Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sevkiyat

Kapsül Haber Ajansı - Sevkiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sevkiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raben Group’tan Selanik’e Lojistik Yatırımı Haber

Raben Group’tan Selanik’e Lojistik Yatırımı

Avrupa’nın köklü lojistik devlerinden Raben Group, Balkanlar’daki gücünü Yunanistan yatırımıyla daha da artırdı. Türkiye’de ilk yılını geride bırakan ve operasyonlarını genişleten marka, Selanik’in Sindos bölgesinde 4.000 metrekarelik lojistik terminalini faaliyete geçirdi. Böylece, bu bölge için ayrılan 10 milyon euroluk toplam yatırım paketinin ilk aşamasını tamamladı. 50.000 metrekarelik özel bir arazi üzerinde inşa edilen tesis, 40 yükleme ve boşaltma rampası, taze gıda ürünleri için soğuk hava deposu ve 1.200 metrekarelik ofis alanından oluşuyor. Yatırımın ikinci aşamasında 15.000 metrekarelik ilave depolama alanının devreye alınması planlanıyor. Raben Group Bölge Direktörü Bartlomiej Lapinski, bu yatırımın Avrupa çapındaki etkisine dikkati çekerek, “Türkiye dahil 17 Avrupa ülkesinde faaliyet gösteriyoruz. Selanik’teki yeni tesisimizle hem Yunanistan-Türkiye hem de Avrupa’nın geri kalanı arasındaki bağlantıları daha da güçlendiriyoruz.” dedi. Selanik Yatırımı, Türkiye ve Avrupa Ağının Bir Parçası Lapinski, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne açılan komşularından Yunanistan’da lojistik altyapılarını güçlendirdiklerini belirterek, şunları söyledi: “Yunanistan yatırımlarımızı, genişleyen Türkiye ve Avrupa ağımızın bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Bu süreçte Raben Türkiye’den, Yunanistan’a parsiyel ihracat servisi de güçlenerek devam ediyor. Selanik’in Avrupa’ya açılan kapı konumunun güçlendirilmesi, Türkiye merkezli ihracatçı ve ithalatçı firmaların Orta ve Doğu Avrupa pazarlarına erişiminde kullandığı güzergahlar açısından da önem taşıyor. Bölgesel tedarik zincirlerine doğrudan katkı sağlamasını hedefliyoruz.” Yunanistan’dan Avrupa’ya Günlük Seferler Başladı Raben Group, Selanik yatırımıyla birlikte, Yunanistan ile Çekya, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Avusturya arasında günlük taşıma seferlerine de başladı. Kendi taşıma ağını kullanan şirket, parsiyel yükten komple araç yüküne kadar geniş bir sevkiyat yelpazesinde 24-48 saat arasında değişen teslimat süreleriyle hizmet veriyor. Aynı zamanda myRaben dijital platformu üzerinden 24 saat içinde fiyatlandırma, tam izlenebilirlik ve tek sevkiyat numarasıyla uçtan uca takip imkânı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdenizrack Otomatik Depolamaya 50 Milyon TL Yatırdı Haber

