Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sıfır Atık Vakfı

Kapsül Haber Ajansı - Sıfır Atık Vakfı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık Vakfı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vakıfbank'tan COP31 Öncesi Yeşil ve Dijital Dönüşüme 12 Finansman Ürünüyle Destek Haber

Vakıfbank'tan COP31 Öncesi Yeşil ve Dijital Dönüşüme 12 Finansman Ürünüyle Destek

VakıfBank, üretimi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve işletmelerin rekabet gücünü artıran Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı yaklaşımı kapsamında Geleceğe Değer Paketi’ni tanıttı. COP31 öncesinde kamuoyuyla paylaşılan paket, KOBİ’ler başta olmak üzere ticari ve kurumsal işletmelerin dönüşüm ihtiyaçlarına 12 finansman ürünüyle yanıt veriyor. Geleceğe Değer; işletmelerin enerji ve kaynak kullanımını iyileştiren, üretim süreçlerini dijitalleştiren, ihracatta dönüşüme hazırlığını destekleyen ve yatırımlarını çevresel risklere karşı güçlendiren çözümleri aynı çatı altında bir araya getiriyor. İşletmelere yatırımın niteliğine göre yatırım kredisi, proje kredisi ve tamamlayıcı işletme ihtiyaç kredisi seçenekleri sunuluyor. “Kalkınma hedeflerini işletmelerin yatırımlarıyla buluşturuyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Geleceğe Değer’in Bankanın kalkınma yaklaşımının yeni bir adımı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışımızla, ülkemizin kalkınma yolculuğunda fark oluşturan her alanda yer almayı ve bu yolla ülkemize değer katmayı vizyon edindik. İmalatçının, üreticinin, sanayicinin, ihracatçının, kadın ve genç girişimcilerin ana bankası olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu anlayışla finansmanı; üretime, istihdama, verimliliğe ve rekabet gücüne katkısıyla birlikte ele alıyoruz. Geleceğe Değer ile işletmelerimizin bugünkü yatırım ihtiyaçlarını karşılarken geleceğin üretim ve ticaret koşullarına hazırlanmalarını destekliyoruz.” Arslan, paketin hedefini ve uygulama yaklaşımını ise şöyle açıkladı: “Geleceğe Değer Paketi kapsamında ülke ekonomimize 50 milyar TL finansman sağlamayı hedefliyoruz. Uluslararası kaynaklarla finansman gücümüzü artırıyor, iş birliklerimizle dönüşümün farklı aşamalarında işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Farkındalık oluşturmak, ihtiyacı ölçmek, yol göstermek, uygun yatırımı finanse etmek ve etkiyi izlemek, Geleceğe Değer yaklaşımımızın birbirini tamamlayan adımlarını oluşturuyor. KGF kefaleti de KOBİ’lerimizin teminat ihtiyacının karşılanmasına destek olarak bu yatırımların hayata geçirilmesini kolaylaştıracak. Geleceğe bugünden değer katıyor; yeşil dönüşümü üretime, üretimi kalkınmaya, kalkınmayı ülkemiz için kalıcı değere dönüştürüyoruz.” “VakıfBank’ın Attığı Bu İkinci Adım Son Derece Kıymetli” 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteğiyle başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin bugün küresel ölçekte örnek gösterilen bir dönüşüm halini aldığını dile getiren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise, “Yola çıktığımızda yüzde 13 olan geri kazanım oranımız bugün yüzde 40'lara ulaştı. Dokuz yılda 90 milyon ton atığı ekonomimize kazandırdık. Bu dönüşümün ekonomimize katkısı 2025 yılı itibarıyla 365 milyar lirayı buldu. Ayrıca 180 milyon ton sera gazı emisyonunun önüne geçtik. Türkiye'nin girişimiyle 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesi de bu başarının küresel ölçekteki karşılığıdır. Ancak önümüzde hâlâ önemli bir fırsat var. Atık tesislerine ulaşan her 10 ton atığın 7'si geri kazanılmadan bertaraf ediliyor. Oysa sanayimiz hammaddeye ihtiyaç duyarken kendi kaynaklarımızı ekonomiye kazandıramamak önemli bir kayıptır. Bu nedenle sıfır atık, aynı zamanda hammadde ve arz güvenliği meselesidir. Sanayimizin gelecekteki hammadde güvencesi, şehirlerimizin atıklarında saklıdır” ifadelerini kullandı. Hedeflerin hayata geçmesi için yanıtlanması gereken sorunun “Kim finanse edecek?” olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti: “Bugün tanıtılan ve imzalanacak olan yeni finansman paketi, bu soruya Türkiye'den verilen güçlü bir cevaptır. Geçtiğimiz Eylül ayında Sıfır Atık Vakfımız ile VakıfBank iş birliğinde hayata geçirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, bu dönüşümün finansman ayağında önemli bir başlangıç oldu. VakıfBank'ın COP31'e günler kala attığı bu ikinci adım, sıfır atığı sosyal sorumluluk başlığının ötesine taşıyarak bankacılığın ve kalkınmanın ana gündemine yerleştirmesi bakımından son derece kıymetlidir. Öncü adımları için VakıfBank Genel Müdürü Sayın Osman Arslan'a ve VakıfBank ailesine, destekleri için Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdoğan Özegen'e, sanayimizin dönüşüm iradesini bugün burada temsil eden MESS Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özgür Burak Akkol'a teşekkür ediyorum.” “Maliyetleri azaltarak rekabet gücünü artıracağız” “Türkiye’nin üretimdeki gücünü geleceğe taşımak için KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümünü desteklemeliyiz” diyen Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise, “İşletmelerimizin daha az enerjiyle, kaynaklarını daha verimli kullanarak üretmesi, hem maliyetlerini azaltacak hem de rekabet gücümüzü artıracaktır. Bu nedenle yeşil dönüşümü, üretimimizin ve ihracatımızın geleceği açısından önemli bir yatırım alanı olarak görüyoruz” şeklinde konuşan Özegen, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Finansman imkânlarını üreticimizin ihtiyaçlarıyla buluşturabildiğimiz ölçüde, iklim hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürebiliriz. KGF olarak sorumluluğumuzun, işletmelerimizin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken yarına hazırlanmasına da katkı sunmak olduğuna inanıyoruz. VakıfBank ile güç birliğimizi bu anlayışla sürdürüyor, daha verimli üreten, daha güçlü rekabet eden ve sürdürülebilir büyüyen bir Türkiye için çalışıyoruz.” KUTU… Mevcut kaynaklardan COP31’de yeni anlaşmalara VakıfBank’ın Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirdiği Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı Paketi kapsamında, mayıs ayından bu yana yaklaşık 15 bin kadın ve genç girişimciye 1 milyar dolar finansman sağlandı. