Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siber Saldırılar

Kapsül Haber Ajansı - Siber Saldırılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Saldırılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya Haber

Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya

Risk, reasürans ve sermaye, insan kaynakları ve yatırımlar ile yönetim danışmanlığı alanlarında küresel lider olan Marsh (NYSE: MRSH) ile önde gelen küresel çok branşlı sigorta şirketi ve dayanıklılık hizmetleri sağlayıcısı Zurich Insurance Group'un (Zurich) üst düzey yöneticilerinin, bugün yayınlanan Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Küresel Riskler Raporu'nun bulgularına ilişkin yorumlarına göre küresel iş dünyası liderleri, derinleşen jeopolitik bölünmelerin yanı sıra artan teknolojik ve toplumsal zorlukların önümüzdeki 12 ay boyunca iş dünyasını şekillendirmeye devam edeceği bir dönemde artan risklerle karşı karşıya. Marsh ve Zurich, Dünya Ekonomik Forumu'nun stratejik ortakları ve Küresel Riskler Danışma Kurulu üyeleridir. Katılımcılar tarafından 2026'da en önemli beş acil risk olarak jeoekonomik çatışma, devlet temelli silahlı çatışmalar, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ve yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon belirlendi. İki yıllık görünümde yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ikinci, toplumsal kutuplaşma üçüncü sıraya yükseldi. Marsh Risk'in Özellikli Ürünler Lideri Andrew George rapor ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Toplumsal parçalanma ve eşitsizlikten, sağlık ve refahın azalmasına kadar, hepimizin karşı karşıya olduğu toplumsal risklerin merkezinde derinleşen bölünmeler yer alıyor. Bu küresel risklerin artan önemine rağmen, büyük hükümetler ortak zorluklarımızın üstesinden gelmek için tasarlanmış birçok kabul gören sistemden uzaklaşıyor. Sonuç olarak, bölünmüş toplumlar sosyal istikrarsızlık ve artan çatışma eşiğine daha da yaklaşıyor.” Raporun uzun vadeli bulguları, jeoekonomik çatışma hariç 33 riskin tamamının önümüzdeki 10 yıl içinde iş liderleri tarafından şiddetinin artacağı öngörüsünü vurgulayarak yeni bir küresel rekabet çağının ortaya çıkışının altını çiziyor. Rapora göre, katılımcıların yüzde 57'si önümüzdeki on yılda çalkantılı veya fırtınalı bir görünüm öngörüyor. 10 yıllık görünüm, çevresel ve teknolojik riskler tarafından güçlü bir şekilde domine ediliyor. Zurich'in Yaşam, Sağlık ve Banka Dağıtım Kanalları CEO'su Alison Martin raporla ilgili şunları söyledi: “Büyük ekonomilerdeki iş dünyası liderleri emeklilik ve kamu sağlığı konusunda derin endişe duyuyor. Bu açıklar hem iş gücünün refahını hem de sosyal istikrarı tehdit ediyor. Ancak sağlıkta yaşanan gerileme, kamu altyapısı ve sosyal koruma eksikliği gibi toplumsal riskler ile bu risklerin etkileri dünyamızı yeniden şekillendirmeye başlamış olmasına rağmen, 10 yıllık risk görünümünde neredeyse hiç yer almaması