Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Simülasyon

Kapsül Haber Ajansı - Simülasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Simülasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilim, Teknoloji ve Empatiyle Yeni Nesil Doktorlar Sahneye Çıkıyor Haber

Bilim, Teknoloji ve Empatiyle Yeni Nesil Doktorlar Sahneye Çıkıyor

Tıp eğitiminin ulaştığı bu yeni aşama; alanında dünyaca ünlü otoritelerin katılımıyla, Acıbadem Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen XV. Ulusal ve I. Uluslararası Tıp Eğitimi Kongresi’nde tüm boyutlarıyla değerlendirildi. Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Alimoğlu ve Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadi Bakırcı eş başkanlığında gerçekleştirilen kongre; Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda tıp eğitimi uzmanı ve yöneticisi ile geleceğin hekimleri olan öğrencileri bir araya getirdi. Kongrede, tıp eğitiminin bugünü ve geleceği; uluslararası saygınlığa sahip isimlerin değerli katkılarıyla tartışmaya açıldı… Dr. Dara O’Keeffe, İrlanda Royal College of Surgeons’ta Cerrahi Eğitimde Simülasyon Programları Başkanı olarak, cerrahide simülasyonun eğitim süreçlerine nasıl yön verdiğini ve bu alandaki öncü yaklaşımları paylaştı. Lizbon Üniversitesi öğretim üyesi ve BEME (The Best Evidence Medical Education) eski Başkanı Prof. Dr. Madalena Patricio, kanıta dayalı tıp eğitiminin dünya genelinde kabul gören standartlarını aktarırken; Maastricht Üniversitesi öğretim üyesi ve Perspectives on Medical Education dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Erik Driessen ise tıp eğitiminde bilimsel araştırmaların taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Duayen akademisyenlerin deneyimleriyle zenginleşen bu platformda; Türkiye’nin tıp eğitimindeki güçlü konumu, dünyada kabul gören yenilikçi eğitim modelleri ve geleceğin hekimlerinde bulunması gereken nitelikler kapsamlı bir şekilde analiz edildi. Türkiye, Tıp Eğitiminde Güçlü ve Kabul Gören Bir Merkez Acıbadem Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Altıntaş, Türkiye’nin tıp eğitimindeki konumuna dikkat çekerek, uluslararası katılımlı bu kongrenin önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “Kongremizi TEGED (Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği), TEPDAD (Tıp Eğitimi Programları ve Akreditasyon Derneği) ve TTED’in (Türk Tıp Eğitimi Derneği) katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu toplantı uzun yıllardır düzenleniyor ancak ilk kez uluslararası düzeyde gerçekleşiyor. Tıp eğitimi akademisyenlerini üniversitemizde ağırlamak bizim için son derece değerli. Kongreye, Türkiye Tıp Dekanlar Konseyi adına 70’in üzerinde dekan ve dekan yardımcısı başta olmak üzere 300’ün üzerinde katılım oldu.” Türkiye’nin tıp eğitimi alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Levent Altıntaş, Türk hekimlerinin dünya genelinde kabul gördüklerine dikkat çekerek, “Türkiye’de verilen tıp eğitimi, mezunlarımızın dünyanın pek çok ülkesinde çalışabilmesine olanak tanıyor. Uluslararası denklik sınavlarında elde edilen başarılar da bunun somut bir göstergesi” şeklinde konuşuyor. Prof. Dr. Levent Altıntaş’a göre tıp eğitimi, dünyada en hızlı değişen eğitim alanlarından biri. “Tıp eğitimi artık öğrenci merkezli, aktif öğrenmeyi teşvik eden ve bireyselleştirilmiş bir yapıya doğru evriliyor. Kendi kendine öğrenebilen, eleştirel düşünebilen, etik değerleri güçlü ve topluma duyarlı hekimler yetiştirmeyi hedefliyoruz” diyen Prof. Dr. Levent Altıntaş, eğitimde, insan odaklı yaklaşımın altını çiziyor. Simülasyon Merkezleri Tıp Eğitiminde Oyunu Değiştiriyor Kongrenin dikkat çeken konuşmacılarından biri olan Dr. Dara O’Keeffe, cerrahi tıp eğitiminde simülasyonun önemini çarpıcı örneklerle anlatıyor. İrlanda Royal College of Surgeons’ta simülasyon eğitiminin lider isimlerinden olan Dr. Dara O’Keeffe, simülasyon merkezlerinin güvenli öğrenme ortamı sunduğunu vurguluyor: “Yirmi yıl önce simülasyon tek bir odadaydı. Bugün üç katlı, ileri teknolojilerle donatılmış sanal hastanelerden söz ediyoruz”… Dr. Dara O’Keeffe’ye göre klinik ortamda vaka sayısının sınırlı olması, simülasyonu vazgeçilmez kılıyor. “Öğrenciler ve asistanlar her şeyi hasta üzerinde öğrenemez. Hata yapma lüksleri yoktur. Oysa simülasyon