Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Singapur

Kapsül Haber Ajansı - Singapur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Singapur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Yapay Zeka Girişimi EVA Social AI  Pazarlamadaki 200 Milyar Dolarlık Kaybın   Önüne Geçiyor Haber

Türk Yapay Zeka Girişimi EVA Social AI Pazarlamadaki 200 Milyar Dolarlık Kaybın Önüne Geçiyor

Amsterdam merkezli Türk yapay zeka girişimi EVA Social AI, küresel pazarlama bütçelerinin her yıl yaklaşık yarısının başarısız stratejilerle elenmesi sonucu oluşan 200 milyar dolarlık kaybın önüne geçen 3 katmanlı bir teknoloji ekosistemi sunuyor. Pazarlama dünyasının kronik belirsizlik sorununu ortadan kaldırmayı hedefleyen girişim, markalara özel stratejik kampanya kurgusu ve içerik üretimi gerçekleştiren ana platformu, performans tahminini geleneksel odak gruplarından 85 kat daha hızlı yapan Ruuwe’yi ve otonom kampanya yönetimi sağlayan Maevi’yi uçtan uca bütünleşik bir çözüm olarak pazara sunuyor. NVIDIA Inception programına kabul edilerek teknolojik yetkinliğini tescilleyen girişim, markaların tüm pazarlama yolculuğunu tek bir ekosistem içinde optimize ederek sektöre yeni bir standart getiriyor. Geleneksel Yöntemlere Göre 85 Kat Daha Hızlı ve Erişilebilir EVA Social AI’ın sunduğu ekosistem, bağımsız olarak kullanılabilen ya da birlikte çalıştığında bütüncül bir pazarlama zekâsı platformuna dönüşen 3 ana katmandan oluşuyor. Platform, sosyal medya içerik üretiminin ötesine geçerek markalara aksiyona dönüştürülebilir stratejik öneriler sunuyor. Bu yapının öne çıkan katmanlarından Ruuwe, geleneksel odak gruplarının yapay zeka destekli yeni nesil bir karşılığı olarak konumlanıyor. Psiko-fizyolojik modelleme teknolojisi üzerine inşa edilen sistem, gerçek insan davranışlarını, duygusal tepkileri ve karar alma süreçlerini modelleyerek yapay zeka personaları oluşturuyor. hangi demografinin dikkat gösterdiği, hangi kullanıcı profilinin daha yüksek etkileşim verdiği ve satın alma eğiliminin nasıl şekillendiği gibi veriler analiz edilerek performans tahminine dönüştürülüyor. Geleneksel yöntemlerde 2 ila 4 haftayı bulabilen ve yaklaşık 15 bin dolar seviyesine ulaşabilen kampanya test süreçlerine karşılık Ruuwe, bu analizi 5 dakika içinde, 175 dolara ve %87 doğruluk oranıyla sunuyor. EVA Social AI, video kampanyalar için ısı haritaları ve duygusal tepki storyboard'ları da üreten bu özgün altyapısını koruma altına almak amacıyla 2 ayrı patent başvurusunda bulundu. Ekosistemin bir diğer parçası olan otonom kampanya ajanı Maevi ise Mayıs 2026 lansmanıyla abirlikte sektöre merhaba diyecek. Maevi, Meta, Google ve Reddit gibi platformlarda 7/24 kampanya yönetebilen ve markalarla doğal dilde iletişim kurabilen yapay zeka destekli otonom bir ajan olarak öne çıkıyor. "Bütçenizi Çok Daha Akıllıca Kullanabilirsiniz" EVA Social AI Kurucu ve CEO'su İsmail Bahadır, "Pazarlama profesyonelleri bir kampanyanın başarılı olup olmayacağını ancak bütçenin tamamını tükettikten sonra öğrenebiliyor. EVA Social AI'ı tam da bu belirsizliği ortadan kaldırmak için tasarladık. Pazarlamacılara kampanya kararlarını veriye dayalı, öngörülü bir şekilde alabilecekleri yapay zeka destekli bir ekosistem sunmak istedik. Ruuwe ile bir kampanyanın nasıl performans göstereceğini yayına girmeden önce yüksek doğrulukla öngörebiliyor, Maevi ile o kampanyayı 7/24 otonom olarak yönetebiliyorsunuz. 2026 sonunda 27 milyon dolar gelir hedefimize ulaşmanın yanı sıra 2027'de San Francisco ve Singapur ofisleriyle global büyümemizi hızlandırmayı planlıyoruz. Bugüne kadar tüm platformumuzu dış yatırım almadan kendi kaynaklarımızla geliştirdik. NVIDIA Inception programına kabul edilmemiz de bu teknolojinin bağımsız bir değerlendirmeyle tescillenmesi oldu." dedi. Küresel Büyüme Stratejisini MENA, Avrupa ve ABD Odağında Şekillendiriyor EVA Social AI’ın büyüme stratejisi, ilk aşamada güçlü kültürel ve ticari bağlara sahip olduğu MENA bölgesine, ardından Avrupa ve ABD pazarlarına uzanıyor. Şirket, 2026 yıl sonu için 20 ila 27 milyon dolar arasında bir Yıllık Tekrarlayan Gelir (ARR) hedeflerken, 2027 planları kapsamında San Francisco ve Singapur’da ofis açmayı ve Seri A yatırım turunda 10 ila 15 milyon dolar arasında fon toplamayı hedefliyor. Maevi lansmanı ve yatırım turunun tamamlanmasıyla birlikte büyüme ivmesinin ciddi şekilde artması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yurtbay Seramik’ten Bali’den Singapur’a Uzanan İlham Dolu Buluşma Haber

