Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Simülasyon

Kapsül Haber Ajansı - Simülasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Simülasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı Haber

DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı

Dünyanın 6 kıtasında 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken, Marvel Studios, Rovio’nun Angry Birds markası, Feld Entertainment bünyesindeki Monster Jam, Universal Studios, Transformers ve Smurfs gibi devlerle ortak projeler yürüten DOF Robotics, 2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 74 artırarak 197,9 milyon TL’ye yükseltti. Brüt kar ise yüzde 81,8 artışla 134,4 milyon TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde şirketin toplam varlıkları 3,43 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynakları yüzde 3,7 artışla 2,14 milyar TL oldu. DOF Robotics’in geçmiş dönemlerdeki finansal verilerine de bakınca hasılat ve karlılık verilerinde dönemselliğin önem kazandığı görülüyor. İlk çeyrek verilerinde harcamalar öne çıkarken, bu dönemde yapılan harcamaların hasılata dönüşümü ise son çeyrekte gerçekleşiyor. Sektörün global temel karakteristiği, DOF Robotics için de geçerliliğini koruyor. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “2026 yılının ilk çeyreğinde DOF Robotics olarak küresel pazarlardaki büyümemizi sürdürürken, yüksek katma değerli ürünlerimiz ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımızla faaliyetlerimizi güçlendirmeye devam ettik. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa olmak üzere ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi artırırken, ileri teknolojiye dayalı simülasyon, yapay zeka ve otonom sistemler alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürdük. Ar-Ge faaliyetlerimiz kapsamında geliştirdiğimiz yeni nesil ürünler ve yazılım çözümleri, şirketimizin küresel rekabet gücünü destekleyen önemli adımlar oldu. Stratejik büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yeni yatırım fırsatlarını değerlendirirken, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürdük” dedi. Çin ve Avustralya’da yeni yapılanma Uluslararası yapılanmamızı güçlendirmek amacıyla yatırımlara devam ettiklerini belirten Mertcan, “Çin Halk Cumhuriyeti ve Avustralya’da planladığımız bağlı ortaklıklarımızın kuruluş süreçlerini ilk çeyrek itibarıyla tamamladık. Bu adımlarımızın, global pazarlardaki etkinliğimizi artırarak yeni iş birlikleri ve büyüme fırsatları yaratacağına inanıyoruz” diye konuştu. “Türkiye’yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz” İşletmecilik projeleriyle önümüzdeki 10 yılda 600 milyon dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini açıklayan Mertcan, NeoCappadocia’nın bu stratejinin ilk ve en önemli adımı olarak konumlandığını söyledi. Mertcan, “NeoCappadocia’yı 12 ay boyunca hizmet verecek şekilde tasarladık ve yıllık 500 binin üzerinde misafir ağırlamasını bekliyoruz. Bu projemizde Fly Over Cappadocia/Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak” ifadelerini kullandı. NeoCappadocia benzeri projeleri Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımayı hedeflediklerini belirten Mertcan, “İstanbul Beyoğlu’nda planladığımız Flying Theater projesinde tüm kurulum ve yatırım süreçlerini DOF Robotics olarak üstleneceğiz. Bunun yanı sıra Antalya şehir merkezinde hayata geçirmeyi planladığımız Flying Theater yatırımıyla da şehrin turizm ve eğlence ekosistemine yeni bir deneyim alanı kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi. Yeni nesil deneyim ekonomisi markası Neo Planet’in uluslararası büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olduğunu vurgulayan Mertcan, “Teknolojiyi oyun ve interaktif deneyimle buluşturan Neo Planet konseptini farklı ülkelerde yeni merkezlerle yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Amacımız, Türkiye’yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirmek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Klima Montajında Bir İlk: Yapay Zekâ Desteği İle Kurulum Haber

