Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sigorta Poliçesi

Kapsül Haber Ajansı - Sigorta Poliçesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sigorta Poliçesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sel ve Su Baskınlarında Sigorta Uyarısı Haber

Sel ve Su Baskınlarında Sigorta Uyarısı

Özellikle işletmelerde meydana gelen su baskınlarının yalnızca binalarda ve ekipmanlarda fiziksel hasara değil, üretim ve faaliyetlerin durmasına bağlı ciddi mali kayıplara da yol açabildiğine dikkat çeken IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, sigortalıları hasar süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda uyardı. Çiftçi, "Sel ve su baskınlarında doğru sigorta teminatına sahip olmak kadar, hasarın ardından atılan adımlar da büyük önem taşıyor. Zamanında yapılmayan hasar bildirimleri, eksik tutulan kayıtlar ve yeterince belgelenmeyen zararlar tazminat süreçlerini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle sigortalıların hasar öncesinde ve sonrasında nasıl hareket edeceklerini bilmeleri gerekiyor" dedi. İklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha fazla gündeme gelen aşırı yağışlar, ani sel ve su baskınları, bireylerin ve işletmelerin karşı karşıya olduğu önemli riskler arasında yer alıyor. Son günlerde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan şiddetli yağışlar, özellikle yerleşim alanları, sanayi tesisleri, depolar ve ticari işletmeler açısından sel ve su baskınına karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Sel ve su baskınları binalarda, makine ve ekipmanlarda, elektronik sistemlerde ve stoklarda ciddi maddi hasarlara neden olabiliyor. Bununla birlikte hasarın etkisi yalnızca fiziksel kayıplarla sınırlı kalmıyor. Üretimin durması, ticari faaliyetlerin aksaması, siparişlerin karşılanamaması ve ilave operasyonel giderler, işletmeler açısından hasarın mali boyutunu daha da büyütebiliyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, sel ve su baskını hasarlarında sigorta poliçelerinin kapsamının doğru değerlendirilmesi, hasarın zamanında bildirilmesi ve gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanmasının tazminat süreçlerinin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik önem taşıdığını belirtti. "Sel hasarlarında ilk adım can güvenliği, ardından doğru hasar yönetimi" Sel ve su baskını yaşanan işletmelerde önceliğin çalışanların can güvenliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Çiftçi, elektrik sistemleri ve diğer tehlikeli altyapıların yetkili personel tarafından güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Hasarın ardından gerçekleştirilen ilk müdahalelerin sigorta sürecini de doğrudan etkilediğini belirten Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu: "Sel veya su baskını sonrasında işletmelerin bir an önce normal faaliyetlerine dönmek istemesi son derece doğal. Ancak bu süreçte hasarın doğru şekilde tespit edilmesini sağlayacak kayıtların korunması gerekiyor. Hasarlı alanların temizlenmesine, ekipmanların sökülmesine veya onarım çalışmalarına başlanmadan önce mümkün olduğunca ayrıntılı fotoğraf ve video kayıtları alınmalı. Suyun ulaştığı seviye, binaya giriş noktaları, etkilenen alanlar ve zarar gören ekipmanlar belgelenmeli. Hasarın doğru belgelenmesi, tazminat sürecinin sağlıklı ilerlemesindeki en önemli unsurlardan biri." Sigortalıların hasar bildirimlerini poliçelerinde belirtilen ihbar sürelerini dikkate alarak mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirmeleri gerektiğini belirten Çiftçi, hasarın büyümesini önlemek amacıyla gerekli koruma ve kurtarma çalışmalarının da ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. "Hasarın büyümesini önlemek için su tahliyesi, koruma ve kurtarma gibi gerekli müdahaleler yapılmalı. Ancak acil müdahaleler dışında, zarar gören ekipmanların imha edilmesi veya hurdaya ayrılması gibi işlemlerde eksper ve sigorta şirketiyle koordinasyon sağlanması önem taşıyor. Burada amaç hem işletmenin daha fazla zarar görmesini engellemek hem de hasarın nedenini ve boyutunu doğru şekilde ortaya koyabilmek." "Eksik belge ve kayıtlar tazminat süreçlerini zorlaştırabilir" Sel ve su baskını hasarlarında karşılaşılan önemli sorunlardan birinin, meydana gelen zararın kapsamının ve mali sonuçlarının yeterli belgelerle ortaya konulamaması olduğunu belirten Çiftçi, sigortalıların hasar dosyalarını sistematik şekilde hazırlamaları gerektiğine dikkat çekti. "Bir işletmede su baskını nedeniyle onlarca makine, elektronik ekipman veya stok zarar görebilir. Ancak bu zararların tazminat sürecinde sağlıklı değerlendirilebilmesi için yalnızca hasarın meydana geldiğini göstermek yeterli değil. Hangi ekipmanın zarar gördüğü, stokların miktarı ve maliyeti, hasarın niteliği, onarım veya yenileme bedelleri gibi bilgilerin de belgelenmesi gerekiyor. Bu nedenle işletmelerin güncel envanter kayıtlarını, sabit kıymet listelerini, alış faturalarını ve bakım belgelerini düzenli şekilde muhafaza etmelerini öneriyoruz." Hasar dosyasında olayın gelişimini açıklayan raporların, tarih bilgisi içeren fotoğraf ve videoların, varsa güvenlik kamerası görüntülerinin, teknik servis raporlarının ve onarım tekliflerinin bulunmasının önem taşıdığını belirten Çiftçi, su tahliyesi, temizlik ve kurtarma çalışmalarına ilişkin masrafların da kayıt altına alınması gerektiğini söyledi. Özellikle emtia ve stok hasarlarında ürün cinsi, miktarı, birim maliyeti ve kurtarılabilir değer gibi