Yurtbay Seramik’ten Bali’den Singapur’a Uzanan İlham Dolu Buluşma

5–13 Nisan tarihleri arasında Bali ve Singapur’da gerçekleşen özel organizasyon, markanın global vizyonunu ve birlikte büyüme kararlılığını yansıtan başarılı bir buluşma olarak öne çıkıyor. Uzak Doğu’da Güçlü Buluşma Yurtbay Seramik, bayileri, iş ortakları ve yönetim ekibinin de katılımıyla Uzak Doğu’nun ilham veren coğrafyasında, Bali ve Singapur’da bir araya geldi. 80’in üzerinde katılımcının yer aldığı organizasyon, markanın iş ortaklarıyla kurduğu güçlü bağları pekiştirirken, aynı zamanda keyifli ve ilham dolu bir deneyim sundu. Bali ve Singapur’un İlham Veren Atmosferi Program boyunca katılımcılar, Bali ve Singapur’un eşsiz doğasını ve kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu. Bali’de Tanah Lot Tapınağı ve Ubud gibi önemli noktaları kapsayan gezilerle unutulmaz anlar yaşanırken, Singapur’da gerçekleştirilen şehir turlarıyla farklı bir deneyim sunuldu. Düzenlenen akşam yemekleri ve sosyal etkinlikler sayesinde samimi ve güçlü bir iletişim ortamı oluşturuldu. Başarılar Ödüllerle Taçlandı Organizasyon kapsamında Yurtbay Seramik’in 2024–2025 yılı ciro şampiyonları da ödüllendirildi. Türkmenler Yapı Malzemeleri, Aytek Seramik ve ARS-1 Yapı Malzemeleri gösterdikleri üstün performansla öne çıkarak başarılarını taçlandırdı. Ciro birincilerine ödülleri Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Melis Yurtbay, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Peker ve Pazarlama Genel Müdürü Hasan Bülent Şamlı tarafından takdim edildi. Bu ödüller, Yurtbay Seramik’in iş ortaklarıyla birlikte büyüme vizyonunun güçlü bir yansıması oldu. 30. Yıla Özel Kutlama Düzenlenen özel akşam yemeği ise Yurtbay Seramik için ayrı bir anlam taşıdı. Markanın 30. yılı, iş ortaklarının katılımıyla coşkulu bir şekilde kutlandı. Bu özel gece, geçmişten bugüne uzanan başarı hikayesinin paylaşılmasına ve geleceğe yönelik hedeflerin vurgulanmasına sahne oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: Yılın İlk 2 Ayında Türkiye’ye 1,5 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: Yılın İlk 2 Ayında Türkiye’ye 1,5 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

13 Nisan 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Şubat ayında, Türkiye’ye, 780 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 2 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 1,5 milyar dolara ulaştı. 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar doları aştı. Şubat ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 780 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 370 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Şubat ayındaki toplam UDY’nin 513 milyon doları borçlanma araçları, 230 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 333 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Şubat ayındaki toplam UDY girişi 780 milyon dolar oldu. En fazla uluslararası yatırım toptan ve perakende ticaret ile elektronik imalatında gerçekleşti 2026 yılının Şubat ayı içerisinde gerçekleşen 370 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 65 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 18’lik bir pay aldı. Finans ve sigorta faaliyetleri ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 14’lük paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk 2 ayı toplamında ise; 146 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret ve 143 milyon dolarlık yatırım girişiyle elektronik imalatı öne çıkan sektörler oldu. En fazla uluslararası yatırım Almanya, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 2’nci ayında yüzde 35’lik bir pay aldı. Şubat 2026’da ülkeler özelinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 18 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Singapur, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 14 ile Almanya ve yüzde 9 ile İspanya takip etti. Yılın ilk 2 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise yatırımların geldiği kaynaklar ülkeler özelinde; 198 milyon dolarlık yatırım ile Almanya öne çıkarken onu 118 milyon dolar ile Hollanda ve 95 milyon dolarla BAE izledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 Yayımlandı Haber

