Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sinema

Kapsül Haber Ajansı - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz’den Yeni VLE: Elektrikli Yolculukta Yeni Bir Dönem Haber

Mercedes-Benz’den Yeni VLE: Elektrikli Yolculukta Yeni Bir Dönem

Mercedes-Benz, tamamen elektrikli yeni modeli VLE ile van segmentine farklı bir bakış açısı getiriyor. Grand Limousine konforunu geniş ve esnek bir yaşam alanıyla birleştiren VLE, yolculuğu sadece bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak keyifli ve çok yönlü bir yaşam alanına dönüştürüyor. Mercedes’in yeni Van Mimarisi üzerine geliştirilen model; geniş iç hacmi ve esnek oturma düzeniyle hem günlük kullanım hem de uzun yolculuklar için ideal bir çözüm sunuyor. Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius, VLE’yi “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri” olarak tanımlıyor. Sky View panoramik cam tavan iç mekâna doğal ışık katarken, ortam aydınlatması araç içinde sıcak ve davetkâr bir atmosfer oluşturuyor. Mercedes-Benz’in “Welcome home” yaklaşımını yansıtan iç tasarım ise araç içinde adeta bir lounge hissi sunuyor. VLE, yeni nesil dijital platformu ve yapay zekâ destekli MBUX bilgi-eğlence sistemi sayesinde yolculuğu daha akıllı ve kişisel bir deneyime dönüştürüyor; arka bölümdeki panoramik ekran ise aracı sinema, oyun veya mobil ofise çeviriyor. Tamamen elektrikli VLE, yüksek verimlilik ve 800 volt teknolojisi sayesinde sadece 15 dakikada 355 km menzil şarj edilebiliyor. Tam şarjla 700 kilometreden fazla yol alabilen araç, uzun yolculuklarda dahi kullanıcıya rahat ve kesintisiz bir deneyim sunuyor. Ferah iç mekân, panoramik cam tavan ve yapay zekâ destekli MBUX sistemiyle yolculuk deneyimini yeniden tanımlayan VLE, modern mobilitenin gereksinimlerini karşılayan yenilikçi bir çözüm olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pancar Deposu’nda Sinema Ve Lezzet Yolculuğu Haber

Pancar Deposu’nda Sinema Ve Lezzet Yolculuğu

Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” buluşmalarının beşincisi “Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda” temasıyla gerçekleştirildi. Yemek ile müzik ilişkisini ele alan etkinlikte, bu ay sinemanın büyüleyici dünyası ve lezzet kültürü konuşuldu. Prof. Dr. İlkay Kanık’ın konuk olduğu programda, katılımcılar Bursa’nın sinema tarihinden Yeşilçam mutfağına uzanan geniş bir yelpazede bir yolculuğa çıktı. Etkinlik, sinema kültürünün ayrılmaz parçaları olan Uludağ Gazozu ve patlamış mısır ikramıyla başladı. Bursa’nın sinema geçmişine vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, 1923 yılında Türk kadınlarının ilk kez rol aldığı “Ateşten Gömlek” filminin Bursa’da gösterilen ilk film olduğunu, ayrıca ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokakları’nın da Muhsin Ertuğrul tarafından yine Bursa’da çekildiğini hatırlattı. Prof. Dr. İlkay Kanık ise konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sinemaya verdiği öneme dikkati çekti. Atatürk’ün bir sinema senaryosu yazdığını ve sinemanın bir milletin çağdaşlaşmasındaki gücüne inandığını belirten Kanık, Yeşilçam’ın doğuşuna giden yolun bu vizyonla açıldığını ifade etti. Kanık, “Türkiye'de ilk film gösterimi 1897 yılında yapılmıştır ve o günden bugüne film sektörü çok yol kat etmiştir. Türk filmlerinde yemekler ve çeşitli lezzetler hep ön plana çıkmıştır" dedi. SES VE LEZZET EŞLEŞTİRMESİ Etkinlikte katılımcılara dinledikleri müzikler ile tattıkları lezzetler arasındaki duygusal bağı keşfetmeleri için anketler de dağıtıldı. Ratatuy, Neşeli Günler, Tosun Paşa, Muhsin Bey ve Chocolat gibi filmlerden kesitler paylaşılırken; aynı anda filmlerde yer alan çiğ köfte, kuru fasulye, boza ve çikolata gibi yiyecekler ile sahneler ve lezzet eşleştirmeleri gerçekleştirildi. Etkinliğin sonunda Bursa’da çekilen Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmi üzerinden gölge oyunu, semai kahvehaneleri ve bozahaneler eşliğinde eski Bursa’nın canlı kültürü ele alındı. Prof. Dr. İlkay Kanık, bu tür anlatıların toplumsal dönüşümü yansıttığını belirterek, “Filmlerde kurulan sofralar, pazarlar ve yemekler ile dönemin ve bölgenin canlılığı ve kültürü bize yansıtılmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliği, önümüzdeki aylarda farklı temalarla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İETT’den Haldun Dormen’e Vefa Haber