Samsung Klima Montajında Bir İlk: Yapay Zekâ Desteği İle Kurulum

Samsung Electronics Türkiye, satış sonrası hizmetlerde kaliteyi ve müşteri deneyimini ileri taşıyan faaliyetleriyle sektörde dikkat çeken yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl İzmir’de hayata geçirilen Teknisyen Akademisi ile satış sonrası müşteri deneyim yolculuğunu tüm detaylarıyla yeniden yapılandıran şirket, klima kurulumlarında kalite süreçlerini yöneten yapay zekâ destekli kontrol mekanizmasıyla da sektörde dikkatleri üzerine çekiyor. Geleneksel eğitim alanlarından farklı olarak, müşteri deneyiminin her aşaması için özel olarak tasarlanan eğitim alanlarında, teknisyenler süreci birebir simülasyonlarla deneyimleyerek yetkinliklerini geliştiriyor. Samsung, yalnızca ürün teknolojilerinde değil, satış sonrası hizmetlerde de inovasyonu merkeze alan bütüncül bir deneyim sunuyor. Samsung’un Türkiye’deki en önemli yatırımlarından biri olan Teknisyen Akademisinde, sahada görev alan teknisyenler gerçek olay simülasyonları ve yapay zekâ desteği sayesinde iklimlendirme ürünleri başta olmak üzere TV ve beyaz eşya ürünleri için kapsamlı eğitimlerden geçiyorlar. Özel olarak tasarlanan yeni nesil eğitim müfredatı ile yılda yaklaşık 1000 teknisyene kurulum, onarım, bakım ve ürün alanlarında hem teorik hem pratik eğitimlere ek olarak iş güvenliği eğitimleri de veriliyor. Kurulumun kalitesi yapay zekâ ile yönetiliyor Samsung’un geliştirdiği sistem, sahada en sık karşılaşılan konulardan biri olan klima kurulum yerinin doğru seçilmesi ve estetik açıdan uygunluğunu hedefliyor. Akademide, Türkiye’de tasarlanan gerçek bir ev konseptinde teknisyenler, klimanın iç ve dış ünitesinin kurulumunu yapıyor. Uygulama kapsamında teknisyenler, klimanın kurulum işlemini tamamladıktan sonra montaj yapılan alanın fotoğraflarını çekerek yapay zekâ destekli sisteme yüklüyor. Sistem, bu görüntüleri analiz ederek kurulumun estetik, konumlandırma ve uygulama standartlarına uygun olup olmadığını değerlendiriyor. Yapay zekâ; cihazın yerleşimi, çevreyle uyumu, görsel bütünlük ve montaj doğruluğu gibi birçok kriteri aynı anda analiz ederek, uygun olmayan detaylara anında geri bildirim sağlıyor. Tüm kriterlerin karşılanması durumunda ise kurulum süreci onaylanarak tamamlanıyor. Yapay zekâ destekli bu denetim süreci; teknisyenin iş güvenliği ekipman kullanımından, cihazın verimli çalışması için kritik olan tüm değerlerin kontrollerine kadar 10 farklı kritik kontrol noktasını yapay zekâ aracılığıyla anlık olarak doğruluyor. Bu sayede detaylı seviyede bir check-up sürecinden geçen klimanın kurulumu dikkatli bir şekilde tamamlanıp, oda dekorasyonuyla estetik uyumu yakalaması hedefleniyor. Türkiye’de klima kurulumunda yeni standart Samsung Electronics Türkiye’nin bu uygulaması, klima kurulum süreçlerinde Samsung’un ilk kez yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemi kullandığı uygulama olma özelliğini taşıyor. Bu yaklaşım, yalnızca teknik doğruluğu değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen estetik unsurları da kurulum sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Teknisyen Akademisi ile uçtan uca kalite yaklaşımı Samsung’un İzmir’de kurduğu Teknisyen Akademisi, satış sonrası hizmetlerde standartları yükseltmek amacıyla teknisyenlerin eğitimine odaklanıyor. Akademide yetiştirilen uzman ekipler hem teknik bilgi hem de müşteri deneyimi odağında eğitim alarak sahaya hazırlanıyor. Deneyimli teknisyenler ise özel olarak tasarlanan yapay zekâ destekli simülasyon alanlarında bilgilerini pekiştirme fırsatı buluyor. Akademide ayrıca evlerin çoğunda asansör olmaması gerçeğinden yola çıkılarak ürün taşıyan personelin sağlığı, iş güvenliği ve ürünlerin hasar görmemesi için Türkiye’de özel olarak tasarlanan taşıma simülasyonu ile de eğitimler veriliyor. Akademi’de verilen bu pratik eğitimler, sahada yapay zeka denetimiyle birleşerek kurulumun yüksek standartta tamamlanmasını sağlıyor. Böylece eğitimden teknolojiye uzanan bu ‘uçtan uça kalite’ yaklaşımı, müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyor. Klima kurulumunda yapay zekâ destekli sistemin kullanılması, akademinin sunduğu eğitim yaklaşımının sahadaki en somut çıktılarından biri olarak öne çıkıyor. *Yapay zeka destekli kurulum değerlendirmesi; montaj sırasında yüklenen fotoğraflar üzerinden belirli kurulum ve işçilik kriterlerinin otomatik olarak analiz edilmesine dayalı kontrol ve yönlendirme uygulamasıdır. Sistem tarafından üretilen sonuçlar kalite kontrol amaçlıdır. Nihai kontrol, uygunluk değerlendirmesi ve uygulama sorumluluğu Samsung Yetkili Servisine aittir. Sonuçlar montaj ortamı, fotoğraf kalitesi ve saha koşullarına göre farklılık gösterebilir. *Yapay zeka destekli kurulum kontrol hizmeti; montaj sürecindeki olası eksikliklerin veya uygunsuzlukların tespit edilerek düzeltilmesine destek olmak amacıyla sunulmaktadır. Bu hizmet, tüm hata ve risklerin eksiksiz şekilde tespit edileceği ya da her koşulda kusursuz kurulum sonucunun garanti edildiği anlamına gelmez. Değerlendirmeler, sisteme yüklenen görseller ve tanımlı kontrol kriterleri kapsamında gerçekleştirilmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ALKA-KAPLAN HİBRİT YESS Otonom ve İnsanlı Kabiliyetleriyle Tanıtılacak Haber

