Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Shell Türkiye

Kapsül Haber Ajansı - Shell Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Shell Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEGV, Trafik Eğitimleriyle 48 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı   Haber

TEGV, Trafik Eğitimleriyle 48 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı  

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla Cumhuriyetin ilke ve değerleri ışığında çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), ilköğretim çağındaki çocuklara ücretsiz olarak nitelikli eğitim desteği sağlamaya devam ediyor. TEGV etkinlik noktaları ve okullarda gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinde bugüne kadar 3 milyon 350 bini aşkın çocuk bilişimden sanata, matematikten İngilizce’ye kadar onlarca farklı alanda eğitim desteği aldı. Çocukların akademik, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimine odaklanan içeriklerinden birisi de trafik eğitimi. TEGV, Trafik Ateşböceği Öğrenim Birimi ve Trafiğin Yıldızları eğitim programı ile çocukların erken yaşta trafik bilinci kazanmasını destekliyor. Farklı yaş gruplarına uygun olarak geliştirilen eğitim içerikleri sayesinde çocuklar, trafik kurallarını eğlenceli ve uygulamalı yöntemlerle öğrenirken güvenli davranış becerileri geliştiriyor. Trafik Ateşböceği ile interaktif öğrenme deneyimi TIR dorsesinin, çocuklar için özel olarak tasarlandığı hareketli etkinlik noktası Trafik Ateşböceği Öğrenim Birimi, 2013 yılından bu yana 15 şehirde etkinlik gerçekleştirerek 30 bin 458 çocuğa ulaştı. Trafik Ateşböceği’nde, ilköğretim çağındaki çocuklara yönelik geliştirilen program sayesinde trafik kuralları; simülasyon odaklı, interaktif ve eğlenceli yöntemlerle aktarılıyor. Gerçek yaşam senaryolarına dayalı uygulamalarla desteklenen eğitimler, çocukların trafikte karşılaşabilecekleri durumlara hazırlıklı olmalarını sağlarken, güvenli davranış alışkanlıklarının erken yaşta kazanılmasına katkıda bulunuyor. Trafik Ateşböceği, 2023 yılından bu yana Shell Türkiye’nin desteğiyle etkinliklerini sürdürmeye devam ediyor. Trafiğin Yıldızları ile yaygın ve sürdürülebilir eğitim TEGV’in trafik alanındaki bir diğer önemli çalışması olan Trafiğin Yıldızları eğitim programı ise 2023 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Öğrenci İşleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanlığı ile yapılan iş birliği kapsamında hayata geçirildi. TEGV tarafından özel olarak geliştirilen program, Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ve okullarda uygulanmaya devam ediyor. Çocukların trafikte görünür olmaları, temel trafik kurallarını öğrenmeleri ve güvenlik odaklı farkındalık kazanmaları amacıyla hazırlanan program kapsamında bugüne kadar 26 ilde 471 farklı okulda etkinlik gerçekleştirildi. 1.412 gönüllünün desteğiyle toplam 17 bin 594 çocuğa ulaşılırken, 80 bin 560 saat trafik eğitimi verildi. TEGV, çocukların yaşam becerilerini güçlendiren ve güvenli bir gelecek için farkındalık oluşturan eğitim programlarını yaygınlaştırarak daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Özellikle Pandemiden Sonra Çözüm Ülkesi Oldu Haber