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin edilen 300 milyon dolarlık, 10 yıl vadeli kaynak ise deprem bölgesinin yeniden inşasına ve KOBİ’lerin yeşil yatırımlarına yönlendiriliyor. Yıl başından bu yana uluslararası piyasalardan temin ettiği 9 milyar dolarlık kaynağın 7 milyar dolarını ülkemizin sürdürülebilir kalkınma önceliklerine yönlendiren VakıfBank, bu alandaki iş birliklerini genişletiyor. Banka, COP31 kapsamında dört farklı uluslararası finans kuruluşuyla sürdürülebilirlik temalı yeni kaynak anlaşmalarının imza törenlerini gerçekleştirecek. Böylece uluslararası finansman imkânlarının işletmelerin somut dönüşüm yatırımlarına aktarılması için kaynak kapasitesi güçlendirilecek. Farkındalıktan ölçüme ve finansmana uzanan iş birliği Geleceğe Değer’in uygulama yaklaşımında her iş birliği, işletmelerin dönüşüm sürecindeki farklı bir ihtiyaca karşılık veriyor. Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen iş birliği; kaynakların sorumlu kullanımı ve döngüsel ekonomi konusunda farkındalığın artırılmasını, Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi’nin tanıtılarak daha fazla işletmeye ulaştırılmasını destekliyor. Böylece bilinçlendirme çalışmalarıyla yatırım ihtiyaçlarının finansman çözümleriyle buluşturulması amaçlanıyor. MEXT Teknoloji Merkezi ile ilgili ürünler kapsamında yürütülen çalışmalar ise işletmelerin mevcut durumlarının ölçülmesine, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesine ve işletmeye özel yol haritalarının hazırlanmasına katkı sağlıyor. VakıfBank, bu yol haritalarındaki uygun yatırımları finansmanla buluşturuyor. Ölçümle başlayan bu yaklaşım, yatırımların hedeflenen dönüşümle ilişkilendirilmesine ve sağlanan etkinin izlenmesine zemin oluşturuyor. Kredi Garanti Fonu (KGF) ile iş birliği kapsamında, KGF kefaletiyle teminat imkânları güçlendirilerek KOBİ’lerin dönüşüm yatırımlarına erişimi kolaylaştırılıyor. Böylece dönüşüm yatırımı yapmak isteyen işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırılarak belirlenen ihtiyaçların somut yatırımlara dönüşmesine katkı sağlanacak. İşletmelerin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına 12 finansman çözümü Geleceğe Değer, 11 finansman ürününü Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile aynı çatı altında buluşturuyor. Her ürün, işletmelerin faaliyet alanına ve yatırım ihtiyacına göre farklı bir dönüşüm alanına odaklanıyor. Üretimde Verimlilik, makine ve ekipman yenilemesiyle üretim ve enerji verimliliğini artıran yatırımları destekliyor. Enerjim Doğadan, güneş santralleri dâhil yenilenebilir enerji üretimi ve depolama yatırımlarına finansman sağlıyor. Bu çözümler, işletmelerin üretim altyapılarını ve enerji kullanımını birlikte ele almalarına imkân tanıyor. Dijital Dönüşüm Destek, kurumsal kaynak planlamadan yapay zekâya, bulut bilişimden siber güvenliğe uzanan teknoloji yatırımlarını finanse ederek işletmelerin süreçlerini geliştirmelerini destekliyor. Kadına Değer, kadın girişimcilerin yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına odaklanarak dönüşüm finansmanına erişimlerini güçlendiriyor. İhracatçılara Özel Yeşil Vize, MEXT iş birliğiyle karbon emisyonunun hesaplanmasını, dekarbonizasyon yol haritasının hazırlanmasını ve bu yol haritasındaki emisyon azaltım yatırımlarının finansmanını bir araya getiriyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim Uyum Kredisi (ESG) ise işletmeye özel hazırlanan uyum yol haritasındaki yatırımlara finansman sağlıyor. Bu iki üründe ölçüm ve yol haritası, yatırım kararının temelini oluşturuyor. Mavi Finans, su ve deniz kaynaklarını koruyan yatırımları; Orman Koruma ise ormanların korunmasına katkı sunan yeşil dönüşüm yatırımlarını destekliyor. İklime Dayanıklı Şehirler / Afet Dirençli Yapılar, tesisleri deprem, sel ve yangın gibi risklere karşı güçlendiren önleyici yatırımları kapsıyor. Yeşil Bina ve Sürdürülebilir Yapılar, enerji performansı yüksek ticari binaların edinilmesine ve binalardaki yenilenebilir enerji ile şarj altyapısı yatırımlarına finansman sağlıyor. Vinov Green, çevresel, sosyal ve yönetişim ilkelerini benimseyen tedarikçileri dijital tahsilat ve finansman çözümleriyle destekleyerek dönüşümü tedarik zincirine taşıyor. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ise sorumlu hammadde kullanımı, sürdürülebilir üretim, toplama ve ayrıştırma, geri kazanım ve yeniden işleme, yeniden üretim ve değer kazanımı ile sorumlu kullanım ve dağıtım alanlarındaki yatırımları kapsıyor. Böylece finansman desteği, üretimin ve kaynak kullanımının farklı aşamalarına yayılıyor. Döngüsel ekonomide somut sonuçlar 15 Eylül’de Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, döngüsel ekonominin 6 temel alanında 93 farklı yatırım türünü kapsıyor. Bu pakete yönelik 3 milyar TL’lik KGF kefalet desteğiyle güçlendirilen finansman modeli kapsamında, yaklaşık bir buçuk ayda 300’den fazla işletmeye 600 milyon TL’nin üzerinde finansman sağlandı. VakıfBank, Geleceğe Değer ile uluslararası kaynak temininden işletmelerin yatırım ihtiyaçlarına, farkındalık çalışmalarından teknik ölçüme ve teminat desteğine uzanan yaklaşımını genişletiyor. Banka, COP31’de yeni kaynak anlaşmalarının imza törenlerinin yanı sıra tematik panel ve etkinliklerle de yer alarak işletmelerin dönüşümüne ve ülkemizin 2053 net sıfır emisyon hedefine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sıfır Atık’ta 9 Yıllık Dönüşüm COP31’e Taşınıyor Haber