bilgilerin ayrı ayrı belgelenmesinin değerlendirme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti. Sel nedeniyle duran işletmelerde kâr kaybı da gündeme gelebilir Sel ve su baskınlarının işletmeler açısından en önemli sonuçlarından birinin faaliyet kesintileri olduğunu belirten Çiftçi, fiziksel hasarın giderilmesinin her zaman ekonomik kaybın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı. "Bir üretim tesisinde su baskını nedeniyle makinelerin devre dışı kalması, üretimin günlerce durmasına neden olabilir. Bu süreçte işletme yalnızca zarar gören ekipmanın onarım maliyetiyle karşılaşmaz. Üretilemeyen ürünler, gerçekleştirilemeyen satışlar, iptal edilen siparişler ve faaliyetlerin yeniden başlatılması için yapılan ilave harcamalar da önemli mali sonuçlar yaratabilir. Dolayısıyla sel ve su baskını riskini değerlendirirken yalnızca fiziksel varlıkların değil, işletmenin faaliyet sürekliliğinin de dikkate alınması gerekiyor." İş durması ve kâr kaybına ilişkin zararların her poliçede otomatik olarak karşılanmadığına dikkat çeken Çiftçi, Bu tür kayıpların sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için poliçede ilgili iş durması veya kâr kaybı teminatının bulunması ve zarara neden olan maddi hasarın poliçe kapsamında karşılanabilir nitelikte olması gerektiğini belirtti. Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: "İş durması veya kâr kaybı teminatı bulunan işletmelerin üretimin ne kadar süre durduğunu, hangi hatların etkilendiğini, kapasite kayıplarını, iptal edilen siparişleri ve ilave masrafları ayrıntılı şekilde kayıt altına alması gerekiyor. Geçmiş dönem üretim, satış ve maliyet verileri de bu süreçte önem taşıyor. Doğru yapılandırılmış bir sigorta programı, yalnızca fiziksel hasarın değil, faaliyet kesintisinin finansal etkilerinin yönetilmesine de katkı sağlayabilir." "Her su hasarı aynı sigorta kapsamında değerlendirilmiyor" Sel ve su baskınlarında sigorta poliçelerinin kapsamının doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Çiftçi, suyun kaynağı ve hasarın oluşum biçimine göre farklı teminat koşullarının gündeme gelebileceğini belirtti. "Sigortalılar açısından dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri, her su hasarının aynı şekilde değerlendirilmediği gerçeği. Sel, su baskını, yüzey suyu birikmesi, kanalizasyon geri tepmesi veya bina içindeki tesisattan kaynaklanan hasarlar, poliçelerde farklı hükümlere, limitlere ve muafiyetlere tabi olabilir. Bu nedenle hasarın hangi nedenle meydana geldiğinin teknik bulgularla ortaya konulması büyük önem taşıyor." Hasar değerlendirmelerinde sigorta bedellerinin, eksik sigorta hükümlerinin, özel limitlerin, muafiyetlerin ve ilgili poliçe klozlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirten Çiftçi, işletmelerin poliçelerini yalnızca hasar meydana geldikten sonra değil, düzenli aralıklarla gözden geçirmelerini önerdi. "Bir işletmenin sel ve su baskını teminatına sahip olması önemli; ancak teminatın hangi riskleri kapsadığı, hangi limitlerle sunulduğu ve işletmenin güncel varlık değerleriyle uyumlu olup olmadığı da en az bunun kadar önemli. Özellikle yatırımların, makine parkının ve stok değerlerinin değiştiği işletmelerde sigorta bedellerinin güncelliğini koruması gerekiyor. Aksi halde hasar anında beklenmeyen mali sonuçlarla karşılaşılabilir." "Sel riskine karşı hazırlık hasar meydana gelmeden başlamalı" Sel ve su baskını risklerine karşı etkili bir korumanın yalnızca sigorta poliçesi satın almakla sağlanamayacağını vurgulayan Çiftçi, işletmelerin fiziksel önlemlerle sigorta korumasını birlikte değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti. "Özellikle bodrum katlar, elektrik odaları, teknik alanlar ve depolar su baskınları açısından hassas noktalar arasında yer alıyor. Drenaj sistemlerinin, tahliye pompalarının ve geri tepme önleyici sistemlerin düzenli kontrol edilmesi; çatı, yağmur olukları ve rögarların bakımının yapılması gerekiyor. Kritik makinelerin, elektronik ekipmanların ve stokların mümkün olduğunca su baskını riskinden uzak ve yüksek alanlarda muhafaza edilmesi de hasarın boyutunu azaltabilir." Meteorolojik uyarıların yakından takip edilmesi, alınan koruyucu önlemlerin kayıt altına alınması ve kritik işletme belgelerinin güvenli dijital ortamlarda saklanmasının önemine işaret eden Çiftçi, sigorta ve risk yönetiminin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu söyledi. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak işletmelerin risklerinin analiz edilmesi, mevcut sigorta programlarının değerlendirilmesi, ihtiyaçlarına uygun teminat alternatiflerinin geliştirilmesi ve hasar süreçlerinin koordinasyonunda sigortalılara danışmanlık ve brokerlik hizmetleri sunduklarını belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı: "Sel ve su baskınlarının ne zaman ve hangi boyutta meydana geleceğini her zaman öngöremeyebiliriz. Ancak işletmelerin bu risklere karşı ne kadar hazırlıklı olacağını belirlemek mümkün. Doğru risk analizi, yeterli sigorta teminatı, zamanında hasar bildirimi ve eksiksiz dokümantasyon birlikte ele alınmalı. Sigortanın asıl değeri yalnızca meydana gelen zararı karşılamasında değil, işletmelerin beklenmedik bir afetin ardından faaliyetlerine devam edebilmesine ve finansal dayanıklılığını koruyabilmesine katkı sağlamasında ortaya çıkıyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Poliçe almak birkaç dakika, iptal etmek kaç adım? 10 sigorta şirketinin sitesi incelendi Haber

