Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sıfır Karbon

Kapsül Haber Ajansı - Sıfır Karbon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Karbon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rüzgar Enerjisinde Yol Haritası Masaya Yatırıldı Haber

Rüzgar Enerjisinde Yol Haritası Masaya Yatırıldı

Çalıştay, gün boyu süren iki oturumluk program kapsamında rüzgâr enerjisi sektörünün yatırım, işletme ve düzenleyici çerçevesine ilişkin güncel başlıkları ele aldı. Açılış konuşmaları, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden ve EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan tarafından gerçekleştirildi. Konuşmalarda, rüzgâr enerjisinin Türkiye’nin enerji dönüşümündeki stratejik rolü, yatırım ortamının sürdürülebilirliği ve düzenleyici çerçevenin sektörel ihtiyaçlarla uyumu vurgulandı. 55 MİLYAR DOLARLIK KATKI İÇİN PROJELER KARARLILIKLA TAMAMLANMALI Yenilenebilir enerji yatırımlarında mevcut ilerleme, ön lisans süreçleri ve 2035 hedefleri doğrultusunda yatırımların artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz; “Bugün devreye giren ve üretime başlayan santrallerimiz var; ancak ön lisans aşamasında kalıp ilerleyemeyen projelerle de karşılaşıyoruz. Bu durum yalnızca süreci yavaşlatmıyor, aynı zamanda ciddi bir kaynak kaybına da yol açıyor. Oysa planlanan yenilenebilir enerji santrallerinin tamamlanması halinde, önümüzdeki 10 yıl içerisinde yaklaşık 55 milyar dolarlık cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması öngörülüyor. Dolayısıyla her projenin zamanında ve sorumluluk bilinciyle ilerlemesi büyük önem taşıyor. Dünya artık sadece üretim miktarına değil; sistem güvenliğini destekleyen, çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir enerji üretimine odaklanıyor. Depolama uygulamaları da bu dönüşümün bir parçası olarak hayata geçirilmiştir. 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmemiz için yatırımların kararlılıkla tamamlanması ve yatırımcıların kendi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir” açıklamalarında bulundu. HEDEFLERLE UYGULAMA KAPASİTESİ EŞ ZAMANLI YÖNETİLMELİ Açılış konuşmasında rüzgar enerjisinde yeni dönemin yol haritasının ortak akılla şekillendiğini belirten TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden; “Ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine baktığımızda, önümüzdeki dönemde başarının anahtarı artık çok nettir: Rüzgâr ve güneş projeleriyle birlikte planlanan enerji depolama yatırımlarının sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçmesi. Depolama, yalnızca ilave kapasite anlamına gelmez; aynı zamanda sistem esnekliği, arz güvenliği ve yenilenebilir kaynakların şebeke ile uyumlu büyümesi demektir. 2022’den bu yana depolamalı projelere yönelik atılan adımlar ve Ulusal Enerji Planı çerçevesinde ortaya konan yaklaşım sektör açısından son derece kıymetlidir. Bugün tarihimizin en büyük yenilenebilir enerji proje stoğunu konuşabiliyorsak, bu büyük ölçüde depolama temelli kapasite tahsisleri ve düzenleyici irade sayesinde mümkün olmuştur. Ancak büyük bir proje stoğuna sahip olmak tek başına başarı değildir. Asıl mesele, bu projelerin zamanında, finansmanla uyumlu ve şebeke kapasitesiyle senkronize biçimde hayata geçirilebilmesidir. Uluslararası örnekler, büyüyen hedeflerle uygulama kapasitesi arasındaki uyumsuzluğun ciddi sistem riskleri doğurabileceğini göstermektedir. Bu nedenle büyüme hedefi ile uygulama kapasitesinin koordineli biçimde yönetilmesi kritik önemdedir” dedi. ARZ GÜVENLİĞİ VE SIFIR KARBON HEDEFLERİNİN ANAHTARI Enerjide arz güvenliği, enerji bağımsızlığı ve sıfır karbon hedefleri doğrultusunda rüzgâr enerjisi ve depolama yatırımları artık yalnızca çevresel değil; ekonomik ve stratejik bir gereklilik olduğunun da altını çizen Erden, “Elbette sahada çözüm bekleyen başlıklarımız da var: bağlantı altyapısının yatırım takvimleriyle uyumu, ön lisans süreleri ve izin süreçlerinin fiili ilerlemeyle daha uyumlu hâle getirilmesi. Bunları dile getirmemizin amacı sorun üretmek değil; çözümün parçası olmak ve süreci birlikte daha sağlam bir zemine