Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siber Tehditler

Kapsül Haber Ajansı - Siber Tehditler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Tehditler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kesintisiz İşleyişin Anahtarı Güçlü Siber Güvenlik Haber

Kesintisiz İşleyişin Anahtarı Güçlü Siber Güvenlik

Küresel ekonomik belirsizlikler, jeopolitik gerilimler ve dijital dönüşüm baskısı altında işletmelerin karşılaştığı tehditler giderek artıyor. Siber güvenlik eskiye göre daha iyi anlaşılıyor olmasına karşın doğru adımlar zamanında atılmıyor. Siber tehditler şirketlerin gündeminde daha fazla yer alıyor ESET uzmanları siber güvenlik yatırımları ile şirketlerin fikri mülkiyetin ve rekabet avantajının korunmasında, yeni pazarlara açılma ve regülasyonlara uyum alanında; dijital dönüşüm projelerinin güvence altına alınmasında ve güvenli ürünlerle müşteri sadakati ve kârlılığın artırılmasında değer yaratabileceklerinin altını çiziyor. Siber güvenlik, başarısının genellikle göze çarpmadığı birkaç iş fonksiyonundan biri konumunda. Teknik olayların iş krizlerine dönüşmesini önlemek için tasarlanan, görünüşte sıradan bir dizi süreç ve kontrolü yansıtıyor. Çalıştığında yüzeyde çok az değişiklik olur. Kuruluştaki herkes işini yapar. Yokluğunu ya da sorunları herkes fark ediyor çünkü maliyetler hızla artıyor. Kesintileri önlemek hayati önem taşır ancak bunu yapmanın maliyetini diğer iş öncelikleriyle karşılaştırmak her zaman kolay değil. Kısıtlı bir güvenlik bütçesiyle idare eden şirketteki yöneticiler, şimdiye kadarki harcamalarının yeterli olduğunu söyleyen deneyimlere sahip olabilir ancak işinizin birkaç yıl boyunca zarar görmemesi, size gelecek yıl hakkında çok az şey söyler. Güvenlik genellikle istatistikçilerin "şişman kuyruk riski" olarak adlandırdığı şeyi içerir; her şey birdenbire ters gitmeye başlayana kadar her şeyin yolunda olduğu ancak o zaman zararın varoluşsal boyuta ulaşabileceği türden bir risk. Birçok tehdidin gelişmesi ve yasal gerekliliklerin sıkılaşmasıyla zaman içinde olasılıklar iyileşmez; aksine, daha da kötüleşir.Rakiplerin yapamadığı güvenli olmayan bir ortamda güvenli bir şekilde çalışmaya devam etme yeteneği, nadiren ölçülen veya tartışılan bir rekabet avantajıdır. Küçük şirketler siber saldırganlar için büyük hedef Yaşanan güvenlik gerçekliği, özellikle sürekli kaynak sıkıntısı çeken ve orantısız bir şekilde hedef alınan küçük kuruluşlar için genellikle zordur. Güvenlik uzmanlığı kolay elde edilemediğinden 7/24 şirket içi koruma sağlamak bu kuruluşlar için genellikle imkânsızdır. Bir saldırgan, bir şirketin ağında fark edilmeden ne kadar uzun süre faaliyet gösterirse o kadar uzağa ve derine inebilir, en değerli bilgileri çalabilir, yedeklemeleri bulabilir veya başka şekillerde en fazla zararı verecek şeyleri bulabilir. Güvenlik harcamaları, çok görünür ve tatmin edici bir geri dönüşle sonuçlanmayabilir. Güvenlik, kesintisiz operasyonlara, müşteri güvenine ve yasal düzenlemelere uyuma katkıda bulunduğu için her kuruluşun temel stratejik hedefleri ve gereksinimleri ile uyumludur. Bu açıdan bakıldığında güvenlik ürün veya hizmet değil, çok ihtiyaç duyulan bir sonuçtur. Kısa vadeli düşünmeyenler için güvenlik yatırımları kendilerini kat kat amorti eder. Güvenlik, kuruluşların büyümesini mümkün kılar çünkü satın aldıkları şey, büyük ölçekte faaliyet gösterme, yeni pazarlara girme ve kârlılığı artırma yeteneğidir. Hareket alanı satın alırlar. İleri görüşlü kuruluşlar için bu, olabildiğince cazip bir durumdur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’da Siber Hasar Bildirimlerinin Yüzde 73'ü Gizlilik Olayları Kaynaklı Haber

