Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sıfır Atık

Kapsül Haber Ajansı - Sıfır Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİKA ve Sıfır Atık Vakfı Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı Haber

TİKA ve Sıfır Atık Vakfı Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

TİKA ve Sıfır Atık Vakfı, Hanımefendi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan ve küresel bir harekete dönüşen “Sıfır Atık” seferberliğini uluslararası arenada daha etkin kılmak amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan TİKA Başkanı Abdullah Eren ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş, iş birliğinin yol haritasını paylaştı. TİKA’dan 32 ülkede 60’a yakın sıfır atık projesi TİKA Başkanı Eren, yaptığı açıklamada, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş’a teşekkür ederek, vakfın tecrübesinden istifade etmek istediklerini belirtti. TİKA’nın Türkiye’nin resmi kalkınma programını yürüten stratejik bir kuruluş olduğunu vurgulayan Eren, şunları kaydetti: “Her yıl yaklaşık 60 ülkedeki ofislerimiz aracılığıyla 170 ülkede 1500’e yakın proje yürütüyoruz. Geçtiğimiz 5 yılda Filistin’den Tanzanya’ya, Kolombiya’dan Kuzey Makedonya’ya kadar 32 farklı ülkede 60’a yakın sıfır atık projesini hayata geçirdik. Artık bu çalışmaları Sıfır Atık Vakfımız ile imzalanan protokol çerçevesinde beraber gerçekleştireceğiz. TİKA, Türkiye’nin merhamet eli ve stratejik aklıdır. Bu iş birliğiyle sıfır atık vizyonunu dost ve kardeş coğrafyalara yaymayı hedefliyoruz.” İstanbul’da “Sıfır Atık Forumu” Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş ise 2017 yılında Hanımefendi Sayın Emine Erdoğan liderliğinde başlayan hareketin bugün 193 ülkede karşılık bulan global bir vizyona dönüştüğünü hatırlattı. TİKA’nın sahadaki gücüyle vakfın uzmanlığını birleştireceklerini ifade eden Ağırbaş, şu bilgileri verdi: “TİKA’nın dünya genelinde muhteşem çalışmaları var. Bu iyi uygulamaları nasıl yaygınlaştırabileceğimizi ve toplumsal faydayı nasıl artırabileceğimizi planlıyoruz. Haziran ayında İstanbul’da düzenleyeceğimiz ‘Sıfır Atık Forumu’nda, TİKA çatısı altında yapılmış projeleri bir araya getirerek dünyadaki diğer paydaşlarla paylaşacağız.” İmzalanan protokol kapsamında, 2026 yılı itibarıyla Türkiye’nin sıfır atık konusundaki tecrübelerinin uluslararası kalkınma yardımları aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılması ve projelerin uluslararası tanınırlığının artırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektronik Atıklar Doğaya Değil Geri Dönüşüme Haber

Elektronik Atıklar Doğaya Değil Geri Dönüşüme

Çankaya Belediyesi tarafından yürütülen Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Toplanması ve Geri Dönüşüme Gönderilmesi Projesi hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, Belediyenin İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri, Ankara Çınar Lions Kulübü yetkililerinin teslim ettiği kullanım ömrünü tamamlamış elektrikli ve elektronik eşyaları teslim alarak geri dönüşüm sürecine dahil etti. Geri dönüşüme katkı, çevrenin korunması ve sürdürülebilir bir gelecek adına önemli bir örnek oluşturdu. KAYNAĞINDA AYRI TOPLAMA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Doğayı en fazla kirleten atık türlerinin başında gelen elektronik atıklar, içerdikleri ağır metaller ve zararlı bileşenler nedeniyle kontrolsüz şekilde doğaya bırakıldığında ciddi çevre ve insan sağlığı riskleri oluşturuyor. Elektronik atıkların kaynağında ayrı toplanarak geri dönüşüme gönderilmesi ya da yeniden kullanım projelerinde değerlendirilmesi çevre sağlığı için büyük önem taşıyor. Proje ile geri dönüşüm sayesinde hem tehlikeli atıkların çevreye zarar vermesi önleniyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlanarak hammadde ihtiyacının karşılanması ve evsel atık yükünün azaltılması hedefleniyor. SIFIR ATIK HAREKETİNE DAVET Çankaya Belediyesi’nin elektrikli ve elektronik atık toplama uygulaması, sıfır atık hedefleri doğrultusunda örnek bir çevre hizmeti olarak öne çıkıyor. Belediye, bu uygulama ile vatandaşları elektronik atıklarını çöpe atmak yerine geri dönüşüme kazandırmaya teşvik ederken, doğaya duyarlı bir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına da katkı sunuyor. Çankaya Belediyesi, tüm kurum ve vatandaşları elektronik atıklarını ayrı toplayarak sıfır atık hareketine destek vermeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey’den Sürdürülebilirlikte Güçlü Adım Haber