ALKA-KAPLAN HİBRİT YESS Otonom ve İnsanlı Kabiliyetleriyle Tanıtılacak

Modern savaş alanlarında giderek artan drone, dolanan mühimmat ve asimetrik tehditler, kara unsurları için yeni nesil savunma çözümlerini zorunlu hale getiriyor. Bu kapsamda geliştirilen ALKA YESS, sabit ve döner kanatlı mini/mikro İHA’lar, sürü İHA’lar, dolanan mühimmatlar, EYP düzenekleri ve patlamamış mühimmatlara karşı etkin çözüm sunuyor. Sistem, yapay zekâ destekli tespit, elektromanyetik karıştırma ile soft kill, lazer ile de hard kill kabiliyetlerini bir arada barındırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS’in, FNSS tarafından geliştirilen ve otonom kabiliyetler eklenen KAPLAN HİBRİT- platformuna entegrasyonu ile ortaya çıkan ALKA - KAPLAN HİBRİT - OTONOM çözümü, yüksek hareket kabiliyeti, sessiz sürüş, uzun süreli görev icrası, opsiyonel olarak insanlı, otonom ve yüksek enerji ihtiyacına sahip görev sistemlerini destekleyebilen yapısıyla öne çıkıyor. Hibrit güç grubu sayesinde, ilave bir jeneratör taşımadan hem mobilite hem de görev sistemi ihtiyaçları karşılanabiliyor. FNSS mühendisleri tarafından özgün olarak tasarlanan KAPLAN HİBRİT - OTONOM platformunda kullanılan güç grubu mimarisi ve alt sistemler; yüksek güç üretimi, akıllı enerji yönetimi ve harici güç aktarımı özellikleriyle ROKETSAN ALKA YESS’in ihtiyaç duyduğu sürekli ve güvenli enerji altyapısını sağlıyor. Bu yapı, platforma artırılmış menzil, insansız daha yüksek manevra kabiliyeti ve operasyonel esneklik kazandırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS ise yapay zekâ destekli tespit ve takip algoritmaları, kullanıcı dostu arayüzü ve farklı tehdit tiplerine karşı sağladığı performans ile geleceğin savunma konseptleri arasında yer alıyor. Sistem, tehdit önceliklendirmesi ve farklı konuşlanma seçenekleriyle sabit, taşınabilir ve mobil çözümler sunabiliyor. ALKA - KAPLAN HİBRİT - OTONOM, modüler yapısı sayesinde farklı görev senaryolarına uyarlanabiliyor. Platform; insanlı ya da otonom kullanım seçenekleri, ağ destekli operasyon kabiliyeti, sensör füzyonu, karar destek mekanizmaları ve enerji yönetimini tek bir mimari altında birleştiriyor. Böylece yalnızca bir taşıyıcı platform değil, aynı zamanda algılayan, karar veren ve etki üreten bütünleşik bir muharebe çözümü olarak öne çıkıyor. ROKETSAN ve FNSS’nin ortaya koyduğu bu yenilikçi iş birliği, günümüzün ve geleceğin tehditlerine karşı yerli, milli ve yüksek teknolojiye dayalı bir çözüm olarak SAHA 2026’da sergilenecek. Ziyaretçiler, sistemin gelişmiş eğitim yardımcı desteği olarak kullanılan sanal gerçeklik (VR) tabanlı simülasyon alt yapısını sistem üzerinde deneme şansını da yakalayacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV, Trafik Eğitimleriyle 48 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı   Haber