merkezleri, tekrar tekrar deneme yapma ve hata yaparak öğrenme imkânı sunuyor. Acıbadem Üniversitesi bünyesinde bulunan, dünyanın önde gelen merkezlerinden CASE – İleri Düzey Medikal Simülasyon ve Eğitim Merkezi ise çok kıymetli” diyen Dr. Dara O’Keeffe, yeni nesil cerrahların özgüven eksikliği yaşadığına yönelik eleştirilere de katılmadığını belirtiyor: “Yeni jenerasyon daha temkinli. Odak noktası artık cerrah değil, hasta. Daha az risk almak, daha güvenli kararlar vermek hasta güvenliği açısından çok daha doğru”… Peki “geleceğin hekimleri” nasıl olacak? Teknolojinin, tıp eğitiminin artık çok önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Dr. Dara O’Keeffe, “Geleceğin hekimleri, teknolojiden bağımsız düşünülemez; ileri görüntüleme sistemleri ve robotik cerrahi gibi hızla gelişen uygulamalara hâkim, bu dönüşüme hazır ve teknolojiyi mesleğinin doğal bir parçası olarak kullanan profesyoneller olmak zorunda. Tıp eğitimi, uzun ve yıpratıcı süreçlerden uzaklaşarak zamanı verimli kullanan, öğrenciyi hastayla karşılaştırmadan önce simülasyon merkezlerinde neredeyse her açıdan hazırlayan, hızlı öğrenmeyi ve özgüveni önceleyen bir yapıya doğru evriliyor. Artık tıp eğitimi yıllarca sürmeyecek. Haftada 120 saat çalışamayız, 20 yıl eğitim de veremeyiz. Zamanı verimli kullanmalıyız” şeklinde konuşuyor. Kanıta Dayalı Tıp Eğitimi ve İnsan Odaklı Yaklaşım Kanıta dayalı tıp eğitiminin dünya çapındaki duayenlerinden Prof. Dr. Madalena Patricio, insan odaklı ve kanıta dayalı eğitimin önemini vurguluyor. Tıp eğitiminde 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Prof. Dr. Madalena Patricio, iyi bir hekimin sadece bilgiyle değil, değerlerle de donanmış olması gerektiğini söylüyor: “İyi bir doktor öncelikle şefkatli olmalı. Hastayı sadece bir klinik vaka olarak değil, bir insan olarak görmeli”… Tıp öğrencilerinin toplumdan kopuk yetişmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Madalena Patricio, “Öğrencileri tıp eğitimi kapsamında hapishanelere, huzurevlerine, mülteci kamplarına gönderiyoruz. Sadece dinlemeyi, empati kurmayı öğrensinler diye. İyi bir doktor toplumdan izole olamaz” diyor. Alternatif tıbba yönelimin artmasının nedenlerinden birinin iletişim eksikliği olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Madalena Patricio, “Hastalar dinlenmediklerini hissettiklerinde alternatif yollar arıyor” diyerek iletişimin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Bilimsel Araştırma, Ekip Çalışması ve Eleştirel Düşünce Maastricht Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erik Driessen, tıp eğitiminde bilimsel araştırmaların ve ekip çalışmasının vazgeçilmez olduğunu belirtiyor: “İyi bir doktor, işini iyi bilen ve iyi iletişim kurabilen kişidir. Hekimlik ayrıca bireysel değil, ekip işidir. Ekip ruhu ve takım çalışmasına yatkınlık ise çocuklukta, özellikle basketbol, futbol gibi takım sporlarıyla gelişir; sonradan öğrenilebilir olsa da iyi bir hekimlik için bu becerilerin erken yaşta kazanılması büyük avantaj sağlar” diyor. Prof. Dr. Erik Driessen, modern tıp eğitiminin ezbere dayalı olmaktan uzaklaştığını vurgulayarak, öğrencilerin aktif rol aldığı, araştıran ve sorgulayan bir eğitim modelinin önemine dikkat çekiyor. Yapay zekanın tıp dünyasında giderek daha fazla yer aldığını belirten Prof. Dr. Erik Driessen, “Ancak empati ve iletişimin yerini hiçbir teknoloji alamaz” şeklinde konuşuyor. Kanıta dayalı tıbbın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erik Driessen “Kanıta dayalı tıp, bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş yöntemlerin kullanılmasını güvence altına alıyor. Alternatif tıp veya bilimselliği kanıtlanmamış uygulamalara yönelimi azaltmanın yolu ise, bilim insanlarının yalnızca akademide değil, basın ve halkla doğrudan iletişim kurarak bilgiyi herkesin anlayabileceği bir dille anlatmasından geçiyor” diyor. Öğrencinin başarılı olması için yalnızca ders anlatan bir hocaya değil, yol gösteren bir mentöre ve soru sorup uygulayarak aktif biçimde öğrenebileceği bir eğitim ortamına ihtiyacı olduğunu da belirten Prof. Dr. Erik Driessen, “Araştırmalar mentörleri olan öğrencilerin daha başarılı olduğunu ve daha fazla iş imkanlarına sahip olduklarını gösteriyor” şeklinde sözlerini tamamlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu Haber