Türkiye Özellikle Pandemiden Sonra Çözüm Ülkesi Oldu

2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ikinci paneli, “Küresel Ticarette Yeni Dengeler ve Türkiye İçin Yol Haritası” başlığıyla düzenlendi. Şölen’in sponsor olduğu panelin moderatörlüğünü yapan LC Waikiki Mağazacılık Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Berna Akyüz Öğüt, küresel gelişmelerden bahsederek bunların Türkiye ekonomisine etkilerine değindi. Şölen İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Erdoğan Çoban, son dönemde artan maliyet baskılarına ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalara dikkat çekti. Kakao fiyatlarının son iki yılda yaklaşık beş kat arttığını belirten Çoban, “En büyük hammaddemiz olan kakaoyu 2 bin pound seviyesinden 10 bin pound seviyesine almak zorunda kaldık. Bu, bizim gibi büyük üreticiler için ciddi bir maliyet şoku anlamına geliyor. Ancak bu süreci etkin şekilde yönetiyoruz. Bu tablo, gıda güvenliği açısından küresel tedarik zincirlerinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.” dedi. Her sektörün kendine özgü zorlukları bulunduğunu vurgulayan Çoban, Türkiye’nin bu yeni dönemde öne çıkan üç temel avantajına işaret etti. Türkiye’nin lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Çoban, Asya’dan Avrupa ve Afrika’ya sevkiyat sürelerinin 30-45 günlerden krizlerle birlikte 2-3 aya kadar uzadığını, buna karşın Türkiye’den aynı pazarlara 2-3 gün içinde erişim sağlanabildiğini ifade etti. Güvenilirliğin de en az maliyet kadar kritik hale geldiğini vurgulayan Çoban, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar ve jeopolitik konumu sayesinde bu alanda güçlü bir pozisyona sahip olduğunu dile getirdi. Gıda arz güvenliği konusunda ise Türkiye’nin stratejik bir partner olabileceğini belirten Çoban, artan korumacılık eğilimleri ve iklim değişikliğinin yarattığı risklerin bu alanı daha da kritik hale getirdiğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte bölge ülkeleriyle stratejik gıda anlaşmaları geliştirmesi gerektiğine dikkati çeken Çoban, şunları kaydetti: “Türk şirketleri küresel krizler karşısında o kadar kuvvetli ki bunun gerçekten ben çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Hem coğrafyanıza hem de yakın coğrafyaya bakarsak. Bu avantajı kullanmalıyız. Çünkü Türkiye, özellikle pandemiden sonra bakarsak, çözüm ülkesi oldu. Yani Türkiye, en büyük krizlerin normale çeviren bir ülke pozisyonuna giriyor. Biz de Şölen olarak, Türkiye'nin stratejik pozisyonunun bizim avantajımız olduğunu düşünüyorum.” “Talep artışı düşük emisyon kaynaklarıyla karşılanmalı” SHELL Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, jeopolitik gerginliklere değinerek 70’lerden bu yana böyle bir dönem yaşanmadığını söyledi. Erdem, şöyle konuştu: “Hemen hemen her ülkenin ekonomisine yansır bir durum söz konusu oldu. Enerjiyi farklı kaynaklardan almaya çalıştıkları için fiyatlarda yükselme oldu. Dünyanın en büyük petrol üretim, refinaj sistemleri var. Orada çalışanların da güvenliğinin sağlanması lazım. Savaşın insani boyutu