Sıfır Atık’ta 9 Yıllık Dönüşüm COP31’e Taşınıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılını kutluyor. Bu yıl Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapması nedeniyle Sıfır Atık Hareketi’nin 9. yıl teması ‘0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte’ olarak belirlendi. COP31’İN EYLEM GÜNDEMİ ARASINDAKİ 10 BAŞLIKTAN BİRİ Antalya’da düzenlenecek COP31’in Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli teması arasında ve “2035 Küresel Uygulama Hedefleri” arasında yer alan Sıfır Atık geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulama projesi olarak dünyaya örnek olacak. COP31’in 6 hedefinden biri olan ‘Sıfır Atık ve metan azaltımı’ dünya genelinde atık üretimindeki artışın 2035’e kadar yarı yarıya azaltılmasını amaçlıyor. “DÜNYA İÇİN 0’DAN COP31’E” Sıfır Atık projenin 9’uncu yılı ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor! 27 Eylül 2017’de Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, ‘atma, dönüştür’ çağrısıyla kaynaklara bakışımızı değiştiren büyük bir dönüşüm başlattı. Şimdi bu anlayış, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile küresel iklim mücadelesine taşınıyor. Ortak evimiz için, ortak geleceğimiz için, dünya için 0’dan COP31’e” mesajını verdi. ADIM ADIM SIFIR ATIK SÜRECİ Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi her geçen yıl daha da büyüyen bir farkındalık projesine dönüştü. BM Genel Kurulu’nda, 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’ ilan olarak kabul edildi. Emine Erdoğan Hanımefendi, BM 77. Genel Kurul’u marjında düzenlenen Sıfır Atık konulu, özel oturumda konuşma yaparak kurula hitap eden ilk Türk lider eşi oldu. Aynı toplantıda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" kurulacağını duyurdu. 12 Nisan 2023’te ise “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" kuruldu. Başkanlığını Emine Erdoğan’ın yaptığı danışma kurulunda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı Guy Bernard Ryder’in yanı sıra ABD, Sierra Leone, Şili, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Hollanda, Fas, Belçika ve Hindistan’dan 13 üye yer aldı. “KÜRESEL SIFIR ATIK İYİ NİYET BEYANI” BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, Türkevi'nde düzenlenen "Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru" etkinliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”na ilk imzayı attı. Online olarak imzaya sunulan web sitesi 25 Eylül itibarıyla 136 ülkeden 459 binden fazla Sıfır Atık gönüllüsünün de imzaladığı bir mecra haline geldi. 50'den fazla lider eşi, uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri ve yabancı bakanlar da Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı'nı imzaladı. GERİ KAZANIM ORANI YÜZDE 37,53’E YÜKSELTİLDİ Türkiye, Sıfır Atık Hareketi ile 2017 yılından bu yana çevreden enerjiye, sera gazı salımından atık depolama alanına kadar pek çok alanda tasarruf sağlayıp hem ekonomiye hem de geleceğe yatırım yaptı. Bugüne kadar; 220 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 28 milyon kişiye eğitim verildi. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranı her yıl arttırılarak 2024 yılında yüzde 36,08'e; 2025 yılında ise yüzde 37,53’e yükseltildi. Türkiye 2035 yılında geri kazanım oranı yüzde 60'a, 2053 yılında da yüzde 70’e çıkarmayı hedefliyor. 90 MİLYON TON ATIK DÖNÜŞTÜRÜLDÜ, EKONOMİYE 365 MİLYAR TL KATKI SAĞLANDI 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam, 9,6 milyon ton metal ve 30,6 milyon ton organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar olmak üzere Proje başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar geçen süreçte toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek ekonomiye kazandırıldı. Bu sayede ülke ekonomisine 365 milyar TL katkı sağlandı. 613 MİLYON AĞACIN KESİLMESİ ÖNLENDİ Toplanan atıklardan 54 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kWh enerji tasarrufu, İstanbul’un 2 yıllık su tüketimine eşdeğer 2 trilyon litre su tasarrufu, Türkiye’deki tüm araçların 1 yıllık yakıt tüketiminden daha fazlasına eşdeğer 60 milyar litre petrol tasarrufu, yaklaşık 55.000 futbol sahası büyüklüğünde (390 milyon m³) atık depolama yeri tasarrufu sağlandı. Türkiye’deki ormanların % 7’sine denk gelen 613 milyon ağacın kesilmesi önlenmiş ve yaklaşık 36 milyon aracın yıllık karbon salımına eşdeğer 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçildi. SIFIR ATIK FARKINDALIK PROJELERİ HER ALANDA ARTIYOR Deniz temizliği için hayata geçirilen Sıfır Atık Mavi, içecek ambalajlarının toplanıp yeniden kullanımını sağlayan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) ile güçlenen Sıfır Atık Hareketi, 2023 yılında kurulan ve Onursal Başkanlığı’nın Emine Erdoğan’ın yaptığı Sıfır Atık Vakfı ile ulusal ve uluslararası bir çok projeyi hayata geçiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinesinde Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere bakanlıklar ve belediyelerle 81 ilde yeni projeler uygulamaya alınıyor. Bugüne kadar Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), TRT, Türk Kızılay, Tema Vakfı, Türkiye Basketbol Federasyonu, Türkiye Futbol Federasyonu iş birliği ile çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik birçok proje hayata geçirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan Döngüsel Ekonomiye 10 milyar liralık Finansman Desteği Haber