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu

Eş zamanlı olarak yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da açan EY; bu sayede, kuruluşların yapay zekâyı fiziksel ortamlara ve iş operasyonlarına sorunsuz bir şekilde entegre etmelerine yardımcı olacak. EY’ın yenilikçi yapay zekâ çözümleri, endüstriyel üretim, enerji, tüketici ürünleri ve sağlık gibi çeşitli sektörlerde fiziksel yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesini destekliyor. Ayrıca EY; bu yatırımlarla operasyonel verimliliği artırmanın yanı sıra akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, NVIDIA iş birliğiyle yeni bir fiziksel yapay zekâ platformu olan EY.ai Physical AI’ı hayata geçirdi. Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını sadece bununla sınırlı tutmayan EY, işletmelerin ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümleri için prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına da yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunan laboratuvarı EY.ai Lab’i de açtığını duyurdu. NVIDIA altyapıları kullanılarak geliştirilen yeni fiziksel yapay zekâ platformu EY.ai Physical AI; kuruluşların robotlar, dronlar, akıllı cihazlar ve benzeri teknolojiler tarafından yürütülen yapay zekâ sistemlerini uygulamalarına ve yönetmelerine yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunacak. Bu sayede EY, fiziksel sistemlerin gerçek dünyada uygulanmadan önce modellenmesi, test edilmesi ve iyileştirilmesi için dijital ikiz geliştirme konusunda işletmeleri destekleyecek. Böylece, risklerin azaltılmasına ve değer elde etme süresinin hızlandırılmasına katkıda bulunacak. EY ayrıca, işletmelerin yapay zekâ ile çalışan robotları gerçekçi üç boyutlu (3D) ortamlarda geliştirmelerine, simüle etmelerine ve doğrulamalarına yardımcı olmak amacıyla NVIDIA’nın açık modellerini, simülasyon ve öğrenme çerçevelerini de entegre edecek. Bununla birlikte, platform gelişmiş yapay zekâ iş yüklerinin uygulanması için güvenli, ölçeklenebilir ve yüksek performanslı bir temel sunuyor. İlgili platform, üç temel unsura odaklanmayı hedefliyor: Yapay zekâya hazır veriler: Fiziksel yapay zekâ için çok sayıda senaryoyu simüle etmek üzere sentetik veriler üretmek Dijital ikiz, robotik simülasyon ve eğitim: NVIDIA'nın açık modellerini, kütüphanelerini ve çerçevelerini kullanarak dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kurmaya yardımcı olmak, gerçek zamanlı içgörüler ve performans izleme sağlamak ve operasyonel sürekliliği kolaylaştırmak Sorumlu fiziksel AI: İş operasyonları genelinde güvenlik, etik, uyumluluk unsurlarını ve dayanıklılığı korumaya yardımcı olmak için güçlü önlemler uygulamak EY aynı zamanda; yapay zekânın fiziksel ortamlara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesine olanak tanıyan ve alanının ilk örneği olan yeni yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da faaliyete geçirdi. En ileri seviye robotik, sensör ve simülasyon yetkinlikleriyle donatılan laboratuvar EY.ai Lab; kuruluşlara ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümlerini prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunuyor. EY, fiziksel yapay zekâ yetkinliklerini enerji, sağlık ve akıllı şehirler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik daha da genişletecek bu yatırımlar ile akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak, geliştirdiğimiz platformlar ve ürünlerle yapay zekâya yönelik yatırımlarımızı sürdürerek iş dünyasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Kurumların geleceğini şekillendiren yapay zekâ platformumuz EY.ai, strateji, dönüşüm, risk, denetim ve vergi alanlarındaki uzmanlığımızı AI teknolojisiyle bir araya getirerek şirketlere bütüncül bir değer sağlarken; bunu bir adım öteye taşıyarak yakın zamanda hayata geçirdiğimiz yeni platformumuz EY.ai Physical AI, bu değeri fiziksel dünyayla bütünleştirerek, sunulan hizmet kapsamını çok daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Gelişmiş otomasyon, yüksek verimlilik ve operasyonel maliyetlerin önemli ölçüde azaltılmasına kadar pek çok alanda işletmelerin faaliyet biçimini dönüştürerek değer elde etmelerine yardımcı olacak EY.ai Physical AI ile işletmeler, yapay zekâ entegrasyonlarını güvenli bir şekilde yönetebilecek ve deneysel çalışmalardan kurumsal ölçekli uygulamalara geçişte hızlarını artırabilecek. Ayrıca EY olarak yakın zamanda açılışını yaptığımız EY.ai Lab ise işletmelere; fiziksel yapay zekâ sistemlerini, kapsamlı simülasyonlarla sanal bir test ortamında tasarlamak, insansı robotlar, dört ayaklı robotlar ve diğer yeni nesil robotik platformlar dahil olmak üzere farklı formlarda çözümler geliştirmek, dijital ikiz aracılığıyla lojistik, üretim ve servis akışlarını iyileştirmek gibi birçok imkân sağlayacak.”

İnci Radar ve Maxion İnci’den Akıllı İSG Teknolojileri İçin Açık İnovasyon Çağrısı Haber

İnci Radar ve Maxion İnci’den Akıllı İSG Teknolojileri İçin Açık İnovasyon Çağrısı

Bu çağrı kapsamında; Maxion İnci kuruluşunda forklift trafiğinden kaynaklanan çarpışma risklerini azaltacak, acil durumlarda toplanma süreçlerini otomatik ve hatasız hâle getirecek, çalışanların güvenlik farkındalığını artıracak dijital ve akıllı İSG teknolojileri geliştiren startup’lar ve teknoloji sağlayıcılar çözümlerini İnci Radar platformu üzerinden paylaşmaya davet ediliyor. Üretim ve Lojistik Sahalarında Yeni Nesil Güvenlik Yaklaşımı Üretim ve depo sahalarında forklift trafiği; kör noktalar, yoğun vardiya temposu ve yaya–araç etkileşimi nedeniyle iş kazaları açısından en yüksek risk alanları arasında yer alıyor. Acil durumlarda toplanma alanlarında yapılan manuel personel sayımları ise zaman kaybı ve insan hatası riskini beraberinde getiriyor. Geleneksel İSG eğitim yöntemleri sahada davranış değişikliği yaratma konusunda sınırlı etki sağlayabiliyor. Bu ihtiyaçlardan hareketle Maxion İnci ve İnci Radar; gerçek zamanlı izleme, akıllı uyarı mekanizmaları ve yeni nesil eğitim teknolojileriyle desteklenen entegre İSG sistemlerini odağına alıyor. Bu alanda başlattığı yeni inovasyon çağrısı ile yeni teknoloji tedarikçilerini arıyor. Çağrı Kapsamında Beklenen Çözümler Maxion İnci ve İnci Radar, forklift ve yaya hareketlerini gerçek zamanlı izleyerek çarpışma risklerini önceden tespit eden sistemleri, operatör ve çalışanları akıllı uyarılarla bilgilendiren, gerektiğinde otomatik yavaşlatma veya durdurma senaryoları sunan çözümleri ve/veya acil toplanma noktalarında çalışanları otomatik olarak tanıyan ve hatasız personel sayımı yapan sistemleri sunabilecek tedarikçileri başvuruya davet ediyor. Beklenen çözümler arasında ramak kala süreçleri, toplanma süreleri ve eksik personel gibi kritik metrikleri izleyen veri ve raporlama panelleri, AR/VR, simülasyon ve interaktif teknolojilerle desteklenen, saha uygulamalarına bütünleşmiş İSG eğitim çözümleri ve mevcut ERP, WMS, İSG yazılımları ve kartlı geçiş sistemleriyle entegre olabilen ölçeklenebilir yapıları kurabilecek çözümleri arıyor. Başvuru Süreci ve Takvim 16 Aralık 2025 tarihinde başlayan başvurular 23 Ocak 2026'da sona erecek. Ön değerlendirme süreci 26 Ocak 2026 tarihinde yapılacak, ardından 30 Ocak 2026'te bilgilendirme ve soru-cevap oturumu düzenlenecek. Devamında pilot uygulama çalışma süreçlerinin de Şubat- Mart 2026 aylarında yapılması planlanıyor.

TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da! Haber

TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da!

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenlenen TEKNOFEST, 2026 yılında 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda gerçekleşecek. Bugüne kadar İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Azerbaycan, Samsun, Adana ve KKTC’de düzenlenen ve katılımın ücretsiz olduğu TEKNOFEST; her yıl artan ilgisiyle milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayarak, teknoloji ve inovasyon vizyonunun en güçlü vitrini oldu. 2026 yılında ise TEKNOFEST Şanlıurfa; gençlerin hayallerini, tarihin sıfır noktasından geleceğin teknolojilerine taşıyacak. “Tarihler Şehri, Geçmişle Geleceği Aynı Hikâyede Buluşturacak” Kadim medeniyetlerin izlerini taşıyan Şanlıurfa’da bilim ve teknoloji, bu kez geçmişle geleceği aynı hikâyede buluşturacak. TEKNOFEST Şanlıurfa, miniklerden gençlere, ailelerden teknoloji tutkunlarına kadar her yaştan ziyaretçiye yine destansı bir beş gün sunacak. Festival kapsamında; nefes kesen hava gösterileri, coşkuyu doruğa çıkaran konserler ve sahne gösterileri, ufuk açacak sergi ve eğitici atölyeler, simülasyon deneyim alanları, planetaryum, bilim şovları, milli gurur kaynağımız kara ve hava araçlarının sergisi ve fuar etkinlikleri gibi teknoloji ve heyecan dolu birçok deneyim bir arada yer alacak. Yarışma kategorileri, sunduğu ödül imkânları ve sağladığı desteklerle TEKNOFEST, dünyanın en geniş kapsamlı teknoloji festivali olma özelliğini her yıl güçlendirerek sürdürüyor. Göbeklitepe’den Harran’a uzanan kadim birikimiyle Şanlıurfa, bu büyük vizyonu Anadolu’nun kadim şehirlerinden biriyle buluşturarak 2026 yılında da gençlere yeni ufuklar açacak.