var. Buradan üretilen ürünlerin dünyaya ulaştırılması lazım. Başka kaynaklardaki üretimlerin artırılması, rotaların değiştirilmesi gibi yollar uygulanabilir. Bunlar kısmi çare oldu ama çok da etkili olmadı. Ateşkesin devamı ve belki de sonra kalıcı barışın sağlanmasıyla körfezden geçen serbest bir yapıya kavuşması olabilir. Yenilebilir enerji kaynaklarına erişimin hızlı olmadığını da görüyoruz. Bildiğimiz bir şey var. Talep artışı devam edecek. Bizim bunu daha az emisyon kaynaklarıyla karşılamamız lazım.” “Küresel ticaret kuralları yeniden yazılıyor” Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural ise değerlendirmesinde, son yıllarda küresel ölçekte ardı ardına yaşanan kırılmalara işaret etti. Pandemi sürecinin ardından yeni bir ekonomik düzene geçildiğini belirten Kural, mevcut savaş ortamının da bu dönüşümü derinleştirdiğini anlattı. Küresel ticaret kurallarının yeniden yazıldığına dikkati çeken Kural, dayanıklı tüketim sektörünün bu değişimi doğrudan hissettiğini vurguladı. Faaliyet gösterilen ülkelerde yerel regülasyonların sık sık değiştiğini, bu yerel etkilerin küresel ticarete doğrudan yansıdığını belirten Kural, pandemi döneminde yaşanan talep patlaması ve arz sıkıntılarının ardından talebin normalleşmeye başladığını ancak bu sürecin savaşın etkileriyle yeniden sekteye uğradığını dile getirdi. Cem Kural, geçmişte rekabetin Kore ve Japonya merkezli konuşulurken bugün Çin eksenine kaydığını belirterek, rekabetin dinamik yapısının devam edeceğini vurguladı. Kural, bu süreçte asıl belirleyici unsurun globalleşme ile birlikte operasyonel mükemmelliğin sağlanması olduğunu ifade ederek, yapay zeka destekli verimlilik artışlarının tüm değer zincirine entegre edilmesinin kritik hale geldiğini sözlerine ekledi. “Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı 2026’da 6,15 trilyona ulaşabilir” Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, teknolojinin günlük yaşamla giderek daha fazla entegre hale geldiğini vurgulayarak, küresel bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) pazarının mevcut durumu ve büyüme dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Büyümenin ana itici güçlerinin veri merkezleri, yapay zekâ odaklı yazılımlar ve servisler olduğunu belirten Hantaloğlu, 2025 yılında küresel BİT pazarının yüzde 10 büyüyerek 5,5 trilyon dolara ulaştığını, 2026 yılında ise yüzde 11’lik büyümeyle 6,15 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini ifade etti. Türkiye özelinde bilgi teknolojileri tarafında güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Hantaloğlu, iletişim segmenti hariç tutulduğunda pazarın son 4-5 yılda yaklaşık iki kat büyüyerek 10 milyar dolardan 23 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirtti. Bilgi ve iletişim teknolojileri toplam pazar büyüklüğünün ise 2025 yılı için henüz resmi olarak açıklanmadığını, ancak kendi öngörüsünün yaklaşık 40 milyar dolar seviyesinde olduğu bilgisini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV, Deprem Bölgesinde İlk Günden Beri Çocukların Yanında Haber

