Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siber Sigorta

Kapsül Haber Ajansı - Siber Sigorta haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Sigorta haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Ticari Sigorta Fiyatları 2026 Yılının İkinci Çeyreğinde Yüzde 6 Düştü Haber

Küresel Ticari Sigorta Fiyatları 2026 Yılının İkinci Çeyreğinde Yüzde 6 Düştü

Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel sigorta fiyatları 2026’nın ilk çeyreğindeki %5'lik düşüşün ardından, 2026'nın ikinci çeyreğinde ortalama %6 düştü. Sabit kıymet sigorta fiyatları %12 azalırken, sorumluluk sigorta fiyatları büyük ölçüde ABD'deki piyasa dinamikleri nedeniyle %2 arttı. 2026'nın ikinci çeyreği, tüm branşlarda kapasite fazlası ve yoğun rekabet nedeni ile art arda fiyat düşüşü yaşanan sekizinci dönem oldu. Rapora göre; yüksek karlılık, sermaye fazlası, düşük reasürans maliyetleri ve yüksek yatırım getirileri, rekabeti artırıyor. 2026 yılının ikinci çeyreğinde sigorta fiyatları tüm bölgelerde yıllık bazda geriledi. En yüksek düşüş %16 ile Hindistan, Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgesinde gerçekleşirken, Pasifik ile Latin Amerika ve Karayipler (LAC) bölgelerinde fiyatlar sırasıyla %13 ve %9 azaldı. İngiltere'de fiyatlar %8, Kanada'da %7, Avrupa'da %6 ve Asya'da %5 geriledi. ABD'de ise 2026 yılının ilk çeyreğinde %1 olan düşüş, ikinci çeyrekte %2'ye yükseldi. Raporda öne çıkan diğer bulgular ise şöyle; Sabit kıymet sigorta fiyatları, 2026 yılının ilk çeyreği ve 2025 yılının dördüncü çeyreğinde kaydedilen %9'luk düşüşlerin ardından, 2026 yılının ikinci çeyreğinde %12 oranında geriledi. Beş bölgede çift haneli fiyat düşüşleri görüldü: IMEA (%19), Pasifik (%15), Latin Amerika ve Karayipler (LAC) (%14), ABD (%13) ve İngiltere (%11). Avrupa'da (%9), Kanada'da (%8) ve Asya'da (%5) da fiyatlar düşüşünü sürdürdü.Sorumluluk sigortası fiyatları, 2026 yılının ikinci çeyreğinde küresel ölçekte %2 artarak, ilk çeyrekte kaydedilen %3'lük artışın altında kaldı. Aynı dönemde ABD hariç tüm bölgelerde fiyat düşüşleri gözlemlenirken, ABD'de sorumluluk sigortası fiyatları %7 arttı (ilk çeyrekte %9). ABD bağlantılı risklerde underwriting süreçleri daha sıkı değerlendirilirken, fiyatlandırma üzerindeki baskı da devam etti. Piyasada kapasite bulunmasına rağmen, risk kalitesi ve program yapısına bağlı olarak daha seçici bir yaklaşım benimsendi. Finansal sigortalar ve mesleki sorumluluk sigortası fiyatları, önceki çeyrekte kaydedilen %5'lik düşüşün ardından 2026 yılının ikinci çeyreğinde %3 geriledi. Uzun süredir devam eden fiyat indirimlerinin ardından piyasa koşulları daha dengeli bir görünüm kazanırken, underwriting süreçlerinde daha seçici bir yaklaşım benimsendi. ABD hariç tüm bölgelerde fiyatlar düşerken, ABD'de fiyatlar önceki çeyrekteki %2'lik düşüşün ardından %1 arttı. Siber sigorta fiyatları, 2026 yılının ilk çeyreğinde kaydedilen %5'lik düşüşün ardından ikinci çeyrekte %4 geriledi. Böylece fiyatlarda üst üste 12'nci çeyrektir düşüş kaydedildi. En yüksek fiyat düşüşü %14 ile IMEA bölgesinde gerçekleşirken, diğer bölgelerdeki indirimler LAC'de %10 ile ABD'de %2 arasında değişti. Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Birçok pazarda sigortacılar, fiyat rekabetinin yanı sıra daha geniş poliçe şartları ve kapsamı ile daha düşük muafiyetler sunarak farklılaşmaya çalışıyor. Ekonomik belirsizlik birçok alıcının prim maliyetlerini azaltmaya odaklanmasına neden olurken, pek çok kuruluş captive şirketler de dâhil olmak üzere alternatif risk yönetimi stratejilerine yatırım yapmayı sürdürüyor. Kuzey Yarımküre'de şiddetli bir fırtına sezonu yaşanmadığı sürece mevcut piyasa koşullarının devam etmesini bekliyoruz. Bu ortam, müşterilerimize teminat kapsamlarını genişletmeleri ve program yapıları ile risk stratejilerini gözden geçirmeleri için önemli bir fırsat sunabilir. Böylece gelecekte yaşanabilecek piyasa dalgalanmalarına karşı daha güçlü ve hazırlıklı bir konuma gelebilirler” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Rekabeti Veri ve Siber Dayanıklılık Belirliyor Haber