Avrupa’da Siber Hasar Bildirimlerinin Yüzde 73'ü Gizlilik Olayları Kaynaklı

Küresel siber risklerin seyri değişiyor: Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, Avrupa genelindeki risk haritasını ortaya koyan çarpıcı "Global Siber Hasar Trendleri Raporu"nu yayımladı. Raporun en dikkat çekici bulgusuna göre; 2026 yılında Avrupa genelindeki siber hasar sayısında bir önceki yıla göre bir düşüş kaydedildi. Ancak Marsh müşterilerinin 2025 yılı boyunca yaptığı siber hasar ve olay bildirimlerini analiz eden rapor, bu niceliksel düşüşe rağmen siber tehditlerin niteliğinin korkutucu boyutlara ulaştığını gösteriyor; olay sayılarındaki gerilemeye karşın siber şantaj, gizlilik ihlalleri, artan üçüncü taraf güvenlik açıkları ve siber olayların yol açtığı devasa maddi zararlar konusundaki endişeler tüm ciddiyetiyle sürüyor. Avrupa’da Siber Hasarlarda Düşüş Yayımlanan raporda yer alan başlıca bulgular, siber risklerin sektörel dağılımına ve hasar türlerine ışık tutuyor. Buna göre, büyük ölçekli sistematik olayların azalması ve siber güvenlik uygulamalarındaki sürekli iyileşmelerin bir yansıması olarak, Avrupa’daki siber hasarların sayısında bir önceki yıla göre düşüş kaydedildi. Yapılan siber hasar bildirimlerinin yaklaşık %73'ünün gizlilik olaylarıyla ilgili olduğu raporlanırken, küresel ortalamanın önemli ölçüde üzerinde seyreden bu durumun, Avrupa’nın kendine özgü düzenleme ve uyum ortamıyla da ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Tedarik Zinciri Kaynaklı Siber Vakalarda Artış Sürüyor Rapora göre; gasp/fidye yazılımı ve veri hırsızlığı tehditlerini de içeren siber şantaj kaynaklı hasarlar, toplam bildirimlerin yaklaşık %15'ini oluşturarak müdahale, toparlanma maliyetleri ve iş kesintisi kayıplarının önemli bir nedeni olmaya devam ediyor. Üçüncü taraf ve tedarik zinciri kaynaklı siber vakalardaki artış trendi sürerken; hasar bildirimlerinin %14’ünün dijital hizmet sağlayıcıları, iş ortakları ve tedarikçiler dahil olmak üzere üçüncü taraflarla bağlantılı olduğu görülüyor. Sektörel bazda incelendiğinde ise siber hasar bildirimlerinin yaklaşık %20’sinin üretim sektörü kaynaklı olduğu ve bu oranın geçen yıla göre arttığı belirtiliyor. Gıda ve içecek sektöründe de dikkat çekici bir hasar artışının kaydedildiği raporda, bu tablonun söz konusu sektörlerin bilişim teknolojileri (BT) ve operasyonel teknoloji risklerine karşı artan maruziyetini yansıttığı vurgulanıyor. Siber Tehditlere Karşı Güçlü Bir Dayanıklılık Stratejisi Kurmak Şirketler İçin Bir Gereklilik Raporda ayrıca, şirketlerin GDPR gerekliliklerini yerine getirme ve Avrupa Birliği genelinde yeni bildirim ile dayanıklılık yükümlülükleri getiren NIS2 yönergesine uyum sağlama sürecinde, yasal düzenleme hazırlıklarının artan önemi vurgulanıyor. Bu bulgular, şirketler için güçlü siber güvenlik kontrollerinin, olay anında bant dışı iletişim yeteneğini de kapsayan müdahale hazırlığının, üçüncü taraf risk yönetiminin ve uygun sigorta korumasının bir arada yürütüldüğü siber dayanıklılık stratejilerinin zorunlu olduğunu gösteriyor. “Gizlilikle İlgili Riskler Siber Riskleri Şekillendirmeye Devam Ediyor” 2025 yılında Avrupa genelinde siber hasar sayısının azaldığını ancak olayların ciddiyetinin hala önemli bir endişe kaynağı olmayı sürdürdüğünü belirten Marsh Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Gizlilikle ilgili riskler, Avrupa’daki siber riskleri şekillendirmeye devam ederken; şantaj, sosyal mühendislik ve üçüncü taraf olayları giderek daha karmaşık ve maliyetli hasar senaryolarına yol açıyor. Siber tehditler geliştikçe ve yasal düzenlemelere yönelik beklentiler arttıkça, şirketler sadece olayları önlemekle kalmamalı; olaylar meydana geldiğinde etkili bir şekilde müdahale etmeye ve durumu düzeltmeye de hazırlıklı olmalıdır. Siber sigortalar, bu süreç boyunca şirketlere destek olarak kritik bir rol üstleniyor ve bir siber olayın öncesinde, olay sırasında ve sonrasında risk uzmanlığına, olay müdahale araçlarına ve finansal korumaya erişim sağlıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Teknoloji 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendini Açıkladı Haber