Poliçe almak birkaç dakika, iptal etmek kaç adım? 10 sigorta şirketinin sitesi incelendi

Sigorta şirketleri internet sitelerinde “hemen teklif al” ve “şimdi satın al” seçeneklerini öne çıkarırken poliçe iptali, cayma hakkı ve prim iadesi konusunda aynı açıklıkta bilgi sunuyor mu? Kapsül Haber Ajansı, Türkiye’de faaliyet gösteren 10 sigorta şirketinin kamuya açık dijital kanallarını inceledi. Araştırmada bazı şirketlerin kapsamlı rehberler sunduğu, bazılarında ise iptal bilgisine kolayca ulaşılamadığı görüldü. Trafik, kasko, konut, sağlık ve seyahat sigortası poliçeleri artık internet üzerinden dakikalar içerisinde satın alınabiliyor. Sigorta şirketleri ve dijital satış platformları, teklif alma ve ödeme süreçlerini mümkün olduğunca kısa tutuyor. Ancak tüketici poliçesini iptal etmek, cayma hakkını kullanmak veya kullanılmayan döneme ait primin iadesini istemek istediğinde aynı kolaylıkla karşılaşamayabiliyor. Kapsül Haber Ajansı, 4 Ağustos 2026 tarihinde Allianz, Anadolu Sigorta, AXA Sigorta, Türkiye Sigorta, Aksigorta, MAPFRE Sigorta, Sompo Sigorta, HDI Sigorta, Zurich Sigorta ve Quick Sigorta’nın kamuya açık internet sayfalarında inceleme yaptı. Araştırmada şu dört temel soruya cevap arandı: Poliçenin nasıl iptal edileceği açıkça anlatılıyor mu? Başvurunun hangi kanaldan yapılacağı belirtiliyor mu? İstenen belgeler sıralanıyor mu? Prim iadesinin nasıl hesaplanacağı açıklanıyor mu? İptal hakkı her poliçede aynı şekilde uygulanmıyor Öncelikle poliçe iptali ile cayma hakkının aynı işlem olmadığını belirtmek gerekiyor. Cayma hakkı, belirli koşulları taşıyan mesafeli finansal hizmet sözleşmelerinden gerekçe göstermeden dönme imkânı sağlıyor. Poliçe iptali ise sigorta türü, iptal nedeni, sözleşmenin özel şartları, hasar durumu ve ilgili genel şartlara göre değişebiliyor. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında tüketici, düzenleme kapsamına giren mesafeli sözleşmelerden genel olarak 14 gün içinde cayabiliyor. Ancak bir aydan kısa süreli seyahat ve bagaj sigortaları gibi bazı sözleşmeler istisna kapsamında bulunuyor. Hayat sigortaları ve zorunlu sigortalar bakımından da ürüne özgü düzenlemelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle “Her sigorta poliçesi 14 gün içinde koşulsuz iptal edilir” şeklindeki genellemeler doğru değil. Tüketicinin öncelikle poliçenin türüne, satın alma yöntemine, genel şartlarına ve özel şartlarına bakması gerekiyor. Tam da bu noktada sigorta şirketlerinin açık, sade ve ürüne göre ayrıştırılmış bilgilendirme sunması önem kazanıyor. Allianz, MAPFRE ve Quick Sigorta’da açıklayıcı içerikler bulundu İncelenen şirketler arasında Allianz Türkiye, kasko poliçesinin iptal koşullarını ayrı bir rehberde ele alan şirketlerden biri oldu. Şirketin Mayıs 2026’da güncellenen içeriğinde iptal nedenleri, kullanılabilecek başvuru kanalları, gerekli belgeler ve prim iadesinin gün esasına göre hesaplanması açıklanıyor. Allianz’ım mobil uygulaması, müşteri hizmetleri ve acente üzerinden başvuru yapılabileceği belirtiliyor. Allianz’ın kasko poliçesi iptal rehberine buradan ulaşılabiliyor. MAPFRE Sigorta ise mesafeli satış aydınlatma metninde cayma hakkına ayrı bir bölüm ayırıyor. Metinde 14 günlük süre, bildirimin nasıl yapılacağı, iadenin hangi süre içinde gerçekleştirileceği, istisnalar ve şirketin iletişim bilgileri açıklanıyor. Bilgiler hukuki bir metin içerisinde sunulsa da tüketicinin başvuru yapabileceği telefon ve e-posta adresinin paylaşılması olumlu bir unsur olarak öne çıkıyor. MAPFRE’nin mesafeli satış ve cayma hakkı bilgilendirmesi burada yer alıyor. Quick Sigorta da araç sigortalarının iptali ve prim iadesi hakkında geniş kapsamlı bir rehber yayımlıyor. İçerikte trafik ve kasko poliçeleri ayrı ayrı ele alınırken iptal gerekçeleri, gerekli belgeler, iadenin ödeme kanalına göre nasıl yapılabileceği ve uyuşmazlık durumunda izlenebilecek yollar anlatılıyor. Quick Sigorta’nın araç sigortası iptali ve prim iadesi rehberine buradan ulaşılabiliyor. Anadolu Sigorta’da cayma bildirim formu bulunuyor Anadolu Sigorta’nın internet sitesinde tüketicilerin kullanabileceği bir cayma bildirim formu