dikkat çekici. Acil bir şekilde ve iş birliği içinde hareket etmezsek, geleceğimizi tanımlayabilecek tehditleri görmezden gelme riskiyle karşı karşıyayız.” Rapora göre, iş gücü piyasalarını, toplumsal yapıları, altyapıyı ve jeopolitiği büyük ölçüde etkileyecek olan yapay zeka (YZ) ve kuantum bilişimdeki ilerlemeler küresel ekonomik uçurumların genişlemesine de katkıda bulunabilir. Deniz altı kablolarının kesilmesinden uyduların bozulmasına kadar çeşitli tehditlere maruz kalan kritik altyapıların modernizasyonu için de önemli yatırımlar gerekebilir. Zurich’in Grup Risk Yöneticisi Peter Giger şunları ekledi: “Aşırı hava koşulları, siber saldırılar ve jeopolitik çatışmalar artan tehditler oluşturmasına rağmen, kritik altyapı kesintileri önümüzdeki on yıl için küresel riskler arasında sadece 23. sırada yer aldı. Bu tehlikeli bir ihmal. Rekor sıcaklıklar nedeniyle zorlanan elektrik şebekelerinden yükselen deniz seviyeleri nedeniyle risk altında olan kıyı kentlerine kadar, hazırlıksız ve yetersiz fonlanmış sistemlere güveniyoruz. Altyapı çöktüğünde, her şey risk altında olur. Bu tehditlerin ne kadar birbirine bağlı olduğunu anlamalı ve bir sonraki kriz gelmeden önce dayanıklılığı güçlendirmek için şimdi yatırım yapmalıyız.” Yapay zeka ve kuantum bilişimindeki gelişmeler işgücü piyasalarını ve jeopolitiği hızla yeniden şekillendiriyor; bu durum, bireylerin yaşamlarında devrim yaratacak, sağlığımızı ve refahımızı artıracak ve ulusların geleceğini şekillendirecek derin etkiler doğuracak. Otomasyon ve kuantum atılımları hızlanırken, hükümetler ve şirketler, rol fazlalığı, ekonomik yoğunlaşma ve kritik altyapıda ile dijital güven alanında sistemik aksamalar potansiyelinin yarattığı zorlukların üstesinden gelmek için birlikte çalışmalıdır. Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil rapor ile ilgili şunları aktardı: “Küresel Riskler Raporu 2026, dünyada risklerin artık tekil değil, birbirini besleyen bir yapı içinde ilerlediğini gösteriyor. Jeopolitik belirsizliklerden ekonomik dalgalanmalara, teknolojik dönüşümden çevresel tehditlere kadar pek çok başlık aynı anda karar alma süreçlerini etkiliyor. Bu yeni dönemde asıl fark yaratan, belirsizliği öngörüyle yönetebilen ve kısa vadeli baskılarla uzun vadeli hedefler arasında denge kurabilen kurumlar olacak. Rapor, risklerin arttığı bir dünyada dayanıklılık, esneklik ve iş birliğinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor.” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, “Kısa vadede jeoekonomik ve jeopolitik karışıklıklar, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ile toplumsal kutuplaşma gibi riskler öne çıkarken; uzun vadede olağanüstü hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü ile doğal kaynak kıtlığı giderek daha belirleyici hale geliyor. Bu tablo, sorumluluk alarak birlikte harekete geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Dünyamıza sahip çıkmalıyız” dedi.