TEGV, Deprem Bölgesinde İlk Günden Beri Çocukların Yanında

Depremden etkilenen çocukların eğitimden kopmaması, güvenli öğrenme alanlarına erişebilmesi ve sosyal-duygusal gelişimlerinin desteklenmesi için çalışmalar kesintisiz olarak sürdürüldü. TEGV, 15 Ateşböceği, 8 Konteyner Öğrenim Birimi ve sabit etkinlik noktalarıyla hâlâ bölgede faaliyet göstermeye devam ediyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, geçmiş afet deneyimlerinden edindiği tecrübeyle ilk günden itibaren hızlı ve koordineli bir şekilde bölgede çalışmalara başladı ve deprem sonrasında da aynı kararlılıkla çocukların yanında yer almaya devam etti. Bugüne kadar deprem bölgesinde 104 binden fazla çocuk nitelikli eğitimle buluşturulurken, yaklaşık 4 bin gönüllünün katkısıyla 1.9 milyon saat etkinlik gerçekleştirildi. TEGV İlk Andan İtibaren Bölgedeydi 1999 Marmara Depremi sonrasında faaliyete geçen ve Bingöl, Van, Elazığ, İzmir, Soma ve Marmaris’te yaşanan afetlerin ardından çocukların eğitimine devam edebilmesi için yola çıkan TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimleri, operasyon deneyimi ve geniş gönüllü ağıyla yaraları sarmak için yine çocukların ve ailelerinin yanındaydı. TEGV, 6 Şubat depremleri sırasında bölgede bulunan 6 Ateşböceği (Malatya, Kahramanmaraş, Hatay, Diyarbakır) ve Şanlıurfa ile Adana’daki iki sabit etkinlik noktasında depremden etkilenen vatandaşlara ilk andan itibaren barınma, ısınma, temel gıda ve hijyen desteği sağladı. Depremi takip eden süreçte TEGV’in 17 Ateşböceği’nin tamamı afet bölgesine yönlendirilerek çocuklarla etkinlikler gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanındaki TEGV gönüllüleri çocuklarla sosyal-duygusal temelli etkinlikler gerçekleştirerek çalışmalara katkı sağladı. TEGV bağışçılarının desteğiyle sayıları artan ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir parçası olan Ateşböcekleri; tasarım, bilişim, sanat, bilim ve trafik gibi farklı temalarda eğitim içerikleriyle Türkiye’nin dört bir yanında yol kat edip çocuklara ulaşıyor. TEGV’in halen 21 araçtan oluşan Ateşböceği filosundaki 15 araç deprem bölgesinde aktif görev yaparken; 8 konteyner öğrenim birimi ile Diyarbakır ve Gaziantep’teki sabit etkinlik noktalarında da faaliyetler sürüyor. “Tüm Gücümüzle Oradaydık, Oradayız” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde, çocukların nitelikli eğitime erişiminin uzun vadeli etkisine dikkat çekti: “6 Şubat depremlerinin ardından ilk günden itibaren bölgedeydik; bugün de aynı kararlılıkla oradayız. Bölgede sunduğumuz eğitim desteği, çocuklar için yalnızca bilgi değil; güven, dayanıklılık ve umut anlamına geliyor. Çocukların nitelikli eğitime erişiminin geleceğin inşasında belirleyici bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla deprem sonrası çalışmalarımızı geçici değil, sürdürülebilir bir yaklaşımla ele aldık. Yanımızda olan destekçilerimizle ve gönüllülerimizle birlikte, ‘Tüm Gücümüzle Oradaydık, Oradayız’ diyerek çocukların sosyal-duygusal gelişimlerini ve hayatla bağlarını güçlendirmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.” Yeni Öğrenim Alanları ve Sürdürülebilir Etki Sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda yalnızca geçici değil, kalıcı çözümler üretmeyi hedefleyen TEGV, yerel yönetimler ve kurumların destekleriyle deprem bölgesinde yeni öğrenim birimleri oluşturdu. Daha fazla çocuğa ulaşmak amacıyla MediaMarkt, Tırsan, İstanbul Rotary, Migros ve Pınar’ın katkılarıyla 9 yeni Ateşböceği Mobil Öğrenim Birimi filoya dâhil edilerek çocuklarla buluşturuldu. Yerel yönetimlerin desteğiyle, Shell Türkiye ve Vehbi Koç Vakfı sponsorluğunda Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da 15 Konteyner Kent Öğrenim Birimi kısa sürede faaliyete geçti. Ayrıca Diyarbakır’da ve Gaziantep’te iki yeni sabit etkinlik noktası çocuklara kapılarını açtı. TEGV’in katkılarıyla Hatay’da bir kütüphane kuruldu; 1.000 çocuğa temel bisiklet eğitimi verilerek bisiklet armağan edildi. TEGV, yürüttüğü tüm bu çalışmalarla çocukların yalnızca eğitim ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda sosyal-duygusal gelişimlerini ve gündelik hayata yeniden uyum süreçlerini destekleyen bütüncül bir yaklaşımı benimsedi. Çocuklara Umut Olup Güvenli Yarınlar Yaratmak için Kalıcı Birimler Hedefleniyor Afetlere karşı uzun vadeli ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefleyen Vakıf, Allianz Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Bilinçli Adımlar, Güvenli Yarınlar” programını Türkiye genelinde uyguluyor. Program kapsamında çocukların afetlere hazırlık konusunda bilinçlenmesi ve toplumsal afet farkındalığının kalıcı biçimde güçlendirilmesi amaçlanıyor. Programın başlangıcından bu yana Türkiye genelinde 27 binden fazla çocuk programdan faydalandı. Deprem bölgesinde konteyner alanlarının tahliyesi ve konutlara geçiş süreciyle birlikte, konteyner öğrenim birimlerinin faaliyetleri ihtiyaç ve planlamalar doğrultusunda kademeli olarak sonlandırılmaktadır. TEGV, bölgede devam eden ihtiyaçları gözeterek, yerel idarelerin destekleriyle kalıcı etkinlik noktalarının kurulmasına ve sürdürülebilir faaliyetlere yönelik planlama ve çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

