Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sigorta Şirketleri

Kapsül Haber Ajansı - Sigorta Şirketleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sigorta Şirketleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sigorta İzmir İçin Geri Sayım Haber

Sigorta İzmir İçin Geri Sayım

11-13 Haziran tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenecek Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi, sigorta şirketlerinden eksperlere, acentelerden brokerlere, asistans firmalarından kamu kurumlarına kadar sektörün önde gelen temsilcilerini buluşturacak. Fuar, aynı zamanda İzmir’in sigortacılık tarihindeki öncü rolünü yeniden gündeme taşıyacak. Güçlü destek ve kurumsal iş birliği T.C. Ticaret Bakanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) himayesinde düzenlenen fuar; sektörün köklü kurumları tarafından destekleniyor. Organizasyona, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK), Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK), İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tam destek veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonuyla gerçekleştirilecek fuarın, etkinlik partnerliğini ise IUC Events üstleniyor. Sektörün öncü kurum ve firmaları da organizasyonda katılımcı olarak yer alıyor. İzmir Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlere görünürlüklerini artırma, yeni iş ortaklıkları geliştirme ve sektörün geleceğine yön veren trendleri yakından takip etme imkanı sunacak. Organizasyonda; sigorta şirketleri, acenteler, reasürans firmaları, insurtech girişimleri ve kamu temsilcileriyle doğrudan temas kurulabilecek, yeni ticari bağlantılar geliştirilebilecek. Sigortacılığın gelişiminde öncü kentlerden 11–13 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak İzmir, sigortacılık tarihindeki köklü geçmişiyle öne çıkıyor. Liman kenti kimliği ve güçlü uluslararası ticaret ağı sayesinde İzmir, Anadolu’da modern sigortacılığın geliştiği ilk merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. Deniz ticareti ve taşımacılığın gelişimiyle birlikte sigortacılık alanında da önemli bir merkez haline gelen İzmir, tarih boyunca sektörün büyümesinde önemli rol üstlendi. Kent, Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi ile de sektörün geleceğine yön verecek önemli bir buluşmaya hazırlanıyor. Zirve sektörün geleceğine ışık tutacak Fuar kapsamında düzenlenecek zirve programlarında da sigortacılıkta dijital dönüşüm, afet ve risk yönetimi, sağlık sigortaları, mobilite çözümleri ve sektördeki yeni uygulamalar gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyonun, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektörel diyaloğun güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilirlikte Yeni Güç Bankalar ve  Sigortacılar Haber