bulunuyor. Formun kamuya açık şekilde sunulması, başvuru süreci açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte yalnızca form paylaşılması, tüketicinin karşılaşabileceği bütün sorulara cevap vermeyebilir. Formun yanında ürünlere göre cayma ve iptal şartlarını, gerekli belgeleri, başvuru kanallarını ve tahmini iade süresini açıklayan sade bir rehber bulunması kullanıcı deneyimini güçlendirebilir. Anadolu Sigorta cayma bildirim formu burada yer alıyor. Altı şirkette bilgiye doğrudan ulaşmak kolay olmadı AXA Sigorta, Türkiye Sigorta, Aksigorta, Sompo Sigorta, HDI Sigorta ve Zurich Sigorta’nın incelenen kamuya açık sayfalarında ürünler, teklif alma, hasar bildirimi ve müşteri hizmetleri bağlantıları bulunuyor. Ancak “poliçe iptali”, “cayma hakkı” ve “prim iadesi” aramaları sonucunda tüketicinin bütün süreci tek sayfada anlayabileceği güncel ve kapsamlı bir rehbere doğrudan ulaşılamadı. Bu tespit, söz konusu şirketlerin poliçe iptali gerçekleştirmediği veya müşterilerine bilgi vermediği anlamına gelmiyor. İlgili hükümler poliçenin özel şartlarında, mesafeli satış sözleşmesinde, müşteri ekranında veya acente kanallarında yer alabilir. Buradaki temel sorun, poliçe satın almadan veya müşteri girişi yapmadan bilgi edinmek isteyen bir kullanıcının aradığı cevaba ne kadar kolay ulaşabildiği. Sigorta şirketlerinin poliçe iptali şeffaflık tablosu Şirket Bilgiye erişim Kısa değerlendirme Allianz Türkiye Açık Kasko iptali, başvuru kanalları ve iade hesabı açıklanıyor. MAPFRE Sigorta Açık Mesafeli satış ve cayma süreci ayrıntılı şekilde aktarılıyor. Quick Sigorta Açık Araç poliçelerinde iptal ve prim iadesi rehberi bulunuyor. Anadolu Sigorta Kısmen açık Cayma bildirim formu bulunuyor; süreç rehberi geliştirilebilir. AXA Sigorta Kolay bulunamadı Tek sayfalık kapsamlı bir iptal rehberi görülemedi. Türkiye Sigorta Kolay bulunamadı Hasar bilgileri belirgin; merkezi iptal rehberi görülemedi. Aksigorta Kolay bulunamadı Yardım merkezi bulunuyor; doğrudan iptal rehberi görülemedi. Sompo Sigorta Kolay bulunamadı Destek kanalları mevcut; iptal sürecinin ayrıntıları sınırlı. HDI Sigorta Kolay bulunamadı Bilgiler ürün dokümanlarına dağılmış görünüyor. Zurich Sigorta Kolay bulunamadı Ürüne özel belgeler var; merkezi bir rehber görülemedi. Not: Tablo, 4 Ağustos 2026 tarihinde kamuya açık internet sayfaları ve arama sonuçları üzerinden yapılan erişilebilirlik incelemesini yansıtmaktadır. Müşteri ekranları, acentelere açık sistemler ve telefonla verilen bilgiler değerlendirmeye alınmamıştır. “Satın al” kadar görünür bir “iptal ve iade” alanı olmalı Sigorta şirketlerinden her ürün için tek tuşla koşulsuz iptal seçeneği sunmaları beklenemez. Çünkü bazı poliçelerde sigortanın zorunlu olması, riskin başlamış bulunması, hasar ödemesi yapılması veya sözleşmeye özgü hükümler süreci değiştirebilir. Buna karşılık tüketicinin şu bilgilere kolayca ulaşabilmesi mümkün: Hangi durumlarda iptal veya cayma başvurusu yapılabileceği Başvurunun mobil uygulama, acente, çağrı merkezi veya e-posta kanallarından hangisiyle gerçekleştirileceği Gerekli belgelerin neler olduğu Prim iadesinin nasıl hesaplandığı İadenin hangi ödeme kanalına yapılacağı Talebin ortalama sonuçlanma süresi Red halinde gerekçenin nasıl öğrenileceği İtiraz ve Sigorta Tahkim Komisyonu süreci Bu bilgilerin yalnızca uzun poliçe metinleri içinde bulunması hukuki bilgilendirme açısından yeterli görülebilir. Ancak iyi bir müşteri deneyimi açısından bilgilerin sade bir dille ve kolay bulunabilir şekilde sunulması gerekiyor. Sigorta şirketlerine şeffaflık çağrısı Dijital sigortacılık yalnızca satış işlemini hızlandırmak anlamına gelmiyor. Müşterinin poliçe sonlandırma, cayma ve prim iadesi süreçlerine de kolayca ulaşabilmesi gerekiyor. Sigorta şirketlerinin ana menülerine “Poliçe İptali ve Prim İadesi” başlığı eklemesi, ürün bazında koşulları sade biçimde açıklaması ve başvuruların takip edilebileceği dijital bir ekran sunması sektöre duyulan güveni güçlendirebilir. Kapsül Haber Ajansı olarak incelemeye alınan şirketlerin görüşlerini ve mevcut uygulamalarına ilişkin açıklamalarını haberimize eklemeye hazırız.