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 Yayımlandı

Küreselleşme, yükselen jeopolitik gerginliklere, artan ABD gümrük vergilerine ve gelecekteki ticaret politikalarına ilişkin benzeri görülmemiş belirsizliğe rağmen, tarihsel olarak yüksek bir seviyede seyretmeye devam ediyor. Bu durum, DHL ve New York Üniversitesi Stern School of Business tarafından açıklanan DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026'nın temel bulgularından biri. Uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarını takip eden 9 milyondan fazla veri noktasına dayanan rapor, küreselleşmenin mevcut en kapsamlı görünümünü sunuyor. Avrupa en küresel bağlantılı bölge oldu Raporun bölgesel sıralamasında Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın üstünde yer alarak bir kez daha dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi oldu. Avrupa’nın lider konumu, bölge içindeki güçlü ekonomik bağlarla ve dünya genelinde son derece geniş bir küresel erişimin birleşimiyle destekleniyor. Bu durum, birçok Avrupa ekonomisinin hem bağlantı derinliği hem de coğrafi yaygınlık göstergelerinde sergilediği güçlü performansta da görülüyor. Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinin birlikte hareket etmesi, bölgenin dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi konumunu pekiştiriyor. Hollanda, küresel sıralamada 3’üncü sırada yer alıyor ve yalnızca dünyanın 19’uncu büyük ekonomisi olmasına rağmen küresel akışların 6’ncı en büyük hacmini oluşturuyor. Bu, ülkenin önemli bir lojistik geçit olduğunu vurguluyor. Birleşik Krallık, 9’uncu sırada yer alıyor ve son derece çeşitlendirilmiş uluslararası ilişkileri sayesinde akışların coğrafi kapsamı açısından dünyada ilk sırada yer alıyor. 14’üncü sırada bulunan Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi ve güçlü biçimde entegre olmuş bir merkez olmayı sürdürüyor. Almanya’nın akışlarının üçte ikisi Avrupa içinde gerçekleşirken, küresel ölçekte de güçlü bir çeşitliliğe sahip. Fransa, 22’nci sırada yer alıyor ve hem ülkeye gelen hem de ülkeden çıkan greenfield doğrudan yatırımların coğrafi çeşitliliğinde dünya lideri konumunda öne çıkıyor. İtalya ise 28’inci sırada yer alarak güçlü Avrupa içi bağlantıları, dünyadaki en geniş küresel etki alanlarından biriyle birleştiriyor. Bunun yanı sıra İspanya, Polonya, Çekya, Macaristan ve Romanya gibi Güney ve Doğu Avrupa pazarları, Avrupa içindeki güçlü ekonomik bağlantılar sayesinde bölgenin konumunu daha da güçlendiriyor. Türkiye ise Asya ve Orta Doğu’ya açılan bir köprü rolü üstlenerek Avrupa’nın küresel bağlantılılık konumuna katkı sağlıyor. Küreselleşme 2022'den bu yana sağlamlığını koruyor Rapor, küreselleşmeyi yüzde 0'dan (sınır ötesi akış yok) yüzde 100'e (sınırların ve mesafenin hiçbir etkisi yok) kadar bir ölçekte takip ediyor. Bu doğrultuda global küreselleşme seviyesi 2025 yılında, 2022'deki rekor seviyeye paralel olarak yüzde 25 oldu. DHL Express CEO'su John Pearson, "Küreselleşme, direnmeye devam ediyor ve sadece bu bile ne kadar değerli olduğunun göstergesi. Yoksulluktan iklim değişikliğine kadar dünyanın en büyük sorunları ancak küresel düşünme yoluyla çözülebilir. DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, ülkelerin ve şirketlerin ulusal sınırların arkasına çekilmediğini gösteriyor, bu iyi bir haber. DHL, pazarları, işletmeleri ve insanları birbirine bağlayarak belirsiz zamanlarda bile uyum sağlayabilmeleri, çeşitlenebilmeleri ve yeni fırsatlar yakalayabilmeleri için küresel bağları güçlendiriyor" dedi. DHL Express Avrupa CEO’su Mike Parra, " Avrupa, bu küresel ağda kilit bir rol oynuyor. Bölge, dünyanın herhangi bir bölgesine kıyasla en geniş küresel etki alanlarından birini derin ekonomik entegrasyonla birleştiriyor. Bu benzersiz konum, Avrupalı şirketlerin rekabetçi kalmasını, dayanıklılığını korumasını ve dünyanın her bölgesindeki büyüme fırsatlarıyla bağlantıda kalmasını sağlıyor. DHL olarak biz de bu bağlantıyı, sektördeki en güvenilir ve en esnek uluslararası ekspres ağıyla desteklemeye kararlıyız” dedi. 2025’teki yüzde 25'lik küreselleşme seviyesi, dünyanın tam anlamıyla küreselleşmekten ne kadar uzak olduğunun da altını çiziyor. Birçok alanda, politika kısıtlamaları olmasa uluslararası akışların daha da artabileceği belirtiliyor. Yapay zekânın yükselişi ve gümrük vergisi artışlarını aşma yarışı 2025'te ticareti artırdı Küresel ticaret 2025 yılında, dalgalı Covid-19 dönemi hariç, 2017'den bu yana herhangi bir yıldan daha hızlı büyüdü. ABD'li ithalatçılar tarife artışları öncesinde yılın başlarında sevkiyatları hızlandırdı. ABD'nin ithalatı önceki yıl seviyelerinin altına düştü, ancak Çin'in ABD dışındaki pazarlara ihracatındaki artış küresel ticaret hacimlerinin korunmasına yardımcı oldu. Ülkeler ve şirketler yapay zekâ altyapısı kurmak için yarışırken, yapay zekâ ile ilgili malların ticareti de arttı. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) rakamlarına göre, yapay zekâ ile ilgili ürünler 2025'in ilk üç çeyreğinde mal ticaretindeki büyümenin yüzde 42'sini oluşturdu. Ticarette son durum: yüksek gümrük vergilerine rağmen büyüme devam ediyor İleriye bakıldığında, ABD'nin son gümrük vergisi artışlarının 2026'da ticaret büyümesini mütevazı bir şekilde yavaşlatması, ancak durdurmaması bekleniyor. Küresel mal ticaretinin 2029 yılına kadar, geçtiğimiz on yıla paralel olarak yılda ortalama yüzde 2,6 oranında genişleyeceği öngörülüyor. ABD'nin tarife artışlarına rağmen ticaretin büyümeye devam etmesinin bir nedeni, ABD’nin ticaretin büyük bir kısmına dahil edilmemesi. 2025 yılında ithalatın yüzde 13'ü ABD'ye yapılırken, ihracatın yüzde 9'u ABD'den yapıldı. Ayrıca birçok ülke alternatif pazarlara erişim sağlamak için yeni ticaret anlaşmaları gerçekleştirmeye çalışıyor. Bilgi akışları engellerle karşılaşıyor, insan akışları yeni zirvelere ulaşıyor Rapor, ticaretin ötesinde diğer uluslararası akışlarda da farklılaşan eğilimler tespit ediyor: Sermaye: Yatırımların yabancı piyasalardan iç piyasalara doğru geniş çaplı bir kayma göstermediği görülüyor. Çok uluslu şirketler, yurt dışı satışlarında hala rekorlara yakın paylar elde ediyor. Açıklanan sıfırdan yabancı doğrudan yatırımlar (YDY) 2025 yılında düşerken, toplam YDY akışları arttı ve sınır ötesi birleşme ve satın alma faaliyetleri güçlü kalmayı sürdürdü.Bilgi: Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca, en büyük küreselleşme kazanımları bilgi akışları sayesinde elde edildi. 2021'den bu yana büyüme yavaşladı ve daha değişken hale geldi. Jeopolitik gerilimler ve veri akışına getirilen kısıtlamalar artık bilginin küreselleşmesini önemli ölçüde sınırlıyor olabilir.İnsanlar: Covid-19 döneminde sert şekilde düşen insan hareketliliği tamamen iyileşti. Son veriler uluslararası seyahat, öğrenci hareketliliği ve göçün rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. Singapur ülke sıralamasında lider, bölgeler arasında Avrupa ise birinci sırada Raporun ülke sıralamasında Singapur yine dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak yer alırken, onu Lüksemburg ve Hollanda takip ediyor. Bölgesel sıralamada Avrupa en küreselleşmiş bölge olurken, onu Kuzey Amerika ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika takip ediyor. Birleşik Krallık, küresel akışların en geniş coğrafyaya yayıldığı ülke olarak öne çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri 2001 yılından bu yana küreselleşmede en büyük artışı kaydeden ülke oldu. ABD-Çin gerilimi küresel akışların sadece küçük bir kısmını etkiliyor Rapor ayrıca dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki bağların zayıflamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak bu bağlar küresel perspektifte şaşırtıcı derecede küçük. Örneğin, ABD ile Çin arasındaki ticaret 2015'te zirve yaptığında dünya ticaretinin yüzde 3,6'sını oluştururken, 2024'te yüzde 2,7'ye ve 2025'in ilk üç çeyreğinde sadece yüzde 2,0'a geriledi. Uluslararası ticari yatırımlardaki ABD-Çin payı 2025'te yüzde 1'den az olmasıyla daha da düştü. Rakip ülkelere bölünme yok ABD ve Çin ayrışırken bile, çoğu ülke uzun süreli ortaklarıyla ilişki kurmaya devam ediyor. Son on yılda küresel mal ticaretinin, sıfırdan doğrudan yatırımların ve sınır ötesi birleşme ve satın almaların sadece yüzde 4-6'sı jeopolitik rakiplerden uzaklaştı. Bu akışların çoğu yakın müttefiklere değil, Hindistan ve Vietnam gibi esnek jeopolitik konumlara sahip ülkelere yöneldi. Genel olarak, dünya ekonomisi rakipler arasında geniş bir bölünmeden uzak. NYU Stern Yönetimin Geleceği Merkezi DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü Prof. Steven A. Altman, "Küreselleşmeyi çevreleyen siyaset ve politika, ülkeler arasındaki gerçek akışlardan çok daha değişken. Küresel ticaret kalıpları 2025 yılında normal bir yılda olduğundan daha fazla ancak; Ukrayna'daki savaşın ilk aşamaları gibi yakın zamandaki diğer aksaklıklar sırasında olduğundan daha az değişti. Sağlıklı karar vermek için küresel iş ilişkilerinin gerçekten ne kadar değiştiğini göz önünde bulunduran bir bakış açısı gerekiyor. Küreselleşmeye yönelik riskler gerçek, ancak küresel akışların dayanıklılığı da öyle" dedi. Ticarete konu mallar ve sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlar rekor mesafelere ulaştı Jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri endişeleri, küreselleşmeden bölgeselleşmeye doğru bir kayma beklementisine yol açtı. Ancak 2025 yılında, ticareti yapılan mallar kayıtlardaki en uzun ortalama mesafeyi kat etti (5.010 kilometre). Sıfırdan DYY projeleri için ortalama mesafe de yeni bir zirveye (6.250 kilometre) yükseldi. Diğer uluslararası akışların çoğu daha uzun mesafelere yayılıyor ve daha uzun mesafeler daha az bölgeselleşmeye işaret ediyor. Küresel ticaretten bölgesel ticarete doğru geniş çaplı bir geçiş olacağı yönündeki tahminler henüz gerçekleşmiş değil. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Fırsatlara Erişimin Anahtarı Oturum ve Vatandaşlık Hakları Haber