Muratbey’den Sürdürülebilirlikte Güçlü Adım

Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” seçilen Waste Log’un ödüllü dijital altyapısı üzerinden hayata geçirilen proje, geri dönüşümü yapay zekâ destekli, izlenebilir ve ödüllendirilen bir modele dönüştürüyor. Muratbey, geri dönüşüm alışkanlıklarının ödüllendirildiği Waste Log mobil uygulaması üzerinden “Kazandıran Peynirler” projesini hayata geçirdi. Proje, gıda sektöründe tüketim sonrası atık yönetimini merkeze alan ilk örneklerden biri olma özelliği taşıyor. Kullanıcılar, Muratbey ambalajlarını geri dönüşüme atıp fotoğraf yükleyerek sistemde doğrulama aldığında karbon puanı kazanıyor. Kazanılan puanlar, indirim veya hediye kartı olarak kullanılabiliyor. “Tüketiciyi sürecin merkezine alan ve ödüllendiren bir yapı kuruyoruz” 60 yıla yaklaşan deneyimini inovasyon ve çevre dostu üretim anlayışıyla birleştiren Muratbey, bu projeyle sürdürülebilir gıda ekosistemine katkı sağlamayı hedefliyor. Waste Log uygulaması üzerinden tüketiciler, konumlarına en yakın geri dönüşüm noktalarına yönlendirilirken; yapay zekâ destekli doğrulama sistemi sayesinde geri dönüşüm süreci ölçülebilir ve izlenebilir hale geliyor. Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Kazandıran Peynirler, teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve tüketici faydasını bir araya getiren öncü bir model. Bu projeyle çevreye duyarlı davranışı teşvik ederken, tüketiciyi sürecin merkezine alan ve ödüllendiren bir yapı kuruyoruz.” Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) verilerine göre Türkiye’de yılda 5,6 milyon tonun üzerinde plastik ambalaj atığı oluştuğunu hatırlatan Uluğ, proje kapsamında Muratbey ambalajlarının yüzde 10’unu üç yıl içinde geri dönüşüme kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Bu sayede yaklaşık 108 ton CO₂ emisyonunun önlenmesi öngörülüyor. Dijital altyapı ortağımız Waste Log’a “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülü Kazandıran Peynirler’in dijital altyapı ortağı Waste Log, Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü ve IEEE Öğrenci Kolu tarafından düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri kapsamında, Sıfır Atık Market projesiyle “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü. Akademi, sivil toplum ve halk oyunun birlikte değerlendirildiği bu ödül, projenin çevresel ve toplumsal etkisini tescilledi. Muratbey, “daha iyi gıda, daha iyi gelecek” vizyonu doğrultusunda; karbon ayak izini azaltan, tüketici katılımını artıran ve ölçülebilir sürdürülebilirlik etkisi yaratan projelere yatırım yapmaya devam ediyor.

“Dünya İçin Lazım” Projesinde 70 Bin Kişiye Doğayı Koruma Eğitimi Verilecek Haber

“Dünya İçin Lazım” Projesinde 70 Bin Kişiye Doğayı Koruma Eğitimi Verilecek

Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, hayata geçirdiği “Dünya İçin Lazım” projesiyle, doğayı korumak üzere kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazları geri dönüştürmeye ve WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle doğayı koruma eğitimleri vermeye devam ediyor. Proje kapsamında şu ana kadar 4 tonu aşkın e-atık toplanırken, verilen doğayı koruma eğitimleriyle de 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projede Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşılması ve 15 ton e-atığın dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek, bu toplulukların da gelecekte doğa bilinci olan ve bu bilinci etrafa yayan elçiler yetiştirmesini sağlamak. Şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye eğitim verdiğimiz projede, Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.” İlkokul ve ortaokul grupları için doğayı koruma eğitimleri “Dünya İçin Lazım” projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor. Ebeveyn ve öğretmenler için seminerler Projede doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için düzenlenen eğitmen eğitimlerinde ise Eğitmenlik Becerileri, Etkili Sunum ve Oturum Tasarımı, Çocuklarla Hak Temelli Çalışma, İçerik Aktarımı ve İçerik Deneyimleme, Teknoloji Becerileri ve E-Öğrenme Araçları, Yerel Süreçler gibi konular ele alınıyor. Bunun yanı sıra ebeveyn ve öğretmenler için organize edilen web seminerleri ile sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar ebeveyn ve öğretmenler için “Dijital Araçlarla Sürdürülebilirlik Farkındalığı: Ebeveyn ve Öğretmenler İçin Rehber”, “Doğa Eğitimi Erken Yaşta Başlar: Doğru Yöntemler, Kalıcı Etki” ve “Evde Başlayan Dönüşüm: Ailece Sürdürülebilir Yaşam Kültürü” konulu 3 web semineri düzenlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli Büyükşehir, 2025’te 16 bin 735 kilo atık topladı Haber