oturtmaktır. TÜREB olarak sahadaki gerçekleri görmezden gelmeden ve ihtiyaçları doğru zeminde muhataplarımıza aktarmaya gayret ediyoruz. Aynı zamanda gayretle ülkemizin uzun vadeli çıkarlarına hizmet eden tüm değerli yöneticilerimizle de beraber olmak için çaba gösteriyoruz” açıklamalarında bulundu. KÜRESEL ÖLÇEKTE 5.000 GW’I AŞAN YENİLENEBİLİR DÖNÜŞÜM Açılış konuşmasında, yenilenebilir enerji başta olmak üzere elektrik piyasalarında oldukça dinamik bir piyasa yapısı içerisinde yer alındığını belirten EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan; “2015 yılı sonunda dünya genelindeki toplam yenilenebilir kurulu güç yaklaşık 2.000 GW seviyesindeyken, 2025 itibariyle bu rakam 5.000 GW’ı aşmış durumda. Sadece 2025 yılında devreye alınan rüzgâr kapasitesi 150 GW seviyesine ulaştı. Bugün küresel yenilenebilir kurulu gücün yaklaşık 5.500 GW’lık bölümünün yüzde 70’i rüzgâr ve güneş enerjisinden oluşuyor. Artık bu kaynaklar yenilikçi değil, sistemin ana taşıyıcı unsurlarıdır. Batarya tarafında da benzer bir ivme görüyoruz. 2024 yılında 124 GW olan küresel batarya kapasitesi, 2025’te yaklaşık yüzde 43 artışla 180 GW seviyesine yükseldi. 2030 projeksiyonları ise 500 GW eşiğinin aşılacağını gösteriyor. Bu tablo, depolamanın enerji dönüşümünün tamamlayıcı değil, belirleyici bir unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor.” 2025 yılında dünyada devreye alınan 150 GW’lık rüzgâr kapasitesinin yaklaşık 2 GW’lık kısmının ülkemize ait olduğunun altını çizen Daştan, “Toplam rüzgâr kurulu gücümüz 15 GW seviyesine ulaşmış durumda. Tahsis edilmiş ancak henüz işletmeye alınmamış 67 GW’lık kapasitenin 24 GW’ı rüzgâr projelerinden, bunun yaklaşık 18 GW’ı ise depolamalı rüzgâr projelerinden oluşuyor. Çalıştay kapsamında bu büyüklüğün sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçirilmesine yönelik mevzuat başlıklarını detaylı şekilde ele alacağız.” RÜZGÂR YATIRIMLARINDA MEVCUT DURUM VE SAHADAKİ UYGULAMALAR MASAYA YATIRILDI Çalıştayın birinci oturumu, “Rüzgâr Yatırım Süreçleri ve İşletmelerle İlgili Güncel Durum ve Beklentiler” başlığıyla, Deniz Daştan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda; TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, EPDK Kamulaştırma Daire Başkanlığı 2. Başkanı Mehmet Emrah Özsoy, TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı ve TÜREB Başkan Yardımcısı Erinç Kısa konuşmacı olarak yer aldı. Oturum kapsamında; kamulaştırma süreçleri, lisanslama ve izin mekanizmaları, yatırım sahalarındaki uygulamalar ile işletme dönemine ilişkin güncel başlıklar sektör temsilcilerinin değerlendirmeleriyle ele alındı. RES İŞLETMELERİNDE PİYASA VE MEVZUAT DÜZENLEMELERİ DEĞERLENDİRİLDİ Çalıştayın ikinci oturumu, “RES İşletmelerine Dair Çeşitli Piyasa ve Mevzuat Düzenlemeleri, Güncel Durum ve Beklentiler” başlığıyla, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı Üretim Rüzgar ve Güneş Grup Başkanı Gökay Kütükcü başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda; TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Yiğit, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı Organize Toptan Satış Piyasaları Grup Başkanı Metin Sever, TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Necip Fazıl Bakır ve TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kirazlı konuşmacı olarak yer aldı. Oturum kapsamında, rüzgâr enerjisi santrallerinin işletme döneminde karşılaşılan piyasa uygulamaları, mevzuat düzenlemelerinin sahaya yansımaları ve önümüzdeki döneme ilişkin düzenleyici çerçeveye dair beklentiler detaylı şekilde ele alındı. Katılımcılar, RES işletmelerinin karşılaştığı güncel başlıkları doğrudan düzenleyici otorite ile paylaşma imkânı bulurken, piyasa yapısının etkinliği ve öngörülebilirliğinin artırılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. TÜREB üyeleri ile EPDK yetkililerinin aktif katılım sağladığı çalıştay, sektörün önceliklerinin doğrudan düzenleyici kurum nezdinde aktarılmasına imkân sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eren Perakende, 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor Haber