Akdenizrack Otomatik Depolamaya 50 Milyon TL Yatırdı

Türkiye’de depo yatırımlarının odağı, yalnızca daha fazla ürün depolayabilmekten çıkıp aynı alanı daha hızlı ve daha az insan müdahalesiyle yönetebilmeye doğru kayıyor. E-ticaretin büyümesiyle hızlanan bu dönüşüm, yüksek işçilik ve metrekare maliyetleriyle birlikte otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi de artırıyor. Akdenizrack, bu değişimin Türkiye’deki karşılığını yerli mühendislik ve yazılım altyapısıyla geliştirdiği “karanlık depo” sistemleriyle büyütmeye hazırlanıyor. AkdenizRack, otomatik depolama teknolojisinin geliştirilmesi için 50 milyon TL yatırım yaptı. Yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirilen sistemde Akdenizrack’in mühendislik ve yazılım ekipleri görev aldı. Şirketin bugün 55 mühendisten oluşan teknik kadrosuna 70 kişilik saha ekibi eşlik ediyor. Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin otomasyon alanındaki dönüşümünü şöyle anlatıyor: “Kendi yazılım ekibimizle yaklaşık bir yıllık AR-GE çalışmamızın ardından ürün ortaya çıktı. Geçen yıl 12 milyon dolar olan ciromuzu bu yıl akıllı depo projelerimizin katkısıyla yüzde 40 artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz karanlık depo projelerinin hacmi 17 milyon dolar. Bu depo projelerinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla birlikte ihracat ve iç pazarın payımızın yüzde 50, yüzde 50 olmasını planlıyoruz.” Aynı alanda daha fazla depolama Akdenizrack’in geliştirdiği sistemin temelinde, depolama alanının yalnızca raf kapasitesi üzerinden değil, operasyonun tamamı üzerinden verimli kullanılması bulunuyor. Robotik sistemler ürünlerin depoya alınmasından sevkiyata hazırlanmasına kadar geçen süreçte insan müdahalesini azaltırken, depo içerisindeki hareketlerin de yazılım üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Sistemin mevcut depo yönetim yazılımlarıyla entegre çalışabildiğini belirten şirket, sipariş geldiğinde ürünün konumunu belirleyen yazılımın robotik sisteme ilgili ürünü alarak bantlara ve sevkiyat hattına yönlendirme komutu verdiğini aktarıyor. Böylece siparişten sevkiyata kadar olan süreçte insan müdahalesi minimuma indiriliyor. Bu yapı özellikle ürün çeşidinin yüksek olduğu depolarda önem kazanıyor. Sistem, binlerce farklı ürünün bulunduğu yapılarda hangi ürünün hangi şubeye gönderileceği, hangi şubenin daha fazla sipariş verdiği, ürünlerin hangi sırayla konumlandırılması gerektiği ve sezonluk ürünlerin önceliği gibi verileri değerlendirerek depo içindeki trafiği sürekli güncelliyor. Trafik yönetimi de şirketin üzerinde yoğunlaştığı Ar-Ge alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Depolama yüksekliği 40 metreye çıkabiliyor Otomatik sistemlerin ekonomik karşılığını yalnızca işçilik tasarrufu oluşturmuyor. Depolama yüksekliğinin artması, aynı metrekare içerisinde daha fazla ürün tutulmasına imkan sağlıyor. Akdenizrack’in sistemlerinde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği ise yaklaşık 15 metreyle sınırlı. Şirketin devam eden projelerinden birinde ulaşılan yükseklik 27 metre. Saniye Kurt, sistemin alan kullanımına etkisini şöyle açıklıyor: “Hızın öne çıktığı akıllı depoların bir diğer avantajı ise mevcut alanın daha verimli kullanılması. Sistemlerde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği yaklaşık 15 metre ile sınırlı. Bizim şu anda devam eden projelerimizin birinde ise 27 metre yüksekliğe ulaştık. Bu sistem sayesinde koridorlar daralıp, depolama yükseklikleri artıyor. Daha fazla alan verimli kullanılıyor.” Yatırımın geri dönüşü vardiya sayısıyla değişiyor Akdenizrack’in hesaplamalarına göre otomatik depolama sisteminin yatırım geri dönüş süresi, işletmenin çalışma modeline göre değişiyor. Üç vardiyalı çalışan bir fabrikada sistem yaklaşık 1,5 yılda, tek vardiyalı bir işletmede ise yaklaşık dört yılda kendini amorti edebiliyor. Şirket, yabancı teknoloji sağlayıcılarına kıyasla daha düşük yatırım maliyetinin bu süreyi kısaltan unsurlardan biri olduğunu belirtiyor. Bu nedenle otomatik depolama yatırımı, yalnızca yeni bir teknoloji yatırımı olarak değil; işçilik, forklift kullanımı, depo alanı ve operasyon hızını birlikte etkileyen bir kapasite yatırımı olarak değerlendiriliyor. “İnsansız depo” rekabet avantajından zorunluluğa dönüşüyor Türkiye’de otomatik depolamaya yönelik ilginin temelinde yalnızca teknoloji merakı bulunmuyor. Yükselen işçilik maliyetleri, metrekare başına artan depolama maliyetleri ve tüketicinin daha hızlı teslimat beklentisi, insan müdahalesini azaltan sistemleri işletmeler açısından giderek daha önemli hale getiriyor. Şirket, pandemi sonrasında e-ticaretin hızlanmasıyla birlikte Türkiye’de otomatik depo ihtiyacının arttığını, buna karşın bu sistemlerin önemli bölümünün yurtdışından tedarik edildiğini gözlemleyerek kendi çözümünü geliştirme kararı aldı. Amaç, Avrupa’daki çözümlere kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlerle Türkiye’de geliştirilen otomatik depolama teknolojisini yaygınlaştırmak. Türkiye’de üretilen parçaların payı artacak Akdenizrack’in otomatik depolama yatırımı yalnızca yazılım ve robotik sistemlerle sınırlı değil. Şirket, teknolojinin üretim tarafında da yerlilik oranını artırmaya hazırlanıyor. Bugün otomatik depolama sisteminin beş ana bileşeninden dördü Türkiye’de üretilebiliyor. Yurtdışından tedarik edilen crane ve asansörlerin Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar ise şirketin 2027 gündeminde bulunuyor. Üretim altyapısının büyütülmesi ve yazılım yatırımlarının artırılması da bu dönemin öncelikleri arasında yer alıyor. Saniye Kurt, otomatik depolama sistemlerinde Türkiye’deki üretim kabiliyetinin artırılmasının hem teknolojiye erişim hem de satış sonrası hizmetler açısından önem taşıdığını belirterek, “Yerli üretim tarafında altyapımızı daha da güçlendirmek istiyoruz. Özellikle bugün yurtdışından tedarik ettiğimiz crane ve asansörleri de Türkiye’de üretilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Akdenizrack’in büyüme rotası değişiyor 1999 yılında İkitelli’de Temesist’te sektöre adım atan Saniye Kurt’un yönetimindeki Akdenizrack, bugün 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin satışlarının yüzde 80’i ihracat, yüzde 20’si iç pazardan oluşuyor. Şirket, 2026’da akıllı depo projelerinin katkısıyla yüzde 40 büyümeyi hedeflerken, Türkiye’de otomatik depolama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ihracat ve iç pazarın payını yüzde 50–50 seviyesine taşımayı planlıyor. Saniye Kurt, şirketin yeni teknoloji alanındaki yönünü şöyle özetliyor: “Geçmişte söz konusu sistemler ağırlıklı olarak İspanya, Almanya ve Japonya’dan tedarik edildi. Bizim hedefimiz, Türkiye’de akıllı depo kurulumlarını artırmak ve klasik – yarı otomatik depo kurulumunda yurt dışında yakaladığımız büyüme ivmesini, bu yeni nesil depolama teknolojileriyle iç pazara da taşımak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu Haber

HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu

Küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi HONOR, 2026 yılının ilk yarısında global akıllı telefon pazarındaki büyümesini sürdürdü. Uluslararası araştırma kuruluşu International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR, yılın ilk altı ayında küresel sevkiyatlarını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artırdı. Bu sonuçla marka, dünya genelinde sevkiyat bazında en hızlı büyüyen lider Android markası olurken aynı zamanda yıllık büyüme kaydeden tek Çinli Android akıllı telefon üreticisi olarak öne çıktı. HONOR’un küresel performansına Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya pazarlarındaki güçlü büyüme oranları eşlik etti. HONOR, farklı pazarlarda genel daralma eğiliminin aksine sevkiyatlarını artırırken bazı önemli kategorilerde de liderliğe ulaştı. Orta Doğu’daki daralmaya rağmen yüzde 35 büyüdü Omdia verilerine göre Orta Doğu akıllı telefon pazarındaki sevkiyatlar 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 13 geriledi. HONOR ise aynı dönemde yüzde 35 büyüyerek bölgedeki önde gelen markalar arasında büyüme kaydeden tek marka oldu. Pazar payı sıralamasında iki çeyrek üst üste bölgenin en büyük iki akıllı telefon markası arasında yer alarak Orta Doğu’daki konumunu korudu. Afrika’da yüzde 53’lük büyüme HONOR, 2026 yılının ilk yarısında Afrika pazarındaki güçlü performansını da sürdürdü. Akıllı telefon sevkiyatlarını yıllık bazda yüzde 53 artıran marka, açıklanan bölgesel sonuçlar içinde en yüksek büyüme oranını Afrika’da kaydetti. Bu performans, HONOR’un farklı kullanıcı ihtiyaçlarına ve fiyat segmentlerine yönelik ürün portföyüyle gelişmekte olan pazarlardaki varlığını güçlendirdiğini ortaya koydu. Güneydoğu Asya’da lider Omdia verilerine göre Güneydoğu Asya akıllı telefon pazarı 2026 yılının ilk yarısında sevkiyatlarda düşüş yaşadı. HONOR ise pazarın daraldığı bu dönemde yüzde 15 büyüyerek bölgedeki lider üreticiler arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı. HONOR ayrıca 2026’nın ikinci çeyreğinde Malezya ve Filipinler gibi bölgenin önemli pazarlarında en hızlı büyüyen lider marka oldu. Katlanabilir telefonlarda yüzde 50’nin üzerinde pazar payı HONOR’un bölgedeki büyümesine katlanabilir akıllı telefon kategorisindeki performansı da katkı sağladı. IDC verilerine göre HONOR; Malezya, Singapur ve Hong Kong’un da aralarında bulunduğu önemli pazarlarda katlanabilir akıllı telefon kategorisinde yüzde 50’nin üzerinde pazar payına ulaşarak ilk sırada yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMSAN Lojistik’ten Otomotivde Entegre Güç Hamlesi   Haber