Kocaeli Büyükşehir, 2025’te 16 bin 735 kilo atık topladı

Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir kent vizyonuyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, denizleri ve kıyıları korumaya yönelik örnek projeleriyle 2025 yılında da takdir toplamaya devam etti. Bu doğrultuda Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na bağlı Mavi Takım Kıyı Temizlik ekipleri, binlerce kilogram atığı doğadan temizleyerek hem deniz ekosistemini korudu hem de geri dönüşüme katkı sağladı. DENİZLER VE KIYILAR İÇİN GÜÇLÜ TEMİZLİK FİLOSU Kocaeli genelinde deniz, sulak ve kıyı alanlarda oluşan kirliliklerin temizlenmesi amacıyla Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Deniz ve Kıyı Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda görev yapan 4 adet deniz süpürgesi, 3 adet amfibi araç ve derelere kurulan bariyerler sayesinde deniz yüzeyinde ve kıyı hatlarında biriken atıklar düzenli olarak toplanarak çevre ve halk sağlığı korunuyor. MAVİ TAKIM KIYILARDA GÖREV BAŞINDA Deniz süpürgeleri ve amfibi araçların temizlik yapamadığı sığ ile kayalık/taşlık kıyı alanlarında ise özellikle plastik atıkların toplanması için 2022 yılında hayata geçirilen ve çevre bilincinin sahadaki en güçlü temsilcisi olan Mavi Takım ekipleri görev alıyor. Mavi Takım, Karamürsel-Ereğli sahil bandı, Başiskele sahili, Seka Park sahili ile Tütünçiftlik-60 Evler sahil bandında aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2025’TE 16 BİN 735 KİLOGRAM ATIK TOPLANDI Mavi Takım, 20 kişilik uzman kadrosu ve çevre dostu elektrikli araçlarıyla kıyı şeridinde titizlikle çalışmalarını sürdürürken, yalnızca 2025 yılı içerisinde 12 bin 147 kilogramı geri dönüştürülebilir olmak üzere toplam 16 bin 735 kilogram atığı kıyılardan toplayarak sahil ve deniz alanlarının sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalarıyla fark yarattı. Toplanan geri dönüştürülebilir atıklar, sıfır atık prensibi doğrultusunda geri kazanım tesislerine gönderilerek ekonomiye kazandırılırken, geri dönüşümü mümkün olmayan 4.588 kilogram atık ise düzenli depolama tesislerinde bertaraf edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum" Haber

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum"