Eren Perakende, 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor

Eren Perakende ve Tekstil, sürdürülebilir üretimden yenilenebilir enerji yatırımlarına, Ar-Ge’den dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu dönüşüm adımlarını içeren 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini azaltmaya odaklanan yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini artırırken, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini daha da güçlendirdi. Eren Perakende ve Tekstil CEO’su Osman Şentürk, sürdürülebilirlik vizyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal hedef değil, iş yapış biçimimizin tüm aşamalarına yön veren temel bir değer olarak ele alıyoruz. Yenilenebilir enerji ve Ar-Ge yatırımlarımızla çevresel etkimizi azaltırken, bilim temelli hedeflerle ilerliyoruz. İkincisini gerçekleştirdiğimiz Carbon Disclosure Project (CDP) raporlaması ve bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Science Based Targets (SBTi) taahhüdümüz, şeffaflık ve uzun vadeli sorumluluğumuzun somut göstergeleri.” Üretimde yeni kampüsler, güçlü altyapı 2024 yılı, Eren Perakende ve Tekstil’in üretim altyapısını güçlendiren önemli yatırımlarını hayata geçirdiği bir dönem oldu. Bitlis ve Misinli’de hayata geçirilen iki yeni üretim kampüsünden Bitlis Kampüsü genişletilirken, Misinli’de kurulan yeni üretim ve lojistik tesisi de 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. LEED standartlarına uyumlu şekilde inşa edilen Misinli Kampüsü’nde, yapı ve ekipman seçimlerinden enerji verimliliğine kadar tüm süreçler çevresel etkiler gözetilerek tasarlandı. Kullanılan malzemelerin yaşam döngüsü ve çevresel etkileri yatırımın ilk aşamasından itibaren kapsamlı biçimde değerlendirildi. Misinli tesisinde Türkiye’de ilk kez devreye alınacak Pouch Sorter (ürün toplamada raylı sistem inovasyonu) teknolojisiyle sipariş toplama ve ürün yönetiminde hız, doğruluk ve izlenebilirliğin artırılması hedeflendi. Bunun yanında, depo operasyonlarında verimlilik ve esnekliği bir araya getiren ileri teknoloji shuttle sistemi de lojistik altyapının önemli bir parçası oldu. Bitlis’te faaliyete geçen iplik üretim tesisi ise bölgenin en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdam olanakları, kadın çalışan oranını artırmaya yönelik yaklaşımı ve yerel ekonomiye sunduğu katkıyla bölgesel kalkınmayı destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. Yenilenebilir enerjide kararlı adımlar Eren Perakende ve Tekstil, 2030 yılına kadar üretimde şebekeden elektrik kullanımını sona erdirerek enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda yatırımlarını hızlandırdı. 2024’te Çorlu ve Bitlis fabrikalarındaki güneş enerjisi sistemlerinin kapasitesi artırılırken, Çorlu’da 4,2 MWh kapasiteli rüzgâr enerjisi santrali için çalışmalar başlatıldı. Bu yatırımlar sayesinde şirket, Türkiye genelindeki mağazalarında tükettiğinden daha fazlasını yeşil enerji olarak üretebilir seviyeye ulaştı. Ayrıca ilk kez I-REC (International Renewable Energy Certificate) sertifikalı elektrik kullanılarak ithal enerjiye bağlı dolaylı emisyonların bir bölümü dengelendi ve Çorlu lokasyonundaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 44’ü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Yıl içinde devreye alınan 5,8 MW kapasiteli yeni GES projesi ise sıfır karbon yolculuğunda önemli bir eşik oluşturdu. Ar-Ge yatırımı 5 katına çıktı, dijitalleşmeyle verimlilik odaklı dönüşüm yaşandı Sürdürülebilirliği büyüme stratejisinin merkezine alan Eren Perakende ve Tekstil, 2021’den bu yana beş katına çıkardığı Ar-Ge yatırımlarıyla üretim süreçlerinde teknoloji ve verimlilik odaklı dönüşümünü hızlandırdı. Geçmiş dönem taahhütleri doğrultusunda çevresel performansını istikrarlı biçimde iyileştiren şirket, 2024 yılında bu alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Dijitalleşme yatırımları kapsamında üretim ve destek süreçlerinde atığın kaynağında önlenmesine yönelik sistemler hayata geçirilirken, dijital atık yönetim platformunun ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) altyapısına entegrasyonu sayesinde atıklar içerik bazında izlenebilir hale getirildi. Mobil saha uygulamaları ve gelişmiş raporlama modülleriyle atık yönetiminde şeffaflık ve etkinlik artırılırken, özellikle tekstil atıklarının geri kazanım ve yeniden kullanım yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılmasıyla karbon salımı ve doğal kaynak kullanımı azaltıldı. Su ayak izi hesaplamalarını ISO 14046 standardına uygun şekilde tamamlayan şirket, atık geri kazanım oranlarını artırarak döngüsel ekonomi hedeflerine daha da yaklaştı. Üretim başına enerji tüketiminde sağlanan azalma, operasyonel verimliliğin çevresel etkilerle uyumlu biçimde güçlendiğini ortaya koydu. İnsan odağında sürdürülebilir büyüme İnsan kaynağını sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak gören şirket, 2024 yılında da çalışan gelişimine yönelik yatırımlarını sürdürdü. Farklı lokasyonlarda gerçekleştirilen 418 eğitim oturumunda 1.850’nin üzerinde çalışana toplam 9.692 kişi-saat eğitim verildi. Teknik yetkinlikten liderlik gelişimine uzanan bu programlar, kurum içinde güçlü bir öğrenme kültürünün yerleşmesine katkı sağladı. Eren Perakende ve Tekstil, çevresel sorumluluğu, toplumsal katkı yaklaşımını ve yenilikçi üretim vizyonunu bütünleştirerek daha temiz, daha verimli ve daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