OMSAN Lojistik’ten Otomotivde Entegre Güç Hamlesi  

OYAK Lojistik şirketlerinden OMSAN Lojistik ile Türkiye otomotiv pazarının en güçlü oyuncularından biri olan Doğuş Otomotiv arasındaki iş birliği, kapsamı genişleyen yeni operasyon modeli ile gelişmeye devam ediyor. Japon NYK tarafından kalitesi “İş Emniyeti ve Hasarsızlık” ödülü verilerek tescillenmiş Port Yarımca’da, Doğuş Otomotiv’e sunulan bitmiş araç lojistiği hizmetlerinin entegre bir modele evrilmesi amaçlanıyor. OMSAN, sağladığı söz konusu entegre model ile yeni dönemde liman operasyonları, stok yönetimi ve katma değerli hizmetleri kapsayan uçtan uca bir çözüm sunma gayesiyle sektördeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Diğdem Liga, “Operasyonel Gücümüzü Entegre Bir Yapıya Dönüştürüyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga, otomotiv lojistiğinde dönüşen ihtiyaçlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin iki köklü ve güçlü grubuna bağlı OMSAN ve Doğuş Otomotiv olarak uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş birliğimizi, değişen müşteri ihtiyaçları ve operasyonel gereksinimler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Port Yarımca’da hayata geçirdiğimiz bu model ile yalnızca bir taşıma hizmeti sunmuyor; liman, stoklama, elleçleme ve dağıtımı tek bir yapı altında topluyoruz. Bu yaklaşım, operasyonel verimliliği ve kaliteyi artırıyor, müşterimize hız ve esneklik kazandırıyor. Port Yarımca Merkezli Operasyon Modeli Yeni yapı kapsamında OMSAN, Türkiye’deki limanlar içinde en büyük otomobil kapalı stoklama alanı olan Port Yarımca’da Doğuş Otomotiv için; 40 bin metrekarelik kapalı otopark alanında hizmet verecek,Gemilerin tahliye operasyonlarını yürütecek,Terminal operasyonları kapsamında araçların sevkiyat hazırlıklarını organize edecek,Liman sahasına ek olarak aynı gümrüğe bağlı antrepolarında da ek stok kapasitesi sağlayacak,Liman ile OMSAN Antrepo sahaları arasındaki taşımaları yapacak ve sahalardaki araç elleçlemelerini gerçekleştirecek. OMSAN otomotiv lojistiğinde yeni standart Söz konusu stratejik genişleme ile OMSAN, otomotiv lojistiğinde yalnızca bir taşıyıcı değil; uçtan uca çözüm sunan entegre bir iş ortağı olarak konumunu güçlendiriyor. Liman operasyonlarından bayi teslimatına kadar uzanan tüm sürecin tek merkezden yönetilmesi, sektörde hız, kalite ve maliyet optimizasyonu açısından yeni bir standart oluşturuyor. OMSAN Lojistik, OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda; entegre, dijital ve sürdürülebilir lojistik çözümleriyle otomotiv sektöründe değer yaratmaya ve küresel ölçekte tercih edilen lojistik oyuncular arasında yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Acer EMEA’dan Yapay Zeka Destekli Yeşil Lojistik Hamlesi Haber