Sigortada Muafiyet Nedir? Türleri, Hesaplama Yöntemleri ve Gerçek Hayattan Örnekler (2026 Rehberi) Haber

Sigortada Muafiyet Nedir? Türleri, Hesaplama Yöntemleri ve Gerçek Hayattan Örnekler (2026 Rehberi)

Sigortada Muafiyet Nedir? Sigorta poliçelerinde sıkça karşılaşılan muafiyet, meydana gelen bir hasarın belirli kısmının sigortalı tarafından karşılanmasını ifade eden uygulamadır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketi, poliçede belirtilen muafiyet oranı veya tutarı kadar ödeme yapmaz; bu bölüm sigortalının sorumluluğunda kalır. Muafiyet uygulaması; kasko, özel sağlık sigortası, tamamlayıcı sağlık sigortası, konut sigortası, iş yeri sigortası ve bazı ticari poliçelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Doğru anlaşılmadığında beklenmedik maliyetlere yol açabilen bu kavram, sigorta poliçesi satın almadan önce mutlaka incelenmesi gereken temel unsurlardan biridir. Muafiyet Ne Anlama Gelir? Muafiyet, sigorta şirketinin üstleneceği riskin belirli bir bölümünü sigortalıya bırakmasıdır. Örneğin poliçede %5 muafiyet bulunuyorsa, oluşan hasarın ilk %5'lik kısmı sigortalı tarafından karşılanır; kalan bölüm poliçe şartları çerçevesinde sigorta şirketi tarafından ödenir. Bu uygulama özellikle küçük hasarların sigorta sistemine yansımasını azaltmayı ve poliçe primlerini daha düşük seviyede tutmayı amaçlar. Muafiyet Neden Uygulanır? Sigorta şirketleri açısından muafiyet sisteminin temel amaçları şunlardır: Küçük tutarlı hasar başvurularını azaltmak. Poliçe primlerini daha ekonomik hale getirmek. Sigortalıyı daha dikkatli davranmaya teşvik etmek. Risk paylaşımını sağlamak. Operasyonel maliyetleri düşürmek. Bu nedenle muafiyet bulunan poliçeler, aynı teminatlara sahip muafiyetsiz poliçelere göre çoğu zaman daha düşük primle sunulur. Muafiyet Türleri 1. Oransal Muafiyet Hasarın belirli yüzdesi sigortalı tarafından ödenir. Örnek: Hasar: 80.000 TL Muafiyet: %5 Sigortalı: 4.000 TL Sigorta şirketi: 76.000 TL 2. Sabit Tutar Muafiyeti Hasarın belirli bir tutarı sigortalıya aittir. Örnek: Muafiyet: 7.500 TL Hasar: 45.000 TL Şirket ödemesi: 37.500 TL 3. Zaman Muafiyeti Özellikle sağlık sigortalarında görülür. Belirli süre boyunca bazı hastalıklar teminat dışında tutulabilir. 4. Olay Başına Muafiyet Her hasar dosyasında yeniden uygulanır. Kaskoda Muafiyet Nasıl Çalışır? Türkiye'de en çok merak edilen konulardan biri kasko muafiyetidir. Örneğin; Aracınız park halindeyken zarar gördü. Toplam hasar: 120.000 TL Muafiyet: 10.000 TL Bu durumda: Sigortalı:10.000 TL Sigorta şirketi: 110.000 TL öder. Sağlık Sigortasında Muafiyet Sağlık sigortalarında ise sistem farklı olabilir. Örneğin; MR çekimi Tahliller Fizik tedavi Doğum bazı branşlarda belirli oranlarda katılım uygulanabilir. Bu oran poliçeye göre değişmektedir. Muafiyet Poliçe Primini Düşürür mü? Evet. Muafiyet arttıkça sigorta şirketinin üstlendiği risk azalır. Bunun sonucu olarak poliçe primi de düşebilir. Ancak düşük prim her zaman avantaj anlamına gelmez. Hasar anında daha yüksek ödeme yapmanız gerekebilir. Muafiyetli Kasko Avantajları Daha düşük prim Büyük hasarlarda güçlü koruma Ticari filolarda maliyet avantajı Risk yönetimi Dezavantajları Küçük hasarlar cebinizden çıkar. Beklenmeyen ek maliyet oluşabilir. Poliçe okunmadan satın alınırsa sürpriz yaşanabilir. Muafiyet Hesaplama Örneği Hasar Tutarı Muafiyet Sigortalı Öder Sigorta Öder 20.000 TL %5 1.000 TL 19.000 TL 80.000 TL %10 8.000 TL 72.000 TL 150.000 TL 5.000 TL 5.000 TL 145.000 TL Muafiyet ile İstisna Arasındaki Fark Bu iki kavram sıklıkla karıştırılır. Muafiyet, hasarın belirli bölümünün sigortalıya ait olmasıdır. İstisna ise belirli risklerin poliçe kapsamına hiç dahil edilmemesidir. Örneğin; Deprem teminat dışındaysa bu istisnadır. Deprem teminat kapsamında olup ilk 10.000 TL sigortalıya aitse bu muafiyettir. Muafiyet Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Poliçe şartlarını dikkatle okuyun. Muafiyet oranını öğrenin. Sabit mi, oransal mı kontrol edin. Prim avantajı ile olası hasar maliyetini karşılaştırın. İhtiyacınıza uygun teminat seviyesini belirleyin. Sonuç Sigortada muafiyet, yalnızca poliçe fiyatını değil, hasar anında cebinizden çıkacak tutarı da doğrudan etkileyen önemli bir uygulamadır. Bu nedenle poliçe satın alırken sadece prim tutarına odaklanmak yerine muafiyet oranı, teminat kapsamı ve ödeme koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Bilinçli bir seçim, hem bütçenizi korur hem de olası anlaşmazlıkların önüne geçer. Sık Sorulan Sorular (FAQ) Muafiyet ne demektir? Hasarın belirli kısmının sigortalı tarafından karşılanmasıdır. Muafiyetli kasko daha ucuz mudur? Genellikle evet. Muafiyet oranı arttıkça poliçe primi düşebilir. Trafik sigortasında muafiyet olur mu? Zorunlu trafik sigortasında uygulama poliçe türüne göre değişebilir. Muafiyet daha çok kasko ve özel sigorta ürünlerinde görülür. Muafiyet ile istisna aynı şey midir? Hayır. Muafiyet, hasarın bir kısmının sigortalıya ait olmasıdır. İstisna ise ilgili riskin tamamen teminat dışında bırakılmasıdır.