VakıfBank’tan Döngüsel Ekonomiye 10 milyar liralık Finansman Desteği

VakıfBank, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyen finansman çözümlerine bir yenisini daha ekledi. Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle geliştirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, 15 Eylül tarihinde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Paket kapsamında, üretim ve iş süreçlerini döngüsel ekonomi anlayışı doğrultusunda dönüştürmek isteyen işletmelerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yönelik farklı finansman seçenekleri sunuluyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması, ürün ve malzemelerin ekonomik sistem içerisinde daha uzun süre değerlendirilmesi ve geri kazanılabilir kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılması destekleniyor. “Üretimde ortaya çıkan değeri korumayı önemsiyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, sürdürülebilir finansman yaklaşımını, Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı stratejilerinin önemli bir parçası olarak ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Biz kalkınmayı, bugünün finansman ihtiyacını karşılamanın yanında ülkemizin kaynaklarını koruyan ve üretimin geleceğini güçlendiren uzun vadeli bir süreç olarak görüyoruz. Hammaddeden doğal kaynaklara, üründen üretim için harcanan emeğe kadar sürecin her aşamasında önemli bir ekonomik değer bulunuyor. Kaynakların daha verimli kullanılmasını, ürünlerin ekonomik ömrünün uzamasını ve üretimde ortaya çıkan değerin mümkün olduğunca sistem içerisinde korunmasını sağlayan yatırımları desteklemeyi önemsiyoruz. VakıfBank olarak bu dönüşümün finansman tarafında güçlü bir sorumluluk üstleniyoruz. Bankacılığın yalnızca kaynak sağlayan değil; ülkemizin ihtiyaç duyduğu dönüşümü hızlandıran, üretim gücünü artıran ve ekonominin geleceğine yön veren stratejik bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu sorumluluğu Bankamızın bilanço gücünün yanı sıra uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli ve sürdürülebilirlik odaklı kaynaklarla da destekliyoruz. 2026 yılının ilk yarısında uluslararası piyasalardan toplam 7,1 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağlarken, sürdürülebilir finansmanın toplam uluslararası finansmanımız içindeki payını yüzde 38 seviyesine taşıdık. Mayıs ayında ise 18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla 1,2 milyar dolar tutarında sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine imza attık.” Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile işletmelerimizin dönüşüm yolculuğunda ihtiyaç duyduğu finansmana bütüncül çözümler sunuyoruz. Böylece kaynak verimliliğinin ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlarken ülkemizin sürdürülebilir büyümesini de destekliyoruz. İlk fazda 500’ün üzerinde kurum ve projeye ulaşarak 10 milyar TL finansman sağlamayı hedefliyoruz. Sıfır Atık Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinin, döngüsel ekonomi yaklaşımının iş dünyasında yaygınlaşmasına ve başarılı uygulamaların çoğalmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” diyen Osman Arslan, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu paket bizim için tek seferlik bir finansman ürünü değil. Döngüsel ekonomi, yeşil dönüşüm ve kaynak verimliliği alanında geliştireceğimiz yeni çözümlerin ilk adımlarından biri. Önümüzdeki dönemde uluslararası kaynaklarımızı ve sürdürülebilir finansman kapasitemizi de bu dönüşümü hızlandıracak yeni ürünlerle buluşturacağız.” Dönüşüm sürecine uzun vadeli destek Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile işletmelerin yatırımlarının niteliğine, ölçeğine ve sağlayacağı dönüşüme uygun finansman çözümlerine erişmesi amaçlanıyor VakıfBank, Sıfır Atık Vakfı ile geliştirdiği iş birliği kapsamında finansman gücünü Vakfın paydaş ağı ve farkındalık çalışmalarıyla bir araya getirerek daha fazla işletmenin döngüsel ekonomi yatırımlarıyla buluşmasını hedefliyor. Böylece işletmelerin dönüşüm sürecinin farklı aşamalarını destekleyen, sürdürülebilir yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlayan uzun vadeli bir finansman modeli oluşturuluyor. Sıfır Atık, Daha Az Kaynakla Daha Fazla Değer Üretmektir Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş konuşmasında sıfır atık ve döngüsel ekonomi dönüşümünde finansmanın rolüne dikkat çekti. İş birliği protokolü ve yeni bir finansman paketini duyurmanın dışında; israfı azaltan, atığı ekonomik değere dönüştüren ve kaynaklarını daha verimli kullanan bir Türkiye için finans sektörünün üstleneceği yeni rolü konuşmak üzere bir arada olduklarını belirten Ağırbaş, “Çünkü sıfır atık meselesi, artık yalnızca bir çevre politikası değildir. Enerjiyi, suyu, ham maddeyi ve emeği daha verimli kullanmak; daha az kaynakla daha fazla değer üretmek ve atığı yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Daha da önemlisi, bu dünya bize gelecek nesillere aktarmamız gereken bir emanettir. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle bugün ülkemizin sınırlarını aşan küresel bir vizyona dönüşmüştür. Bu vizyonun temelinde ise çok açık bir anlayış vardır: Atığı oluştuktan sonra yönetmek değil, israfı kaynağında önlemek” dedi. Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nda “Finansman, Teşvik ve Dönüşüm Ekonomisi”nin en önemli başlıklardan olduğunu söyleyen Ağırbaş, “Sahadaki çalışmalarımız bize çok net bir gerçeği gösterdi: Şehirlerimizde güçlü bir yatırım iradesi ve dönüşüm isteği var. Ancak yüksek ilk yatırım maliyetleri, uzun geri dönüş süreleri, teminat ve eş finansman ihtiyacı ile proje hazırlama kapasitesindeki eksiklikler, bu potansiyelin yatırıma dönüşmesinin önündeki önemli engeller arasında. Şehirler değişiyor, sektörler değişiyor; ancak ihtiyaç ortak: Erişilebilir, uzun vadeli ve dönüşümün niteliğine uygun finansman” ifadelerini kullandı. Finans Sektörünün Rolü Çok Kritik Finans sektörünün rolünün bu noktada çok kritik olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti: “Finans sektörünü yalnızca kaynak sağlayan bir aktör olarak değil; dönüşümü yönlendiren, kolaylaştıran ve hızlandıran stratejik bir paydaş olarak görüyoruz. Çünkü sıfır atık yatırımları yalnızca çevresel fayda sağlamaz; aynı zamanda işletmelerimizin maliyetlerini düşürür, verimliliklerini artırır ve rekabet güçlerini yükseltir.” Döngüsel dönüşümün farklı aşamalarına finansman Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, işletmelerin dönüşüm sürecindeki farklı ihtiyaçlarına göre yapılandırılan finansman çözümlerini tek çatı altında topluyor. Paket kapsamında; birincil hammadde kullanımını azaltan ve geri dönüştürülmüş veya ikincil girdi kullanımını artıran yatırımlardan kaynak ve üretim verimliliğini geliştiren projelere kadar geniş bir alan destekleniyor. Paylaşım, kiralama ve yeniden kullanım temelli yeni iş modelleri; atık ve geri kazanılabilir malzemelerin lojistiği; kaynak geri kazanımı ve yeniden üretim yatırımları da finansman kapsamına giriyor. Büyük ölçekli döngüsel ekonomi yatırımları için proje finansmanı sağlanırken belirlenen kriterleri ve sertifikasyon koşullarını karşılayan işletmelere döngüsel üretim faaliyetleri için işletme sermayesi finansmanı sunuluyor. Paket kapsamında yatırım kredilerinde 50 milyon TL’ye kadar ve 60 aya varan, büyük ölçekli proje finansmanında 120 aya varan, işletme sermayesi ihtiyaçlarında ise 10 milyon TL’ye kadar ve 24 aya varan finansman imkânı sağlanıyor. Bununla birlikte, 3 milyar TL’lik KGF kefalet desteğiyle özellikle KOBİ’lerin döngüsel dönüşüm yatırımlarında finansmana erişimi güçlendiriliyor. Başta imalat sanayii, plastik, ambalaj, tekstil, otomotiv yan sanayii, makine, elektronik, perakende, atık yönetimi ve geri dönüşüm olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren işletmeler paketten yararlanabiliyor. OSB’lerde faaliyet gösteren KOBİ ve sanayiciler, atık yönetimi şirketleri, belediye iştirakleri ve döngüsel iş modelleri geliştiren işletmeler de finansman kapsamına dahil ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ISG’den Çevre Bilincini Güçlendiren İlginç Farkındalık Haber