Vodafone “Bi’ Düşünsene” Fikir Maratonu Şampiyonları Belli Oldu Haber

Vodafone “Bi’ Düşünsene” Fikir Maratonu Şampiyonları Belli Oldu

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, geleceğin teknolojilerine yön verecek gençlerin yanında durmaya devam ediyor. Vodafone’un, gençlik markası FreeZone işbirliğiyle üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği, gençlere sadece fikirlerini paylaşacakları bir platform değil, aynı zamanda Vodafone’un dinamik ve yaratıcı dünyasını yakından tanıma imkânı sunan “Bi’ Düşünsene” fikir maratonunda kazananlar belli oldu. Vodafone’un tüketici markası ile işveren markasının birlikteliğini yansıtan ve toplamda 198 üniversiteden 2 bini aşkın takım başvurusunun alındığı maratonda birinciliği REDİ takımı kazanırken, VZEN takımı ikinci, Fiber Sarsıntı takımı da üçüncü oldu. Maratonda birinci olan takıma 750 bin TL, ikinci takıma 500 bin TL ve üçüncü takıma 250 bin TL para ödülü sunuldu. Ayrıca, ilk 3’e giren takımlara staj programlarında öncelik, son 10 takıma ise liderlik ekibine tersine mentorluk imkânı sağlanacak. “Bi’ Düşünsene” fikir maratonu değerlendirme toplantısında konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi: “Vodafone olarak, teknoloji alanındaki global tecrübe ve bilgi birikimimiz ve kapsayıcı kültürümüzle, gençlere ulaşmak ve onlara yatırım yapmak bizim için temel bir öncelik. Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs 2025 raporuna göre, yakın gelecekte işlerde gereken becerilerin yaklaşık %40’ı değişecek. Yapay zekâ, büyük veri ve siber güvenlik gibi teknoloji becerileri hızla önem kazanırken; yaratıcı düşünme, esneklik, dayanıklılık ve çeviklik gibi insani beceriler de kritik olmaya devam edecek. Geleceğin iş dünyasında bu iki beceri setini birleştirebilenler fark yaratacak. Bu tablo, gençler için hem büyük fırsatlar hem de belirsizlikler barındırıyor. Biz bu belirsizliği fırsata çevirmek için gençlerin her zaman yanındayız. Onlara gelişim ve yaratıcılık alanları açıyor, teknolojiyle donatıyor ve kariyer yolculuklarında rehberlik ediyoruz. Bi’ Düşünsene fikir maratonu da bu yaklaşımın bir ürünü. ‘Bi’ Düşünsene” ile üniversite öğrencileri arasında işveren markası olarak bilinirliğimizi artırmayı ve Vodafone ile öğrenciler arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefledik. Global ölçeğimizin ve teknoloji liderliğimizin sunduğu fırsatlardan daha fazla genç arkadaşımızın haberdar olmasını sağladık. Programımıza 2.000 gibi epey yüksek bir başvuru aldığımızı söylemekten memnuniyet duyuyorum. Yarışmamıza ilgi gösteren, fikir geliştiren ve paylaşan tüm gençlere gönülden teşekkür ediyorum.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ise şöyle konuştu: “Vodafone FreeZone olarak, gençlerin hayatlarına değer katıyor, ekonomik kaygı ve ihtiyaç anlarında onlara somut faydalar sağlayarak her an yanlarında oluyoruz. Bu yıl genç müşterilerimize her ortamda kazançlı çıkabilecekleri ve mutlaka her ay birbirinden çeşitli faydalar kazanabilecekleri yeni bir dönem başlattık. FreeZone’un kazandıran dünyası ile gençlere harcamalarında destek olacak avantajlar sunuyoruz. FreeZone olarak; gençlerin en çok kullandıkları sosyal medya ve dijital platformlarda GB hediyesi sunarken, Vodafone’un global gücünü kullanarak Netflix, Spotify ve YouTube gibi global platformlarla iş birlikleri ile gençlere özel verdiğimiz avantajları zenginleştiriyoruz. FreeZone’un en güçlü odak noktalarından biri de üniversite gençliği. FreeZone Kampüs Elçileri programımız ile 30 şehirde 60 kampüste 83 elçimiz aracılığıyla gençlere dokunuyoruz. Bu alanda gençlere olan yaklaşım ve merakımızı birleştirerek İK ekibimizle bir proje gerçekleştirdik. Kampüs elçilerimiz de projemizde önemli rol oynadı. Projemizin kampüslerde duyurulması, her kanalda yaygınlaştırılması, başvuru toplanması gibi konularda bize destek verdiler. Jüri üyesi olarak yer almaktan büyük keyif aldığım bu projede ilham aldığımız birçok fikir dinledik. Her bir katılımcıya hayallerini oluşturdukları ve bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyorum.” Eğlenceli ve interaktif deneyimler sunuldu “Vodafone Bi’ Düşünsene” programı için ülke genelinde 10 üniversitede etkinlikler düzenlenerek Vodafone’un sürekli eğitim/gelişim kültürü ve global çapta sunduğu kariyer fırsatları tanıtıldı. Üniversite kampüslerinde öğrencilere ilgi çekici, enerji dolu ve akılda kalıcı bir atmosferde eğlenceli ve interaktif deneyimler sunuldu. Program kapsamında, Vodafone ve Vodafone FreeZone sponsorluğunda hem kampüslerde hem de dijital platformlarda iletişim ve etkileşim faaliyetleri yürütüldü. İki farklı simülasyon teması belirlendi “Vodafone Bi’ Düşünsene” fikir maratonuna başvuru için “E-Atıkları Dönüştür, Geleceği Tasarla” ve “Dijital Dünyaya Akıllı Dokunuş” olmak üzere iki farklı simülasyon temasından biri seçildi. Her simülasyon Test Tabanlı Görev, Metin Tabanlı Görev, Sunum Hazırlığı Görevi ve Video Tabanlı Sunum Görevi olmak üzere dört farklı görevden oluştu. Adaylar, başvurularını proje web sitesi üzerinden gerçekleştirip projelerini Ludi platformuna yükledi. Ludi üzerinden sunulan projeler arasından yapılan değerlendirme sonucunda 30’u seçildi. Finale kalan 10 fikir, Vodafone çalışanlarından oluşan bir değerlendirme kurulu tarafından belirlendi. Finalist takımlar İstanbul’da gerçekleşen büyük finalde Engin Aksoy, Nazlı Tlabar Güler, Meltem Bakiler Şahin, Ayşegül Arıcan Şeker, Akan Abdula, Deniz Sağdıç, Elif Ergu Demiral ve Mehmet Keteloğlu’ndan oluşan jüriye sunum yaptı. Jüri değerlendirmesi sonucu ilk 3’e girenler belirlendi. Gençler projeleriyle takdir topladı Yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda birinciliği Vodafone Pay tabanlı askıda fatura sistemi fikriyle ODTÜ’lü öğrencilerden oluşan REDİ takımı kazanırken, Gebze Teknik, Koç ve Türk Hava Kurumu Üniversiteleri’nden öğrencilerin kurduğu VZEN takımı ekran süresini kontrol etmeye yönelik yapay zekâ destekli proje fikirleriyle ikinci, Ankara Medipol ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversiteleri’nden öğrencilerin kurduğu Fiber Sarsıntı takımı geliştirdikleri deprem erken uyarı sistemi fikriyle üçüncü oldu.