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim Haber

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim

Bu kış Türkiye genelinde yoğun yağış, ani sıcaklık düşüşleri ve zorlu yol koşulları beklenirken; ticari araçlar için kış lastiği zorunluluğu da yürürlüğe girdi. Yol güvenliğinin öneminin arttığı bu dönemde Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı HOMER Smart Auto Services, Türkiye’de bir ilke imza atarak kasko poliçelerine yenilikçi bir lastik teminatı ekleyerek müşterilere “yılda iki kez lastik değişim ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda ücretsiz lastik saklama” hakkı tanıdı. Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez sunulan bu yenilikçi lastik teminatı; Quick Sigorta, Doğa Sigorta ve Fiba Sigorta tarafından poliçelere dahil edilerek uygulamaya alındı. Lastiklerinizin ömrünü 10 yıla kadar uzatın! Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde; evlerde ve sitelerde lastik saklama alanı yok ve yanlış saklama lastik ömrünü ortalama yüzde 20 kısaltıyor. Otomobil lastiklerinin “doğru koşullarda saklandığında” teknik olarak uzun ömürlü olabileceğine ve 10 yıla kadar dayanabileceğine vurgu yapan HOMER, Türkiye genelinde lastik değişim süreçlerini tek merkezden dijital olarak yöneten altyapısı sayesinde sigorta şirketlerinin güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Yeni teminat kapsamıyla poliçe sahiplerine yılda iki kez lastik sökme-takma (sök–tak) hizmeti ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda lastik saklama hakkı, tek bir poliçe dahilinde ücretsiz olarak sunuluyor. Hem sürücü güvenliği hem sigorta deneyimi açısından yeni bir dönem TÜİK ve sektör verilerine göre: Türkiye’de yılda ortalama 25 milyon adet lastiğin satıldığına, kış aylarında lastik değişimi talebinin yüzde 18 artış gösterdiğine ve Türkiye’de trafiğe kayıtlı araçların yaklaşık yüzde 45’inin ise mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken HOMER Smart Auto Services Genel Müdürü Erkan Işıksal ‘’Kış koşullarının ağırlaşacağı bir döneme giriyoruz. 15 Kasım 2025 itibarıyla ticari araçlara gelen kış lastiği zorunluluğu, sürücüler üzerinde ek maliyet ve operasyon yükü yaratıyor. Artan hava olayları, yoğun kar yağışlarının beklendiği bölgeler ve uzun yol ticari taşımacılığı, lastik değişim talebini ciddi biçimde artırdı. Türkiye’de milyonlarca araç mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyarken, lastik saklama hizmeti hala yeterince yaygın ve profesyonel değil. HOMER’in hizmeti ve yeni uygulamaya soktuğu lastik teminatı ile bu hizmet ülke genelinde ölçekli bir yapıya kavuşuyor’’ dedi. Sahada görev alan 1.500’den fazla çalışanlarıyla yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan Erkan Işıksal “Sigorta şirketleriyle hayata geçirdiğimiz bu teminat, sürücüler için büyük bir maliyet avantajı, pratiklik ve güvenlik açısından da önemli bir destek sağlarken sigorta şirketleri için ise müşteri memnuniyetini artıran güçlü bir yenilik. Sürücüler her mevsim güvenli yol deneyimini yaşarken, bizim akıllı servis ağımız da tek merkezden süreci takip edecek. HOMER olarak 350 hizmet noktamızla sigorta sektöründe bir ilke imza attığımız için gururluyuz. Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız. Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız” dedi. Sektöre yeni standartlar getirecek uygulama Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı olarak, hem ticari hem bireysel sürücülerin zorlu kış şartlarına hazırlanmasında kritik bir görev üstlendiklerini belirten HOMER, sigorta poliçelerine entegre edilen bu hizmetin hem kullanıcı deneyimini yükselteceğini hem de sigorta sektöründe yeni bir standart oluşturacağını vurguluyor Sektörde Bir İlk Hizmet, Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez HOMER iş birliğiyle sunuluyor. Bu nedenle uygulama, sigorta sektöründe müşteri memnuniyetini ve yol güvenliğini artıran yenilikçi bir adım olarak konumlanıyor.