TEGV, Trafik Eğitimleriyle 48 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı  

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla Cumhuriyetin ilke ve değerleri ışığında çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), ilköğretim çağındaki çocuklara ücretsiz olarak nitelikli eğitim desteği sağlamaya devam ediyor. TEGV etkinlik noktaları ve okullarda gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinde bugüne kadar 3 milyon 350 bini aşkın çocuk bilişimden sanata, matematikten İngilizce’ye kadar onlarca farklı alanda eğitim desteği aldı. Çocukların akademik, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimine odaklanan içeriklerinden birisi de trafik eğitimi. TEGV, Trafik Ateşböceği Öğrenim Birimi ve Trafiğin Yıldızları eğitim programı ile çocukların erken yaşta trafik bilinci kazanmasını destekliyor. Farklı yaş gruplarına uygun olarak geliştirilen eğitim içerikleri sayesinde çocuklar, trafik kurallarını eğlenceli ve uygulamalı yöntemlerle öğrenirken güvenli davranış becerileri geliştiriyor. Trafik Ateşböceği ile interaktif öğrenme deneyimi TIR dorsesinin, çocuklar için özel olarak tasarlandığı hareketli etkinlik noktası Trafik Ateşböceği Öğrenim Birimi, 2013 yılından bu yana 15 şehirde etkinlik gerçekleştirerek 30 bin 458 çocuğa ulaştı. Trafik Ateşböceği’nde, ilköğretim çağındaki çocuklara yönelik geliştirilen program sayesinde trafik kuralları; simülasyon odaklı, interaktif ve eğlenceli yöntemlerle aktarılıyor. Gerçek yaşam senaryolarına dayalı uygulamalarla desteklenen eğitimler, çocukların trafikte karşılaşabilecekleri durumlara hazırlıklı olmalarını sağlarken, güvenli davranış alışkanlıklarının erken yaşta kazanılmasına katkıda bulunuyor. Trafik Ateşböceği, 2023 yılından bu yana Shell Türkiye’nin desteğiyle etkinliklerini sürdürmeye devam ediyor. Trafiğin Yıldızları ile yaygın ve sürdürülebilir eğitim TEGV’in trafik alanındaki bir diğer önemli çalışması olan Trafiğin Yıldızları eğitim programı ise 2023 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Öğrenci İşleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanlığı ile yapılan iş birliği kapsamında hayata geçirildi. TEGV tarafından özel olarak geliştirilen program, Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ve okullarda uygulanmaya devam ediyor. Çocukların trafikte görünür olmaları, temel trafik kurallarını öğrenmeleri ve güvenlik odaklı farkındalık kazanmaları amacıyla hazırlanan program kapsamında bugüne kadar 26 ilde 471 farklı okulda etkinlik gerçekleştirildi. 1.412 gönüllünün desteğiyle toplam 17 bin 594 çocuğa ulaşılırken, 80 bin 560 saat trafik eğitimi verildi. TEGV, çocukların yaşam becerilerini güçlendiren ve güvenli bir gelecek için farkındalık oluşturan eğitim programlarını yaygınlaştırarak daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalp Cerrahisinin Yeni Gücü: Yapay Zekâ Haber