Borçelik Teknik Akademi’den Mesleki Eğitime Yenilikçi Katkı Haber

Borçelik Teknik Akademi’den Mesleki Eğitime Yenilikçi Katkı

Borusan Grup şirketlerinden Borçelik’in sektörde fark yaratan eğitim akademisi BTA, mesleki eğitimi destekleyen yeni bir projeyi hayata geçiriyor. “Sınıf Fabrikada” adıyla başlatılan proje kapsamında, anlaşmalı okullardaki öğrenciler derslerini BTA merkezinde işleyecek. Böylece öğrenciler teoriyi uygulamayla birleştirme fırsatı bulacak. İlk aşamada, ulaştırma alanı lojistik dalında 10. sınıf öğrencileri için verilen Depo Yönetimi dersi içerisinde yer alan “Depo Araç ve Malzemeleri” konu başlığı, Borçelik Teknik Akademi’nin uzmanlığıyla işlenecek. Programa; Atatepe Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sadık Yılmaz Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Feriha Uyar Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Ergin Ağaç Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri katılacak. Yaklaşık 160 öğrencinin, 10 grup halinde bu derslere katılması planlanıyor. Proje ilerleyen aşamalarda, Metal bölümü öğrencileri için Kaynak Simülatörü ile Kaynakçılık eğitimi, Ulaştırma bölümü öğrencileri için Sapanlama eğitimi, Metal, Makine, Ulaştırma bölümü öğrencileri için İş Sağlığı Güvenliği Farkındalık eğitimi gibi derslerle devam edecek. Eğitimlerde gençler, depo yönetimine ilişkin temel teorik bilgilerin yanı sıra vinç ve forklift simülatörleriyle pratik deneyim kazanacak. Eğitimde öğrenciler ayrıca, XR (Genişletilmiş Gerçeklik) teknolojisiyle mesleki eğitimin yeni nesil yöntemleriyle de tanışacak. Böylece, depo yönetiminde kullanılan araç ve ekipmanlar hem teknolojik hem de uygulamalı şekilde öğrenilecek. Borçelik Teknik Akademi, 2014 yılından bu yana uygulamalı eğitim, sertifikasyon ve simülasyon tabanlı programlarıyla sanayide nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlıyor. “Sınıf Fabrikada” projesi ise bu vizyonun yeni bir adımı olarak, gençlerin iş hayatına hazırlıklı ve donanımlı bireyler olmalarına destek olacak.

 Siemens ve NVIDIA, Yapay Zekâ Çağında Üretim İçin Yeni Ürün Gamını Vitrine Çıkardı Haber

 Siemens ve NVIDIA, Yapay Zekâ Çağında Üretim İçin Yeni Ürün Gamını Vitrine Çıkardı