İETT’den Haldun Dormen’e Vefa

Türk tiyatro tarihinde oyunculuk, yönetmenlik ve eğitmenlik gibi alanlarda büyük hizmetler sunan Haldun Dormen, sanat camiası ve sevenlerinin katıldığı bir törenle uğurlandı. İETT tarafından hazırlanan özel "Saygı Otobüsü", önce tören alanında dileyenlere ulaşım hizmeti sundu, ardından usta sanatçının uzun yıllar yaşadığı bölge olan 59A İstinye Dereiçi - Şişli hattında seferlerine başladı. OTOBÜS TASARIMINDA SAHNE VE BEYAZ PERDE İZLERİ Otobüsün dış giydirmesinde, Haldun Dormen’in Türkiye’nin kültürel belleğine yön veren geniş filmografisi ve tiyatro geçmişi sergileniyor. Tasarımda; Hisseli Harikalar Kumpanyası, Lüküs Hayat, Kantoncu, Şahane Züğürtler, Muhteşem İkili, Paramparça, Ağa İle Uşağı Matti ve Şahane Düğün gibi unutulmaz tiyatro oyunlarına vurgu yapılıyor. Ayrıca sanatçının 1981 yapımı Gırgıriye ile başlayan sinema yolculuğu; O Kadın, Dadı, Sayın Bakanım, Unutulmayanlar ve son dönemde iz bırakan Çukur gibi projeleriyle birlikte otobüsün görsel dünyasında yer alıyor. BAŞARILARLA DOLU BİR MİRAS YOLCULARI KARŞILIYOR Saygı otobüsünde sadece eserler değil, Dormen’in yarım asrı aşan kariyerindeki önemli başarı durakları da paylaşılıyor. Tasarımda, 1998 yılında layık görüldüğü "Devlet Sanatçısı" unvanının yanı sıra; 1966 ve 1967 yıllarında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde kazandığı ödüllerden 2014’teki Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne kadar pek çok detay yer alıyor. İstanbul Tiyatro Festivali, Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, YEKÜV Vasfi Rıza Zobu Tiyatro Ödülleri ve Rotary Türkiye gibi kurumlardan aldığı onur ödüllerinin de işlendiği bu özel araçla, bir eğitmen ve sanatçı olarak topluma büyük değerler katan Dormen’in mirası her seferde yeniden hatırlatılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Badırgalı Çocuklar El Emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e Hediye Etti Haber

Badırgalı Çocuklar El Emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e Hediye Etti

Nilüfer Belediyesi, 9-14 yaş arası çocukların yaşadıkları bölgeyi tanıması, koruma bilinci ve farkındalık kazanması ve sürdürülebilir projeler üretmesi amacıyla “Köyünün Geleceği Misin?” isimli proje düzenliyor. Her yıl farklı mahallede hayata geçirilen proje, 2025’te Badırga Mahallesi’nde yapıldı. Çocukların hem kişisel gelişimlerine, hem de yaşadıkları bölgeye dair derinlemesine bilgi ve aidiyet duygusu kazanmalarına katkı sağlaması hedeflenen projeye 22 çocuk katıldı. Çocuklara; sinema, kısa film, arkeoloji, sözlü tarih, kırsal turizm, oryantiring, fotoğrafçılık, seramik, proje yazma, sosyal medya ve ritim gibi çeşitli atölye ve eğitimler verildi. Nilüfer Belediyesi Kültürel Miras Bürosu uzmanları ve gönüllü akademisyenler tarafından yürütülen programda, takım çalışması ile başlayıp, sözlü tarih ve arkeolojik keşiflerle bölgenin tarihinin öğrenilmesi, sanat atölyeleri ve teknik eğitimlerle zenginleşti. DENEYİMLERİNİ SERAMİĞE DÖNÜŞTÜRDÜLER Proje süresince edindikleri bilgi ve deneyimleri sanata dönüştüren Badırgalı çocuklar, köylerinin kültürel mirasını yansıtan bir seramik pano hazırladılar. Ortaya koydukları bu eseri sunmak üzere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i makamında ziyaret eden çocuklar, projeye katılmaktan duydukları mutluluğu paylaştılar. “ÇOCUKLARIMIZI VE GENÇLERİMİZİ ÖNEMSİYORUZ” Çalışmalarından dolayı çocukları tebrik eden Başkan Şadi Özdemir, bu tür projelerin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekti. Çocuklara kendilerini her alanda geliştirebilecekleri bu tip fırsatları sunmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Onların hem kültürel değerlerine sahip çıkmalarını, hem de sosyal hayatta aktif rol alarak kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını önemsiyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Ziyaretin sonunda çocukların taleplerini de dinleyen Başkan Şadi Özdemir, günün anısına çeşitli hediyeler vererek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor? Haber