Kalp Cerrahisinin Yeni Gücü: Yapay Zekâ

En belirgin değişimlerden biri, daha az travmatik cerrahi yaklaşımların yaygınlaşması olacak. Çok küçük kesilerin uygulanacağı teknikler, robotik cerrahi ve hibrit prosedürler giderek standart hale gelecek. Önümüzdeki yıllarda ayrıca kateter bazlı çözümler de artacak ve cerrahi ile girişimsel kardiyoloji arasındaki sınırlar giderek daha fazla bulanıklaşacak. Bu nedenle kalp cerrahlarının hibrit ameliyathanelerde çalışan multidisipliner ekiplerin liderlerinden biri olması kaçınılmaz görünüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Civelek, robotik platformların daha kompakt, daha ekonomik ve daha erişilebilir hale geleceğine dikkat çekiyor. Bu sayede koroner bypass cerrahisi, mitral kapak onarımı ve bazı doğumsal kalp ameliyatlarının önemli bir kısmı robotik destekli yapılabilecek. Bu gelişme aynı zamanda cerrahların eğitim süreçlerini de değiştirecek. Simülasyon tabanlı eğitim, sanal gerçeklik ve dijital cerrahi platformlar cerrahi öğrenmenin önemli bileşenleri haline gelecek. Cerrahide Yapa Zekâ Kullanımı Artacak Yapay zekâ, kalp ve damar cerrahisinin birçok aşamasında karar destek sistemi olarak kullanılacak. Ameliyat öncesinde gelişmiş görüntüleme teknikleri ve yapay zekâ algoritmaları, cerrahlara hastaya özgü üç boyutlu anatomik modeller sunabilecek. Bu modeller sayesinde cerrahlar ameliyatı operasyon öncesinde sanal ortamda planlayarak farklı stratejileri değerlendirebilecek. Bu yaklaşım özellikle kompleks aort cerrahisi, doğumsal kalp hastalıkları ve kapak onarımları için önemli bir avantaj. Ameliyat sonrası dönemde de yapay zekâ ile yoğun bakım yönetimi daha optimize hale gelecek. Böylece, komplikasyonların erken saptanması mümkün olacak. Giyilebilir sağlık teknolojileri ve uzaktan hasta izleme sistemleri sayesinde hastaların kalp ritmi, kan basıncı ve fiziksel aktivite düzeyleri kesintisiz takip edilebilecek. Bu teknolojiler sayesinde komplikasyonların erken saptanması mümkün olurken, hastaların hastaneye yeniden yatış oranları da azalabilecek. Yakın geleceğin en heyecan verici gelişmelerinden biri de biyomühendislik alanında bekleniyor. Doku mühendisliği ve biyobaskı teknolojileri sayesinde biyolojik olarak uyumlu damar greftleri ve kapak dokuları geliştiriliyor. Benzer şekilde, büyüyebilen biyolojik kalp kapakları özellikle çocuk hastalarda tekrar ameliyat gereksinimini azaltabilecek bir potansiyele sahip. Genetik ve moleküler biyolojideki ilerlemeler sayesinde ayrıca kalp ve damar hastalıklarının tedavisi giderek daha fazla kişiselleştirilecek. Yarının Kalp Cerrahı Nasıl Olacak? Geleceğin kalp cerrahı yalnızca teknik olarak yetkin bir operatör değil; aynı zamanda teknolojiyi etkin kullanan, veri