Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sgk

Kapsül Haber Ajansı - Sgk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sgk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

150 Bin Müteahhide Rahat Nefes Haber

150 Bin Müteahhide Rahat Nefes

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, inşaat sektöründe uzun süredir mağduriyet oluşturan SGK asgari işçilik uygulamasına ilişkin sorunun, Resmi Gazete'de hafta sonu yayımlanan yönetmelik değişikliği ile çözüme kavuştuğunu belirterek, "35 No'lu İkamet Amaçlı İnşaat Müteahhitliği Meslek Komitemizin uzun süredir yürüttüğü çalışmalar sonuç verdi. Yeni düzenlemeyle sektörde daha adil ve hakkaniyetli bir hesaplama sistemi hayata geçirildi. Reel sektörün sesine kulak vererek, sorunlarının çözümü konusunda destek ve katkı sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan'a ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanımız Sayın Yunus Elitaş'a şükranlarımızı sunarız" dedi. Baran, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "İnşaat sektörünün, ilimizdeki yaklaşık 40 bin, ülke genelinde de yaklaşık 150 bin üyesinin çok önemli bir sorunu daha Ankara Ticaret Odamızın çözüm odaklı çalışmalarıyla ortadan kaldırıldı. Gerek ihale mevzuatına göre yaptırılan inşaat işlerinde gerekse özel nitelikteki inşaat işlerinde, inşaat tamamlandıktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmesi gereken prime esas kazanç tutarının tespitinde, başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaat maliyetinin hesaplanmasında inşaatın bittiği tarihte yürürlükte olan, başladığı yıldan sonraki yıllarda bitirilmiş inşaatın maliyetinin hesabında ise inşaatın bitirildiği yıldan önceki yıla ait yayımlanan son inşaat birim maliyet bedeli esas alınmaktaydı. Bilhassa, üretimi birden fazla yıla yayılan inşaat işlerinde bu durum prime esas kazanç tutarının adil ve rasyonel olmayan bir şekilde haddinden fazla hesaplanmasına neden olmaktaydı. Maliyetler de doğal olarak daha fazla gerçekleşmekteydi. Yeni düzenleme ile asgari işçilik uygulamasında SGK'ya bildirilmesi gereken prime esas kazanç tutarı tespit edilirken, başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaat maliyetinin hesaplanmasında inşaatın bittiği tarihte geçerli olan birim maliyet bedeli esas alınmaya devam edilecek. Başladığı yıldan sonraki yıllarda bitirilmiş inşaatların maliyet hesabında ise; inşaatın bitirildiği yılın dışındaki yıllara ait birim maliyet bedellerinin aritmetik ortalaması sonucu bulunan birim maliyet bedeli esas alınacak. Bu değişiklikle inşaat sektöründe asgari işçilik uygulaması konusunda hakkaniyetli bir hesaplama sistemi oluştu. Yapılan düzenlemeyle inşaat sektöründe önemli bir maliyet kalemi makul ve daha gerçekçi düzeye indirildi. Komitemizin üyeleri için yaptığı çalışma ülke genelinde faaliyet gösteren tüm müteahhitlere fayda sağladı. Reel sektörün sesine kulak vererek, sorunlarının çözümü konusunda destek ve katkı sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan'a ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanımız Sayın Yunus Elitaş'a şükranlarımızı sunar; üyelerinin taleplerine hassasiyetle duyarlılık gösteren 35 No'lu İkamet Amaçlı İnşaat Müteahhitliği Meslek Komitemize teşekkür ederiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Çınar: "İhracatçılara Kurumlar Vergisi'nden Fazlası Lazım" Haber

 Çınar: "İhracatçılara Kurumlar Vergisi'nden Fazlası Lazım"

Kur etkisini ortadan kaldırmaya yetmez "Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları içi n yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetler in düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek." Transit ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti: Transit ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil " Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95'lik, İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik uygulanacak olan %100'lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin y rütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Üretici olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda yer almalı Konuya ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: "Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar." diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğum İzinleri Arttı, Şirketler Bu Değişime Ne Kadar Hazır? Haber

Doğum İzinleri Arttı, Şirketler Bu Değişime Ne Kadar Hazır?