Yılmaz, 25 yılı aşkın İK serüvenini, değişen başarı tanımını ve dijital dönüşümün İK'daki yerini samimiyetle paylaştı. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Nevzat YILMAZ, 25 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak çalışmaktayım. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim tecrübelerle, şu an Hastavuk A.Ş. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü olarak görev yapıyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İnsan Kaynakları alanının dışında Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ünvanına sahibim. Bir dönem Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak İnsan Kaynakları Bilirkişisi olarak da görev yaptım. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürlüğü dışında; İKAYDER (İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hedefiyle yola çıktığım kariyer hayatımın ilk yıllarında; o yıllarda şirketlerin çoğunda İnsan Kaynakları yapılanması bulunmadığından, muhasebe departmanı içinde kendine yer edinmiş Personel Özlük İşleri ve Bordrolama Operasyonları ile tanıştım. Açıkçası, neredeyse insana dair herşeyi barındırdığından muhasebeden daha fazla ilgimi çekti ve bu alana yöneldim. 2000 yılların başlarından itibaren personel departmanı, insan kaynakları fonksiyonlarının gelişmesiyle birlikte, İnsan Kaynakları Bölümü yapılanması haline geldi. Sadece kariyerimin değil, tüm şirketlerin de en önemli dönüm noktası bence buydu. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Mesleğe ilk başladığım gençlik yıllarımda başarı, ünvan ve para kazanmaktı. Sonra başarının anlamı benim için çok değişti. Üretken olmak, katma değer yaratmak ve insana dair her konuda materyalist düşünceden uzaklaşarak, sadece birlikte çalıştığınız değil, çevrenizdeki insanların da gelişimine katkıda bulunmak ve bunların olumlu etkilerini somut olarak gözlemlemek, benim tek motivasyon kaynağım haline geldi. Hayatına dokunduğunuz insanların başarılarını görmek gerçekten çok motive edici. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Çalışma hayatı için bahsedecek olursak, odağımız insan ve insana dair herşey olduğundan, süreç dışında yönetemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef. Hızlı çözüm üretmek, ani kararlar almak güçlü bir öngörü gerektirmekte her daim hazır olmanız gerekmekte. Yaşanılan olaylardan aldığım referanslarla stratejiler belirlemek ve prensiplerinizde tutarlı olmak başarıyı da beraberinde getirmekte. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle insanın gerçekten kendini tanıması gerekiyor. Bu mesleği yapmak, başarılarla dolu bir iş hayatı geçirmek istiyorsanız, öncelikle yaptığınız işi sevmeniz ve ötesinde sabırlı ve tutkulu olmanız gerekiyor. Sonrasında empati yetkinliğinizin gelişmesi, güçlü iletişim becerileri ile insanların güvenini kazandığınızda başarı basamaklarını emin adımlarla çıkacaklarından kuşkum yoktur. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Tek kelime ile GÜVEN. Gerek iş hayatında gerekse karakteristik olarak ekibime güven vermek ve güven duymak isterim. Çünkü ekip çalışmalarımızda hedefimizi net olarak belirler ve bu doğrultuda tüm arkadaşlarımın insiyatif almasını sağlar ve desteklerim. Böylelikle ekibimdeki her bireyin mesleki ve ahlaki olarak gelişimlerine katkıda bulunduğumu düşünürüm. Kısacası ekibimdeki herkesi derinden önemserim. Anlık yapıcı geri bildirimler ile yaptıkları çalışmaların ne kadar değerli olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Tabi ki başarının ardından ödül, kaçınılmaz olur bizim ekipte. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Dünya markası olma vizyonu ve bunun için sürekli gelişmek ve geliştirmek misyonu ile donatılmış şirketimizde, İnsan Kaynakları departmanı olarak öncelikle şirketimizin yapacağı yeni yatırımlarla daha fazla istihdam olanağı, mevcut çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmak hiç sönmeyen arzumuzdur. 2026 yılı içerisinde özellikle İK alanında dijital dönüşümün her odağında yer almak istiyor ve buna göre süreçlerimizi şekillendiriyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Günümüzde sektör ayırmaksızın her şirketin karşılaştığı gibi ekonomik belirsizlikler ve hiç bitmeyen bir rekabet ile bizde karşılaşmaktayız, fakat bizi ayıran özellik, yönetim ekibimizin güçlü öngörü ve rekabet ortamında dahi çalışanlarımızın potansiyellerini pik seviyeye çıkarmanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olmasıdır. Bu farkındalık sayesinde kalite ve verimlilik ile ilgili rekabeti en aza indirgeyebiliyorsunuz. Bir de doğru pozisyonlanma ile yerel ve uluslararası pazarda farkınız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirlik konusu oldukça derin, üretici – tüketici demeden tüm dünyanın, tüm insanlığın seferber olması gereken bir konu olarak görüyorum. Lokal olarak yakın geçmişte şehrimizde yaşadığımız planlı su kesintileri buna en somut örnek. Global anlamda bu tarz bir durumun yaşandığını düşünmek bile istemem. O sebeple sadece hammadde, enerji, işgücü gibi üretim veya hizmet şirketlerini kapsamaktan çok öte bir konu. Tüm yaşamsal kaynakların sürdürülebilirliği ile ilgili ülkelerin, siyasi yöneticilerin, halkların, kaynaklarını etkin kullanmaları ile ilgili politikalar geliştirmesi, stratejilerin belirlenmesi farkındalığın tabana kadar yayılması gerekli. Hastavuk A.Ş. olarak da “Sıfır Atık” – “Biyoenerji” gibi alanlarda oldukça ileri projeler üretiyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve yapay zekâ, işimize yardımcı “bot”lar. Doğru kullanıldığında harika işler çıkarabiliyorlar. En önemlisi zamanınız size kalıyor ve gelişim yolculuğunda operasyondan uzaklaşarak stratejiler oluşturmanıza yardımcı oluyorlar. İnsan Kaynaklarının her alanında dijital ürünlerin hepsini yakından tanımaya çalışıyoruz. En iyi uygulamaları inceleme imkânı bulmaya çalışıyoruz. Böylelikle çalıştığım şirketimde ve sektörel bazda en iyi iş modelini tasarlamaya çalışıyoruz. Süreçlerimizin çoğunu dijital ortama taşıdık, kurumsal kaynak kullanımının verimli hale gelmesi için şirketimizde ERP sistemi hayata geçirildi. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bizim jenerasyonumuz için bilgiye ulaşmak, bizden önceki dönemde tecrübe kazanmış kişilere ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi ise durum değişti. Artık bilgi her yerde, elimizdeki cihazlara kadar geldi. İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen gençler öncelikle bilgi sahibi olacaklar, her alanda kendilerini geliştirecekler, sosyalleşecekler, iletişim becerilerini geliştirecekler. Mübalağa etmek istemem fakat oldukça rekabetçi bir ortamdalar ve onları ön plana çıkaran temel yetkinliklerini en iyi şekilde sergilemeleri gerekiyor. Yabancı dil ve teknoloji becerileri ise artık kaçınılmaz.