analizi yapabilen ve multidisipliner ekipleri yöneten bir klinisyen olacak. Elbette kalp cerrahisinin temelinde olan, insan hayatını koruma ve hastalara daha kaliteli bir yaşam sunma amacı yerini korumaya devam edecek. Cerrahlar artık girişimsel kardiyologlar, biyomühendisler, veri bilimcileri ve görüntüleme uzmanlarıyla daha yakın çalışacak. Bu nedenle eğitim programlarının da bu yeni gerçekliğe uygun biçimde güncellenmesi en önemli başlıklardan biri. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dassault Systèmes Geleceğin Fabrikasını Hannover Messe'de İnşa Ediyor Haber

Dassault Systèmes Geleceğin Fabrikasını Hannover Messe'de İnşa Ediyor

Üretim sektöründeki karar alıcılar, 14. salondaki H74 numaralı stantta gerçek ve sanal dünyaların buluştuğu 3D UNIV+RSES ile oluşturulan yeni nesil üretim sistemlerini yakından keşfedecek. Mobil robotlar, gelişmiş modelleme ve simülasyon, gerçek zamanlı veri entegrasyonu ve yerleşik siber güvenlik özelliklerini barındıran bu ortamlar; sistemlerin henüz fiziksel olarak kurulmadan sanal ortamda tasarlanmasına, doğrulanmasına ve optimize edilmesine olanak tanıyor. Üstelik tüm bu sistemler, mevcut operasyonları hiçbir şekilde aksatmadan sürekli olarak uyum sağlayıp gelişebiliyor. Dassault Systèmes standında öne çıkacak başlıca teknolojiler ve çözümler şunlar: Fiziksel bir prototip oluşturmadan önce, bir insansı robotun gerçekçi endüstriyel senaryolarda tam entegre bir sistem olarak tasarlanması, optimize edilmesi ve doğrulanması için üretken yapay zekâ (Generative AI) darboğazları tespit etmek ve süreç verimliliğini optimize etmek amacıyla fabrika yerleşimlerinin, üretim kaynaklarının, iş akışlarının ve döngü sürelerinin tasarımı, yapılandırılması, simülasyonu ve analizi. Henüz bir fabrika kurulmadan önce; ekipmanların, süreçlerin ve programların gerçek zamanlı davranışlarını teyit etmek ve doğrulamak, iş akışlarını test etmek ve verimliliği artırmak için sanal devreye alma (virtual commissioning) Gerçekçi robot davranışlarını ve insan-robot iş birliğini deneyimlemek, eğitim vermek ve keşfetmek için endüstriyel bir ortamda kapsayıcı simülasyon. Güvenli ve dayanıklı operasyonlar için siber güvenlik gereksinimlerini sağlamak amacıyla; güvenlik açıklarının takibi, etkilenen yazılım sürümlerinin belirlenmesi ve proaktif risk haritalaması. Sürekli optimizasyon için robotlardan, taşıma bantlarından ve makinelerden gelen performans verilerini sanal ikize geri besleyen gerçek zamanlı üretim yönetimi. Fabrikadaki verimliliği artırmak ve teknisyenleri yönlendirmek için adım adım onarım talimatlarını doğrudan ekipman üzerinde gösteren artırılmış gerçeklik. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’a Küresel Başarı Haber