Yeni düzenleme, çalışanlar açısından önemli bir kazanım yaratırken, şirketler için de izin politikalarını, iç iletişim süreçlerini ve işe dönüş uygulamalarını yeniden değerlendirme ihtiyacını beraberinde getiriyor. Çünkü ebeveynlik izinleri artık yalnızca yasal uyum başlığı olarak görülmüyor. Çalışan bağlılığı, işveren markası, kadınların iş gücüne katılımı ve uzun vadeli verimlilik açısından da kurumların yaklaşımını gösteren önemli bir gösterge haline geliyor. Bu hak, pratikte nasıl kullanılacak? Sahadaki ilk uygulamalar, düzenlemenin yasal çerçevesinin net olmasına rağmen operasyonel süreçlerin henüz tam oturmadığını gösteriyor. İzinlerin otomatik olarak tanımlanmaması, başvuru gerekliliği ve SGK ile rapor süreçlerindeki belirsizlikler, şirketlerin ve çalışanların uygulamada farklı yorumlara gitmesine neden oluyor. Türkiye’deki yeni düzenleme önemli bir ilerleme olsa da, globale bakıldığında ebeveynlik izinlerinin yalnızca doğum izni süresiyle sınırlı değerlendirilmediği görülüyor. Birçok ülkede doğum iznine ek olarak ebeveyn izni, babaya özel izinler, evde bakım izinleri ve işe dönüş güvenceleri gibi fırsatlar sunuluyor. OECD verilerine göre göre Avrupa’da ebeveynlik ve evde bakım izninin en uzun olduğu ülkeler arasında Slovakya, Finlandiya, Macaristan ve Çekya öne çıkıyor. Slovakya’da ebeveyn izni çocuk 3 yaşına gelene kadar devam edebilirken, Macaristan’da destek mekanizması yaklaşık 36 aya kadar uzanıyor. Finlandiya da OECD tarafından iki buçuk yıl ve üzeri ücretli ebeveynlik ve evde bakım izni sunan ülkeler arasında gösteriliyor. İsveç’te ise ebeveynlere toplam 480 gün, yani yaklaşık 16 ay ücretli ebeveyn izni tanınıyor. ABD ise ulusal düzeyde ücretli doğum izni hakkı sunmayan tek OECD ülkesi olarak ayrışıyor. Kuzey Amerika’da Kanada, ebeveynlik izninde esnek modeliyle öne çıkıyor. Ülkede ebeveynler 40 haftaya kadar standart veya 69 haftaya kadar uzatılmış ebeveyn izni seçeneğinden yararlanabiliyor. Asya’da ise Güney Kore, 90 günlük ücretli doğum iznine ek olarak her bir ebeveyn için 1 yıla kadar ebeveyn izni sunan modeliyle dikkat çekiyor. 2025 düzenlemeleriyle bu süre belirli koşullarda 18 aya kadar çıkabiliyor. Bu karşılaştırma, Türkiye’de 24 haftaya çıkan doğum izninin önemli bir adım olduğunu ancak ebeveyn izni, babaların katılımı ve işe dönüş desteği tarafında gelişim alanının sürdüğünü gösteriyor. İzin Süresi Kadar Dönüş Süreci de Önemli İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, yeni düzenlemenin yalnızca izin sürelerinin artması olarak okunmaması gerektiğini belirtiyor. Bal’a göre bu değişim, şirketlerin çalışan deneyimini, bağlılığı ve işe dönüş süreçlerini nasıl yönettiğini de test ediyor. “Doğum izninin uzaması, çalışan açısından yalnızca daha uzun bir ara anlamına gelmiyor. Bu süre, annenin fiziksel ve zihinsel olarak toparlanması, bebeğiyle güvenli bir bağ kurması ve işe daha hazır şekilde dönebilmesi açısından büyük öneme sahip. Çalışanın sürece dair belirsizlik yaşamaması, kurum tarafından doğru yönlendirilmesi ve dönüşünün planlı şekilde yönetilmesi, işe dönüşte bağlılığı ve verimliliği doğrudan etkiliyor” diyor. Bal, performans ve prim süreçlerinde de doğum izninin çalışan aleyhine yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. “Doğum iznindeki bir çalışanı, o dönemde aktif performans göstermediği varsayımıyla değerlendirmek doğru bir yaklaşım değil. Kadının izne ayrıldığı güne kadar ortaya koyduğu performans esas alınmalı. Performans primi, terfi değerlendirmesi veya yıl sonu görüşmeleri yapılırken doğum izni bir eksiklik gibi görülmemeli. Aksi halde yasal olarak tanınan bir hak, kariyer açısından görünmeyen bir cezaya dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulunuyor. Bal’a göre şirketlerin bu dönemde çalışanı açık şekilde bilgilendirmesi, başvuru süreçlerini sadeleştirmesi ve işe dönüş planını önceden oluşturması gerekiyor. “İyi yönetilen ebeveynlik izinleri, şirketler için bağlılık ve sürdürülebilir verimlilik alanıdır” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbullu Kadınlara Özel: 1 TL’ye Spor Haber