Küresel Fırsatlara Erişimin Anahtarı Oturum ve Vatandaşlık Hakları

Endeks, önde gelen küresel ekonomilere erişim sağlayan oturum ve vatandaşlık haklarının, üst düzey eğitimin uzun vadeli değerini nasıl katladığını ortaya koyuyor. Henley Education Report 2026 kapsamında yayımlanan ve her yıl güncellenen endeks; kazanç potansiyeli, kariyer gelişimi, üst düzey istihdam olanakları, kaliteli eğitim, ekonomik hareketlilik ve yaşam kalitesi olmak üzere altı temel kriter üzerinden ülkeleri analiz ediyor. Bu kapsamlı yaklaşım, akademik başarının sürdürülebilir kariyer ve ekonomik avantajlara dönüştüğü en güçlü ekosistemleri ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, dünya standartlarında bir diploma tek başına güçlü bir avantaj sunarken, bu diplomanın gerçek getirisi büyük ölçüde mezunların hangi ülkelerde yaşama ve çalışma hakkına sahip olduğuna bağlı olarak şekilleniyor. Henley Opportunity Index, yatırım ve liyakat temelli en etkili oturum ve vatandaşlık yollarını değerlendirerek, bireylere sadece kaliteli eğitim değil; aynı zamanda güçlü ekonomi, kariyer fırsatları ve küresel mobilite sunan ülkeleri sıralıyor. 2026’nın En Güçlü Fırsat Ekosistemleri 2026 sıralamasına göre, yatırım veya liyakat yoluyla oturum ya da vatandaşlık hakkının en verimli şekilde elde edilebildiği ve bu hakların yaşam fırsatlarını en güçlü biçimde artırdığı ilk 15 ülke açıklandı. İsviçre, 86 puanla listenin zirvesinde yer alırken; 81 puanla Singapur ikinci, 80 puanla Avustralya ise üçüncü sırada yer alıyor. Birleşik Krallık ve ABD 79 puanla dördüncü sırayı paylaşırken, Kanada ise beşinci sırada yer alıyor. Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Hong Kong, İtalya, Letonya, Malta, Portekiz ve Yunanistan ise listede yer alan diğer ülkeler arasında bulunuyor. Henley & Partners Özel Müşteriler Grup Başkanı Dominic Volek, endeksin küresel ölçekte hareketli aileler için kritik bir gerçeğe işaret ettiğini belirtiyor: “Eğitim ve vatandaşlık artık birbirinden bağımsız değil; birlikte değer üreten, nesiller boyunca büyüyen stratejik varlıklar haline geldi. Aynı diploma, bulunduğu ekosisteme bağlı olarak tamamen farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle önemli olan yalnızca eğitim değil, o eğitimin hangi fırsat ortamında değerlendirileceğidir.” Eğitimde Getiri, Ekosistemle Belirleniyor Endekste ilk sırada yer alan İsviçre; güçlü ekonomik yapısı, dünya çapındaki eğitim kurumları ve Zürih ile Cenevre gibi finans ve araştırma merkezleri sayesinde öne çıkıyor. Singapur, Asya ile küresel ekonomi arasında köprü görevi gören stratejik konumuyla yüksek kazanç potansiyeli sunarken; Avustralya ise güçlü üniversiteleri ve yaşam kalitesi ile dikkat çekiyor. Birleşik Krallık ve ABD, dünyanın en prestijli üniversiteleri ve inovasyon merkezleri ile öne çıkarken, Kanada ise uluslararası iş gücü piyasası ve eğitim sistemiyle güçlü bir alternatif oluşturuyor. Çoklu Ülke Erişimi: Yeni Nesil Stratejik Avantaj Henley & Partners Türkiye Yönetici Ortağı Burak Demirel’e göre, günümüzde vatandaşlık yalnızca hukuki bir statü değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomik araç niteliği taşıyor: “Birden fazla ülkeye erişim sağlayabilen bireyler, eğitim, kariyer ve yatırım fırsatlarını farklı coğrafyalarda değerlendirme esnekliğine sahip oluyor. Bu da uzun vadeli başarı ihtimalini önemli ölçüde artırıyor.” Ailelerin genellikle çocuklarını en iyi üniversitelere yerleştirmeye odaklandığını paylaşan Burak Demirel “Oysa asıl fark yaratan, mezuniyet sonrası o ülkede kalıp kariyer inşa edebilme imkânıdır. Eğitim, doğru vatandaşlık veya oturum stratejisiyle birleştiğinde gerçek değerini ortaya koyar.” diyerek konunun stratejik boyutuna da dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayburt Üniversitesi Hong Kong'daki Uluslararası Fuarda Yeni İş Birliklerine İmza Attı Haber

Bayburt Üniversitesi Hong Kong'daki Uluslararası Fuarda Yeni İş Birliklerine İmza Attı