Doğuş Teknoloji 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendini Açıkladı

Dijital olgunluğun yeniden tanımlanacağı 2026’da, yapay zeka yalnızca verimlilik sağlayan bir araç olmaktan çıkarak kurumsal mimarinin temel karar verici mekanizması haline gelecek. Doğuş Teknoloji, 2026 teknoloji öngörülerinde işletmelerin dijitalleşmekle sınırlı kalmayıp otonom yeteneklerle donatılmış akıllı organizasyonlara dönüşmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu yeni ekosistemde rekabet avantajı, teknolojiyi ne kadar hızlı benimsediğimizle değil; insanla yapay zeka ajanlarını ne ölçüde etkili bir hibrit modelde buluşturabildiğimizle belirlenecek. Finansal operasyonlardan yetenek yönetimine kadar iş dünyasının her katmanında yapay zeka teknolojilerinin dönüştürücü etkisinin hissedileceği 2026 için Doğuş Teknoloji, iş yapış biçimlerini kökten değiştirecek 5 temel teknoloji trendini sıralıyor. 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendi 1. “Agentic AI” ile yapay zeka, yalnızca asistan olmaktan çıkacak. Doğuş Teknoloji’nin 2026 teknoloji trendlerinin en başında gelen "Agentic AI" kavramı, 2026 yılında işletmelerde operasyonel yapıları kökten dönüştürecek. Yazılım dünyasında, yapay zekanın kod asistanı olmanın ötesine geçerek süreçleri yönettiği “AI-Native” mimariler standart hale gelecek. Sistemlerin karmaşık süreçleri optimize edebildiği bu yapıda, görev tabanlı yapay zeka ajanları, BT operasyonları ve müşteri deneyiminde uçtan uca sorumluluk alarak dijital iş gücünü oluşturacak. 2. Yapay zeka ile artan siber tehditlere karşı savunma milisaniyelere inecek: 2026’da bütün şirketleri yakından ilgilendiren bir diğer trend ise siber tehditlerin, yapay zekanın hızıyla evriliyor olması. Böylesi bir dünyada, güvenliğin de sürekli öğrenen ve önleyici yaklaşımlarla güçlenmesi kaçınılmaz hale geliyor. 2026’da siber tehditler otonom yapay zeka ile daha da karmaşıklaşırken, savunma mekanizmaları da “Zero-Trust” (Sıfır Güven) mimarileri ve kuantum sonrası kriptografi ile şekillenecek. Tehditlere tepki süresinin saniyelerden milisaniyelere ineceği bu yeni dönemde, kendi kendine karar veren ve aksiyon alan otonom siber koruma katmanları iş hayatının merkezine yerleşecek. 3. Yapay zeka, IoT cihazlarıyla fiziksel dünyamıza daha fazla dahil olacak. Yapay zeka ile gelişen teknolojilerin fiziksel dünyada da karar verici olacağını vurgulayan Doğuş Teknoloji, IoT cihazlarının basit sensörlerden çıkarak, veriyi yerinde işleyen ve anında karar verebilen “Edge AI” yapılara dönüşeceğini belirtiyor. İnşaat ve enerji sektörlerinde iş gücü dönüşümünün merkezinde yer alacak robotik sistemlerde ise çok sayıda robotun merkezi kontrolünü sağlayan filo yönetim sistemlerinin ve otonom koordinasyonun standartlaşması bekleniyor. 