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor?

Eğlence, giderek lüks bir harcama olmaktan çıkarak planlı ve sürdürülebilir bir bütçe kalemi hâline dönüşüyor. Bu eğilim, şehirlerin gelişim rotasını da doğrudan etkiliyor. Perakende ve AVM yatırımlarında eğlence, oyun ve deneyim alanlarının payı artarken; parklar, spor ve aktivite alanları, bahçeler, havuzlar ile sosyal tesisler şehir planlamasının vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Eğlenceye yapılan yatırımlar ise şehir ekonomisine, istihdama ve iç tüketime doğrudan katkı sağlıyor. ATRAX, Eğlence ve Rekreasyon Ekonomisinin Buluşma Noktası Oluyor Bu dönüşümden yola çıkarak 15-17 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, bu yıl “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla sektörü bir araya getiriyor. “Şehirlerin Estetiği, Tesislerin Cazibesi, Eğlencenin Geleceği” sloganıyla düzenlenen fuar, eğlenceyi yalnızca bir tüketim alanı olarak değil; şehir yaşamının, toplumsal mutluluğun ve ekonomik gelişimin stratejik bir unsuru olarak ele alıyor. Eğlence ve rekreasyon alanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çeken Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün sinemadan dijital platformlara, çocuklara yönelik tematik alanlardan konserlere kadar uzanan geniş bir eğlence ekosisteminden söz ediyoruz. Özellikle çocuklu aileler, ekonomik belirsizliklere rağmen deneyim odaklı harcamaları hayatlarından çıkarmıyor. Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor ki eğlence artık bir lüks değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası. Çocukla birlikte sosyalleşme ihtiyacının artması, ebeveynlerin ortak zaman geçirebilecekleri güvenli ve nitelikli alanlara yönelmesi, tematik çocuk eğlence merkezlerinin çoğalması ve deneyim odaklı tüketimin güçlenmesiyle birlikte eğlence harcamalarını daha görünür hâle getiriyor. 15–17 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Eğlencenin yalnızca tüketilen bir alan olmadığını; şehirlerin estetiğini güçlendiren, gayrimenkulden turizme kadar pek çok sektöre değer katan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyoruz. Spor ve rekreasyon yatırımlarının şehir planlamasında yarattığı katma değer her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. ATRAX, firmalara yalnızca ürünlerini sergileyecekleri bir platform değil; aynı zamanda ihracatlarını büyütecekleri, yeni iş birlikleri kuracakları ve uluslararası pazarlara açılacakları güçlü bir buluşma noktası sunuyor. Önümüzdeki dönemde, ailelerin eğlenceye ayırdığı payın dengeli bir şekilde artmaya devam etmesini; eğlence ve rekreasyon alanlarının ise şehirlerin geleceğinde çok daha merkezi ve stratejik bir rol üstlenmesini öngörüyoruz” dedi.