Üçay Mühendislik’ten Sıfır Karbon Binalar İçin Entegre Enerji Çözümleri Haber

Üçay Mühendislik’ten Sıfır Karbon Binalar İçin Entegre Enerji Çözümleri

Türkiye’nin enerji verimliliği ve sürdürülebilir teknoloji alanındaki öncü şirketlerinden Üçay Mühendislik, sıfır karbon bina hedeflerine ulaşmak için akıllı ve entegre çözümleri kamuoyuyla paylaştı. Sıfır karbon binalara yönelik dönüşümde ısı pompaları, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç şarj altyapılarının kritik rol oynadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, "Güneş enerjisi sistemleri sıfır karbon bina konseptinin temel bileşenlerinin başında geliyor. GES çözümleri; binaların kendi enerjisini üretmesine, ihtiyaç fazlasını şebekeye geri satmasına ve uzun vadeli maliyet avantajı elde etmesine imkân tanıyor. Bir diğer önemli sistem olan ısı pompaları ise doğadaki mevcut enerjiyi kullanarak yüksek verimle çalışırken hem konut hem ticari yapılarda karbon salımını ciddi ölçüde azaltıyor” dedi. Elektrikli araç kullanımındaki artışın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sıfır karbon stratejisinin merkezine yerleştiğini vurgulayan Şakacı, GES ile entegre çalışan akıllı şarj istasyonlarının sürdürülebilir ulaşımın temel unsurlarından biri hâline geldiğini kaydetti. “Sıfır karbon bina ve e-mobilite dönüşümünün liderlerinden olmak istiyoruz” Üçay Mühendislik olarak “enerjide verimlilik, çevrede sürdürülebilirlik” yaklaşımını benimsediklerini ifade eden Şakacı, Türkiye’de sıfır karbon bina ve e-mobilite dönüşümünün liderlerinden biri olmayı hedeflediklerini söyledi. Mesken tipi GES kurulumları ve elektrikli araç şarj istasyonu başta olmak üzere akıllı bina teknolojilerine yönelik tüm çözümleri alanında uzman mühendislik ekipleriyle uçtan uca gerçekleştirdiklerini vurgulayan Şakacı, sensör destekli otomasyon teknolojileri sayesinde iklimlendirme sistemlerinde gerçek zamanlı enerji optimizasyonu sağladıklarını ve kullanıcı dostu kontrol sistemleriyle gereksiz enerji tüketiminin önüne geçtiklerini vurguladı. Sıfır karbon yaşam modeli: ZeroHouse Üçay Mühendislik’in sürdürülebilirlik vizyonunun amiral projelerinden olan ZeroHouse’un şirket tarafından geliştirilen bütünleşik bir mühendislik yaklaşımı olduğunu vurgulayan Turan Şakacı, ZeroHouse’u, enerji tüketiminden ulaşım çözümlerine kadar tüm süreçleri kapsayan ve karbon izini minimuma indirmeyi hedefleyen yenilikçi bir bina modeli olarak tanımlıyor. Turan, “ZeroHouse konseptinde, yapıların ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçları ısı pompası sistemleri, VRF teknolojileri ve yerden ısıtma çözümlerinin birlikte kullanılmasıyla yüksek verimlilik sağlanıyor. Gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda elektrikli araç şarj altyapısı da konseptin ayrılmaz bir parçası olarak projeye entegre ediliyor. Konsept kapsamında gereken elektrik enerjisi fotovoltaik paneller aracılığıyla güneşten üretiliyor; böylece fosil yakıtlara bağımlı olmayan, kendi enerjisini üreten ve karbon salımını sıfırlayan bir yapı modeli ortaya çıkıyor” dedi. Şakacı, ZeroHouse’un yalnızca bugünün değil, geleceğin standartlarını belirleyen bir yaklaşım olduğunu belirterek, projenin hem çevresel sürdürülebilirliği desteklediğini hem de kullanıcılarına uzun vadeli tasarruf ve enerji bağımsızlığı sağladığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytin Çekirdekleri Beyaz Eşyada Yeniden Hayat Buluyor Haber