ISG’den Çevre Bilincini Güçlendiren İlginç Farkındalık

ISG, Sıfır Aık Festivali'nde kurduğu özel stantta ziyaretçilerle buluştu. "Bazı yolculukların geri dönüşü yok. Plastiğe hayır" mesajıyla farkındalık oluşturan Sabiha Gökçen Havalimanı, sürdürülebilir yaşam ve çevre bilincine dikkat çekiyor. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında düzenlenen festival, Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde "Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm" temasıyla 4-7 Haziran tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştiriliyor. Enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye, teknolojiden sanata uzanan kapsamlı içeriğiyle Sıfır Atık Festivali, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve çocuk-yaşlı sayısız katılımcıyı bir araya getirirken; Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkı sunan uygulamalara da ev sahipliği yapıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı da sıfır atık ve sürdürülebilir çevre farkındalığı yaratan projelerini hem festival alanında açtığı stantta hem de terminalde sergilediği dikkat çekici enstalasyonlarla sunuyor. "Bazı yolculukların geri dönüşü yok!" ISG, Sıfır Atık Haftası kapsamında havalimanı terminali içinde ‘temiz gelecek’ mesajı ile dikkat çekici bir farkındalık etkinliği kurguladı. İç ve dış hat terminallerindeki bagaj alım karusellerine (bantlarına) yerleştirilen ve içi terminalde bırakılan plastik atıklarla doldurulmuş şeffaf valizler, bavullarını bekleyen yolcuların ilgi odağı oldu. Bagaj karusellerindeki enstalasyonlarda yer alan "Bazı yolculukların geri dönüşü yok. Plastiğe hayır" mesajları ile yolcuların bagaj bekleme süresi, çevresel farkındalık deneyimine dönüştürüldü. ISG gönüllüleri tarafından yürütülen iletişim çalışmaları sayesinde, doğaya bırakılan atıkların görünmeyen ancak uzun vadeli etkilerine dikkat çekildi. Küçük görünen bireysel hataların küresel çevre sorunlarına dönüşebileceği vurgulandı. Sabiha Gökçen standına yoğun ilgi Çevre bilinci, geri dönüşüm ve sürdürülebilir yaşam konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan festival, her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinlikleriyle dikkat çekiyor. Festivalde yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, sosyal projeleriyle festival katılımcılarının ilgisini çekiyor. "Plastiğe Hayır" sloganıyla hazırlanan stantta, özellikle seyahatlerde tüketilen yiyecek-içecek ambalajları, pipetler ve su şişeleri ile farkında olmadan artan plastik atık miktarına dikkat çekiliyor. Sıfır Atık Festivali kapsamında yeniden kullanım kültürünü teşvik eden çeşitli deneyim alanları oluşturulurken, ziyaretçilerle etkileşimli aktiviteler de gerçekleştiriliyor. Sürdürülebilirlik temasını günlük yaşama taşıyan özel tasarım “I ♥ SAW” ve “SAWcycle” baskılı bez çantaların yanı sıra “I SAW Istanbul” temalı bucket şapka dağıtımları yapılırken, çevre dostu yaşam alışkanlıklarının görünür hale gelmesi hedefleniyor. ISG çalışanlarından Çevre Haftası’nda temizlik seferberliği Pendik Belediyesi tarafından, Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen Ömerli Barajı çevre temizliği ve uçurtma şenliği, gönüllülerin katılımıyla başladı. Etkinliğe destek veren ISG çalışanları, baraj havzasında çevre temizliği yaparak, etkinliğe gönüllülük desteği sağladı. Doğaya bırakılan atıkların toplandığı etkinlikte, sürdürülebilir bir gelecek ve sıfır atık yaklaşımının önemine vurgu yapıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan, Sürdürülebilir Geleceğe Katkı! Haber

Türk Telekom’dan, Sürdürülebilir Geleceğe Katkı!

Sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ederek, ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyor. İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde öncü adımlar atmaya devam eden Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında “A-” notunu elde ederek Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunmaya devam ediyor. Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başlayan Türk Telekom, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarındaki çalışmalarla, 2030 yılına kadar emisyonlarını %45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. Sıfır Atık Vakfı tarafından, sıfır atık dünyası yönünde somut adımlar atmak amacıyla, düzenlenen Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu’nun destekçileri arasında yer alan Türk Telekom; çevre dostu teknolojileri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunuyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerimizin merkezine alırken enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve çevre dostu teknolojiler alanında çalışmalar yürütüyor, enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda ülkemiz için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali’nin sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunacağına inanıyorum. Bu yıl ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık’ temasıyla düzenlenen forumun, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde önemli bir farkındalık zemini oluşturduğuna inanıyoruz. COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması Türkiye için küresel ölçekte önemli bir adım niteliği taşırken, Türk Telekom olarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımız ve teknoloji odaklı çözümlerimiz ile COP31’de yer almaya hazırlanıyoruz. Doğal kaynakların korunmasını odağına alan anlayışımızla çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyor, teknolojiyi sürdürülebilirlik hedeflerimize entegre ederek hem bugüne hem de gelecek nesillere değer katmaya devam ediyoruz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, teknolojiyi iyiliğe ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom, sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ederek iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarında çalışmalar yürütüyor. Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Sıfır Atık Festivali ile 5-7 Haziran tarihlerinde düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nun destekçileri arasında yer alarak sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunuyor. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu; sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi yaklaşımının desteklenmesi ve çevre konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Türk Telekom da teknoloji ve inovasyon gücüyle daha sürdürülebilir bir gelecek hedefini destekliyor. “Doğal kaynakların korunmasını odağına alan bir anlayışla hareket ediyoruz” 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerimizin merkezine alırken; enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, akıllı şehircilik uygulamalarından çevre dostu teknolojilere kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlayışla, Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali’nin sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunacağına inanıyorum. Sayın Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık yaklaşımı, yalnızca bir çevre politikası olmanın ötesinde; yaşam biçimlerimizi dönüştüren kapsamlı ve vizyoner bir adım. Bu yıl ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık’ temasıyla düzenlenen forumun, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde sürdürülebilirlik ve iklim eylemi alanında ortak bir farkındalık ve iş birliği zemini oluşturduğuna inanıyoruz. COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği sorumluluğun ve uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesidir. Türk Telekom olarak biz de sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı ve teknoloji odaklı çözümlerimizi bu önemli platforma taşımaya, dijitalleşmenin iklim hedeflerine katkısını ortaya koymaya hazırlanıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda doğal kaynakların korunmasını odağına alan bir anlayışla hareket ediyor; geri dönüşümü destekleyen uygulamalarımızla atık oluşumunu azaltmayı, operasyonel süreçlerimizde çevreyle uyumlu yaklaşımları yaygınlaştırmayı, önümüzdeki 2-3 yılın içerisinde GES yatırımlarımızı da tamamlayarak çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Teknolojiyi sürdürülebilirlik hedeflerimize entegre ederek hem bugüne hem de gelecek nesillere değer katmaya devam ediyoruz” dedi. Geleceği sürdürülebilir teknolojilerle inşa ediyor Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. Sadece Sivas’taki bu yatırım mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık %15’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayabilecek büyüklükte. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Hedef 2050'de Net Sıfır Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor. Mobil baz istasyonlarında karbon emisyonlarını düşüren yeni nesil yeşil şebeke teknolojilerini yaygınlaştıran Türk Telekom, veri merkezlerine en yeni çevreci sistemleri entegre ederek enerji verimliliğini artırmaya devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını %45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. Çevresel performansıyla küresel liderler arasında İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde de öncü adımlar atan Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında “A-” notunu elde ederek bu alanda da küresel liderler arasında yer aldı. "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen Türk Telekom, şeffaf raporlama anlayışını, veri odaklı yönetim stratejisini ve Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişindeki öncü vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Gelecek İçin Enerji Verimliliği İstanbul’da Masaya Yatırılacak Haber

Sürdürülebilir Gelecek İçin Enerji Verimliliği İstanbul’da Masaya Yatırılacak

Sıfır Atık Forumu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayesinde 5-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek. “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla gerçekleştirilecek Forum, dünyanın dört bir yanından devlet temsilcilerini, bakanları, belediye başkanlarını, iş dünyasını, akademiyi ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek. Bakanlar Oturumu Sıfır Atık Vakfı tarafından organize edilen Forumda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Sürdürülebilir Gelecek İçin Enerji Verimliliği ve Kaynak Yönetimi" temasıyla gerçekleştirilecek olan Yüksek Düzeyli Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanları Oturumu’na ev sahipliği yapacak. Enerji Verimliliği Masada Olacak Söz konusu oturumda enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları, döngüsel ekonomi uygulamaları, atıkların enerji süreçlerine entegrasyonu, kaynak verimliliği ve enerji güvenliği gibi birçok konu başlığı masaya yatırılacak. Somut Çözümleri Şekillendireceğiz Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Ortak evimiz dünyayı korumak için İstanbul’da küresel bir zirveye ev sahipliği yapıyoruz. Sıfır Atık Forumu’nda; bakan düzeyinde katılımcılar, uluslararası karar vericiler ve sektör temsilcileri bir araya gelecek. Forum marjında düzenlenecek ‘Sürdürülebilir Gelecek İçin Enerji Verimliliği ve Kaynak Yönetimi’ temalı yüksek düzeyli oturumla enerji verimliliğinin artırılması ve temiz enerjiye geçiş konularında somut çözümleri hep birlikte şekillendireceğiz” dedi. Enerji Verimliliği ve Sıfır Atık İki Ayrılmaz Başlık Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise “Enerji verimliliği ve sıfır atık iki ayrılmaz başlık. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin himayeleri ve liderliğinde 5-7 Haziran’da Sıfır Atık Vakfı olarak gerçekleştireceğimiz Sıfır Atık Forumu’nda yol haritası ortaya çıkacak. İstanbul’u dünyadaki sıfır atık ve enerji verimliliği konularının merkezi haline getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EDSİS Üyeleri DEİK Enerji İş Konseyi Yönetimine Dâhil Oldu Haber