70 ülkeden yaklaşık 3000 üniversitenin ve Türkiye'den 82 üniversitenin yer aldığı organizasyon, yükseköğretim alanında küresel iş birliklerinin geliştirilmesine imkân sağlayan önemli bir platform oldu. Avrupa ve Asya'dan 5 önemli üniversiteyle ikili iş birliği anlaşması imzalanırken, 5 üniversiteyle de iş birliği anlaşması için ön mutabakata varıldı. Bayburt Üniversitesi, fuara Türkiye Ulusal Ajansı çatısı altında yürütülen "Study in Türkiye" tanıtım faaliyetleri kapsamında katılım sağladı. Bayburt Üniversitesini temsilen Uluslararası İlişkiler Ofisi Genel Koordinatörü Doç. Dr. Ümit Yıldırım ile Erasmus Biriminde görev yapan Öğr. Gör. Onur Güven'in katıldığı fuarda Bayburt Üniversitesinin tanıtımı gerçekleştirildi ve uluslararası iş birliği süreçlerine katkı sunuldu. Program süresince Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı da etkinlikte yer alarak Türk üniversiteleri ile uluslararası kurumlar arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulundu. Doç. Dr. Yıldırım ve Öğr. Gör. Güven'in konferans kapsamında gerçekleştirdikleri görüşmeler sonucunda; Bangladeş Daffodil Uluslararası Üniversitesi, İspanya Cadiz Üniversitesi, Malezya Yönetim ve Bilim Üniversitesi, Portekiz Portalegre Politeknik Üniversitesi ve Singapur Sosyal Bilimler Üniversitesi ile ikili iş birliği anlaşmaları imzalandı. Ayrıca İspanya Granada Üniversitesi, Malezya Putra Üniversitesi ve Malezya Utara Üniversitesi ile anlaşma yapmak üzere mutabakata varılırken; Tayland Mahidol Üniversitesi ve Macaristan Szeged Üniversitesi ile de iş birliği olanaklarına yönelik verimli görüşmeler gerçekleştirildi. Fuarda gerçekleştirilen temaslar kapsamında, Bayburt Üniversitesi, Bayburt Valiliği ve Bayburt Belediyesi iş birliğinde bu yaz düzenlenecek olan 30. Uluslararası Dede Korkut Kültür, Sanat ve Spor Festivali'ne dünyanın farklı bölgelerinden üniversiteler de davet edilerek kültürel ve akademik iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, uluslararasılaşmanın Bayburt Üniversitesinin stratejik öncelikleri arasında yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "APAIE gibi küresel ölçekte prestijli organizasyonlarda yer almak, Bayburt Üniversitesinin uluslararası görünürlüğünü artırmak ve güçlü akademik iş birlikleri kurmak açısından büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte Bayburt Üniversitesini başarıyla temsil eden Uluslararası İlişkiler Ofisi Genel Koordinatörümüz Doç. Dr. Ümit Yıldırım'a ve Erasmus Birimi personelimiz Öğr. Gör. Onur Güven'e teşekkür ediyorum. Ayrıca Türkiye Ulusal Ajansı çatısı altında yürütülen Study in Türkiye faaliyetleri kapsamında sağlanan destekler ve iş birliklerine sundukları katkılar dolayısıyla Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı Sayın İlker Astarcı'ya şükranlarımı sunuyorum." Rektör Türkmen ayrıca, gerçekleştirilen anlaşmaların öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırarak uluslararası akademik iş birliklerini güçlendireceğini ve Bayburt'un kültürel mirasını dünya üniversiteleriyle buluşturma noktasında önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Othello Şampiyonları Belli Oldu Haber

Dünya Othello Şampiyonları Belli Oldu

Japonya ilk dört sırayı alarak turnuvaya damgasını vurdu. Kadınlar ve Gençler kategorisinde de şampiyonluklar Japonya ve Singapur’a gitti. 47. Dünya Othello Şampiyonası (WOC 2025), 12–15 Kasım 2025 tarihlerinde ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da Zekâ Sporları ve Oyunları Konfederasyonu koordinasyonunda gerçekleştirildi. Avrupa, Asya, Amerika ve Okyanusya’dan 30 ülkeden gelen 105 sporcu, dört gün boyunca dünya şampiyonluğu için mücadele etti. Turnuva; hem genç hem yetişkin sporcuların yer aldığı, küresel ölçekte en yüksek katılımlı Othello organizasyonlarından biri olarak tarihe geçti. Final müsabakalarının ardından Japonya ilk dört sırayı elde ederek, üst üste 19. kez dünya sıralamasının zirvesine yerleşti. Genel ve Kadınlar kategorilerinde şampiyonluk Japonya’ya giderken, Gençler kategorisinde madalya Singapur’un oldu. Strateji temelli iki kişilik bir zekâ oyunu olan Othello, basit kurallarına rağmen derin stratejik planlama, öngörü ve hızlı düşünme becerileri gerektirir. Dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından oynanan Othello, uluslararası turnuvalarla küresel bir zekâ sporu niteliği taşır. 2025 Dünya Othello Şampiyonası Sonuçları Genel Kategori – Final Sıralaması Seiya Kurita (Japonya) Yusuke Takanashi (Japonya)Takashi Yamakawa (Japonya)Kento Urano (Japonya) Kadınlar Dünya Şampiyonu Miu Hisamatsu (Japonya) Gençler Dünya Şampiyonu Calvin Koh Ding Sheng (Singapur)Türkiye Othello Milli Takımı: Genç ve Dinamik Bir Kadro Sahada WOC 2025 sonuçlarına göre Türkiye; beş kişilik milli kadrosuyla turnuvada güçlü bir mücadele ortaya koydu. Burak Nedret Demirsoy (İzmir) 8 puanlık performansıyla takımın en yüksek skorlu sporcusu olurken, Elif Tan (Gaziantep), Melisa Doymaz (İzmir) ve İsmail Yalturak (Manisa) 5’er puan ile istikrarlı bir oyun sergiledi. Güneş Deren Özgen (Ankara) ise ilk WOC deneyiminde değerli tecrübe kazandı. Türkiye, takım sıralamasında orta seviyede konumlanarak gelecek yıllarda daha üst basamaklara çıkma potansiyelini gösterdi. Genç ve deneyimli sporculardan oluşan milli kadro, Türkiye’nin Othello sahnesinde yükselişinin sürdüğünü ortaya koydu. 4 gün süren şampiyonaya ABD, Almanya, Avustralya, Belçika, Büyük Britanya, Çekya, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hollanda, Hong Kong, İran, İspanya, İtalya, İsveç, İsviçre, Japonya, Kanada, Kazakistan, Moğolistan, Norveç, Rusya, Singapur, Sri Lanka, Tayland, Tayvan ve Türkiye’den milli takımlar katıldı. Bu prestijli şampiyona, Türkiye’nin uluslararası zekâ sporlarını tek platformda buluşturmayı hedefleyen Mind Summit 2025 çatısı altında, benzersiz bir atmosferde gerçekleştirildi. Final karşılaşmalarının ardından madalyalar sahiplerini buldu ve organizasyon büyük bir coşku ile sona erdi. Mind Summit 2025: Zekâ Oyunlarında Küresel Buluşma WOC 2025’in Mind Summit 2025 ile aynı çatı altında gerçekleştirilmesi, dünya Othello sahnesinde bugüne kadar yapılmış en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak dikkat çekti. “Zekâsını Kullananlar İçin Gelecek” temasıyla Zekâ Sporları ve Oyunları Konfederasyonu tarafından düzenlenen Mind Summit 2025, geleneksel ve modern zekâ oyunlarından seminerlere, birbirinden farklı derinlik içeren atölyelerden uluslararası turnuvalara kadar geniş bir etkinlik yelpazesini bir araya getirdi. Etkinliğe 80’e yakın ülkeden 250’nin üzerinde lisanslı sporcu ve Türkiye’nin dört bir yanından 600’e yakın genç yarışmacı katıldı.

