Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sınav

Kapsül Haber Ajansı - Sınav haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sınav haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sınavda Yorum ve Analiz Becerisi Belirleyici Oldu Haber

Sınavda Yorum ve Analiz Becerisi Belirleyici Oldu

Dün yapılan TYT'ye benzer şekilde AYT'de de düzenli okuma yapan, yorumlama becerisi yüksek ve yeni nesil soru mantığına alışık öğrencilerin avantaj sağladığını belirten Öğrenci Koçu Sezer Kamir, "Bu yıl sınavlarda ezberden ziyade konuyu gerçekten anlayan, bilgiyi yorumlayabilen ve farklı soru tiplerine adapte olabilen öğrenciler öne çıktı. Bundan sonraki süreçte öğrencilerin soru tartışmalarına ve puan hesaplamalarına odaklanmak yerine biraz dinlenmeleri, zihinsel olarak rahatlamaları ve tercih dönemine hazırlanmaları daha faydalı olacaktır" dedi. Aylar süren hazırlığın, deneme sınavlarının ve yoğun çalışma temposunun ardından milyonlarca aday için YKS heyecanı sona erdi. Dün yapılan Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) ardından bugün gerçekleştirilen Alan Yeterlilik Testleri'nde (AYT) öğrenciler üniversite hayalleri için son kez sıralara oturdu. 1 milyon 627 bin 960 adayın başvurduğu sınavda Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1, Sosyal Bilimler-2, Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden toplam 160 soru yöneltildi. "En Zorlayan Ders Edebiyat Oldu" AYT'nin genel olarak orta zorluk seviyesinde bir sınav olarak değerlendirilebileceğinin altını çizen Öğrenci Koçu Sezer Kamir, "Branşlar arasında belirgin farklılıklar vardı. Eşit ağırlık öğrencileri açısından özellikle edebiyat testi sınavın belirleyici bölümü oldu. Önceki yıllara kıyasla klasik eser-yazar sorularının daha az yer aldığı, bunun yerine eserlerin içeriği üzerinden yorum yaptıran soruların sorulduğu görüldü. Çıkmaz denilen konuların birçoğu soruldu. Bazı sorularda doğrudan eser adı yerine içerik verilerek öğrencilerden doğru eseri bulmaları istendi. Ayrıca nazım biçimlerinin teknik özelliklerine yönelik sorular da dikkat çekti. Bu nedenle okuma alışkanlığı, yorumlama becerisi ve edebiyat birikimi ön plana çıktı. Tarih testinde genel olarak beklenen konular tercih edildi. Milli Mücadele döneminden soru gelmesi sürpriz olmadı. Soruların önemli bir kısmı bilgi ve yorum dengesinde hazırlanırken, geçen yılki AYT'ye benzer bir yapı dikkat çekti. Coğrafya ise orta düzeydeydi; birkaç seçici soru dışında öğrencileri çok zorlayan bir test olmadı" dedi. Analitik Düşünme ve Muhakeme Becerisi Ölçüldü Matematik testindeki ilk 12-15 soru önceki yıllara kıyasla daha ulaşılabilir olduğunu vurgulayan Kamir, "İlerleyen bölümlerde soruların seçiciliği belirgin şekilde arttı. Limit, türev ve integral konularından gelen sorular genel olarak orta zorluk düzeydi. Sınavın en zorlayıcı bölümünü geometri oluşturdu. Geometri soruları yalnızca işlem becerisini ölçmedi. Aynı zamanda analitik düşünme ve muhakeme yeteneğini de ölçerek öğrencileri zorladı. Fen bilimlerinde ise fizik testi önceki yıllarla benzer bir seviyede seyrederken, kimya testinde klasik işlem ağırlıklı sorular öne çıktı ve adaylar tarafından fen dersleri içerisindeki en erişilebilir testlerden biri oldu." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Şimdi Sıra Doğru Tercih Yapmakta! Haber

 Şimdi Sıra Doğru Tercih Yapmakta!