Sürdürülebilirlikte Yeni Güç Bankalar ve  Sigortacılar

Araştırmaya göre sürdürülebilir inşaat artık yalnızca çevresel bir tercih değil; ekonomik değer, dayanıklılık ve risk yönetiminin merkezinde yer alıyor. Türkiye’de paydaşların yüzde 70’i sürdürülebilir inşaatı öncelik olarak görürken, sektör dönüşümünde en kritik rolün finans kuruluşları tarafından üstlenileceği vurgulanıyor Giderek daha sık yaşanan aşırı hava olayları karşısında sürdürülebilir inşaat, yalnızca çevresel performansın ötesine geçerek; risk yönetimi, bölgesel dayanıklılık ile ekonomik ve varlık değerinin korunması açısından merkezi bir konu haline geliyor. Türkiye sonuçları da bu dönüşümün giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de sürdürülebilir inşaat kavramını tam olarak bildiğini söyleyen paydaşların oranı yüzde 45’e ulaşırken, vatandaşlarda bu oran yüzde 26 seviyesinde bulunuyor. Ayrıca sürdürülebilir inşaatın öncelikli bir konu olduğunu düşünenlerin oranı paydaşlarda yüzde 70, vatandaşlarda ise yüzde 75 olarak ölçülüyor. Bununla birlikte, Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi tarafından yayımlanan 2026 Sürdürülebilir İnşaat Barometresi, sektörde önemli bir eksiğe işaret ediyor: Finansal aktörler, yapılı çevrede uyum ve dayanıklılığın önemini kabul etse de; bu alanların yatırım, finansman ve sigorta kararlarına entegrasyonu hâlâ sınırlı kalıyor. Bunun temel nedeni ise faydalarının yeterince somut ve ölçülebilir şekilde ortaya konulamaması. Türkiye’de de sürdürülebilir inşaatın yarattığı ekonomik değer konusunda önemli ancak gelişime açık bir algı bulunuyor. Araştırmaya göre paydaşların yüzde 44’ü sürdürülebilir inşaatın geleneksel inşaata kıyasla daha fazla değer yarattığını düşünüyor. Küresel ortalamaya oldukça yakın seyreden bu oran, sektörün dönüşüm potansiyeline yönelik güçlü bir beklentiye işaret ediyor. Dayanıklılık bankalar ve sigortacılar için görünmeyen kriter Sürdürülebilir İnşaat Barometresi, 2023 yılında başlatılmasından bu yana ilk kez; ticari bankalar, kalkınma bankaları ve sigorta şirketlerini kapsayan, uyum ve dayanıklılık konularına odaklanan niteliksel bir uluslararası araştırmayı da içeriyor. Bu yeni araştırma bileşeni, her yıl gerçekleştirilen uluslararası niceliksel araştırmayı tamamlıyor. Araştırma, 30 ülkede 4.800 sektör paydaşı ve 30.000 vatandaşla gerçekleştirildi. Sonuçlar; iklim uyumu ve dayanıklılık konularının hem finansal kuruluşlar hem de sektör paydaşları nezdinde giderek daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Paydaşlar arasında bu alanlara yapılan vurgu oranı yüzde 26’ya yükselirken, bu oran 2025’e kıyasla 5 puanlık bir artış anlamına geliyor. Türkiye’de ise sürdürülebilir inşaatın en önemli tanımları arasında “ekolojik malzemeler kullanılarak yapılan inşaat” öne çıkıyor. Bu tanımı tercih edenlerin oranı paydaşlarda yüzde 47, vatandaşlarda ise yüzde 41 seviyesinde bulunuyor. Vatandaşlar ayrıca doğal afetlere ve iklim risklerine dayanıklı yapıların önemine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım; binaların ve altyapıların iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılığını artırmayı, olası kriz ve afetlerin etkilerini karşılayabilmesini ve zaman içinde değerini koruyabilmesini ifade ediyor. Ancak tüm bu kazanımlara rağmen, dayanıklılık kavramı hâlâ ekonomik modellerde temel bir kriter haline gelmekte zorlanıyor ve kredi ya da sermaye tahsisi kararlarına operasyonel olarak yeterince entegre edilemiyor. En büyük engel: Yatırım getirisinin yeterince gösterilememesi Barometre kapsamında görüşülen tüm paydaşlar aynı noktaya dikkat çekiyor: Uyum ve dayanıklılık yatırımlarının geri dönüşünün net biçimde ortaya konulması gerekiyor.CO₂ emisyonlarının azaltılması, yaygın şekilde standardize edilmiş göstergelerle ölçülebilirken; dayanıklılık yatırımları daha uzun vadeli, olasılıksal ve dolaylı faydalara dayanıyor. Bunlar arasında gelecekte oluşabilecek kayıpların azaltılması, iş sürekliliğinin korunması ve varlık değerinin sürdürülebilmesi yer alıyor.Bu nedenle kısa vadede yüksek ve görünür maliyetler oluşurken, uzun vadeli faydalar finans ve sigorta modellerine hâlâ yeterince entegre edilemiyor.Türkiye’de sürdürülebilir inşaatın yaygınlaşması için öne çıkan öncelikler de bu tabloyu destekliyor. Paydaşların yüzde 35’i tüm paydaşlar arasında farkındalığın artırılması ve iş birliğinin güçlendirilmesini öncelikli adım olarak görürken, yüzde 33’ü enerji renovasyonlarını artıracak düzenlemelerin önemine dikkat çekiyor. Vatandaşlar ise sürdürülebilir malzeme ve çözümlerin daha rekabetçi hale getirilmesini öncelikli görüyor. Dayanıklılığı ekonomik bir değere dönüştürmek Sürdürülebilir inşaatın yaygınlaşması ve sektörde dönüşümün hızlanması için dayanıklılığın artık yalnızca çevresel bir unsur değil; ekonomik performansı güçlendiren, rekabetçiliği artıran ve riskleri azaltan stratejik bir değer olarak konumlandırılması gerekiyor. Barometre sonuçları da bu dönüşümün giderek daha fazla kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan paydaşların yüzde 47’si sürdürülebilir inşaatın geleneksel inşaata kıyasla daha fazla değer yarattığını düşünüyor. Ancak özellikle Avrupa ve Asya-Pasifik bölgelerinde bu algının hâlâ yeterince güçlü olmadığı görülüyor.Türkiye sonuçları ise sektör dönüşümünde güven duyulan aktörleri net biçimde ortaya koyuyor. Araştırmaya göre paydaşların yüzde 48’i sürdürülebilir inşaatın gelişiminde en önemli rolü mimar ve mühendislerin üstlendiğini belirtirken, yerel yönetim temsilcileri yüzde 38 ile ikinci sırada yer alıyor. Bu sonuçlar, teknik uzmanlık ile kamu otoritelerinin dönüşüm sürecindeki belirleyici etkisini ortaya koyuyor.Araştırma ayrıca sürdürülebilir inşaat konusunda daha çekimser yaklaşan kesimlerin desteğini artırmak için üç temel unsurun öne çıktığını gösteriyor. Buna göre sürdürülebilir çözümlerin somut faydalarının daha görünür hale getirilmesi, kullanıcılar açısından gerçek performansın güvence altına alınması ve uygulamaların ekonomik açıdan rekabetçi olduğunun objektif verilerle ortaya konulması kritik önem taşıyor. Finans kuruluşları ölçeklenmede kritik rol üstleniyor Barometreye göre bankalar ve sigorta şirketleri, sürdürülebilir inşaatın yaygınlaşmasında stratejik bir rol üstleniyor. Finans kuruluşlarının uyum ve dayanıklılık kriterlerini karar alma süreçlerine daha sistematik biçimde dahil etmesi, sektörde ortak hedeflerden büyük ölçekli dönüşüme geçiş açısından belirleyici görülüyor. Özellikle finansman mekanizmalarının dönüşümü destekleyecek şekilde yapılandırılması, sektörün hız kazanması açısından kritik önem taşıyor.Bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için daha uygulanabilir standart ve referans çerçevelerinin geliştirilmesi, fiziksel risklerin finansal etkilerinin daha doğru modellenmesi ve sürdürülebilirlik odaklı finansman araçlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Aynı zamanda dayanıklılık kriterlerinin proje ve portföy değerlendirme süreçlerine daha sistematik biçimde entegre edilmesi, sürdürülebilir inşaatın finansal sistem içinde daha güçlü bir karşılık bulmasına katkı sağlayacak önemli adımlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim Haber