İstanbullu Kadınlara Özel: 1 TL’ye Spor

Kampanyanın tanıtım toplantısında konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Bugünleri aşmalıyız ve mücadele etmeliyiz. Bugünleri birlikte aşacağız. Ekrem İmamoğlu'yla aşacağız, onun yol arkadaşlarıyla aşacağız. Bu kötülükleri aşarken de asla kötülük yapmayacağız. Kalbi kötü olan, kara olanlardan olmayacağız. Kötü olmayacağız. Kötülerden olmayacağız. Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. Her kötülüğe karşılık, biz, iyi yanımızı göstereceğiz. Onlar kötülüğünün içinde -kim kötüyse, kim kendi ruhunda, kalbinde kötüyse- kendi kalbinin, ruhunun içinde boğulacak. Biz, her kötülüğe karşılık, mutlaka iyilikle cevap vereceğiz. İyiliği büyütmek içinse hizmetlerimizi çoğaltacağız,” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul'da kadınların spor hizmetlerine erişimini artırmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemek amacıyla, 1 Ocak itibarıyla "Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği Kampanyası"nı hayata geçirdi. Kampanyanın tanıtım toplantısı Haliç Su Sporları Merkezi’nde; İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında, Aslan ile İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Nevza Akçabay birer konuşma yaptı. ASLAN: MİLYONLARCA EKREM İMAMOĞLU VAR “Dayanışmayı büyüten, birbirimize daha sıkı tutunduğumuz yeni bir hizmetimizi paylaşmak için bir aradayız,” diyen Aslan, özetle şunları söyledi: “Sözlerime başlamadan önce, hepinize, göreve geldiği ilk günden itibaren varlığını, halkın varlığına adayan, aylardır haksız ve hukuksuz biçimde Silivri zindanında tutulan İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selamlarını iletmek istiyorum. Ekrem Başkanımız, bugün burada olmayı çok isterdi. Çünkü onun en büyük hayali, kadınların korkmadan yürüdüğü, yalnız kalmadığı, hayattan vazgeçmek zorunda bırakılmadığı bir şehir inşa etmekti. Ve bunun için de büyük bir mücadele verdi. Onun bu hayali yarım kalmış gibi düşünüyor olabilirsiniz, ama herkes biliyor ki on binlerce, yüz binlerce, milyonlarca Ekrem İmamoğlu var. Bu emanet bizdedir. Ve Ekrem İmamoğlu Bey gelene kadar, bu emanete sahip çıkacağız ve bu vizyonu devam ettireceğiz.” “BUGÜNLERİ BİRLİKTE AŞACAĞIZ” “Dünya bugün, derin bir sosyal eşitsizlik krizinde, derin bir adaletsizlik krizinde. Ülkemiz de bu tablonun dışında değil, tam da ortasında. Derin bir adaletsizlik, derin bir sosyal eşitsizlik ve ekonomik krizle boğuşuyoruz. Bu krizlerin birleştiği yerde, hepimizi sarsan bir gerçek duruyor: Güvenlik krizi. Daha geçtiğimiz hafta, Şişli'de, bir çöp kutusunda bir kadın cesedi bulundu. Bu haberi gördüğümde, bir yönetici olarak değil, bir insan olarak kalbim acıdı, sızladı. Ben bir annenin evladıyım. Bir eşim var ve bir kız babasıyım. Ne zaman bir kadının eziyet gördüğünü, katledildiğini duysam, kalbim aynı yerden sızlıyor. Ve her seferinde kendime bir söz veriyorum: Bugünleri aşmalıyız ve mücadele etmeliyiz. Bugünleri birlikte aşacağız. Ekrem İmamoğlu'yla aşacağız, onun yol arkadaşlarıyla aşacağız. Onlarca, yüzlerce tutuklu arkadaşımız var, belediye başkanlarımız var, kardeşlerimiz var, bürokratlarımız var.” “KALBİ KÖTÜ OLAN, KARA OLANLARDAN OLMAYACAĞIZ” “Bu kötülükleri aşarken de asla kötülük yapmayacağız. Kalbi kötü olan, kara olanlardan olmayacağız. Kötü olmayacağız. Kötülerden olmayacağız. Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. Her kötülüğe karşılık, biz, iyi yanımızı göstereceğiz. Onlar kötülüğünün içinde -kim kötüyse, kim kendi ruhunda, kalbinde kötüyse- kendi kalbinin, ruhunun içinde boğulacak. Biz, her kötülüğe karşılık, mutlaka iyilikle cevap vereceğiz. İyiliği büyütmek içinse hizmetlerimizi çoğaltacağız. Girilmedik gönül, çalınmadık kapı bırakmayacağız. Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü'nde ve İstanbul'da ne yaptıysa, aynısını yapmaya, her kapıyı çalmaya, her ananın elinden öpmeye, her çocuğun elinden tutmaya devam edeceğiz. Bugün burada buluşmamız da iyilik çemberini genişletmek içindir. Bugün burada olmamız eşitsizliğe, yok sayılmaya, görmezden gelinmeye verdiğimizi bir yanıttır. Kadınların güçlenmesi için attığımız bir adımdır bu. Sadece bu mu? Değil. Dün onlarca adım attı Ekrem İmamoğlu. Bugün bunu atıyoruz, yarın atmaya devam edeceğiz.” “SPOR, ‘BEN BURADAYIM’ DEME HALİDİR” “Bugün itibariyle İstanbul'da yaşayan, Anne Kart sahibi olan ve sosyal güvencesi olmayan kadınlar, İBB Spor tesislerimizden, gündüz seanslarımızda, fitness, yüzme ve grup egzersizlerinde tam 1 TL'ye, akşam ve tam gün üyeliklerindense yüzde 50 indirimle yararlanabilecekler. Çünkü spor, yeniden nefes almaktır. Spor, insanın kendisiyle yeniden bağ kurmasıdır. Spor, ‘Ben buradayım’ deme halidir. Bir kadının kendisi için ayırabildiği bir saat, bazen hayatını yeniden kurabildiği tek alandır. Biz, bu alanları çoğaltmak için mücadele ediyoruz. Ve bunun için buradayız. Ekrem Başkanımız burada olsa, bize şu sözünü yeniden hatırlatırdı: ‘İstanbul'da 8 milyon kadını, yani yaşamın, emeğin, bereketin yarısını yok sayan bizden değildir.’ Yani kadını yok sayan, kadının emeğini, varlığını yok sayan bizden değildir. İBB ailesinden değildir. Ekrem İmamoğlu'nun yol arkadaşı değildir. Cumhuriyete inanan ve sahiplenen değildir. Kadın vardır ve gerçektir. Biz; emeğe, berekete ve yaşama sahip çıkıyoruz.” “DÜNYA BİLİYOR EKREM İMAMOĞLU'NUN VE YOL ARKADAŞLARININ YAPTIKLARINI” İBB’nin 2019 yılından bu yana kadınlara yönelik hizmetlerinin kısa bir özetini yapan Aslan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Yaptıklarımızı sadece İstanbul'da yapmaya devam etmeyeceğiz. Tüm Türkiye halkı biliyor ki, artık sınırları aştık. İstanbul'u aştık. Türkiye'yi aştık. Dünya biliyor Ekrem İmamoğlu'nun ve yol arkadaşlarının yaptıklarını düşünün. Burada Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi açtığımız için, bir devlet kurumu, bir vatandaşına hizmet yeri açtığı için suçlanıyor. Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumuyuz. Şu an içinde bulunduğumuz tesis, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, bu devletin bir kurumudur. Herkes bizimle övünürken, bazı insanlar bizi eleştiriyor. Ama sağ olsun dünyada kıymetimizi bilenler de var. New York Belediye Başkanı ‘Yuvamız New York'lar açıyor. Zagreb Belediye Başkanı başka bir şeyi örnek alıyor, Budapeşte Belediye Başkanı başka bir şey, Sofya Belediye Başkanı başka bir şey. Asla kıskanmıyoruz. Biz, iyiyiz. İyilikle yarışmaya devam edeceğiz. Kötüleri, iyilikle boğacağız ve yok edeceğiz. Kim bizim fikrimizi, projemizi, düşüncemizi, vizyonumuzu kullanmaya kalkarsa ve bizimle beraber iyilikle mücadele etmeye varsa, biz onun yanındayız.” “HİÇ KİMSE BU ÜLKEDEN UMUDUNU KESMESİN” “Kimse bu ülkede ve İstanbul'da kendini yalnız hissetmesin. İyiler var. Ekrem İmamoğlu var ve onun yol arkadaşları var. Bu projede de emeği geçen tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hep birlikte dünyayı daha adil bir hale getireceğiz. İyilerin egemen olduğu, iyilerin güçlü olduğu, namusluların, şereflilerin, onurluların, hizmet edenlerin, çocukların, gençlerin, kadınların yanında yer alanların özgür olduğu, hukukun üstün olduğu, demokrasinin üstün olduğu bir ülkeyi, Türkiye'deki iyilerle beraber inşa edeceğiz. Hep birlikte başaracağız. Hiç kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Kimse bu ülkeyi terk etmesin. Bu Cumhuriyet var olduğu sürece -ki ilelebet var olacak- iyiler var. Kötüler bile bize emanet. Biz, asla kötülük yapmayacağız. Kötü kendisini biliyor. Ama onların bile teminatı biziz. Çünkü biz varız, iyiler var. Ekrem İmamoğlu var. Yol arkadaşları var.” KAMPANYANIN DETAYLARI Geçtiğimiz yıl emeklilerle 65 yaş ve üzeri vatandaşlara gündüz seanslarında 1 TL’ye spor yapma olanağı sunan İBB, “Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği Kampanyası” ile yelpazeyi daha da genişletti. İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile iştiraki Spor İstanbul koordinasyonunda yürütülen kampanya kapsamında; SGK ve Bağ-Kur güvencesi olmayan kadınlar ile Anne Kart sahibi kadınlar, yüzme, fitness ve grup egzersizi branşlarının gündüz seanslarından yalnızca 1 TL karşılığında faydalanabilecek. Kadınlar, akşam seanslarında da yüzde 50 indirimle yararlanabilecek. Kampanyanın temel amaçları; İstanbul'daki kadınların İBB Spor Tesislerinden daha uygun koşullarda faydalanmasını sağlamak, kadınların fiziksel ve psikolojik sağlığını iyileştirmek, aktif Anne Kart sahibi ve SGK/Bağ-Kur sigortası olmayan kadınların spor hizmetlerine erişimini artırmak olarak sıralandı. ÖĞRENCİLERE YÜZDE 50 İNDİRİME DEVAM Öte yandan İBB’nin 31 ilçedeki 73 tesisinde geçen yıl öğrencilere yönelik 34 branşta başlattığı yüzde 50 indirim kampanyası, 2026 yılı boyunca da devam edecek. 2025 yılında 14 bin emekli, 65 yaş ve üstü vatandaş, toplam 275 bin kez 1 TL kampanyasını kullanırken, yüzde 50 öğrenci indiriminden de 137 bin 400 kişi, 1 milyon 485 kez kullanarak faydalandı. 2019 yılında İstanbul’un yüzde 13 olan fiziksel aktivite oranı 3 kat artarak bugün yüzde 37’yi geçmiş durumda. İBB, 74 tesisinin yanı sıra, 300’ü aşkın açık alanda düzenlediği etkinliklerle da İstanbulluların daha ekonomik ve kaliteli standartlarda spor ve egzersiz yapması için çalışıyor. “Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği Kampanyası”na dair detaylı bilgilere online.spor.istanbul adresinden ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.