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum" Haber

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum"

Yılmaz, 25 yılı aşkın İK serüvenini, değişen başarı tanımını ve dijital dönüşümün İK'daki yerini samimiyetle paylaştı. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Nevzat YILMAZ, 25 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak çalışmaktayım. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim tecrübelerle, şu an Hastavuk A.Ş. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü olarak görev yapıyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İnsan Kaynakları alanının dışında Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ünvanına sahibim. Bir dönem Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak İnsan Kaynakları Bilirkişisi olarak da görev yaptım. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürlüğü dışında; İKAYDER (İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hedefiyle yola çıktığım kariyer hayatımın ilk yıllarında; o yıllarda şirketlerin çoğunda İnsan Kaynakları yapılanması bulunmadığından, muhasebe departmanı içinde kendine yer edinmiş Personel Özlük İşleri ve Bordrolama Operasyonları ile tanıştım. Açıkçası, neredeyse insana dair herşeyi barındırdığından muhasebeden daha fazla ilgimi çekti ve bu alana yöneldim. 2000 yılların başlarından itibaren personel departmanı, insan kaynakları fonksiyonlarının gelişmesiyle birlikte, İnsan Kaynakları Bölümü yapılanması haline geldi. Sadece kariyerimin değil, tüm şirketlerin de en önemli dönüm noktası bence buydu. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Mesleğe ilk başladığım gençlik yıllarımda başarı, ünvan ve para kazanmaktı. Sonra başarının anlamı benim için çok değişti. Üretken olmak, katma değer yaratmak ve insana dair her konuda materyalist düşünceden uzaklaşarak, sadece birlikte çalıştığınız değil, çevrenizdeki insanların da gelişimine katkıda bulunmak ve bunların olumlu etkilerini somut olarak gözlemlemek, benim tek motivasyon kaynağım haline geldi. Hayatına dokunduğunuz insanların başarılarını görmek gerçekten çok motive edici. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Çalışma hayatı için bahsedecek olursak, odağımız insan ve insana dair herşey olduğundan, süreç dışında yönetemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef. Hızlı çözüm üretmek, ani kararlar almak güçlü bir öngörü gerektirmekte her daim hazır olmanız gerekmekte. Yaşanılan olaylardan aldığım referanslarla stratejiler belirlemek ve prensiplerinizde tutarlı olmak başarıyı da beraberinde getirmekte. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle insanın gerçekten kendini tanıması gerekiyor. Bu mesleği yapmak, başarılarla dolu bir iş hayatı geçirmek istiyorsanız, öncelikle yaptığınız işi sevmeniz ve ötesinde sabırlı ve tutkulu olmanız gerekiyor. Sonrasında empati yetkinliğinizin gelişmesi, güçlü iletişim becerileri ile insanların güvenini kazandığınızda başarı basamaklarını emin adımlarla çıkacaklarından kuşkum yoktur. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Tek kelime ile GÜVEN. Gerek iş hayatında gerekse karakteristik olarak ekibime güven vermek ve güven duymak isterim. Çünkü ekip çalışmalarımızda hedefimizi net olarak belirler ve bu doğrultuda tüm arkadaşlarımın insiyatif almasını sağlar ve desteklerim. Böylelikle ekibimdeki her bireyin mesleki ve ahlaki olarak gelişimlerine katkıda bulunduğumu düşünürüm. Kısacası ekibimdeki herkesi derinden önemserim. Anlık yapıcı geri bildirimler ile yaptıkları çalışmaların ne kadar değerli olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Tabi ki başarının ardından ödül, kaçınılmaz olur bizim ekipte. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Dünya markası olma vizyonu ve bunun için sürekli gelişmek ve geliştirmek misyonu ile donatılmış şirketimizde, İnsan Kaynakları departmanı olarak öncelikle şirketimizin yapacağı yeni yatırımlarla daha fazla istihdam olanağı, mevcut çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmak hiç sönmeyen arzumuzdur. 2026 yılı içerisinde özellikle İK alanında dijital dönüşümün her odağında yer almak istiyor ve buna göre süreçlerimizi şekillendiriyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Günümüzde sektör ayırmaksızın her şirketin karşılaştığı gibi ekonomik belirsizlikler ve hiç bitmeyen bir rekabet ile bizde karşılaşmaktayız, fakat bizi ayıran özellik, yönetim ekibimizin güçlü öngörü ve rekabet ortamında dahi çalışanlarımızın potansiyellerini pik seviyeye çıkarmanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olmasıdır. Bu farkındalık sayesinde kalite ve verimlilik ile ilgili rekabeti en aza indirgeyebiliyorsunuz. Bir de doğru pozisyonlanma ile yerel ve uluslararası pazarda farkınız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirlik konusu oldukça derin, üretici – tüketici demeden tüm dünyanın, tüm insanlığın seferber olması gereken bir konu olarak görüyorum. Lokal olarak yakın geçmişte şehrimizde yaşadığımız planlı su kesintileri buna en somut örnek. Global anlamda bu tarz bir durumun yaşandığını düşünmek bile istemem. O sebeple sadece hammadde, enerji, işgücü gibi üretim veya hizmet şirketlerini kapsamaktan çok öte bir konu. Tüm yaşamsal kaynakların sürdürülebilirliği ile ilgili ülkelerin, siyasi yöneticilerin, halkların, kaynaklarını etkin kullanmaları ile ilgili politikalar geliştirmesi, stratejilerin belirlenmesi farkındalığın tabana kadar yayılması gerekli. Hastavuk A.Ş. olarak da “Sıfır Atık” – “Biyoenerji” gibi alanlarda oldukça ileri projeler üretiyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve yapay zekâ, işimize yardımcı “bot”lar. Doğru kullanıldığında harika işler çıkarabiliyorlar. En önemlisi zamanınız size kalıyor ve gelişim yolculuğunda operasyondan uzaklaşarak stratejiler oluşturmanıza yardımcı oluyorlar. İnsan Kaynaklarının her alanında dijital ürünlerin hepsini yakından tanımaya çalışıyoruz. En iyi uygulamaları inceleme imkânı bulmaya çalışıyoruz. Böylelikle çalıştığım şirketimde ve sektörel bazda en iyi iş modelini tasarlamaya çalışıyoruz. Süreçlerimizin çoğunu dijital ortama taşıdık, kurumsal kaynak kullanımının verimli hale gelmesi için şirketimizde ERP sistemi hayata geçirildi. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bizim jenerasyonumuz için bilgiye ulaşmak, bizden önceki dönemde tecrübe kazanmış kişilere ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi ise durum değişti. Artık bilgi her yerde, elimizdeki cihazlara kadar geldi. İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen gençler öncelikle bilgi sahibi olacaklar, her alanda kendilerini geliştirecekler, sosyalleşecekler, iletişim becerilerini geliştirecekler. Mübalağa etmek istemem fakat oldukça rekabetçi bir ortamdalar ve onları ön plana çıkaran temel yetkinliklerini en iyi şekilde sergilemeleri gerekiyor. Yabancı dil ve teknoloji becerileri ise artık kaçınılmaz.