Bakan Göktaş, Sierra Leone ve Singapurlu Mevkidaşları ile  İş Birliği Mutabakat Zaptı İmzaladı Haber

Bakan Göktaş, Sierra Leone ve Singapurlu Mevkidaşları ile İş Birliği Mutabakat Zaptı İmzaladı

Bakan Göktaş, 2. Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi kapsamında Sierra Leone, İsveç, Singapur’un aileden sorumlu bakanlarıyla bir araya geldi. Göktaş, Sierra Leone Sosyal Refah Bakanı Melrose Karminty, İsveç Sosyal Hizmetler Bakanı Camilla Waltersson Grönvall ve Singapur Cumhuriyeti Toplumsal ve Aile Gelişim Bakanı Masagos Zulkifli ile kadın, çocuk, aile ve sosyal politikalar konularında görüş alışverişinde bulundu. Bakan Göktaş, Bakan Karminty görüşmesinde Türkiye ve Sierre Leone arasında “Sosyal Hizmetler Alanı’nda İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. Singapur’dan Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi’ne imza Görüşmelerde Bakan Göktaş ve Bakan Zulkifli tarafından ise “Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Singapur Cumhuriyeti Toplumsal ve Aile Gelişim Bakanlığı Arasında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. Bakan Zulkifli’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aile odaklı çocuk koruma politikalarını geliştirme amacıyla oluşturduğu Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi'ni imzalamasıyla önemli bir iş birliği sağlandı. Bakan Göktaş, anlaşmalarla, aile, kadın ve çocuk refahı ile dezavantajlı kesimlere yönelik sosyal hizmetlerin geliştirilmesi konularında tecrübe ve bilgi paylaşımı yaparak ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Ailenin ve nüfusun korunmasına yönelik çalışmalar ile aile birliğini korumak, kadınları hayatın her alanında güçlendirmek, çocuk haklarını gözetmek ve engelli bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını desteklemek için iş birliklerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. UNDP ve IOM temsilcileriyle görüştü Göktaş, ayrıca Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) temsilcileriyle de görüştü. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesel Bürosu Direktörü Ivana Zivkovic görüşmesinde Göktaş, UNDP ile olan düzeyli stratejik ortaklıklarına büyük değer verdiklerini belirterek, UNDP ile Türkiye’de bakım ekonomisi alanında iş birliklerini daha da geliştirmekten ve kadınların iş gücü piyasasına katılımını kolaylaştırmak amacıyla çalışmalar yürütmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope ile bir araya gelen Göktaş, uzun süredir devam eden iş birlikleri olduğunu belirterek, deprem sonrasında bakanlığı ile IOM arasındaki iş birliğinin artmasıyla birlikte ortak çalışmaların ivme kazandığını hatırlattı. Göktaş, bakanlık ve IOM Türkiye Ofisi arasında göç veya hareketlilik sürecinde risk altında bulunan kişilere yönelik koruma sistemlerini ve yöntemlerini güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir projeyi başlatacaklarını kaydederek, gelecekteki ortak projeler aracılığıyla iş birliklerini güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Motosiklet ABS Güvenliğinde Otuzuncu Yılını Kutluyor ​​​​​​​ Haber