Siber Tehditlere Karşı Çok Katmanlı Savunma Artık Kaçınılmaz Haber

Siber Tehditlere Karşı Çok Katmanlı Savunma Artık Kaçınılmaz

Özellikle kamu servislerinin dijitalleşmesinde Kamu Bulutu konseptine geçişin henüz tamamlanmaması, kritik güvenlik açıklarına neden olabiliyor. Bu durum, sadece verileri değil, milli güvenliği ve ekonomik istikrarı da risk altına sokuyor. Dijital Türkiye’nin yerli bulutu DT Cloud, bu kritik dönemin yapay zeka destekli yeni nesil tehditlerine karşı çok katmanlı proaktif güvenlik mimarisiyle koruma sağlıyor. Siber güvenlik dünyası, yapay zekanın dönüştürücü etkisiyle yeniden tanımlanıyor. Bu yeni dönemde yapay zeka, hem savunanlar hem de saldırganlar için kritik bir teknolojiye dönüştü. Değişen tehditlere karşı, birçok ülke gibi Türkiye de Kamu Bulutu yapılarına geçiş için regülasyon çalışmalarını sürdürürken, NATO’nun Haziran 2025’te Lahey’de düzenlenen zirvesinde siber güvenliğin, müttefiklerin ekonomik ve endüstriyel kapasitesinin korunmasında stratejik bir unsur olduğu vurgulandı. Zirvede, yapay zeka destekli savunma teknolojilerinin geliştirilmesi ortak hedef olarak belirlendi. Siber saldırganlar yapay zekayı nasıl kullanıyor? Yapay zeka, siber saldırıların hızını ve ölçeğini tarihte görülmemiş seviyelere taşıyor. McKinsey'nin Mayıs 2025 tarihli raporuna göre, üretken yapay zekanın yükselişinden bu yana oltalama (phishing) saldırılarında yüzde 1200'lük bir artış yaşandı. Siber suçlular, yapay zeka araçlarını kullanarak ikna edici oltalama e-postaları, sahte web siteleri ve deepfake tabanlı kimlik sahtekarlıkları oluşturabiliyor. Makine öğrenimi algoritmaları ise kurumların savunma sistemlerini tarayarak zayıf noktaları anında tespit edip saldırı stratejilerini otomatik olarak optimize ediyor. Bu durum, kimlik taklidi ve hedefli oltalama gibi yöntemleri çok daha etkili hale getiriyor. Derinleşen güvenlik açıkları ve finansal riskler Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), yapay zekanın saldırıları daha verimli hale getirmeye devam edeceğini ve önümüzdeki yıllarda tehdit yoğunluğunu artıracağını öngörüyor. Bu artışın finansal sonuçları ise endişe verici boyutlarda. IBM ve Ponemon Institute işbirliğiyle hazırlanan "Cost of a Data Breach Report 2024" verilerine göre, global ortalama veri ihlal maliyeti 4,9 milyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Özellikle kamu bulutundan kaynaklanan ihlallerin maliyeti ise ortalama 5,17 milyon dolar ile en yüksek zararlar arasında yer alıyor. DT Cloud, bu durumun yapay zeka destekli tehditlere uyum sağlayabilen ülkeler ve kurumlar ile bu değişime adapte olamayanlar arasında ciddi bir “dijital uçurum” yaratacağı konusunda uyarıyor. DT Cloud’dan yeni nesil risklere karşı çok katmanlı koruma Günümüzde ülkelerin ve kurumların, yapay zeka ile güçlenen saldırı tekniklerine karşı çok katmanlı ve öngörüye dayalı bir savunma anlayışı benimsemesi gerekiyor. DT Cloud, bu gerekliliğe yanıt olarak klasik güvenlik çözümlerinin ötesine geçen, bütünsel bir siber güvenlik mimarisi sunuyor. Bu mimari, saldırı yüzeyini en aza indiren mikrosegmentasyon; kritik iş yüklerini internetten tamamen yalıtan kapalı (air-gapped) altyapılar; müşteri altyapılarını hem fiziksel hem bulut katmanında mantıksal olarak ayrıştıran semantik ayrıştırma ve sürekli doğrulamaya dayalı Sıfır Güven (Zero-Trust) gibi modern prensipler üzerinde çalışıyor. Hem iç ağları hem de dışa açık servisleri dinamik, otomatik ve çok katmanlı bir güvenlik çemberiyle koruyan bu mimari sayesinde kurumlar, self-servis olarak güvenlik duvarı ve DDoS koruması gibi hizmetleri anında devreye alabiliyor. DT Cloud CTO’su Yusuf Önder Us, yapay zekanın siber güvenlik dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Saldırganlar artık yapay zeka destekli otomasyon, gelişmiş örüntü tanıma ve sentetik veri üretimi gibi araçlarla daha sofistike tehditler oluşturuyor. Biz de DT Cloud olarak savunma katmanlarımızı bu yeni tehdit vektörlerine karşı yeniden yapılandırıyoruz. Yerel regülasyonlara yüzde 100 uyumlu, Türkiye lokasyonlu bulut altyapımız üzerinde çalışan yapay zekayla entegre 7/24 Siber Güvenlik Operasyon Merkezimiz, gerçek zamanlı tehdit tespiti ve otomatik yanıt mekanizmalarıyla saldırıları izlemekle yetinmiyor; tehditleri oluşmadan önce önleyecek adımlar atıyor. DT Cloud, bu noktada Türkiye'nin yerli ve milli egemen bulut altyapısı ile dijital savunma hattı olarak konumlanıyor ve dijital egemenliğin sağlanması için gereken tüm servisleri sunuyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.