Saya Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Saya Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, sürdürülebilirliğin holding yapısındaki yerini aktarırken, stratejik önemine dikkat çekti. Mengi, “Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratımının temeli olarak görüyoruz” dedi. Saya Holding’te Folkart’ın yeşil yapı uygulamalarından Humanis’in düşük karbonlu üretimine, Volt Teknoloji’nin dijital üretim altyapısına kadar; iştirakler sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladı. Elektrik tüketimini yüzde 17, su tüketimini yüzde 53 azaltan Saya Holding, 2030’da operasyonlarını tamamen sürdürülebilir standartlara taşımayı planlıyor. Sağlık, sanayi, teknoloji ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösteren Folkart, Humanis, Volt Teknoloji’yi bünyesinde bulunduran Saya Holding 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi imzacısı olan Saya Holding, bu yıl enerji verimliliği, su yönetimi, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve eşitlik alanlarında elde edilen sonuçları kamuoyu ile paylaştı. Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, sürdürülebilirliğin holding yapılanmasındaki stratejik önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Tüm iştiraklerimizde sürdürülebilirlik çalışmalarının etkin ve uyumlu şekilde ilerlemesini merkezi bir yaklaşımla koordine ediyoruz. Yatırımlarımızın her aşamasında yerel ve küresel regülasyonları, sektör rehberlerini ve uluslararası standartları esas alarak çevresel, toplumsal ve yönetişim odaklı uygulamaları titizlikle entegre ediyoruz. Sürdürülebilirliği sadece bir uyum gerekliliği olarak değil, uzun vadeli değer yaratımının temel stratejik yol haritası olarak görüyor; tüm şirketlerimizin büyüme perspektifini bu anlayışla şekillendiriyoruz. Ayrıca Eşitlik ve Etik yönetimi alanında çok duyarlıyız.” Cem Mengi, Saya Holding bünyesinde sürdürülebilirlik süreçlerini yöneten, vizyon geliştiren Strateji İş Geliştirme Direktörlüğü’nün bu alanda yoğun emek verdiğini belirterek, Saya Holding Strateji İş Geliştirme Direktörü Caner Özsaran ve ekibine teşekkür etti. Folkart: Yeşil Dönüşüm İzmir’in kentsel kimliğini dönüştüren projelere imza atan holdingin lokomotif markası Folkart, 2024 yılında sürdürülebilir yapı yaklaşımını güçlendiren uygulamaları devreye aldı. Nova Projesi’nde yüzde 17 enerji tasarrufu sağlanırken; şantiyelerde kurulan ayrıştırma sistemleri sayesinde 2.000 kg tehlikeli ve 4.400 kg tehlikesiz atık geri kazanıma yönlendirildi. Yağmur suyu toplama ve gri su sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla su yönetimi iyileştirilirken, dijital kalite kontrol uygulamaları kâğıt tüketimini azaltarak çevresel etkiyi düşürdü. Folkart Nature uygulamalarıyla şirketin karbon ayak izi yıl içinde yüzde 16,48 azaltıldı. Akıllı bina otomasyon sistemleri ve enerji verimliliği yüksek malzemeler, holdingin yeşil dönüşüm yaklaşımını somutlaştırdı. Folkart’ın da diğer iştirakler gibi WEP’s imzacısı olarak, kadının güçlendirilmesi ilkelerinin arkasında durduğu belirtildi. Düşük Karbon Üretim Türkiye’nin önde gelen yerli ilaç üreticilerinden Humanis, 2024’te enerji ve su yönetiminde güçlü bir performans sergiledi. Yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 