Çok sayıda üniversite ve bu üniversitelerin bünyesinde ön lisans ve lisans düzeyinde çok sayıda program ve bölüm olduğunu dile getiren Prof. Dr. Güngör, “Doğru tercih yapıldığı takdirde bu program ve bölümlerden birine yerleşilebilir. Bunun için genç arkadaşlara önerim bu süreçte tercih danışmanlarına mutlaka danışmaları. Gençlerimiz, puanları düşük geldi ya da istedikleri puanı alamadılar diye üzülmesinler.” dedi. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca adayın hayatındaki en kritik karar anı olan tercih dönemi başlarken, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, adaylara ve ailelerine yol gösterecek önemli uyarılarda bulundu. Şimdi sıra doğru tercih yapmakta Üniversite adaylarının heyecanla bekledikleri YKS sonuçlarının açıklandığını ancak heyecanın dinmediğini, daha da arttığını kaydeden Prof. Dr. Nazife Güngör, “Puanlar alındı, şimdi sıra doğru tercih yapmakta. Önemli ve ciddi bir karar anı. Yapılacak tercih, özellikle de genç üniversite adaylarının bundan sonraki yaşam serüvenlerinin de belirleyicisi olacak. Hiç kolay değil. Hatta belki de yaşamlarının tercih ve karar noktasındaki en zor aşaması.” dedi. Mevcut koşullar içinde hedefe yürümeye devam… Puanı beklediği gibi gelmeyen adaylara seslenen Prof. Dr. Güngör, "Hayal kırıklığı olabilir, ama üzülmek yok. Mevcut koşullar içinde hedefe yürümeye devam. Türkiye’de çok sayıda üniversite var, dolayısıyla çok sayıda da bölüm ve program var. Alınan puanla programlardan birine yerleşme sağlanabilecektir. Yeter ki genç arkadaşlarımız tercihlerini akılcı, soğukkanlı bir tavırla doğru yapabilsinler.” diye konuştu. Puanı hedeflediği bölüme yetmeyen adaylar için alternatifler neler? Prof. Dr. Güngör, puanı hedeflediği bölüme yetmeyen adaylar için alternatif ve akılcı yollar olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Sözgelimi tıp fakültesini hedefleyen birinin aldığı puan bu hedefini gerçekleştirmeye yetmiyorsa, yine sağlık alanında yakın ve alternatif seçenekler üzerinde durabilir. Örneğin, sağlık bilimleri fakültelerinin yine tıp kapsamında çeşitli mesleklere yetiştirmeye yönelik çeşitli bölümleri var. Gençlerimiz bu bölümlerden birini seçerek yine sağlık sektörüyle ilgili bir alanda meslek sahibi olabilirler. Aynı şekilde mühendis olmak isteyen bir gencimizin aldığı puan mühendislik fakültelerine girmeye yeterli değilse, yine mühendislik sektörünün bir alt kademesi olan ön lisans düzeyindeki teknik programlardan birine yerleşebilir. Meslek yüksekokulları hem kısa yoldan meslek sahibi olmak, hem de teknik anlamda mesleki beceri kazanmak açısından tercih edilmesi gereken okullardır. Gençlerimiz iki yıl içinde ön lisans programlarından birini tamamlayarak hem bir an önce iş hayatına atılabilirler, hem de dikey geçiş sınavlarıyla hedefledikleri bölümlere girme şansını yakalayabilirler.” Yeni teknolojilerle birlikte yeni meslekler doğuyor Günümüz dünyasının hızla değiştiğini ve yeni teknolojilerle birlikte yeni mesleklerin doğduğunu hatırlatan Prof. Dr. Güngör, “Geleneksel ve alışıldık bakış açısıyla herkesin hayali mühendis, hekim, hâkim, avukat olmak. Ancak günümüz dünyası, yeni teknolojilerin de etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Yeni meslekler doğuyor, iş ve hizmet alanında yeni ihtiyaçlar beliriyor. Yeni yeteneklere, yaratıcı ve girişimci meslek insanlarına gereksinim her geçen gün kendisini çok daha güçlü hissettiriyor. Dolayısıyla da gençlerimizin dünyanın gidişini iyi izlemeleri, iyi analiz etmeleri, geleceğe sağlıklı ve doğru vizyon tutmaları gerekiyor. İdeallerini, hedeflerini, iş ve meslek seçimlerini de buna göre yapmaları önem taşıyor.” şeklinde konuştu. İdealler, gerçekler ve hayaller arasındaki denge iyi kurulmalı İdealler, gerçekler ve hayaller arasındaki dengenin iyi kurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Güngör, şöyle devam etti: “Gerçekler ve hayallerin birbirini beslemesi önemli, ama diğer yandan da birbirlerinden akılcı bir bakış açısıyla ayırt edilmeleri gerekir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz yaşamın gerçekleri var, bir de bizlerin hayalleri. Bu ikisini çok iyi anlamak, analiz etmek lazım. İdeallerimizi oluştururken, gerçeklerin ve hayallerin çakışma ve çatışma noktalarını çok iyi kavramak gerekir. Ekonomik bağımsızlığımızı kazanmak, yaşamımızı sürdürmek, toplumda bir yer edinmek için bir işe ihtiyacımız var. Bu hepimizin önünde duran kocaman bir gerçek. O halde tercih yapma ve karar verme sürecinde bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Diğer yandan belki de çocuk yaşlardan beri biriktirdiğimiz, çoğalttığımız hayallerimiz ve buna bağlı olarak biçimlendirdiğimiz ideallerimiz var. Tercih yapma ve karar verme sürecinde bunu da göz ardı etmemek gerekir. Bu ikisinin yanında bir de bundan sonraki yol haritamızı belirlemede başlangıç ölçü olan YKS puanımız var. O halde hedefe ulaşmak yönünde en doğru tercihi yapmak ve en doğru kararı vermek için bu üçgen içerisindeki en uygun noktayı belirlemek gerekiyor. Akıl ve sağduyu tam da bu aşamada devreye girmek zorunda.” Çok sayıda üniversite var Çok sayıda üniversite ve bu üniversitelerin bünyesinde ön lisans ve lisans düzeyinde çok sayıda program var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Güngör, “Doğru tercih yapıldığı takdirde bu programlardan birine yerleşme oranları yüksek. Bunun için genç arkadaşlara önerim bu süreçte tercih danışmanlarına mutlaka danışmaları. Gençlerimiz, puanları düşük geldi ya da istedikleri puanı alamadılar diye üzülmesinler. Üniversitelerin web sitelerini ziyaret etsinler. Tüm bölüm ve programları dikkatle incelesinler. Ama sanal bilgiyle yetinmesinler. Olanakları ölçüsünde mutlaka üniversiteleri ziyaret etsinler, akademisyenlerle tanışsınlar, bölümler ve meslekler hakkında yüz yüze bilgi alsınlar. Üniversitelerin fizik koşullarını, laboratuvarları, kütüphaneleri, okumak istedikleri bölüm veya programla ilgili özgün olanakları, farklılıkları, avantajları mutlaka yerinde görüp incelesinler.” diye konuştu. Başarının en önemli sırlarından biri doğru tercih Meslek ve program seçiminde kendi yeteneklerimiz, eğilimlerimiz, beğenilerimizin önemli olduğunu da belirten Prof. Dr. Güngör, “Bu nedenle gençler meslek ve program seçimi yaparken kendilerini çok iyi analiz etsinler. Kendilerine sorular sorsunlar, yanıtlarını olabildiğince ayrıntılı vermeye gayret etsinler. Kendimizi tanımak doğru tercih için çok önemli. Yıllardan beridir akademinin içinde biri olarak zaman zaman karşılaşıyorum. Öğrencilerimiz bir programa yerleşiyor, ama eğitim öğretimin içerisine aktif biçimde dâhil olunca o bölümün kendisine uygun olmadığını anlayıp yeniden arayış içiresine giriyorlar. Bunun olmaması için gençler daha işin başındayken hangi mesleğe yatkın ve yakın olduklarını çok iyi saptasınlar. Başarının belki de en önemli sırlarından biri de budur. Doğru tercih, uygun karar.” dedi. Yüksek puan başarı, ancak başarının devamı için tercih de doğru yapılmalı Yüksek puan elde eden gençlere de birtakım önerilerde bulunan Prof. Dr. Güngör, “Yüksek puan başarıdır, ancak başarının devamı için tercihin de doğru yapılması gerekir. Sözgelimi aldığı puanla tıp fakültesine girmeye hak kazanan bir gencimiz eğer hekimliğe yatkın ve yakın değilse, sağlıkla ilgili bir alanda çalışmaktan memnun olmayacaksa, tercihini, sırf puanı yüksek diye tıp fakültesinden yana yapmasına gerek yok. Yüksek puan almak büyük avantaj sunmakta. Yüksek puan alan genç bireyler pek çok bölüm ve programa girebilme özgürlüğüne ve avantajına sahip olabilmektedirler. Ancak onların da gerçek anlamda başarıya ulaşabilmeleri için hedeflerini çok iyi belirlemeleri, ilgi ve eğilimlerini analiz etmeleri, ona göre de doğru tercih yapmaları önemlidir. Çünkü gerçek başarı ancak hazla, mutlulukla yapacağımız işlerle mümkündür. Çok saygın bir mesleğe sahip olabiliriz, çok para kazanabiliriz, ama eğer yaptığımız işten yeterince haz almıyorsak, bunun adına gerçek başarı diyemeyiz. Doğru tercih ve doğru karar gerçek başarı için büyük önem taşır.” şeklinde de sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.