Sinemanın Efsaneleri Canlı Senfoni Orkestrası Eşliğinde Sahnede  Haber

Sinemanın Efsaneleri Canlı Senfoni Orkestrası Eşliğinde Sahnede 

Sinema ve müziğin büyüleyici birlikteliği, bu sezon izleyicilere benzersiz bir sahne deneyimi sunuyor. Dünyada milyonlarca hayranı bulunan “Hogwarts Senfoni Gösterisi”, “Titanic Live” ve “Twilight In Concert” etkinlikleri, dev ekranda film gösterimi ve canlı senfoni orkestrasının eşsiz performansını bir araya getirerek Türkiye’de sanatseverlerle buluşuyor. Bu özel projeler, klasik bir konser ya da film gösteriminin çok ötesine geçerek, izleyicileri hikâyelerin duygusal derinliğine doğrudan dahil eden bütüncül bir deneyim vadediyor. Orijinal film müziklerinin, profesyonel senfoni orkestraları tarafından canlı olarak sinema salonu atmosferini konser sahnesine taşıyor. Görsel ve işitsel unsurları buluşturan her üç etkinliğin biletleri de Türkiye’nin etkinlik biletleme platformu Biletinial’da satışa çıktı. Fenomen Bir Seri: Twilight In Concert (Alacakaranlık) “Twilight In Concert” ile 2008 yapımı “Twilight” dünyası sahneye taşınıyor. 10 Ocak 2026’da İstanbul Zorlu PSM’de gerçekleşecek ’sinematik “film-konser” deneyimi, efsanevi hikâyeyi canlı müzikle bir araya getiriyor. 12 kişilik olağanüstü bir rock ve orkestra topluluğunun büyüleyici performansı, Bella ve Edward’ın epik aşk hikâyesini hem samimi hem de etkileyici bir şekilde yepyeni bir boyut katıyor. Orijinal film dev ekranda oynarken, canlı müzik dinleyenleri Forks’un kalbine götürecek ve Bella’s Lullaby’den unutulmaz aksiyon sahnelerine kadar her sahneyi hissetmeyi sağlayacak. Bin adet parlayan mum sahneyi aydınlatırken, romantik ve büyülü bir atmosfer yaratacak ve filmin ikonik müziklerinin güzelliğini ön plana çıkaracak. Büyünün Müziği: HOGWARTS Senfoni Gösterisi Fantastik dünyanın en ikonik evrenlerinden biri olan Hogwarts, büyüleyici müzikleriyle sahnede hayat buluyor. 30 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Zorlu PSM’de seyirciyle buluşacak “HOGWARTS Senfoni Gösterisi”, izleyicileri sihir, dostluk ve macera dolu bir yolculuğa çıkarırken, serinin hafızalara kazınan müzikleri canlı orkestra performansıyla yeniden yorumlanıyor. Görsel anlatım ve müziğin kusursuz uyumu, hem serinin sadık hayranlarına hem de senfonik müzik tutkunlarına unutulmaz anlar yaşatıyor. Efsanevi Prime Orkestrası tarafından sunulacak “HOGWARTS Senfoni Gösterisi”, programı sadece büyük John Williams'ın ünlü melodilerini değil, aynı zamanda izleyicileri Harry Potter hikayesinin en beklenmedik ve heyecan verici anlarına götürecek birçok müzikal sürprizi de içerecek. Sinema Tarihinin Efsanesi: Titanic Live Tüm zamanların en çok izlenen ve en çok konuşulan filmlerinden biri olan “Titanic”, bu kez canlı senfoni orkestrası eşliğinde izleyiciyle buluşuyor. James Horner’ın ölümsüz müzikleri, filmle eş zamanlı olarak sahnede icra edilirken; dev ekranda akan sahnelerle duygu yoğunluğu zirveye taşınıyor. “Titanic Live”, aşk, fedakârlık ve insan hikâyelerini müzikle yeniden hissetmek isteyenler için eşsiz bir deneyim sunuyor. Unutulmaz film “Titanic”, Piu Entertainment organizasyonuyla 7 Şubat 2026’de İstanbul’da Wolkswagen Arena’da James Horner’ın efsanevi besteleri Şef Timothy Henty yönetiminde 130 kişilik İstanbul Film Orkestrası, Sirene Korosu ve Kelt müzisyenleri eşliğinde sahneye taşınıyor. James Horner’ın besteleri, 30 milyondan fazla kopya satışıyla tarihin en çok satan orkestral film müziği unvanını taşıyor.