Bosch, Motosiklet ABS Güvenliğinde Otuzuncu Yılını Kutluyor ​​​​​​​

EICMA 2025’te yaptığı konuşmada Bosch İki Tekerlekli Araç ve Güç Sporları Bölüm Başkanı Geoff Liersch, “Bosch olarak son 30 yıldaki misyonumuz açık: inovasyon, hassasiyet ve akıllı teknoloji aracılığıyla sürüşü daha güvenli hale getirmek.” dedi. Fuar kapsamında Bosch, iki tekerlekli ve güç sporları teknolojilerindeki en son gelişmelerini tanıtarak, otuz yıllık kesintisiz inovasyonu kutluyor ve geleceğin bağlantılı ve akıllı sürüş deneyimine dair bir önizleme sunuyor. Bosch’un motosiklet ABS çalışmaları 1978’de otomobiller için piyasaya sürülen teknolojiden yola çıkılarak 1986’da başlatıldı ve 1995’te Bosch ABS ile donatılmış ilk seri üretim motosiklet olan Kawasaki GPZ1100 ABS’in piyasaya sürülmesiyle sonuçlandı. Şirketin bu konudaki kararlılığı, 2007 yılında Japonya’da iki tekerlekli güvenlik teknolojilerine yönelik bir uzmanlık merkezi kurulmasıyla somutlaştı. Bu merkez, küresel bir geliştirme üssü ve uzman mühendislik havuzunun temelini oluşturdu. Sonraki dönüm noktaları arasında 2009’da ABS 9 motosikletinin tanıtımı, 2016’da gelişmekte olan pazarlar için tasarlanan kompakt ve hafif ABS 10 Light ve ABS 10 Base sistemlerinin sunumu, 2018’de yüksek performanslı motosikletlere özel ABS 10 gelişmiş paketin piyasaya sunulması yer aldı. 2013’te ataletsel ölçüm tabanlı MSC (Motosiklet Denge Kontrol) sisteminin geliştirilmesi, Bosch’un motosikletler için gelişmiş aktif güvenlik sistemleri alanına girişinin başlangıcını işaret etti. ABS’nin ötesinde motosiklet güvenliğini geliştirme Bosch’un Motosiklet Denge Kontrol Sistemi veya MSC, virajlara eğilerek girerken veya dinamik manevralar gibi sürücülerin özellikle hassas olduğu durumlarda kritik koruma sağlar. Tekerlek hız sensörleri ile yüksek frekanslı bir ataletsel ölçüm birimini (IMU) birleştiren MSC, motosiklet virajdayken eğim ve yatış açılarını da dikkate alarak saniyede 100 defaya kadar araç dinamiklerini değerlendirir ve buna göre frenleme ve hızlanma kontrolünü yönetir. Viraj güvenliği işlevlerinin ötesinde Bosch, MSC’nin sağladığı olanaklar sayesinde arka tekerlek kalkış kontrolü, yokuşta araç tutma fonksiyonu ve pist performansı için arka tekerlek kayma kontrolü gibi katma değerli özellikleri geliştirmeye devam ediyor. Bosch Kaza Araştırmaları tarafından yapılan bir çalışmaya göre, tüm motosikletler MSC ile donatılmış olsaydı, yalnızca Almanya’da bile kişisel yaralanma içeren motosiklet kazalarının %30’undan fazlası MSC ve ABS kombinasyonu sayesinde önlenebilir veya etkileri azaltılabilirdi. Bu avantajları küresel ölçekte daha geniş bir kullanıcı kitlesine sunmak amacıyla Bosch, 2023 yılında küçük hacimli araçlar için MSC sistemini tanıttı ve Hindistan, Çin ve ASEAN ülkeleri dahil olmak üzere küçük motor hacimli motosikletlerin ağırlıkta olduğu pazarlara MSC çözümleri sunmaya hazır hale geldi. Singapur, 125 cc altı motosikletler için de ABS’yi zorunlu hale getiren ilk ülke oluyor Otuz yıl önce ilk seri üretime hazır motosiklet ABS sistemini tanıttığından bu yana Bosch, iki tekerlekli araç güvenliğini sürekli olarak ileriye taşıdı. Bugün ABS yalnızca bir standart değil, modern motosiklet güvenlik sistemlerinin temel taşı. Bu gelişim, küresel düzenlemelerde de karşılığını bulmuştur: Avrupa Birliği, 2016 yılında 125 cc üzeri motosikletler için ABS’yi zorunlu hale getirdi. Bunu 2018 yılında Hindistan takip etti. Singapur, bu taahhüdü bir adım daha ileriye taşıyarak, 1 Nisan 2027 itibarıyla 125 cc altındakiler de dahil olmak üzere tüm yeni motosikletlerde ABS sistemini zorunlu kılan dünyadaki ilk ülke olacak. Bu ilerici adım, küresel ölçekte sürücü güvenliğine artan odaklanmayı vurguluyor ve diğer ülkelere öncü bir standart oluşturuyor. Bosch, bu alandaki liderliğini sürdürüyor; gelişmiş çözümler sunarken, aynı zamanda bağlanabilirlik özelliklerini entegre ederek tüm motosiklet segmentlerinde hem güvenliği hem de sürüş deneyimini geliştirmeye devam ediyor. ABS, Türkiye’deki trafik güvenliği için olmazsa olmaz Türkiye’deki artan trafik kazalarında motosikletlerin yerini işaret eden Bosch Türkiye Mobilite Orijinal Ekipmanlar Satış Direktörü Mehmet Altınbaş, “son iki yılda motosikletlerin dahil olduğu kaza sayısı TÜİK verilerine göre yüzde 33 oldu. Bosch olarak kazaların etkilerini en aza indirmek için ABS’nin önemini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.” Bosch Kaza Araştırmaları bölümünün yaptığı analizler de ABS ve MSC ile donatılan motosiklerde kazaların sayısı veya etkilerinin yüzde 30 gibi önemli bir oranda azaldığının altını çizen Altınbaş, “Bu teknolojileri Türkiye pazarı ile buluşturmaya ve küresel uzmanlık ve inovasyonlarımızı ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşmaya başladık.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.