Zeytin Çekirdekleri Beyaz Eşyada Yeniden Hayat Buluyor

Vestel, Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 stratejisi çerçevesinde sürdürülebilirlik vizyonunu üretim ve teknolojiye entegre ediyor, böylece sadece sorumluluklarını yerine getirmekle kalmayıp, bu yaklaşımı bir kurum kültürü haline getiriyor. Ar-Ge, tasarım ve yatırımlarını sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında şekillendiren şirket, doğal ve sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atıyor. Vestel Pazarlama Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, “Vestel olarak, iklim kriziyle mücadelede sorumluluk almanın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna inanıyoruz. Bu inançla, doğal kaynakların korunması, karbon emisyonlarının azaltımı, atıkların azaltılması gibi alanlara odaklanıyor; döngüsel ekonomiye katkı sağlayan çevreye duyarlı ürünler geliştiriyoruz. Sadece kendi operasyonlarımızda değil, tedarik zincirimiz genelinde de sürdürülebilirliği önceliklendiriyoruz. Diğer yandan yapay zeka ile donatılmış akıllı ürünlerimiz ve Akıllı Yaşam mobil uygulamamız ile kullanıcılarımızı daha az enerji ve su tüketmeye teşvik ediyoruz. Dünya Çevre Günü, çevreye olan bağlılığımızı hatırlatmakla kalmıyor, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda attığımız somut adımları görünür kılmak açısından da anlam taşıyor. Vestel olarak, gerçek değişimin sürekli çaba gerektirdiğini bilerek, tüm iş süreçlerimizde sürdürülebilirliği odağımızda tutmaya ve doğayla daha uyumlu bir gelecek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Bugün geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilen, tehlikeli kimyasallardan arındırılmış, dayanıklı, onarımı kolay, enerji ve su tasarruflu ürünler tasarlayan Vestel, Vestel Ventures aracılığıyla yatırım yaptığı Biolive markasının zeytin çekirdeklerinden ürettiği biyoplastik granülleri beyaz eşya üretiminde kullanıyor. Bu sayede biolive katkılı parçaların karbon emisyonu yüzde 20’ye kadar azaltılıyor. Geliştirdiği ürün ve teknolojilerle sürdürülebilir geleceğe katkı sunan Vestel, ürünlerinin çevresel etkilerini bilimsel yöntemlerle değerlendirmek ve sürdürülebilir üretim süreçleri geliştirmek amacıyla, ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun ‘Yaşam Döngüsü Analizi’ (LCA) çalışmaları gerçekleştiriyor. Şirket aynı zamanda yürüttüğü Tedarikçi İzleme ve Geliştirme Programı ile tedarikçilerinin çevresel performanslarını iyileştirmeleri için teknik bilgi ve yöntem desteği sağlıyor. Vestel’in sürdürülebilirlik yolculuğu Tüm süreçlerini sürdürülebilirlikle entegre eden Vestel, uluslararası raporlama kuruluşu CDP’nin 2024 değerlendirmesinde, sürdürülebilirlik skorlarını yükseltti. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya şirketlerinin CDP ‘İklim Değişikliği’ puanı A- olurken, ‘Su Güvenliği’ puanları ise B’ye yükseldi. Yapılan çalışmalar sonucunda 2024 yılında, baz yıl olan 2021’e göre Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında yüzde 21 azaltım gerçekleşirken, Kapsam 3’te ise satılan ürünlerin kullanımından kaynaklanan emisyonlarda yüzde 16 azaltım gerçekleşti. Yanı sıra, 2024 yılında Vestel Şirketler Grubu’nda toplam 38 kaizen ve enerji verimliliği projesi hayata geçirilerek 13.278 MWh enerji ve yaklaşık 25 milyon TL tasarruf sağlandı. Bu iyileştirmeler sayesinde toplam 14.527 ton emisyon önlendi. Düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde, Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi), Vestel’in 2030 yılına kadar taahhüt ettiği karbon