Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sevil Atasoy

Kapsül Haber Ajansı - Sevil Atasoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sevil Atasoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sentetik Uyuşturucular Küresel Tehdit Oluşturuyor! Haber

Sentetik Uyuşturucular Küresel Tehdit Oluşturuyor!

Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Adli Bilimler Bölüm Başkanı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, Birleşmiş Milletler Viyana Uluslararası Merkezi’nde (VIC) gerçekleşen basın toplantısında kameralar karşısına geçti. 2025 Yılı INCB Yıllık Raporu’nun lansmanında yaptığı açıklamada, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada kritik rolünü sürdürdüğünü anlattı. Prof. Dr. Sevil Atasoy, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu’nun (INCB), 2025 Yıllık Raporu’nda, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada önemli bir rol oynamaya devam ettiğini kaydederek, “Bununla birlikte Kurul, sentetik uyuşturucuların, özellikle tıbbi olmayan sentetik opioidlerin hızla yayılması, yasa dışı üretim yöntemlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi ve temel kontrollü ilaçlara erişimdeki eşitsizliklerin devam etmesi gibi ciddi zorluklara dikkat çekmektedir.” dedi. Sentetik opioidler hızla yayılıyor! Raporun, kontrollü maddelerin tıbbi ve bilimsel amaçlarla yeterli ve kesintisiz erişiminin sağlanmasının, aynı zamanda bu maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesinin önlenmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladığını anlatan Prof. Dr. Atasoy, “Bu çerçevede, uygun fiyatlı opioid analjeziklere erişimin artırılması, özellikle düşük ve orta gelirli ülkeler için kritik önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Tıbbi erişim ile kötüye kullanımın önlenmesi birlikte ele alınmalı INCB’nin, hükümetler arasında bilgi paylaşımını ve iş birliğini güçlendiren araçların etkin kullanımının somut sonuçlar verdiğini belirttiğini de söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “Kurul ayrıca, özel sektörle iş birliğinin artırılmasının, kimya endüstrisi, çevrim içi platformlar ve lojistik hizmetlerin yasa dışı faaliyetler için kullanılmasının önlenmesinde kilit rol oynadığını ifade etmektedir. INCB, tüm ülkeleri uluslararası uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde birlikte hareket etmeye ve insanlığın sağlık ve refahını koruma yönündeki ortak sorumluluklarını yerine getirmeye çağırmaktadır.” diye konuştu. Son 60 yıldır, uyuşturucu kaçakçılığı ve kötüye kullanımıyla mücadele ediliyor Prof. Dr. Sevil Atasoy, raporda, hükümetler ile uluslararası kuruluşlara, üç uyuşturucu kontrol sözleşmesinin uygulanmasının nasıl iyileştirileceğine ilişkin öneriler sunulduğunu da dile getirerek, “Prekürsörler Raporu ise kimyasalların ve ekipmanların yasa dışı uyuşturucu üretimine yönlendirilmesini önlemeye yönelik alınan tedbirleri özetlemektedir. Uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde yürütülen uluslararası iş birliği, dünya genelinde halk sağlığını ve refahını korumaya devam etmektedir. Son 60 yıldır, uyuşturucu kaçakçılığı ve kötüye kullanımıyla mücadele edilirken, temel ilaçların erişilebilirliğinin sağlanması bu sözleşmeler sayesinde etkin biçimde yürütülmüştür.” dedi. INCB, zorluklarla başa çıkmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeye kararlı Günümüzde sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması, tıbbi kullanım için erişim eksiklikleri ve bazı devletler arasındaki görüş ayrılıklarının önemli zorluklar oluşturduğunu da söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “INCB, bu zorluklarla başa çıkmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeye kararlıdır. Kontrollü maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesi oldukça düşük seviyede olup, bu durum uluslararası sistemin başarısını göstermektedir.” şeklinde konuştu. INCB’nin, kimyasal maddelerin sevkiyatına ilişkin gerçek zamanlı veri paylaşım sistemleri sunarak hem ticaretin sürekliliğini sağladığını hem de yasa dışı üretimi önlediğini de kaydeden Prof. Dr. Atasoy, şöyle devam etti: “INCB, Hükümetlerin sözleşmelere olan bağlılıklarını sürdürmelerini ve tıbbi kullanım için erişimi sağlamalarını önermektedir. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımının artırılması gerekmektedir. Opioid analjeziklere erişimdeki eşitsizlikler önemli bir sorundur. Dünya genelinde yeterli üretim olmasına rağmen, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde erişim sınırlıdır. Psikotrop maddelerin erişimi konusunda da benzer sorunlar devam etmektedir. Bu durumun iyileştirilmesi için bütüncül bir yaklaşım gereklidir. Uluslararası seyahat eden hastalar, kontrollü ilaçlarla ilgili karmaşık düzenlemelerle karşılaşmaktadır.” Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artıyor Kenevir üretiminin arttığına ancak düzenleyici boşlukların devam ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Atasoy, “Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artmaktadır. Avrupa’da sentetik uyuşturucu üretimi yaygınlaşmaktadır. Güney Asya opioid tüketiminde önde gelmektedir. Tıbbi amaçlı kontrollü maddelere erişim artırılmalıdır. Hükümetler uluslararası iş birliğini güçlendirmelidir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Sevil Atasoy’dan Gençlere Adli Bilimler Çağrısı Haber