16. Yol Emniyeti Konferansı’nda Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler Öne Çıktı Haber

16. Yol Emniyeti Konferansı’nda Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler Öne Çıktı

Yol emniyeti kültürünün öncüsü olan Shell Türkiye, paydaşları, iş ortakları ve çalışanlarıyla 16. Yol Emniyeti Konferansı’nda bir araya geldi. “Yol Emniyetinde Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler” odağında gerçekleştirilen konferansta dijital dönüşümün yol güvenliğine etkileri, trafikte artan motosiklet kullanımı ve Shell’in Hedef Sıfır vizyonu kapsamında 2025 verileri gündeme geldi. Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, konuşmasında 16 yıllık kararlı yolculuğun önemine değinerek şunları söyledi: “16 yıl boyunca Yol Emniyeti Konferansı’nı aralıksız sürdürmek, Shell’in yol emniyeti vizyonunu ve bu alandaki kararlılığını ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünyada yaklaşık 1,19 milyon insan trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Türkiye’de 2025 yılının ilk yarısında Türkiye'de kaza yerinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1.125 olarak açıklandı. Her bir rakamın, bir hayatı temsil ettiğinden hareketle tüm faaliyetlerimizi hiçbir güvenlik ihlali ve kazaya sebep vermeden gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Shell Türkiye olarak faaliyetlerimizde ilk önceliğimiz her zaman emniyet oldu ve bu anlayışla 16 yıldır aralıksız düzenlediğimiz Yol Emniyeti Konferansı ile bu kültürü güçlendiriyoruz.” Ahmet Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: “Shell Türkiye olarak 2025’te 500’den fazla profesyonel sürücü ile 55 milyon km yol kat ettik. Aldığımız tedbirler ve sürücülerimizin aldığı eğitimlerle kurallara uyum artarken, ihlal sayılarında da düşüş sağladık. Hız ihlalleri ve telefon kullanımı gibi riskli davranışları ise araç içi teknolojiler ve düzenli eğitimlerle yakından takip ederek minimize etmeyi amaçladık. Hedef Sıfır - Sıfır Kaza, Sıfır Yaralanma vizyonumuz her kararımızın merkezinde. Yol emniyeti sadece operasyonel bir hedef değil, toplum için bir sorumluluk. Bu bilinçle, eğitim programlarımız ve farkındalık projelerimizle, her yaştan insana ulaşmaya devam ediyoruz.” Shell & Turcas CEO’su Emre Turanlı ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Türkiye çapındaki 1200 istasyonumuzda yoğun olarak hem araç hem de yaya trafiği mevcut. Hem taşımacılık hem de istasyon alanlarımızda yol emniyeti her zaman önceliklendirdiğimiz bir konu. Örneğin operasyonel araçlarda kullandığımız yapay zeka tabanlı Yorgunluk ve Dikkat Dağınıklığı Algılama Sistemi ile sürücülerin dikkatini artırarak kazaları önlemeyi hedefliyoruz. Bu teknoloji, yüz tanıma teknolojisi üzerinden yorgunluk belirtilerini ve hatalı sürücü davranışlarını tespit ediyor ve sürücüyü uyararak kazaların önlenmesine önemli bir katkı sağlıyor. Hedef Sıfır vizyonumuzla kendi operasyonlarımızın yanı sıra iş ortaklarımız ve paydaşlarımız nezdinde de yol emniyeti bilincini artırmaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Yol emniyetinde dijital dönüşüm Konferansta paylaşılan 2025 verileri, Shell Türkiye’in operasyonel büyüklüğünü ve yol güvenliği disiplinini gözler önüne serdi. Shell Türkiye, 500’den fazla profesyonel sürücü ve 348 şirket aracı kullanıcısı ile yılda toplam 55 milyon kilometre yol kat ederek devasa bir operasyona imza atıyor. Sürücülerin kurallara uyumu artarken, ihlal sayılarında da düşüş gözlendi. Hız ihlalleri ve telefon kullanımı gibi riskli davranışlar, araç içi teknolojiler ve düzenli eğitimlerle yakından takip edilerek minimize ediliyor. Sektördeki risklere odaklanan panellerle devam eden konferansta uzmanlar, gelişmiş dijital izleme ve raporlama sistemlerinin kazaları önlemedeki rolünü tartıştı. Ayrıca son yıllarda trafikte sayısı hızla artan motosikletlerin yarattığı yeni güvenlik dinamikleri ve çözüm önerileri de ele alındı. Shell Türkiye, 16 yıldır düzenlediği konferansın yanı sıra sektörel ve sosyal yatırım faaliyetleriyle yol emniyeti bilincinin artması için aralıksız olarak faaliyetler yürütüyor. Çalışanlar ve ikmal operasyonlarını gerçekleştiren sürücülerin psikolojik ve fiziksel iyiliğini güçlendirmek amacıyla özel eğitim programları düzenliyor. Operasyonlarında dijital sistemler kullanarak hız aşımı, sürüş saatleri gibi verileri sürücülerin davranışlarını iyileştirmek için takip ediyor. Ayrıca Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğinde yürüttüğü “Trafik Ateşböceği Öğrenim Birimi” programıyla ilkokul çağındaki çocuklarda trafik bilincini artırmaya devam ediyor ve düzenlenen etkinliklerle çocukların “güvenli yaya elçileri” olmaları sağlanıyor. Shell Türkiye, bu girişimiyle her yıl 1.500 öğrenci ile onların ebeveynlerine ulaşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Shell Türkiye, Engelsiz Yaşam Vizyonuyla Hayatın Her Alanında Eşitlik ve Kapsayıcılık İçin Çalışıyor Haber

