli takip, tiroid sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ses Teli Nodülleri Çocuklarda da Sık Görülüyor! Haber

Ses Teli Nodülleri Çocuklarda da Sık Görülüyor!

Acıbadem Kartal Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan “Yapılan çalışmalarda; özellikle sesini yoğun şekilde kullanan neredeyse her 4 kişiden birinin ses kısıklığı ile karşılaştığı bildirilmektedir. Ses kısıklığı dışında seste çatallanma, kabalaşma, yorulma ve özellikle kadın hastalarda sesin erkek sesi gibi çıkması diğer başvuru şikayetleridir” diyor. Ses kısıklığı sorununun mevsimsel alerji, üst solunum yolu enfeksiyonları veya reflüye bağlanmasının, altta yatan daha önemli bir sorunun tedavisini geciktirebildiğini vurgulayan Dr. Aslan “Bu nedenle ses kısıklığımızı çeşitli şekillerde masum bir nedene bağlamadan önce mutlaka kulak, burun ve boğaz muayenesi yaptırmalıyız. Çünkü ses teli nodülü, kisti ve polibinden erken evre ses teli kanserine dek birçok hastalık ilk etapta ses kısıklığı olarak bulgu vermektedir ” diye konuşuyor. KBB Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan, ses kısıklığına yol açan 7 etken ile sağlıklı ve güçlü bir sesin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Üst solunum yolu enfeksiyonları Sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında ortaya çıkan ses kısıklığı enfeksiyon tablosu geriledikten sonra kısa süre içerisinde düzelmektedir. Ancak bu dönemde sigara tüketmemek, sesi yoğun kullanmamak önemlidir. Alerji Dr. Aslan “Mevsim geçişlerinde yoğun üst hava yolu alerjenleri (ev tozu, polen vb) ile temas sonucu burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve hapşırık ile birlikte seste değişiklik yaşanabiliyor. Muayenede üst hava yollarındaki alerjik değişiklikleri görerek tanı koyabilmekteyiz. Tedavide ise alerjen maddelerden kaçınmak da kritik önem taşımaktadır” diyor. Reflü Laringofaringeal reflü ses kısıklığı yapabilmektedir. Ses kısıklığının yanı sıra midede yanma, boğazda asit tadı hissedilmesi ve mide içeriğinin boğaza kaçması gibi şikayetlerin varlığı reflü larenjitine işaret etmektedir. Tedavide ilacın yanı sıra yaşam tarzı değişikliği (mide asit salgısını artırabilecek yoğun baharatlı yiyeceklerin ve kola-kahve gibi içeceklerin tüketiminden kaçınılması, gece geç saatte besin tüketilmemesi vb) büyük rol oynamaktadır. Ses teli nodülleri KBB Uzmanı Dr. Aslan “Ses teli nodülleri günümüzde çocuklarda da sık görülmektedir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda spor, oyun veya sosyal aktivite sırasında yüksek sesle veya bağırarak konuşmaya bağlı olarak ses teli nodülleri gelişebilmektedir. Bu nodüler dokular konuşma sırasında ses tellerinin titreşimini bozarak ses kısıklığına neden olmaktadır. Tedavide konuşma ve ses terapisi hastalarımız için faydalı olmaktadır” diyor. Ses teli polipleri ve kistleri Ses tellerinde oluşan polip ve kistler, uzun süreli ses kısıklığının önemli nedenlerindendir. Polipler genellikle sigara kullanımı ve sesin yanlış kullanılmasıyla ortaya çıkar. Kistler ise ses teli içinde yerleşir ve doğuştan olabileceği gibi sıklıkla sonradan gelişir. Her iki durumda da ses kalınlaşır, çatallanabilir ve tedavi için genellikle cerrahi ile ses terapisi gerekir. Sigara polibi Dr. Seyfettin Aslan “Hastalarımıza sigara polibi olarak anlattığımız Reinke ödemi (ses telleri yüzey epitelinin hemen altında koyu, jöle benzeri sıvı birikimi) sesin normalden daha kalın hale dönmesine neden olur. Yoğun sigara kullanımı ile ilişkilidir. Özellikle kadın hastalarımız seslerinin erkek sesine benzemesinden, örneğin; telefonda ‘buyrun beyefendi’ diye hitap edilmesinden şikayetçi olmaktadırlar. Tedavisi sigarayı bırakmak ve cerrahidir” diyor. Ses teli kanseri Ses telinin iyi huylu hastalıkları gibi erken evre ses teli kanseri de ses kısıklığıyla bulgu verir. Bu nedenle özellikle yoğun sigara içen, alkol kullanan veya ailesinde baş, boyun kanseri öyküsü olan bir hastada ses kısıklığı geliştiğinde mutlaka KBB uzmanı tarafından laringoskopik muayene yapılmalıdır. Sağlıklı ve güçlü bir sesin 9 püf noktası KBB Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan, ses sağlığımızı korumanın ve sağlıklı, güçlü bir sese sahip olmanın 9 püf noktasını şöyle sıralıyor: Boğazınızı temizleme davranışından kaçınınOrtam gürültülü de olsa bağırmayın, yüksek sesle konuşmayınAralıksız konuşmayın. Birkaç kelimede bir nefes alıp sonra konuşmaya devam edinKafeinli veya asitli içecekleri fazla tüketmeyin Bol sıvı alarak boğazınızı nemli tutunDüzenli ve yeterli uyuyunSigara ve alkolden kaçınınSesinizi yoğun kullanacaksanız mutlaka öncesinde ses ısıtma egzersizleri yapınSesinizin yorulduğunu hissettiğinizde mutlaka dinlendirin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.