Prof. Dr. Sevil Atasoy’dan Gençlere Adli Bilimler Çağrısı

Milyonlarca gencin geleceğini şekillendireceği kritik tercih dönemi yaklaşırken, Türkiye'nin ve dünyanın en saygın adli bilimcilerinden Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Adli Bilimler Bölüm Başkanı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, Adli Bilimler alanını mercek altına alarak, alanın sadece popüler dizilerdeki gibi heyecanlı değil, aynı zamanda sağlam bir gelecek ve küresel bir vizyon sunduğunu vurguladı. Adli bilimler nedir? Prof. Dr. Sevil Atasoy, şöyle devam etti: “Bugün sizlerle, hayatınızı şekillendirecek çok özel bir alandan, Adli Bilimlerden söz etmek istiyorum. Ve size neden Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölümünü seçmeniz gerektiğini anlatacağım. Adli bilimler... Yani bir suçu, bilimle aydınlatmak. Bir cinayet yerinde geride kalan izleri okuyabilmek. Adaleti, varsayımlara değil, kanıta dayandırmak. Bu alan; kimya, biyoloji, genetik, fizik, mühendislik, psikoloji, dijital teknolojiler ve hukuk gibi birçok disiplini bir araya getirir. Adli tıp, adli genetik, adli toksikoloji, dijital adli analizler, suç mahalli incelemeleri, belge incelemeleri, parmak izi analizi, yapay zekâ destekli adli modellemeler… Hepsi bu çatı altında toplanır. Bir başka deyişle, adli bilimler hem laboratuvarda hem mahkeme salonunda görev alır. Gerçeği ortaya çıkarmak, adaletin yerini bulmasını sağlamak ve en önemlisi masumları korumak için çalışır.” Adli bilimci olmak, gerçeği savunmak demek Üsküdar Üniversitesi’nin, Türkiye’de Adli Bilimler lisans eğitimini sistematik biçimde veren öncü kurumlardan biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Atasoy, “Biz burada öğrencilerimize sadece teorik bilgi sunmuyoruz. Onları, ileri teknolojiye sahip laboratuvarlarımızda uygulamalı eğitimle buluşturuyoruz. Gerçek vakalar üzerinde çalışıyor, soruşturma simülasyonları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca uluslararası iş birlikleri sayesinde öğrencilerimize yurt dışında staj ve araştırma imkânları sağlıyoruz. Seçtiğiniz bu alan, size sadece iş değil, bir misyon kazandıracak. Çünkü adli bilimci olmak, gerçeği savunmak demektir. Yargının en büyük yardımcısı, bilimin temsilcisi olmak demektir. Bu alanda çalışmak istiyorsanız, sadece zekânızı değil, vicdanınızı da kullanacaksınız. Gücünüzü bilimden, yönünüzü adaletten alacaksınız. Eğer siz de ‘Ben hem bilime hem topluma hizmet etmek istiyorum’ diyorsanız, Üsküdar Üniversitesi Adli Bilimler Bölümünde sizin için bir yer var. Gelin, bilimin ışığında adaleti birlikte inşa edelim. Gelin, iz bırakın. Ama bu kez, bir suç mahallinde değil; adaletin kalbinde.” dedi. Mezun olunca ne olacağım? Gençlerin en çok merak ettiği kariyer olanaklarına da değinen Prof. Dr. Atasoy, “Adli Bilimler, suçların aydınlatılmasında bilimsel yöntemlerin kullanıldığı çok disiplinli ve hızla gelişen bir alandır. Adli kimya, adli genetik, dijital adli analizler, olay yeri inceleme, kriminalistik, adli psikoloji ve daha fazlası... Peki mezun olunca nerelerde çalışabilirsiniz? Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Kriminal Daireleri, Adli Tıp Kurumu, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlıkları, Uyuşturucu ile Mücadele ve Kaçakçılık Birimleri, Gümrük Laboratuvarları, TÜBİTAK ve adli araştırma merkezleri, Özel kriminal laboratuvarlar ve hukuk büroları, Ve giderek büyüyen siber güvenlik ve adli bilişim şirketleri… Ayrıca Adli Bilimler mezunları, KPSS ile kamu kadrolarına atanabiliyor, özel sektörde ise hızla yükselen adli danışmanlık ve teknoloji tabanlı analiz hizmetlerinde çalışabiliyor.” diye konuştu. Mezunlar Interpol, Europol ve FBI gibi uluslararası kurumlarda çalışabiliyorlar "Adli Bilimler evrensel bir dildir." diyen Prof. Dr. Atasoy, “DNA verisi, parmak izi ya da dijital iz dünyanın her yerinde aynı şeyi söyler. İyi yetişmiş bir adli bilimci, Interpol, Europol, Birleşmiş Milletler, FBI, Avrupa Adli Bilimler Akademisi, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve yabancı laboratuvarlar gibi kurumlarda rahatlıkla çalışabilir. Üsküdar Üniversitesi olarak biz, öğrencilerimize bu uluslararası dünyaya açılmaları için özel programlar sunuyoruz: Erasmus ve staj değişim programları, Yurt dışı yaz okulları, Çift diploma ve yüksek lisans bağlantıları, ve tabii, benim kişisel ağım üzerinden sağladığımız özel referanslar…” dedi. "Peki, para kazanabiliyor muyum?" Gençlerin aklındaki "Peki, para kazanabiliyor muyum?" sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Atasoy, "Evet! Çünkü adli bilimci, sadece laboratuvarda çalışan biri değildir. O, bilirkişidir. Uzmandır. Ve uzmanlık, aranan bir niteliktir. Mezunlarımız adli bilirkişi olarak mahkemelerde görev alabiliyor, özel sektörde analiz danışmanlığı yapabiliyor, adli araştırma şirketleri kurabiliyor. Üstelik bu alan, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyüyen bir ihtiyaç alanı. Yani iyi eğitim alan bir adli bilimci, kariyerinde hem güvenli bir yer edinir hem de hak ettiği ekonomik karşılığı bulur. Eğer bilime meraklıysanız, adalete önem veriyorsanız ve aynı zamanda gelecekte iyi bir kariyer, uluslararası bir vizyon ve güçlü bir gelir hedefliyorsanız, Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölümü size çok şey vaat ediyor. Sadece diploma değil, yön kazandırıyoruz. Gelin, iz sürmeyi değil; iz bırakmayı seçin. Gelin, bilimle adaleti birlikte inşa edelim.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Sevil Atasoy,  Birleşmiş Milletler INCB Başkanlığına Yeniden Seçildi Haber