İklim Krizi Filmlerle Anlatılacak Haber

İklim Krizi Filmlerle Anlatılacak

Uluslararası seçkisi sayesinde sinemanın dünden bugüne iklim değişikliği konusuna bakışını ve sinema sanatının iklim değişikliğini nasıl bir kadraj içine aldığını sunacak olan Uluslararası Afet Film Festivali'nin ana jüri üyeleri belirlendi. 'İklim Değişikliğinin Küresel Boyutu' temasıyla düzenlenen ve 114 ülkeden başvuru alan festivalde yarışacak filmleri değerlendirecek jürinin başında ise usta yönetmen Derviş Zaim yer alacak. Uluslararası Afet Film Festivali (UAFF), sinemanın gücünü̈ kullanarak afetlerin yıkıcı etkilerine dikkat çekmek ve toplumda bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenmektedir. UAFF, doğal ve insan kaynaklı tüm afetlerle ilgilenmekte, uluslararası toplumu tüm doğal ve insan kaynaklı afetler hususunda düşündürmeyi istemektedir. Farklı kültürlerden ve coğrafyalardan gelen filmleri bir araya getirerek, afetler karşısında küresel dayanışmayı ve ortak anlayışı teşvik etmeye çalışan UAFF, bu amaçla düzenlediği yarışmayla Türkiye'nin önde gelen festivallerinden biri olmaya da güçlü bir aday. Sinemanın çeşitli alanlarından değerli profesyonellerin yer alacağı jüri kadrosundaki isimler şu şekilde; uzun metraj kategorisinde Derviş Zaim, Süleyman Civliz, Mehmet Ali Karga ve Feza Çaldıran, kısa film kategorisinde Prof. Dr. Recep Yılmaz, Dr.Öğr. Üyesi Muhammed Safa Karataş ve Müge Uğurlar, belgesel kategorisinde Koray Demir, Prof. Dr. Nihan G. Işıkman, Hacer Koç Yıldız, Muhammed Sabit Yakar veKadir Uluç, animasyon kategorisinde ise İsmail Fidan, Prof. Dr. Hacı Mustafa Akkaya, ve Doç. Dr. İclal Alev Değim... Film gösterimlerinin Kült Kavaklıdere'de yapılacağı festivalde, gerçekleştirilecek paneller arasında Derviş Zaim, Serpil Altın ve Mehmet Ali Karga'nın konuşmacı olarak katılacağı "Sinema ve İklim" ile Nurten Bayraktar, Prof. Dr. Nihan G. Işıkman ve Tuna Cantek'in katılımıyla "İklim Krizi Çağında Sinema: Anlatı, Üretim ve Eğitim Yoluyla Dönüştürücü Etki" yer alacak. Açılış gecesi ise yönetmen Tayfun Belet'in son filmi "Gölün Şarkısı" seyirci ile buluşacak. Festival direktörlüğünü Mehmet Serhat Bıçak'ın üstlendiği, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan gelen filmleri bir araya getirerek, afetler karşısında küresel dayanışmayı ve ortak anlayışı teşvik etmeye çalışan UAFF'nin bu yılki teması iklim değişikliği. 'İklim Değişikliğinin Küresel Boyutu' temasıyla düzenlenen ve 114 ülkeden başvuru alan festivalde yarışacak filmler ise şöyle: Uzun Metraj FilmKategorisi The Agronomist, Yön:Martín Turnes, Arjantin Under The Volcano, Yön:Damian Kocur, Polanya The Conquistadors Trail(La Ruta De Los Conquistadores), Yön: Leire Egaña, İspanya Maybe Somewhere Else,Yön: Ali Tasdighi, İran Wilder Côa, Yön: JoãoCosme, Portekiz Savanna And The Mountain,Yön: Paulo Carneiro, Portekiz, Uruguay Passage of the River,Yön: Padma Chebrolu, ABD Belgesel Film Kategorisi The Endless Sea, Yön:Jose Maria EGEA ve Paco PORTERO, İspanya Tree Man, Yön: Mehmet AliPOYRAZ, Türkiye Gün Hep Gece, Yön: MelisaYILDIZ – Kenan KULİEV – Yağmur KAYA, Türkiye Sukande Kasaka (AilingLand), Yön: Kamikia Kisedje, Fred Rahal, Brezilya Guatape is (not) Dead,Yön: Laurence Paciarelli Belçika, Kolombiya Muzaffer, Yön: Ömer FarukÇetin, Türkiye Umut Elçileri, Yön: DidemTütüncü, Türkiye Kısa Film Kategorisi Forgiven, Yön: Burak Kaplan,Türkiye Memories For Sale, Yön:Lilly Maldonado, Meksika Nana Kuerajperi (The Callof Water), Yön: Gerardo Chavez, Meksika A Drop At a Time, Yön:Mazyar Mahan, ABD Holzlaufer, Yön: PhilippKrautschick, Belçika, Almanya Chronotope, Yön: RezaHeydari, İran Animasyon Kategorisi White Nights, Yön: ÇağrıErdoğdu, Türkiye Single Use, Yön: BijoyetaSahoria Das, Hindistan Last Call, Yön: CasperDaigle, Birleşik Krallık In Captivitiy of aFinger, Yön: Zahra Shafiei Dehaghani, Mohammadali Taheri, Ali akbar Ardeshir,Ismail Mokhtarian, İran Sea of Hope, Yön: Jubrail Abubaker Rahman, Irak History of Humanity, Summarized,Yön: Stefano Bertelli, İtalya