Siemens ve NVIDIA, Washington D.C.'de düzenlenen NVIDIA GTC'de (GPU Teknoloji Konferansı) Siemens Xcelerator portföyü için geliştirilmekte olan yeni teknoloji ürün yelpazesini tanıttı. Bu demo, mühendislerin yakında geleceğin fabrikaları için en gelişmiş ve doğru dijital ikizleri nasıl hızlı bir şekilde tasarlayabileceklerini, optimize edebileceklerini ve yönetebileceklerini ortaya koydu. Siemens Xcelerator ve NVIDIA Omniverse arasındaki entegrasyondan beslenen bu teknoloji, 3B görselleştirme, simülasyon ve fabrika verilerini tek bir birleşik, sürükleyici ortamda bir araya getirecek yeni ve son derece gerçekçi bir dijital ikizi destekleyecek. Bu dönüm noktası, Siemens'in endüstri için yeni inovasyon, iş birliği ve sürdürülebilir değer yaratma seviyelerine ulaşmak üzere gerçek ve dijital dünyaları sorunsuz bir şekilde birleştirme vizyonu olan endüstriyel metaverse'ü gerçekleştirmeye yönelik önemli bir adım oluşturuyor. Günümüzde imalat sanayi, önemli yatırımlar ve ileri teknolojilerin hızla benimsenmesiyle küresel bir dönüşüm geçiriyor. Bu değişimi desteklemek amacıyla Siemens ve NVIDIA, endüstriyel yapay zekâ devrimini hızlandırmak için ortaklıklarını pekiştirerek dünya çapında daha akıllı, enerji verimliliği daha yüksek fabrikaların geliştirilmesine olanak sağlıyor. Halen üzerinde çalışılmakta olan bu gelişmiş dijital ikiz yazılımı, yapay zekâ çağı için özel olarak tasarlanmış yeni bir Siemens teknoloji yığınının parçası olacak. Yazılım, üreticilerin sadece dünyanın en gelişmiş fabrikalarını inşa etmesine değil, aynı zamanda bu fabrikaları sürekli olarak optimize etmesine de olanak sağlayacak. Bu teknoloji; planlama ve mühendislik çalışmalarıyla operasyonları hızlandırmak için kullanılacak. Böylece tasarım ve operasyonun her aşamasında büyük ölçekli simülasyonları, yapay zekâ odaklı iş akışlarını ve güvenilir, veriye dayalı karar alma süreçlerini mümkün kılacak. Siemens, GTC'deki demosunda bu yeni teknoloji yığınının müşterileri gelişmiş fabrikalarının tasarım aşamasından işletme aşamasına kadar nasıl destekleyebileceğini gösterdi. Bu yeni teknolojinin en önemli işlevlerinden biri, müşterilerin bina altyapılarını ve üretim hatlarını tek bir mühendislik ortamında bir araya getirebilmesidir. Bu işlev, en verimli tasarımı bulmak amacıyla yüzlerce potansiyel fabrika yerleşimini simüle etmek için yapay zekadan faydalanılmasını da içeriyor. Mühendisler bu yeni teknoloji yığınını kullanarak bu tasarım ve simülasyonu günler veya haftalar değil, saatler içinde yapabilecekler. Bu işlemin ardından müşteriler, fabrikalarının fotogerçekçi ve fizik tabanlı modellerini oluşturabilecek. Bu ortak çalışma, müşterilerin daha akıllı, daha verimli fabrikalar, ürünler ve yapay zekâ veri merkezleri tasarlamalarına yardımcı olmak için Siemens'in üretim ve endüstriyel teknoloji alanındaki derin uzmanlığını NVIDIA'nın grafik işleme alanındaki lider teknolojisiyle bir araya getiriyor. Siemens Yönetim Kurulu Üyesi, Teknoloji ve Strateji Başkanı Peter Koerte, "Endüstriyel inovasyon daha önce görülmemiş bir hızda ilerliyor. Siemens ve NVIDIA güçlerini birleştirerek bu sürece öncülük ediyor. Endüstriyel yapay zekâ, dijital ikizler, otomasyon ve bina teknolojileri alanlarındaki güçlü yönlerimizi birleştirerek, endüstriyel metaverse'i ve bununla birlikte yeni nesil fabrikaları ve yapay zekâ veri merkezlerini hayata geçiriyoruz. Artan küresel talebi karşılamak ve endüstrinin geleceğini şekillendirmek için gereken verimliliği, gücü, ölçeklenebilirliği ve zekâyı da ortaya koyuyoruz." NVIDIA Omniverse ve Simülasyon Teknolojisi Başkan Yardımcısı Rev Lebaredian ise "Dijital ikizler, tek bir donanım parçası bile kurulmadan önce tüm üretim hatlarının simülasyonunu ve optimizasyonunu, robotik sistemlerin ise sanal olarak eğitilmesini mümkün kılarak kendilerine endüstriyel yapay zekâ çağında çok önemli bir yer edindiler. Siemens ile iş birliğimiz, NVIDIA Omniverse'ü üretimin merkezine yerleştirerek konseptten işletmeye kadar tüm fabrika yaşam döngüsünü hızlandırmak için kritik platform kabiliyetleri sağlıyor" diye konuştu. Günümüzde üreticiler; karmaşık süreçlerin üstesinden gelme, üretimi hızlandırma ve enerji verimliliğini artırma konularında benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıyakalıyor. Bu yeni teknoloji, bir fabrikanın dijital ikizini oluşturmak ve bu ikizle etkileşim kurmak için kolaylaştırılmış, sezgisel bir ortam sağlayarak söz konusu zorlukları giderecek. Örneğin, bir yarı iletken üreticisinin mevcut bir tesiste son derece karmaşık bir üretim sürecini yönetirken üretimi artırmak için yeni bir fabrika hattı kurması gerekebilir. Bu yeni araç sayesinde mühendisler, mevcut fabrika binası içindeki farklı yerleşim düzenlerini hızlı bir şekilde simüle ederek en verimli konfigürasyonu belirleyebiliyor ve üretimin artırılmasına kadar geçen süreyi kısaltabiliyor. Siemens, üretimden akıllı operasyonlara ve bina ortamına kadar çipten şebekeye tüm altyapı değer zincirindeki her bir halkayı birbirine bağlayacak uzmanlığa sahip bulunuyor. Bu uçtan uca yetenek, Siemens ve NVIDIA'nın portföylerini bir araya getirerek endüstriyel müşteriler için verimlilik, ölçeklenebilirlik ve inovasyon sağlayan gerçek anlamda entegre çözümler sunmalarını sağlıyor. Siemens teknolojisi ister sıfırdan bir tesis inşa etmek ister mevcut bir tesisi yenilemek için, güç, soğutma, bilgi işlem ve bina sistemlerinin birleşik bir bütün olarak çalışmasını sağlar. Operatörler simülasyondan ve yapay zekâ destekli otomasyondan faydalanarak tesisleri yıllar değil, aylar içinde optimize edip ölçeklendirebiliyor. Böylece performansı artırabilir, enerji verimliliğini yükseltebilir ve kapasitelerini geleceğe hazır hale getirebiliyor. Bu yaklaşım, hızlandırılmış bilgi işlem ve akıllı depolamadan enerji tasarruflu soğutma seçeneklerine kadar yapay zekâ altyapısı için yeni bir mükemmellik standardı belirleyecek, çoklu üretim yapabilen, gigawatt ölçekli yapay zekâ fabrikası kurulumları konusunda yakın zamanda duyurulan NVIDIA Omniverse DSX Blueprint ile uyumludur. Siemens ve NVIDIA ayrıca hem GPU üretimini hem de yapay zekâ veri merkezi altyapısının optimizasyonunu geliştirmek üzere iş birliği yaparak endüstriyel zekanın geleceği için ölçeklenebilir, verimli çözümler sunuyor. Siemens, GPU ve yapay zekâ veri merkezi iş ortaklarını elektronik tasarım otomasyonu ve fabrika otomasyon kontrolörlerinden beyaz alan soğutma optimizasyonu ve dayanıklı bina sistemlerine uzanan geniş bir yelpazede destekleyerek; - Yeni yapay zekâ fabrikalarını hızla çevrimiçi hale getirmelerini, - Herhangi bir GPU yükseltmesi için işlemleri yeniden yapılandırmalarını, - Gelişmiş simülasyon ile gücü ve soğutmayı optimize etmelerini, - Çalışma süresine yönelik tehditleri öngörerek çözmelerini, enerji verimliliğini artırmalarını ve tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmelerini sağlıyor. Siemens ve NVIDIA, üreticileri ve veri merkezi operatörlerini gelişmiş, enerji tasarruflu altyapı ile destekleyerek yapay zekâ yeteneklerinin gelişimini hızlandırıyor. Bu iş birliği daha akıllı, daha güçlü bir dijital temel oluşturuyor, inovasyonu mümkün kılıyor, ekonomik fırsatları teşvik ediyor ve yapay zekanın faydalarının dünya genelinde yaşamları ve toplumları iyileştirmek için kullanılabilmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üniversitelilere Teknolojiyle Fikir Üretme Fırsatı Haber