Acer EMEA’dan Yapay Zeka Destekli Yeşil Lojistik Hamlesi

Acer EMEA, küresel tedarik zincirinin dijital dönüşümünü yapay zeka destekli ve kendini kanıtlamış bir lojistik çözümüyle hızlandırıyor. Şirket, gecikmeleri, yoğunlukları ve tedarik zinciri genelindeki olası aksaklıkları önceden tahmin etmeyi sağlayan yenilikçi bir sistemle lojistik yönetimini dönüştürmeyi hedefliyor. Bu sayede daha hızlı ve etkili operasyonel kararlar alınması desteklenirken, her sevkiyatın CO2 emisyonlarının izlenmesi de sağlanarak tedarik zincirinin sürdürülebilirliği ve çevresel optimizasyonu güçlendiriliyor. Bu ortaklık sayesinde Acer, artık deniz, hava, kara ve demiryoluyla yapılan uluslararası sevkiyatları uçtan uca izleyebiliyor; taşıyıcılardan, kurumsal ERP sistemlerinden, lojistik platformlarından ve bağımsız uydu kaynaklarından gelen verileri, tüm tedarik zinciri için tek, merkezi ve güvenilir bir bilgi kaynağında birleştirebiliyor. Yeni sistem, Acer’ın Doğu Asya ile Batı Avrupa arasındaki rotalarda varıştan on gün öncesine kadar tahmini varış sürelerinde (ETA) daha yüksek doğruluk elde etmesini, gecikmeleri azaltmasını, maliyet tasarrufu sağlamasını ve güvenlik stokunda azalma elde etmesini sağladı. Geleneksel takip sisteminden öngörücü ve yapay zeka destekli bu lojistik modeline geçiş, tedarik zinciri ekiplerinin yalnızca gerçekten kritik sevkiyatlara odaklanmasını sağlayarak, karar alma süreçlerini hızlandıran ve envanter seviyelerinin optimize edilmesi ve sevkiyatların ürün kodu (SKU) düzeyine kadar takip edilmesi de dahil olmak üzere operasyonel verilerin güncellenmesi ve düzeltilmesiyle ilgili manuel görevleri önemli ölçüde azaltan “istisnai” bir yönetim yaklaşımını benimsiyor. Projenin başarılı lansmanının ardından Acer ve Wakeo, Barselona’da düzenlenen Gartner Supply Chain Symposium’da çözümün sağladığı temel faydaları birlikte tanıtıyor. Acer EMEA’nın Asya’dan EMEA bölgesine uzanan ve birden fazla taşıma modeline sahip karmaşık lojistik akışları göz önüne alındığında, farklı taşıma yöntemlerini kullanan her türlü akış ve kombine sevkiyatı tam olarak kapsayabilecek bir çözüm bulmak çok önemliydi. Artık Acer, en karmaşık taşıma operasyonlarında dahi doğru ve bağımsız veri takibi sağlayabilen, aynı zamanda CO2 emisyonlarını izleyebilen dijital bir çözüm kullanıyor. Acer EMEA Tedarik Zinciri Kıdemli Direktörü Riccardo Bernasconi konuyla ilgili “Yeni öngörücü sistem, ekibimizin daha doğru verilere erişmesini ve daha hızlı kararlar almasını sağlıyor. Giderek daha değişken hale gelen iş ortamında, güvenilir ve güncel sevkiyat verilerine erişim, tedarik zincirinin çevikliğini artırmanın yanı sıra müşteriler ve son kullanıcılar için hizmet sürekliliğini sağlamada kritik rol oynuyor. Bu projenin değeri yalnızca operasyonel görünürlüğü artırmasıyla ortaya çıkmıyor; aynı zamanda en karmaşık senaryolarda bile işi destekleyebilecek daha akıllı bir karar alma modeline doğru dönüşüm fırsatında kendini gösteriyor.” dedi. “Bu yolculukta Acer ekibini desteklemekten gurur duyuyoruz.” diyen Wakeo CEO’su ve Kurucu Ortağı Julien Cote, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu ortaklık, küresel ölçekte ve tüm taşıma modlarında operasyon yönetme yetkinliğimizin güçlü bir göstergesi. Günümüzde tedarik zinciri dayanıklılığı yalnızca daha hızlı tepki verebilmek değil, aynı zamanda bir adım sonrasını öngörebilmek anlamına geliyor. Yapay zeka, gerçek zamanlı öneriler ve Wakeo’nun piyasa kıyaslamalarıyla desteklenen, kriz yönetimi modelinden proaktif bir modele geçişi mümkün kılıyor. Acer’ın dayanıklılık ve sürdürülebilirlik performansını güçlendirmeyi sürdürmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mondi Argesim Teknoloji İçin Ürüne Özel Ambalaj Tasarımıyla %10 Maliyet Tasarrufu Sağladı Haber