4. Finans ve yönetişimde “Otonom Şirket” dönemi başlayacak. 2026 trendlerinin öne çıkan bir başka başlığında ise finans fonksiyonlarında otonom veri işleme katmanlarına ve gerçek zamanlı AI modellerine geçiş yer alıyor. Muhasebe, raporlama ve mutabakat süreçlerinin RPA ve LLM (Büyük Dil Modelleri) tabanlı mekanizmalarla %80’e varan oranda otomatikleşeceği öngörülüyor. Böylece finans ekipleri operasyonel yükten arınarak senaryo simülasyonları ve stratejik risk optimizasyonuna odaklanan bir karar destek merkezine dönüşecek. BT yönetişiminde ise veri odaklı çalışma kültürü ve yapay zeka destekli risk öngörüleri, operasyonel mükemmelliği ve uyum süreçlerini garanti altına alacak. 5. İnsan Kaynakları, insanla yapay zeka arasında köprü kuran dönüşümün merkezine yerleşecek. 2026’da öne çıkacak bir diğer trend ise insan kaynakları profesyonellerinin artık teknolojiyi insan odaklı yönlendiren stratejistler olarak konumlanacak olması. Beceriden ziyade “yeni bilgi öğrenme hızının” ön plana çıkacağını belirten Doğuş Teknoloji’ye göre 2026’da yapay zeka destekli öğrenme platformlarının yetenekleri geliştirmede önemi artacak. Yapay zeka asistanların gerçek ekiplerle birlikte sorumluluk aldığı hibrit çalışma modelleri ise rekabet avantajını belirleyen en önemli unsur olacak. Doğuş Teknoloji Hakkında: Doğuş Teknoloji, bugün 10’un üzerinde sektörde pek çok firmaya hizmet veren, odağına insanı alan, hızlı, yenilikçi, proaktif ve derin analiz yetkinlikleriyle ihtiyaca özel teknoloji çözümleri sunan bir teknoloji şirketidir. Aynı zamanda Ar-Ge merkezi de bulunan Doğuş Teknoloji, 35 farklı global iş ortağının gücü ve desteğiyle RPA, veri analitiği ve tahminleme, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, Generative AI, Mobil ve WEB uygulamaları, ERP ve CRM gibi kurumsal çözümler konularda üst düzey uzmanlıkları bulunmaktadır. Özellikle siber güvenlik alanındaki öncü uygulamalarıyla servis verdiği bölgelerin tek iş ortağı konumundadır. Değişen dünyaya hızlıca uyum sağlayabilmek için yeni teknolojileri yakından takip ederek Blockchain, mobil ve giyilebilir teknolojiler odağında çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Tehditlere Karşı Çok Katmanlı Savunma Artık Kaçınılmaz Haber