19,98’den yüzde 22,05’e yükseldi; doğalgaz tüketimi 15.448.150 kWh’den 14.055.295 kWh’ye geriledi. Kasım ayında devreye alınan arazi GES yatırımı, karbon azaltım hedefine stratejik katkı sağladı. Su tüketimi yüzde 15 düşerek 108.351 m³’ten 92.149 m³’e indi. Geri dönüşüm oranının yıl içinde yüzde 37 artması ve ambalaj optimizasyonu sayesinde atığın kaynağında azalması, Humanis’i döngüsel ekonomi uygulamalarında öne çıkardı. Enerji verimliliği yatırımlarıyla Humanis, Turkish Time’ın EN-VERİM 100 listesine giren tek ilaç şirketi oldu. Volt Teknoloji: Dijital Üretim Savunma, havacılık ve ileri mühendislik alanlarında faaliyet gösteren Volt Teknoloji, 2024’te üretim ve proje yönetimini tamamen dijital tabana taşıdı. Redmine tabanlı proje yönetim sisteminin devreye alınması operasyonel hız sağlarken, SAP iyileştirmeleri ve RPA uygulamaları doküman akışını dijitalleştirerek kâğıt tüketimini düşürdü. Jeneratör kontrol ünitelerinde yapılan teknik iyileştirmeler enerji optimizasyonuna katkı sunarken, tedarik zincirinde kurulan yeni teknoloji iş birlikleri sürdürülebilir üretim kapasitesini güçlendirdi. Saya Holding Merkezi: Kaynak Tasarrufu Holding merkezinin Link Plaza’ya taşınması, operasyonel sürdürülebilirlik performansına doğrudan yansıdı. 2024 yılında elektrik tüketimi yüzde 17, su tüketimi ise yüzde 53 oranında azaltıldı. Kâğıt, plastik ve ambalaj kullanımında kaydedilen düşüş, ofis operasyonlarının karbon etkisini önemli ölçüde azalttı. Ayrıca yıl boyunca 1,2 ton elektronik atık geri kazanıma yönlendirildi. Saya Holding, 2025 yılında Link Plaza için Sıfır Atık Belgesi başvurusunda bulunacağını açıkladı. Eşitlik ve Etik Yönetimi Saya Holding, 2024’te eşitlik ve etik yönetimi alanlarında önemli ilerlemeler kaydetti. WEP’s imzacısı olarak 2030 Toplum ve Eşitlik Hedeflerimizi belirledik ve kamuoyu ile paylaşmak üzere raporumuzda yer verdik. Eşit işe eşit ücret politikası tüm iştiraklerde standart hale getirilirken, etik bildirim hattı yenilenerek zorunlu eğitimler tüm çalışanların erişimine açıldı. 2024’te düzenlenen “Etik Farkındalık Günü”, ortak etik kültürünün güçlenmesine katkı sağladı. Etik Farkındalık Günü’nü her yıl kutlayacağız. Ar-Ge ve İnovasyon Saya Holding, 2024’te Ar-Ge ve inovasyonu sürdürülebilir büyümenin temel bileşeni olarak konumlandırdı. Humanis’in biyoteknolojik ilaç geliştirme projeleri TÜSEB ve TÜBİTAK destekleriyle ilerlerken, Volt Teknoloji’de dijital tabanlı proje yönetimi ve ileri mühendislik uygulamaları tedarik zincirinde hız ve enerji verimliliği sağladı. Folkart’ın akıllı bina teknolojileri ve dijital ikiz uygulamaları enerji tasarrufu yüksek projelerin geliştirilmesine imkan verdi. Holdingin Sayanova Kurum İçi İnovasyon Programı, çalışan fikirlerinin sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı projelere dönüşmesini sağlayarak yenilikçiliği kurumsal kültürün parçası haline getirdi. SAYA’NIN 2030 Sürdürülebilirlik Vizyonu Saya Holding, 2030 stratejisinde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları, su yönetimi ve döngüsel ekonomiyi temel alan ortak bir sürdürülebilirlik modeli oluşturmayı hedefliyor. Holding, tüm iştiraklerde çevresel ve toplumsal etkiyi uluslararası standartlarla ölçen bir yönetişim yapısına geçeceğini raporda duyurdu.