Yapay Zeka Çağında Rekabeti Veri ve Siber Dayanıklılık Belirliyor

Risk ve insan kaynakları çözümleri alanında 120’den fazla ülkede faaliyet gösteren Aon’un Türkiye Kurumsal Risk Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tevfik Erdengi, yapay zekâ çağında şirket değerini belirleyen dinamiklerin yeniden tanımlandığını belirterek şunları söylüyor: “Şirketlerin değerinin giderek daha büyük bir bölümü verileri, fikri mülkiyetleri, algoritmaları ve dijital varlıklarıyla ölçülüyor. Dijital varlıklar büyüdükçe, bu varlıkları hedef alan siber riskler de aynı hızla artıyor. Bu nedenle siber güvenlik, yalnızca bir BT yatırımı değil; şirket değerini ve rekabet gücünü koruyan stratejik bir yönetim konusu haline geldi.” “Siber güvenlik artık CEO’ların ve yönetim kurullarının ana gündemi” Erdengi, siber güvenliğin kurum içinde üst yönetim düzeyinde ele alınması gerektiğinin altını çizerek şöyle devam ediyor: “Bugün tek bir siber saldırı, şirketlerin bilançosunu, marka itibarını ve yatırımcı güvenini aynı anda sarsabiliyor. Bu yüzden siber güvenlik, sadece teknoloji ekiplerinin yönettiği operasyonel bir dosya olmaktan çıktı; CEO’ların ve yönetim kurullarının doğrudan sahiplenmesi gereken stratejik bir konuya dönüştü. Yapay zekâ destekli tehditlerin arttığı bu dönemde farkı yaratacak olan, kurumların dijital varlıklarını ne kadar etkin koruyabildikleri olacak.” Yapay zeka hem saldırganların silahı hem kurumların savunma aracı Yapay zeka, şirketlere verimlilik ve büyüme imkânı sunarken, siber suçluların da daha sofistike ve ölçeklenebilir saldırılar gerçekleştirmesine imkân tanıyor. Deepfake destekli dolandırıcılıklar, yapay zekâ ile hazırlanmış kimlik avı saldırıları ve otomatikleştirilmiş siber saldırılar, kurumların maruz kaldığı tehditleri daha karmaşık ve öngörülmesi zor hale getiriyor. Erdengi, kurumların yalnızca yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmesinin yeterli olmadığını vurguluyor: “Yapay zeka artık hem saldırganların en güçlü silahı hem de kurumların en önemli savunma aracı. Şirketler yapay zekâyı sadece verimlilik için değil, yapay zeka destekli tehditlere karşı savunma stratejilerinin merkezinde konumlandırmak zorunda. Deepfake gibi yöntemler klasik güvenlik yaklaşımlarını geçersiz kılıyor. Rekabet avantajı, yapay zekâyı en hızlı kullananlarda değil, onu en güvenli şekilde yöneten şirketlerde olacak. Saldırılar akıllandıkça savunmanın da akıllanması gerekiyor.” En büyük riskler: Tedarik zinciri, yapay zeka kaynaklı saldırılar ve fidye yazılımları Dijital ekosistemlerin birbirine sıkı sıkıya bağlandığı günümüzde şirketlerin siber risk gündemi, sadece kendi sistemleriyle sınırlı değil. Bulut servis sağlayıcıları, yazılım firmaları ve dış kaynak hizmet ortakları üzerinden yaşanan ihlaller, tek bir tedarikçi zafiyetinin yüzlerce kurumu etkileyebildiği bir risk ortamı yaratıyor. Buna yapay zekâ destekli saldırılar ve fidye yazılımlarının yol açtığı uzun süreli operasyonel kesintiler ile yüksek tutarlı finansal kayıplar eklendiğinde, siber dayanıklılık iş sürekliliğinin temel unsurlarından biri haline geliyor. Jeopolitik gerilimler ve devlet destekli siber faaliyetler de bu tabloyu daha karmaşık bir hale getiriyor. Erdengi’ye göre siber risklerin sınır tanımayan yapısı, kurumları yalnızca kendi sistemlerini değil, tüm iş ortakları ve tedarik zinciri boyunca oluşabilecek kırılganlıkları yönetmeye zorluyor. “Ölçemediğiniz riski yönetemezsiniz” Yapay zeka çağında hızla değişen siber riskler, sezgiye dayalı karar verme anlayışının yerini veriye dayalı risk yönetimine bırakıyor. Gerçek zamanlı veri ve gelişmiş analitik çözümler sayesinde kurumlar, maruz kaldıkları riskleri daha doğru ölçerken, sigorta ve risk transfer stratejilerini de daha isabetli biçimde kurgulayabiliyor. Erdengi, siber dayanıklılığın sadece teknolojik çözümlerle değil, bütüncül bir yönetim yaklaşımıyla mümkün olduğuna dikkat çekiyor: “Artık başarı, sadece saldırıyı engellemekle değil, saldırı sonrasında operasyonları ne kadar hızlı ayağa kaldırabildiğinizle ölçülüyor. Ölçemediğiniz riski yönetemezsiniz. Bu nedenle veriye dayalı risk analizi, güçlü güvenlik kontrolleri ve düzenli kriz tatbikatları, şirketlerin siber dayanıklılığını belirleyen temel unsurlar. Risklerini sürekli izleyen, farklı senaryoları önceden test eden ve kararlarını veriyle destekleyen kurumlar, belirsizlikleri daha etkin yönetirken önemli bir rekabet avantajı elde ediyor.” Erdengi sözlerini şöyle tamamlıyor: “Dijital ekonomide şirketlerin geleceğini yalnızca teknoloji yatırımlarının büyüklüğü değil, bu teknolojilerin ne kadar etkin ve güvenli yönetildiği belirleyecek. Yapay zekâ çağında rekabet avantajı, risklerini gerçek zamanlı izleyebilen, veriyi doğru analiz eden ve olası krizlere hazırlıklı olan kurumların olacak. Geleceğin güçlü şirketleri, dijital dönüşümü siber dayanıklılıkla birlikte yöneten, kriz hazırlıklarını ve siber sigorta çözümlerini birlikte değerlendiren şirketler olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jeopolitik Belirsizlikler Şirketlerin Siber Yatırımlarını Artırıyor Haber