Shell Türkiye, Engelsiz Yaşam Vizyonuyla Hayatın Her Alanında Eşitlik ve Kapsayıcılık İçin Çalışıyor

Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olarak Türkiye’nin gelişimine 102 yıldır katkı sağlayan Shell, Türkiye’deki operasyonel faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği sosyal yatırım programlarıyla değer yaratmaya devam ediyor. Şirket, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan Eşitsizliklerin Azaltılması hedefi ve kendi Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda engelli bireylerin toplumsal hayata tam ve eşit katılımını destekliyor. Shell Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Shell & Turcas İcra Kurulu Üyesi Meltem Okyar Perdeci, hem şirket içinde hem de toplumda engelsiz yaşam yaklaşımını genişletmek amacıyla yürüttükleri programlar olduğunun altını çiziyor: “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık ilkelerimizin bizi güçlendirdiğine inanıyoruz ve fırsat eşitliği için mümkün olan her alanda adımlar atıyoruz. Bu anlayışımızı istasyonlarımıza taşımak için sektörde bir ilke imza attık ve 2017’de istasyonlarımızda Engelsiz Hizmet Alanları oluşturmaya başladık. Bugün Türkiye çapında 946 istasyonumuzda bedensel engelli misafirlerimiz, market içindeki alışverişlerinden tuvalete kadar istasyon çalışanlarımızdan refakat desteği alabiliyor veya araçlarından inmeden hizmet alıp ödeme yapabiliyor.” Engelsiz yaşam için attıkları adımlara Mayıs 2021’de bir yenisini eklediklerini belirten Perdeci, istasyonlarda satılan deli2go sandviçlerinden elde ettiği gelirin bir kısmını Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'ne (TOFD) bağışladıklarını belirtiyor. Bu iş birliği sayesinde Shell misafirleri, istasyonlardaki lezzetlerle buluşurken aynı zamanda engelsiz yaşama da katkı sağlamış oluyor. Shell & Turcas, engelsiz yaşam girişimlerini güçlendirmek amacıyla, 20 yılı aşkın süredir paralimpik harekete katkı sunan Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) ile 2023’te yol arkadaşlığına başladı. Meltem Okyar Perdeci, kendilerini komitenin resmi taraftarı olarak gördüklerini belirterek şunları söylüyor: “Türkiye’de 10 milyondan fazla engelli birey, günlük hayatta ulaşım, kamusal alanlara erişim gibi pek çok alanda zorlanıyor. Para sporcular, başta gençler olmak üzere dışarı çıkmaktan imtina eden herkes için birer rol model oluyor. Sporcular, yarattıkları başarı hikayeleriyle toplumsal dönüşümün öncülüğünü üstleniyorlar. Paris Paralimpik Oyunları’nda ve İstanbul’daki Avrupa Para Genç Oyunları’nda ülkemizi temsil eden ve başarılar kazanan tüm milli sporcularımızla gurur duyuyoruz; markamızla onların yolculuklarını desteklemeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.