Siber Tehditlere Karşı Çok Katmanlı Savunma Artık Kaçınılmaz

Özellikle kamu servislerinin dijitalleşmesinde Kamu Bulutu konseptine geçişin henüz tamamlanmaması, kritik güvenlik açıklarına neden olabiliyor. Bu durum, sadece verileri değil, milli güvenliği ve ekonomik istikrarı da risk altına sokuyor. Dijital Türkiye’nin yerli bulutu DT Cloud, bu kritik dönemin yapay zeka destekli yeni nesil tehditlerine karşı çok katmanlı proaktif güvenlik mimarisiyle koruma sağlıyor. Siber güvenlik dünyası, yapay zekanın dönüştürücü etkisiyle yeniden tanımlanıyor. Bu yeni dönemde yapay zeka, hem savunanlar hem de saldırganlar için kritik bir teknolojiye dönüştü. Değişen tehditlere karşı, birçok ülke gibi Türkiye de Kamu Bulutu yapılarına geçiş için regülasyon çalışmalarını sürdürürken, NATO’nun Haziran 2025’te Lahey’de düzenlenen zirvesinde siber güvenliğin, müttefiklerin ekonomik ve endüstriyel kapasitesinin korunmasında stratejik bir unsur olduğu vurgulandı. Zirvede, yapay zeka destekli savunma teknolojilerinin geliştirilmesi ortak hedef olarak belirlendi. Siber saldırganlar yapay zekayı nasıl kullanıyor? Yapay zeka, siber saldırıların hızını ve ölçeğini tarihte görülmemiş seviyelere taşıyor. McKinsey'nin Mayıs 2025 tarihli raporuna göre, üretken yapay zekanın yükselişinden bu yana oltalama (phishing) saldırılarında yüzde 1200'lük bir artış yaşandı. Siber suçlular, yapay zeka araçlarını kullanarak ikna edici oltalama e-postaları, sahte web siteleri ve deepfake tabanlı kimlik sahtekarlıkları oluşturabiliyor. Makine öğrenimi algoritmaları ise kurumların savunma sistemlerini tarayarak zayıf noktaları anında tespit edip saldırı stratejilerini otomatik olarak optimize ediyor. Bu durum, kimlik taklidi ve hedefli oltalama gibi yöntemleri çok daha etkili hale getiriyor. Derinleşen güvenlik açıkları ve finansal riskler Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), yapay zekanın saldırıları daha verimli hale getirmeye devam edeceğini ve önümüzdeki yıllarda tehdit yoğunluğunu artıracağını öngörüyor. Bu artışın finansal sonuçları ise endişe verici boyutlarda. IBM ve Ponemon Institute işbirliğiyle hazırlanan "Cost of a Data Breach Report 2024" verilerine göre, global ortalama veri ihlal maliyeti 4,9 milyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Özellikle kamu bulutundan kaynaklanan ihlallerin maliyeti ise ortalama 5,17 milyon dolar ile en yüksek zararlar arasında yer alıyor. DT Cloud, bu durumun yapay zeka destekli tehditlere uyum sağlayabilen ülkeler ve kurumlar ile bu değişime adapte olamayanlar arasında ciddi bir “dijital uçurum” yaratacağı konusunda uyarıyor. DT Cloud’dan yeni nesil risklere karşı çok katmanlı koruma Günümüzde ülkelerin ve kurumların, yapay zeka ile güçlenen saldırı tekniklerine karşı çok katmanlı ve öngörüye dayalı bir savunma anlayışı benimsemesi gerekiyor. DT Cloud, bu gerekliliğe yanıt olarak klasik güvenlik çözümlerinin ötesine geçen, bütünsel bir siber güvenlik mimarisi sunuyor. Bu mimari, saldırı yüzeyini en aza indiren mikrosegmentasyon; kritik iş yüklerini internetten tamamen yalıtan kapalı (air-gapped) altyapılar; müşteri altyapılarını hem fiziksel hem bulut katmanında mantıksal olarak ayrıştıran semantik ayrıştırma ve sürekli doğrulamaya dayalı Sıfır Güven (Zero-Trust) gibi modern prensipler üzerinde çalışıyor. Hem iç ağları hem de dışa açık servisleri dinamik, otomatik ve çok katmanlı bir güvenlik çemberiyle koruyan bu mimari sayesinde kurumlar, self-servis olarak güvenlik duvarı ve DDoS koruması gibi hizmetleri anında devreye alabiliyor. DT Cloud CTO’su Yusuf Önder Us, yapay zekanın siber güvenlik dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Saldırganlar artık yapay zeka destekli otomasyon, gelişmiş örüntü tanıma ve sentetik veri üretimi gibi araçlarla daha sofistike tehditler oluşturuyor. Biz de DT Cloud olarak savunma katmanlarımızı bu yeni tehdit vektörlerine karşı yeniden yapılandırıyoruz. Yerel regülasyonlara yüzde 100 uyumlu, Türkiye lokasyonlu bulut altyapımız üzerinde çalışan yapay zekayla entegre 7/24 Siber Güvenlik Operasyon Merkezimiz, gerçek zamanlı tehdit tespiti ve otomatik yanıt mekanizmalarıyla saldırıları izlemekle yetinmiyor; tehditleri oluşmadan önce önleyecek adımlar atıyor. DT Cloud, bu noktada Türkiye'nin yerli ve milli egemen bulut altyapısı ile dijital savunma hattı olarak konumlanıyor ve dijital egemenliğin sağlanması için gereken tüm servisleri sunuyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.