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim

Bu kış Türkiye genelinde yoğun yağış, ani sıcaklık düşüşleri ve zorlu yol koşulları beklenirken; ticari araçlar için kış lastiği zorunluluğu da yürürlüğe girdi. Yol güvenliğinin öneminin arttığı bu dönemde Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı HOMER Smart Auto Services, Türkiye’de bir ilke imza atarak kasko poliçelerine yenilikçi bir lastik teminatı ekleyerek müşterilere “yılda iki kez lastik değişim ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda ücretsiz lastik saklama” hakkı tanıdı. Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez sunulan bu yenilikçi lastik teminatı; Quick Sigorta, Doğa Sigorta ve Fiba Sigorta tarafından poliçelere dahil edilerek uygulamaya alındı. Lastiklerinizin ömrünü 10 yıla kadar uzatın! Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde; evlerde ve sitelerde lastik saklama alanı yok ve yanlış saklama lastik ömrünü ortalama yüzde 20 kısaltıyor. Otomobil lastiklerinin “doğru koşullarda saklandığında” teknik olarak uzun ömürlü olabileceğine ve 10 yıla kadar dayanabileceğine vurgu yapan HOMER, Türkiye genelinde lastik değişim süreçlerini tek merkezden dijital olarak yöneten altyapısı sayesinde sigorta şirketlerinin güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Yeni teminat kapsamıyla poliçe sahiplerine yılda iki kez lastik sökme-takma (sök–tak) hizmeti ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda lastik saklama hakkı, tek bir poliçe dahilinde ücretsiz olarak sunuluyor. Hem sürücü güvenliği hem sigorta deneyimi açısından yeni bir dönem TÜİK ve sektör verilerine göre: Türkiye’de yılda ortalama 25 milyon adet lastiğin satıldığına, kış aylarında lastik değişimi talebinin yüzde 18 artış gösterdiğine ve Türkiye’de trafiğe kayıtlı araçların yaklaşık yüzde 45’inin ise mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken HOMER Smart Auto Services Genel Müdürü Erkan Işıksal ‘’Kış koşullarının ağırlaşacağı bir döneme giriyoruz. 15 Kasım 2025 itibarıyla ticari araçlara gelen kış lastiği zorunluluğu, sürücüler üzerinde ek maliyet ve operasyon yükü yaratıyor. Artan hava olayları, yoğun kar yağışlarının beklendiği bölgeler ve uzun yol ticari taşımacılığı, lastik değişim talebini ciddi biçimde artırdı. Türkiye’de milyonlarca araç mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyarken, lastik saklama hizmeti hala yeterince yaygın ve profesyonel değil. HOMER’in hizmeti ve yeni uygulamaya soktuğu lastik teminatı ile bu hizmet ülke genelinde ölçekli bir yapıya kavuşuyor’’ dedi. Sahada görev alan 1.500’den fazla çalışanlarıyla yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan Erkan Işıksal “Sigorta şirketleriyle hayata geçirdiğimiz bu teminat, sürücüler için büyük bir maliyet avantajı, pratiklik ve güvenlik açısından da önemli bir destek sağlarken sigorta şirketleri için ise müşteri memnuniyetini artıran güçlü bir yenilik. Sürücüler her mevsim güvenli yol deneyimini yaşarken, bizim akıllı servis ağımız da tek merkezden süreci takip edecek. HOMER olarak 350 hizmet noktamızla sigorta sektöründe bir ilke imza attığımız için gururluyuz. Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız. Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız” dedi. Sektöre yeni standartlar getirecek uygulama Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı olarak, hem ticari hem bireysel sürücülerin zorlu kış şartlarına hazırlanmasında kritik bir görev üstlendiklerini belirten HOMER, sigorta poliçelerine entegre edilen bu hizmetin hem kullanıcı deneyimini yükselteceğini hem de sigorta sektöründe yeni bir standart oluşturacağını vurguluyor Sektörde Bir İlk Hizmet, Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez HOMER iş birliğiyle sunuluyor. Bu nedenle uygulama, sigorta sektöründe müşteri memnuniyetini ve yol güvenliğini artıran yenilikçi bir adım olarak konumlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.