Mondi Argesim Teknoloji İçin Ürüne Özel Ambalaj Tasarımıyla %10 Maliyet Tasarrufu Sağladı

2023 yılında başlayan iş birliği kapsamında, Argesim Teknoloji’nin standart ABOX kutuları ve köpük dolgulu ambalajları; güneş enerjisi sistemleri ve tahıl ambarları alanlarında kullanılan sensörler için özel olarak tasarlanan, yüksek mukavemetli ve ürüne özel oluklu mukavva çözümlerle değiştirildi. Kutu ölçülerinin, dayanımının ve ergonomisinin optimize edilmesiyle Mondi, sevkiyat kaynaklı üretim hasarlarını ortadan kaldırırken, tedarik zinciri genelinde operasyonel riskleri azalttı. Yeniden tasarlanan ambalajlar, daha sürdürülebilir ambalaj çözümlerine yönelik yurt dışı müşteri tercihlerine yanıt vererek, köpük malzeme kullanımını tamamen ortadan kaldırdı. Yeni ambalaj çözümleri, Argesim Teknoloji’nin mevcut üretim ve lojistik süreçlerine sorunsuz şekilde entegre edilerek, herhangi bir ek yatırım gerektirmeden ölçülebilir maliyet tasarrufu sağladı. Geliştirilen ürün koruması ve elleçleme verimliliği, zaman kayıplarının azaltılmasına ve sevkiyat süreçlerinin daha sorunsuz ilerlemesine katkı sundu. Projenin etkisi müşteri geri bildirimlerine de yansıdı; sevkiyat kaynaklı şikayetlerin yerini olumlu geri dönüşler alırken, her ürüne özel olarak tasarlanan ambalajların etkisiyle genel marka algısında da iyileşme sağlandı. Mondi Corrugated Turkey Satış ve Pazarlama Direktörü Metin Morhayim, projeyle ilgili şunları söyledi: “Bu proje, özel olarak tasarlanan ambalaj çözümlerinin tek başına ürün korumasının ötesinde somut bir değer yarattığını gösteriyor. Ambalajı müşterinin tam ihtiyaçları doğrultusunda yeniden tasarlayarak; ek bir yatırım gerektirmeden maliyet optimizasyonu sağladık, operasyonel verimliliği artırdık ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekledik.” Argesim Teknoloji Üretim Mühendisi Furkan Canbay ise şunları ekledi: “Mondi’nin süreç boyunca sergilediği iş birliğine dayalı yaklaşım ve hızlı geri dönüşleri, ürün korumasını artıran, operasyonları sadeleştiren ve net maliyet avantajları sağlayan bir ambalaj çözümünün hayata geçirilmesine katkı sağladı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HepsiJET’ten B2B Lojistiğinde Yeni Hizmet Haber