Yapay Zekâ Sinema Sektörünü Dönüştürüyor Haber

Yapay Zekâ Sinema Sektörünü Dönüştürüyor

İstanbul Atlas Pasajı Etkinlik Alanları’nda gerçekleştirilen Anadolu Kısaları Forum’a konuşmacı ve moderatör olarak katılan Neotalent Kurucusu Zeynep Mete, “Sinemada Yapay Zekânın” yükselişini insanlık, teknoloji ve kültür ekseninde ele aldı. Sinema Teknolojinin Aynası Son birkaç yılda üretken yapay zekâ araçlarının sadece iş dünyasını değil, yaratıcı endüstrileri de kökten dönüştürmeye başladığını aktaran Mete, “Film endüstrisi de bu dönüşümün merkezinde. Artık bir görüntü, bir ses, hatta bir duygu bile veriden üretilebiliyor. Sinema, tarih boyunca teknolojinin aynasıydı. Kameranın icadıyla insan bakışı nasıl değiştiyse, şimdi de yapay zekâ ile yaratıcılık kavramının kendisi değişiyor. Yaratıcılık artık bireysel bir yetenek değil; insan ve sistemin birlikte düşünebilme becerisi haline geldi. Sinemada yaşanan şey diğer sektörlerde de yaşanıyor.” dedi. Sinema Artık Sadece Kamera ile Değil Kodla Çekiliyor Genç yönetmenlerin sadece kamera değil, artık algoritma da kullandığı bir dönemde olunduğunu aktaran Mete, genç sinemacılar için yapay zekanın bir tehdit mi yoksa bir araç mı olduğuna dair değerlendirmelerde bulundu. Mete, “Aslında bu bir yetkinlik meselesi. Bugün yaratıcılık artık sadece ‘ne’ ürettiğin değil, ‘nasıl düşündüğünle de ilgili. Biz de yeni nesil iş gücünde aynı dönüşümü görüyoruz: öğrenme çevikliği, yaratıcılık, etik farkındalık, kritik düşünme, sistemlerle birlikte üretme kapasitesi bizi farklı kılan yetkinlikler. Yapay zekâ geliştikçe insan kendi yaratıcılık potansiyelini daha da yukarı taşıyacak. Her sektör değişip dönüşüyor. Sanayi devrimi geldiğinde de çeşitli iş kolları nasıl değişip dönüştüyse, aynı ritmi şu an operasyonel işleri yapay zekaya devrederek yaşıyor ve dönüştürüyoruz. Bu dönüşüm bizleri, insanın kendine has yetkinliklerinin sınırlarını zorlayacağı bir düzleme, anlam ve bağlamın daha önem kazanacağı bir döneme çıkaracak. Yapay Zekâ ile oluşturulan sahneler: ışık, ses ve oyunculuk kodla yeniden yazılıyor. Artık sinema sadece kamerayla değil, kodla da çekiliyor. Üstelik sadece sinema da değil. Çeşitli medya kanallarında gördüğümüz içeriklerin birçoğu bu şekilde üretiliyor.” diye konuştu. Mete ayrıca şunları da ekledi: “Sinemada yapay zekâ üzerine konuşmak aslında insanın kendi varoluşunu konuşmak demek. Çünkü her film, bir tür hafıza kaydı ve artık bu hafızayı biz değil, sistemler de tutabiliyor. Belki de geleceğin sineması, yönetmenin değil, insanlığın ortak bilinç haritası olacak.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.