Jeopolitik Belirsizlikler Şirketlerin Siber Yatırımlarını Artırıyor

PwC’nin “Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026” çalışması, siber güvenliğin kurumlar için stratejik dayanıklılık, operasyonel süreklilik ve büyüme hedefleri açısından kritik bir gündem haline geldiğini ortaya koyuyor. Mayıs–Temmuz 2025 döneminde 72 ülkeden 3.887 iş ve teknoloji yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre şirketler; jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri kırılganlıkları, yapay zekâ destekli tehditler, kuantum bilişim ve siber yetenek açığı gibi çok katmanlı bir risk ortamıyla karşı karşıya bulunuyor. “Siber güvenlik artık iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Cem Aracı , şunları söyledi: “PwC Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026, siber güvenliğin artık yalnızca teknik bir koruma alanı değil, kurumların belirsizliklere karşı dayanıklılığını belirleyen stratejik bir yönetim konusu olduğunu gösteriyor. Jeopolitik dalgalanmalar, yapay zekâ destekli tehditler, veri güvenliği, kuantum bilişime hazırlık ve yetenek açığı gibi başlıklar, siber güvenlik stratejilerinin daha bütüncül, proaktif ve iş hedefleriyle uyumlu şekilde yönetilmesini gerektiriyor. Araştırma bulguları, kurumların yalnızca risklere tepki veren değil; riskleri önceden gören, ölçen ve iş sürekliliğini destekleyen bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.” Jeopolitik gelişmeler siber zafiyetleri yeniden şekillendiriyor Araştırmaya göre günümüz siber riskleri, yıkıcı teknolojiler kadar jeopolitik gelişmeler tarafından da şekilleniyor. Değişen ittifaklar, ticaret anlaşmazlıkları ve stratejik rekabet, hem tehdit ortamını hem de iş yapış biçimlerini etkiliyor. Bu ortamda iş ve teknoloji liderlerinin %60’ı, siber risk yatırımlarını önümüzdeki yıl için en önemli üç stratejik öncelikten biri olarak görüyor. Kritik altyapıların konumlandırılması, ticaret ve operasyon politikaları ile siber sigorta politikaları da kurumların gündeminde yer alıyor. Araştırma, hazırlık seviyesine duyulan güvenin sınırlı kaldığını da gösteriyor. Katılımcıların yalnızca %6’sı, kurumlarının araştırmada ele alınan tüm zafiyetler karşısında siber saldırılara “çok dayanıklı” olduğunu belirtiyor. Siber yatırımlarda proaktif yaklaşım ihtiyacı öne çıkıyor Araştırmaya katılan kurumların %78’i, önümüzdeki yıl siber güvenlik bütçelerinin artmasını bekliyor. Ancak bütçelerin nasıl kullanıldığı kritik önem taşıyor. Kurumların yalnızca %24’ü proaktif siber güvenlik önlemlerine, reaktif harcamalardan belirgin ölçüde daha fazla kaynak ayırıyor. Raporda; izleme, değerlendirme, test, kontrol, eğitim ve yönetişim gibi proaktif alanlara yatırım yapmanın, kriz sonrası müdahale ve toparlanma maliyetlerine kıyasla daha sürdürülebilir bir yaklaşım sunduğu vurgulanıyor. Yapay zekâ siber güvenlikte potansiyelden önceliğe geçiyor Araştırma, yapay zekânın siber güvenlikte yatırım önceliklerinin merkezine yerleştiğini