emisyonları azaltım hedeflerini onayladı. Vestel bu doğrultuda, 2021 baz yılına göre 2030’a kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 42, Kapsam 3 satılan ürünlerin kullanımından kaynaklanan emisyonlarını (Kategori 11) ise yüzde 25 azaltmayı hedefliyor. Vestel Elektronik 2024 yılında S&P Global kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde 69 puan alarak sektöründe ikinci sırada yer aldı. Şirket, bu skoru ile 62 sektörden 7.690 firmanın değerlendirildiği ve 780 firmanın seçildiği S&P Global The Sustainability Yearbook-2025’te en yüksek puan alan şirketler arasında yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Vestel Beyaz Eşya ise 68 puanla sektöründe ikinci sırada bulunarak S&P Global The Sustainability Yearbook-2025’te yer aldı. Ayrıca şirket, küresel endeks ve veri sağlayıcısı FTSE Russell tarafından güçlü çevresel, sosyal ve yönetişim performansı gösteren şirketlerin ölçümlendiği FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ne de girmeye hak kazandı. Küresel sürdürülebilirlik endekslerinde göstermiş olduğu performanslar, Vestel’in sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda attığı adımların somut göstergeleri oldu. Vestel Akıllı Yaşam ile enerji yönetimi Vestel’in Wi-Fi destekli akıllı ürünleri ve Akıllı Yaşam mobil uygulaması, ev içi enerji ve su tüketiminin uzaktan izlenmesine olanak tanıyor. Bu sistem, kullanıcıların kendi tüketim sınırlarını belirleyebilecekleri bir altyapı sunarken, belirlenen limitlere ulaşılmadan önce bildirimlerle bilgilendirme yapıyor. Bu yaklaşım sayesinde, bireysel enerji tasarrufu alışkanlıkları teşvik edilirken; sürdürülebilir yaşam biçimlerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanıyor. Aynı zamanda sunduğu kullanım önerileri ile kullanıcılarını daha az enerji ve su tüketmeye teşvik ediyor. Döngüsel ekonomiye tam destek Vestel, plastik kullanımını azaltmak ve döngüsel ekonomiyi desteklemek amacıyla hem üretim süreçlerinde hem de ürün tasarımlarında önemli adımlar atıyor. Bu kapsamdaki Ar-Ge projeleri sayesinde toplam 370,5 ton plastik kullanımını azaltan şirket, 5 bin 600 tonu aşkın geri dönüştürülmüş plastik kullandı. Ayrıca Vestel, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak amacıyla Doğa İçin Tek Kutu projesini de hayata geçirdi. Bu proje kapsamında, TV ürünlerinde tek kullanımlık kutular yerine daha dayanıklı ve defalarca kez kullanılabilecek kutular üretim süreçlerine dahil edildi. Buna ek olarak, Vestel yurt içindeki ürünlerinin tamamında FSC (Forest Stewardship Council) sertifikalı yüzde 100 geri dönüştürülmüş karton kullanarak ormanların sürdürülebilir yönetimine destek sağlıyor. Vestel markalı televizyonlarda pilli kumandaların bataryalı kumandalarla değiştirilmesi ise atık yönetimine katkı sağlayan bir diğer önemli adım olarak dikkat çekiyor. Vestel bu kapsamda geliştirdiği, Type C ve solar şarj özellikleriyle klasik pil ihtiyacını ortadan kaldıran, sürdürülebilir ve çevreci yaşamı destekleyen yeni solar kumandasını da kullanıcılarla buluşturdu. Güneş enerjisiyle üretim Sıfır karbon hedefi doğrultusunda güneş enerjisine odaklanan Vestel’de, 2024 yılında 142 kWp gücünde güneş paneli ile 188 MWh enerji üretildi. Şirket, yeni yatırımlarıyla birlikte toplam 8.200 kWp kurulu güce ulaşmayı, yıllık 11.882 MWh enerji üretmeyi ve 5.430 ton karbon emisyonunu önlemeyi hedefliyor. Bu kapsamda kurutma makinası fabrikası enerji ihtiyacının yüzde 85-90’ını, Vestel Beyaz Eşya’nın yüzde 10’unu, Vestel City’nin ise yüzde 6’sını karşılamayı hedefliyor.