HepsiJET’ten B2B Lojistiğinde Yeni Hizmet

Yeni nesil teslimat çözümleriyle sektöre farklı bir bakış açısı getiren HepsiJET, faaliyet alanını da genişletmeye devam ediyor. Hepsiburada platformu dışındaki müşterilerinin toplam taşıma hacmi içindeki payını da artırmayı sürdüren HepsiJET, yeni hizmeti HepsiJET PRO ile firmaların kurumsal lojistik süreçlerinde verimliliklerini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin e-ticaret, perakende, dayanıklı tüketim, hızlı tüketim sektörlerinin önde gelen markaları, mağazalar ve depolar arası taşıma hizmeti için HepsiJET PRO’yu tercih etmeye başladı. Mağazadan mağazaya, depodan depoya teslimat süreçleri başladı HepsiJET PRO ile firmalar, mağaza ve depo arasındaki teslimat süreçlerini hızlı ve verimli şekilde yönetebiliyor. Gönderiler, ileri teknolojili takip sistemleriyle her aşamada izlenebiliyor. Ayrıca HepsiJET PRO hizmeti markaların B2B operasyonlarında daha geniş kapsamda hizmet vermek adına kapsamını yalnızca kurum içi transferlerle sınırlı tutmayıp, markaların tedarikçileri ve iş ortakları arasındaki sevkiyat trafiğini de yönetecek. Bu sayede HepsiJET PRO, şirketleri kendi lojistik filolarını kurma maliyetinden kurtararak saha operasyonlarını daha kolay yönetmesine olanak sağlıyor. “E-ticarette edindiğimiz tecrübeyi artık B2B dünyaya yansıtıyoruz.” HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, kurumsal çözümler alanında büyümenin, HepsiJET’in ana hedeflerinden biri olduğunu belirterek HepsiJET PRO ile ilgili şunları söyledi: “HepsiJET olarak e-ticarette edindiğimiz tecrübeyi artık B2B dünyaya yansıtıyoruz. HepsiJET PRO markaların stok yönetimini hızlandıran, şeffaf ve öngörülebilir bir model olarak öne çıkacak. Amacımız, perakende devlerinin lojistik süreçlerini kolaylaştırmak ve desteklemek. HepsiJET PRO, markaların sadece kendi lokasyonları arasında değil, ekosistemlerindeki diğer iş ortaklarına yönelik sevkiyat ihtiyaçlarında da çözüm ortağı olacak. Bu sayede B2B dünyasındaki tüm teslimat süreçleri, kurum içi veya kurumlar arası fark etmeksizin bütünleşik bir yapıda karşılanacak. Dönüşüm vizyonumuzun en somut bir yansımalarından biri olan HepsiJET PRO ile amacımız; perakende başta olmak üzere şirketlerin lojistik ihtiyaçlarına teknoloji destekli ve esnek çözümlerle yanıt verebilmek. ” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DemirDöküm İzmir’de Yeni Ürünlerini ve Pazarlama Planlarını Tanıttı Haber

DemirDöküm İzmir’de Yeni Ürünlerini ve Pazarlama Planlarını Tanıttı

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, İstanbul ve Ankara'nın ardından İzmir’de iş ortaklarına yönelik Bölge Toplantısı düzenledi. "Dönüşüm" temasıyla gerçekleştirilen toplantı DemirDöküm üst düzey yöneticilerinin katılımıyla Wyndham Grand Özdilek Hotel’de gerçekleşti. DemirDöküm'ün ürün gamındaki yenilikleri, büyüme verileri, kampanyaları, iletişim stratejileri, müşteri memnuniyeti çalışmaları ve satış sonrası hizmetlerindeki güncellemelerinin yanı sıra sektörün karşılaşabileceği fırsatlar toplantıya katılan iş ortaklarına aktarıldı. "KENDİ REKORUMUZU KIRMA HEDEFİYLE İLERLİYORUZ" DemirDöküm’ün bölgelerde yaptığı iş ortakları buluşmalarının İzmir ayağında Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu, "Ürünlerimizin yanı sıra tedarik, sevkiyat ve satış sonrası hizmetlerde öncü projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Kombinin yanı sıra, özellikle ısı pompası gibi yükselen iş alanlarında yeni bir stratejiyle ilerliyoruz. Hedefimiz açık ve net: Kendi rekorumuzu kırmak. 2025’in ilk dokuz ayında toplam ciroda yüzde 12 büyüme kaydettik. Showroom yenileme çalışmalarımız ve üretim hatlarındaki modernizasyon yatırımlarımızla yeni sezona güçlü bir şekilde hazırlanıyoruz" dedi. DemirDöküm artık yalnızca bir iklimlendirme markası değil, sürdürülebilir yaşam çözümleri sunan bir teknoloji markası olarak asırlık hedeflerine emin adımlarla ilerlediğini belirten Kayaoğlu, "Amacımız, sadece bir ısıtma ve soğutma çözümleri üreticisi olmanın ötesine geçmek. Nesillerdir yenilikçi yaklaşımımız, kaliteli ürünlerimiz ve güvenilir hizmet anlayışımızla sektörde fark yaratmayı başardık. Bu yolda siz değerli iş ortaklarımızın ve çalışanlarımızın desteğiyle önemli adımlar attık. İzmir’de her yıl, kıymetli emeklerinizle başarı grafiğimizi daha da yukarı taşıyoruz. Yeni dönemde de iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümü büyütmeye devam edeceğiz" açıklamasını yaptı. DemirDöküm, İzmir toplantısında katılımcılar yeni sezon ürünlerini yakından inceleme fırsatı bulurken, yeni sezon kampanyaları, eğitim programları ve iletişim faaliyetleri hakkında da bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.