gösteriyor. Güvenlik liderleri için yapay zekâ, siber bütçelerin dağılımında en öncelikli yatırım alanı olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki 12 ayda kurumların öncelik verdiği yapay zekâ güvenlik yetkinlikleri arasında tehdit avcılığı ilk sırada yer alırken, ajan tabanlı yapay zekâ da öne çıkan alanlar arasında bulunuyor. Rapora göre yapay zekâ ajanları; bulut güvenliği, veri koruma, siber savunma ve operasyonlar gibi alanlarda verimlilik ve üretkenliği artırmak için önceliklendiriliyor. Veri riski yönetimi yapay zekâ başarısı için kritik hale geliyor Araştırma, yapay zekâ çözümlerinin başarılı şekilde uygulanması için güçlü veri riski yönetiminin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Etkili yapay zekâ uygulamaları; kaliteli veri setlerine erişimin yanı sıra, bu verilerin güvenli ve doğru bağlamda kullanılmasını sağlayan kurum geneli yönetişim mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor. Buna karşın, kurumların yalnızca %6’sı araştırmada yer alan veri riskine yönelik tüm önlemleri kurum genelinde hayata geçirmiş durumda. Veri sınıflandırma politikalarını kurum genelinde uygulayanların oranı %50, temel veri çıkış kanallarında veri kaybı önleme uygulamalarını hayata geçirenlerin oranı ise %48 seviyesinde bulunuyor. Kuantum bilişim için hazırlık süreci hız kazanmalı Rapor, kuantum bilişimin henüz doğrudan ve acil bir siber tehdit oluşturmadığını; ancak kuantum sonrası kriptografiye geçişi geciktiren kurumların hassas verilerini, kimlik doğrulama hizmetlerini ve kriptografik sistemlerini riske atabileceğini belirtiyor. Araştırmaya göre kurumların %49’u kuantuma dayanıklı güvenlik önlemlerini henüz değerlendirmemiş ya da uygulamaya başlamamış durumda. Kuantum bilişim, kurumların en hazırlıksız olduğu tehditler arasında yer almasına rağmen, güvenlik liderlerinin yalnızca %8’i bu alanı önümüzdeki yılın ilk üç bütçe önceliği arasında görüyor. Araştırmada yer alan kuantuma dayanıklı önlemlerin tamamını hayata geçiren kurumların oranı ise yalnızca %3. Siber yetenek açığı yönetilen hizmetleri stratejik bir kaldıraç haline getiriyor Siber güvenlik alanındaki iş gücü açığı, kurumların yapay zekâyı operasyonlara entegre etme, karmaşık ortamları güvence altına alma ve yeni nesil tehditlere hazırlanma çabalarını yavaşlatıyor. Araştırmaya göre siber savunmada yapay zekâ kullanımının önündeki en büyük engeller bilgi ve yetkinlik eksikliği. Kurumlar bu açığı kapatmak için yapay zekâ ve makine öğrenmesi araçlarını, güvenlik otomasyonunu, siber araçların konsolidasyonunu ve çalışanların yetkinliklerini geliştirmeyi önceliklendiriyor. Uzmanlaşmış yönetilen hizmetler de kurumların gündeminde daha fazla yer buluyor. Rapora göre kurumlar bu hizmetleri yalnızca dış kaynak kullanımı olarak değil; uzmanlık, hız ve ölçek kazandıran stratejik bir iş ortaklığı modeli olarak değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da Sigorta Sektörünü Şekillendirecek 10 Stratejik Başlık Haber