Ford Otosan’a Küresel Başarı

Otomotiv endüstrisinin benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecinden geçtiği günümüzde, artan ürün çeşitliliği ve kırılgan tedarik zinciri yapıları üreticileri daha verimli, daha esnek, daha öngörülü ve dayanıklı olmaya zorluyor. Ford Otosan, 2015 yılından itibaren sürdürdüğü dijital dönüşüm çalışmaları ile şimdi de Yeniköy Fabrikası ile Global Lighthouse Network’e dahil oldu. Ford Otosan, 2019 yılında Global Lighthouse Network ağına katılan Gölcük Fabrikası’nın ardından Yeniköy Fabrikası ile de küresel bir rol model haline geldi. Bu vizyon çerçevesinde, 2023 Kasım ayında yeniden tasarlanarak hayata geçirilen Yeniköy Fabrikası, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Endüstri 4.0 alanında dünyanın en ileri üretim tesislerini bir araya getiren prestijli Global Lighthouse Network (GLN) platformuna kabul edildi. Ford Otosan, Global Lighthouse Network tarafından küresel ölçekte örnek gösterilen üretim tesisi sayısını ikiye çıkarırken bu prestijli platformda Türkiye’den iki tesisiyle yer alan ilk üretim şirketi olma başarısını gösterdi. Aynı zamanda Ford Otosan, Global Lighthouse Network’te iki tesisi bulunan dünyadaki sayılı şirketlerden biri olurken Ford Motor Company bünyesinde bu ağa dahil edilen tek üretim organizasyonu olma özelliğini de taşıyor. Güven Özyurt: “Dijital dönüşümde oyun kurucu konumumuzu güçlendiriyoruz” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak Global Lighthouse Network’e 2019 yılında dahil olan Gölcük Fabrikamıza ek olarak şimdi de Yeniköy Fabrikamızla bu prestijli platformda yer almanın kıvancını yaşıyoruz. 2015 yılında başlattığımız uzun soluklu dijital dönüşüm yolculuğu bugün üretimde neyi, ne zaman ve nasıl yapacağımıza karar veren sistemlerin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yeniköy Fabrikası’nda içten yanmalı, hibrit ve elektrikli motorları aynı hatta üretebilen esnek yapımızla yüksek oktavlı karmaşıklığı veriyle yönetebiliyoruz, kurduğumuz öğrenen ve dayanıklı üretim modeliyle geleceği net bir şekilde planlayabiliyoruz. Yeniden inşasıyla iki yıl gibi kısa bir sürede bu modeli mümkün kılan ekiplerimizin başarısının WEF bünyesinde takdir edilmesi büyük bir başarı. Türkiye’den bu platforma dahil olan tek otomotiv firması olarak, dünyanın en prestijli kuruluşlarının öncü tesisleriyle yer aldığı bu platformda iki fabrikamızla birden yer almak hem şirketimiz hem de ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağı. Bu seçkin ödül, şirketimizin dijital dönüşümde ulaştığı seviyenin ve sektörümüzdeki öncülüğümüzün bağımsız ve güvenilir bir otorite tarafından küresel ölçekte bir kez daha tescillenmesi anlamına geliyor. Ödüllü tesislerimizle akıllı üretim teknolojilerinde dünyaya öncülük ediyor, Endüstri 4.0 dönüşümünde küresel ölçekte söz sahibi ‘oyun kurucu’ konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” Yeniköy, “Geleceğin Fabrikası” olarak tasarlandı Ford Otosan, esnek üretim yetkinlikleri sayesinde, 4 binin üzerinde ürün çeşitliliğine rağmen tek bir hat üzerinde yalın ve verimli üretim gerçekleştirilebiliyor. Yeniköy Fabrikası’nın bu başarıya ulaşmasında, akıllı esnek üretim yönetim platformu, yapay zekâ tabanlı kestirimci bakım sistemleri, akıllı çalışan destek sistemleri, GenAI destekli kalite platformları ve yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemleri kritik rol oynadı. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarındaki öncülüğünü Yeniköy Fabrikası’nda daha da ileriye taşıyan Ford Otosan, bu tesisini anlık veri akışı ve yapay zekâ desteği ile uçtan uca yönetiyor. Akıllı fabrikaların temel özelliği olan kapalı döngü modelini temel alan Yeniköy Fabrikası’nda üretim planlaması gelişmiş veri analitiğiyle yürütülüyor. Bu sayede talep, arz ve süreçlerdeki değişimler son derece dinamik biçimde yönetilebiliyor. Akıllı ve esnek üretim altyapısı, anlık veri ve yapay zekâ desteğiyle uçtan uca yönetilen tesiste gelişmiş robotik, makine görüşü ve simülasyon modellerine dayalı dijital ikiz uygulamaları operasyonların verimliliğini en üst seviyeye taşıyor. Üretim hatlarının tasarımı, senaryo bazlı kapasite analizleri, hatlar arası gerçek zamanlı sıralama ve optimizasyonda kullanılan yapay zekâ teknolojileri ile kapasite kullanımı artırılırken bekleme süreleri azaltılıyor. Yapay zekânın kusursuz entegrasyonu ise verimlilik ve sürdürülebilirlik için üretimin farklı yönlerini optimize ederken tekrarlayan veya fiziksel olarak zorlayıcı görevleri üstlenerek insanlarla iş birliği yapmak üzere tasarlanan cobotlar sayesinde insan-makine iş birliği üretim ortamında verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. Geçmiş aksiyonları ve çözüm kütüphanesini analiz eden Quality AI Agent ile gelinen noktada problem çözme hızı üst seviyeye taşınıyor. Yeniköy Fabrikası’nda halihazırda Transit Custom’ın 1000’den fazla farklı versiyonu, 90’ın üzerinde ihracat pazarı için üretiliyor. Kurulan güçlü teknik yapı sayesinde bu yüksek çeşitliliğin tek bir üretim hattında ve hem elektrikli hem de içten yanmalı araçların aynı üretim hattında üretilebilmesi mümkün hale geliyor. Küresel tedarik zincirinin dinamiklerine ve ticari araç segmentindeki artan kişiselleştirme ihtiyaçlarına veri odaklı bir değer zinciriyle yanıt veren Ford Otosan, kendi mühendisleri tarafından geliştirilen 60’tan fazla teknolojik çözümle üretim hacmini iki katına çıkarırken ürün çeşitliliğindeki 12 kat artışı da başarıyla yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arlight, 2030'a Kadar Yüzde 100 Akıllı Aydınlatma Çözümlerine Geçmeyi Hedefliyor Haber