Üniversitelilere Teknolojiyle Fikir Üretme Fırsatı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, geleceğin teknolojilerine yön verecek gençlerin yanında durmaya devam ediyor. Şirket, bu kapsamda bir adım daha atarak üniversite öğrencilerine yönelik bir fikir maratonu düzenliyor. Yenilikçi projeler geliştirmek isteyen tüm üniversite öğrencilerine açık olan “Bi’ Düşünsene” programında farklı aşamaları başarıyla geçerek İstanbul’daki büyük finalde yarışma hakkı kazanan öğrencileri 750 bin TL’yi bulan para ödülleri bekliyor. Ayrıca, dereceye giren öğrenciler staj programlarında öncelik ve tersine mentörlük imkânlarından yararlanabilecek. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi: “Vodafone’da gençleri geleceğin liderleri olarak görüyor, onların enerjisini ve yenilikçi bakış açılarını kapsayıcı kurum kültürümüzle buluşturmayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz “Bi’ Düşünsene” fikir maratonuyla gençlere sadece fikirlerini paylaşacakları bir platform değil, aynı zamanda Vodafone’un dinamik ve yaratıcı dünyasını yakından tanıyacakları bir deneyim sunuyoruz. Programla, üniversite öğrencileri arasında işveren markası olarak bilinirliğimizi artırmayı ve Vodafone ile öğrenciler arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Halihazırda 15 farklı ülkedeki varlığımızla gençlere global kariyer fırsatlarının kapısını açıyor, onları geleceğin teknolojileriyle tanıştırıyoruz. “Bi’ Düşünsene” programı kapsamında dijital platformlardaki iletişimler ve buna ek olarak başvuru dönemi boyunca 10 üniversitede düzenleyeceğimiz fiziksel etkinliklerle bu fırsatlara dair farkındalığı daha da artıracağız. Bu heyecan verici yolculuğa tüm gençleri davet ediyoruz.” Ünivesitelerde eğlenceli ve interaktif deneyim alanları kurulacak Yaklaşık 3 ay sürecek “Vodafone Bi’ Düşünsene” programı boyunca ülke genelinde 10 üniversitede etkinlikler düzenlerek Vodafone’un sürekli eğitim/gelişim kültürü ve global çapta sunduğu kariyer fırsatları tanıtılacak. Üniversite kampüslerinde öğrencilere ilgi çekici, enerji dolu ve akılda kalıcı bir atmosferde eğlenceli ve interaktif deneyimler sunulacak. Öğrenciler, Vodafone yöneticilerinin de yer alacağı etkinliklerde Vodafone ve teknoloji dünyasını daha yakından tanıma imkânı bulacak. Program kapsamında, Vodafone ve Vodafone FreeZone sponsorluğunda hem kampüslerde hem de dijital platformlarda iletişim ve etkileşim faaliyetleri yürütülecek. Katılım için 2 simülasyondan biri seçilecek “Bi’ Düşünsene” fikir maratonuna yenilikçi projeler geliştirmek isteyen tüm üniversite öğrencileri katılabilecek. Bölüm veya sınıf kısıtlaması olmaksızın, yaratıcı fikirleri ve çözümleri olan tüm öğrenciler ekipler halinde başvuru yapabilecek. Yarışmaya başvuru için 2 farklı simülasyon senaryosundan biri seçilecek. “E-Atıkları Dönüştür, Geleceği Tasarla” konseptli birinci senaryoda, Vodafone’un “Dünya İçin Lazım” e-atık projesinin erişiminin artırılması, kamuoyunun farkındalığının yükseltilmesi ve farklı hedef grupları arasında sosyal etki yaratılması hedefleniyor. “Dijital Dünyaya Akıllı Dokunuş” temalı ikinci senaryo ise gençlerin dijital farkındalığını, teknolojiye dayalı değer yaratma becerilerini ve sosyal ihtiyaçlar için stratejik çözümler geliştirme yeteneklerini ölçmeyi amaçlıyor. Takımlar, seçtikleri simülasyon üzerinde çalıştıktan sonra kendilerine verilen görevleri tamamlayacak ve çözümlerini platform üzerinden sunacak. Takımlara 4 farklı görev verilecek Her simülasyon 4 farklı görevden oluşacak. Test Tabanlı Görev için takımlar, Vodafone ve seçilen simülasyon teması hakkındaki temel bilgilerini, analitik becerilerini ve genel muhakeme yeteneklerini ölçmek amacıyla tasarlanmış çoktan seçmeli bir teste girecek. Analitik düşünme ve yazılı iletişim becerilerini ortaya çıkarmayı amaçlayan Metin Tabanlı Görev için takımların belirli bir sorunu analiz etmesi ve yazılı bir çözüm raporu sunması beklenecek. Sunum Hazırlığı Görevi için takımlar, kendilerine verilen görev kapsamında 10 sayfaya kadar bir sunum dosyası hazırlayacak. Sunumlar strateji, yapı ve içerik kalitesine göre değerlendirilecek. Video Tabanlı Sunum Görevi kapsamında ise takımlar, önerdikleri çözümü açıklamak için 5 dakikayı geçmeyen bir video sunumu hazırlayacak. Video, hem içerik hem de sunum becerileri açısından değerlendirilecek. 10 fikrin yarışacağı büyük finalde kazananları değerli ödüller bekliyor Adaylar, başvurularını proje web sitesi üzerinden gerçekleştirip projelerini Ludi platformuna yükleyecek. Ludi üzerinden sunulan projeler arasından yapılacak değerlendirme sonucunda 30’u seçilecek. Finale kalacak 10 fikir ise Vodafone çalışanlarından oluşan bir değerlendirme kurulu tarafından belirlenecek. Finalist takımlar İstanbul’da Aralık ayında gerçekleşecek büyük finale davet edilecek. Finalde birinci olan takıma 750 bin TL, ikinci takıma 500 bin TL ve üçüncü takıma 250 bin TL para ödülü sunulacak. Ayrıca, ilk 3’e giren takımlara staj programlarında öncelik, son 10 takıma ise liderlik ekibine tersine mentorluk imkânı sağlanacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.