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı Haber

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı

Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonu ile hareket eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, pilot şehir olarak yer aldığı SWAP projesi kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi, Kocaeli’deki mevcut sıfır atık uygulamaları ve Büyükşehir’in Çevre Bilgi Sistemi ve Teşvik Projesi Altyapısının Oluşturulması ve Kullanılması Ortak Hizmet Projesi ile hayata geçirdiği “Sıfır Atık Noktaları” uygulaması “Sıfır Atık Noktaları” ve “Çevre Bilgi Sistemi” gibi altyapı çalışmaları katılımcı ülkelere aktarıldı. ATIK YÖNETİMİ ÇİN’DE KATILIMCI ÜLKELERE AKTARILDI Sürdürülebilir üretim ve tüketim, döngüsel ekonomi ve atık hiyerarşisi ilkeleri doğrultusunda kirlilik ve kaynak israfını azaltmak amacıyla 5 pilot ülkede hayata geçirilen proje süreci kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve UNDP yetkilileri ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem ile Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Strateji ve Planı, Kocaeli’deki mevcut atık yönetimi uygulamaları ve sıfır atık iyi uygulama örnekleri katılımcı ülkelere anlatıldı. TÜRKİYE’Yİ SWAP PROJESİNDE KOCAELİ TEMSİL EDİYOR Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen SWAP projesi dünyada yalnızca Kocaeli, Tianjin, Freetown, Montevideo ve Tunus şehirlerinde uygulanıyor. SWAP projesi, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda sıfır atık ve sıfır kirlilik hedeflerine ulaşmayı amaçlarken, şehir düzeyinde entegre planlama, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumun tümüne erişilebilir bilgi paylaşımı ile uzun vadeli bir sıfır atık vizyonunu destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.