Türkiye’de Bir İlk:  HOMER ile Lastik Teminatında Devrim Haber

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim

Yol güvenliğinin öneminin arttığı bu dönemde Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı HOMER Smart Auto Services, Türkiye’de bir ilke imza atarak kasko poliçelerine yenilikçi bir lastik teminatı ekleyerek müşterilere “yılda iki kez lastik değişim ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda ücretsiz lastik saklama” hakkı tanıdı. ürkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez sunulan bu yenilikçi lastik teminatı; Quick Sigorta, Doğa Sigorta ve Fiba Sigorta tarafından poliçelere dahil edilerek uygulamaya alındı. Lastiklerinizin ömrünü 10 yıla kadar uzatın! Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde; evlerde ve sitelerde lastik saklama alanı yok ve yanlış saklama lastik ömrünü ortalama yüzde 20 kısaltıyor. Otomobil lastiklerinin “doğru koşullarda saklandığında” teknik olarak uzun ömürlü olabileceğine ve 10 yıla kadar dayanabileceğine vurgu yapan HOMER, Türkiye genelinde lastik değişim süreçlerini tek merkezden dijital olarak yöneten altyapısı sayesinde sigorta şirketlerinin güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Yeni teminat kapsamıyla poliçe sahiplerine yılda iki kez lastik sökme-takma (sök–tak) hizmeti ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda lastik saklama hakkı, tek bir poliçe dahilinde ücretsiz olarak sunuluyor. Hem sürücü güvenliği hem sigorta deneyimi açısından yeni bir dönem TÜİK ve sektör verilerine göre: Türkiye’de yılda ortalama 25 milyon adet lastiğin satıldığına, kış aylarında lastik değişimi talebinin yüzde 18 artış gösterdiğine ve Türkiye’de trafiğe kayıtlı araçların yaklaşık yüzde 45’inin ise mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken HOMER Smart Auto Services Genel Müdürü Erkan Işıksal ‘’Kış koşullarının ağırlaşacağı bir döneme giriyoruz. 15 Kasım 2025 itibarıyla ticari araçlara gelen kış lastiği zorunluluğu, sürücüler üzerinde ek maliyet ve operasyon yükü yaratıyor. Artan hava olayları, yoğun kar yağışlarının beklendiği bölgeler ve uzun yol ticari taşımacılığı, lastik değişim talebini ciddi biçimde artırdı. Türkiye’de milyonlarca araç mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyarken, lastik saklama hizmeti hala yeterince yaygın ve profesyonel değil. HOMER’in hizmeti ve yeni uygulamaya soktuğu lastik teminatı ile bu hizmet ülke genelinde ölçekli bir yapıya kavuşuyor’’ dedi. Sahada görev alan 1.500’den fazla çalışanlarıyla yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan Erkan Işıksal “Sigorta şirketleriyle hayata geçirdiğimiz bu teminat, sürücüler için büyük bir maliyet avantajı, pratiklik ve güvenlik açısından da önemli bir destek sağlarken sigorta şirketleri için ise müşteri memnuniyetini artıran güçlü bir yenilik. Sürücüler her mevsim güvenli yol deneyimini yaşarken, bizim akıllı servis ağımız da tek merkezden süreci takip edecek. HOMER olarak 350 hizmet noktamızla sigorta sektöründe bir ilke imza attığımız için gururluyuz. Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız. Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız” dedi. Sektöre yeni standartlar getirecek uygulama Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı olarak, hem ticari hem bireysel sürücülerin zorlu kış şartlarına hazırlanmasında kritik bir görev üstlendiklerini belirten HOMER, sigorta poliçelerine entegre edilen bu hizmetin hem kullanıcı deneyimini yükselteceğini hem de sigorta sektöründe yeni bir standart oluşturacağını vurguluyor. Sektörde Bir İlk Hizmet, Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez HOMER iş birliğiyle sunuluyor. Bu nedenle uygulama, sigorta sektöründe müşteri memnuniyetini ve yol güvenliğini artıran yenilikçi bir adım olarak konumlanıyor.

İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı Haber

İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı

İMSİAD Başkanı Şeref Demir, TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal, Avukat Yusuf Barkoğlu ve Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz'in konuşmacı olarak katıldıkları etkinliğe İMSİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi. İnşaat projelerinde riskler İnşaat projelerinde karşılaşılan risklerin sigorta olgusunu zorunlu kıldığını belirten İMSİAD Başkanı Şeref Demir, inşaat sektörü temsilcilerinin risk yönetimini profesyonel anlayış doğrultusunda hayata geçirmeleri gerektiğini ifade etti. Müteahhitlerin inşaat sürecinde pek çok belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Demir, "Üretim sürecindeki belirsizlikler, risk yönetimini de beraberinde getiriyor. Malzeme sevkiyatında yaşanan olası kazalar ve çevre koşullarının getirdiği zorluklar, risk faktörlerini oluşturan başlıca faktörler. Bu faktörler ile diğer unsurların varlığı, sigorta kalkanı ile bertaraf edilebilir. Meslektaşlarımız risk faktörlerinden kaynaklanabilecek maddi manevi kayıplarını, sigorta güvencesiyle telâfi edebilirler. Diğer yandan yaşanan üzücü iş kazaları da sektörün risk barındıran bir başka gerçeği. 2024 yılında yaşanan ölümlü iş kazalarının yüzde 30'u maalesef sektörümüzde gerçekleşti. Bu hazin tablo, sigortacılıkla beraber iş sağlığı ve güvenliği olgusunu da gündeme getiriyor. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde sürekli risk faktörünün varlığına dikkat çekerek, meslektaşlarımızı riskin yol açabileceği kayıplar karşısında uyarıyoruz. İş kaybı, can kaybı, yaralanma gibi risklerin minimize edilmesi adına iş sağlığı ve güvenliği ile sigorta gerçeğine dikkat çekiyoruz." diye konuştu. Poliçelerin kapsamı Konuşmasında karşılaşılan risk faktörlerine karşı söz konusu olabilecek maddi kaybın değerinin, sektör temsilcileri tarafından sigorta poliçelerinde belirtilmesi gerektiğini ifade eden TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal ise, aksi durumda doğabilecek olumsuzluklardan sigorta acentelerinin sorumlu tutulamayacağını vurguladı. Riske konu olan kaybın maddi tutarının ne olacağını, ancak ve ancak üretim süreçlerine hakim olan işletme ya da firma temsilcilerinin bilebileceğini vurgulayan Gencal, "Sigorta poliçenizde hiçbir detayı atlamayın. 'Bu da olmaz' diyebileceğiniz ayrıntılara dahi dikkat edin. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınmayan üretim ve hizmet süreçlerinde yaşanması muhtemel maddi manevi kayıplar, inşaatınızın durmasına neden olabilir. Böylesi bir durum hiç istenilmeyen olumsuz sonuçları da beraberinde getirir" diye konuştu. İş kazalarındaki maddi-manevi kayıplar Avukat Yusuf Barkoğlu da konuşmasında, iş kazalarında söz konusu olabilecek maddi-manevi tazminat hususlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Kişinin yaşı, geliri, kusur durumu ve mağduriyetinin maddi – manevi tazminata konu olabilecek kriterleri belirlediğine değinen Barkoğlu, kişinin iş kazası sonucunda vefatı durumunda tazminattan vefat eden kişinin mirasçıları ile bakmakla yükümlü olduğu birinci derece yakınlarının da hak sahibi olacaklarına işaret etti. İş sağlığı ve güvenliğinin önemi Etkinliğin son konuşmacısı Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz ise iş sağlığı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti. İnşaat sektöründe 2024'de meydana gelen 86 bin 736 iş kazasında 552 ölümlü vaka yaşandığına işaret eden Yamankaradeniz, "Yüksekten düşmeye bağlı olarak meydana gelen iş kazaları, sektördeki kazaların büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu da iş sağlığı ve güvenliğini gerektiren kurallara uyulmadığını gösteriyor. İşverenlerimiz bu durumu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almalıdır. Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilinçlendirici faaliyetler dikkat çekiyor. İşveren her ne kadar kazaları minimize edici önlemler almış olsa da alınan önlemlere çalışanların ne denli uyup uymadıklarını sürekli denetlemelidir. Çalışanlar da kendi can emniyetleri için iş sağlığı ve güvenliğinin gereklerini yerine getirmelidir" dedi. Sunumların ardından konuşmacılar ile etkinliğin sponsoru olan HDI Sigorta adına, Marmara Bölge Müdürü Zekeriya Kahraman'a, İMSİAD Başkanı Şeref Demir tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Programın sonunda katılımcılar toplu fotoğraf verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.