2026’da Sigorta Sektörünü Şekillendirecek 10 Stratejik Başlık

2026 yılı, sigorta sektörünün hem küresel hem de yerel dinamikler açısından yeniden şekillendiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli süreçlerin yaygınlaşması, mikro sigortacılık modellerinin hızla büyümesi ve siber risklerin kurumsal gündemin üst sıralarına yerleşmesi, sektörün dönüşümünü belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Sağlık sigortasında hibrit modeller ve tele-sağlık entegrasyonunun standart hâle gelmesi, sürdürülebilirlik kriterlerinin fiyatlama ve reasürans yapıları üzerindeki etkisinin artması, 2026’nın dikkat çeken diğer gelişmeleri olarak öne çıkıyor. ‘Çeviklik ve güçlü risk yönetimi öne çıkacak’ IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “2025 yılında Türk sigorta sektörünün toplam prim üretimi 1,22 trilyon TL seviyesine ulaştı. Yıllık bazda nominal büyüme %45’in üzerine çıkarak son yılların en yüksek oranlarından biri olarak kaydedildi. Bu görünüm, sektörün hacimsel anlamda güçlü bir performans sergilediğini ve fiyatlama dinamiklerinin büyümeyi belirgin şekilde desteklediğini ortaya koyuyor. Diğer yandan sektör; teknolojik dönüşümün hız kazandığı, müşteri beklentilerinin yeniden şekillendiği ve risk yapılarının daha karmaşık hale geldiği yapısal bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yeni dönemde sürdürülebilir büyüme, yalnızca hacim artışıyla değil; veri odaklı yaklaşımlar, yenilikçi ürünler ve stratejik risk yönetimiyle mümkün hale geliyor. 2026, şirketlerin yalnızca dijitalleşmeye uyum sağladığı değil, aynı zamanda veri odaklı iş modelleriyle rekabet avantajı yarattığı bir yıl olacak. Bu süreçte çeviklik, doğru işbirlikleri ve güçlü risk yönetimi yaklaşımı, sektörün sürdürülebilir büyümesinin temel belirleyicileri arasında yer alacak” dedi. ‘Yapay zeka tüm değer zincirlerine nüfuz edecek’ Murat çiftçi, 2026’da sigorta sektörünü şekillendirecek 10 stratejik başlığı şu şekilde sıraladı: “Dijitalleşmede yeni eşik yapay zekâ. 2026, yapay zekânın operasyonel süreçlerden ürün tasarımına kadar tüm değer zincirine nüfuz ettiği bir yıl olacak. Hasar dosyalarının otomasyonu, risk skorlama modellerinin güçlenmesi ve kişiselleştirilmiş poliçeler sektörün rekabet alanını yeniden tanımlıyor. ikinci olarak mikro sigortacılık ve anlık poliçelerde hızlı büyüme, üçüncü başlık da siber risklerde patlama ve kurumsal talepte artış olarak sıralayabiliriz. Artan fidye yazılımı saldırıları, KOBİ’lerin de siber poliçelere yönelmesini sağlıyor. 2026’da siber sigorta, yangın ve nakliyeden sonra en hızlı büyüyen branşlardan biri olmaya aday. Sağlık sigortasında hibrit modeller ve tele-sağlık entegrasyonu ve sürdürülebilirlik ve iklim risklerinin fiyatlamaya etkisi de sigorta sektörünün 2026 başlıkları arasında yerini alacak.” Gömülü sigorta hizmetlerinin rolü daha da artacak 2026 yılında bağlantılı araçlar ve otonom sistemlerde yeni sigorta modellerinin de çok konuşulacağını aktaran Murat Çiftçi, “Araçlardan gerçek zamanlı veri akışı, sürüş davranışına göre fiyatlamayı standart hâle getiriyor. Otonom sürüş seviyelerinin artması, sorumluluk paylaşımında yeni hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor. Öte yandan gömülü sigorta yaygınlaşıyor. Sigortanın ürün ve hizmetlere gömülü şekilde sunulması, özellikle e-ticaret, mobil uygulamalar ve finansal platformlarda büyüyor. Bu model, müşteri kazanım maliyetlerini düşürürken penetrasyonu artırıyor. Bunun yanı sıra regülasyonlarda dijital uyum ve veri koruma önceliği de 2026 yılında en fazla konuşacağımız bir başlık olarak öne çıkıyor. Sigorta–fintek–bankacılık üçgeninde yeni işbirlikleri ve veri odaklı risk yönetimi ve aktüeryal modellerin evrimi de 2026 yılına yön verecek başlıklardan biri olacak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.