SOCAR Türkiye Bakü’de 'Sıfır Karbon' Vizyonunu Tanıttı Haber

SOCAR Türkiye Bakü’de 'Sıfır Karbon' Vizyonunu Tanıttı

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, bu yıl 30’uncu kez düzenlenen Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’na (International Caspian Oil & Gas Exhibition-COG) sıfır karbon emisyonlu standıyla katıldı. SOCAR’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ve bölgenin en büyük enerji fuarı olan COG, Bakü Enerji Haftası kapsamında, 2-4 Haziran tarihleri arasında Baku Expo Center’da gerçekleştiriliyor. SOCAR Türkiye, fuar boyunca Türkiye’de 18,6 milyar doların üstünde yatırımla faaliyet yürüttüğü grup şirketleri Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, SOCAR Depolama, SOCAR Ticaret, Petkim RES bünyesindeki yenilikçi sürdürülebilirlik çalışmalarını tanıttı. SOCAR Türkiye’nin karbon ayak izini sıfırlama hedefleri, yeşil enerji yatırımları, biyoteknoloji ve kimyasal geri dönüşüm uygulamaları ve SOCAR Ar-Ge ile sürdürülebilirlik yol haritasına sağladığı katkılar ziyaretçilere aktarıldı. Fuar Emisyonunu Dengeleyen “Sıfır Karbon” Standı SOCAR Türkiye standı, yalnızca içeriğiyle değil, aynı zamanda sürdürülebilir yapısıyla da dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da fuarda sıfır karbon emisyonuna sahip bir stantla yer alan SOCAR Türkiye, hazırlık sürecinden fuar bitimine kadar yapılan tüm lojistik ve uçuş kaynaklı emisyonları hesaplayarak, bu emisyonları sertifikalı karbon dengeleme projeleriyle nötralize etti. Bu şekilde çevresel etkinin dengelenmesi hedeflendi. “Dijitalleşme ve Ar-Ge yetkinliklerimizle enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşüme liderlik ediyoruz.” SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov fuarla ilgili değerlendirmesinde, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki stratejik enerji ortaklığının sadece bölgesel değil küresel düzeyde de kritik önemde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “SOCAR Türkiye ve tüm grup şirketlerimizle, Azerbaycan ve Türkiye dostluk ve kardeşliğinin bir simgesi olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl, 30’uncu Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’nda enerji, dijital ve sosyal dönüşümden oluşan ‘üçlü dönüşüm’ yaklaşımımızı ziyaretçilerle paylaştık. SOCAR Türkiye olarak, yatırımlarımızı sürdürülebilirlik odağında şekillendiriyor; dijitalleşme ve Ar-Ge yetkinliklerimizle enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşüme liderlik ediyoruz. Attığımız adımlarla Türkiye’nin enerji üssü olma vizyonuna katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.” Bakü Enerji Forumu’nda “Dijitalleşme ve Enerjinin Gücü” Paneli Fuarla eş zamanlı olarak 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Bakü Enerji Forumu kapsamında, sektörün geleceği masaya yatırılacak. Fuarın 30. yılına özel olarak genişletilen programda inovasyon ve sürdürülebilirlik, yeşil enerji, altyapı sistemleri gibi konular ele alınacak. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, 4 Haziran’da gerçekleştirilecek “Enerji Sektöründe Dijitalleşme: Veri ve Teknolojinin Gücü” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer alacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.