Arlight, 2030'a Kadar Yüzde 100 Akıllı Aydınlatma Çözümlerine Geçmeyi Hedefliyor

Arlight Aydınlatma A.Ş Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, aydınlatmanın geleceğinin kontrol sistemlerinde olduğunu vurguladı. Gerçekleştirdikleri projelerde gelişen teknoloji sayesinde daha az enerjiyle daha yüksek verimde üretim yapabildiklerini açıklayan Bilgiç, “Fagerhult bünyesinde yer almak bize ciddi bir mühendislik ve teknoloji altyapısı sağlıyor. Grup içinde geliştirilen yatırımları Arlight’ın sahadaki gücüyle birleştirip, bu katma değeri Türkiye’ye taşıyoruz” dedi. Profesyonel aydınlatma sektöründe 35’nci yılını kutlayan Arlight, Ankara’daki üretim üssü ve İstanbul merkezinde eğitim, sağlık, perakende, ofis, endüstriyel ve kentsel dış mekan uygulamalarına özel projeler geliştiriyor. Tasarım, verimlilik ve sürdürülebilirliği merkezine koyan Arlight, enerji verimliliği sağlayan, yenilikçi ve kullanıcı odaklı aydınlatma çözümleri ile yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda projeye imza atıyor. İskoçya’daki Dundee Lisesi Projesi’nden Abdi ipekçi Spor Salonu’na, Hollanda’nın en büyük perakende şirketi Bol’un Ultrech merkez ofisinden Çatalhöyük Ziyaretçi Merkezi’ne, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'ndan Konya Başkanlık Merkezi'ne kadar 35 yıldır büyük ve stratejik projelere imza attıklarını söyleyen Arlight Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, “Doğru aydınlatmayı, en uygun yerde, ileri teknolojiyle kurmaya odaklanıyoruz. Temel yaklaşımımız mühendisliği merkeze alan aydınlatma çözümleri sunmak. Hem iç hem de dış mekanda aydınlatma ihtiyacının en güncel teknolojilerle, en iyi sonuçları verecek şekilde karşılamayı hedefliyoruz” dedi. Doğru enerji için simülasyon programları ve hesaplama araçları kullanıyoruz Dünyanın 27 ülkesinde 4 bin 100 çalışanıyla faaliyet gösteren Fagerhult Group’un Türkiye’deki markası Arlight,150 kişilik uzman kadrosuyla hem yerel hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor. Bilgiç bu büyümenin arka planına şu sözlerle anlattı: “Enerji verimliliğinin yanında insan verimliliğini de dikkate almak gerekiyor. Örnek vermek gerekirse mavi ışık insanı daha dinç ve hareketli hissettirirken, sarı tonlar sakinleştiricidir. Yaşam alanlarında loş, sıcak ışığı; çalışma ortamlarında ise daha soğuk ışık spektrumlarını tercih etmemizin nedeni bu. Arlight olarak bu analizler için simülasyon programları ve hesaplama araçları kullanıyoruz. Bir ortamda hangi aydınlatma çözümünü uygularsak ne kadar enerji tasarrufu veya tüketimi olacağını, hangi görsel/psikolojik sonucu doğuracağını ölçümleyebiliyoruz.” “Türkiye’de aydınlatmadan kaynaklanan toplam enerji tüketimini kademeli şekilde yüzde 16,3 seviyelerinden yüzde 5’lere indirmenin teknik olarak mümkün olduğunu görüyoruz” Aydınlatmada muazzam bir verimlilik potansiyeli olduğunu ifade eden Bilgiç sözlerini şöyle sürdürdü: “2023 verilerine göre dünyada üretilen enerjinin yaklaşık yüzde 12- 19’u elektriğe, yani aydınlatmaya gidiyor. Başka bir ifadeyle, yalnızca aydınlatma için üretilen enerjinin yaklaşık beşte birini tüketiyoruz. Bu oldukça büyük bir oran. Türkiye’nin fiziksel altyapısının da yaşlandığını göz önünde bulundurursak; özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde mevcut teknoloji eskidi. Bu nedenle mevcut altyapıyı tamamen yenilemeden; eski ve verimsiz aydınlatma sistemlerinin, yeni nesil, enerji tasarruflu ve akıllı çözümlerle iyileştirilmesi büyük önem taşıyor. Biz bu dönüşümü yol aydınlatmalarından spor salonlarına, okullardan fabrikalara kadar geniş ölçekte yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Gelişen teknolojiyle Türkiye’de aydınlatmadan kaynaklanan toplam enerji tüketimini kademeli şekilde yüzde 16,3 seviyelerinden yüzde 5’lere indirmenin teknik olarak mümkün olduğunu görüyoruz.” Arlight’ın 35 yıllık yolculuğundan da bahseden Genel Müdür Altuğ Bilgiç, markanın köklü geçmişinin gelecek hedeflerinin en güçlü dayanağı olduğunu vurguladı: “Arlight’ın hikâyesi 1991 yılında Ankara’da başladı. Yıllar içinde büyüdü, dönüştü ve güçlendi. 2026, bu yolculukta bizim için özel bir durak; 35’nci yılımızı kutluyoruz. Bugün Fagerhult Group bünyesinde; geniş ürün gamımız, güçlü Ar-Ge altyapımız ve deneyimli kadromuzla aydınlatmanın geleceğini şekillendiriyoruz. 35 yıllık mühendislik birikimimizi, Fagerhult’un global deneyimiyle birleştirerek; verimlilikten kaliteye, kullanım kolaylığından sürdürülebilirliğe uzanan insan odaklı çözümler geliştiriyoruz. 2030 yılına kadar yüzde 100 akıllı aydınlatma çözümlerine geçme hedefimize, hep birlikte ve kararlılıkla ulaşacağımıza inanıyorum. Verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında, geleceğin aydınlatma çözümlerini geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.