Prof. Dr. Sevil Atasoy, Birleşmiş Milletler INCB Başkanlığına Yeniden Seçildi

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Adli Bilimler Bölüm Başkanı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, 22 Mayıs 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) başkanlığına yeniden seçildi. 2009 yılında da Kurulun başkanlığını üstlenmiş olan Prof. Dr. Sevil Atasoy’un bu dönem Başkanlığı Mayıs 2027’ye kadar sürecek. Türkiye'den ilk ve tek Prof. Dr. Sevil Atasoy, uluslararası uyuşturucu politikalarının belirlenmesinde önemli rol oynayan INCB’de, 2005-2010 ve 2017-2022 dönemlerinde de üye olarak görev yaptı. Halen görev yaptığı 2022-2027 dönemiyle birlikte, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (EKOSOK) tarafından üç kez seçilen ve iki kez başkanlık görevine getirilen ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Uyuşturucu ile mücadelede küresel rol Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB), 1961 tarihli Tek Sözleşmesi ile kurulan, bağımsız ve yarı-yargısal bir uzman kurulu olarak faaliyet gösteriyor. Kurul; ülkelerin 1961, 1971 ve 1988 tarihli uluslararası uyuşturucu kontrol sözleşmelerine uyumunu izlemekle yükümlü. Kurul, 1925 tarihli Uluslararası Afyon Sözleşmesi ile kurulan Daimi Merkezi Uyuşturucu Kurulunun da devamı. INCB; her biri Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından beş yıllık bir dönem için seçilen 13 üyeden oluşuyor. Bunların 10 üyesi hükümetlerce aday gösterilen kişiler arasından, kalan 3 üye ise tıbbi, farmakolojik veya farmasötik alanlardaki uzmanlıkları nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından aday gösterilen isimler arasından seçiliyor. Uzmanlıkları, yetkinlikleri, tarafsızlıkları ve kişisel çıkarlardan uzak durmaları sayesinde genel bir güven sağlayabilecek kişiler olan kurul üyeleri seçildikten sonra hükümetlerden bağımsız olarak, kişisel kapasiteleriyle ve tarafsız şekilde görev yapıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.