EDSİS Üyeleri DEİK Enerji İş Konseyi Yönetimine Dâhil Oldu

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyleri 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu kapsamında belirlenen yeni yönetim yapısıyla birlikte DEİK Enerji İş Konseyi’nde yeni bir dönem başladı. Başkanlık görevini devralan Sarper Cengiz öncülüğünde şekillenen yönetim listesi; enerji sektörünün üretim, yenilenebilir enerji, enerji teknolojileri, sürdürülebilirlik ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. Limak, Kalyon, OYAK, SOCAR, Aksa, Sıfır Atık Vakfı, CCT Enerji, Girişim, EGESA, Naturel, Win Solar, YEO ve IC Enterra gibi enerji ekosisteminin farklı alanlarında faaliyet gösteren önemli paydaşların yer aldığı bu yapı, kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan kapsayıcı bir perspektif sunuyor. Yeni dönemde DEİK Enerji İş Konseyi’nin; Türkiye’nin enerji vizyonunu uluslararası platformlarda daha etkin biçimde temsil etmesi, yatırım ve ticaret kanallarını güçlendirmesi ve küresel enerji dönüşümü sürecinde daha görünür bir rol üstlenmesi hedeflenmektedir. Yapılan seçimler ile birlikte DEİK Enerji Konseyi olarak Türkiye’nin enerji vizyonuna ve uluslararası iş birliklerine güçlü katkılar sunmayı hedeflediklerini vurgulayan EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı, DEİK Enerji İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve CCT Enerji & SolPEG Turkiye Kurucusu C. Can Tutaşı, yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde şu noktalara değindi: “Sarper Cengiz Başkanlığında oldukça güçlü bir kadro oluşturduk. Yönetim Kurulumuz enerji sektöründe globalde önemli güce sahip isimlerden oluşuyor. Bu güç birliğini ülkemizin enerji potansiyeli kapsamında uluslararası arenada söz sahibi olması için kullanacağız. DEİK Enerji İş Konseyi yönetiminde yer almak, enerji depolama alanında faaliyet gösteren paydaşların ihtiyaç ve önceliklerinin daha geniş bir perspektifle ele alınmasına katkı sunmak açısından önemli bir sorumluluk. Bu süreçte, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendiren, yatırım ortamını destekleyen ve sektörün uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya katkı sağlayacak çalışmalara yapıcı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Galata Kulesi’nden Sıfır Atık Mesajı Haber

Galata Kulesi’nden Sıfır Atık Mesajı

Tarihin ve sanatın buluşma noktalarından Galata Kulesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde ve BM işbirliğiyle yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında düzenlenen Sıfır Atık Forumu süresince çarpıcı bir gösteriye ev sahipliği yaptı. Sıfır Atık Vakfı’nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliği ile hayata geçirdiği forum kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle Galata Kulesi’nde gerçekleştirilen "Sıfır Atık: Suyun Hafızasındaki İzler” adlı mapping gösterisi, sürdürülebilirlik, döngüsel yaşam ve çevre bilinci üzerine etkileyici bir sanat deneyimi sundu. İsmail Erdoğan'ın küratörlüğünü üstlendiği, su metaforu üzerinden şekillenen bu görsel anlatı, doğanın döngüsünü, insan etkisini ve sıfır atık bilincini katmanlı bir kurgu ile izleyiciye aktardı. Akvaryum formundaki yansımalar dünyayı temsil ederken, berrak su ve eller figürü, doğanın kendi kendine işleyen dengesini simgeledi. Gösterinin en çarpıcı anlarından biri, plastik atıkların denize atılması sahnesiydi. Bu anda suyun rengi değişirken, tüketim alışkanlıklarının doğa üzerindeki birikimli etkisi vurgulandı. Eller bu kez bir yardım çağrısına ve dengeyi yeniden kurmak için çabalayan canlı bir sisteme dönüştü. Final sahnesinde ise sıfır atık politikasının başarıyla uygulanması halinde ekosistemin nasıl canlanacağına dair umut dolu bir tablo sunuldu. Gösteri, atığın bir sonuç değil, bireysel ve toplumsal tercihlerimizin bir yansıması olduğunu hatırlattı. "Sıfır Atık: Suyun Hafızasındaki İzler” izleyicilere sadece estetik bir deneyim sunmakla kalmadı, aynı zamanda sıfır atık felsefesini bir yaşam biçimi olarak benimsemeye çağırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.